Alternatif tıp, biyolojik akla yakınlık, test edilebilirlik, tekrarlanabilirlik veya klinik deneylerden elde edilen kanıtlara sahip olmamasına rağmen tıbbın iyileştirici etkilerini elde etmeyi amaçlayan uygulamalara verilen isimdir. Alternatif terapiler tıp biliminin ve bilimsel yöntemin dışındadır ve tanıklık, anekdot, din, gelenek, hurafe, doğaüstü enerjiler, sözde bilim, propaganda, dolandırıcılık veya diğer bilim dışı kaynaklar gibi akıl yürütmedeki hatalara dayanır. Sıklıkla kullanılan terimler New Age tıbbı, sözde tıp, holistik tıp, alışılmışın dışında tıp, marjinal tıp ve şarlatanlıktan az farkla geleneksel olmayan tıptır.
PubMed, öncelikle yaşam bilimleri ve biyomedikal konulardaki referans ve özetlerin MEDLINE veritabanına erişen ücretsiz bir arama motorudur. Ulusal Sağlık Enstitülerindeki Amerika Birleşik Devletleri Ulusal Tıp Kütüphanesi (NLM), Entrez bilgi erişim sisteminin bir parçası olarak veritabanını korumaktadır.

Demans, düşünce bozukluğudur. Bunama da denir.

Digitalis ya da (Yüksükotu) Plantaginaceae familyasına bağlı bir bitki cinsidir. Yüksükotu, Avrupa, batı Asya ve kuzeybatı Afrika'ya özgüdür. Çiçekler boru şeklindedir, uzun bir başaktan büyür ve mordan pembeye, beyaza ve sarıya kadar türlere göre değişir. Bilimsel adı "parmak" anlamına gelir.

Kayropraktik veya kiropraktik, sinir sistemini düzenlemek amacıyla omurga, kemik ve kaslara müdahale etmeyi kapsayan alternatif tıp yöntemidir. Genel hedef omurgada var olduğu düşünülen oynamaları ortadan kaldırmaktır. Kiropraktik genellikle sözdebilim olarak sınıflandırılmaktadır.

Antidepresanlar, majör depresif bozukluk gibi bazı duygudurum bozukluklarını, bazı anksiyete bozukluklarını ve bazı kronik ağrı durumlarını tedavi etmek için kullanılan ilaçlardır. Antidepresanların yaygın yan etkileri arasında ağız kuruluğu, kilo alımı, baş dönmesi, baş ağrısı, cinsel işlev bozuklukları ve duygusal körelme bulunur. Antidepresanlar, çocuklar, ergenler ve genç yetişkinler tarafından alındığında intihar düşüncesi ve davranışı riskinde artışa neden olabilir. Antidepresanların özellikle ani bir şekilde kesilmeleri sonucunda, antidepresan yoksunluk sendromu ortaya çıkabilir.

Eric F. Wieschaus, Amerikalı gelişimsel biyolog. 1995 yılında Nobel Fizyoloji veya Tıp Ödülü'nü Edward B. Lewis ve Christiane Nüsslein-Volhard ile birlikte "embriyonik gelişimin genetik kontrolü ile ilgili keşiflerinden dolayı" kazanmıştır.

Baruch Samuel "Barry" Blumberg Yahudi kökenli Amerikalı doktor ve 1976 yılı Nobel Fizyoloji veya Tıp Ödülü sahibi. Nobel Ödülü'nü enfeksiyöz olduğu gösterilen ilk insan prion hastalığı olan kuru hastalığı üzerine yaptığı çalışmalarla kazanmıştır. Ayrıca 2005 yılından ölümüne kadar Amerikan Felsefe Topluluğu başkanlığını yürütmüştür.
Epidemiyoloji risk faktörü sağlık ve enfeksiyonun yüksek riskli hastalık /enfeksiyonla birleştirildiğinde değişkendir. Bazen belirleyicide kullanılabilir. Yüksek veya düşük riskle birleştirildiğinde değişken olabilmektedir.

Aeginalı Paul veya Paulus Aegineta, 7. yüzyılda yaşamış Bizans Rum hekim. Yedi Kitapta Tıbbi Özet isimli eserin yazarı olarak bilinir. "Erken Tıbbi Yazının Babası" olarak bilinir. Bizans İmparatorluğu'nda uzun yıllar boyunca, eserleri tüm Batı tıp bilgisini içeriyordu ve doğruluğu ve eksiksizliği bakımından rakipsizdi.

Erkeğe yönelik şiddet, erkeklere veya oğlanlara karşı işlenen şiddettir. Erkekler hem şiddetin mağduru hem de failleri olarak sık sık görülmektedir. Erkeklere yönelik cinsel şiddet, çoğu toplumda kadınlara yönelik olandan farklı muamele görmekte ve uluslararası hukuk tarafından büyük ölçüde tanınmamaktadır. Erkeklere yönelik şiddet hem erkekler hem de kadınlar tarafından gerçekleştirilirken, ABD Adalet İstatistikleri Bürosu verilerine göre erkeklerin erkekleri öldürdüğü cinayetler, toplam cinayetlerin %65,3'ünü oluşturmaktadır.
Klinik çalışma tasarımı, insan üzerinde tıbbi, klinik ve diğer araştırma türlerinde gözlemsel çalışmaların yanı sıra deneme ve deneylerin biçimlendirilmesidir. Bir klinik çalışmanın amacı, bir sağlık otoritesi tarafından araştırma aşamasındaki bir tıbbi ürünün veya prosedürünün veya geliştirilmekte olan ancak potansiyel olarak henüz onaylanmamış yeni ilaç veya cihazın güvenliğini, etkililiğini ve/veya etki mekanizmasını değerlendirmektir. Ayrıca, halihazırda onaylanmış ancak tipik olarak uzun vadeli etkiler veya maliyet etkinliği açısından daha fazla araştırmaya ihtiyaç duyan bir ilacı, cihazı veya prosedürü araştırmak da olabilmektedir.

Sir Walter Baldwin Spencer, Britanya-Avustralyalı evrimsel biyolog, ornitolog, antropolog ve etnolog. Avustralya Aborjinleri hakkında yaptığı çalışmalarla tanınmaktadır.
Kromik asit terimi genellikle, katı krom trioksit de dahil olmak üzere çeşitli bileşikler içerebilen bir dikromata konsantre sülfürik asit eklenerek yapılan bir karışım için kullanılır. Bu tür kromik asit, cam için bir temizleme karışımı olarak kullanılabilir. Kromik asit ayrıca trioksitin anhidrit olduğu H2CrO4 moleküler türlerine de atıfta bulunabilir. Kromik asit, +6 (veya VI) oksidasyon durumunda krom içerir. Güçlü ve aşındırıcı bir oksitleyici ajandır.
Ekstrapiramidal semptomlar, beynin serebral korteksinin ekstrapiramidal sistemi ile arketipsel olarak ilişkili semptomlardır. Bu tür semptomlara ilaçlar neden olduğunda, ekstrapiramidal yan etkiler olarak da bilinirler. Semptomlar akut veya kronik olabilir. Bunlar, distoni, akatizi, rijidite, bradikinezi, titreme ve tardif diskinezi gibi parkinsonizm karakteristik semptomları gibi hareket bozukluklarını içerir.

Sir George Frederic Still – 28 Haziran 1941), İngiliz çocuk doktorudur. Beş tıp kitabı yazmış ve yüzlerce makale yayınlamıştır. Still, jüvenil idiyopatik artritin bir biçimini ve yaygın fonksiyonel bir kalp üfürümü olan Still üfürümünü ilk olarak tanımlayan kişidir. Her ikisine de onun adı verilmiştir. Ayrıca DEHB'yi ilk tanımlayanlardan birisidir. Sıkça "İngiliz Pediatrisinin Babası" olarak anılmaktadır.
Fonksiyonel nörolojik bozukluk veya kısaca FND, hastaların zayıflık, hareket bozuklukları, bayılma gibi duyusal ve nörolojik semptomlar yaşadığı bir durumdur. Fonksiyonel nörolojik bozuklukların semptomları klinik olarak tanınabilir, ancak herhangi bir organik hastalık ile ilişkili değildir. Fonksiyonel nörolojik bozuklukların alt grupları, fonksiyonel nörolojik semptom bozukluğu (FNsD), konversiyon bozukluğu ve psikojenik hareket bozukluğu/ epileptik olmayan nöbetleri içerir. Tanı, bir nörolog konsültasyonu sırasında muayenedeki pozitif belirti ve semptomlara dayanarak konur. Fizyoterapi, özellikle motor semptomları olan hastalar için yararlıdır ve bilişsel davranışçı terapi ise dissosiyatif atakları olan hastalarda daha çok etkilidir.
Akademik yayıncılıkta geri çekme, akademik bir dergide yayımlanmış bir makalenin, sonuçlarına ve çıkarımlarına artık güvenilemeyecek ölçüde ciddi kusurlu olduğunun işaretlendiği bir mekanizmadır. Geri çekilen makaleler yayınlanmış literatürden kaldırılmaz, ancak geri çekilmiş olarak işaretlenir. Bazı durumlarda, örneğin makalenin açıkça karalayıcı olması, kişisel gizliliği ihlal etmesi, bir mahkeme kararına konu olması veya genel halk için ciddi bir sağlık riski oluşturması gibi durumlarda, bir makalenin yayından kaldırılması gerekebilir.

The BMJ, tamamı Britanya Tabipler Birliğine (BMA) ait olan BMJ Group tarafından yayımlanan haftalık hakemli bir tıp dergisidir. The BMJ, BMA'dan editoryal özgürlüğe sahiptir. Dünyanın en eski genel tıp dergilerinden biridir. Önceleri British Medical Journal olarak adlandırılan derginin adı 1988 yılında resmi olarak BMJ olarak kısaltılmış, 2014 yılında ise The BMJ olarak değiştirilmiştir. Dergi, Brtianya Tabipler Birliğinin (BMA) bir alt kuruluşu olan BMJ Publishing Group Ltd tarafından yayımlanmaktadır. The BMJ'nin şu anki baş editörü, Ocak 2022'de atanan Kamran Abbasi'dir.

Kolesteatom bir kulak hastalığıdır. Orta kulakta ve/veya mastoid proseste keratinizan skuamöz epitelden oluşan yıkıcı ve genişleyen bir büyümedir ve kist benzeri bir kese görünümündedir. Kolesteatom kanser değildir, ancak aşındırıcı ve genişleyici özellikleri nedeniyle önemli sorunlara neden olabilir. Sıklıkla enfekte olurlar ve kronik olarak akan kulaklara neden olabilirler. Neredeyse her zaman cerrahi müdahale ile tedavi edilmesi gerekir. Kronik veya Akut Otitis Media'nın tedavi edilmemesiyle birlikte enfeksiyon orta kulağa oradan iç kulağa hatta beyine ulaşabilir. Burada orta kulak içerisindeki kemik yapısını bozar, kalıcı veya geçici işitme kayıpları doğuracak iç kulak sistemini etkiler ve beyinde bir apse meydana getirebilir.