
Lübnan İç Savaşı, 1975'ten 1990 yılına kadar Lübnan'da yaklaşık olarak 150.000 - 230.000 insanın ölümüne neden olmuştur. Yaklaşık 350.000 kişi yaralanmış bir milyondan fazla insan da ülkesini terk etmiştir. Soğuk Savaş dönemi Lübnan'ı ciddi şekilde etkiledi ve 1958'deki siyasi kriz ancak ABD'nin Beyrut'a çıkarma yapmasıyla sona ermişti. İsrail'in kurulması ve yüzbinlerce Filistinli mültecinin Lübnan'a yerleşmesi dini çatışmaları arttırdı. Silahlı FKÖ gerillalarının ülkeye girişi ciddi siyasi sorunlara sebep oldu. FKÖ'nün gelişi, Filistinli mültecilerin silahlanması farklı gruplar arasındaki sürtüşmeyi hızlandırdı. 1976'da çoğunluğu Müslüman Lübnan Cephesi ve Ulusal Komite arasında çatışmalar başladıktan kısa süre sonra Arap Ligi ve Suriye arabuluculuğa girişti, Filistinli-Lübnanlı çatışması daha çok Güney Lübnan'da yoğunlaştı. FKÖ burayı 1969 yılından beri kontrol ediyordu. Kahire Antlaşması imzalanarak bu bölgeden çekildi. İsrail, Güney Lübnan'ı işgal etti ve Suriye önce Hristiyanlar lehine iç savaşa dahil oldu ve sorun uluslararası bir boyut kazandı. Suriye ve İsrail anlaşmazlığı Lübnan üzerinden devam etti. 1980'lerde taraflar harabeye dönen Beyrut'un onarılması için çaba gösterdi.

Faşizm, ilk olarak İtalya'da Benito Mussolini tarafından oluşturulan, otoriter devlet üzerine kurulu radikal bir aşırı milliyetçi politik ideolojidir. İlkeleri ve öğretileri, La dottrina del fascismo adı altında Giovanni Gentile tarafından yazılmıştır. Benito Mussolini'nin kurucusu olduğu Ulusal Faşist Parti'nin İtalya'da iktidara gelmesinin ardından, faşizm birçok milliyetçi ideolojiye örnek olmuştur. Hitler'in nasyonal sosyalizmi ve Franco'nun falanjizmi, faşizmden çok etkilenmişlerdir.

Anti-faşizm; her türlü faşist ideoloji, politik hareket ve organizasyona karşı olan görüş. Aşırı sol hareketler -anarşizm, sosyalizm ve komünizm gibi- bu hareketin içinde yoğunlukta olur.
Üçüncü görüş, II. Dünya Savaşı sırasında Batı Avrupa'da gelişmiş milliyetçi bir politik pozisyondur. Bir ırk veya millet içerisinde yer alan insanlar arasındaki sosyal adalet gibi konulara önem vermektedir. Üçüncü görüş genellikle aşırı milliyetçiliğe ve ırkçılığa varan örneklere sahiptir.
Merkez sağ, siyasi spektrumun sağında yer alırken merkeze daha yakındır. Merkez sağ partiler genellikle liberal demokrasiyi, kapitalizmi, piyasa ekonomisini, özel mülkiyet haklarını ve az ölçekte bir refah devletini destekler. Merkez sağ oluşumlar muhafazakârlığı ve ekonomik liberalizmi desteklerken sosyalizm ve komünizme karşı çıkarlar.

Aşırı sol, radikal sol veya ekstrem sol siyasi yelpazenin solunda standart siyasi solun ötesinde olan politikalardır. Terimin tek ve tutarlı bir tanımı yoktur; bazı bilim insanları bunu sosyal demokrasinin daha solunu temsil ettiği şeklinde değerlendirirken diğerleri bunu komünist partilerin soluyla sınırlı tutar. Bazı durumlarda aşırı sol, bazı otoriterlik biçimleri, anarşizm, komünizm ve Marksizm ile ilişkilendirilmiş veya devrimci sosyalizm, buna ek olarak ilgili komünist ideolojileri veya anti-kapitalizm ve küreselleşme karşıtlığını savunan gruplar olarak karakterize edilmiştir. Aşırı sol terörizm, ideallerini demokratik süreçleri kullanmak yerine siyasi şiddet yoluyla gerçekleştirmeye çalışan aşırıcı, militan veya isyankar gruplardan oluşur.

Komünist sol olarak da bilinen sol komünizm, Komünist Enternasyonal'in sol kanadını teşkil eden ve Komünist Enternasyonal'den 1920'lerden ayrılmış akımlardan gelen siyasi geleneğin ismidir. Komünist Enternasyonal'in dünyanın pek çok yerindeki partilerinde, oportünizme karşı, devrimci görüşleri savunan sol kanatlar gelişmiş olsa da, bu akımlar en net biçimde Almanya-Hollanda komünist solu ve İtalyan komünist solu tarafından ifade edilmişlerdir.

Aşırı sağ, radikal sağ ya da ekstrem sağ, sağcı siyasette sağcılığın en yüksek biçimini gösterir. Aşırı sağ siyaset, toplumsal hiyerarşiyi aşırı biçimde destekler; daha doğuştan bazı insanların aşağı, bazılarınınsa üstün olduğu gibi düşünceleri içinde barındırır. Belirli kişilerin ya da grupların ileri derecede üstünlüğünü destekler. Bu tip siyaset genel olarak otoriterdir ve radikal biçimde sol fikirlere karşıtlık içerir. Genellikle aşırı sağ terimi istenmeyen gruplara karşı göç ve uyum karşıtlığı duruşları, sosyokültürel boyutta baskı, milliyet ayrımcılığı; ırksal ve dinsel grupların kendilerini diğerlerinden üstün konuma getirecek tutumlar, küreselleşme karşıtlığı gibi görüşleri kapsamaktadır. Başka bir deyişle kavram aşırı milliyetçi, yabancı düşmanı, ırkçı, köktendinci özelliklerine sahip kişi ya da grupları tanımlamada kullanılır.
Türk-İslam sentezi, 1970'lerin ortalarında Türkiye'de ortaya çıkan aşırı sağ ideoloji. Sıklıkla Ülkücüler tarafından benimsenmiştir.
Merkez sol, siyasette sol ve merkez arasındaki görüşler bütünüdür. Fırsat eşitliği yoluyla toplumsal adaletin sağlanabileceği düşüncesini savunmaktadır. Merkez sol siyaset, toplumun varsıl ve yoksul kesimleri arasındaki gelir farkını en aza indirmeyi amaç edinmiştir. Siyaseten ve toplumsal olarak radikal kararlar alınabilir. Bunun yanında reformist tutumlar ile de ekonomik ve sosyal politikalar sağlanabilir. Çoğulculuk taraftarı bir görüştür, toplumun sosyal hak ve çıkarları el üstünde tutulur.
İtalyan faşizmi, Ulusal Faşist Parti'nin 1922 ile 1943 yıllarında içerisinde yönettiği İtalya Krallığı'nda, 1943 ile 1945 yılları arasında ise İtalya'nın kuzeyinde kurulan İtalyan Sosyal Cumhuriyeti'nin resmî ideolojisi olarak uygulanmış yönetim sistemidir. "İtalyan faşizmi" kavramı, Benito Mussolini'nin kurucusu olduğu faşizmin İtalya'da uygulandığı dönemi tanımlayıp nazizm, falanjizm ve daha pek çok faşist hareketten ayırmak için kullanılmaktadır.
Sosyal bilimlerde, siyasi ideoloji, belirli bir toplumsal hareketin, kurumun, sınıfın veya büyük bir grubun etik ideallerini, prensiplerini, doktrinlerini, mitlerini veya sembollerini açıklayan ve toplumun nasıl çalışması gerektiğini ve belirli bir toplumsal düzen için bazı siyasi ve kültürel bir plan sunan bir dizi fikirler bütünüdür. Siyasi ideoloji, gücün nasıl dağıtılması gerektiği ve hangi amaçlar için kullanılması gerektiği konularıyla ilgilenir. Bazı siyasi partiler belirli bir ideolojiyi sıkı bir şekilde takip ederken diğerleri genel olarak ilgili ideolojiler grubundan ilham alabilir, ancak belirli bir ideolojiyi açıkça benimsemezler. Bir ideolojinin popülaritesi, bazen çıkarları doğrultusunda hareket eden ahlaki girişimcilerin etkisiyle de ilgilidir. Siyasi ideolojilerin iki boyutu vardır: (1) hedefler: toplumun nasıl organize edilmesi gerektiği; ve (2) yöntemler: bu hedefe ulaşmanın en uygun yolu.
Sol milliyetçilik, eşitliğe, halk egemenliğine ve self determinasyona dayalı bir milliyetçilik akımıdır. Kökleri Fransız Devrimi'ndeki jakobenizme dayanır. Sol milliyetçilik anti emperyalizmi benimser. Sol milliyetçilik, etnik milliyetçiliği ve faşizmi reddeder; buna rağmen sol milliyetçiliğin bazı minör formları tahammülsüzlük ve ırksal önyargıyı içerisinde barındırır.

Üçüncü yol, merkez sağ ekonomik politikaların merkez sol sosyal politikalarla sentezini savunarak sağ ve sol siyaseti uzlaştırmaya çalışan merkezciliğe benzer bir politik konumdur. Üçüncü Yol, devletin ekonomik canlılığı ve daha önce Keynesçilik tarafından popüler hale getirilmiş olan ekonomik müdahaleci politikaların aşırı kullanımına ilişkin şüphelere yanıt olarak, çeşitli merkez - merkez sol ilerici hareketler içindeki siyasi politikaların yeniden değerlendirilmesi olarak yaratıldı. 1970'lerin sonları ve 1980'ler boyunca neoliberalizmin ve Yeni Sağ'ın popülaritesinin yükselişiyle tezatlık içeriyordu.
Nasyonal anarşizm, ulusal anarşizm veya milliyetçi anarşizm, ırk ayrılıkçılığı, ırksal milliyetçiliği, etnik milliyetçiliği ve ırksal saflığı savunan sağcı bir milliyetçi ideolojidir. Ulusal anarşistler, anarşist sosyal felsefeyi reddederken, esas olarak devletsiz bir toplumu destekledikleri için yeni kabile etnik milliyetçiliğini felsefi anarşizmle bağdaştırdıklarını iddia ederler. Ulusal anarşizmin ana ideolojik inovasyonu, onun devlet karşıtı palingenetik aşırı milliyetçiliğidir. Ulusal anarşistler, ulus devlet yerine homojen toplulukları savunurlar. Ulusal anarşistler, farklı etnik veya ırksal gruplardan olanların, politik olarak meritokratik olmaya, ekonomik olarak kapitalist olmayan, ekolojik olarak sürdürülebilir ve sosyal ve kültürel olarak çabalarken kendi kabile komünlerinde ayrı ayrı gelişmek için özgür olacaklarını iddia ederler.
Hristiyan sağ, Avrupa ve Amerika'daki Hristiyan nüfusun çoğunluk olduğu ülkelerde dindar sağ olarak da adlandırılan, siyasi yelpazenin sağ cenahındaki hizipleri ifade etmektedir. Bu görüşü benimsemiş siyasi hareketler toplumsal olarak muhafazakâr tercihleri ve politikaları savunurlar. Hristiyanlık içindeki öğreti ve değerleri siyasette de uygulamayı ilke edinen Hristiyan sağ, esas olarak bu öğretilerin toplumsal düzenlemeler ve hukuk kuralları oluşturulurken öncelikli olarak dikkate alınmasını savunurlar.
Siyasi yelpaze, siyasi pozisyon veya politik spektrum, farklı siyasi pozisyonları birbirine göre tanımlamak ve sınıflandırmak amacıyla kullanılan bir sistemdir. Bu pozisyonlar, bağımsız siyasi boyutları temsil eden bir veya daha fazla geometrik eksende yer alır. "Siyasi pusula" ve "siyasi harita" ifadeleri, özellikle popüler iki boyutlu modellerine atıfta bulunmak üzere, siyasi yelpazeyi ifade etmek için kullanılan terimlerdir.

Avrupa'da faşizm, 20. yüzyıl boyunca Avrupa'daki hükûmetler ve siyasi örgütler tarafından uygulanan çeşitli faşist ideolojilerin bütünüdür. Faşizm, I. Dünya Savaşı'nın ardından İtalya'da doğmuş ve İtalyan Faşizminden etkilenen diğer faşist hareketler daha sonra Avrupa genelinde ortaya çıkmıştır. Avrupa'da faşizmin ideolojik kökenleri olarak tanımlanan siyasi doktrinler arasında, Fransa'da bütüncül milliyetçi Charles Maurras ve devrimci sendikalist Georges Sorel tarafından benimsenen geleneksel ulusal birlik ve devrimci anti-demokratik retoriğin birleştirilmesi yer almaktadır.

Siyaset karşıtlığı veya anti-politika, geleneksel siyasete karşı çıkma veya güvensizlik durumunu tanımlamak için kullanılan bir terimdir. Bu, anti-establishment duygusu ve resmi siyasetten kamuoyunun uzak durmasıyla yakından ilişkilidir. Sosyal bilimde, anti-politika, politik tartışmayı halk alanından çıkarmayı amaçlayan uygulamaları ve aktörleri ifade edebilir ve bu durumda terim, politik apatiye neden olan bir durumu ifade eder; bu şekilde kullanıldığında terim apolitikleşme ile benzerlik gösterir. Eğer siyaset, tüm toplumsal kurumları ve güç ilişkilerini kapsayan bir şekilde anlaşılıyorsa, anti-politika, politik yabancılaşmadan kaynaklanan politik faaliyeti ve "alışılagelmiş siyaseti" reddetmeyi ifade edebilir.

Nacionalni Stroj, 2005-2011 Yılları arasında Sırbistan'da kurulan aşırı sağcı ve neo-Nazi bir örgüttür. Bu örgüt, Yugoslavya'nın dağılmasının ardından ortaya çıkan siyasi ve sosyal kargaşa ortamında milliyetçi ve ırkçı ideolojilere sahip gençler arasında popülerlik kazandı. Nacionalni Stroj, özellikle milliyetçilik, anti-Semitizm, yabancı düşmanlığı ve beyaz üstünlüğü gibi aşırı sağ ideolojileri savunuyordu.