
Arnavutluk, resmî adıyla Arnavutluk Cumhuriyeti, Balkanlar'da bir ülkedir. Komşuları kuzeyde Karadağ, kuzeydoğusunda Kosova, doğusunda Kuzey Makedonya ve güneyinde Yunanistan'dır. Ayrıca ülkenin batıda Adriyatik Denizi ve güneybatıda İyonya Denizi'ne kıyısı vardır. İyon Denizi ile Adriyatik Denizi arasındaki Otranto Boğazı'nın karşısındaki İtalya'ya uzaklığı 72 km'den (45 mil) daha azdır.

Arnavutlar veya Arnavudlar, ortak bir Arnavut soyunu, kültürünü, tarihini ve dilini paylaşan, Balkan Yarımadası'na özgü bir etnik gruptur. Çoğunlukla Arnavutluk, Kosova, Kuzey Makedonya, Karadağ, Sırbistan'ın yanı sıra Hırvatistan, Yunanistan, İtalya ve Türkiye'de yaşıyorlar. Ayrıca Avrupa, Amerika ve Okyanusya'da yerleşik çeşitli topluluklardan oluşan büyük bir diaspora oluşturuyorlar.

Avlonyalı İsmail Kemal Bey Arnavut bir diplomat, Osmanlı Meclis-i Mebusanı I. dönem Berat milletvekili, rilindas ve modern Arnavutluk'un kurucu babasıdır. Bağımsızlık bildirgesi'nin baş yazarı, daha sonra 1912'den 1914'e kadar olan dönemde Arnavutluk'un ilk başbakanı ve dışişleri bakanı olarak görev yaptı.

Kosova, resmî adıyla Kosova Cumhuriyeti, Balkanlar'da bulunan ve dünyada sınırlı tanınırlığa sahip denize kıyısı olmayan bir ülkedir. Kuzeyde ve doğuda Sırbistan, güneyde Kuzey Makedonya ve Arnavutluk, batıda ise Karadağ ile komşudur. 1999'da Birleşmiş Milletler kontrolü altına alınan Kosova, 2008'de Sırbistan'dan tek taraflı olarak bağımsızlığını ilan etti. Mart 2020 itibarıyla 97 ülke tarafından tanınmaktadır. Kosova'nın bağımsızlığını tanımayan Sırbistan, bölgeyi kendisine bağlı Kosova ve Metohiya Özerk Bölgesi olarak kabul etmektedir.

Leş Ligası veya Arnavut Ligi olarak da bilinen Leş Birliği, Arnavut soylular tarafından 2 Mart 1444'te Leş'te kurulan askeri ve diplomatik bir birlikti. İskender Bey ve çeşitli Arnavut soylularının ve şeflerinin Osmanlı İmparatorluğu'na karşı birleşmesi ile oluşan bu birlik Arnavutların tarihlerindeki ilk birleşik devleti olmuştur. Leş Birliği'nin lideri olan İskender Bey, birliğin lideri olduğu süre boyunca hep "Dominus Albaniae" yani "Arnavutların Birliğinin Şefi" unvanını kullanmıştır.
Kosova tarihi günümüzdeki bağımsız Kosova Cumhuriyeti’nin sınırları içinde kalan toprakların tarih öncesi dönemlerden günümüze kadar uzanan tarihini kapsar.

1463-1479 Osmanlı-Venedik Savaşı, Osmanlı Devleti ile Venedik Cumhuriyeti arasında 1463 ve 1479 yılları arasında Mora Yarımadası, Ege Denizi, Arnavutluk, Karadağ, Dalmaçya ve Veneto cephelerinde ve fasılalı olarak 16 yıl süren ve Osmanlıların kesin zaferiyle biten askerî mücadeledir.

Büyük Arnavutluk, irredentist ve milliyetçi bir kavramdır, Arnavutların kendi ulusal vatanları olduklarının düşündükleri toprakları birleştirmeyi amaçlar. Arnavut nüfusunun bu bölgelerdeki günümüzdeki veya tarihsel varlığına ilişkin iddialara dayanmaktadır. Mevcut Arnavutluk'a ek olarak, terim komşu ülkelerdeki bölgelere ilişkin iddiaları içermektedir, alanlar arasında Kosova, Sırbistan'ın Preşova Vadisi, güney Karadağ'daki bölgeler, kuzeybatı Yunanistan, ve Kuzey Makedonya'nın bir batı kısmı yer alır.

1432-1436 Arnavutluk İsyanı, 1432-1436 yılları arasında Osmanlı İmparatorluğu'na karşı Arnavutlar tarafından gerçekleştirilen bir isyandır.
Arnavut milliyetçiliği, ilk kez 19. yüzyılda Arnavut millî uyanışı sırasında etnik Arnavutların ürettiği milliyetçi fikir ve kavramların genel bir adıdır. Arnavut milliyetçiliği, coğrafi olarak genişletilmiş bir Arnavut devletinin veya büyük Arnavut nüfusunu barındıran bitişik Balkan topraklarını kapsayan Büyük Arnavutluk'un oluşturulması fikirlerini de içeren Arnavutçuluk ve Pan-Arnavutçuluk gibi benzer kavramlarla da ilişkilidir.
Lekë Zaharia, Zaharia ailesine mensup bir Arnavut soyluydu. Babası Koja Zaharia ve annesi Bosa'nın da bir oğlu olan Bolja, oğlunun Koja'yı babasından sonra adlandıran tek oğluydu.

Stato da Màr ya da Domini da Mar, Venedik Cumhuriyeti'nin İstirya, Dalmaçya, Arnavutluk, Negroponte, Mora, Nakşa Dükalığı'nın Ege adaları, Girit ve Kıbrıs deniz aşırı topraklarına verilen addır. Venedik Cumhuriyeti'nin sahip olduğu üç alt bölümden biriydi, diğer ikisi Dogado, yani Venedik ve kuzey İtalya'da Domini di Terraferma idi.

Luma Muharebesi, Arnavutlar arasında Lumë Ayaklanması olarak da bilinir, Sırplara karşı Lumë'de Osmanlı Arnavutluk bölgesinde yerel Arnavut halkın Sırplara karşı Birinci Balkan Savaşı sırasında girdikleri bir seri çatışmalardır. Sırplar Adriyatik Denizi'ne çıkmayı beklerken beklenmedik şekilde Osmanlı yandaşı olan veya olmayan yerel Arnavut halkın birlik olup direnmesi ile karşılaşmışlardır. Kendilerinin ummadığı şekilde Sırp 3. Ordusu birlikleri kendilerinden sayıca az olan Arnavut milislerce yenilgiye uğratılmış ve bu durum ayrıca batıya hareketlerini de geciktirmiştir. Bu durum 28 Kasım 1912'de zorunluluktan veya değil Osmanlı'ya karşı bağımsızlık ilan edecek Arnavutluk Devleti'ne savunmasını örgütlemek ve Sırbistan, Yunanistan, Karadağ'a direnmek için zaman kazandırmıştır.

Balkan Savaşları'nda Arnavut katliamları, 1912-1913 yılları arasında bölgede yaşanan çatışmalar sırasında Karadağ ve Sırp orduları ve paramiliterleri tarafından çeşitli vesilelerle 1912-13 Birinci Balkan Savaşı sırasında, Sırbistan ve Karadağ, Avrupa, Amerikan ve Sırp muhalefet basını tarafından bildirilen Osmanlı İmparatorluğu güçlerini günümüz Arnavutluk ve Kosova'dan kovduktan sonra Arnavut nüfusa karşı bir dizi savaş suçları işledi. Suçların çoğu Ekim 1912 ile 1913 yazı arasında işlendi. Zorunlu sürgünlerin ve katliamların amacı, yeni Balkan sınırlarını belirlemek için Londra Büyükelçiler Konferansı öncesi istatistiksel manipülasyondu. Çağdaş hesaplara göre, bu dönemde 10.000 ila 25.000 Arnavut açlık ve soğuktan öldürüldü veya öldü. Kurbanların çoğu çocuklar, kadınlar ve yaşlılardı. Katliamlara ek olarak, bazı sivillerin dudakları ve burunları kesildi.
Arnavutluk'un İslamlaşması, 1385'ten itibaren Osmanlı'nın bölgeyi fethetmesi sonucunda meydana gelmiştir. Osmanlılar, yönetimleri ve orduları aracılığıyla çeşitli politikalar ve vergi teşvikleri, ticaret ağları ve ulusötesi dini bağlantılar yoluyla İslam'ı Arnavutluk'a getirmişlerdir. Osmanlı yönetiminin ilk birkaç yüzyılında, İslam'ın Arnavutluk'taki yayılması yavaş olmuş ve kısmen Osmanlı'nın toplumsal ve askeri entegrasyonunun artması, jeopolitik faktörler ve kilise yapılarının çöküşü nedeniyle on yedinci ve on sekizinci yüzyıllarda esas olarak yoğunlaşmıştır. Bu, Arnavutluk'taki Arnavutların büyük ölçüde Hristiyan bir nüfustan esas olarak Sünni Müslüman olan bir nüfusa dönüşmesi ve belirli bölgelerde önemli etnik Arnavut Hristiyan azınlıkları muhafaza etmesiyle Arnavutluk tarihindeki en önemli gelişmelerden birisi olmuştur. Sünni İslam'ın Arnavut etno-dilbilimsel bölgesindeki en büyük inanç olduğu, ancak diğer inançların da bölgesel bir yama içinde mevcut olduğu durum, Osmanlı'nın son döneminde Arnavutluk'un siyasi gelişiminin şekillenmesinde büyük bir etki oynamıştır. Dini değişikliklerin yanı sıra İslam'a geçiş, Arnavutları ve Arnavut kültürünü şekillendiren ve etkileyen diğer sosyal ve kültürel dönüşümleri de beraberinde getirmiştir.

Osmanlı döneminde Arnavutluk, Arnavutluk tarihinde, 15. yüzyılın sonlarındaki Osmanlı fethinden başlayıp Arnavutluk Bağımsızlık Bildirgesi ile 1912'de Osmanlı İmparatorluğu'ndan resmi olarak ayrılmasına kadar geçen bir dönemi ifade eder. Osmanlılar Arnavutluk'a ilk kez 1385 yılında Arnavut soylu Karl Thopia'nın Savra Muharebesi sırasında soylu II. Balša'nın güçlerini bastırmak üzere daveti üzerine girmişlerdir. 1385'teki Savra Muharebesi'nden sonra Arnavutluk'un bazı bölgelerinde bir miktar nüfuzları vardı, ancak doğrudan kontrolleri yoktu. Osmanlılar 1420'lerde güney Arnavutluk'a garnizonlar yerleştirdiler ve 1431'de orta Arnavutluk'ta resmi yargı yetkisi kurdular. Osmanlılar tüm Arnavut topraklarının yönetimini talep etse de, Arnavut etnik bölgelerinin çoğu hâlâ Osmanlı yönetiminden bağımsız Orta Çağ Arnavut soyluları tarafından yönetiliyordu. çoğunlukla orta Arnavutluk'u kontrol eden Arvanid Sancağı, 1420 veya 1430'da kurulmuştur; ülkenin çoğunlukla özgür olduğu 1443-1481 döneminden ve İşkodra ve Leş Birliği'nin düşmesinden sonra 1481'de Osmanlı yönetimi daha da sağlamlaşmıştır. Arnavutlar 1481'de yeniden ayaklanmışlar ama Osmanlılar nihayet 1488'de Arnavutluk'u kontrol altına almışlardır.

Balša Balšić veya II. Balşa 1378'den 1385'e kadar Aşağı Zeta'nın Lordudur. Zeta'yı yaklaşık 1362 ila 1421 arası yöneten Balşa ailesi bir üyesidir.

Arnavutluk Krallığı Anjoulu Charles tarafından 1271 yılında Bizans İmparatorluğu'ndan aldığı Arnavut topraklarında yerel Arnavut soylularının yardımı ile kurulmuştur. Arnavutluk Krallığı 1272 yılının Şubat ayı sonlarında ilan edilmiştir. Krallık, kıyı boyunca güneydeki Durazzo bölgesinden Butrint'e kadar uzanmaktaydı. Konstantinopolis yönünde ilerlemeye yönelik büyük bir girişim Berat Kuşatması'nda (1280-1281) başarısızlıkla sonuçlanmıştır. Kısa süre sonra Bizans'ın karşı saldırısı başlamış ve Angevinler 1281'de iç kesimlerden çıkarılmıştır. Sicilya Vesperleri Charles'ın konumunu daha da zayıflatmış ve Krallık, kısa süre sonra Bizanslılar tarafından Durazzo civarında küçük bir alana indirilmiştir. Ancak Angevinler, şehrin Karl Thopia tarafından ele geçirildiği 1368 yılına kadar burada dayanmışlardır. 1392'de Karl Thopia'nın oğlu şehri, Venedik Cumhuriyeti'ne teslim etmiştir.

Arnavut prenslikleri terimi, Orta Çağ'da Arnavutluk'ta ve Batı Balkanlar'ın çevre bölgelerinde Arnavut soyluları tarafından yönetilen bir dizi prensliği ifade etmektedir. 12. yüzyılda, ilk Arnavut prensliği olan Arbanon Prensliği ortaya çıkmıştır. Ancak daha sonra, 14. yüzyılın 2. yarısında, özellikle 1355'ten sonra Sırp İmparatorluğu'nun yıkılmasıyla bu prenslikler güçlendi. Bu prensliklerden bazıları, 1444'teOsmanlı İmparatorluğu'nu 28'den fazla savaşta mağlup eden Leş Birliği adı verilen askeri ittifak altında 1480'e kadar birleşmişlerdir. Günümüzün Arnavutluk'unu, Batı ve Orta Kosova'yı, Epir'i, Korint'e kadar olan bölgeleri, Batı Kuzey Makedonya'yı ve Karadağ'ın güneyini kapsıyorlardı. Bu prensliklerin liderleri, Gjin Bua Shpata, II. Andrea Muzaka, Gjon Zenebishi, Karl Thopia, Andrea Gropa, Balşa ailesi, Gjergj Arianiti, Yuvan Kastrioti, İskender Bey, Dukagjini ailesi ve Leka Dukagin gibi 14. ve 15. yüzyıllarda en çok tanınan Balkan figürlerinden bazılarıydılar.

Kara Mahmud Paşa,, Osmanlı Arnavut Buşatlı ailesine mensup İşkodra Paşalığı'nın kalıtsal Osmanlı Arnavut valisi (mutasarrıf) ve Arnavutluk'un de jure hükümdarıdır.