İçeriğe atla

Transgender hormon terapisi

Transgender hormon terapisi, transgender veya atanan cinsiyetine uygun olmayan kişilere, eşey hormonlarının ve diğer hormonal ilaçların kullanıldığı, kişinin ikincil cinsiyet özelliklerinin cinsiyet kimliğiyle daha uyumlu hale gelmesinin amaçladığı bir hormon terapisi şeklidir.

Bu terapi, kadından erkeğe veya erkekten kadına olmak üzere iki çeşittir.

Bazı interseks kişiler de doğumda atandıkları cinsiyeti onaylamak için çocukluktan başlayarak veya daha sonra cinsiyetlerini cinsiyet kimlikleriyle uyumlu hale getirmek için hormon terapisine girebilirler. Non-binary veya genderqueer kişiler istedikleri cinsiyet hormonu dengesini elde etmek için hormon terapisine tabi tutulabilir.[1]

Çeşitleri

Trans kadın

Trans kadınlar için hormon tedavisi genellikle testosteron üretimini baskılamak ve feminizasyonu artırmak için ilaçlar içerir. İlaç türleri arasında östrojenler, antiandrojenler (testosteron engelleyiciler) ve progestojenler bulunur.[2]

Trans erkek

Trans erkekler için hormon tedavisi genellikle vücudun maskülenleşmesi ve östrojen üretimini bastırmak için testosteron içerir.[3] Tedavi seçenekleri arasında oral, parenteral, subkutan implant ve transdermal bulunur.

Riskleri

Transgender hormon tedavisinin, nitelikli bir tıp uzmanı tarafından denetlendiğinde tıbbi literatürde genel olarak güvenli olduğu gösterilmiştir.[4] Hormon tedavisinin taramalar ve laboratuvar testleri ile izlenebilecek potansiyel riskleri vardır; hemoglobin, böbrek ve karaciğer fonksiyonu, kan şekeri, potasyum ve kolesterol gibi.[2][5] Yönlendirilenden daha fazla ilaç almak, kanser riski, kalp krizi, kan pıhtılaşması ve yüksek kolesterol gibi sağlık sorunlarına yol açabilir.[6]

Transgender hormon tedavisi, üreme potansiyelini sınırlandırabilir.[7] Bir trans birey cinsiyet değiştirme ameliyatı geçirmeyi seçerse, doğurganlık potansiyeli tamamen kaybolur.[8]

ENDO 2019'da (Endocrine Society konferansı) sunulan bir çalışma bir trans erkeğin, bir yıllık testosteron tedavisinden sonra bile, üreme potansiyelini koruyabileceği bildiriyor.[9]

Kaynakça

  1. ^ Ferguson, Joshua M. (30 Kasım 2017). "What It Means to Transition When You're Non-Binary". Teen Vogue. 13 Aralık 2019 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 19 Temmuz 2020. 
  2. ^ a b "Information on Estrogen Hormone Therapy | Transgender Care". transcare.ucsf.edu. 22 Ağustos 2016 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 7 Ağustos 2019. 
  3. ^ "Masculinizing hormone therapy - Mayo Clinic". www.mayoclinic.org. 16 Temmuz 2019 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 2 Ağustos 2019. 
  4. ^ Weinand, J. D.; Safer, J. D. (Haziran 2015). "Weinand J, Safer J. Feb 2015. "Hormone therapy in transgender adults is safe with provider supervision; A review of hormone therapy sequelae for transgender individuals." Journal of Clinical & Translational Endocrinology (2015)". Journal of Clinical & Translational Endocrinology. 2 (2): 55-60. doi:10.1016/j.jcte.2015.02.003. PMC 5226129 $2. PMID 28090436. 
  5. ^ "What Health Care & Services Do Transgender People Require?". www.plannedparenthood.org. 11 Mayıs 2017 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 16 Ekim 2019. 
  6. ^ Task Force on Oral Contraceptives; Koetsawang, Suporn; Mandlekar, A.V.; Krishna, Usha R.; Purandare, V.N.; Deshpande, C.K.; Chew, S.C.; Fong, Rosilind; Ratnam, S.S.; Kovacs, L.; Zalanyi, S. (Mayıs 1980). "A randomized, double-blind study of two combined oral contraceptives containing the same progestogen, but different estrogens". Contraception. 21 (5): 445-459. doi:10.1016/0010-7824(80)90010-4. ISSN 0010-7824. PMID 7428356. 
  7. ^ TʼSjoen, Guy; Van Caenegem, Eva; Wierckx, Katrien (2013). "Transgenderism and reproduction". Current Opinion in Endocrinology, Diabetes and Obesity. 20 (6): 575-579. doi:10.1097/01.med.0000436184.42554.b7. ISSN 1752-2978. PMID 24468761. 
  8. ^ De Sutter, P. (2001). "Gender reassignment and assisted reproduction: present and future reproductive options for transsexual people". Human Reproduction (Oxford, England). 16 (4): 612-614. doi:10.1093/humrep/16.4.612. ISSN 0268-1161. PMID 11278204. 
  9. ^ "Ovary function is preserved in transgender men at one year of testosterone therapy | Endocrine Society". www.endocrine.org. 25 Mart 2019 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 25 Mart 2019. 

İlgili Araştırma Makaleleri

Endokrinoloji, Yunanca ἔνδον endon (iç) + κρίνειν krinein (salgı) + loji (bilimi) ve endokrin sistem, endokrin sisteme ait hastalıklar ve endokrin sistem tarafından salgılanan spesifik bileşikler olan hormonlar ile ilgilenenen bir tıp ve biyoloji dalıdır. Ayrıca hormonların neden olduğu gelişimsel olayların çoğalması, büyümesi ve farklılaşması ile metabolizmanın psikolojik veya davranışsal aktiviteleri, büyüme ve gelişme, doku fonksiyonu, uyku, sindirim, solunum, atılım, ruh hali, stres, emzirme, hareket, üreme ve duyusal algı ile ilgilidir. Uzmanlık davranışları davranışsal endokrinoloji ve karşılaştırmalı endokrinolojiyi de kapsar.

<span class="mw-page-title-main">Transseksüellik</span> kişinin kendisini farklı bir cinsiyet kimliğinde hissetmesi veya cinsiyet değiştirmesi

Transseksüellik, kişinin, kendisini atanmış cinsiyetine ait hissetmeyerek farklı bir cinsiyet kimliğini benimsemesi durumudur. Transseksüellik, kişinin cinsiyet kimliğini belirtir, bu sebeple cinsel yönelim ile karıştırılmamalıdır. Transseksüel bir kişi heteroseksüel, homoseksüel, aseksüel ya da biseksüel gibi cinsel yönelimlere sahip olabilir.

<span class="mw-page-title-main">Testosteron</span> Erkek cinsiyet hormonu

Testosteron, erkeklerdeki birincil seks hormonu ve anabolik steroiddir. İnsanlarda testosteron, testisler ve prostat gibi erkek üreme dokularının gelişiminde, ayrıca kas ve kemik kütlesinin artması ve vücut kıllarının büyümesi gibi ikincil cinsiyet özelliklerini teşvik etmede önemli bir rol oynar. Ek olarak, her iki cinsiyette de testosteron; ruh hali, davranış ve osteoporozun önlenmesi de dahil olmak üzere sağlık ve esenlik durumu ile ilgilidir. Erkeklerde testosteron seviyelerinin yetersiz olması, kemik kırıkları ve kemik kaybı gibi problemlere yol açabilir.

<span class="mw-page-title-main">Progesteron</span> Hormon

Progesterone (P4), insanların ve diğer türlerin âdet döngüsü, hamilelik ve embriyogenezinde yer alan endojen steroid ve progestojen cinsiyet hormonudur. Progestojenler adı verilen bir grup steroid hormona aittir ve vücuttaki ana progestojendir. Progesteronun vücutta çeşitli önemli işlevleri vardır. Aynı zamanda cinsiyet hormanları ve kortikosteroidler de dâhil olmak üzere diğer endojen steroidlerin üretiminde önemli bir metabolik ara maddedir ve bir nörosteroid olarak beyin fonksiyonunda önemli rol oynar.

<span class="mw-page-title-main">Östrojen</span> Birincil dişi cinsiyet hormonu

Östrojenler, kadınların adet döngüsünde ve diğer memeli hayvanların dişilerinde estrus döngüsünde önemli rol oynayan bir grup steroid hormondur. Hormon tüm omurgalılarda ve bazı böceklerde de bulunur.

Hipotiroidi, Hipotiroidizm, tiroit bezinin yapısal ya da işlevsel bozuklukları nedeniyle ortaya çıkan tiroit hormonu eksikliği olgusudur. Hipotalamus-Hipofiz-Tiroit aksındaki sorunlar hipotiroidiye neden olabilirler.

Trans erkek, biyolojik bakımdan kadın olan erkektir. Pek çok trans erkek, görünüşlerini cinsiyet kimlikleriyle uyumlu olacak veya cinsiyet hoşnutsuzluğunu hafifletecek şekilde değiştirmek için cerrahi veya hormonal geçişi veya her ikisini birden tercih eder.

Dönüşüm terapisi, bireyin cinsel yönelim, cinsiyet kimliği veya cinsiyet ifadesini tıbbi veya psikolojik yöntemler kullanarak eşcinsel veya biseksüelden heteroseksüele, transtan cisgendera dönüştürmeyi amaçlayan sözdebilim uygulamalarına verilen genel isimdir. Cinsel yönelim veya kimliğin değiştirilebileceğine dair güvenilir bir kanıt yoktur ve sağlık kurumları dönüşüm terapisi uygulamalarının etkisiz ve potansiyel olarak zararlı olduğu konusunda uyarılarda bulunmuştur. Amerika Birleşik Devletleri ve Birleşik Krallık'taki tıp, bilim ve devlet kuruluşları, dönüşüm terapisinin geçerliliği, etkinliği ve etiği konusundaki endişelerini dile getirmişlerdir. Günümüzde birçok sağlık kuruluşu bireylerin cinsel kimlik veya yönelimlerini patolojize etmenin depresyon, anksiyete, intihar eğilimi, benlik utancı gibi ağır ruh sağlığı sorunlarına sebep olduğunu belirterek dönüşüm terapisi uygulamasına şiddetle karşı çıkmaktadır. Asya, Avrupa, Okyanusya ve Amerika'daki çeşitli devletler dönüşüm terapisine karşı yasalar çıkarmıştır. Birçok sivil toplum örgütü dönüşüm terapisi uygulamasının bir insan hakkı ihlali olduğunun altını çizmektedir.

Cinsiyet kimliği, kişinin kendi cinsiyetine ilişkin kişisel duygusudur. Cinsiyet kimliği, bir kişinin atanmış cinsiyetiyle ilişkili olabilir veya ondan farklı olabilir. Çoğu bireyde, cinsiyetin çeşitli biyolojik belirleyicileri, bireyin cinsiyet kimliğiyle uyumludur ve tutarlıdır. Cinsiyet ifadesi tipik olarak bir kişinin cinsiyet kimliğini yansıtır, ancak bu her zaman böyle değildir. Bir kişi, belirli bir toplumsal cinsiyet rolüyle tutarlı davranışlar, tutumlar ve görünümler ifade etse de, bu tür ifadeler mutlaka cinsiyet kimliklerini yansıtmayabilir. Cinsiyet kimliği terimi, 1964 yılında psikiyatri profesörü Robert J. Stoller tarafından icat edildi ve psikolog John Money tarafından popüler hale getirildi.

Hipogonadizm (hypogonadism), cinsiyet hormonlarının yetersizliğidir. Gonadotropik hormonlar (GnRH) hipotalamusta üretilir ve özel bir kan dolaşım sistemiyle hipofize yönlendirilir. Gonadotropik hormonlar (GnRH), gonadotropin salgılatıcı hormonlardır; hipofizi uyarır ve hipofiz gonadotropinleri üreterek kan dolaşımına boşaltır. Hipofiz ön lobuna ulaşan GnRH, follitropin (FSH) ve lutropin (LH) adı verilen iki gonadotropin hormonun aralıklı olarak kana verilmesini (sekresyonunu) tetikler. Pulsatil sekresyon olarak bilinen bu mekanizmada; her 60-90 dakikada bir, 1 dakika süreyle hipofize gelen GnRH uyarısıyla gonadotropin hormonlar kan dolaşımına verilir. Hipofizden kan dolaşımına dökülen gonadotropin hormonlar, kadınlarda ovaryumlara (yumurtalık), erkeklerde testislere ulaşarak cinsiyet hormonlarının üretimini tetikler; GnRH, kadınlarda yumurtlamayı ve östrojen hormon üretimini düzenleyen folikül uyarıcı hormon (FSH) ve luteinize edici hormon (LH) sentezini tetikler. LH testislerdeki Leydig hücrelerinden testosteron salgılanmasını denetler ve sperm üretimini uyarır. FSH ve LH sekresyonu, yine hipofiz ön lobunda üretilen ve prolactin adı verilen hormon tarafından frenlenir. LH testislerdeki Leydig hücrelerinden testosteron salgılanmasını denetler.

<span class="mw-page-title-main">Hipotalamus-hipofiz-gonad aksı</span> Üreme, ergenlik, cinsel dimorfizm ve davranışla ilişkili hormonal yolak

Hipotalamus-hipofiz-gonad aksı hipotalamus, hipofiz bezi ve gonadal bezlerin arasındaki etkileşimi ifade eder. Bu bezler genellikle birlikte işlev gösterdiğinden, fizyologlar ve endokrinologlar bunlardan tek bir sistem olarak bahsetmeyi uygun ve açıklayıcı buluyorlar.

Bağışıklık uyarıcılar bağışıklık sisteminin veya bileşenlerinin aktivasyonunu indükleyerek veya bileşenlerinden herhangi birinin aktivitesini arttırarak uyaran maddelerdir. Dikkate değer bir örneği, granülosit makrofaj koloni uyarıcı faktördür.

<span class="mw-page-title-main">Freemartinismus</span>

Freemartinismus veya freemartinizm, farklı cinsiyete sahip ikiz gebeliklerinde dişi fetüsün rahimde erkek fetüsün kanına maruz kalması sonucu bu hayvanın doğumdan sonra yumurtalıklarının çalışmaması ve eril davranışlar sergilemesi durumudur. Sığırlarda bu tarz gebeliklerin %90'ı freemartin dişi bireylerle sonuçlanır. Nadiren koyun, keçi ve domuzlarda da meydana gelebilir. İkizler arası kan alışverişi korionlarının birleşmesi sonucu ortaya çıkar ve dişi fetüse erkek olandan testosteron ve anti Müller hormonu geçişinin yanı sıra hematopoez kök hücrelerini kapsayacak şekilde XX/XY kimerizmi görülür. Durumun erkek ikizi hangi oranda etkilediği tartışmalıdır; bazı çalışmalar erkek bireylerde sperm kalitesinde ve üremede düşüş olduğunu öne sürerken, bazıları ise bu hususta genel sığırlara kıyasla bir fark olmadığını bulmuştur.

Bir steroid olmayan antiandrojen (nonsteroidal antiandrogen) (NSAA) olan bikalutamidin farmakolojisi iyi karakterize edilmiştir. Farmakodinamik açıdan bikalutamid, testosteron ve dihidrotestosteron (DHT) gibi androjenlerin biyolojik hedefi olan androjen reseptörünün (AR) seçici antagonisti olarak işlev görür. Androjen reseptörünü etkinleştirme kapasitesi yoktur. Androjen seviyelerini düşürmez ve başka önemli bir hormonal aktivitesi yoktur. İlaç, androjen reseptörü antagonist aktivitesi nedeniyle progonadotropik etkilere sahiptir ve androjen, östrojen ve nörosteroid üretimini ve seviyelerini artırabilir. Bu, indirekt östrojenik etkiler, cinsel işlevin korunması gibi avantajlar ve jinekomasti gibi dezavantajlarla, cerrahi ve tıbbi kastrasyona kıyasla bikalutamid monoterapisinin çeşitli farklılıklarıyla sonuçlanır. Bikalutamid, kanserde birikmiş mutasyonlar nedeniyle geç evre prostat kanserini paradoksal olarak uyarabilir. Monoterapi olarak kullanıldığında, bikalutamid östrojenik etkileri nedeniyle erkeklerde meme gelişimini indükleyebilir. Diğer antiandrojenlerin aksine, testisler ve fertilite üzerinde daha az olumsuz etkisi olabilir.

Elagoliks, kadınlarda endometriozis ile ilişkili ağrı tedavisinde kullanılan gonadotropin salgılatıcı hormon antagonisti bir ilaçtır. Ayrıca kadınlarda rahim miyomlarının ve ağır adet kanamalarının tedavisi için geliştirilme aşamasındadır. İlaç, erkeklerde prostat kanseri ve prostat büyümesi tedavisi için de araştırılmıştır, ancak bu durumlar için geliştirme durdurulmuştur. Elagoliks günde bir veya iki kez ağızdan alınır.

Medroksiprogesteron asetat (MPA), progestin tipi bir hormonal ilaçtır. Doğum kontrol yöntemi olarak ve menopozal hormon tedavisinin bir parçası olarak kullanılır. Ayrıca endometriozis, anormal rahim kanaması, erkeklerde anormal cinsellik ve belirli kanser türlerini tedavi etmek için kullanılır. İlaç hem tek başına hem de östrojen ile kombinasyon halinde mevcuttur. Ağızdan alınır veya kas veya yağ içine enjeksiyon yoluyla alınır.

Testosteron bir ilaçtır ve doğal olarak oluşan steroid hormondur. Erkek hipogonadizmi, cinsiyet disforisi ve belirli meme kanseri türlerini tedavi etmek için kullanılır. Doping şeklinde atletik yeteneği artırmak için de kullanılabilir. Andropozda testosteron kullanımının faydalı mı yoksa zararlı mı olduğu belirsizdir. Testosteron, cilde uygulanan bir jel veya yama, kasa enjeksiyon, yanağa yerleştirilen tablet veya ağızdan alınan tablet olarak kullanılabilir.

Kalsitriol, normalde böbrekte yapılan D vitamininin aktif formudur. 1,25-dihidroksikolekalsiferol olarak da bilinir. Hücre çekirdeğindeki D vitamini reseptörüne bağlanan ve aktive eden ve daha sonra birçok genin ekspresyonunu artıran bir hormondur. Kalsitriol, esas olarak bağırsaklardan kalsiyum alımını artırarak kan kalsiyumunu artırır.

Androjen eksikliği, vücutta yetersiz androjenik aktivite ile karakterize edilen tıbbi bir durumdur. Androjenik aktiviteye androjenler aracılık eder ve androjen reseptörü bolluğu, duyarlılığı ve işlevi dahil olmak üzere çeşitli faktörlere bağlıdır.

Androjen antagonistleri veya testosteron blokerleri olarak da bilinen antiandrojenler, testosteron ve dihidrotestosteron (DHT) gibi androjenlerin vücuttaki biyolojik etkilerine aracılık etmesini engelleyen bir ilaç sınıfıdır. Androjen reseptörünü (AR) bloke ederek ve/veya androjen üretimini inhibe ederek veya baskılayarak etki ederler. AR agonistlerinin fonksiyonel karşıtları olarak düşünülebilirler; örneğin testosteron, DHT ve nandrolon gibi androjenler ve anabolik steroidler (AAS) ve enobosarm gibi seçici androjen reseptör modülatörleri (SARM'ler). Antiandrojenler, üç tip seks hormonu antagonistinden biridir; diğerleri antiöstrojenler ve antiprogestojenlerdir.