İçeriğe atla

Titoizm

Josip Broz Tito, 1961

Titoizm 1948 yılında, yeni bir doktrin olarak Stalin tarafından zorla dayatılan dünya komünizmi anlayışına bir tepki olarak, Yugoslavya'nın komünist lideri J. B. Tito tarafın­dan geliştirilen ve komünizmi, sosyalist ülkelerin ulusal ba­ğımsızlıklarını kazanmalarına katkıda bulunan bir ideoloji ola­rak gören, ulusal komünizmin teorisi ve uygulamasıdır.


Yugoslavya Sosyalist Federal Cumhuriyeti ve SSCB liderleri arasında baş gösteren ve 1948 yılında Yugoslavya'nın Kominform'dan ihraç edilmesiyle sonuçlanan görüş ayrılığına ve uzlaşmazlık sürecine verilen isimdir. Bu aynı zamanda, Yugoslavya'da İnformbiro Dönemi adıyla anılacak, SSCB ile olan ilişkilerin iyice zayıfladığı, 1955 yılına kadar devam edecek bir dönemin başlangıcıydı.

Sovyetler bu durumu Yugoslavya'nın sadakatsizliği olarak açıklarken, Yugoslavya ve Batı ülkeleri, Josip Broz Tito'yu Josef Stalin'in Yugoslavya'yı SSCB'nin uydusu haline getirmeyi amaçlayan planlarına karşı duran ulusal kahraman olarak görmekteydiler.

Anlaşmazlığın Kaynağı

II. Dünya Savaşı sırasında Yugoslavya Mihver Devletler tarafından işgal edilmişti. İşgale karşı Yugoslav Partizanlar ciddi bir direniş göstermişti. Kızıl Ordu Belgrad'ın Almanların elinden kurtarılmasına yardım etmiş ve daha önce Tito ve Stalin arasında 1944 yılında yapılan anlaşma uyarınca da, amaç hasıl olduktan sonra derhal ülkeden çekilmişti.

Mareşal Josip Broz Tito'nun Yugoslavya'nın özgürlüğüne kavuşmasındaki büyük çabaları ve etkin rolü, onun partisi ve halkı üzerindeki etkisini arttırmış ve yerini sağlamlaştırmıştı. Onun bu durumu, ülkelerinin işgalden kurtulmasına yardım eden SSCB karşısında pek de sesini yükseltemeyen ve boyun eğmiş durumda bulunan diğer Doğu Bloku ülkelerinin aksine, daha fazla talepte bulunma ve daha yüksek sesle konuşabilmesine imkân sağlıyordu. Bu da doğal olarak, hatta daha savaş bitmeden Stalin ve Tito arasında bir takım ayrılıkların oluşmasına yol açmıştı. Görünüşte Tito ve Stalin resmen müttefik olmalarına rağmen, savaş biter bitmez, 1945 yılından başlamak üzere, Stalin, Yugoslav Komünist Partisi içinde faaliyet gösteren kendi casus ağını bile oluşturmuştu.

Savaşın hemen akabinde, Yugoslavya ile Müttefikler arasında birkaç silahlı çatışma hadisesi yaşanmıştı. Savaştan sonra Yugoslavya Istria Bölgesini ve bölgedeki Zadar ve Rijeka (ki, 1920'lerde bu şehrin bir kısmı İtalya sınırlarında kalacak şekilde kurulmuştu) şehirlerini işgal etti. Böylelikle, bölgede yaşayan Slav kökenli halkların (çoğunlukla Hırvat ve Sloven) haklarını garanti altına alıyordu. Yugoslav yönetimi bununla da yetinmeyip, Trieste'yi de ilhak planları yapmaktaydı ki, Müttefikler buna şiddetle karşı çıkmaktaydı. Yugoslavya'nın bu talepleri, Batılı güçlerle Yugoslav ordusunu karşı karşı getirmiş ve silahlı çatışmalar yaşanmıştı. Yugoslav savaş uçakları ABD nakliye uçaklarına saldırmış bu da Batı'nın sert protestolarıyla karşılanmıştı.1945 ve 1948 yılları arasındaki sürede, en az dört ABD uçağı düşürüldü. Stalin bu tarz eylemlere açıkça karşı çıkıyordu. Zira II. Dünya Savaşı'nın getirdiği yıkım ve kayıplar sebebiyle, kendisini Batı ile açık bir savaşta taraf olabilecek kuvvette görmüyordu.

Tüm bunlara ilave olarak, Tito Yunan İç Savaşı'nda açıkça komünistleri desteklemekteydi. Stalin ise Churchill ile yaptığı Yüzdeler Anlaşması uyarınca, bu savaşta taraf olmamayı seçmiş ve mesafesini korumuştu.

Sonuç

İhraç kararı, Yugoslavya ve diğer sosyalist ülkeler arasına etkili bir set çekmiş oldu. Tito, ihraçtan sonra, ülkesinde Kominform'un kararına destek verenlere baskı uygulayarak onları Kominformist olmakla suçladı. Muhaliflerin çoğu "Goli otok"ta Gulag benzeri hapishaneye gönderildi. 1948 ve 1952 yılları arasında, müttefiklerini, özellikle de Macaristan'ı, olası bir Yugoslavya savaşına karşı, askeri gücünü arttırması yönünde teşvik etti. Zira böyle bir savaşta, Macaristan'ın başı çekmesi öngörülmüştü. Stalin'in halefi, Nikita Kruşçev, bu durumu daha sonra şöyle yorumlamaktaydı: "Tito, Kore'den sonra Stalin'in listesinde sonraki hedefti."

Diğer Doğu Avrupa ülkelerinde de çok geçmeden sözde "Titocu" tasfiyesi başladı. Titoizm, SSCB'den farklı olarak, kendi ulusal sosyalist sistemlerini kurmaya çalışan ülkelerin politikalarıyla beraber anılmaya başlandı. SSCB II. Dünya Savaşı'nın hemen sonrasında bu tip ulusal hareketlere göz yummakta iken, Yugoslavya'nın başkaldırısı sebebiyle, diğer Doğu Avrupa ülkelerine, Titocu isyanın yayılmasını önlenmesi amacıyla daha fazla baskı yapmaya başladı. Yugoslavya'nın Sovyet Bloku'ndan kopması, Sovyet Rusya için ağır bir darbe olmuştur. Onun için, bir süre Yugoslavya Sovyet Rusya'nın tehditlerine maruz kalmış ve bunun üzerine Amerika Yugoslavya'ya, Marshall Planı çerçevesinde ekonomik ve askeri yardıma başlamıştır. 1953'te Stalin’in ölümünden sonra Stalin'in halefi Nikita Kruşçev, onun politikalarını reddetti. Tito ile tekrar anlaşma sağlandı ve Yugoslavya uluslararası sosyalist devletlerin kardeşliğine yeniden dahil edildi. Ancak, iki ülke arasındaki küskünlük ve gerginlik hiçbir zaman tamamen giderilemedi. Moskova'nın çabalarına rağmen Tito tekrar Sovyet Blokuna dönmeyip, 1961'den itibaren Nehru ve Nasır ile birlikte Bağlantısızlar (Non-Aligned) Blokunun lideri olmuştur. Yugoslavya, Doğu ve Batı Dünyalarından ayrı olarak, kendi bağımsız Dünya politikalarını uygulamaya devam etti.

Ayrıca bakınız

İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">Komünizm</span> Bütün malların ortaklaşa kullanıldığı ve özel mülkiyetin olmadığı toplum sistemini hedefleyen ideoloji

Komünizm ; üretim araçlarının ortak mülkiyeti üzerine kurulu sınıfsız, parasız ve devletsiz bir toplumsal düzen ve bu düzenin kurulmasını amaçlayan toplumsal, siyasi ve ekonomik bir ideoloji ve harekettir. Sadece üretim araçlarının ortak kullanımına dayanan sosyalizm ile tam olarak aynı anlama gelmemesine rağmen hatalı bir biçimde eş anlamlı olarak da kullanılabilmektedir. 20. yüzyılın başından beri dünya siyasetindeki büyük güçlerden biri olarak modern komünizm, genellikle Karl Marx'ın ve Friedrich Engels’in kaleme aldığı Komünist Parti Manifestosu ile birlikte anılır. Buna göre özel mülkiyete dayalı kapitalist toplumun yerine meta üretiminin son bulduğu komünist toplum gerçektir. Komünizmin temelinde yatan sebep, sınıfsız, ortak mülkiyete dayalı bir toplumun kurulması isteğidir. Sınıfsız toplumlarda en genel anlamıyla tüm bireylerin eşit olması fikri karşıt görüşlüler tarafından "ütopya" olarak görülür ve zorla yaşanmaya çalışılırsa kaosa yol açacağı iddia edilir. Paris Komünü, komünist sistem yaşayabilmiş ilk topluluktur. Bunun dışında Mahnovist hareket öncülüğünde Ukrayna ve İspanya iç savaşı sırasında yaklaşık dört yıl süren anarko-komünist hareketle şekillenen toprakların kolektifleştirilmesi esasına dayalı olarak komünist topluluklar da kurulmuştur.

<span class="mw-page-title-main">Enver Hoca</span> Komünist eski Arnavutluk lideri

Enver Halil Hoca, Arnavut komünist politikacı. 1941'den 1985'te ölümüne kadar Arnavutluk Emek Partisi Genel Sekreteri'ydi. Aynı zamanda Arnavutluk Emek Partisi Politbüro üyesi, Arnavutluk Demokratik Cephesi Başkanı ve silahlı kuvvetlerin başkomutanıydı. 1944'ten 1985'te ölümüne kadar ülkeyi yönetti. Ayrıca 1944'ten 1954'e kadar 22. Arnavutluk Başbakanı ve çeşitli zamanlarda Arnavutluk Sosyalist Halk Cumhuriyeti'nin hem dışişleri bakanı hem de savunma bakanı oldu.

<span class="mw-page-title-main">Josip Broz Tito</span> Yugoslav devrimci ve devlet adamı, 2. Yugoslavya Devlet Başkanı

Josip Broz Tito, Marksist-Leninist görüşlere sahip Yugoslav devlet ve siyaset adamı. Fikirleri Titoizm olarak bilinir.

<span class="mw-page-title-main">Doğu Bloku</span> Soğuk Savaş döneminde Orta ve Doğu Avrupanın sosyalist devletler grubu

Doğu Bloku, Komünist Blok, Sovyet Bloku ya da Demir Perde, Soğuk Savaş döneminde Sovyetler Birliği ve onun Doğu ve Orta Avrupa'daki müttefiklerini tanımlamak üzere kullanılmış olan bir terimdir. 1947'de, başta Polonya Halk Cumhuriyeti, Romanya Sosyalist Cumhuriyeti, Bulgaristan Halk Cumhuriyeti, Macaristan Halk Cumhuriyeti, Çekoslovakya Sosyalist Cumhuriyeti ve Doğu Almanya olmak üzere komünist rejim altına giren birçok ülke Moskova'dan yönetilen bir blok hâline gelmiş bulunuyordu.

<span class="mw-page-title-main">Soğuk Savaş</span> 1947–1991 yılları arasında Batı Bloku ve Doğu Bloku arasında geçen jeopolitik gerginlik süreci

Soğuk Savaş, iki Süper güç olan ABD önderliğinde Batı Bloku ile Sovyetler Birliği'nin önderliğinde Doğu Bloku ülkeleri arasında Truman Doktrini'nin ilanından (1947) SSCB'nin dağılmasına (1991) kadar devam ettiği kabul edilen uluslararası siyasi ve askeri gerginlik. Soğuk Savaş dönemi, Amerika liderliğinde batı dünyası ile Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği'nin önderliğindeki komünist blok arasındaki dünya üzerinde geniş bir nüfusu etki etmesine verilen isimdir. Soğuk Savaş döneminde NATO, "Batı İttifakı" olarak da biliniyordu. Batı Bloku, NATO üyesi ülkeler ile NATO üyesi olmayan ancak ABD ile müttefik olan kapitalist ve antikomünist ülkelerden, Doğu Bloku ise Varşova Paktı'na üye olan komünist ve bu pakta üye olmayan diğer komünist ülkelerden oluşuyordu. Bu iki karşıt blokun yanı sıra hiçbir bloku desteklemeyen Bağlantısızlar Hareketi isimli üçüncü bir blok daha vardı. Çin ve Yugoslavya hem Doğu Bloku ülkeleri, hem de Bağlantısızlar Hareketi ülkeleriydi. Bu iki komünist ülkenin her iki blokta da olmasının nedeni Sovyetler Birliği ile olan görüş farklılıklarıydı.

<span class="mw-page-title-main">Komintern</span> uluslararası kuruluş

Komintern 1919 Martında, savaş komünizmi döneminin (1918-1921) ortasında Vladimir Lenin ve Sovyetler Birliği Komünist Partisi tarafından kurulan, "silahlı kuvvetler de dahil tüm mümkün araçlarla uluslararası burjuvaziyi yıkmak ve devletin tamamen yok oluşu için bir geçiş aşaması demek olan Uluslararası Sovyet Cumhuriyetini yaratmak için" mücadele etme amacı güden uluslararası bir komünist örgüt.

<span class="mw-page-title-main">Stalinizm</span> Marksist-Leninist ideolojinin teori ve pratiği

Stalinizm veya Stalincilik, Marksist-Leninist ideolojinin 1928-1953 yılları arasında Sovyetler Birliği’ni yöneten Sovyetler Birliği Komünist Partisi Genel Sekreteri Josef Stalin’in uyguladığı siyasi sistemde kullanılan teori ve pratiğine verilen addır.

<span class="mw-page-title-main">Kominform</span>

Kominform, Sovyetler Birliği Komünist Partisi'nin ve Doğu Avrupa ülkelerinin, 5 Ekim 1947'de "Amerikan emperyalizminin bir aleti" olarak tanımladığı Marshall Planı'na karşıt bir girişim olarak; SSCB, Polonya, Bulgaristan, Çekoslovakya, Romanya, Macaristan, Yugoslavya, Fransa, İtalya komünist partileri liderlerini bir araya getiren Kominform'u kurmuştur. Kominform, görünüşte Marshall Planı'na mukabele amacına yönelik bir adım olarak takdim edilmişse de, gerçekte amacı, dünya ve özellikle Avrupa Komünist hareketinin koordinasyonu ve Alman-Sovyet Saldırmazlık Paktı ertesinde lağvedilen 3. Enternasyonal'in fonksiyonlarını üstlenmekteydi. Bu nedenle Kominform bir nevi 3. Enternasyonal'in ardılı olarak nitelendirilebilir.

Çin-Sovyet Ayrılığı, dönemin iki büyük komünist devleti olan Çin ve Sovyetler Birliği (SSCB) arasında 1960-1989 yılları arasında Marksizm-Leninizm'e dair teorik ve ideolojik tartışmalardan kaynaklanan ciddi bir diplomatik ayrılıktır. Sovyetler Birliği Komünist Partisi Genel Sekreteri Josef Stalin'in 1953 yılındaki ölümünden sonra Nikita Kruşçev tarafından başlatılan destalinizasyon ve barış içinde bir arada yaşama politikaları sonucunda doktriner ayrılıklar kısmen başlamış, 1969'da zirveye ulaşmış ve farklı yollarla 1980'lerin sonuna kadar sürmüştür.

<span class="mw-page-title-main">Bulgar Komünist Partisi</span> Bulgaristan Halk Cumhuriyetinin 1946-1990 arasında iktidar partisi

Bulgar Komünist Partisi Bulgaristan Halk Cumhuriyeti'nin 1946-1990 yılları arasında iktidardaki partisiydi. Vatan Cephesi'ne liderlik eden parti 1944 yılında II. Dünya Savaşı'nın sonuna doğru, Bulgar partizanlar hükûmeti devirmesi sonucu iktidara geldi.

<span class="mw-page-title-main">Andrey Jdanov</span>

Andrey Aleksandroviç Jdanov, , Sovyet politikacı.

<span class="mw-page-title-main">Yugoslavya Sosyalist Federal Cumhuriyeti</span> 1945-1992 yıllarında Balkanlarda bulunan sosyalist federal cumhuriyet

Yugoslavya Sosyalist Federal Cumhuriyeti, Balkanlar'da II. Dünya Savaşı'ndan sonra kurulan ve 1992 yılına kadar hüküm süren sosyalist federal cumhuriyet. Devletin bulunduğu alanda bugün Bosna-Hersek, Sırbistan, Hırvatistan, Kuzey Makedonya, Karadağ, Slovenya ve Kosova bulunur.

<span class="mw-page-title-main">Arnavutluk Emek Partisi</span> 1946-1991 yılları arasında Arnavutluk’daki tek yasal siyasi parti

Arnavutluk Emek Partisi 1946-1991 yılları arasında Arnavutluk’da yasal tek siyasi parti olarak iktidarda olmuştur.

Yugoslav Halk Ordusu, Yugoslavya Sosyalist Federal Cumhuriyeti'nin ve 1945'ten 1992'ye kadar olan öncüllerinin ordusuydu.

<span class="mw-page-title-main">Tito-Stalin ayrılığı</span>

Tito–Stalin ayrılığı Yugoslavya Sosyalist Federal Cumhuriyeti ve SSCB liderleri arasında baş gösteren ve 1948 yılında Yugoslavya'nın Kominform'dan ihraç edilmesiyle sonuçlanan görüş ayrılığına ve uzlaşmazlık sürecine verilen isimdir. Bu aynı zamanda, Yugoslavya'da Informbiro dönemi adıyla anılacak, SSCB ile olan ilişkilerin iyice zayıfladığı, 1955 yılına kadar devam edecek bir dönemin başlangıcıydı.

<span class="mw-page-title-main">Yugoslav Partizanları</span>

Yugoslav Partizanları ya da Ulusal Kurtuluş Ordusu, resmi adıyla Ulusal Kurtuluş Ordusu ve Yugoslavya'nın Partizan Müfrezeleri, komünist olmayan otonomik bir yapıda olan Leh direniş hareketiyle karşılaştırılan Avrupa'nın en etkili Anti-Nazi direniş hareketiydi. Yugoslav Direnişi II. Dünya Savaşı sırasında Yugoslavya Komünist Partisi önderliğinde sürdürülmüştür.

<span class="mw-page-title-main">Türkiye-Yugoslavya ilişkileri</span> İkili ilişkiler

Türkiye-Yugoslavya ilişkileri, Türkiye ile Yugoslavya arasındaki tarihi dış ilişkilerdi.

<span class="mw-page-title-main">Informbiro dönemi</span>

Informbiro dönemi, Yugoslavya tarihinde, 1948'in ortalarında Tito-Stalin ayrılığının ardından, ülkenin 1955'te Belgrad deklarasyonunun imzalanmasıyla Sovyetler Birliği ile kısmi yakınlaşmasına kadar süren bir dönemdi. İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra, Josip Broz Tito liderliğindeki Yugoslavya, Doğu Bloku'nun çıkarlarıyla bağdaşmayan bir dış politika izledi. Sonunda bu, kamuoyunda çatışmaya yol açtı, ancak Yugoslav liderliği, önemli dış ve iç baskılara rağmen Sovyet taleplerine boyun eğmemeye karar verdi. Dönem, Yugoslavya'daki siyasi muhalefetin zulmüne tanık oldu ve binlerce kişinin hapsedilmesine, sürgüne gönderilmesine veya zorunlu çalışmaya gönderilmesine neden oldu. 1948 ile 1953 yılları arasında 100 Yugoslav vatandaşı ciddi şekilde yaralandı veya öldürüldü, bazı kaynaklar Goli otok esir kampında 400 kişinin hayatını kaybettiğini iddia ediyor. Tasfiyeler, Yugoslavya'nın güvenlik aygıtının ve ordusunun önemli sayıda üyesini içeriyordu.

<span class="mw-page-title-main">Belgrad deklarasyonu</span>

Belgrad deklarasyonu Yugoslavya Devlet Başkanı Josip Broz Tito ve Sovyet lideri Nikita Kruşçev tarafından 2 Haziran 1955'te imzalanan ve iki devlet arasında kısa süreli bir uzlaşma sağlayan bir belgedir. Belgenin imzalanmasına giden müzakereler 27 Mayıs ve 2 Haziran tarihleri arasında gerçekleşti.

<span class="mw-page-title-main">Bled Antlaşması (1947)</span>

Bled Antlaşması, 1 Ağustos 1947'de Georgi Dimitrov ve Josip Broz Tito tarafından Bled, Slovenya, Yugoslavya'da imzalandı ve Bulgaristan ile Yugoslavya'nın gelecekte birleşmesi için yol açtı. yeni bir Balkan Federasyonu. Ayrıca Vardar Makedonyası ile Pirin Makedonyasının birleşmesini ve Batı Outlands'in Bulgaristan'a dönüşünü de öngördü. Anlaşma vizeleri kaldırdı ve gümrük birliğine izin verdi. Aynı zamanda Bulgaristan ilk kez etnik Makedonları ve Makedon dilini tanıdı.