
Dolmabahçe Sarayı, İstanbul, Beşiktaş'ta, Kabataş'tan Beşiktaş'a uzanan Dolmabahçe Caddesi'yle İstanbul Boğazı arasında, 250.000 m²'lik bir alan üzerinde bulunan Osmanlı sarayı. Marmara Denizi'nden Boğaziçi'ne deniz yoluyla girişte sol kıyıda, Üsküdar ve Kuzguncuk'un karşısında yer alır. Sultan Abdülmecid tarafından inşa ettirilen sarayın yapımı 1843 yılında başlayıp 1856 yılında bitirilmiştir. Günümüzde müze olarak kullanılmaktadır.

Kâğıthane, İstanbul iline bağlı bir ilçedir. Kuzeyde Sarıyer, kuzeydoğuda Beşiktaş, doğu ve güneyde Şişli, güneybatıda Beyoğlu ve batıda Eyüpsultan ile çevrilidir. İlçenin, Kâğıthane Deresi'nin sona erdiği kısmında Haliç'e kısa bir kıyısı vardır.

Sepetçiler Kasrı, Türkiye'nin İstanbul kentinin Fatih ilçesi, Sarayburnu'nda bulunan bu kasır. Topkapı Sarayı'nın Sarayburnu'ndaki iki kıyı köşkünden birisidir. Diğer köşk ise Yalı Köşkü'dür. Sepetçiler Kasrı'nın bulunduğu yerde saraya ait kayıklar bulunuyordu. Fransız gezgin ressam Guillaume-Joseph Grelot Türkçede İstanbul Seyahatnamesi olarak yayımlanan, özgün adı "Relation Nouvelle d'un Voyage à Constantinople" olan ve 17. yüzyıl sonlarında basılan kitabında, buradaki kayıklar ve küçük kadırgalar için 5-6 tane kayıkhane olduğunu yazmıştır. Sepetçiler Kasrı'nda Yalı Köşkü'nde olduğu gibi Osmanlı sultanları donanmanın sefere çıkışını veya dönüşünü seyrederlerdi.

Küçüksu Kasrı veya Göksu Kasrı, İstanbul'un Küçüksu semtinde, Göksu Deresi ile Küçüksu Deresi arasında, Boğaziçi'nde Üsküdar-Beykoz sahilyolu üzerinde yer alan kasır. Sultan Abdülmecid tarafından Nigoğos Balyan'a yaptırılmış, inşaatı 1856 yılında tamamlanmıştır. Eski adı "Göksu Kasrı" olan bu yapı, padişahların, Boğaziçi kıyılarındaki biniş kasırlarından biridir. Kasırlar sadece hünkârların malı sayılan ve sarayların haricinde inşa edilen, köşkten büyük binalardır. Devamlı ikamet için kullanılmayan kasırlar, padişahların dinlenmeleri için vakit geçirdikleri yerdir.

Sarkis Balyan, Osmanlı döneminde yaşamış Ermeni Balyan mimarlar ailesinden bir mimardır. Yine bir mimar olan Garabet Amira Balyan'ın oğludur.

Adile Sultan Kasrı , İstanbul'un Üsküdar ilçesinde, Validebağ Korusu içinde yer alan tarihi bina.

Ihlamur Kasrı, Beşiktaş ve Nişantaşı arasındaki vadide yer alan Ihlamur Mesiresi'ndeki kasırdır. Buraya Abdülmecid (1839-1861) tarafından Nigoğos Balyan'a “Merasim Köşkü” ile “Maiyet Köşkü” olarak adlandırılan iki kasır yaptırılmıştır. Bunlardan Merasim Köşkü, asıl Ihlamur Kasrı'dır. Yüksek bir subasman üzerine tek kattan oluşan dikdörtgen planlı köşk, kesme taştan inşa edilmiştir.

Abdülaziz Av Köşkü ya da başka bir adıyla Kasr-ı Hümayun, İzmit'te bulunan barok ve ampir üslupta bir köşktür. Son şeklini Abdülaziz devrinde alan yapı, Osmanlı Devleti'nde İstanbul dışında yapılan tek küçük saray olarak bilinir. Mimarı Garabet Amira Balyan'dır. Günümüzde müze olarak kullanılmaktadır.
Sâdâbâd, 18. yüzyılda Kağıthane Deresi kıyısında Haliç'e doğru uzanan düzlük mesire ve eğlence alanına Lale Devri'nde verilen ad.
Tokatköy, İstanbul ilinin Beykoz ilçesinde bulunan bir mahalledir.

Hıdiv Kasrı, İstanbul'un Beykoz ilçesinde Çubuklu sırtlarında bir yapıdır. 1907 yılında Mısır'ın son hidivi Abbas Hilmi Paşa tarafından İtalyan mimar Delfo Seminati'ye yaptırılmıştır. Dönemin mimari modasına uygun olarak art nouveau tarzındadır.
Çubuklu, İstanbul ilinin Anadolu yakasında, Beykoz ilçesinde bir boğaz köyü. Kentin genişlemesi ile birlikte Çubuklu, günümüzde Beykoz ilçesine bağlı bir mahalle statüsünüdedir. Kuzeyinde Paşabahçe, güneyinde ise Kanlıca semtleri yer alır.

Tunca Sarayı, Hünkar Bahçesi Sarayı, Edirne Saray-ı Hümayunu gibi isimlerle de anılan Edirne Sarayı ; Edirne'nin Yeniimaret Mahallesi'nde Sarayiçi olarak adlandırılan bölgesinde, II. Murad'ın saltanatının son zamanlarında 1450 yılında Tunca Nehri'nin iki yakasında inşa edilmeye başlanmış ve esas karakterini II. Mehmed döneminde kazanmıştır. İstanbul'daki Topkapı Sarayı'ndan sonra Osmanlı İmparatorluğu'nun en büyük ikinci sarayıdır. Büyük meydanlar etrafında konumlanan değişik işlevli yapılarıyla Türk saray mimarisinin genel karakterini de yansıtan Edirne birçok yapıyı bünyesinde barındırmış ve oldukça geniş bir alana yayılmıştır.

Aynalıkavak Kasrı, İstanbul'un Hasköy, Beyoğlu kıyısında bulunan kasır. İstanbul fethedildiğinde Okmeydanı yamaçlarında büyük bir koruluktu. Bu koruluk sahile doğru inmekteydi.
Beykoz "Mecidiye" Kasrı, İstanbul'un Beykoz ilçesinde yer alan tarihi bir kasırdır. Yalıköy semtinde Hünkâr İskelesi olarak anılan alanın güneyinde yer alır.
Beykoz Korusu ya da Abraham Paşa Korusu, İstanbul'un Beykoz ilçesinde yer alan bir korudur. İstanbul Boğazı sırtlarında, Beykoz ile Paşabahçe semtleri arasında geniş bir arazi üzerine yayılmıştır. Yüzölçümü 27,9 hektardır. Boğaz'a bakan yamaçlardan başlayarak içlerde Riva'ya kadar uzanır. Doğuda doğal ormanlarla bütünleşir.

Validebağ Korusu ya da Adile Sultan Korusu, İstanbul'un Üsküdar ilçesinde bulunan ve 354 bin m2 alana sahip olan, İstanbul’un Anadolu yakasının ikinci en büyük yeşil alanıdır. İstanbul'un Kadıköy ilçesinin Koşuyolu semti ile Üsküdar ilçesinin Altûnizâde semti ve Barbaros mahallesinin kesiştiği bölgede yer almaktadır.
Birinci Sadabad Sarayı, İstanbul'da Kağıthane Deresi kenarında 1722 yılında inşa edilen 1809'da yıktırılan yazlık saraydır. Lale Devri'nin simgesi olmuştur.
İkinci Sadabad Sarayı, İstanbul'da Kağıthane Deresi kenarında bulunan Lale Devri'nin ünlü sarayının yerine 1809-1816 arasında inşa edilen ve 1862'de yıktırılan saraydır.

Maslak Kasrı, adını aldığı İstanbul'un Maslak semtinde, İstinye ile Tarabya kavşaklarının kesiştiği Büyükdere Caddesi üzerinde, 170 hektarlık alanda bulunan tarihî saray.