İçeriğe atla

The Cambridge History of Turkey

The Cambridge History of Turkey
ÜlkeBirleşik Krallık
Dilİngilizce
TürTürkiye tarihi
YayımcıCambridge University Press
Yayım tarihi2006-2012

The Cambridge History of Turkey; Cambridge University Press taraafından yayınlanan, Türkiye tarihi hakkında 4 ciltlik bir kitap serisidir. Seri, 1071'deki Malazgirt Meydan Muharebesi ile Türklerin Anadolu'ya girmesinden başlayıp 2010'a kadar olan dönemi konu alır. 1071 ile 1453'te İstanbul'un fethedilmesi arasındaki dönemi konu alan ilk cilt 2006'da, 1839 ile 2010 arasını konu alan son cilt ise 2012'de yayınlanmıştır.[1][2][3] Yayınlanmasından sonra çoğunlukla olumlu eleştiriler alan serinin dördüncü cildi, bazı kitleler tarafından Ermeni Kırımı'ndan bahsederken soykırım kelimesini kullanmadığı ve Rum Kırımı ile Süryani Katliamı'ndan hiç bahsetmediği için eleştirilmiştir.[4]

Ciltler

  • 1. Cilt, Byzantium to Turkey 1071–1453 (2006)
  • 2. Cilt, The Ottoman Empire as a World Power, 1453–1603 (2008)
  • 3. Cilt, The Later Ottoman Empire, 1603–1839 (2009)
  • 4. Cilt, Turkey in the Modern World, 1839–2012 (2012)

Ayrıca bakınız

Kaynakça

  1. ^ Ianeva, Svetla (2007). "The Cambridge History of Turkey. Volume 3: The Later Ottoman Empire, 1603-1839". Journal of Early Modern History. 11 (6). ss. 537-540. doi:10.1163/157006507783207336. 
  2. ^ Káldy-Nagy, Gyula (2011). "Review of The Cambridge History of Turkey. Volume 1: Byzantium to Turkey, 1071-1453". Acta Orientalia Academiae Scientiarum Hungaricae. 64 (4). ss. 475-477. ISSN 0001-6446. 11 Haziran 2021 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 11 Haziran 2021. 
  3. ^ Káldy-Nagy, Gyula (2009). "Review of The Cambridge History of Turkey. Volume 3: The Later Ottoman Empire, 1603—1839". Acta Orientalia Academiae Scientiarum Hungaricae. 62 (3). ss. 351-354. doi:10.2307/23659421. ISSN 0001-6446. 11 Haziran 2021 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 11 Haziran 2021. 
  4. ^ Erbal (2015). "The Armenian Genocide, AKA the Elephant in the Room". International Journal of Middle East Studies. 47 (4). ss. 783-790. doi:10.1017/S0020743815000987. 

İlgili Araştırma Makaleleri

Müderris, Osmanlı Devleti ve Selçuklular'da devlet ve toplum yapısında günümüz üniversite öğretim üyesine karşılık olarak kullanılan bir kavramdır. Medreselerde eğitim veren öğretim üyeliğinin bugünkü tam karşılığı profesörlük ünvanıdır.

<span class="mw-page-title-main">Stanford Shaw</span> Amerikalı tarihçi (1930 – 2006)

Stanford Jay Shaw, İngiliz ve Rus asıllı Amerikalı tarihçi. Osmanlı tarihi ve Ermeni Soykırımı iddiaları alanında yaptığı çalışmalarla tanınmaktadır.

<span class="mw-page-title-main">I. Manuil</span> Bizans İmparatoru

I. Manuil Komninos, 1143-1180 yılları arasında tahtta kalan Bizans imparatorudur.

<span class="mw-page-title-main">Suraiya Faroqhi</span>

Suraiya Faroqhi, Alman akademisyen, Osmanlı tarihçisi ve halen İbn Haldun Üniversitesi Tarih bölümünde öğretim üyesi.

<span class="mw-page-title-main">Bizans kültüründe politik nedenlerle sakat bırakma</span> Cezalandırma Yöntemi

Sakat bırakma, Bizans İmparatorluğu'ndaki suçlular için yaygın bir cezalandırma yöntemiydi, ancak imparatorluğun siyasi yaşamında da bir rol oynadı. Sakatlama cezalarının, aynı zamanda ikincil yararları da vardır. Rakibi kör etme sadece hareketliliğini sınırladığı gibi, aynı zamanda İmparatorluğun kontrol etmenin en önemli parçası olan bir savaşta orduya kumanda etmeyi imkânsız hale getirir. Hadım etmekte potansiyel rakipleri devre dışı bırakmak için kullanılan bir başka yöntemdir. Bizans İmparatorluğunda, bir erkeğin hadım edilmesi artık onun bir erkek olmadığı, yarı ölü, "yarı ölü bir hayat" anlamına gelirdi. Hadım etmek aynı zamanda, İmparator ya da tac için hakkı olan İmparator çocuklarını tehdit edecek bir varis doğumuna da engel olurdu. Diğer sakat bırakma çeşitleri, burnun kesilmesi (rinotomi) veya uzuvların kesilmesiydi.

<span class="mw-page-title-main">Donald Quataert</span> Akademisyen

Donald Quataert, Hollanda asıllı, Amerikalı Osmanlı ve Orta Doğu tarihçisi, akademisyen.

Doğu Roma iç savaşı (1341-1347) Doğu Roma İmparatorluğu'nun Balkan topraklarında, III. Andronikos'un ölümünden sonra ortaya çıkıp 6 yıl süren iç savaş dönemidir. Bazen İkinci Paleologos İç Savaşı olarak da geçer. Bu iç savaş, Doğu Roma cemiyeti içinde aristokrasi ile orta ve alt sınıf arasında gelişmiş, sınıflar arası mücadele yaratmıştır. Aristokrasi tarafında VI. İoannis, orta ve alt sınıf tarafında mevcut hanedan mensupları yer almıştır.

Sir James Cochran Stevenson Runciman CH, Steven Runciman olarak tanınır. Orta Çağ ile ilgili çalışmaları bilinen Britanyalı tarihçi. En tanınmış eseri, üç ciltlik Haçlıların Tarihi 'dir (1951–54). 1940'lı yıllarda İstanbul Üniversitesi'nde Bizans sanatı ve tarihi dersleri vermiştir.

<span class="mw-page-title-main">Süleymaniye Medresesi</span>

Süleymaniye Medresesi ya da Medreseleri, Osmanlı padişahı I. Süleyman tarafından inşa edilen Süleymaniye Külliyesi içerisinde bulunan medresedir. Külliye 1551-1557 arasında inşa edilmiştir. Külliye, medrese-i evvel (ilk), sani (ikinci), salis (üçüncü) ve ra bi' (dördüncü) isimleriyle dört medrese, bir tıp medresesi ve darüşşifa ile darül- hadisten oluşuyordu. Osmanlı Devleti'nin eğitimde zirve noktası olarak tanımlanmaktadır. Daha önce kurulan Ayasofya ve Sahn-ı Seman medreseleri ile ilim hayatında egemen konumda idi. 16. yüzyıla kadar medreseler arasında en yüksek konum Ayasofya Medresesi'nde idi. 60 akçe ücretli müderrisler burada görev yapıyordu. Bunlara altmışlı deniyordu. Sahn-ı Semân medreselerinde 50 akçe ücretli müderrisler çalışyordu. 16. yüzyılda Süleymaniye medreseleriyle bu tasnif değişip genişledi. 16. yüzyılında Süleymaniye'nin inşası mesreseler arasında şu hiyerarşik düzeni oluşturdu: Dar'ulhadis-i Süleymaniye, Hamis-i Süleymaniye, Musile-i Süleymaniye, Hareket-i Altmıslı, İbtida-i Altmışlı, Sahn-ı Seman, Musile-i Sahn, Hareket-i Dahil, Ibtida-i Dahil, Hareket-i Haric, Ibtida-i Haric.

<span class="mw-page-title-main">Ekskubitores</span>

Excubitores erken dönem Bizans imparatorlarının imparatorluk muhafızları olarak yaklaşık 460 yılında kurulmuştur. Komutanları kısa sürede büyük etki sahibi olmuş, aralarından 6. yüzyılda bir dizi imparator çıkmıştır. Excubitores geç 7. yüzyılda kayıtlarında görülmemeye başlamışlardır, fakat 8. yüzyıl ortalarında, orta dönem Bizans ordusunun çekirdeğini oluşturan seçkin "tagmata" birliklerinden birine dönüşmüşlerdir. Excubitores hakkında son kayıt 1081 yılıdır.

<span class="mw-page-title-main">Bizans ordusu</span> ordu

Bizans ordusu veya Doğu Roma ordusu, Bizans donanmasının yanında hizmet veren Bizans silahlı kuvvetlerinin başlıca askeri organıydı.

<span class="mw-page-title-main">Selanik İmparatorluğu</span>

Selanik İmparatorluğu

<span class="mw-page-title-main">Ugor dilleri</span>

Ugor dilleri, Ural dil ailesinin Fin-Ugor koluna bağlı dillerdir. Macarca, Hantıca ve Mansice olmak üzere üç alt gruba ayrılırlar.

Flavius Vitalianus, Bizanslı kumandan. Balkanların kuzeyindeki Moesia'nın yerlisi olan Vitalianus'un Roma ve barbar kökenli métis bir aileden geldiği düşünülmektedir.

<span class="mw-page-title-main">Mesazon</span> Bizans İmparatorluğunun başbakanı olarak hareket eden yüksek makam

Mesazōn Bizans imparatoru'nun başbakanı ve baş yardımcısı olarak hareket eden Bizans İmparatorluğu'nun son yüzyıllarında yüksek bir makam ve görevlisi.

<span class="mw-page-title-main">Stefan Duşan</span> 1331-1355 Sırp İmparatoru

Stefan Uroş IV Duşan ; y. 1308 – 20 Aralık 1355) veya bilinen adıyla Güçlü Duşan, 1331 ile 1355 yılları arasında Sırbistan Krallığı ve Sırp İmparatorluğu Hükümdarı.

John Robert Martindale (d.1935), geç Roma ve Bizans imparatorluklarında uzmanlaşmış bir İngiliz akademik tarihçisidir.

Şehzade Murad, Şehzade Ahmed'in oğlu ve Sultan II. Bayezid'in torunu olan bir Osmanlı şehzadesiydi.

Kasar Kağan Uygurların on ikinci kağanıydı.

Güney Altayca, Moğolistan ve Çin sınırındaki Güney Sibirya'da bulunan Rusya'nın bir federal bölümü olan Altay Cumhuriyeti'nde konuşulan bir Türk dilidir. Dilin Kuzey Altay diliyle bir miktar ortak anlaşılırlığı vardır ve bu da ikisinin geleneksel olarak tek bir dil olarak görülmesine yol açar. Modern sınıflandırmalara göre -en azından 20. yüzyılın ortalarından itibaren- iki ayrı dil olarak kabul edilmektedir.