İçeriğe atla

Transfigürasyon

Transfigürasyon metapsişik terminolojide kullanılan bir terim olup, ruhsal irtibat sırasında medyumun yüz hatlarının ve tavırlarının değişmesine verilen addır.

Bu olayda medyum irtibatta bulunduğu bedensiz varlığın son bedenlenmesindeki (reenkarnasyonundaki) özelliklerini yansıtacak biçimde değişir, tümüyle başkalaşır. Kimi hallerde sesinin de değiştiği görülür. Bu tür olaylara kimi yazarlarca posesyon olarak, Spiritüalizm’de ise “enkarnasyon medyumluğu” olarak adlandırılan, bedensiz varlığın medyumun bedenine tam anlamıyla hakim olduğu durumlarda rastlanır.

Antik çağda Yakındoğu ve Ege havzasındaki trans uygulamalarında genellikle bu tür bir medyumluk söz konusu olmuştur. Obsesyona yakalanma tehlikesinin çok yüksek olduğu bu medyumluk türü halen Afrika ve Latin Amerika tapınçlarındaki (kültlerindeki) ayinlerde görülmektedir.

Transfigürasyon sözcüğü kimi yazarlarca İsa Peygamber’in çarmıha çakılmasına ilişkin bir iddiayı dile getirmek üzere de kullanılmaktadır. Gnostisizm zamanından günümüze kadar süregelmiş, pek inandırıcı bulunmayan bu iddiaya göre, çarmıha çakılan kişi İsa Peygamber’in kendisi değildi, yüzü onun yüzüne dönüştürülmüş başka bir kişiydi.[1]

Kaynakça

  1. ^ Salt, Alparslan; Çobanlı, Cem (10 Ekim 2001). Dharma Ansiklopedi (1. bas.). Dharma Yayınları. ISBN 9757800716. 4 Mart 2016 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 4 Ekim 2015. 

İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">İsa</span> Yahudi vaiz ve dinî lider, Hristiyanlığın merkezî figürü

İsa, 1. yüzyılda yaşamış olan bir Yahudi vaiz ve dinî lider. Günümüzde en çok mensuba sahip din olan Hristiyanlığın merkezî figürüdür. Hristiyanlar, Yeşua'nın Eski Ahit'te kehanet edilen ve beklenen Mesih, Tanrı'nın Oğlu ve Tanrı'nın enkarnasyonu olduğuna inanırlar. Yeşua'nın, Yeni Ahit'e göre Yosef (Yusuf) adında dünyevi bir babası olduğu için Yeşua, mensubu olduğu Yahudi toplumunda "Yosef'in oğlu Yeşua" olarak anılırdı.

Peygamber veya yalvaç, Tanrı aracılığıyla bir dini veya dinî öğretiyi yaymakla görevlendirildiğine inanılan kişidir. Peygamberler ayrıca dinî terminolojide âyet, işaret veya mûcize denilen doğaüstü güç veya olayların kendilerine atfedildiği mitolojik veya yarı mitolojik insanlardır. İbrahimî dinlerin inananları, peygamberlerin Tanrı'dan aldıkları “vahiy” adlı mesajları diğer insanlara ulaştırdıklarına inanırlar.

<span class="mw-page-title-main">Sezgi</span> felsefe, mistisizm, ezoterizm ve farklı öğreti sistemlerinde kullanılan terim

Sezgi; felsefe, mistisizm, ezoterizm ve farklı öğreti sistemlerinde farklı anlamlarda kullanılan terim.

Takıntı (Obsesyon), ruhçulukta (spiritüalizm) ve ruhbilimde (psikoloji) farklı olarak tanımlanır ve farklı kavramları ifade etmek üzere kullanılır. Psikiyatri sözlüklerinde kısaca “yanlış olduğunu bildiğimiz halde kafamızdan atamadığımız, mantık ve muhakeme ile uzaklaştırılamayan, arzu edilmeyen saplantı halindeki fikirler” olarak tanımlanır. Ruhçulukta ise, “bir bedensiz ruhun bir bedenliyi (insanı) hükmedecek derecede etkisi altına alması” olarak tanımlanır. Tanımlardan da anlaşılabileceği gibi, birinde obsede edici etken bir fikir olarak kabul edilir, diğerinde ise bu etken bir fikir değil, bu tür fikirleri obsedeye aşılayan canlı bir varlıktır. Obsesyon (obsession) sözcüğü Latincede “rahatsız etme” anlamında kullanılan “ obsideratum” ya da “obsidere” sözcüğünden türetilmiştir.

Medyum, ruhlar alemi ile iletişime geçebildiğini ve ölülerle canlılar arasında iletişim kurabildiğini iddia eden kişi. Türkçeye Fransızcadan geçen sözcüğün kökeni Latince medium (aracı) sözcüğüne dayanır.

Gnostisizm Antik Mısır hermetizmini, Antik Yunan ezoterizmini, İbrani geleneklerini, Zerdüştçülüğü, bazı Doğu geleneklerini ve dinlerini, Hristiyanlığı eklektik bir tutumla sentezleyen, birçok tarikâtın benimsediği mistik felsefeye verilen genel addır. Daha açık bir ifade ile Gnostisizm, hakikatin bilgisine ilham keşf ve sezgi ile ulaşılacağını savunan mistik bir felsefi düşüncedir.

Spiritizm, Hermetistler’in ve Platon ve Pisagor gibi filozofların döneminden 19. yüzyıla dek sistemsiz bir şekilde dalgalanan, reenkarnasyonu kabul eden ruhçuluğun; Fransa’da Allan Kardec tarafından kurulan ilk sistemli biçimidir. Kardec’in sistemli hale getirdiği spiritizm adıyla bilinen deneysel spiritüalizmin belli başlı ilkeleri şöyle özetlenebilir:

<span class="mw-page-title-main">Kutsal Kâse</span> İsanın Son Akşam Yemeğinde kullandığı iddia edilen, mucizevi güçleri olduğuna inanılan kap

Kutsal Kâse ya da Mukaddes Kâse, İsa'nın Son Akşam Yemeği'nde kullandığı iddia edilen, mucizevi güçleri olduğuna inanılan kap. Aramatyalı Yusuf'un, çarmıha gerilen İsa'nın damlayan kanını Kutsal Kâseye koyduğuna inanılır.

<span class="mw-page-title-main">Ektoplazma</span>

Ektoplazma (ectoplasm), trans haline girmiş medyumların vücutlarından, özellikle ağız, burun, kulak gibi organlarından çıktığı, havada yayıldığı, bazen gözle görülebildiği ve elle dokunulabildiği ileri sürülen şekilsiz (amorf) süptil maddelere verilen addır. Terim 1913'te Nobel Fizyoloji veya Tıp Ödülü'nü almış Fransız Fizyolog Charles Richet tarafından eski Yunancadaki “dışında” anlamına gelen “ektos” ve “yaratılmış, benzeyen” anlamına gelen “plasma” sözcüklerinden türetilmiştir.

Ksenoglosi (xenoglossy) kişinin bilmediği bir yabancı dilde aniden konuşabilme, yazabilme, okuyup anlayabilme yeteneğinin belirmesi paranormal fenomenine Metapsişik'te verilen addır.

<span class="mw-page-title-main">Ruhsal irtibat</span>

Ruhsal irtibat, spiritüalist terminolojide “zihinsel medyumluk” yoluyla bedensiz ruhlarla kurulan ilişkiye verilen addır.

Psikometri, Metapsişikte kullanılan bir terim olup, “bir nesneye dokunarak, geçmişte o nesneye dokunmuş kişi ya da kişiler hakkında bilgi edinebilme” olarak tanımlanır.

Taklit ruhsal irtibat seanslarında, tekâmül düzeyi geri bir bedensiz varlığın medyumu ve ‘hazirun’dakileri aldatmak üzere bir başkasının kılığına girerek rol yapmasına ruhçulukta verilen addır. Taklit girişiminde bulunan bedensiz varlıklar, kendilerini, kimi zaman dünyada yaşamış saygın ve ünlü insanların isimleriyle, kimi zaman bir peygamber, bir yol gösterici, bir lider ismini kullanarak yüce bir varlıkmış gibi sunarlar; kendisini Tanrı olarak sunanlara da rastlanır. Genellikle, ruhçulukta teşevvüş denilen kargaşa dönemini atlatamamış bedensiz varlıklar olan taklitçi varlıklar, obsedör karakteri gösterirler. Gerektiğinde, medyumun hafızasını ve psişik yeteneklerini kullanarak edindikleri bilgileri, kendilerinin söz konusu kişi olduğunu kanıtlamada kullanırlar. Taklit olaylarında operatör veya hazirun tuzağa düşüp kandırıldıkları takdirde obsesyon denilen tehlikeli olayla karşılaşılır.

İkinci kişilik, medyumlarda transa girdikleri zaman belirebilen, kendi kişiliklerinden farklı kişiliklere parapsikologlar ve kimi spiritüalistler tarafından verilen addır. İkinci kişilik, bedensiz varlığa ait olduğundan, medyum transtan çıkınca kaybolur. Fakat medyumda yeni bir kişiliğin gözlemlenmesi medyumun bedenini terk etmiş olması anlamına veya bedensiz varlığın medyumun bedenine enkarne olmuş bulunması anlamına gelmez. Kişilik değişimi her ruhsal irtibatta görülmez; medyumun kişiliğinin kaybolmadığı trans halleri de vardır.

Postkognisyon, kişinin geçmişte kendisinin bulunmadığı bir olayı paranormal olarak algılaması fenomenine metapsişikçiler ve parapsikologlar tarafından verilen addır.

Perili ev, içinde doğaüstü ve genellikle kötü niyetli hayalet, cin gibi varlıkların yaşadığına inanılan yer.

<i>Çarmıha Gerilme</i> (Michelangelo)

Çarmıha Gerilme 1492 yılında büyük Rönesans ustası Michelangelo tarafından bitirildiği düşünülen bir polikrom tahtadan heykeldir. Bu heykel, İtalya'da Floransa şehrindeki Santo Spirito Kilisesinin "Yuksek Sunak"ında yer almaktadır. Çalışma özellikle İsa'nın çıplak olması gerçeğiyle dikkate değerdir.

Karşılaştırmalı din alanında Hristiyanlık ve İslam arasındaki tarihsel etkileşim, Hristiyanlık ile İslam'ın benzer yönlerini ve temel fikirleri bağlar. İslam ve Hristiyanlık, Yahudilik gibi, semavi gelenekten aldıkları kökenlerini paylaşırlar. Bu kökene rağmen söz konusu iki din arasında derin farklar vardır. Örneğin, İsa’nın kim olduğu konusu bunlardan biridir.

<span class="mw-page-title-main">İsa'nın çarmıha gerilişi</span> Hristiyanlığın merkezî figürü olan İsanın öldürülme hadisesi

İsa'nın çarmıha gerilişi, MS 30 ve 33 arasında bir dizi sorgulama ve işkencenin ardından Roma'nın Yahudiye eyaletine bağlı Golgota'da İsa'nın çarmıha gerilmesi olayıdır. Yeni Ahit müritlerinde bu olaydan bahseden metinler, diğer antik kaynaklar tarafından ispatlanmış olan dört kanonik müjde ile ve Hristiyan olmayan kaynaklar tarafından doğrulanan tarihsel ve teolojik bir olay.

<span class="mw-page-title-main">İsa'nın başkalaşımı</span> İsanın hayatından bir parça

İsa'nın başkalaşımı, metamorfoz ya da İsa'nın transfigürasyonu Hristiyanlıkta bir vahiy olayıdır. İncillerin aktardığına göre İsa 3 havarisi ile çıktığı bir dağda özel ve idealize bir formda Musa ve İlyas peygamberler ile karşılaşmıştır. İsa'nın görünümünün değişmesi Hristiyan sanatında işlenen önemli konulardan birisi olagelmiştir.