İçeriğe atla

The Promise (film)

The Promise
YönetmenTerry George
YapımcıEric Esrailian
Mike Medavoy
William Horberg
SenaristTerry George
Robin Swicord
Oyuncular
MüzikGabriel Yared
Yapım şirketiSurvival Pictures
CinsiSinema filmi
TürüEpik-tarihi
RenkRenkli
Çıkış tarih(ler)i11 Eylül 2016 (2016-09-11) (TIFF)
21 Nisan 2017 (2017-04-21) (Amerika Birleşik Devletleri)
Süre134 dk.[1]
Ülke ABD
Dilİngilizce
Bütçe90 milyon $
Hasılat12.4 milyon $[1]

The Promise (TürkçeSöz), Terry George'un yönettiği ve başrollerini Oscar Isaac, Charlotte Le Bon ve Christian Bale'in paylaştığı, konusu Osmanlı İmparatorluğu'nun son yıllarında geçen 2016 Amerikan yapımı epik-tarihi drama filmi. Film, Ermeni Soykırımı'ndan hemen önce, Ermeni tıp öğrencisi Mikael, Paris'te yaşayan Amerikalı gazeteci Chris ve hemen öncesinde Fransa'da büyüyen Ermeni asıllı Ana arasında gelişen bir aşk üçgenini konu almaktadır.

Filmin prömiyeri 11 Eylül 2016'da Toronto Uluslararası Film Festivali'nde yapıldı ve 21 Nisan 2017'de Soykırım anma törenlerinin başladığı haftanın 102. yıldönümünde Amerika Birleşik Devletleri merkezli film şirketi Open Road Films tarafından yayınlandı. Film, eleştirmenlerden karışık eleştiriler aldı ve 90 milyon dolarlık bütçesine karşılık sadece 12 milyon dolar hasılat elde etti ve Open Road Films'i 100 milyon doların üzerinde bir gişe başarısızlığına uğrattı. Ancak stüdyo, filmin asıl amacının para kazanmak değil hikâyeye dikkat çekmek olduğunu belirtti ve yönetmen George, "izleyiciler bugün filmlerden, tarih kitaplarından öğrendiklerinden daha fazlasını öğreniyor" ifadelerini kullandı.[2]

Konusu

Mikael Boğosyan, Osmanlı İmparatorluğu içinde günümüzde Türkiye'nin güneyindeki küçük bir Ermeni köyü Siroun'da yaşayan bir eczacıdır. Tıp fakültesinin masraflarını karşılamak için varlıklı bir komşunun kızı olan Maral ile evlenmeye söz verir ve çeyiz olarak 400 altın alır. Bu para, Mikael'in başkent Konstantinopolis'e seyahat etmesine ve günümüzde Sağlık Bilimleri Üniversitesi olarak kullanılan Mekteb-i Tıbbiye-i Şahane'ye katılmasına izin verir. İstanbul'da yüksek rütbeli bir Osmanlı memuru olan Ogan Paşa'nın oğlu olan Emre Ogan ile arkadaş olur. Mikael, zengin amcası aracılığıyla, Paris'te büyüyen ve Associated Press'in Amerikalı muhabiri Chris Myers ile ilişkisi olan dans eğitmeni Ermeni Ana Khesarian ile de tanışır. Mikael, Ana'ya aşık olurken, Osmanlı Hükûmeti Alman İmparatorluğu'nun yanında I. Dünya Savaşı'na girer ve uluslararası gerginlik had safhaya çıkar.

Mikael, arkadaşı Emre'nin yardımıyla tıp öğrencisi muafiyeti alır ve Osmanlı Ordusu'nda zorunlu askerlik yapmaktan geçici olarak muaf olur. Amcası Mesrob, 24 Nisan 1915'te başlayan sürgünler'de Osmanlı askerleri tarafından tutuklanır ve Mikael bir kez daha arkadaşı Emre'den yardım istemeye karar verir. Emre'nin babası Ogan Paşa bu durumdan haberdar olur ve oğlunu askere gönderirken, Mikael amcasını hapisten çıkaramadan Toros Dağları yakınlarındaki bir çalışma kampına gönderilir. Mikael sonunda kamptan kaçar ve köyüne dönmeyi başarır. Köyünde Türk kökenli komşularının Ermeni komşularına karşı şiddeti ile karşılaşır. Ailesi ve özellikle annesi Marta, Mikael'i nişanlısı Maral ile evlenmeye ve uzak bir dağ kulübesine sığınmaya ikna eder. Maral kısa süre sonra hamile kalırken, bu sırada amcasının eşi ve kızları ile birlikte Ana ve gazeteci Myers köye gelir. Maral'ın zorlu geçen hamileliği, Mikael'i karısını köydeki annesinin yanına geri götürmesine neden olur. Orada, Ana ve Christopher'ın yengesi ve çocukları bırakıp yakınlardaki Kızılhaç tesisinde olduklarını öğrenir ve yaklaşan Osmanlı tehdidinden ailesini uzak tutmak için Ana ve Myers'in kaldığı yere gider.

Ana ve Myers, bir grup yetim çocuk ile birlikte ayrılarak Mikael'in ailesini almak için Siroun'a geri dönerler. Ancak yol boyunca bir katliam alanıyla karşılaşırlar, Mikael'in annesi ve Lena Boğosyan'ın kızı Yeva dışında ailesi de dahil olmak üzere Siroun'un tüm sakinlerinin Osmanlı birlikleri tarafından öldürüldüğüne şahit olurlar. Mikael'in karısı ve doğmamış çocuğu vücudundan çıkarılmış halde bulunur. AP gazetesi muhabiri Chris, Osmanlı askerleri tarafından yakalanır ve Müttefik Devletler için casusluk yapmakla suçlanır. İstanbul'a gönderilen Chris, Selimiye Kışlası'na hapsedilir. Selimiye Kışlası'nda tutulduğu sırada yetkililer tarafından idam edilmesi planlanır fakat Emre'nin yardımı ve Amerika Birleşik Devletleri'nin Osmanlı İmparatorluğu Büyükelçisi Henry Morgenthau'nun araya girmesi ile Chris serbest bırakılarak Malta'ya sınır dışı edilir. Chris Malta'ya vardığında, Osmanlı kıyılarına yelken açmaya hazırlanan Fransız kruvazörü Guichen'e biner. Emre'nin Chris'i kurtarmadaki rolü ortaya çıkar ve idam mangası tarafından kurşuna dizilerek idam edilir.

Osmanlı askerlerinin takibinden kaçan Mikael, Ana ve yetim çocuklar, Musa Dağı'nda Osmanlı Ordusuna karşı savaşmaya kararlı büyük bir mülteci grubuna katılırlar. Osmanlı askerleri ve Ermeni direnişçiler arasındaki çatışmalar sürerken, Mikael'in annesi yaralarına yenik düşerek hayatını kaybeder ve dağın eteklerine gömülür. Kruvazör Guichen, Ermeni mültecileri tahliye etmeye gelirken mülteciler sahile varmaya çalışır fakat karşı saldırılar şiddetini artırır. Mültecileri alan cankurtaran botları gemiye dönerken, bir Türk topçu ateşi sonucu Mikael'in amcasının genç kızı Yeva ile Ana'yı denize düşer. Mikael onların peşinden atlar ve Yeva'yı kurtarmayı başarır, ancak Ana boğulur.

Filmin son sahnesinde seslendirme ile başlayan Mikael, Yeva'yı evlat edindiğini ve Chris'in 1938'de İspanya İç Savaşı'nı anlatırken öldürüldüğünü söyler. Tıp eğitimini tamamlayan Mikael, ABD'nin Massachusetts eyaletinin Watertown şehrinde yaşamaya başladığını ekler. Yeva'nın 1942'deki düğün resepsiyonu sırasında, artık büyümüş Ermeni yetimlerin katılımıyla Mikael Ermenice bir konuşma yapar ve film Soykırım sırasında çekilmiş resimlerin gösterimi ile sona erer.

Oyuncu kadrosu

  • Oscar Isaac - Mikael Boğosyan (Siroun kasabasından Ermeni bir tıp öğrencisi)[3]
  • Charlotte Le Bon - Ana Hazaryan (Paris'te büyümüş ve Sorbonne'da eğitim görmüş Ermeni sanatçı)[2]
  • Christian Bale - Christopher Myers (Associated Press'in dünyaca ünlü Amerikalı gazetecisi)[4]
  • Marwan Kenzari - Emre Ogan (Tıp öğrencisi bir playboy ve üst düzey bir Osmanlı Paşasının oğlu)[3]
  • Shohreh Aghdashloo - Marta Boğosyan (Mikael'in annesi)
  • Kevork Malikyan - Vartan Boğosyan (Mikael'in babası)
  • Angela Sarafyan - Maral (Mikael'in nişanlısı ve daha sonra eşi)
  • Abel Folk - Harut (Maral'ın zengin babası)
  • Igal Naor - Mesrob Boğosyan (Konstantinopolis'te bir kumaş mağazası olan Mikael'in zengin amcası)
  • Alicia Borrachero - Lena Boğosyan (Mesrob'un eşi)
  • Milene Mayer Gutierrez - Yeva Boğosyan (Mesrob ve Lena'nın iki kızından biri)
  • Stewart Scudamore - İsmet Ogan (Emre'nin babası ve Ogan Paşa olarak bilinen bir Türk diplomatı)
  • Tom Hollander - Garin (Çalışma kampında esir tutulan eski bir sirk palyaçosu)
  • Andrew Tarbet - Papaz Marril (Amerikan Kızıl Haç'ında görev alan rahip)
  • Numan Acar - Mustafa (Amerikan Kızıl Haçı için çalışan ve Ermeni yetimleri güvenli bölgeye götüren at arabası şoförü)
  • Tamer Hassan - Fahreddin Paşa (Yüksek rütbeli bir Osmanlı Paşası)
  • Rade Šerbedžija - Stepan (Bassek'in Ermeni sakinlerini güvenli bölgeye götüren Bassek Belediye Başkanı)
  • James Cromwell - Henry Morgenthau (ABD'nin Osmanlı İmparatorluğu büyükelçisi)
  • Jean Reno - Louis Dartige du Fournet (Fransız amirali)

Yapım

Finansman, rol dağılımı ve araştırma

The Promise'ın hikâyesi, Robin Swicord'un "Anatolia" (Anadolu) başlıklı, çekilmemiş bir senaryosuna dayanıyordu, ancak Terry George senaryoyu tamamen yeniden yazdı. Swicord, "Orada benim hikayemin çok parçası var ama Christian Bale'in canlandırdığı Myers karakterini icat etti ve diğer karakterleri değiştirdi. Senaryomda bir tıp öğrencisi vardı ama The Promise'deki karaktere hiç benzemiyordu" dedi.[5] George, Chris'i eklediğini ve soykırımın kapsamını göstermek için hikâyeyi uzattığını belirtti.[2] Orijinal senaryo da ise sadece Mikael ve ailesine odaklanıldı.[6]

İnsan haklarıyla ilgili filmler yöneten George,[2] Hotel Ruanda için araştırma yaparken Samantha Power tarafından kaleme alınan Cehennemden Bir Sorun kitabında bu onuyla ilgili bölümleri okuduktan sonra film konusu olarak Ermeni Soykırımıyla ilgilenmeye başladı. George, konuyla ilgili daha fazla araştırma yapmak için Ermenistan ve Türkiye'ye gitti. Menajerinin kendisine gönderdiği Swicord'un senaryosunu okuduktan sonra bu projeye dahil olmaya karar verdi.[7] 100 milyon dolarlık bütçenin tamamı Ermeni-Amerikalı iş insanı ve yatırımcı Kirk Kerkorian tarafından bağışlandı, çünkü Kerkorian'ın filmden kar elde etme beklentisi yoktu.[8] 2017 itibarıyla Ermeni Soykırımı hakkında herhangi bir film için aktarılan en yüksek bütçe oldu. Bütçenin bağışlanması, Türk hükûmetinin, geçmişte diğer yapımlarda yaptığı gibi, stüdyoya filmi iptal etmesi için baskı yapamayacağı anlamına geliyordu.[9] Yönetmen George, 2015'teki ölümünden önce senaryoya onay veren, ancak filmin çekildiğini ve bittiğini göremeyen Kerkorian olmadan filmin "var olmayacağını" ifade etti.[2] Soykırımı yaşamış büyükanne ve büyükbabaları olan Kerkorian ve ortak yapımcı Eric Esrailian, yapım şirketi olarak Survival Pictures'ı organize etti. Esrailian, üniversite öğrencisiyken Ermeni Soykırımını incelemekle ilgilenmeye başladı ve demografi anlayışını geliştirdiğini söylediği halk sağlığı alanında yüksek lisans derecesi aldı.[6]

Christian Bale ve Oscar Isaac Haziran 2015'te, Charlotte Le Bon, James Cromwell, Jean Reno, Shohreh Aghdashloo ve Giménez-Cachowere ise Eylül ayında kadro için onaylandı.[10][11] Esrailian, tanıdık olmayan bir izleyiciyi olay örgüsünün içine çekmek için "eski moda hikaye anlatıcılığını kullanmak" ve filmi sadece bir tarih dersi vermekten ve Doktor Jivago, Arabistanlı Lawrence veya Kazablanka filmleri gibi bir "sinemaya geri dönüş" filmi yapmaktan kaçınmak için bir aşk kurgusu kullandığını söyledi.[12] Esrailian, "dolaysız bir soykırım hikayesi" üretmekte daha az zorlukla karşılaşacağını fakat yine de romantizm öğesini kullanmayı tercih ettiğini belirtti.[6][12]

George, soykırımın boyutunu ve hayatta kalmayı konu edinen Ermeni Golgota'sını ve soykırımı belgeleyen gazetecileri ele alan The Burning Tigris adlı kitabı okuyarak filme hazırlandı. George, bilinçli olarak 1970'lerin yapım tarzını kullandığını ve "Hotel Ruanda" benzetmesini kullanarak ortalama bir sinema izleyicisine ulaşmayı amaçladığını söyledi.[2] George ayrıca, gerçekte olanları yansıttığından emin olmak için tarihsel ayrıntıları kapsamlı bir şekilde kontrol ettiğini de belirtti.[2] Crow, filmin kendisine David Lean'in çalışmalarını hatırlattığını belirtirken, Esrailian, yapım ekibinin bu çekim tarzını tartıştığını belirtti.[12] George, bir sinema izleyicisinin film boyunca konuşulan birden fazla dili duymayı yönetmesinin çok kafa karıştırıcı olacağını düşündüğünden, filmi tek araç olarak İngilizce olarak yapmayı seçti. Fakat yine de filmin son sahnesinde Ermenice konuşmalara kısaca yer vermeyi ihmal etmedi.[2]

Çekim aşaması

Çekimler 2015 sonbaharında Portekiz, Malta ve İspanya'da başladı ve Aralık ayına kadar sürmesi planlandı.[11][13] Portekiz'deki çekim alanları arasında Lizbon Ulusal Doğa Tarihi ve Bilim Müzesi ve Lizbon Otelcilik ve Turizm Okulu yer alırken İspanya'daki çekim lokasyonları için Kanarya Adaları tercih edildi.[14]

Yapım aşaması yetmiş gün olarak planlanan[2] filmin yeniden çekimleri Mayıs ve Haziran 2016'da New York'ta gerçekleşti ve Haziran başında sona erdi. Yok Etmeye Niyet (Intent to Destroy) belgeselinin yönetmeni Joe Berlinger, kendi belgeselini çekmek için The Promise'ın çekim ekibine dahil oldu.[9] George, doğru seçimleri yapmak için Osmanlı İmparatorluğu dönemine ait fotoğrafları ve olası çekim yerlerini karşılaştırarak iki aylık bir araştırma yaptığını belirtti.[2] Ermeni Soykırımı konusundaki siyasi hassasiyetler ve tartışmalar nedeniyle çekimler sırasında güvenlik tedbirleri üst seviyeye çıkarıldı. Güvenlik gerekçeleri nedeniyle yapımcılar da çekimler sırasında filmin tanıtımını yapmadılar. Berlinger, güvenlik sorunlarıyla ilgili olarak, "Bunların çoğu abartılı. Bence tarihi suikastlardan dijital suikastlara geçtik. Ama hepimizde bu belirsiz korku vardı." ifadelerine yer verdi.[9]

Giménez Cacho'ya göre, Türk Dışişleri hizmetindeki bir büyükelçi kendisiyle temasa geçerek Türk hükûmetinin Ermeni Soykırımındaki cinayetlerin bir soykırım olmadığı konusundaki tutumunu anlattı.[9] Film yapımcıları, Amerika Sinema Filmleri Birliği (MPAA) derecelendirme sistemine göre PG-13 olacak şekilde, izleyicilerin gençleri ve çocukları içerebilmesi için kasıtlı olarak son bir film kurgusu yaptılar.[2][15] Yapımcılar bunu, 17 yaş altındaki kitlenin ebeveyn veya yetişkin vasi eşliğinde izlemesini açıklayan "R" derecesi verecek sahneleri kaldırarak yaptılar.[15]

Filmdeki bir sahne ile, Orta Doğu'dan Avrupa'ya kaçan Suriyeli Alan Kurdi'nin ölümünden esinlenerek Ermeni Soykırımından kaçan Ermeniler ile Alan Kurdi gibi modern mülteciler arasındaki paralelliklere vurgu yapıldı.[16]

Yayımlanması

Gösterimi

Film ilk olarak, 11 Eylül 2016'da Toronto Uluslararası Film Festivali'nde gösterildi.[17] Filmin halka açık olarak üç kez izlenmesine binlerce film sever katıldı.[9] George, son teatral versiyonun "esas olarak aynı film" olduğunu, ancak küçük değişikliklerle ve biraz kısaltıldığını belirtti.[2] Aralık 2016'da Open Road Films, filmin Amerika Birleşik Devletleri'ndeki dağıtım haklarını satın aldı[15] ve 28 Nisan 2017 tarihini filmin çıkış tarihi belirledi.[18] Esrailian, Türkiye'nin tarihsel olarak Ermeni Soykırımı hakkında film yapan şirketlere karşı önlem alması nedeniyle Amerikalı bir distribütör bulmakta güçlükler yaşandığını belirtti.[15]

Nihai yayın tarihi, Ermeni Soykırımını anma etkinliklerinin başladığı gün olan 24 Nisan ile aynı haftaya denk gelecek şekilde 21 Nisan 2017 olarak değiştirildi.[9][18] The Promise iki bin sinemada gösterime girdi.[19] O sırada Ermeni hükûmetinin Birleşmiş Milletler temsilcisi olan Zohrab Mnatsakanyan, New York City galasına yardım etti.[15] Film ayrıca 21 Nisan'dan önce Amerika Birleşik Devletleri dışında başka yerlerde de yayınlandı ve Ermeni, Süryani ve Yunan diasporasına hitap etti.[15] George, "Open Road Films, Ermenileri kesinlikle gişe ivmesi elde etmek için ana hedef kitle olarak görüyor" dedi.[2] Vatikan'da bir başka gösterim daha gerçekleşirken, Türkiye'de veya Türkçe olarak bir sürüm yayınlanması planlanmadı.[9][20]

Hasılat

The Promise, 90 milyon dolarlık bir üretim bütçesine karşılık, Amerika Birleşik Devletleri ve Kanada'da 8,2 milyon dolar ve diğer bölgelerde 4,2 milyon dolar hasılat yaparak toplam 12,4 milyon dolar hasılat elde etti.[1] Deadline Hollywood gelirleri ve giderleri karşılaştırdığında, film stüdyosunun 102,1 milyon dolar kaybettiğini hesapladı.[21] Film, Amerika Birleşik Devletleri ve Kanada'da Unforgettable, Born in China, Free Fire ve Phoenix Forgotten filmleri ile birlikte aynı hafta gösterime girdi ve açılış haftasında 2251 sinema salonundan yaklaşık 5 milyon dolar hasılat elde etmesi bekleniyordu.[22] 4.1 milyon dolarla giriş yaptı ve gişede 9. sırada yer aldı. Deadline Hollywood, düşük hasılatlı açılışı eleştirel desteğin olmamasına ve filmin ödül sezonu olan sonbahar yerine, Ermeni Soykırımının yıldönümüne denk gelmesi için ilkbaharda gösterime girmesine bağladı.[23]

Open Road Films'in pazarlama başkanı Jonathan Helfgot, filmin amacının yalnızca parayla ilgili olmadığını söyleyerek şunları söyledi: "[Bu arada] kesinlikle daha iyi bir gişe sonucu bekliyorduk... Bu, dünyanın dikkatini bu konuya çekmekle ilgiliydi. Son iki hafta içinde vahşetin gerçekleşmesinden bu yana geçen yüz yıldan, daha fazla odaklanma ve dikkat olduğu inkar edilemez bir gerçek".[24] Yapımcılar ise elde edilen geliri hayır kurumlarına vermeyi amaçladıklarını belirttiler. The Hollywood Reporter'dan Frank Scheck "filmin gişede bir taş gibi battığını ve neredeyse görünmez olduğunu" yazdı.[25]

Eleştiriler

Film, 160 incelemenin dikkate alındığı Rotten Tomatoes'ta %51'lik bir ortalamayla 10 üzerinden 5,70 puan alırken, eleştirmenlerin ortak görüşü "The Promise, olağanüstü bir oyuncu kadrosunu ve güçlü bir gerçek hayat hikayesini, sinir bozucu bir şekilde bağlanmayı başaramayan bir aşk üçgeninde boşa harcıyor" olarak sunuldu.[26] 30 eleştirmenin değerlendirildiği Metacritic'te ise 100 üzerinden 49 puanlık ortalama yakalayarak "karışık veya ortalama eleştiriler" aldı.[27] CinemaScore tarafından ankete katılan izleyiciler, filme A+ ila F arasında bir skalada ortalama "A–" notu verdi.[28]

The Guardian'dan Benjamin Lee filme 5 üzerinden 3 yıldız verdi ve filmi "genellikle pembe dizi tarzında ama iyi niyetli ve abartılı bir şekilde monte edilmiş bir epik" olarak nitelendirdi.[29] Chicago Sun-Times'tan Richard Roeper filme 4 üzerinden 3 yıldız vererek, "Evet, The Promise bayat bölgeye sapıyor ve evet, daha iyi savaş romanlarının türevi fakat kendi kuşağının en iyi aktörlerinden ikisi olan Isaac ve Bale'in güçlü performanslarıyla savaşın vahşetinin sağlam ve ayık bir hatırlatıcısı." ifadelerini kullandı.[30]

Ara Sarafyan filmi tarihsel doğruluğu nedeniyle övdü.[3] "Ana temalar tarihsel olarak doğruydu. Yapımcılar, eldeki tarihi malzemenin ötesine geçmek için lisans almamışlar, ancak Ermeni Soykırımının büyük bir kısmını yakalamayı başarmışlar" dedi. Sarafyan ayrıca, yönetmen Terry George'u "dengeli ve güvenilir" tarih anlayışından dolayı da övdü.[31] Armenian Weekly gazetesinden Harut Kasabyan, film sayesinde Ermenilerin uzun zamandır yaşadığı soykırım travmasını dünyanın tanımasına yardımcı olacağını söyledi ve "Karakterlerle kurulan kişisel bağ, seyircinin hissettiği empatinin derinleşmesine yardımcı oluyor" dedi.[32] Dördüncü nesil Amerikalı-Ermeni Kim Kardashian'ın yanı sıra Reddit'in kurucu ortağı Alexis Ohanian da dahil olmak üzere çok sayıda ünlü filme olumlu tepki verdi.[33]

The Daily Beast'ten Michael Daly, filmi Ermeni Soykırımına ilişkin çarpık bir bakış açısını ifade ettiğini söylediği Amerikan-Türk ortak yapımı film Osmanlı Subayı ile karşılaştırdı.[34] The New York Times'tan Cara Buckley, bazı olay örgülerinin benzerlikleri nedeniyle Osmanlı Subayı ile The Promise arasında "esrarengiz paralellikler" olduğunu yazdı.[9] Fordham Üniversitesi Ortodoks Hristiyan Araştırmaları Merkezi'nden Christopher H. Zakian, filmin sonunu analiz etti. Zakian, filmin sonunda Mikael'in yeni bir sevgili bulduğunu göstermediğini ve Ermeni idealine sadık kaldığını bunun yerine Yeva'yı büyütmeye odaklandığını belirtti. Bu nedenle, gelecek neslin çocuklarının iyiliği için kendi arzularını feda eden bir Ermeni imajını olumlu bulduğunu ekledi.[35] Zakian ayrıca, Ana'nın çocukları kurtarmaya yönelik eylemlerinin Matta İncili 18:6'daki bir fikri yansıttığını dile getirdi: "Bir çocuğa zarar vermektense, boynuna büyük bir değirmen taşı takıp denizin derinliklerinde boğulmak daha iyidir".[35]

IMDb yayın öncesi oylama tartışması

Ekim 2016'nın sonunda, resmî olarak vizyona girmeden önce ve Eylül 2016'da Toronto Uluslararası Film Festivali'nde küçük izleyicilere yapılan sadece üç ön gösterimden sonra IMDb, film için 55.126'sı tek yıldızlı ve 30.639'u 10 yıldızlı olmak üzere 86.000'in üzerinde reyting kaydetti. Bu oyların çoğunluğu ABD dışındaki erkekler tarafından kullanıldı. Kasım ayı ortasına kadar toplam 91.000'in üzerinde oy ve 57.000'den fazla bir yıldız oyu aldı. Yorumcular, bunların çoğunlukla filmi izlemesi mümkün olmayan kişilerin oyları olduğunu ve tek yıldız oylamasının Ermeni Soykırımını inkar eden kitleler olduğunu ve filmi küçültmek için düzenlenen bir kampanyanın parçası olduğunu değerlendirdi.[36][37][38][39] Bu, filmi yüksek oranda derecelendirmek için bir Ermeni kampanyasına yol açtı. Harvard Üniversitesi öğrencisi Michael He'nin 300.000 görüntüleme alan bir videosu da dahil olmak üzere, yanlış derecelendirmelere karşı mücadele etme girişimleri viral hale geldi.[40] Film, Amerika Birleşik Devletleri'nde gösterime girdiği sırada 129.241 oyla 10 üzerinden 5.5 IMDb puanına sahip iken ve 29 Temmuz 2022 itibarıyla toplam 176.077 oyla 10 üzerinden 6.0 IMDb puanına sahiptir.[41]

Aday gösterildiği veya kazandığı ödüller

2017'de Terry George, The Promise dahil olmak üzere soykırımları anlatan filmlerinin onuruna Armin T. Wegner İnsani Yardım Ödülü'nü aldı. Ayrıca, Hrach Gukasyan tarafından yapılan ve Arpa Uluslararası Film Festivali ve Ödüller Galası tarafından sipariş edilen, İrlanda mirasının onuruna kelt haçı şeklinde Ermeni tarzı desenlerle bir haçkar aldı.[42]

Yıl Ödül Kategori Kazanan(lar) Sonuç
2017 Hollywood Müzik ve Medya Ödülleri[43]Uzun Metraj Filmde En İyi Orijinal Şarkı "The Promise"
(Chris Cornell şarkısı)
Adaylık
2018 Grammy Ödülleri[44]En İyi Rock Performansı
Satellite Ödülleri[45]En İyi Orijinal Şarkı
Movieguide Ödülleri[46]Olgun İzleyiciler İçin En İyi Film The Promise
2017'nin En İlham Verici Filmi
Filmler için İnanç ve Özgürlük Ödülü
Filmler için En İlham Verici Performans Oscar Isaac

Kaynakça

  1. ^ a b c "The Promise (2017)". Box Office Mojo. 22 Temmuz 2018 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 22 Temmuz 2018. 
  2. ^ a b c d e f g h i j k l m Boghosian, Paul T. (20 Nisan 2017). "Director Terry George Speaks about 'The Promise'". Armenian Mirror-Spectator. 7 Haziran 2019 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 8 Haziran 2019. 
  3. ^ a b c Shakarian, Pietro A. (13 Ekim 2016). "The Armenian Genocide Finally Gets Its Due With the Film 'The Promise'". The Nation. 18 Şubat 2017 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 29 Temmuz 2022. 
  4. ^ Coyle, Jake (17 Nisan 2017). "In 'The Promise,' Christian Bale stars as an AP reporter". Associated Press. 24 Nisan 2017 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 3 Temmuz 2019. 
  5. ^ McKittrick, Christopher (24 Mayıs 2017). "Filmmaking is a Marathon: Robin Swicord on Wakefield". Creative Screenwriting. 7 Kasım 2017 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 29 Temmuz 2022. 
  6. ^ a b c Pasha, Imad (17 Nisan 2017). "How 'The Promise' brings historical atrocity to big screen: An interview with producer Eric Esrailian". The Daily Californian. 11 Ocak 2019 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 11 Haziran 2019. “In public health, you learn more about communities and populations and how to help people on that level,” he said. 
  7. ^ Fleming, Mike Jr. (11 Eylül 2016). "'Hotel Rwanda's Terry George Looks At Armenian Genocide With 'The Promise': Toronto Q&A". Deadline Hollywood. 15 Ağustos 2020 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 10 Haziran 2019. 
  8. ^ Galuppo, Mia; Jarvey, Natalie (17 Nisan 2017). "Hollywood Is Losing the Battle Against Online Trolls". The Hollywood Reporter. 14 Mayıs 2019 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 14 Mayıs 2019. 
  9. ^ a b c d e f g h Buckley, Cara (20 Nisan 2017). "Battle Over Two Films Represents Turkey's Quest to Control a Narrative". The New York Times. 13 Mayıs 2019 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 13 Mayıs 2019. "The Promise," [...] was unfettered by studio pressures. The film’s financier was Kirk Kerkorian, 
  10. ^ McNary, Dave (15 Haziran 2015). "Christian Bale, Oscar Isaac to Star in Romance 'The Promise'". Variety. 19 Ekim 2015 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 14 Eylül 2016. 
  11. ^ a b McNary, Dave (30 Eylül 2015). "James Cromwell, Jean Reno Join Christian Bale's 'The Promise'". Variety. 8 Nisan 2019 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 14 Eylül 2016. 
  12. ^ a b c Crow, David. "The Promise: Eric Esrailian on How the Movie is only the Beginning". Den of Geek!. 17 Haziran 2019 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 12 Haziran 2019. 
  13. ^ "Survival Pictures | The Promise". www.survivalpictures.org. 6 Aralık 2016 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 8 Aralık 2016. 
  14. ^ "Christian Bale to film movie in Lisbon's Natural History Museum". The Portugal News. 27 Ağustos 2015. 21 Ekim 2020 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 20 Ekim 2020. 
  15. ^ a b c d e f Lee, Ashley; Rebecca Ford (14 Nisan 2017). "'The Promise': Can Armenian Genocide Drama Bring Charity Success?". The Hollywood Reporter. 14 Mayıs 2019 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 15 Mayıs 2019. 
  16. ^ Kaye, Don (22 Nisan 2017). "Director Terry George: Why The Promise is Relevant Now". Den of Geek. 24 Nisan 2021 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 24 Nisan 2021. [...] George told us that the sequence — which takes up the final third of the movie — was eerily paralleled by events happening in the real world. [...] It was to the point where that little Kurdish Syrian boy who washed up dead on the beach in Greece, I recreated that.[...] 
  17. ^ "'Hotel Rwanda' Director Revisits Historic Tragedy in 'The Promise'". Amerika'nın Sesi. 12 Eylül 2016. 14 Eylül 2016 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 14 Eylül 2016. 
  18. ^ a b Busch, Anita; Hipes, Patrick (9 Aralık 2016). "Terry George's 'The Promise' Lands At Open Road, Gets April Release Date". Deadline Hollywood. 10 Aralık 2016 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 9 Aralık 2016. 
  19. ^ Ritman, Alex; Mia Galuppo (21 Nisan 2017). "'The Promise' vs. 'The Ottoman Lieutenant': Two Movies Battle Over the Armenian Genocide". The Hollywood Reporter. 14 Mayıs 2019 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 15 Mayıs 2019. 
  20. ^ Galuppo, Mia (6 Nisan 2017). "Armenian Genocide Drama 'The Promise' Screens at the Vatican". The Hollywood Reporter. 14 Mayıs 2019 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 15 Mayıs 2019. 
  21. ^ D'Alessandro, Anthony (29 Mart 2018). "What Were The Biggest Bombs At The 2017 B.O.? Deadline's Most Valuable Blockbuster Tournament". Deadline Hollywood. 12 Şubat 2021 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 29 Mart 2018. 
  22. ^ "Box Office: 'Unforgettable' to Get Burned by 'Fate of the Furious'". Variety. 19 Nisan 2017. 21 Nisan 2017 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 29 Temmuz 2022. 
  23. ^ "'Fate Of The Furious' Drives Five Wide Releases Off The Road With $38.6M Second Weekend". Deadline Hollywood. 23 Nisan 2017. 19 Aralık 2019 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 29 Temmuz 2022. 
  24. ^ "'Fate of the Furious' Stays on Top; 'Unforgettable,' 'The Promise' Bomb". Reuters. 7 Haziran 2017 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 20 Mayıs 2017. 
  25. ^ Scheck, Frank (8 Kasım 2018). "'Intent to Destroy': Film Review". The Hollywood Reporter. 5 Mayıs 2019 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 3 Temmuz 2019. 
  26. ^ "The Promise (2016)". Rotten Tomatoes. 27 Kasım 2016 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 1 Ocak 2021. 
  27. ^ "The Promise reviews". Metacritic. CBS Interactive. 20 Ağustos 2018 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 1 Nisan 2020. 
  28. ^ "PROMISE, THE (2017) A-". CinemaScore. 20 Aralık 2018 tarihinde kaynağından arşivlendi. 
  29. ^ Lee, Benjamin (13 Eylül 2016). "The Promise review – Oscar Isaac tackles Armenian genocide in clichéd but involving romance". The Guardian. 2 Temmuz 2018 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 29 Temmuz 2022. 
  30. ^ Roeper, Richard (20 Nisan 2017). "'The Promise': Bale, Isaac strong in sometimes corny romance". Chicago Sun-Times. 27 Mayıs 2022 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 29 Temmuz 2022. 
  31. ^ Sarafian, Ara (15 Nisan 2017). "The Promise: A Preemptive Sensible Discussion". Gomidas Institute. 29 Temmuz 2022 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 29 Temmuz 2022. 
  32. ^ Kassabian, Harout. (13 Eylül 2016). "Kerkorian's Legacy Project 'The Promise' Premieres at the Toronto International Film Festival". Armenian Weekly. 29 Temmuz 2022 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 29 Temmuz 2022. 
  33. ^ Ghazanchyan, Siranush (13 Nisan 2017). "Alexis Ohanian attends LA screening of 'The Promise' with grandfather". Ermenistan Devlet Radyosu. 11 Haziran 2019 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 12 Haziran 2019. 
  34. ^ "Hollywood's New Armenian Genocide Denial Epic". The Daily Beast. 15 Nisan 2017. 23 Kasım 2019 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 13 Mayıs 2019. 
  35. ^ a b Zakian, Christopher H. "The Promise Behind "The Promise"". Public Orthodoxy. Orthodox Christian Studies Center of Fordham Üniversitesi. 25 Mayıs 2019 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 17 Mayıs 2019. 
  36. ^ "Armenian Genocide film gets 86,704 IMDb ratings off three screenings". Independent.co.uk. 25 Ekim 2016. 18 Haziran 2022 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 1 Ocak 2018. 
  37. ^ Busch, Anita (15 Eylül 2016). "Kirk Kerkorian's Legacy: A Mainstream Feature About The Armenian Genocide". Deadline (İngilizce). 12 Aralık 2016 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 9 Aralık 2016. 
  38. ^ Flows, Capital. "Genocide Denial Goes Viral: 'The Promise' And The IMDB". Forbes. 7 Kasım 2017 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 9 Aralık 2016. 
  39. ^ Raftery, Brian (14 Eylül 2016). "IMDb Voters Are Tanking Indies Before They're Even Released". WIRED. 12 Mart 2017 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 9 Mart 2017. 
  40. ^ Hairenik (28 Nisan 2017). "Getting to Know Michael He: The 'Armenia Enthusiast'". The Armenian Weekly. 29 Nisan 2017 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 1 Mayıs 2017. 
  41. ^ "IMDb Users Ratings". IMDb. 29 Temmuz 2022 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 29 Temmuz 2022. 
  42. ^ "Twentieth Arpa International Film Festival Celebration Wraps with Emotional Tributes". Armenian Weekly. 9 Kasım 2017. 22 Haziran 2019 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 23 Haziran 2019. 
  43. ^ "Hollywood Music in Media Awards: Full List of Winners". The Hollywood Reporter. 15 Kasım 2018. 29 Temmuz 2019 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 29 Temmuz 2019. 
  44. ^ "60th GRAMMY Awards: Full Nominees List". Kayıt Akademisi. 28 Kasım 2017. 28 Ocak 2018 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 29 Temmuz 2019. 
  45. ^ "'Dunkirk,' 'The Shape of Water' Lead Satellite Award Nominations". TheWrap. 29 Kasım 2017. 20 Aralık 2017 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 29 Temmuz 2019. 
  46. ^ "2018 Movieguide Awards Nominations". Movieguide Awards. 16 Ağustos 2018 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 29 Temmuz 2019. 


Konuyla ilgili yayınlar

İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">Soykırım</span> bir insan topluluğunu ulusal, dinsel ve benzeri sebeplerle yok etme

Soykırım, jenosit veya genosit ; ırk, canlı türü, siyasal görüş, din, sosyal durum veya başka herhangi bir ayırıcı özellikleri ile diğerlerinden ayırt edilebilen bir topluluk veya toplulukların bireylerinin, çıkâr amacıyla, bir plan çerçevesinde ve yok edilmeleri niyetiyle girişilen eylem ve sonuçlar bütünüdür. Tam tanımı, soykırım üzerinde çalışan akademisyenler arasında değişiklik gösterse de 1948'de Birleşmiş Milletler Soykırım Suçunun Engellenmesi ve Cezalandırılması Sözleşmesi'nde (SSECS) hukuksal bir tanımı bulunmaktadır. Sözleşmenin 2. maddesi, soykırımı şu şekilde tanımlamaktadır: "Ulusal, etnik, ırksal ve dinsel bir grubun bütününün ya da bir bölümünün yok edilmesi niyetiyle girişilen şu hareketlerden herhangi biridir: Topluluğun üyelerinin öldürülmesi, topluluğun üyelerine ciddi bedensel ya da zihinsel hasar verilmesi, topluluğun yaşam koşullarının topluluğun bütününe ya da bir kısmına getireceği fiziksel yıkım hesaplanarak kasıtlı olarak bozulması, topluluk içinde yeni doğumları engelleyecek yöntemlerin uygulanması, topluluktaki çocukların zorla bir gruptan alınıp bir diğerine verilmesi."

<span class="mw-page-title-main">Taner Akçam</span> Alman akademisyen, sosyolog, yazar

Altuğ Taner Akçam, Türk tarihçi ve sosyolog.

<span class="mw-page-title-main">Guenter Lewy</span> Amerikalı siyasetbilimci ve yazar

Guenter Lewy (1923-), ABD'nin Massachusetts eyaletinde bulunan Massachusetts Üniversitesi'nden emekli profesör ve tarihçidir.

<span class="mw-page-title-main">Ermeni Soykırımı'nın tanınması</span> Hükûmetlerin Ermeni Soykırımını tanıması

Ermeni Soykırımı'nın tanınması, Osmanlı İmparatorluğu'nda, çoğunlukla 1915'te olmak üzere devletin son dönemlerinde Ermeni tebaaya yönelik sistematik olarak gerçekleşen katliam ve zorunlu göçlerin bazı ülkelerce, soykırım olarak siyaseten kabulüdür. Holokost ve soykırım üzerine çalışan birçok tarihçi ve akademik kuruluş, olayların Ermeni Soykırımı şeklinde adlandırılmasında fikir birliğine varmışlardır. Hükûmetlerin katliamları soykırım olarak tanımasında tarihçilerin görüşleri kadar, ülkelerinde yaşayan Ermeni toplulukların lobicilik faaliyetleri de etkili olmaktadır. Yaşanan olayların soykırım olduğu görüşünü doğrudan reddeden ülkeler Türkiye ve yakın ilişkiler sürdürdüğü Azerbaycan ile Pakistan'dır; Türkiye ile Azerbaycan yaşanan olayların soykırım olarak herhangi bir ülke tarafından tanınması durumunda açıkça o ülkeleri ekonomik ve diplomatik yaptırımlarla tehdit etmektedir. Aynı şekilde Türkiye ile siyasi ilişkileri kötü gitmekte olan veya ihtilafa düşmüş bazı ülke ve kuruluşlar siyasi misilleme olarak kimi zaman yaşanan olayları soykırım olarak tanımayı bir koz olarak öne sürmekte veya soykırım olarak doğrudan tanımaktadır.

<span class="mw-page-title-main">Ermeni Kırımı</span> Osmanlı İmparatorluğunda ikamet eden Ermenilerin savaş boyunca göçe zorlanması ve sistematik katli

Ermeni Kırımı, 1915 Olayları/Ermeni Tehciri veya Ermeni Soykırımı, Osmanlı hükûmetinin Ermenilere karşı gerçekleştirdiği sürgün ve katliamlardır. Etnik temizliğin sonucunda ölen Ermenilerin sayısı tartışmalıdır; sayı, çeşitli araştırmacılara göre 600.000 ile 1,5 milyon arasında değişiklik gösterir. 1914 yılında Osmanlı topraklarında yaşayan Ermeni nüfusu yapılan farklı tahminler mevcuttur. Osmanlı resmî kayıtlarına göre 1.2 milyon ile Ermeni Patrikhanesi'ne göre 1 milyon 914 bin 620 Ermeni yaşamaktaydı. 1922 sayımlarına göre ise 817 bin Ermeni 'mülteci' olarak Osmanlı topraklarını terk etmiş, 95 bin Ermeni ise din değiştirerek Türkiye topraklarında yaşamaya devam etmiştir. Bu tahminlere göre Osmanlı topraklarında bulunan 900 bin hayatta kalmışken, 300 bin ile 1 milyon arasında Ermeni hayatını kaybetmiştir. Olayların başlangıç tarihi çoğunlukla 250 Ermeni aydının ve komite liderinin Osmanlı yöneticileri tarafından İstanbul'dan Ankara'ya sürüldüğü ve birçoğunun öldürüldüğü 24 Nisan 1915 ile ilişkilendirilmektedir. Ermeni Kırımı, sağlıklı erkek nüfusun toptan öldürülmesi ya da askere alınarak zorla çalıştırılması ve sonrasında kadın, çocuk ve yaşlılarla birlikte ölüm yürüyüşü koşullarında Suriye Çölü'ne sürülmesi gibi olaylarla birlikte I. Dünya Savaşı sırasında ve sonrasında iki aşamada gerçekleşti. Osmanlı askerlerinin koruması eşliğinde yaşadıkları yerlerden sürülen Ermeniler; sürgün sırasında yiyecek ve su sıkıntısı yaşadı; ayrıca çeşitli raporlara göre zaman zaman soygun ve katliamlara maruz kaldı. Ülke genelindeki Ermeni diasporası, genel anlamda Ermenilerin Doğu Anadolu'dan sürülme işleminin doğrudan bir sonucu olarak ortaya çıktı.

<span class="mw-page-title-main">Ermeni Soykırımı'nı Anma Günü</span> Ermenistanda millî gün

Ermeni Soykırımı'nı Anma Günü, her yıl 24 Nisan tarihinde başta Ermenistan olmak üzere Kanada, Fransa ve Ermeni diasporası'nın yoğun olarak yaşadığı bölgelerde Ermeni Kırımı'nda ölen kurbanları anmak için düzenlenen ulusal törenler. Ermenistan'ın başkenti Erivan'da yüz binlerce insan Tsitsernakabert Soykırım Anıtı'na yürüyerek ziyaret eder ve ebedî aleve çiçekler koyar.

<span class="mw-page-title-main">Süryani Katliamı</span> Osmanlı İmparatorluğu tarafından gerçekleştirilen sürgün

Süryani Soykırımı veya Arami Katliamı, I. Dünya Savaşı sırasında Osmanlı İmparatorluğu ordusunun güneydoğu Anadolu ve İran'ın tarihi Azerbaycan bölgesinde, bazı Kürt aşiretlerinin yardımıyla Süryani Hristiyan azınlıklara karşı işlediği, tüm Süryani ve Süryani-i Kadim nüfusu 1914'de 58.983 iken bu sayının yaklaşık 5 katı olan 270 bin ila 300 bin arasında Süryani'nin öldüğü iddia edilen, sürgün etme ve katliamdır. Lakin daha sonra, alttaki Görüntüler kısmında bulunan resimden de görüldüğü üzere Rosie Malek-Yonan, Los Angeles, California'da bulunan Süryani Soykırım Anıtı'na bu sayıları 3 katına çıkarıp, 500 bin daha arttırarak 750 bin Süryani'nin soykırıma uğratıldığını belirten plakayı koydurmuştur ki bu da aslen 1914'te yaşayan tüm Süryani sayısının 12.7 katıdır.

<span class="mw-page-title-main">Soğomon Tehliryan</span> Ermeni kontrgerilla (1896-1960)

Soğomon Tehliryan, Osmanlı İmparatorluğu'nun eski sadrazamı Talat Paşa'ya, 15 Mart 1921'de Berlin'de suikast düzenleyerek öldüren Osmanlı Ermenisi devrimci ve komitacıydı. Daha önce Osmanlı gizli polis servisi için çalışan ve 24 Nisan 1915'te tehcir edilen Ermeni aydınların listesinin hazırlanmasına yardımcı olan Harutyan Mıgırdiçyan'ı öldürdükten sonra bu suikastı gerçekleştirmekle görevlendirilmiştir. Bu suikast, Nemesis Operasyonu'nun bir parçasıydı ve Ermeni histografisine göre Birinci Dünya Harbi sırasında Osmanlı İmparatorluk Hükûmeti tarafından düzenlenen Ermeni Kırımı'nın bir nevi intikam planıydı. Tehliryan, Ermeniler tarafından ulusal bir kahraman olarak kabul edilir.

<span class="mw-page-title-main">Ermeni Soykırımı'nın inkârı</span> Ermenilere soykırım yapılmadığı iddiasını savunan tez

Ermeni Soykırımı'nın inkârı, Ermeni Kırımı'nın soykırım olarak tanımlanamayacağını savunan veya iddiaların bilimsel yollarla, belgelerle açıklanması gerektiğini savunan tezdir. Ermeni Soykırımı'nın inkârı, bazı ülkelerde tamamen yasaklanmışken bazı ülkelerde soykırım olduğunu ifade etmek hoş karşılanmamaktadır. Pek çok kaynakta ölen insanların sayısı soykırım olduğuna kanıt olarak gösterilmektedir. Ancak bazı araştırmacılara göre de bir soykırım söz konusu değildir. Bu yaklaşımda olanlar, zamanın hükûmetinin bir Ermeni Tehciri gerçekleştirdiğini, olumsuz şartlardan dolayı birçok insanın öldüğünü söylemektedir.

<span class="mw-page-title-main">Raymond Kévorkian</span> Fransız tarihçi (d. 1953)

Raymond Haroutioun Kévorkian, Fransız Ermenisi tarihçidir. Ermenistan Ulusal Bilimler Akademisi üyesi.

<i>Osmanlı Subayı</i>

Osmanlı Subayı, yönetmenliğini Joseph Ruben'in yaptığı, senaryosunu Jeff Stockwell'in yazdığı ve Amerikan-Türk ortak yapımı drama türündeki sinema filmi. Başrollerinde Michiel Huisman, Hera Hilmar, Josh Hartnett ve Ben Kingsley'in bulunduğu film, I. Dünya Savaşı döneminde geçmektedir. Film, 89. Akademi Ödülleri'nin En İyi Özgün Müzik kategorisi için aday adayı olmuş ancak ön elemeyi geçememiştir. Film, 10 Mart 2017'de ilk olarak Amerika Birleşik Devletleri'nde vizyona girdi.

Ermeni Soykırımı anıtları listesi, Ermeni Kırımı sırasında hayatını kaybedenlerin anısına yapılmış anıtlar.

<span class="mw-page-title-main">Kirk Kerkorian</span> Amerikalı iş insanı ve mesen (1917-2015)

Kerkor Kirk Kerkorian, Amerikalı iş insanı, yatırımcı ve hayırsever. Beverly Hills, Kaliforniya'da bulunan özel holding şirketi Tracinda Corporation'ın başkanı ve CEO'su idi. Kerkorian, Las Vegas'ın şekillenmesinde, "mega-tesisin babası" olarak tanımlanan mimar Martin Stern Jr. ile önemli figürlerden biri olarak biliniyor. Las Vegas'ta dünyanın en büyük otelini üç kez inşa etti: International Hotel, MGM Grand Hotel (1973) ve MGM Grand (1993). 1969'da Metro-Goldwyn-Mayer medya şirketini satın aldı.

<span class="mw-page-title-main">Ermeni Kırımı terminolojisi</span>

Ermeni Kırımı terminolojisi İngilizce, Türkçe ve Ermenicede farklıdır ve Ermeni Soykırımı'nın reddi ve Ermeni Soykırımı'nın tanınması sorunları çerçevesinde siyasi tartışmalara yol açmıştır. Çalışmalarını İngilizce dilinde yapan tarihçilerin çoğu olayları tanımlamak için "soykırım" sözcüğünü kullansa da başka terimler de vardır.

<span class="mw-page-title-main">Talat Paşa suikastı</span> 214. Osmanlı Sadrazamının uğradığı suikast

Talat Paşa suikastı, 15 Mart 1921'de eski Osmanlı sadrazamı ve İttihat ve Terrakinin kurucularından Talat Paşa'nın Berlin'de Ermeni öğrenci Soğomon Tehliryan tarafından yapılan suikast sonucu öldürülmesidir. Duruşması sırasında Tehliryan, "Bir adam öldürdüm ama katil değilim" dedi ve jüri kararıyla beraat etti.

<span class="mw-page-title-main">Türkiye'de Ermeni Kırımı'nın mirası</span>

1915 ve 1917 yılları arasında en az 800.000 Ermeni'nin öldürüldüğü Ermeni Kırımı, yaşanmasından uzun yıllar sonra bile Türk toplumunda hissedilecek derin etkiler bıraktı .Anadolu Hareketi'nin 1919 tarihli bir yayını, Ermenilere karşı sistematik bir "imha" politikasının uygulandığını ve İttihat ve Terakki liderlerinin "insanlığın en büyük suçluları arasında" olduğunu kabul ediyordu. Ermeni tarihçi Vahan Avetyan'a göre, 1920ler boyunca Türkiye Cumhuriyeti'nin yeni bir devlet kurma projesinin önemli bir parçası olarak Kırım'ın Türk tarihinden silinmesi denenmişti.

<span class="mw-page-title-main">Ermeni Kırımı'nın tarihyazımı</span>

1915 ve 1917 yılları arasında en az 800.000 Ermeni'nin öldürüldüğü Ermeni Kırımı'nın tarihyazımı I. Dünya Savaşı'nın sonundan beri değişikliklere uğradı. Türkiye'nin dışındaki tarihçilerin çoğu Kırım'ın meydana geldiğini ve olayların bir soykırım olduğunu savunmaktadır, ancak bununla birlikte Kırım'ın sebepleri ve motivleri gibi bazı önemli hususların yorumlanmasında büyük farklılıklar vardır.

<span class="mw-page-title-main">1919-1920 İstanbul yargılamaları</span>

1919-1920 İstanbul yargılamaları, I. Dünya Savaşı sonrasında, Mondros Mütarekesi'nden kısa bir süre sonra Osmanlı İmparatorluğu'nun askerî mahkemelerinde görülen davalardır. İttihat ve Terakki Cemiyeti (İTC) lider kadrosu ve seçilmiş bazı eski yetkililer, anayasayı ihlal etme, savaş zamanında vurgunculuk ile hem Ermenilerin hem de Rumların katledilmesi gibi çeşitli suçlamalarla itham edildi. Mahkeme, katliamların organizatörleri olarak görülen Enver Paşa, Talât Paşa ve Cemal Paşa ile diğerlerini ölüm cezasına mahkûm eden bir karara vardı.

Terry George, Kuzey İrlandalı senarist, yapımcı ve yönetmen. The Boxer, O Da Bir Ana ve Babam İçin gibi film çalışmalarının çoğu Kuzey İrlanda sorununa odaklanmaktadır. 1993 yapımı Babam İçin filmi ile Oscar Ödülleri'nin En İyi Uyarlama Senaryo ve 2004 yapımı Hotel Ruanda filmi ile En İyi Özgün Senaryo Akademi Ödülü kategorilerinde aday gösterildi. 26 Şubat 2012'de The Shore filmi ile En İyi Kısa Film Akademi Ödülü'ne layık görüldü.

Naim Efendi'nin Hatıratı ve Talat Paşa Telgrafları: Krikor Gergeryan Arşivi, Taner Akçam tarafından 2016 yılında yazılan bir akademik kitaptır. Kitap, İletişim Yayınları tarafından yayınlanmış olup Ermeni Kırımı'nın birincil kaynak kanıtlarının, özellikle Talat Paşa'nın gönderdiği telgrafların doğruluğu hakkındadır. Kanıtların gerçekliğinin reddedilmesini bir tür Ermeni soykırımı inkârı olarak ele alıyor. Palgrave Macmillan tarafından yayınlanan İngilizce versiyonu 2018'de yayınlandı.