İçeriğe atla

Tropikal ülser

Tropikal ülser
Diğer adlarAden ulseri, Orman küfü, Malabar ülseri, Tropikal fajedena[1]
Goroka, Papua Yeni Gine'deki Toborra Goroka Hastanesi'ne kabul edilmiş bir hastanın sol ayağındaki akut tropikal ülser lezyonu
UzmanlıkDermatoloji Bunu Vikiveri'de düzenleyin

Tropikal ülser, daha çok orman küfü olarak bilinir, mycobacterumu içeren bir grup mikroorganizmanın etkili olduğu bir polimikrobiyal enfeksiyon nedeniyle ortaya çıkan kronik ülseratif deri lezyonudur. Bu durum tropikal iklimlerde yaygındır.[2]

Ülserler genellikle alt uzuvların anterolateral kısmında olmak üzere vücudun açıkta kalan bölgelerinde oluşur ve, kasları ve tendonları ve bazen kemikleri, etkileyebilir.[3] Bu lezyonlar, sıklıkla önceden oluşmuş sıyrıklarda veya yaralarda gelişebilir veya sadece bir çizikten ortaya çıkabilir.

Belirtiler ve semptomlar

Tropikal ülserlerin büyük çoğunluğu dizin altında, genellikle bileğin etrafında oluşur. Bu lezyonlar, kollarda da olabilir. Bu lezyonlar genellikle ufak travmalar sonrasında ortaya çıkar ve kötü beslenen kişiler daha büyük risk altındadır. Bu ülser, ortaya çıktıktan sonra kronik ve stabil hale gelebilir ancak ayrıca derin doku invasyonu, osteoit ve ampütasyon riskine neden olan tahrip edici bir seyir izleyebilir. Tropikal ülserler, Buruli ülserlerinin aksine çok ağrılıdır.[4] Lezyonlar, inflamatuar papüller şeklinde ortaya çıkar, sonra vesiküllere dönüşür ve patlayarak bir ülser oluşturur. Kronik ülserler daha büyük alanları tutar, en sonunda 10 yıl veya daha uzun bir süre sonra skuamöz epitelyomaya dönüşebilir.[5]

Komplikasyonlar

  • Deri rengi: Tropikal ülseri nadiren deri pigmentasyonu komplikasyonlarına neden olur. Bu lezyonların, hastalarda parlak kırmızı, mavi, yeşil ve nadiren turuncu gibi farklı renklere neden olduğu bilinmektedir.
  • Derin doku invasyonu: Enfeksiyon, derindeki subkutanöz dokuya yayılabilir ama nadiren kemiği de tutabilir.[6]
  • Kronik ülserasyon: Ülser, kenarlarda kalın bir fibröz dokuyla karakterizedir.[6]
  • Tekrarlayan ülserasyon: Genellikle çocuklarda görülür[6]
  • Skuamöz hücreli karsinom: Üç yıldan uzun süreli kronik ülserlerin 2-15%'inde ortaya çıkabilir.[6]
  • Tetani: Ülserden tetani basili girmesi sonucu ortaya çıkabilir.

Mikrobiyoloji

Şu anda bu hastalığın bir enfeksiyon nedeniyle olduğuna dair hatırı sayılır kanıtlar bulunur. Son zamanlarda lezyonlardan Mycobacterium ulcerans izole edilmiştir ve bu bakteri tropikal ülserlere özgüdür.[5] İlk lezyonlar, Bacillus fusiformis (Vincent organizması), anaeroblar ve spiroketler tarafından kolonize edilebilir ve enfekte edilebilir. Sonra, tropikal ülser özellikle stafilokok veya streptokok olmak üzere bir grup organizma tarafından enfekte edilebilir.[4] Bu durumun, etkilenen hastalardaki materallerin inokülasyonu sonucunda bulaşabildiği gösterilmiştir.[5]

Önlemler

Yeterli ayak giyimi, travmayı engellemek için önemlidir. Genel sağlığın iyi olması ve iyi beslenme de ülser riskini azaltır. Yeterli ve düzgün temizlik ve, bilek ve bacak derisi kırıklarının tedavisi de önemlidir. Hijyen ve beslenme koşulları iyileştirmek, tropikal ülserleri engellemeye katkıda bulunabilir.

Tedavi

  • Antibiyotikler: Erken evrelerde topikal antiseptikle beraber penisilin veya metronidazol kullanılır.[5]
  • Beslenme ve vitamin unsurlarını geliştirmek[5]
  • Yapışmayan kıyafetler kullanmak ve uzuvları yükseltmek[5]
  • Enfekte büyük ülserler için anestezi altında debridman gerekebilir.
  • İleri vakalarda lezyonun kronik evreye ilerlemesini engellemek için deri greftleme işe yarayabilir.[5]
  • Çok ileri vakalarda ampütasyon yapılması gerekir.

Epidemiyoloji

Tropikal ülser, 'fakirlik ve açlık' hastalığı olarak tanımlanmaktadır. Yavaşça gelişen sosyoekonomik durumlar ve beslenme bu durumun gerilemesini sağlar. Tropikal ülser genellikle kırsal bir sorun olduğu için toplulukların şehirleşmesi başka bir etmen olabilir. Daha yüksek oranda ayakkabı ve çorap kullanımı da bu lezyona neden olan travmalara karşı koruma sağlar. Buna rağmen bu hastalığa meyilli insanlarda tropikal ülser gelişir. Bazen salgınlar olabilir; bir tropikal ülser salgını, Tanzanya'da çıplak ayakla şeker kamışı hasatlarını kesen işçilerde görülmüştür. Tropikal ülserler, tropikal bölge ziyaretçilerinde de oluşabilir.[4] Bu hastalık en çok tropikal ve subtropikal bölgelerdeki yerli işçilerde ve okul çağındaki çocuklarda yağmurlu mevsimlerde görülür ve çoğu zaman böcek ısırması, kötü hijyen ve piyojenik enfeksiyonlar nedeniyle ortaya çıkar. Erkekler, kadınlara kıyasla daha sık etkilenir.[5]

Coğrafi dağılım

Tropikal ülser, tropikal ve subtropikal bölgelerde görülür. Tropikal ülser bu ülkelerin bazılarında, örneğin kuzey Papua Yeni Gine, en yaygın görülen deri hastalığıdır.

Ayrıca bakınız

Kaynakça

  1. ^ Odom, Richard B.; Davidsohn, Israel; James, William D.; Henry, John Bernard; Berger, Timothy G.; Clinical diagnosis by laboratory methods; Dirk M. Elston (2006). Andrews' diseases of the skin: clinical dermatologySınırlı deneme süresince özgürce erişilebilir, normalde ise abonelik gereklidir. Saunders Elsevier. ss. 276-267. ISBN 978-0-7216-2921-6. 
  2. ^ Stedman's Electronic Medical Dictionary
  3. ^ Medcyclopedia-Tropical ulcer
  4. ^ a b c Gill, Geoffrey V.; Geoff Gill; Beeching, N. (2004). Lecture notes on tropical medicine. Oxford: Blackwell Science. ISBN 978-0-632-06496-0. 
  5. ^ a b c d e f g h Arenas, Roberto; Estrada, Roberto (2001). Tropical dermatologySınırlı deneme süresince özgürce erişilebilir, normalde ise abonelik gereklidir. ss. 310-313. ISBN 9781570594939. 
  6. ^ a b c d Adriaans, B (1988). "Tropical ulcer - a reapprisal of recent work". Transactions of the Royal Society of Tropical Medicine and Hygiene. 82 (2). ss. 185-189. doi:10.1016/0035-9203(88)90402-6. PMID 3055448. 

Kaynaklar

Dış bağlantılar

Sınıflandırma

Şablon:Bacterial cutaneous infections

İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">Skuamöz hücreli karsinom</span> Skuamöz epitel hücrelerinden türeyen karsinom

Skuamöz hücreli karsinom (SCC) ya da yassı hücreli karsinom bir kanser çeşidi olan karsinomun alttiplerinden olup birçok organdan köken alabilir. Bu organlardan birkaçı; cilt, akciğer, dudak, ağız, mesane, vajina, serviks olup örnekler artırılabilir.

<span class="mw-page-title-main">Verem</span> Mycobacterium tuberculosis adlı bakterinin neden olduğu bulaşıcı hastalık

Verem veya tüberküloz, bakteriyel ve bulaşıcı bir hastalık. Halk arasında ince hastalık olarak da bilinir. Mycobacterium tuberculosis mikrobunun neden olduğu uzun seyirli ve granülomatöz karakterde bakteriyel ve bulaşıcı bir enfeksiyon hastalığıdır. Bulaşma yolu, çoğu zaman, bir tüberküloz hastasının çevreye tükürdüğü balgamı ya da öksürdüğünde saçılan basil yüklü damlacıklarla olur.

<span class="mw-page-title-main">İnsan papilloma virüsü</span>

İnsan papilloma virüsü, insan papilloma virüs ya da human papillomavirus papillomavirus ailesine mensup, deri ve mukozal yüzeylerdeki bazal epitelyal tabaka hücrelerini enfekte eden bir DNA virüsüdür ve neden olduğu HPV enfeksiyonu, dünyada cinsel yolla bulaşan en yaygın hastalıktır.

Deri veremi, Mycobacterium tuberculosis'in (Koch basili), seyrek olarak Mycobacterium bovis'in, nadiren de BCG aşısının neden olduğu müzmin, progressif, bildirimi zorunlu bir hastalıktır.

<span class="mw-page-title-main">Trahom</span> Kara sineklerin, yanı sıra hastanın havlu ve diğer eşyaları aracılığıyla bulaşır

Trahom, konjonktivayı, korneayı ve gözkapaklarını saran, genellikle süreğen bir çeşit göz hastalığıdır; gözde kesecikler ve bir kornea yastıkçığının oluşmasına ve tipik nedbe benzeri lezyonlara sebep olur. Granüler konjonktivit, Mısır oftalmisi ve kör edici trahom olarak da adlandırılan trahom bulaşıcı bir hastalıktır ve nedeni Chlamydia trachomatis adlı bir bakteridir. Enfeksiyon, göz kapaklarının iç yüzeyinde pürüzlenmeye neden olur. Bu pürüzlenme gözlerde ağrıya, korneanın dış yüzeyinin bozulmasına ve körlüğe yol açabilir.

<i>Helicobacter pylori</i> Bakteri cinsi

Helicobacter pylori mide ve duodenum'um çeşitli alanlarında yerleşen, gram (-), mikroaerofilik bir bakteridir. Yerleştiği yerlerde kronik enflamasyona neden olur. Bu kronik enflamasyon sonucunda duodenum ülseri, mide ülseri ve mide kanseri gelişebilir.

<span class="mw-page-title-main">Herpes simpleks virüsü</span> Herpesviridae familyasından uçuğa sebep olan virüs

Herpes simpleks, Herpesviridae familyasına ait, uçuk nedeni olan bir virüstür. Herpes ismi Yunancadan ("Herpeine") gelmektedir ve de anlamı sürünmek ya da emeklemektir. Antik Yunan zamanından beri tanınan bu virüs sık sık insanları enfekte etmektedir. Bu enfeksiyonlar; hafif komplikasyonsuz mukokutanözif hastalıklardan, ölümcül olan enfeksiyonlara kadar değişebilir.

<span class="mw-page-title-main">Layşmanyaz</span>

Layşmanyaz, Leishmania cinsi protozoa parazitlerinin sebep olduğu ve belli tatarcık (yakağan) sineği türlerinin ısırmasıyla bulaşan bir hastalıktır. Hastalık kütanöz, mukokütanöz ve viseral layşmanyaz (kala-azar) olmak üzere üç şekilde görülür. Kütanöz tip hastalığa deri ülserleri eşlik ederken, mukokütanöz tipte deri, ağız ve burun ülserleri görülür. Viseral (içorgansal) layşmanyaz ise deri ülserleriyle başlar ve daha sonra ateş, alyuvar sayısında azalma ve dalak ile karaciğerde büyüme görülür.

<span class="mw-page-title-main">Buruli ülseri</span> Mycobacterium ulceransın neden olduğu bulaşıcı hastalık

Buruli ülseri Mycobacterium ulcerans'ın neden olduğu bulaşıcı hastalıktır. Hastalığın erken evresinde enfeksiyon, ağrısız bir nodül veya bölgesel şişlik ile karakterizedir. Bu nodül ülser'e dönüşebilir. Ülser içeride deri yüzeyindekinden daha büyük ve şişlik ile çevrili olabilir. Hastalık kötüleştikçe, kemiğe de bulaşabilir. Buruli ülserleri çoğunlukla kol veya bacakları etkiler; ateş yaygın değildir.

<span class="mw-page-title-main">Ekvator frengisi</span>

Ekvator frengisi ve pian olarak da bilinir. Spiroket bakterisi Treponema pallidum pertenue'nin yol açtığı tropik bir cilt, kemik ve eklem enfeksiyonudur. Hastalık ciltte 2 ila 5 santimetre yarıçapında yuvarlak ve sert kabarmalar ile başlar. Ortası patlayarak açılabilir ve ülsere neden olabilir. Bu ilk cilt lezyonu tipik olarak 3 ila 6 ayda iyileşir. Haftalar ve yıllar sonra, eklemler ve kemiklerde ağrılı yorgunluk ortaya çıkabilir ve yeni cilt lezyonları görülebilir. avuç içi ve ayakların tabanları kalınlaşabilir ve çatlayabilir. Kemiklerde şekil bozukluğu oluşabilir. Beş yıl ve daha sonra büyük ölü cilt bölgeleri ve ardından yara izleri görülebilir.

<span class="mw-page-title-main">Dolama</span>

Dolama veya paronişi, el ya da ayak tırnağının tabanında veya yanında tırnak ve deride görülen el veya ayağın sıklıkla duyarlı olduğu bakteri veya mantar enfeksiyonu olan bir tırnak enfeksiyonudur. Enfeksiyon birden veya yavaş yavaş başlayabilir. "Paronişi" sözcüğü; Yunanca παρωνυχία sözcüğünden gelmekte olup para "çevre" ile onyx "tırnak" sözcüklerinin birleşiminden ve soyut adlara gelen -ia son ekinin birleşiminden gelmektedir.

Fiziksel nedenlere bağlı stomatitler ağız mukozasında ısı değişikliklerinin (termal) ya da elektrik akımının neden olduğu yanıklar ile mekanik travmaların yol açtığı yangılardır.

Prekanseröz lezyon, bazı hastalıklarda kanser olmayan ancak kanserleşme riski olabilen lezyonlardır. Bu eğilim bazılarında fazla, bazılarında daha azdır. Kanserojen etkilerle bir ya da birden fazla hücrede oluşan DNA zararları ile klinikte tanımlanabilen tümör kitlesinin oluşması arasında sessiz bir dönem (lag period) vardır. Prekanseröz bir lezyonun kansere dönüşmesi (epikarsinogenez) “lag period” ile ilgilidir.

<span class="mw-page-title-main">Pemfigus</span> kabarcıklı otoimmün hastalık

Pemfigus nadir görülen ve deri ve mukoza zarlarını etkileyen bir grup kabarcık oluşturan otoimmün hastalığa verilen genel isimdir İsim, "püstül" anlamına gelen Yunanca "pemphix" kökünden türemiştir.

<span class="mw-page-title-main">Glochid</span>

Glochid veya glochidia, Opuntioideae alt ailesindeki kaktüslerin areolelerinde bulunan, genellikle dikenli, saç benzeri dikenler veya kısa dikenlerdir. Kaktüs glochidleri bitkiden kolayca ayrılır ve deriye yerleşerek temas halinde tahrişe neden olur. Areollerdeki glochid kümeleri, her biri yüzlerce glochid içeren bazı kaktüs türlerinin gövde yüzeylerini neredeyse kaplar; bu, kolayca ayrılmayan ve genellikle dikenli olmayan daha büyük, daha göze çarpan kaktüslere omurgaya ek olarak veya onun yerine olabilir.

Melioidoz, Burkholderia pseudomallei adı verilen gram negatif bir bakterinin neden olduğu bulaşıcı bir enfeksiyon hastalığıdır. B. pseudomallei'ye maruz kalan çoğu insan genellikle hiçbir semptom göstermez ancak semptom gösterenlerde ateş ve cilt değişiklikleri gibi hafif belirtilerden şiddetli zatürre, apseler ve septik şok gibi ölüme neden olabilecek belirtiler ve semptomlar görülebilir. Melioidoz hastalarının yaklaşık %10'u iki aydan uzun süren "kronik melioidoz" olarak adlandırılan semptomlar geliştirir.

<span class="mw-page-title-main">Gazlı kangren</span>

Gazlı kangren, dokuda gaz oluşumu ile seyreden bakteriyel bir enfeksiyonun neden olduğu kangren türüdür. Bu ölümcül kangren formuna genellikle Clostridium perfringens bakterisi neden olur. Amerika Birleşik Devletleri'nde yılda yaklaşık 1.000 gazlı kangren vakası bildirilmektedir.

<span class="mw-page-title-main">Palizatlanan kapsüllü nöroma</span>

Palizatlanan kapsüllü nöroma (PEN), nadir görülen benign bir kutanöz durumdur; bu durum, küçük, sert, pigmentsiz nodüller veya papüllerle karakterizedir. Bu lezyonlar genellikle yüz derisinin mukokutanöz jonksiyonunun yakınında bir soliter (tek) lezyon şeklinde oluşur; ancak bu lezyonlar vücudun başka bölgelerinde de oluşabilir.

<span class="mw-page-title-main">Fiziksel ürtiker</span>

Fiziksel ürtiker, kendiliğinden oluşmak yerine dışarıdan fiziksel stimulus nedeniyle oluşan ayrı bir ürtiker alt grubudur. Fiziksel ürtiker için farklı hastalıklar olarak bilinen yeni alt grup bulunur. Fiziksel ürtiker, ağrıyan, kaşınan ve görüntü olarak hoş olmayan bir durum olarak bilinir; aylar veya yıllar boyunca tekrarlayabilir.

Dermatoz papulosa nigra (DPN), yüzde çok sayıda benign deri lezyonu oluşan bir durumdur; bu durum genellikle koyu tenli insanlarda görülür. Dermatoz papulosa nigra çok yaygın görülür, ABD'deki siyah insanların 30%'una kadarını etkiler. Dermatoz papulosa nigra, histolojik olarak seboreik keratoza benzer. Bu durum, bazı insanlar için görüntü olarak istenmeyebilir.