İçeriğe atla

Titan'ın kolonizasyonu

Satürn'ün uydusu Titan (doğal rengiyle)

Satürn'ün en büyük uydusu Titan, aşırı soğuğa karşı korunma sorununa rağmen gelecekteki olası Dış Güneş Sistemi'ndeki kolonizasyon için birkaç adaydan birisidir.

2008'deki Cassini verilerine göre, Titan'da, Dünya'daki bilinen bütün petrol ve doğal gaz rezervlerinden yüzlerce kat daha fazla sıvı hidrokarbon bulunur. Bu hidrokarbonlar gökyüzünden yağmur olarak yağar ve göller ile kumulları oluşturan geniş birikintiler halinde toplanır.[1] Cassini'deki radar verilerini temel alarak Titan üzerine araştırma yapan Ralph Lorenz, " Titan, sadece karbon içeren malzeme ile kaplı. Titan, organik bileşenlerden oluşan bir mega fabrika gibi." ve "Bu geniş karbon envanteri Titan'ın jeolojisine ve iklim tarihine önemli bir bakıştır." demiştir. Titan'da yüzlerce göl ve deniz gözlemlendi; birkaç düzinesinin Dünya'nın petrol ve gaz rezervlerinden daha fazla sıvı hidrokarbon içerdiği tahmin ediliyor. Ekvator boyunca uzanan karanlık kum tepeleri, Dünya'nın kömür rezervlerinden yüzlerce kat daha büyük miktarda organik madde içeriyor.[2]

Radar görüntüleri 21 Temmuz 2006'da elde edilmiştir. Görüntülerde Titan'ın kuzey enlemlerinde sıvı hidrokarbon (metan ve etan gibi) gölleri gözükmektedir.

Titan 'denizi' (solda) ve Superior Gölü (sağda) karşılaştırılması

Bu Dünya dışında var olan bir gölün ilk keşfidir.[3] Göllerin boyu bir kilometre genişlikten yüz kilometre genişliğe kadar değişiklik göstermektedir.

12 Mart 2007'de Jet İtki Laboratuvarı, Titan'ın kuzey yarımküresinde metan ve etan denizleri olduğuna dair güçlü kanıt bulduklarını duyurdu. Bunlardan en az biri Kuzey Amerika'daki Büyük Göller'den daha büyüktür.[4][]

Uygunluk

Amerikalı uzay mühendisi ve yazar Robert Zubrin, görece yakın olması, düşük radyasyonu ve mükemmel uydu sistemleri sebebiyle Satürn'ü Güneş Sistemi'ndeki dört gaz devi arasındaki en önemlisi ve değerlisi olarak tanımlamıştır. Ayrıca Titan'ı, Satürn sisteminin kaynaklarını geliştirmek için üs kurulabilecek en önemli uydu olarak adlandırdı.[5]

Yaşanabilirlik

Robert Zubrin,"Bazı yönlerden Titan, güneş sistemimizdeki insan kolonizasyonu için en misafirperver dünya dışı yerdir" diyerek yaşamı destekleyebilecek tüm elementlere bolca sahip olduğuna değinmiştir.[6] Titan'ın atmosferinde bolca nitrojen ve metan bulunur. Ek olarak, yüzeyde sıvı metan var olduğuna dair güçlü kanıtlar mevcuttur. Kanıtlar, ayrıca yüzeyin altında sıvı su ve amonyak bulunduğuna ve bunun yüzeye volkanik aktivite ile aktarıldığına işaret etmektedir. Bu su solunabilir oksijen üretmek için kullanılabilse de, Enceladus'un (aynı zamanda Satürn'ün uydusu) buzul uydusundaki gayzerlerden Titan'ın atmosferine daha fazlası üflenir, çünkü bunlar su molekülleri olarak başlayıp oksijen ve hidrojene dönüşürler. Nitrojen, solunabilir havaya kısmi tampon gazı basıncı eklemek için idealdir (Dünya atmosferinin yaklaşık %78'ini oluşturur).[7] Nitrojen, metan ve amonyak gıda yetiştirmek için gübre üretmek amacıyla kullanılabilir.

Yerçekimi

Titan'ın yüzey yerçekimi: 0.138 g olup Ay'dan biraz daha azdır. Düşük yerçekiminin insan sağlığı üzerindeki uzun vadeli etkileri ile başa çıkabilmek bu yüzden Titan'da uzun süreli ikamet için Marsta'kine göre daha çok önemli bir sorun olacaktır. Bu etkiler hala etkin bir çalışma alanıdır. Bu semptomlar arasında kemik yoğunluğu kaybı, kas yoğunluğu kaybı ve bağışıklık sisteminin zayıflaması mevcuttur. Dünya yörüngesindeki astronotlar, bir defada bir yıl veya daha uzun bir süre boyunca mikro yerçekiminde kaldılar. Düşük yer çekiminin olumsuz etkilerine karşı etkili önlemler, özellikle günlük olarak fiziksel egzersiz veya ağır giysilerdir. Düşük yer çekiminin olumsuz etkilerinin, düşük yer çekiminin farklı seviyelerinin bir fonksiyonu olarak değişimi bilinmemektedir, çünkü bu alandaki tüm araştırmalar sıfır yer çekimindeki insanlarla sınırlıdır. Aynı şey düşük yer çekiminin fetal ve pediatrik gelişim üzerindeki olası etkileri için de geçerlidir. Titan gibi düşük yerçekiminde doğup büyüyen çocukların, Dünya'nın daha yüksek yerçekimi altındaki hayata iyi adapte olamayacakları varsayılmıştır.[8]

Enerji kaynakları

Titan'da gelecekteki insanlarının kullanabileceği enerji kaynakları arasında kimyasal, nükleer, rüzgar, güneş ve hidroelektrik yer almaktadır. Elektrik enerjisi, asetilene hidrojen ekleyen kimyasal enerji santralleri (yani hidrojenasyon; oksijen serbestçe mevcut değildir) veya Satürn'ün gelgit çekiminin her Titan'da bir metreye kadar gelgit değişikliğine neden olduğu Kraken Mare gibi büyük metan denizlerindeki türbinler kullanılarak üretilebilir. gün. Nükleer ve güneş enerjisi de mümkün olabilir. Elektrik enerjisi, asetilene hidrojen ekleyen kimyasal enerji santralleri (yani hidrojenasyon; oksijen serbestçe bulunmaz) veya Satürn'ün gelgit çekiminin her Titan gününde bir metreye kadar gelgit değişimine neden olduğu Kraken Mare gibi büyük metan denizlerindeki türbinler kullanılarak üretilebilir. Nükleer ve güneş enerjisi de uygulanabilir olabilir.[]

Uçuş

Atmosfer yoğunluğunun yüzey yerçekimine olan çok yüksek oranı, aynı zamanda bir uçağın kaldırma kuvvetini muhafaza etmesi için gereken kanat açıklığını da büyük ölçüde azaltır; öyle ki, bir insan, günümüz teknolojisiyle üretilecek bir tür uzay giysisi giyerken, kanat takabilir ve Titan'ın atmosferinde kolaylıkla uçabilir.[6] Titan'da havalanmak için teorik olarak mümkün olan bir başka yol da, Dünya benzeri sıcaklıklarda Dünya benzeri bir atmosferle dolu sıcak hava balonu benzeri bir araç kullanmaktır (oksijen nitrojenden sadece biraz daha yoğun olduğu için, Titan'daki bir yaşam alanındaki atmosfer çevredeki atmosferin yaklaşık üçte biri kadar yoğun olacaktır), ancak böyle bir aracın gereken hafifliğe rağmen aşırı soğuğu dışarıda tutabilecek bir kabuğa ihtiyacı olacaktır. Titan'ın son derece düşük sıcaklıkları nedeniyle, uçuşa bağlı herhangi bir aracın ısıtılması önemli bir engel haline gelmektedir.[9]

Ayrıca bakınız

  • Kurguda Titan

Kaynakça

  1. ^ Findings from the study led by Ralph Lorenz, Cassini radar team member from the Johns Hopkins University Applied Physics Laboratory, USA, are reported in the 29 January 2008 issue of the Geophysical Research Letters.
  2. ^ "Titan's surface organics surpass oil reserves on Earth". European Space Agency. 13 Şubat 2008. 19 Ekim 2011 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 20 Ekim 2016. 
  3. ^ "PIA08630: Lakes on Titan". Photojournal. NASA/JPL. 24 Temmuz 2006. 27 Eylül 2011 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 28 Ekim 2014. 
  4. ^ "Cassini Spacecraft Images Seas on Saturn's Moon Titan". Cassini Solstice Mission. NASA/JPL. 13 Mart 2007. 28 Ekim 2014 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 28 Ekim 2014. 
  5. ^ Robert Zubrin, Entering Space: Creating a Spacefaring Civilization, section: The Persian Gulf of the solar system, pp. 161-163, Tarcher/Putnam, 1999, 978-1-58542-036-0
  6. ^ a b Robert Zubrin, Entering Space: Creating a Spacefaring Civilization, section: Titan, pp. 163-166, Tarcher/Putnam, 1999, 978-1-58542-036-0
  7. ^ Robert Zubrin, The Case for Mars: The Plan to Settle the Red Planet and Why We Must, p. 146, Simon & Schuster/Touchstone, 1996, 978-0-684-83550-1
  8. ^ Robert Zubrin, "Colonizing the Outer Solar System", in Islands in the Sky: Bold New Ideas for Colonizing Space, pp. 85-94, Stanley Schmidt and Robert Zubrin, eds., Wiley, 1996, 978-0-471-13561-6
  9. ^ Randall Munroe (2013). "Interplanetary Cessna". 26 Mayıs 2022 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 29 Ocak 2013. 

İleri okumalar

İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">Satürn</span> Güneş Sisteminin 6. gezegeni

Satürn veya Eski Türkçedeki adıyla Sekentir ya da Sekendiz, Güneş'e en yakın altıncı gezegen ve Jüpiter'den sonra Güneş Sistemi'ndeki en büyük ikinci gezegendir. Ortalama yarıçapı Dünya'nın yaklaşık dokuz buçuk katı olan bir gaz devidir. Dünya'nın ortalama yoğunluğunun yalnızca sekizde birine sahiptir, ancak Dünya'dan 95 kat daha büyüktür. Satürn, neredeyse Jüpiter büyüklüğünde olmasına rağmen, Jüpiter'in kütlesinin üçte birinden daha azına sahiptir. Satürn, Güneş'in etrafında 9,59 AU (1.434 milyon km) mesafede 29,45 yıllık bir yörünge periyoduyla dolanır.

<span class="mw-page-title-main">Satürn'ün doğal uyduları</span> Vikimedya liste maddesi

Satürn'ün doğal uyduları, sadece onlarca metre çapındaki minik uydulardan, Merkür gezegeninden daha büyük olan muazzam Titan'a kadar çok sayıda ve çeşitlidir. Satürn, halkalarında gömülü olmayan ve yörüngeleri doğrulanmış 146 uyduya sahiptir ve ayrıca milyonlarca gömülü küçük uydu ve daha küçük sayısız halka taneciklerini içeren yoğun halkaları vardır. Yedi Satürn uydusu, elips şekline sahip olabilecek kadar büyüktür, ancak bunlardan sadece Titan ve muhtemelen Rhea şu anda hidrostatik dengededir. Satürn'ün uyduları arasında özellikle dikkat çekici olanlar; azot bakımından zengin, Dünya benzeri bir atmosfere, kurumuş nehir ağları ve hidrokarbon göllerinden oluşan bir manzaraya sahip, Güneş Sistemi'ndeki ikinci en büyük uydu olan Titan, güney kutup bölgesinden gaz ve toz jetleri çıkan Enceladus ve tezat oluşturan siyah ve beyaz yarım küreleriyle İapetus'dur.

<span class="mw-page-title-main">Astrobiyoloji</span> Dünyadaki ve uzaydaki yaşamın incelenmesi ile ilgilenen dirim bilimi dalı

Astrobiyoloji ya da eksobiyoloji, disiplinlerarası bir bilim olup, özellikle evrende yaşamın ortaya çıkmasını ve evrimini sağlayan jeokimyasal ve biyokimyasal etken ve süreçleri konu alır; bir başka deyişle, evrende biyolojik kökenin, evrimin, dağılımın ve canlıların geleceğinin incelenmesidir.

<span class="mw-page-title-main">Okyanus</span> büyük miktarda tuzlu su

Okyanus, bir gezegenin hidrosferinin çoğunu oluşturan bir su kütlesidir. Dünya üzerinde bir okyanus, Dünya Okyanusunun ana geleneksel bölümlerinden biridir. Bunlar, bölgeye göre azalan sırada, Pasifik, Atlantik, Hint, Güney (Antarktika) ve Kuzey Kutbu Okyanuslarıdır. Spesifikasyon olmadan kullanılan "okyanus" veya "deniz" ifadeleri, Dünya yüzeyinin çoğunu kapsayan birbirine bağlı tuzlu su kütlesini ifade eder. Genel bir terim olarak, "okyanus" çoğunlukla Amerikan İngilizcesinde "deniz" ile değiştirilebilir; ancak İngiliz İngilizcesinde değil. Açıkça söylemek gerekirse, deniz kısmen veya tamamen karayla çevrili bir su kütlesidir.

<span class="mw-page-title-main">Titan (uydu)</span> Satürn uydusu

Titan, Satürn'ün en büyük uydusu ve yoğun bir atmosferi olduğu bilinen tek doğal uydudur. Dünya dışında, yüzeyinde kararlı sıvı bulundurduğu kanıtlanan 2. gök cismi olan Titan'daki büyük su kütleleri gibi görünen okyanusların, metan gazının sıvı hali olduğu görülmüştür.

<span class="mw-page-title-main">Dünyalaştırma</span> bir gezegeni veya uydusunu yaşanabilir hale getirme işlemi

Terraforming, dünyalaştırma ya da yeryüzü şekillendirme, bir gezegenin ya da uydusunun koşullarını Dünya'ya benzetme, yani insanların yaşayabilmesi için uygun hâle getirme sürecidir.

<span class="mw-page-title-main">İapetus (uydu)</span>

Iapetus, tahmini 1469 km çap ile Satürn'ün üçüncü, Güneş Sistemi'nin 11. büyük uydusudur. İsmini Yunan Mitolojisi'nde bir Titan olan Iapetos'tan alır. Giovanni Domenico Cassini tarafından 1671 yılında keşfedildi.

<span class="mw-page-title-main">Doğal uydu</span> bir gezegenin yörüngesinde dönen gök cismi

Doğal uydu, en yaygın kullanımıyla, bir gezegenin, cüce gezegenin veya küçük bir Güneş Sistemi cisminin yörüngesinde dönen astronomik bir cisimdir.

<i>Cassini-Huygens</i> NASA-ESA-ASI ortak yapımı kaşif (satürn ve uyduları)

Cassini–Huygens, doğal uyduları ve halkaları da dahil olmak üzere Satürn sistemini incelemek amacıyla 15 Ekim 1997'de başlatılan NASA, ESA ve ASI ortaklığında gezegenler arası uzay araştırma göreviydi.

<span class="mw-page-title-main">Mars'ı Dünyalaştırma</span> Mars gezegenini yaşanabilir hale getirme işlemi

Mars'ı Dünyalaştırma, Mars iklimi üzerindeki varsayımsal süreçtir. Mars iklimindeki bilinen ve yüzeysel özellikleri kısıtlayarak insan kolonileşmesi için çok daha güvenli ve daha sürdürülebilir olacaktır.

Sıvı oksijen element halinde bulunan oksijenin fiziksel olarak sıvı halde bulunan çeşididir. Genellikle havacılık ve uzay, denizaltı ve gaz sanayinde kullanılır.

Huronian Buzul Çağı, 2.400 milyon ile 2.100 milyon yıl öncesi arasında gerçekleşmiştir. Jeolojik geçmişin en sert ve en uzun buzul çağıdır. Paleoproterozoik dönemin Siderian ve Rhyacaian alt bölümleri boyunca gerçekleşmiştir. Bu dönemlerde yeryüzünde sadece Tek hücreliler için yaşam mevcuttu. Huronian Buzul Çağı boyunca yeryüzü Kartopu halini aldı. Kartopu Dünya yine bir başka buzul çağına bağlı olarak 650 milyon yıl önce de yaşanmıştır. Kartopu Dünya dönemlerinde yeryüzü birkaç kilometre kalınlığında buz ile kaplanmıştır, bu nedenle Buztopu Dünya denilse daha yerinde bile olabilir.

<span class="mw-page-title-main">Europa'nın kolonileştirilmesi</span>

Jüpiter'in dördüncü büyük uydusu olan Europa, hem Bilimkurgu hem de gelecekteki insanlar tarafından yapılması öngörülen uzay kolonizasyonu alanında bilimsel spekülasyonlara konu olmuştur. Europa'nın buzaltı su okyanusları dahil olmak üzere jeofiziksel özellikleri, yüzeyinin üzerinde veya altında insan yaşamı için mümkünlük arz etmektedir.

<span class="mw-page-title-main">Titan'da yaşam</span>

Titan'da yaşam olup olmadığı sorusu; halen bilimsel değerlendirme ve araştırma konusu olarak ucu açık bir sorudur. Titan, Dünya'dan çok daha soğuktur ve yüzeyi sıvı sudan yoksundur, bu da bazı bilim insanlarının Titan'da yaşamı olası görmemesine neden olan etkenlerdendir. Öte yandan, kalın atmosferi kimyasal olarak aktiftir ve karbon bileşikleri bakımından zengindir. Yüzeyde sıvı metan ve etan gövdeleri vardır ve buz kabuğunun altında sıvı halde bir su tabakası olduğu düşünülmektedir; bazı bilim insanları, bu sıvı karışımların Dünya'daki hücre yapısından farklı canlı hücrelerin gelişimi için yaşam alanı sağlayabileceğini düşünüyor.

<span class="mw-page-title-main">Dev gezegen</span> Dünyadan çok daha büyük herhangi bir gezegendir

Dev gezegen, Dünya'dan çok daha büyük herhangi bir gezegendir. Dev gezegenler, kayaç veya diğer katı maddelerden ziyade genellikle kaynama noktası düşük malzemelerden oluşurlar, ancak devasa katı gezegenler de olabilir. Güneş Sistemi'nde bilinen dört dev gezegen vardır: Jüpiter, Satürn, Uranüs ve Neptün. Diğer yıldızların yörüngesinde dönen ötegezegenler arasında da birçok dev gezegen tanımlanmıştır.

<span class="mw-page-title-main">Huygens (uzay aracı)</span>

Huygens, 2005'te Satürn'ün uydusu Titan'a başarıyla inen atmosferik bir giriş probuydu (sonda). Avrupa Uzay Ajansı tarafından inşa edilip işletilen bu uzay aracı, Cassini-Huygens misyonunun bir parçasıydı ve Titan'a inen ilk uzay aracı ve bir uzay aracının Dünya'dan şimdiye kadar yaptığı en uzak iniş oldu. Sonda, 1655'te Titan'ı keşfeden 17. yüzyıl Hollandalı gökbilimci Christiaan Huygens'in adını almıştır.

<span class="mw-page-title-main">Buz devi</span> öncelikle hidrojen ve helyumdan daha ağır elementlerden oluşan dev gezegen

Buz devi, gaz devlerine benzer biçimde katı yüzey barındırmayan ve önemli ölçüde gazlardan oluşan ama içerdikleri elementlerden dolayı onlardan ayrılan bir gezegen kümesidir. Buz devleri, buzdan oluşmuş bir sert yüzey barındırmazlar. Buzlu maddeler yüksek sıcaklığa sahip bir çekirdeğin üzerinde yoğun biçimde bulunurlar. Güneş sisteminde iki adet buz devi bulunmaktadır, bunlar sırayla Uranüs ve Neptün'dür. Buz devleri Voyager 2 isimli insansız uzay aracı tarafından ziyaret edilmiştir.

<span class="mw-page-title-main">RP-1</span>

RP-1, roket yakıtı olarak kullanılan, görünüm olarak jet yakıtına benzeyen ve çok yüksek düzeyde rafine edilmiş bir kerosen türüdür. RP-1, sıvı hidrojenden daha düşük bir özgül dürtü sağlar, ancak daha ucuzdur, oda sıcaklığında saklanabilir ve patlama tehlikesi çok daha düşüktür. RP-1, özgül enerjisi LH 2'den daha düşük olsa da, özkütlesi ondan fazla olduğundan daha yüksek bir enerji yoğunluğu sağlar. RP-1'in ayrıca oda sıcaklığında alternatif bir sıvı yakıt olan hidrazin kadar çok toksik ve kanserojen tehlikesi de yoktur.

<span class="mw-page-title-main">Titan'ın atmosferi</span>

Titan'ın atmosferi, Satürn'ün en büyük uydusu olan Titan'ı çevreleyen yoğun gaz tabakasıdır. Güneş Sistemi'ndeki doğal uyduların atmosferlerinden tek kalın olanıdır. Titan atmosferinin alt kısmı, başlıca azot (%94,2), metan (%5,65) ve hidrojen (%0,099) elementlerinden oluşur. Eser miktarda etan, diasetilen, metilasetilen, asetilen, propan, PAH gibi hidrokarbonlar; siyanoasetilen, hidrojen siyanür, karbon dioksit, karbon monoksit, siyanojen, asetonitril, argon ve helyum gibi gazlar da Titan'ın atmosferinde bulunur. Azot izotop oranı üzerinde yapılan çalışmalar, asetonitrilin atmosferde hidrojen siyanür ve siyanoasetileni aşan miktarlarda mevcut olabileceğini öne sürmektedir. Titan atmosferinin yüzey basıncı, Dünya'dakinden yaklaşık %50 daha yüksek olup 1,5 bar'dır. Bu basınç metanın üçlü noktasına yakındır ve metanın atmosferde gaz hâlindeyken yüzeyde de sıvı hâlde olmasını sağlar. Titan, atmosferinde bulunan katran benzeri organik çökeltiler olan tolinler gibi karmaşık kimyasallar sebebiyle uzayda turuncu renkte görünür.

<span class="mw-page-title-main">Uzay kolonizasyonu</span>

Uzay kolonizasyonu, uzayın veya Dünya dışındaki gök cisimlerinin kalıcı yerleşim veya Dünya dışı bölge olarak kullanılmasıdır.