
Rıza Tevfik Bölükbaşı, Türk şair, filozof ve siyasetçidir.

Mehmed Cavid Bey, II. Meşrutiyet döneminde maliye nazırlığı yapmış Yahudi kökenli Osmanlı siyasetçisi. Atatürk'e suikast girişiminin sorumlularından biri olduğu gerekçesiyle tutuklandı ve yargılandıktan sonra idam edildi. Osmanlı İmparatorluğu’nda liberalizm düşüncesinin öne çıkan isimlerindendi. Hukukçu, dil eleştirmeni ve çevirmen Şiar Yalçın'ın babasıydı.

İstiklâl mahkemesi, Türk Kurtuluş Savaşı sırasında ayaklanma çıkaran ve yağmaya girişenleri, bozguncuları, orduya ait silah ve mühimmatı çalanları, casusları, asker kaçaklarını ve bağımsızlık hareketini engelleme amacıyla propaganda yapanları yargılamak için, çıkarılan özel bir kanunla ilk olarak 18 Eylül 1920 tarihinde kurulan mahkemelerdir. İlk dönem İstiklâl Mahkemeleri, Ankara'daki hariç olmak üzere 17 Şubat 1921 tarihinde kapatıldı. İkinci dönem İstiklâl Mahkemeleri, çalışmalarına 30 Temmuz 1921'de başladı ve 1923'ün Ekim ayına dek faaliyetlerini sürdürdü. Üçüncü ve son dönem İstiklâl Mahkemeleri ise 1923 ile 1927 yılları arasında etkin oldu.

Ziya Hurşit Bey, Türk siyasetçi.

İttihat ve Terakki Cemiyeti, sonraları İttihat ve Terakki Fırkası, Osmanlı İmparatorluğu'nda İkinci Meşrutiyet'in ilanına önayak olup 1908-1918 yılları arasında faaliyet gösteren, 21 Mayıs 1889 tarihinde kurulmuş bir siyasal hareket ve siyasi partidir. Triumvira sistemi ile yönetilen bir meclis yapısında egemenlik sürmüştür.

Doktor Nâzım veya Selanikli Mehmed Nazım Bey, Türk siyasetçi, hekim, 22 Temmuz 1918-8 Ekim 1918 arası Maârif Nazırı ve 1915-16 dönemi Fenerbahçe SK fahri başkanı. İttihat Terakki Cemiyeti'nin kurucu liderlerinden ve Jön Türk Devrimi'nin öncü isimlerindendir. Askeri Tıbbiye'de okuduğu dönemlerde, daha sonrasında Osmanlı İmparatorluğu'nun bir dönemine hükmedecek İttihat Terakki Fırkası'nın ve Teşkîlât-ı Mahsûsa'nın kurulmasında, örgütlendirilmesinde ve Osmanlı toplumunda büyük bir dönüşüm sağlayan meşrutiyetin yeniden ilanında oldukça önemli rol almış birkaç yöneticisi arasındadır.

İzmir Suikastı, Türkiye Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Paşa'ya 14 Haziran 1926 tarihinde, İzmir'de yapılması planlanan suikast girişimidir. Aralarında eski bakanlar, milletvekilleri ve valiler de bulunan bir grup tarafından planlanmış ancak hayata geçirilmeden engellenmiştir.

Kırmızı-yeşil şeritli İstiklâl Madalyası Türk Kurtuluş Savaşı sırasında hem Türkiye Büyük Millet Meclisinde hem de cephe hattında üstün hizmet göstermiş kişilere verildi.

Rıdvan İsmail Paşa, Osmanlı devlet adamı. 1890 ve 1906 yılları arasında İstanbul şehremini olarak görev yapmıştır. İstanbul'un en uzun süre görev yapan belediye başkanlarından biri olan Rıdvan İsmail, 1906'da kendisine yapılan bir suikast sonucunda öldü.
Mustafa Sagir, Hint asıllı İngiliz casusu.

Kara Kemal, Osmanlı devlet adamı. I. Dünya Savaşı sırasında iaşe nazırı olarak görev yapmıştır.

Ticaret ve Ziraat Nazırlığı, Osmanlı Devleti'nde ticaret ve tarım işlerinden sorumlu bakanlığa verilen isimdir.

Mehmet Tevfik Biren ya da Mehmed Tevfik Bey, Osmanlı Devleti'nin son döneminde Nazırlık ve Valilik gibi yüksek düzeylerde görev yapmış bir devlet adamı.

Posta ve Telgraf Nazırlığı Son dönem Osmanlı Hükümetleri'nde posta ve telgraf hizmetlerini yürütmekle sorumlu bakanlıktı. Kuruluşun merkezi İstanbul'da, günümüzde Eminönü'nde bulunan ve Büyük Postane olarak anılan Sirkeci'deki binaydı.

Evkaf Nâzırlığı veya Evkaf-ı Hümâyun Nezâreti,, son dönem Osmanlı hükûmetlerinde vakıf kurumlarından sorumlu olan nâzırlıktır.
Ankara İstiklâl Mahkemesi, iki ayrı dönem görev yapmış Olağanüstü yetkilere sahip yargı organıdır.
Dramalı Rıza bey,, Türk asker.
Tevfik Sûkûti bey,, Türk asker.
Damad Ferid suikastı, 216. Osmanlı Sadrâzamı Damad Ferid Paşa'ya ve Ali Kemal ile Said Molla'ya yapılması planlanmış ancak teşebbüs aşamasında kalmış bir suikast girişimidir.

Urfa Mutasarrıfı Nusret Bey, Türk öğretmen ve idarecidir. Ermeni Tehciri'inde vazife almasıyla ve bu tehcirde Ermenileri öldürdüğü ve mallarından kazanç sağladığı iddia edilerek idam edilmesiyle bilinir. 15 ay kürek cezasına çarptılırmış olduğu hâlde Divân-ı Harp-i Örfi yasadışı şekilde toplanıp cezası idam cezasına dönüştürdü. 5 Ağustos 1920'de Beyazıt Meydanı'nda idam edildi. Ferid Paşa hükûmetinden sonraki Ahmet Tevfik hükûmeti iktidara gelince ailesi suçsuz olduğunu iddia ederek davaların tekrar incelenmesini talep etti. İncelemelerin ardından Nusret Bey'in suçsuz yere asıldığı kanıtlanmıştır. 25 Aralık 1921'de TBMM tarafından "millî şehit" ilan edilmiştir.