
Kalın bağırsak kanseri veya kolorektal kanser kalın bağırsak, rektum ve apandiste görülen kanserli büyümeleri kapsar. Batı dünyasında en sık rastlanan üçüncü kanser tipi ve ölüme yol açan kanserler arasında ikinci sıradadır. Çoğunlukla kalın bağırsakta meydana gelen adenom poliplerden ortaya çıkar.

Radyoterapi, iyonlaştırıcı ışın kullanarak kanser hastalığının tedavisidir. Hedef, tümör dokusunu komşu sağlıklı dokuları koruyarak yok edilmesidir. Bu konu ile ilgili anabilim dalına Radyasyon Onkolojisi adı verilir. İyonlaştırıcı ışınların biyolojik etkilerini Radyobiyoloji bilim dalı inceler. Radyoterapi kanser tedavisinde tek başına ya da cerrahi ve/veya kemoterapi ile birlikte kullanılabilir. Cerrahi tedavi ile benzer sonuçlar elde edilen hastalıklarda, organın koruyucu yaklaşım prensibi ile organ kaybı ve ilişkili fonksiyon kaybını önlediğinden tercih edilebilen tedavi yöntemidir.
Akyuvarlar ya da lökosit olarak da adlandırılan beyaz seri kan hücreleri; ilikte ve lenf bezlerinde üretilirler. Bağışıklık sisteminin hücresel bileşenini oluşturan, vücudu bulaşıcı hastalıklara ve yabancı maddelere karşı korumaya koşullanmış hücrelerdir. Sağlıklı bir yetişkin insanın bir milyon hücreli kanında 4×103–11×103 adet, bir başka tanımla bir damla kanda yaklaşık 4.000 ilâ 11.000 arasında akyuvar bulunur.

Trombosit veya kan pulcukları, kan pıhtılarının oluşumunda görev alan hücre parçalarına verilen isimdir. Platelet olarak da adlandırılır. Düşük trombosit seviyeleri veya fonksiyon anormallikleri (disfonksiyon) kanamaya yatkınlığı artırırken, yüksek trombosit seviyeleri -çoğunlukla asemptomatik- tromboz riskini yükseltir.

Histiosit insan bağışıklık sisteminin bir bölümünü oluşturan hücre. Histiositler kök hücrelerin çoğalması ile kemik iliğinden türer. Kemik iliğinde oluşan hücreler kana monosit olarak geçerler. Kan ile vücudu dolaşır ve bağ dokularda farklılaşarak histiositlere dönüşürler. Histiositler fagositik özellik gösterirler

Almanya, Almancada "Länder" olarak bilinen 16 eyaletten oluşan bir federasyondur. Almanya'nın şehirlerinden üçü olan Berlin, Hamburg ve Bremen'in "şehir eyaleti" denen kendi toprakları vardır. Geri kalan 13 bölge Almancada "Flächenländer"(düşük nüfus yoğunluğuna sahip geniş kara parçası) diye adlandırılır. Almanya Federal Cumhuriyeti'ni oluşturan 16 eyalet, yanlarında başkentleri ile beraber tam listelenmiştir.

İdrar yolu veya böbrek sistemi olarak da bilinen insan idrar sistemi böbrekler, üreterler, mesane ve üretradan oluşur. Üriner sistemin amacı vücuttan atıkları uzaklaştırmak, kan hacmini ve kan basıncını düzenlemek, elektrolit ve metabolit seviyelerini kontrol etmek ve kan pH'ını düzenlemektir. İdrar yolu, idrarın nihai olarak uzaklaştırılması için vücudun drenaj sistemidir.

Molekül, birbirine bağlı gruplar halindeki atomların oluşturduğu kimyasal bileşiklerin en küçük temel yapısına verilen addır. Diğer bir ifadeyle bir molekül bir bileşiği oluşturan atomların eşit oranlarda bulunduğu en küçük birimdir. Moleküller yapılarında birden fazla atom içerirler. Bir molekül aynı iki atomun bağlanması sonucu ya da farklı sayılarda farklı atomların bağlanması sonucunda oluşabilirler. Bir su molekülü 3 atomdan oluşur; iki hidrojen ve bir oksijen. Bir hidrojen peroksit molekülü iki hidrojen ve 2 oksijen atomundan oluşur. Diğer taraftan bir kan proteini olan gamma globulin 1996 sayıda atomdan oluşmakla birlikte sadece 4 çeşit farklı atom içerir; hidrojen, karbon, oksijen ve nitrojen. Molekülleri oluşturan kimyasal bağlara Moleküler bağlar denir. Bunlar kovalent, iyonik ve metalik bağlardır.
Endotel, kan ve lenf damarlarının iç yüzünü oluşturan doku. Dokuyu oluşturan hücrelere de endotel hücre adı verilir. Skuamöz yapıdaki bu hücreler basit, ince bir katman oluştururlar.

İnsan vücudu bir insanın tüm yapısıdır. Birlikte dokular ve ardından organları ve sonra organ sistemlerini oluşturan birçok farklı hücre türünden oluşur. Bunlar insan vücudunun homeostazisini ve canlılığını sağlar.

Toplum ya da cemiyet, bir arada yaşayan canlıların oluşturduğu topluluktur. Sosyolojide toplum, onu oluşturan canlıların basit bir toplamından ziyade, farklı biçimler ve özellikler gösterip özgün olan ve nesnel yasalar gereğince insanların maddi üretim içindeki gündelik hayat faaliyetleriyle ve sınıfsal savaşımıyla değiştirilen ve gelişen ilişkilerden oluşan sisteme denir. Bir nevi örgütlenmedir.

Kimyasal bileşik, kimyasal bağlarla bir arada tutulan birden fazla kimyasal elementin atomlarını içeren birçok özdeş molekülden oluşan kimyasal maddedir. Dolayısıyla tek bir elementin atomlarından oluşan bir molekül bileşik değildir. Bir bileşik, diğer maddelerle etkileşimi içerebilen kimyasal reaksiyonla farklı bir maddeye dönüştürülebilir. Bu süreçte atomlar arasındaki bağlar kırılabilir ve/veya yeni bağlar oluşabilir.
Kvasir, İskandinav mitolojisi'nde bütün insanlık içinde en bilge insan olduğuna inanılan şairdir. Eğer Suttung denen bir dev, Kvasir'in kanını balla karıştırırsa oluşan likörün içenlere bilgelik vereceğine inanılırdı. Kvasir'in iki rakip tanrı grubu, Æsir ve Vanir tanrılarının kısa bir barış dönemlerinde bir kaba attıkları tükürüklerinden doğduğu rivayet edilirdi. Kvasir her yeri dolaşıp insanlara bilgiler verir, onların sorularını yanıtlardı. Eğitim ve bilgiden nefret eden ve tüm bunlardan usanmış Fjalar ve Galar adlarında iki sihirli cüce, Kvasir'i öldürüp kanını Odhrörir adlı tılsım ve sihirler içeren bir kaba akıtırlar. Kvasir'in bu hazin ölümü, Edda'ların bir bölümünü oluşturan Braga Raedur'da anlatılır.Ama daha sonra bazı hikâyelerde tekrar göründüğünden dirilmiş olması muhtemeldir.

Parmak insanlarda ve bazı hayvanlarda ellerin ve ayakların son bölümünü oluşturan, boğumlu, hareket ettirilebilen, uzunca organların her birine verilen addır. Sağlıklı bir insanda 5'i sağ elde, 5'i sol elde, 5'i sağ ayakta ve 5'i sol ayakta olmak üzere toplam 20 parmak ve her bir parmak ucunda farklı büyüklük ve şekillerde oluşması muhtemel tırnak adı verilen kemiksi yapı bulunur. Doğuştan bu sayının fazla olmasına Palidaktili ya da Türkçeleşmiş genel adı ile altı parmaklılık denir. Parmakları insanlarda olduğu gibi uzun bir çıkıntı biçiminde gelişen hayvanların da organlarına parmak adı verilirken kedi, köpek gibi hayvanların organlarına pati adı verilir.
Hece veya seslem, kelimeleri oluşturan, en küçük birimi harf olan ve ağzın tek hareketinde sarf edilebilen ses modelidir. Türkçede en az bir harf, en çok dört harften oluşur ve içinde en fazla bir tek sesli harf bulunur.

Faraday'in indüksiyon kanunu, 1830'da Michael Faraday tarafından bulunan, manyetik alanın değişimiyle oluşan emk'yı tanımlayan indüktörlerin, elektrik motorlarının, jeneratörlerin, transformatörlerin gelişmesini sağlayan kanun.
Genetik bozukluk, genlerde ve kromozomlarda görülen anomaliler sonucu ortaya çıkan durumdur. Kanser gibi bazı hastalıklar yaşam sırasında edinilen ve bazı hücrelerde görülen genetik anomaliler nedeniyle olsa da "genetik hastalık" terimi genellikle vücuttaki tüm hücrelerde bulunan ve döllenmeden beri var olan hastalıklar için kullanılır. Bazı genetik bozukluklar, sperm ve yumurtalar gibi üreme hücrelerini oluşturan mayoz bölünme sırasında oluşan kromozom anomalileri nedeniyle ortaya çıkar. Bunlara örnek olarak Down sendromu, Turner sendromu (45X0) ve Klinefelter sendromu sayılabilir. Diğer genetik değişiklikler ebeveynler tarafından tohum hücrelerin oluşturulması sırasında ortaya çıkabilir. Bunlara bir örnek frajil X sendromu ya da Huntington hastalığına neden olabilen üçlü yayılma tekrar mutasyonudur. Hatalı genler ebeveynlerden olduğu gibi alınmış da olabilir. Bu genellikle sağlıklı ama resesif gen taşıyan iki kişinin üremesi ya da hatalı genin dominant olması sonucunda olabilir.
Blut und Ehre, nasyonal sosyalistlerin gençlik teşkilatı Hitler Gençliği'nin 1926'dan 1945'e kadar kullanmış olduğu slogandır.
Tromboz (thrombosis), canlı organizmada kan elemanlarının kalp ve damar iç yüzüne kitle (pıhtı) halinde yapışması olgusudur; damar içinde oluşan pıhtı kitlesine trombus ya da trombüs (thrombus) adı verilir. Trombozun yaşam kurtarıcı (fizyolojik) ve öldürücü (patolojik) sonuçları vardır. Tromboz olgusu genellikle damarlara yönelik olumsuzluklarda görülür. Endotel zararıyla birlikte pıhtılaşma (hemostaz) mekanizması çalışmaya başlar. Önce trombin aktive olur, sonra da fibrinojen fibrine dönüşür. Fibrin, pıhtının ana elemanıdır. Ayrıca, genel bir tanım olarak herhangi bir damardaki trombustan kopan pıhtı parçasının başka bir bölge damarını tıkamasına tromboembolizm denir.
Sağlıklı, Mersin'in Tarsus ilçesine bağlı bir mahalledir.