
I. Dünya Savaşı, 28 Temmuz 1914 tarihinde başlayıp 11 Kasım 1918 tarihinde sona eren Avrupa merkezli küresel bir savaştır. II. Dünya Savaşı'na (1939-1945) kadar Dünya Savaşı veya Büyük Savaş olarak adlandırılmıştır. Savaşın taraflarından biri olan Osmanlı İmparatorluğu'nda "Genel Savaş" anlamında Harb-i Umumi, halk arasında ise Seferberlik olarak adlandırılmıştır. 1917'de Amerika Birleşik Devletleri'nin savaşa katılmasına kadar bu savaş ABD basınında Avrupa Savaşı olarak anılmıştır. Savaşan taraflar, çoğunlukla Avrupa, Kafkasya, Amerika, Orta Doğu ve Afrika ile Asya'nın bazı bölgelerinde çatıştılar.

Budapeşte, Macaristan'ın başkenti ve en kalabalık şehridir. Şehir sınırları içindeki nüfusa göre Avrupa Birliği'nin dokuzuncu en büyük şehri ve Tuna nehri üzerindeki ikinci en büyük şehirdir; şehrin yaklaşık 525 kilometrekarelik bir alanda tahmini nüfusu 1.752.286'dır. Hem şehir hem de ilçe olan Budapeşte, 7.626 kilometrekarelik bir alana ve 3.303.786 nüfusa sahip Budapeşte metropolitan alanının merkezini oluşturur. Şehrin nüfusu, toplam Macaristan nüfusunun %33'ünü oluşturmaktadır.

Macaristan tarihi, Macarların ya da Avrupa'da bilinen adları ile Hungarların kökenine ilişkin genel olarak kabul edilen görüş belirsiz ve tartışmalı olmasına karşın; onların milattan sonra 9. yüzyıla kadar Avrasya'nın ovalarında yaşayan göçebe topluluklar oldukları yönündedir.

Macaristan Krallığı, Orta Çağ'dan 20. yüzyıla kadar yaklaşık bin yıl boyunca Orta Avrupa'da varlığını sürdüren bir monarşiydi. Macaristan Prensliği, ilk kral I. István'ın 1000 yılı civarında Estergon'da taç giymesi üzerine bir Hristiyan krallığı olarak ortaya çıktı; ailesi 300 yıl boyunca monarşiyi yönetti. 12. yüzyıla gelindiğinde krallık Avrupalı bir güç haline geldi.

1848 Devrimleri veya bazı ülkelerdeki kullanımıyla Halkların Baharı, 1848'den 1849'a kadar bir yıldan fazla bir süre boyunca Avrupa çapında gerçekleşen bir dizi devrimdir. Avrupa tarihinde bugüne kadarki en yaygın devrimci dalga olmaya devam etmektedir.
Slovakya tarihi, bugünkü Slovakya Cumhuriyeti topraklarının tarih öncesi dönemlerden günümüze kadar uzanan tarihini kapsar.

Franz Joseph, 1848-1916 yılları arasında hüküm sürmüş olan Avusturya-Macaristan imparatoru. Avusturya-Macaristan'ın en uzun hüküm süren imparatorudur. 1914'te Sırbistan'a savaş açarak I. Dünya Savaşı'nın çıkmasına neden olmuş ve savaş devam ederken ölmüştür.

Mohaç Muharebesi veya Mohaç Meydan Muharebesi, 29 Ağustos 1526'da, Osmanlı İmparatorluğu ve Macaristan Krallığı orduları arasında meydana gelen ve Macaristan'ın büyük bölümünün Osmanlı hakimiyetine girmesiyle sonuçlanan muharebedir. Muharebe, sayıca üstün Osmanlı ordusunun hafif süvari birlikleri ve o zamana kadar Avrupalıların karşılaşmadıkları 300 seyyar top ve etkin tüfek kullanımı sayesinde, Macar ordusunun esas gücü olan ağır süvarilerini kısa sürede kaybetmesini takiben ağır bir Macar yenilgisi ile sonuçlanmış ve Osmanlı Ordusu, Macar Ordusu'nu hezimete uğratmıştır. Saat 13:00 ile 14:00 arasında başlayan savaşın bitiş noktasıyla ilgili birkaç güvenilir kaynak, Macar Kralı II. Lajos'un alacakaranlıkta alanı terk ettiğini ve karanlığın örtüsü altında kaçtığını söyler. Güneş 29 Ağustos 1526'da saat 18:27'ye kadar batmayacağından, savaşın iki ila üç saatten daha uzun sürdüğünü gösterir.

Avusturya ve Prusya arasında 18. ve 19. yüzyıllarda Orta Avrupa'da hakimiyet kurmak için uzun yıllar süren rekabete Almancada Almanca: Deutscher Dualismus denilmektedir. Bu rekabetin bir parçası olarak savaşlar yapılırken, rekabet aynı zamanda Almanca konuşan halkları temsil eden bir siyasi güç olma yolunda da bir prestij yarışı haline gelmiştir. İki ülke arasındaki çatışma ilk olarak Yedi Yıl Savaşları'nda kendini gösterirken, Napolyon Savaşları ve İkinci Schleswig Savaşı gibi durumlarda zaman zaman aynı safta bulundukları da olmuştur.

Fransız Devrim Savaşları 1792'den 1802'ye kadar süren Fransız Devrimi'nin sonucu olarak ortaya çıkan bir dizi kapsamlı askeri çatışmadır. Çatışmalar Fransa'yı İngiltere, Avusturya, Prusya, Rusya ve diğer birçok ülkeyle karşı karşıya getirdi. Savaşlar iki döneme ayrılır: Birinci Koalisyon Savaşı (1792-1797) ve İkinci Koalisyon Savaşı (1798-1802). Başlangıçta Avrupa ile sınırlı olan mücadele giderek küresel boyut kazandı. Fransa, on yıllık sürekli savaş ve saldırgan diplomasiden sonra, Avrupa'nın çoğuna karşı savaş için tamamen seferber edilmiş olan geniş Fransız nüfusu çok büyük ve güçlü ordusu sayesinde İtalya Yarımadası'ndaki, Aşağı Ülkeler'deki ve Renanya'daki toprakları fethetti. Fransızların bu çatışmalardaki başarısı, askeri işgali ve devrimci ilkelerin Avrupa'nın büyük bir bölümüne yayılmasını sağladı.

1848 Macar Devrimi, Macaristan'da 1848-1849 Macar Devrimi ve Bağımsızlık Savaşı olarak da bilinir. 1848'deki birçok Avrupa Devriminden birisi ve 1848'de Habsburg bölgelerindeki diğer devrimler ile yakından bağlantılıdır. Devrim başarısız olmasına rağmen, Macaristan'ın modern tarihindeki en önemli olaylardan biridir ve modern Macar ulusal kimliğinin temel taşını oluşturur. Devrimin patlak vermesinin yıldönümü olan 15 Mart, Macaristan'ın üç ulusal bayramından biridir.

Macaristan I. Dünya Savaşı'ndan yenilgiyle ayrılan devletlerden birisi oldu. Savaştan sonra imzalanan Trianon Antlaşması ile hem toprak kaybedilmişti hem de silah konusunda sınırlandırılmalar mevcuttu. Ayrıca ekonomi konusunda da maddeler vardı. Antlaşmadan önce kaybedilen toprakları geri kazanmak için ülkede komünist devrim Béla Kun harekâtlar düzenlese de başarılı olamadı. Hatta komünist rejim yıkıldı. Bu durumda I. Dünya Savaşı'nda aynı kaderi yaşayan Almanya ile ittifak yapması işten bile değildi. Tabi hükûmet pek istemese de hem kralın isteği hem de Almanlar'ın baskısı sonucunda Anti-Komintern Paktı imzalandı.

16. yüzyıla gelindiğinde Osmanlılar'ın Balkanlar'daki gücü giderek artarken, Macaristan Krallığı köylü isyanlarıyla giderek zayıflıyordu. II. Ulászló'nun ölümünden (1516) sonra dokuz yaşında tahta geçen II. Lajos döneminde Macaristan'a yönelik Osmanlı tehdidi yeniden yükseldi. Osmanlı Padişahı Kanuni Sultan Süleyman, 1521'de Belgrad'ı almasından sonra, 23 Nisan 1526 tarihinde başlayarak, 5 Ekim 1526 tarihinde sona eren ve "Engürüs Seferi" adı verilen 3. sefer-i hümayununda, Macar kuvvetlerinin son direnişi gösterdiği ve Macar kralı Lajos'un da yaşamını yitirdiği Mohaç Savaşı'nın ardından başkent Budin'e girerek bağımsız Macaristan Krallığı'na son verdi.

Bertalan Szemere, Macar şair ve Macaristan'ın üçüncü başbakanı.

Gyula Károlyi de Nagykároly muhafazakâr Macar politikacı. 1931-1932 yılları arasında Macaristan başbakanlığı yapmıştır. Daha önce 191'da birkaç aylığına Szeged'de bulunan karşı devrim hükûmetine de başbakanlık yapmıştır. Başbakan olarak selefi István Bethlen'in ılımlı muhafazakâr politikasını sürdürmeye çalışsa da daha az başarılı oldu.

Kont István Bethlen de Bethlen Macar aristokrat ve siyasetçi. 1921 ila 1931 yılları arasında Macaristan başbakanı olarak görev yapmıştır.

Macaristan Krallığı, 1526 ve 1867 yılları arasında Kutsal Roma İmparatorluğu'nun dışında bir devlet olarak mevcuttu; ancak 1804'te Avusturya İmparatorluğu haline gelen Habsburg Monarşisi'nin topraklarının bir parçasıydı. 1526'daki Mohaç Muharebesi sonrası ülke iki taçlı kral tarafından yönetilmiştir. Başlangıçta, Habsburg yönetimi altındaki toprakların kesinliği tartışmalıdır çünkü her iki yönetici de tüm krallığı talep ediyorlardı. Bu istikrarsız dönem, János Sigismund Zápolya'nın İmparator II. Maximilian'ın lehine Macaristan Kralı olarak tahttan feragat ettiği 1570 yılına kadar sürmüştür.

Macaristan-Polonya ilişkileri, Macaristan ve Polonya arasındaki dış ilişkilerdir. İki ülke arasındaki ilişkiler Orta Çağ'a dayanmaktadır. İki Orta Avrupa halkı; geleneksel olarak derin bir ortak yöneticiler, kültürler ve inanç tarihine dayanan çok yakın bir dostluk, kardeşlik ve yoldaşlık yaşamıştır. Her iki ülke de kardeşlik ilişkilerini 23 Mart'ta anmaktadır.

Macaristan Krallığı, Bazen Naiplik veya Horthy dönemi olarak anılan, 1920'den 1946'ya kadar Naib Miklós Horthy'nin yönetimi altında bir ülkeydi. Horthy, nominal olarak Macar monarşisini temsil ediyordu. Ancak tahtta oturan bir kral yoktu. IV. Karl'ın tahta geri dönme girişimleri Horthy tarafından engellendi.

Ferenc Szálasi Macar faşist örgütlenme olan Ok Haç Partisi kurucusu ve lideriydi. II. Dünya Savaşı'nın son dönemlerinde ülkedeki Miklós Horthy rejiminin Müttefik Devletlerle barış görüşmesi için temas halinde olduğunun ortaya çıkması üzerine Naziler tarafından düzenlenen Panzerfaust Harekâtı sonrasında Ok Haç Partisi iktidarı almış, Szálasi ise fiilen ülkenin tek lideri konumuna yükselmiştir. Kısa süren Ok Haç Partisi iktidarı sırasında binlerce rejim karşıtı, komünist ve Yahudi toplama kamplarına sürülmüş ve katledilmiştir. Kızıl Ordu'nun Macaristan'ı kurtarmasının ardından yakalanmış, mahkemeye çıkartılmış ve insanlığa karşı işlediği suçlardan hüküm giyerek idam edilmiştir.