
93 Harbi ya da 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı, Osmanlı padişahı II. Abdülhamit ve Rus çarı II. Aleksandr döneminde yapılmış olan bir Osmanlı-Rus Savaşı'dır. Rumi takvime göre 1293 yılına denk geldiğinden Osmanlı tarihinde 93 Harbi olarak bilinir. Hem Osmanlı Devleti'nin batı sınırındaki Tuna (Balkan) Cephesi'nde, hem de doğu sınırındaki Kafkas Cephesi'nde savaşılmıştır. Savaşa hazırlıksız yakalanan Osmanlı Devleti, çok ağır bir yenilgi almıştır. Savaşın başlıca sebepleri; Osmanlı Devleti'nde yaşanan azınlık isyanları, Rusya ve Batı Avrupa ülkelerinde, Osmanlı Devleti'nde yaşayan Hristiyanların insan haklarının çiğnendiği konusunda oluşan tek taraflı kamuoyu, Rusya'nın Balkanlardaki genişleme siyaseti, Romanya ve Bulgaristan'ın bağımsızlık istekleri ve Panslavizm akımıdır. Avrupa'nın büyük güçleri savaşı önlemek için İstanbul'da Tersane Konferansı'nı toplamışlar, ancak Osmanlı Devleti'ne yaptıkları taleplerin reddedilmesi üzerine savaş patlak vermiştir.

Balkan Savaşları, Osmanlı İmparatorluğu'nun Balkanlardaki 8 Ekim 1912 - 10 Ağustos 1913 arasında dört devlete karşı yaptığı savaşlardır. Çatışmaların temel nedeni Bulgaristan Krallığı ile Sırbistan Krallığı'nın Balkanlarda hızlanan yayılma faaliyetleridir.

Endonezya'nın Bandung kentinde 18-24 Nisan 1955'te toplanan ve o dönem yeni bağımsızlığını kazanan Asya-Afrika devletlerini bir araya getiren konferanstır. Bağlantısızlar Hareketinin bir parçasıdır.

Kahire konferansı, II. Dünya Savaşı sonra Uzak Doğu'daki gelişmeleri değerlendirmek amacıyla Roosevelt, Churchill ve Çan Kay Şek arasında; 22-26 Kasım 1943 tarihleri arasında Kahire'de yapılan toplantıdır. Kesin bir sonuca varılamayan konferansın yapılmasında Moskova Konferansı'nda görev alan dışişleri bakanlarının üç devletin liderlerinin de bir görüşmede bulunmaları gerektiğine karar vermesi etkili oldu. Josef Stalin'in isteği üzerine Tahran seçilse de düzenlenen konferansta Uzak Doğu meselelerinin de görüşülmesi planlandığı için Çin Cumhuriyeti'ni temsilen Çan Kay Şek'in de yapılacak görüşmelere davet edilme teklifinin Stalin tarafından kabul edilmemesi üzerine, Churchill ile Roosevelt hem Çan Kay Şek ile görüşmek hem de Tahran'da yapılacak konferansa birlik içinde katılmak amacıyla Kahire'de bir araya geldiler.

William Ewart Gladstone, Britanyalı Liberal Partili bir politikacı ve Birleşik Krallık Başbakanı. Önemli bir politik reformcudur, popülist konuşmalarıyla tanınır, yıllarca Benjamin Disraeli ile bir politik yarış içinde olmuştur.

Benjamin Disraeli, Britanyalı politikacı ve 19. yüzyıl'da birçok kez Birleşik Krallık başbakanı olmuş devlet adamı. Yahudi asıllıdır. 19. yüzyıl'ın ikinci yarısında Britanya siyasetinin, Liberal Partili(en) William Gladstone ile birlikte en önemli ismiydi. Muhafazakâr Parti'nin önde gelen liderlerinden biriydi. 1870 ve 1880 yılları arasındaki başbakanlığı döneminde Britanyalı aristokratlarını da arkasına alarak Birleşik Krallık siyasetini kontrolü altına almıştır. Kraliçe Victoria'nın en çok değer verdiği siyasetçiydi. Seçimlerde ezeli rakibi Gladstone tarafından yenilgiye uğradıktan sonra siyaset sahnesinden silindi. Sınıf savaşı ve işçi sınıfı hakkındaki düşünceleri, 1950'li yılların Birleşik Krallık'ındaki pragmatik ve merkezci ekonomi politikaları üzerinde etkili olmuştur.

Bulgaristan-Türkiye ilişkileri, Türkiye ile Bulgaristan'ın sürdürdüğü uluslararası politikaları içerir.

Lozan Barış Konferansı, İsviçre'nin Lozan (Lausanne) şehrinde 8 ay sürmüş ve Türk tarafının kayıtsız şartsız bağımsızlık talebi nedeniyle çetin geçmiştir. Görüşmelerde Türkiye'yi temsil eden İsmet Paşa başkanlığındaki heyetin bu başarıdaki rolü büyüktür.

Bulgar İsyanları, Nisan-Mayıs 1876 tarihleri arasında Osmanlı Devletinin Bulgar vatandaşlarının Osmanlı Devleti'ne isyan ederek bağımsızlığını kazanmaları olayıdır.
30 Mayıs 1876 Darbesi, Osmanlı padişahı Abdülaziz'in tahttan indirilmesiyle sonuçlanmış bir hükûmet darbesidir.

Müslüman-Türk katliamları, Türk Kırımı ya da Türk Soykırımı Osmanlı İmparatorluğu'nun dağılma döneminde Navarin Katliamı ile başlayan ve 1922 Manisa yangınıyla son bulan Balkan, Ortodoks Devletler ve Fransa tarafından Türkler, Türk Yahudileri ve Osmanlılara yönelik gerçekleşen katliamlar, zorunlu göçler, etnik temizlik. Olaylardan etkilenenlerin ana dili Türkçedir.

Dekolonizasyon; bir devletin, bir başka ülke halkı ve kurumları üzerindeki kontrolünü sona erdirmesi. Diğer bir deyişle sömürgeciliğin sonlandırılmasıdır. Politik ve kültürel anlamda gerçekleştirilebilir. Bu Kavram özellikle I. Dünya Savaşı'ndan önce kurulan sömürge imparatorluklarının parçalanması için kullanılır. Akademisyenler konuya ilişkin incelemelerinde özellikle bağımsızlık talep eden kolonilerdeki Creole Milliyetçiliği gibi halk hareketleri ve fikirler üzerinde yoğunlaşıyorlar. Ulusların kendi kaderlerini tayin etme hakkı Birleşmiş Milletler tarafından Dekolonizasyonun özü olarak tanımlanır. Birleşmiş Milletler'e bağlı Özel Dekolonizasyon Komitesi, Dekolonizayon Süreci içerisinde Kolonici ulusun süreci iptal gibi bir hakkı bulunmadığına ancak sürecin yönlendirilmesinde söz sahibi olabileceğine karar vermiştir. Buna örnek olarak:Hindistan'ın bölünmesi gösterilebilir. Bağımsız Devletler, bir bölge hakkında dekolonizasyon talep edebilse de bu orada yaşayan ulusun referandumuna bırakılır.

Asya İlişkileri Konferansı, 1947 yılının Mart-Nisan aylarında Yeni Delhi'de yapıldı. Kongrenin ev sahibi, daha sonra bağımsız Hindistan'ın temelini oluşturacak bölgesel hükûmetin başbakanı Jawaharlal Nehru'ydu. Konferans, Asya'daki pek çok bağımsızlık hareketi liderini bir araya getirdi. Aynı zamanda "Asya birliğini" sağlamaya yönelik ilk siyasi girişim olarak takdim edildi. Konferans, Asya ülkelerinin yöneticilerini aynı platformda bir araya getirerek, Asya Kıtası'ndaki insanların sosyal, ekonomik ve kültürel sorunlarını tartışarak çözüm aramak, ülkeler ve halkalar arası ilişkilerin gelişmesini teşvik etmek ve karşılıklı anlayış ve iş birliğini geliştirmeyi amaçlıyordu.
Tersane Konferansı'nda istediklerini alamayan Rusya'nın ve bir Rus-Osmanlı savaşı çıkmasını istemeyen İngiltere'nin ön ayak olduğu ve Balkan sorununun çözümüne yönelik protokoldür. Londra'da Birleşik Krallık, Fransa, Almanya, Avusturya-Macaristan, İtalya ve Rusya bir konferansta bir araya gelerek 31 Mart 1877 tarihinde aşağıda maddeleri veren protokolü hazırlayarak Osmanlı İmparatorluğu'na göndermişlerdir.
- İstanbul konferansına temsilci gönderen devletler, Osmanlı Devleti hâkimiyetinde yaşayan Hristiyan halkın durumunu düzeltecek reformların yapılmasını beklemektedir.
- Bosna-Hersek ve Bulgaristan için Osmanlı hükûmetinin taahhüt ettiği reformlar hayata geçirilmelidir.
- Avrupa devletleri, Osmanlı Devleti'nin Sırbistan ile 28 şubat 1877'de imzaladığı anlaşmayı senet kabul etmektedir.
- Karadağ konusunda sürekli bir barışın yapılması için sınırların düzeltilmesi ve Boyana nehrinde gemilerin serbest geçişi için düzenlemelerin yapılması istenmektedir.
- Devletler, Sırbistan ile yapılan ve Karadağ ile yapılacak barışı kalıcı barışa atılmış bir adım olarak değerlendirmektedirler.
- Osmanlı hükûmetinden savaş durumuna geçirdiği askerî birliklerini dağıtması ve sadece güvenlik için askerî birlikler bırakması talep edilmektedir.
Büyük Doğu Buhranı, 1875 yılında Balkanlar'da Osmanlı İmparatorluğu topraklarında başlayarak uluslararası güçlerin karışmasına yol açan çeşitli ayaklanma ve savaşlardır. Buhran, Temmuz 1878'de Berlin Antlaşması ile sona erdi.
1874 Brüksel Konferansı 27 Temmuz - 27 Ağustos 1874 tarihleri arasında, savaş kuralları ve adetleri hakkında uluslararası bir düzenleme getirilmesi amacıyla toplanan konferanstır. Fransa-Prusya savaşı (1870-71) sonrasında Rusya tarafından toplandı ve altı yıl öncesinde düzenlenen St. Petersburg Konferansı'nın devamı niteliğindeydi. Konferansa konu olan kodun taslak metnini Rus hukukçu ve diplomat Friedrich Martens yazdı. Dönemin büyük güçleri Almanya, Fransa, Avusturya-Macaristan, Osmanlı İmparatorluğu, Rusya ve Büyük Britanya'nın yanı sıra, Belçika, Danimarka, İspanya, Yunanistan, İtalya, Hollanda, İsveç, Norveç, Portekiz ve İsviçre de konferansa katıldı. Diğer davetli ülkeler İran ve ABD katılımda bulunmadı. Bazı hükûmetlerin kabul etmemesi üzerine konferansta alınan kararlar yürürlüğe girmedi. Buna rağmen 1874 Brüksel Konferansı daha sonraki silahsızlanma anlaşmaları için çok önemli bir adım olarak görülmektedir.

Osmanlı-Sırp Savaşı veya Türk-Sırp Savaşı, Sırp Bağımsızlık Savaşları olarak da bilinir, Sırbistan Prensliği ile Osmanlı İmparatorluğu arasında gerçekleşen iki savaş. Karadağ Prensliği ile birlikte, Sırbistan 30 Haziran 1876'da Osmanlı İmparatorluğu'na savaş ilan etti. Diğer Avrupa devletlerinin müdahalesiyle sonbaharda ateşkes imzalandı ve Tersane Konferansı düzenlendi. Barış, 28 Şubat 1877'de statüko bellum bazında imzalandı. Resmi barıştan kısa bir süre sonra, Sırbistan 11 Aralık 1877'de Osmanlı İmparatorluğu'na tekrar savaş ilan etti. Bu savaş ise Şubat 1878'e kadar sürdü. Savaşların nihai sonucuna Berlin Kongresi (1878) karar verdi. Savaşın sonunda Sırbistan bağımsız bir devlet olarak uluslararası alanda tanındı ve toprakları genişletildi.

Berlin Kongresi, dönemin Avrupa'daki altı büyük gücünün, Osmanlı İmparatorluğu ve dört Balkan devletinin temsilcilerinin bir araya geldiği bir toplantıdır. 93 Harbi sonrası Balkan Yarımadası'ndaki devletlerin topraklarını belirlemeyi amaçlayan ve Rusya ile Osmanlı İmparatorluğu arasında üç ay önce imzalanan Ayastefanos Antlaşması'nın yerini alan Berlin Antlaşması'nın imzalanmasıyla sona erdi.

Londra Barış Konferansı veya Büyükelçiler Konferansı olarak da bilinen 1912-1913 Londra Konferansı, o zamanın altı Büyük Gücü'nün uluslararası bir zirvesiydi. Birinci Balkan Savaşı'nda Balkan Birliği ordularının Osmanlı Devleti'ne karşı kazandığı başarılar nedeniyle Aralık 1912'de toplandı. Konferans özellikle, toprak edinimleri konusunda savaşan güçler arasında hakemlik yapmayı ve aynı zamanda çatışma sırasında bağımsızlığı ilan edilen Arnavutluk'un geleceğini belirlemeyi amaçladı.

Sovyetler Birliği Komünist Partisi 19. Tüm Birlik Konferansı, Sovyetler Birliği Komünist Partisi tarafından 28 Haziran - 1 Temmuz 1988 tarihleri arasında düzenlenen bir parti konferansıydı. Konferansa 4.991 delege katılmıştır.