İçeriğe atla

Titius-Bode yasası

Titius-Bode yasası (ya da yalnızca Bode yasası) Güneş Sistemi'nde bulunan gezegenlerin yarı büyük eksenlerinin basit bir kurala dayandığını ileri süren bir varsayımdır. 1846 yılında Neptün'ün bulunmasıyla geçersiz kalmıştır. Yasa adını Johann Daniel Titus (1729-1796) ve Johann Elert Bode (1747-1826) adlı iki Alman astronomundan almıştır. Titus kuralı ortaya koymuş, Bode ise kuralın bilim dünyasınca tanınmasını sağlamıştır.

Gezegen kavramı

Antik çağlardan beri gezegenlerin varlığı bilinirdi. Antik çağda çıplak gözle görünen ve gökyüzündeki hareketleri arka plan yıldızlardan farklı olan yedi cisim gezegen (planet) olarak adlandırılıyordu. Bunlar, Güneş, Ay, Merkür, Venüs, Mars, Jüpiter ve Saturn'dü. Copernicus'un Güneş merkezli evren modelinden sonra Dünya'nın gezegen olduğu, buna karşılık Güneş ve Ay'ın gezegen olmadığı anlaşıldı. Bu altı cismin yörüngeleri de hesaplandı.

Gezegen yörüngeleri

Gezegen yörüngeleri elips şeklindedir. Ancak elips dış merkezliği genellikle 0 a yakındır. Yani elipler (bir ölçüde Merkür hariç) çembere yakındır Bu elipslerin yarı büyük eksenleri ölçülmüştür. (Elipsteki yarı büyük eksen çamberdeki yarıçapın karşılığıdır) Mesela Dünyanın yarı büyük ekseni 149.6 milyon kilometredir. Tabloda "Güneş'e uzaklık başlığı altında yarı büyük eksenler gösterilmiştir. 18. yüzyılda bazı astronomlar Dünya'nın Güneş'e olan uzaklığını 10 birim kabul ederek diğer gezegenlerin yarı büyük eksenlerini bu ölçü birimiyle de ölçtüler. Tabloda bu 18. yüzyılda bilinen altı gezegenin yarı büyük eksenleri bu ölçü birimiyle de gösterilmiştir.[1]

GezegenGüneş'e uzaklık
(milyon kilometre)
Güneş'e uzaklık
(Dünya uzaklığının 1/10 u cinsinden)
Merkür57.93.9
Venüs108.27.2
Dünya149.610
Mars227.9915.2
Jupiter778.652.0
Saturn1433.595.8

Yasanın ortaya çıkışı

Bu grafikte gezegenlerin gerçek uzaklıkları (mavi)ve Bode Titus yasasına göre hesaplanan uzaklıkları (kırmızı) görünmektedir.

Gezegen yörüngelerinin gezegenlerin birbirlerine olan etkisi sebebiyle zaman içinde biraz değiştiği varsayıldığı için Titus küsuratlı rakamları tam sayıya tamamladı ve 1766 yılında yörünge yarı büyük eksenleri için bir seri oluşturdu: Bu seri 4,7,10,16,52 ve 96 sayılarından oluşuyordu.[2] Serideki bu rakamlar arasında şöyle bir ilişki kurdu:

Merkür :4+0=4
Venüs :4+3*1=4+3*20=7 birim
Dünya 4+3*2=4+3*21=10 birim
Mars: 4+3*4=4+3*22=16 birim
Jüpiter:4+3*16=4+3*24=52 birim
Saturn:4+3*32=4+3*25=100 birim

ya da matematik denklemiyle; Venüs ve sonraki gezegenler için;

Burada a yarı büyük eksen, m gezegenin 2. gezegen Venüs^ten başlamak kaydıyla Güneşe yakınlık sıradır. Bu matematiksel ilişki ilginç bulunmakla birlikte Mars ve Jüpiter arasındaki uyumsuzluk, yani 4+3*23 yarı büyük ekseninde bir gezegenin olmaması sebeiyle fazla inandırıcı bulunmuyordu. Ancak üst üste gelen iki keşif durumu değiştirdi.

  • 1781 yılında Uranüs gezegeni keşfedildi. Uranüs yarı büyük ekseni 2872.5 milyon kilometre yani 192.2 birimdir.
Uranüs:4+3*26=196 birim

1801 yılında (yani Tütus'un ölümünden sonra) Ceres cüce gezegeni bulundu. Ceres yarı büyük ekseni 414 milyon kilometre yani 27.68 birimdir

Ceres:4+3*23 =28 Birim

Özetle

GezegenBode Titus yasasına göre Yarı büyük eksenÖlçülen yarı büyük eksenSapma
Merkür43.87%3
venüs77.23%3
Dünya1010-
Mars1615.24%5
ceres2827.68% 1
Jüpiter5252.040
saturn10096% 4
Uranüs196192.2% 4

Matematiksel ifadesi

Yasaya göre Güneş'ten dışarı doğru her gezegenin a ile ifade edilen yarı büyük ekseni, Dünya'nın yarı büyük ekseni = 10 olacak şekilde birimlerle gösterildiğinde

n = 0, 3, 6, 12, 24, 48 ..., gibi n'in değerleri için bir öncekinin iki katı olacak değerler alır. Elde edilen değerler 10'a bölünerek gök birimine (GB) çevrilir ve şu ifade de kullanılır

= 0.4 + 0.3 · 2 m

m = , 0, 1, 2,...[3]

Dış gezegenler için, her gezegenin kabaca bir önceki gezegenin Güneş'ten olan uzaklığının iki katı kadar uzakta olduğu tahmin edilir.

Basit anlatımı

Berlin’li astronom “Bode”ye göre, gezegenler uzayda tesadüfi olarak konumlanmamışlardır. Onların güneşe olan uzaklıkları, kendi keşfettiği belirgin bir kurala bağlıdır.[4]

Şöyle ki
Sıfırdan başlayarak, takip eden ilk sayı 3 olarak alınır. Sonraki her bir sayı, bir öncekinin iki katı olmak üzere toplam 8 adet sayı belirlenir:
Seçilen sayılar
0 3 6 12 24 48 96 192

Bu sayıların her birine 4 ilave edilir:

Seçilen sayılar + 4
4 7 10 16 28 52 100 196

Bulunan sayıların her biri 10'a bölünür:

(Seçilen sayılar + 4) / 10
0,4 0,7 1,0 1,6 2,8 5,2 10,0 19,6

Elde edilen bu sayılardan 1 sayısı dünyanın güneşe uzaklığı olarak kabul edilirse, diğer sayılar diğer gezegenlerin güneşe yaklaşık uzaklığını verir.

Gezegenlerin güneşe gerçek uzaklıkları ise şöyledir:

Gezegenlerin güneşe olan gerçek uzaklıkları[5]
0,3870 0,7233 1 1,5236 - - - - 5,2028 9,5388 19,1832
Merkür Venüs Dünya Mars - - - - Jüpiter Satürn Uranüs

Yasanın sonu

Bir süre için daha sonra keşfedilecek gezegenlerin de bu kurala uyacağı varsayıldı. Ancak bu beklenti boş çıktı. 1846 yılında Neptün gezegeni keşfedildi. Ama beklentinin aksine bu gezegenin yarı büyük ekseni 4+3*27=388 birim değil, 301.1 birimdi. Sapma % 26 ydı. 20. yüzyılda Kupier kuşağındaki Pluto, Eris vb çeşitli cüce gezegenler keşfedilince hiç birinin yarı büyük ekseninin Bode Titus kuralına uymadığı ortaya çıktı.

Notlar

  1. ^ "NASA Gezegen tablosu (İngilizce)". 26 Ağustos 2019 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 7 Mart 2019. 
  2. ^ Isaac Asimov:Biographical Encyclopaedia of Science and Technology ISBN 0 330 24322 3 sf 290
  3. ^ "Debris & Formation" (PDF). Wartburg College. 27 Mart 2009 tarihinde kaynağından (PDF) arşivlendi. Erişim tarihi: 8 Kasım 2007. 
  4. ^ Mon Professeur, GRANDE ENCYCLOPÉDIE AUTODIDACTIQUE MODERNE ILLUSTRÉE, TOME PREMIER, Paris. Cilt 1, Sayfa 122
  5. ^ 1900'lü yılların başında (1910'dan az sonra) basılmış "Mon Professeur" adlı Fransızca ansiklopedideki değerlerdir.

İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">Güneş Sistemi</span> Güneş ve Güneş merkezli astronomik cisimler

Güneş Sistemi, Güneş'in kütleçekim kuvvetiyle yörüngede tutulan ve çeşitli gök cisimlerinden oluşmuş bir sistemdir. Güneş ve 8 gezegen ile onların doğruluğu onaylanmış 150 uydusu, 5 cüce gezegen ile onların bilinen toplam 8 uydusu ve milyarlarca küçük gök cisminden oluşur. Küçük cisimler kategorisine asteroitler, Kuiper Kuşağı cisimleri, kuyruklu yıldızlar, gök taşları ve gezegenler arası toz girer.

<span class="mw-page-title-main">Venüs</span> Güneş sisteminde yer alan, Güneşe en yakın 2., sıcaklık açısından 1. sırada yer alan gezegen

Venüs, Güneş Sistemi'nde Güneş'e uzaklık bakımından ikinci sıradaki, sıcaklık bakımından ise birinci sıradaki gezegendir.

<span class="mw-page-title-main">Asteroit</span> yörüngeleri çoğunlukla Mars ile Jüpiter gezegenleri arasında kalan gökcisimleri

Asteroit,, iç Güneş Sistemi'nde yörüngede dönen ve meteoroitlerden daha büyük, fakat cüce gezegenlerden daha küçük olan bir küçük güneş sistemi cismidir. Atmosferi olmayan metalik veya kayalık cisimlerdir. Asteroitlerin boyutları ve şekilleri, cüce gezegenler de dahil olmak üzere önemli ölçüde farklılık gösterir.

<span class="mw-page-title-main">Merkür</span> Güneş sisteminde yer alan, Güneşe en yakın ve sistem içerisindeki en küçük gezegen

Merkür, Güneş Sistemi'ndeki en küçük ve Güneş'e en yakın gezegendir. Adını, ticaret ve iletişim tanrısı ve tanrıların habercisi olan antik Roma tanrısı Mercurius'tan (Mercury) almıştır. Yüzey kütleçekimi yaklaşık olarak Mars ile aynı olan bir karasal gezegen olarak sınıflandırılır. Yüzeyi, milyarlarca yıldır biriken sayısız çarpma olayının bir sonucu olarak yoğun şekilde kraterlerle kaplıdır. En büyük krateri olan Caloris Planitia, 1.550 km (960 mi) çapındadır ve gezegenin çapının üçte biri kadardır. Dünya'nın uydusu Ay'a benzer şekilde Merkür'ün yüzeyi, bindirme faylarından kaynaklanan geniş bir uçurum sistemi (yarıklar) ve çarpma olayı kalıntıları tarafından oluşturulan parlak ışın sistemleri sergiler.

<span class="mw-page-title-main">Güneş Sistemi'ndeki cisimlerin listesi</span> Vikimedya liste maddesi

Aşağıda Güneş Sistemi'ndeki cisimlerin Güneş'ten uzaklıklarına göre sıralanmış bir listesi bulunmaktadır. Çapı 500 km'den küçük cisimler listeye alınmamıştır.

<span class="mw-page-title-main">Yörünge</span> bir gökcisminin bir diğerinin kütleçekimi etkisi altında izlediği yola yörünge adı verilir

Gök mekaniğinde yörünge veya yörünge hareketi, bir gezegenin yıldız etrafındaki veya bir doğal uydunun gezegen etrafındaki veya bir gezegen, doğal uydu, asteroit veya lagrange noktası gibi uzaydaki bir nesne veya konum etrafındaki yapay uydunun izlediği kavisli bir yoldur. Yörünge, düzenli olarak tekrar eden bir yolu tanımlamakla birlikte, tekrar etmeyen bir yolu da ifade edebilir. Gezegenler ve uydular Kepler'in gezegensel hareket yasalarında tanımlandığı gibi, kütle merkezi elips biçiminde izledikleri yolun odak noktasında olacak şekilde yaklaşık olarak eliptik yörüngeleri takip ederler.

<span class="mw-page-title-main">Dış merkezlik (astronomi)</span>

Astrodinamikte, bir astronomik cismin yörünge eksantrikliği, başka cisim etrafındaki yörüngesinin mükemmel bir daireden ne kadar saptığını belirleyen boyutsuz bir parametredir.

<span class="mw-page-title-main">Gezegen</span> bir yıldız veya yıldız kalıntısının yörüngesinde dolanan gök cismi

Gezegen; genellikle bir yıldız, yıldız kalıntısı ya da kahverengi cücenin yörüngesinde bulunan, yuvarlak hâle gelmiş bir astronomik cisimdir. Uluslararası Astronomi Birliğinin (IAU) tanımına göre Güneş Sistemi'nde sekiz gezegen bulunur. Bunlar, karasal gezegenler Merkür, Venüs, Dünya ve Mars; dev gezegenler Jüpiter, Satürn, Uranüs ve Neptün'dür. Gezegen oluşumu için bilimsel açıdan mevcut en iyi teori, bir bulutsunun kendi içine çökmesi sonucu bir yıldızlararası bulut meydana getirdiğini ve yıldızlararası bulutun da bir önyıldız ve bunun yörüngesinde dönen bir öngezegen diski oluşturduğunu öne süren bulutsu hipotezidir. Gezegenler bu disk içinde, kütleçekiminin etkisiyle maddelerin kademeli olarak birikmesi sonucu, yığılma (akresyon) olarak adlandırılan süreçte büyürler.

<span class="mw-page-title-main">Asteroit kuşağı</span>

Asteroit kuşağı, Güneş Sistemi'nde Güneş merkezli ve kabaca Jüpiter ile Mars gezegenlerinin yörüngeleri arasındaki uzayı kaplayan torus şeklinde bir bölgedir. Bu bölgede asteroit veya küçük gezegen olarak adlandırılan çok sayıda katı ve düzensiz şekillerde gök cisimleri bulunur. Tanımlanan nesneler çok farklı boyutlarda olabilir, fakat gezegenlerden çok daha küçüklerdir ve birbirlerinden ortalama olarak bir milyon kilometre uzaklıklarda bulunurlar. Bu asteroit kuşağı, Güneş Sistemi'ndeki diğer asteroit popülasyonlarından ayırt edilebilmesi için ana asteroit kuşağı veya ana kuşak olarak da adlandırılır.

<span class="mw-page-title-main">Cüce gezegen</span> Güneşin veya başka bir yıldızın etrafında hareket eden, gezegen olarak kabul edilebilecek kadar büyük olmayan yuvarlak bir metal ve kaya veya gaz kütlesi

Cüce gezegen, doğrudan Güneş etrafında hareket ettiği bir yörüngede bulunan, bu nedenle başka bir cismin doğal uydusu olmayan, kütleçekimsel olarak yuvarlak olacak kadar büyük, ancak Güneş Sistemi'nin sekiz klasik gezegeni gibi yörünge baskınlığı elde etmek için yetersiz olan küçük gezegen kütleli bir cisimdir. En tipik cüce gezegen örneği, 2006 yılında "cüce" kavramı benimsenmeden önce onlarca yıl boyunca bir gezegen olarak kabul edilen Plüton'dur.

<span class="mw-page-title-main">Apsis (astronomi)</span> Bir cismin yörüngesindeki en uzak ve en yakın nokta

Apsis, gök mekaniğinde, eliptik yörüngedeki bir cismin genelde sistemin kütle merkezi durumunda da olan çekim merkezine yörünge boyunca en yakın ve en uzak olduğu noktalara verilen addır.

<span class="mw-page-title-main">Kepler'in gezegensel hareket yasaları</span>

Kepler'in gezegensel hareket yasaları, Güneş Sisteminde bulunan gezegenlerin hareketlerini açıklayan üç matematiksel yasadır. Alman matematikçi ve astronom Johannes Kepler (1572-1630) tarafından keşfedilmişlerdir.

<span class="mw-page-title-main">Geri ve ileri yönlü hareket</span> Bir astronomik cismin yörünge veya kendi ekseni etrafında, ana cismine göre ters yönde dönüşü

Geri yönlü hareket, genel olarak, astronomik bir nesnenin kütle çekimi altında bulunduğu birincil cismin dönüş yönüne göre tam tersi yönündeki yörünge veya dönme hareketi olarak tanımlanmaktadır. Ayrıca bir nesnenin dönme ekseninin salınımı veya üğrümü gibi diğer hareketleri de tanımlayabilir.

<span class="mw-page-title-main">Düzensiz uydu</span> Uzak, eğimli ve genellikle eksantrik ve retrograd yörüngeyi takip eden doğal uydu

Astronomide düzensiz uydu veya düzensiz doğal uydu, uzak, eğik ve genellikle dış merkezli, ters yön yörünge izleyen bir doğal uydudur. Bunlar, oluşumunu yörüngelerinde gerçekleştiren düzenli uydulardan farklı olarak ana gezegenleri tarafından yakalanmışlardır. Düzensiz uydular, genellikle benzer şekilde düzensiz yörüngelere sahip olan fakat sonunda uzaklaşarak ayrılacak olan geçici uyduların aksine sabit bir yörüngeye sahiptir. Terim, şekle atıfta bulunmaz; örneğin Triton yuvarlak bir uydudur, fakat yörüngesi nedeniyle düzensiz olarak kabul edilir.

<span class="mw-page-title-main">Yörünge mekaniği</span>

Yörünge mekaniği veya astrodinamik, roketler ve diğer uzay araçlarının hareketini ilgilendiren pratik problemlere, balistik ve gök mekaniğinin uygulamasıdır. Bu nesnelerin hareketi genellikle Newton'un hareket kanunları ve Newton'un evrensel çekim yasası ile hesaplanır. Bu, uzay görevi tasarımı ve denetimi altında olan bir çekirdek disiplindir. Gök mekaniği; daha genel olarak yıldız sistemleri, gezegenler, uydular ve kuyruklu yıldızlar gibi kütle çekimi etkisinde bulunan yörünge sistemleri için geçerlidir. Yörünge mekaniği; uzay araçlarının yörüngelerine ait yörünge manevraları, yörünge düzlemi değişiklikleri ve gezegenler arası transferler gibi kavramlara odaklanır ve itici manevralar sonuçlarını tahmin etmek için görev planlamacıları tarafından kullanılır. Genel görelilik teorisi, yörüngeleri hesaplamak için Newton yasalarından daha kesin bir teoridir ve doğru hesaplar yapmak ya da yüksek yerçekimini ihtiva eden durumlar söz konusu olduğunda bazen gereklidir.

Nice modeli, Güneş Sistemi'nin dinamik evrimi için önerilmiş bir senaryodur. Adını, ilk olarak 2005 yılında geliştirildiği Côte d'Azur Gözlemevinin bulunduğu Fransa'nın Nice kentinden almıştır. Model temel olarak ön gezegen diskinin dağılmasından uzun bir süre sonra dev gezegenlerin ilk oluşum yapılanmasından mevcut konumlarına doğru hareket ettiğini öne sürmektedir. Bu yönüyle Güneş sisteminin oluşumuna dair öne sürülen önceki modellerden farklıdır. Bu gezegen hareketi, Güneş sisteminin dinamik simülasyonlarındaki Geç Dönem Ağır Bombardımanı, Oort bulutunun oluşumu ve Kuiper kuşağı cisimleri, Jüpiter truvaları ve Neptün ötesi cisimler de dahil olmak üzere küçük Güneş sistemi kütlelerinin ortaya çıkışı gibi tarihi olayları açıklamak için kullanılır.

<span class="mw-page-title-main">Uranüs'ün yörüngesinden geçen küçük gezegenler listesi</span> Vikimedya liste maddesi

Uranüs-kesişeni, yörüngesi Uranüs'ün yörüngesiyle kesişen bir küçük gezegendir. 2005 itibarıyla bilinen numaralı Uranüs-kesişenleri aşağıda listelenmiştir. Hepsi olmasa da çoğu kesişenler centaur'dur.

Bir Jüpiter kesişen, yörüngesi Jüpiter'inkiyle kesişen küçük gezegenleri belirtmek için kullanılan bir teknik terimdir. Bu grubun içinde yer alan Jüpiter truvalıları kapsamında, iç ve dış sıyıranlar, eş yörüngeler ve kesişenler bulunmaktadır.

<span class="mw-page-title-main">Güneş Sistemi'nin ana hatları</span> genel bakış ve başlık listesi

Aşağıda yer alan ana hat, Güneş Sistemi'ne genel bir bakış ve güncel bir rehber olarak hazırlanmıştır:

Güneş Sisteminde bir gezegenin yörüngesi, diğer bir gezegenin Güneş etrafındaki yörüngesinin içinde yer alıyorsa, başka bir değişle yörüngesi kapsanıyorsa başka bir gezegene göre daha aşağı veya daha içte olarak belirtilmektedir. Bu durumda ikinci gezegenin birinciden dışında yani daha üstün olduğu inanışı hakimdir. Terimlerin orijinal olarak kullanıldığı Dünya referans çerçevesinde, aşağı gezegenler Merkür ve Venüs, üstün gezegenler ise Mars, Jüpiter, Satürn, Uranüs ve Neptün'dür. Ceres veya Plüton gibi cüce gezegenler ile asteroitlerin birçoğu, neredeyse hepsinin Dünya yörüngesinin dışında yörüngede olmaları anlamında 'üstün' olarak kabul edilmektedir.