İçeriğe atla

Tepebağları Höyük

Arkeolojik Höyük
Adı:Tepebağları Höyük (Niğde)
il:Niğde
İlçe:Merkez
Köy:Aydınyurt
Türü:Höyük
Tahribat:
Tescil durumu:Tescilli[1]
Tescil No ve derece:1257 / 1
Tescil tarihi:15.04.2000
Araştırma yöntemi:Kazı

Tepebağları Höyük, Niğde İl merkezinin yaklaşık 4 km. batısındaki Aydınyurt Köyü'nün 1 km. güneydoğusunda yer alan bir höyüktür. Tepe, 75 x 60 metre boyutlarında, 28 metre yüksekliktedir.[2]

Kazılar

Höyükte 1962 yılında David French, 1966 yılında I. A. Todd tarafından araştırmalar yapılmıştır.[2] Görece kısa süreli kazı çalışmaları 1972-75 yılarında dört mevsim için Prof. Dr. Nimet Özgüç başkanlığında yapılmıştır.[3]

Tabakalanma

Höyükte yüzey araştırmalarına göre saptanan kültür katları eskiden yeniye doğru Geç Neolitik Çağ, Kalkolitik Çağ, Erken Tunç Çağı, Orta Tunç Çağı, Geç Tunç Çağı, Demir Çağı, Roma, Bizans ve Helenistik Dönem'dir. Ancak kazılarda Helenistik ve Orta Çağ tabakaları açığa çıkarılmıştır.[2]

Buluntular

Helenistik Dönem'deki yerleşim, MÖ 1. binyılın ilk yarısına ait mimari kalıntıları çok büyük ölçüde tahrip etmiştir. Bu nedenle Demir Çağı tabakalarında kale dışında bir mimari bulgu elde edilememiştir. Yerleşmenin, zirvenin 12-16 metre aşağısında birbirine paralel ve yerleşmenin tüm çevresini saran iki sıralı bir surla çevrili olduğu ortaya çıkmıştır.[2]

Dış bağlantılar

Kaynakça

  1. ^ TAY – Yerleşme Ayrıntıları
  2. ^ a b c d "TAY – Yerleşme Dönem Ayrıntıları". 10 Mart 2016 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 21 Mayıs 2012. 
  3. ^ "Türk Tarih Kurumu". 10 Aralık 2010 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 21 Mayıs 2012. 

İlgili Araştırma Makaleleri

Kinet Höyük, İskenderun'un 30 km kuzeyinde, Dörtyol ilçesinin kuzeybatısında, İskenderun Körfezi kıyısından 500 metre içeride bulunan bir höyüktür. Zeminden 26 metre yükseklikteki höyük 33 dönüm alana yayılmıştır. Yerleşim, Geç Neolitik Çağ'dan Helenistik Dönem'e kadar MÖ 5.000-.50 yıllarında iskan edilmiştir. Kilikya'daki en büyük antik yerleşimi olarak kabul edilmektedir. Doğusundaki koyda ve güneyindeki Deliçay (Pinarus) Deresi halicinde olmak üzere iki limanı vardı. Höyüğün bulunduğu İssos Ovası, Antik Kilikya'nın en doğu kenarıdır. Yerleşimin antik çağdaki adının İssos olduğu belirtilmektedir. Günümüz Hatay ili Dörtyol ilçesi sınırları içinde ilk neolitik yerleşmenin görüldüğü höyüktür.

Salat Tepe Höyüğü, Diyarbakır il merkezine 35 km. ve Bismil ilçesine 14 km. mesafede yer alan bir höyüktür. Dicle'ye katılan Salat Deresi'nin doğuya kıvrım yaptığı kesimdedir. Salat Deresi vadisinden 30 metre yükseklikte olan höyük 115 x 100 metre boyutlarındadır. Tepenin üstünde 45 x 30 metrelik düz bir alan bulunmaktadır. Diyarbakır Arkeoloji Müzesi tarafından Yukarı Salat Höyük adıyla tescil edilmiştir.

Kavuşan Höyük, Diyarbakır ili Bismil ilçesinin 10 km güneydoğusunda, Şeyhan Deresi ile Dicle'nin birleştiği bölgenin hemen doğusunda yer alan bir höyüktür. Dicle kıyısından 65-70 metre kadar güneydedir. Höyüğü kuzey yarısı Dicle tarafından yenmiş olup, güney yamaçları ise Şeyhan Deresi alüvyonlarıyla örtülmüştür. Yüzey de yaygın tarım yapılmasıyla tahrip olmuştur. Höyük boyutları 175 x 75 metre olup, yükseklik kuzey kesimde 8 metre iken güneyde 2 metre kadardır. Alan olarak 1,5 hektar olduğu belirtilmektedir.

Ziyaret Tepe Höyüğü, Diyarbakır ilinin Bismil ilçesi güneydoğusunda, Dicle ve Batman Çayı'nın birleşme noktasının 20 km. batısında, Dicle'nin güney kıyısında yer alan bir höyüktür. Bölgedeki büyük höyüklerden biri olup, ovadan 22 metre yükseklikte 3 hektarlık bir alandır. Kuzey taraftaki höyüğün (akropol) üç tarafında uzanan "aşağı şehir" ise 29 hektarlık bir alana yayılmıştır. Diyarbakır Arkeoloji Müzesi tarafından Tepe Höyüğü adıyla tescil edilmiştir.

Şaraga Höyük, Şanlıurfa ili Birecik ilçesi yakınlarında ve Fırat'ın batı kıyısında yer alan bir höyüktür. Önemli bir tarihi merkez olan Karkamış'ın 10 km kuzeyindedir. Höyük, 200 x 150 metre boyutlarında ve 25 metre yüksekliktedir.

Sos Höyük, Erzurum il merkezinin 24 km kuzeydoğusunda, Pasinler ilçesinin 13 km batısında yer alan bir höyüktür. Yakınındaki Yiğittaşı Köyü'nün eski adının Sos olmasından, arkeoloji literatüründe bu adla geçmektedir. Aras Nehri'nin bir kolu olan Çökender Deresi'nin hemen güney kıyısındadır. Tepe olarak 270 x 150 metre boyutlarında 1,2 hektarlık bir alanı kaplamakta olup 20 metre yüksekliktedir.

Küllüoba Höyüğü, Eskişehir İl merkezinin 35 km. güneydoğusunda, Seyitgazi İlçesi'nin 15 km. kuzeydoğusunda, Yenikent Köyü'nün 1.300 metre güneyindedir. Tepe, 300 x 150 metre ölçülerinde, 10 metre yükseklikte bir tepedir. Frigya dağlık bölgesinin kuzeyinde, yukarı Sakarya ovalarının batısında yer almaktadır. Ankara, Konya ve Afyon civarından gelen tüm doğal ulaşım hatları Küllüoba'nın bulunduğu bölgede birleşmektedir ve buradan batıya, Eskişehir, İznik, İnegöl ovalarına uzanır. Bu batıya giden yollar, Kuzey Ege, Güney Marmara, dolayısıyla Balkanlar'a devam eder.

<span class="mw-page-title-main">Maşat Höyük</span>

Maşat Höyük, Tokat İl merkezinin güneybatısında, Zile'nin 20 km. güneybatısında, Yalınyazı Köyü'nün 1 km. güney-güneybatısında yer alan bir höyüktür. Höyük 450 x 225 metre boyutlarında olup ova tabanından, kazı yapıldığı yıllarda yaklaşık 29 metre yükseklikteydi.

Zank Höyük, Nevşehir İl merkezinin kuzeydoğusunda, Avanos İlçesi'nin Sarılar kasabasının yaklaşık 4 km. kuzeybatısında yer alan bir höyüktür. Tepe yaklaşık 300 metre çapında ve 30 metre yüksekliktedir. Höyüğün 20 dönüm kadar bir alana yayılmış olduğu tahmin edilmektedir.

Çadır Höyük, Yozgat İl sınırları içindeki Alişar Höyüğü'nün 13 km. kuzeybatısında, Sorgun İlçesi'nin güneydoğusunda Kanak Suyu Ovası'nda, Peyniryemez Köyü yakınında yer alan bir höyüktür. Tepe, 240 x 140 metre boyutlarında olup yüksekliği ova seviyesinden 32 metredir. Kuzey kesiminde 200 metrelik bir terası vardır ve yerleşme zaman içinde bu yöne kaymıştır. Yerleşmenin, kabaca MÖ 5200 yılına dayanan bir geçmişi olduğu belirlenmiştir. Höyük MÖ 4. binyıldan Helenistik Dönem'e dek iskan edilmiş ve Geç Roma Dönemi ile Bizans döneminde de yoğun yerleşim görmüştür.

Karaoğlan Höyüğü, Ankara İl merkezinin 25 km. güneyinde, Mogan Gölü'nün güneydoğu ucunda yer alan bir höyüktür. Bulunduğu bölge Ankara bölgesinden güneydoğu ve güneybatı yönlerine uzanan ana ticaret yollarının kavşağı durumundaydı. Tepe, 260 x 180 metre boyutlarında ve 18-20 metre yüksekliğindedir. Höyük Ankara – Konya kara yolu üzerindedir.

Asarcık Höyük, Ankara İl merkezinin batısında, Ayaş İlçesi'nin 9,5 km. kuzeybatısında, Ilıca Köyü'nün kuzeydoğu kenarında yer alan bir höyüktür. Yerleşme iki dere arasındaki bazalt bir yükselti üzerindedir.

Gözlükule Höyüğü, Mersin İl merkezinin 30 km. doğusunda Tarsus İlçesi'nin güneybatısında, günümüzde İlçe'nin bir parkı olarak kullanılan bir höyüktür. Tepe, 300 metre çapında olup 25 metre yüksekliktedir. Bir Klasik Çağ kenti olan Tarsu ya da Tarse, hem tepede hem de günümüz Tarsus İlçesi'nin altındadır. Günümüz Tarsus'unu oluşturan ilk yerleşimin, Toroslar'dan gelen bir akarsuyun kıyısında, MÖ 7. binyılda bir köy olarak kurulduğu belirtilmektedir.Höyük, Orta Anadolu'dan Akdeniz kıyılarına doğal bir geçiş olan Gülek Boğazı çıkışında, Antik Kilikya ovasında yer almaktadır. Diğer yandan Gülek Boğazı çıkışından Amik Ovası yoluyla Kuzey Suriye'ye ulaşımın da kavşağındadır.

Yassıhöyük, Kırşehir İl merkezinin 25 km. kuzeyinde, Karahıdır Köyü'nün güneyinde yer alan bir höyüktür. Tepe, 635x500 metre boyutlarında ve 12-13 metre yüksekliğindedir. Kırşehir'in Kaman İlçesi sınırları içinde olan Kaman Kalehöyük'ün 30 km. kadar doğusuna düşmektedir.

Pekmez Höyük, Aydın ili Karacasu İlçesi yakınlarındaki Afrodisyas antik kenti içinde yer alan bir höyüktür. Afrodisyas, Büyük Menderes Nehri'nin güney kollarından birinin oluşturduğu vadidedir. Pekmez Höyük, antik kent alanı içinde prehistorik dönemlerden itibaren iskan gören üç höyükten biridir. Diğer höyükler Akropolis ve Kuşkalesi adlarıyla bilinmektedir. Tepe, 125 metre çapında olup 13 metre yüksekliktedir.

Mezraa Höyük, Şanlıurfa ili'nin güneybatısında, Birecik İlçesi'nin kuş uçuşu 7 km güneyinde, Mezraa Belde'sinin 1,5 km güneydoğusunda, Fırat'ın doğu kıyısında yer alan bir höyüktür. Tepe, 180 x 140 metre boyutlarında olup ova seviyesinden 13 metre yüksekliktedir.

Aşağı Salat Höyüğü, Diyarbakır'ın Bismil İlçesi'nin 20 km. doğusunda, Yukarısalat Belde'sinin 3 km. güneyinde, günümüzde 10 – 15 haneli Aşağı Salat Mahallesi'nin altında yer alan bir höyüktür. Dicle Nehri kıyısındaki höyük Salat Çayı'nın Dicle'ye katıldığı yerin 2 km. doğusundadır. Tepe, yaklaşık olarak 150 x 100 metre boyutlarında, nehir seviyesinden 3 metre yükseklikteki bir teras üzerindedir. Kültür dolgusu 5 metre kadar olan höyüğün güney yamacı Dicle taşkınlarıyla tahrip olmuştur. Güneydoğu kesiminin ise su ile aşınmıştır. Aşağı Salat Höyüğü Kuzey Mezopotamya kültür alanı içinde kurulmuş küçük bir köy yerleşimi olarak karşımıza çıkmaktadır. Salat Vadisi'nden gelen doğal yol, Dicle Nehrini Höyük'ün de yer aldığı Salat Mevkii'nde geçerek doğuya ve güneye yönelmektedir. Höyük'ün yaklaşık 50 metre güneybatısında bir mezarlık alanı yer almaktadır.

Karaağaçtepe Höyüğü, Çanakkale il merkezinin güneybatısında, Seddülbahir Köyü'nün yaklaşık olarak 3 km. kuzey-kuzeydoğusunda, Morto Koyu'ndan 1 km. mesafede, Kirte Deresi'nin sağ tarafında yer alan bir höyüktür. Bazı kaynaklarda, Heinrich Schliemann tarafından bu şekilde tanımlanmış olmasına dayanılarak Protesilaos Tümülüsü olarak da görülmektedir. Tepe, 100 metre çapında olup 8 metre yüksekliktedir. Günümüzde sahilden 1 km. kadar içeride olan Höyük'ün iskan edildiği dönemde deniz kenarında olduğu belirtilmektedir.

Tatar Höyük, Şanlıurfa il merkezinin kuzeybatısında, Bozova İlçesi'nin 9 km. kuzeydoğusunda, Titriş Höyük'ün 10 km. güneybatısında yer alan bir höyüktür. "Aşağı Alan" olarak adlandırılan kesimi 500 x 200 metre ve 5,9 hektarlık bir alana yayılmaktadır. Höyük ise 150 x 11 x 24 metre boyutlarında olup 1,75 hektarlık bir alanı kaplar.

Selimpaşa Höyüğü, İstanbul il merkezinin batısında, Silivri İlçesi'ne bağlı Selimpaşa Mahallesi merkezinin yaklaşık olarak 3 km. batısında, Marmara kıyısında yer alan bir höyüktür. Güneyinden İstanbul – Tekirdağ karayolunun kuzeyindedir. Yapılaşma nedeniyle tehdit altında olmasına karşın bu tehdit, İstanbul Arkeoloji Müzesi tarafından sit alanı ilan edilerek kontrol altına alınmıştır.