Dizge ya da sistem, birbiriyle etkileşen veya ilişkili olan, bir bütün oluşturan cisim veya varlıkların bileşkesidir. Bu varlıklar soyut veya somut olabilirler.

Aile veya ocak, toplumun en küçük birimi olarak kabul edilen sosyal bir yapı. En küçük, yani "çekirdek" olarak adlandırılan bir aile; baba, anne ve çocuklardan oluşur.
Gazetecilik, olayların, olguların, fikirlerin ve insanların etkileşimi üzerine toplumu en azından bir dereceye kadar doğru bilgilendiren raporların araştırılması, yayınlanması ve dağıtımıdır. Bir isim olarak gazetecilik mesleği, bilgi toplama yöntemleri ve editoryal edebi tarzlar için geçerlidir. Gazetecilik mesleğini yapan kişilere gazeteci denir.

Aikidō bir "modern Japon savaş sanatı" dır.

Müzik, insanın doğaya eklediği uyumlu seslerdir. Ses, bir doğa olayıdır. Müzik, bu doğal ve etkin olaydan bilinçli bir çalışma ve emek ile bir sanat yapıtı yaratmak, sesi bilimsel ve estetik bir temele oturtmaktır. Bütün müzik türleri için ana öğeler ritim, tonalite, dinamik ve ses rengi olarak belirtilir. Bu önemli elemanlardan anlaşılacağı gibi müzik yalnız insanın içinden yansıyan duygularla değil, bilgi ve anlayışla yaratılabilir. Müziğin bilgisine bakış, bir sanat olayını anlamamızı da sağlar. Ritim, tonalite, dinamik ve ses renginden hiçbiri, müzikte tek başına yer almaz ancak birlikte müziksel bir bütünlük yaratırlar. Değişik müzik türlerinde farklı oranlarda ağırlık taşıyabilirler. Müzik teorisi, müzik sanatını gerçekleştiren belirli kavram ve sistemlerin bir araya gelmesinden oluşur.
Ahlak ya da sağtöre, kelimenin en dar anlamıyla, neyin doğru veya yanlış sayıldığı anlamına gelir. Terim genellikle kültürel, dinî, dünyevi ve felsefi topluluklar tarafından, insanların çeşitli davranışlarının yanlış veya doğru oluşunu belirleyen bir yargı ve ilkeler sistemi kavramı ve/veya inancı için kullanılır. Ahlak, kelimesinin etimolojik kökeninin Arapça “hulk” ; ” sözcüğüne dayandığı bilinir.

Zen, kökeni Hindistan'daki Dhyana (ध्यान) okuluna kadar uzanan bir Mahāyāna Budist okulunun Japoncadaki ismidir. Hindistan'dan Çin'e geçen okul, burada Ch'an (禪) olarak ismini duyurmuştur. Tang Hanedanlığı döneminde Çin'de belli başlı Budist okullar arasına giren Ch'an, Çin'den Kore, Vietnam ve Japonya'ya yayılmıştır. 20. yüzyılda Batı'da tanınmaya başlanan bu okul, İngilizce ve diğer Batı dillerine Zen ya da Zen Budizm ismiyle girmiştir.

Japon mutfağı, Japonya'ya özgü yemek pişirme tarzıdır. Japonya'nın geleneksel mutfağı (washoku), miso çorbası ve diğer yemekler ile pilav üzerine kuruludur ve mevsimlik malzemelere vurgu yapılmaktadır. Garnitürler genellikle balık, salamura sebze ve et suyunda pişirilmiş sebzelerden oluşur. Japonya bir ada ülkesi olduğundan dolayı balık ile diğer deniz ürünleri içeren yemeklere de çok sık rastlanmakta olup genellikle ızgara yapılır, ancak aynı zamanda saşimi veya suşi olarak çiğ olarak da servis edilir. Deniz ürünleri ve sebzeler de tempura olarak hafif bir hamurda kızartılır. Pirinç dışında, soba ve udon gibi erişteler de bir temel gıda maddesidir. Japonya'da ayrıca, oden adı verilen et suyunda balık ürünleri veya sukiyaki ve nikujagada sığır eti gibi birçok kaynatılmış yemek bulunur.

Suşi,, genellikle çiğ deniz ürünleri ve sebzeler gibi çeşitli malzemelerle birlikte, biraz şeker ve tuz ile hazırlanmış sirkeli pirinçten oluşan geleneksel bir Japon yemeğidir. Suşi stilleri ve sunumu çok çeşitli olup ana bileşeni aynı zamanda shari veya sumeshi olarak da adlandırılan suşi pirincidir. Japonya çıkışlı bir yemek olmasına rağmen tüm Uzakdoğu ülkelerinde tüketilir.

Japonca, Japonlar tarafından konuşulan Japon dil ailesine bağlı bir dildir. Başta Japonya ve Japon diasporasındakiler olmak üzere yaklaşık 128 milyon kişi tarafından konuşulmaktadır. Japonya'da de facto millî dil olarak kabul edilip Palau'da tanınmış azınlık dilidir.

Serçe parmak veya Serçe parmağı insan vücudunda el ve ayakların en dış kısımlarında bulunan hareketli ve bükülebilir çıkıntıdır. Genelde elde ya da ayakta yer alan en küçük ve en ince parmak olduğu için bu adı almıştır. Serçe parmak çeşitli kültürlerde, farklı kullanım alanlarına sahiptir;
Sözdizim, söz dizimi ya da Fransızcadan ödünçleme biçimiyle sentaks, doğal dillerdeki cümle kurma ilke ve kurallarını inceleyen ve bu dildeki cümlelerin esnekliğini inceleyen dilbilim dalıdır.
Eski Yunanca "birlikte düzenleme, dizme" anlamına gelen sentaks terimi dilbilimde, doğal dillerde nasıl cümle oluşturulacağına dair bir kurallar ve prensipler çalışmasıdır. Bir bilim dalına ait olmasına ek olarak “Modern İrlandacanın Sözdizimi"nde olduğu gibi, sözdizim terimi herhangi bireysel bir dilin cümle yapısına hâkim olan kurallara ve prensiplere de doğrudan ilgili olarak da kullanılır. Sözdizim, dilin yatay, yani satır şeklinde dizilen bir sistem olduğunu gösterir. Bu diziliş, sesten, morfemlere, morfemlerden daha büyük öbeklere dilin her seviyesinde mevcuttur. Sözdizimin yalnız cümle seviyesini gösteren bir terim olarak kullanılması doğru ama eksik bir kullanımdır.
Fantastik edebiyat veya fantezi edebiyatı, gerçeğe dayalı olmayan yazılı anlatım tarzıdır. Genelde hikâye, roman, oyun ve drama gibi yazım biçimlerini içerir. Klasik fantezi edebiyatının en tanınmış örnekleri arasında masalların bir kısmıyla birlikte Alice Harikalar Diyarında gösterilebilir. Modern fantezi edebiyatının tanınmış örnekleri arasında J.R.R. Tolkien'in Hobbit, Yüzüklerin Efendisi, Ursula K. LeGuin'in Yerdeniz Büyücüsü ve C.S. Lewis'in Narnia Günlükleri gibi eserleri sayılabilir.

Kızıl Ölümün Maskesi, Edgar Allan Poe tarafından yazılmış öykü. Öyküde Prens Prospero'nun, "Kızıl Ölüm" olarak bilinen bir salgından korunmak için kendini bir manastıra kapatması anlatılır. Prens, kendisine eşlik eden birçok soyluyla birlikte, manastırın her biri farklı renkte döşenmiş yedi odasında bir maskeli balo düzenler. Eğlencenin doruk noktasına ulaşıldığında, gizemli biri ortaya çıkar ve tüm odaları dolaşmaya başlar. Prospero bu yabancıyla yüzleştiği anda düşüp ölür. Öykü Gotik edebiyatın birçok geleneksel unsurunu kullanır ve ölümün kaçınılmazlığına dair bir alegori olarak yorumlanır, ancak kimi yorumcular bu alegorik okumaya karşı çıkar. Gerek öykünün yorumlamasına, gerekse "Kızıl Ölüm" hastalığının gerçekte ne olduğuna dair birçok farklı görüş vardır.

Kaleci, futbolda yer alan bir pozisyondur. Spordaki en özelleştirilmiş mevkiidir. Kalecinin asıl görevi rakip takımın gol atmasını engellemektir. Bu, kalecinin topu yakalamak veya kale çizgisinden daha uzağa yönlendirmek için topun yörüngesine doğru hareket etmesiyle gerçekleştirilir. Ceza sahası içinde kalecilerin ellerini kullanmalarına izin verilir, bu da onlara sahada topu elle kontrol etme hakkını verir. Kaleci, takım arkadaşlarından ve rakipten farklı renkte bir forma giymektedir.

Japon çay seremonisi, kökeni 15. yüzyıla kadar giden geleneksel bir Japon törenidir. Törenin esası, ev sahibinin konuklarına çay hazırlaması gibi gündelik bir ihtiyaca dayanır. Çay Japonya'ya ilk olarak 7-8. yüzyıllarda gelmiş olup çay ikramı zaman içinde törensel bir nitelik kazanmıştır.

Kitap tasarımı, bir kitabın çeşitli bileşenlerinin ve ögelerinin içeriğini, stilini, biçimini, tasarımını ve sırasını tutarlı bir birime dahil etme sanatıdır. Tanınmış tipograf Jan Tschichold'un (1902–1974) ifadesiyle, kitap tasarımı, "bugün büyük ölçüde unutulmuş olsa da, geliştirilmesinin artık imkansız olduğu ve yüzyıllar boyunca geliştirilmiş bazı yöntemlere ve kurallara dayanmaktadır. Kusursuz kitaplar üretmek için, bu kurallar hayata döndürülmeli ve uygulanmalıdır". Richard Hendel kitap tasarımını "gizemli bir konu" olarak tanımlıyor ve bunun ne anlama geldiğini anlamak için bir bağlamını anlamaya ihtiyaç duyulduğunu ifade ediyor.

Adobada, adovada adı da kullanılır, Meksika mutfağında tacolara benzer şekilde yaygın olan birçok yemek için bir hazırlıktır. Adobada, genellikle sirke ve kekik ile kırmızı acı sosuyla marine edilmiş domuz etidir, ancak farklı et türlerini ve al pastor'a daha yakın marine edilmiş sosları ifade edebilir. Genellikle küçük, esnek mısır tortillasında sotelenmiş sebzeler ve peynirle birlikte servis edilir.

Jjimjilbang, Güney Kore'de sıcak küvetler, duşlar, Kore geleneksel ocak saunaları ve masaj masaları ile döşenmiş büyük bir hamamdır. Jjimjil, ısıtma anlamına gelen kelimelerden türemiştir. Binanın diğer alanlarında veya diğer katlarda, genellikle bir atıştırmalık büfesi, uzanmak ve uyumak için ondol ısıtmalı zemin, geniş ekran TV'ler, egzersiz odaları, buz odaları, ısıtmalı tuz odaları, PC bang, noraebang ve ranzalı veya uyku matlı yatak odaları bulunmaktadır. Yatak odalarının çoğunun temaları veya öğeleri vardır. Genellikle jjimjilbanglarda konukların tercih ettiği rahatlatıcı sıcaklıklara uyacak sıcaklıklarda çeşitli odalar bulunur. Ortam havasını daha doğal hale getirmek ve daha doğal kokmak için duvarlar ahşaplar, mineraller, kristaller, taşlar ve metallerle dekore edilmiştir. Kullanılan unsurlar odalarda geleneksel Kore tıbbi amaçlarına sahiptir.

Sandbox oyunu, genellikle önceden belirlenmiş bir hedef olmaksızın ve alternatif olarak oyuncunun kendisi için belirlediği bir hedefle, oyuncuya etkileşim için büyük ölçüde yaratıcılık sağlayan bir oyun öğesi içeren bir video oyun türüdür. Bu tür oyunların herhangi bir amacı olmayabilir ve bazen oyun dışı veya yazılım oyuncakları olarak anılır. Daha sık olarak, sandbox oyunları, bu yaratıcı unsurların diğer türlere dahil edilmesinden ve yeni ortaya çıkan oyunlara izin verilmesinden kaynaklanır. Sandbox oyunları genellikle oyuncuya oyun dünyasında hareket ve ilerleme özgürlüğü veren bir açık dünya konseptiyle ilişkilendirilir. "Korumalı alan" terimi, çocukların içinde istedikleri hemen hemen her şeyi yaratmalarına izin veren bir sanal alanın doğasından gelir.