İçeriğe atla

Tazarru'nâme

Tazarru'nâme, bilinen diğer ismi ile Yakarışlar Kitabı, Osmanlı amirali Sinan Paşa tarafından 15. yüzyılda yazılmış münâcât.[1] Eser, Ma‘arif-nâme ve Tezkiretü’l-Evliyâ ile birlikte yazarın yazdığı üç Türkçe kitaptan birini oluşturmaktadır.[2] Tazarru'nâme, düzyazı (nesir) ağırlıklı hazırlanmıştır ve biçimce şiir-düzyazı (nazım-nesir) karışıktır. Tematik açıdan Allah’a yakarış ile özde kişi ahlakının değerini irdeleyen bir yapıya sahiptir. Eser düzyazı içerisinde süslü düzyazı anlayışıyla üretilmiştir.[3]

Kaynakça

  1. ^ "KÖPRÜ - Tazarru'nâme'den Münacat'a Yakarış Üslubu - Mahmut KAPLAN". www.koprudergisi.com. 24 Şubat 2002 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 19 Ekim 2020. 
  2. ^ Karagözoğlu, Volkan. "Tazarru‘-nâme’nin Söz Düzeni -I- 25 Ekim 2020 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi.". Divan Edebiyatı Araştırmaları Dergisi 16, İstanbul 2016, 177-194.
  3. ^ "SİNAN PAŞA'NIN TAZARRU'-NÂMESİ'NİN SANATÇININ ŞİİRSEL İFADELERİ (MAZMUN) İŞLEMESİ YÖNÜNDEN İNCELENMESİ". Mecmua. Bahar 2018. 10 Mart 2020 tarihinde kaynağından arşivlendi. 

İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">Mimar Sinan</span> 16. yüzyıl Osmanlı başmimarı ve inşaat mühendisi

Mimar Sinan veya Koca Mi'mâr Sinân Ağa, Osmanlı İmparatorluğu'nun 16. yüzyılda görevli başmimarı ve inşaat mühendisidir. Kariyerinde önemli eserler veren ve Kanuni Sultan Süleyman, II. Selim ve III. Murad dönemlerinde başmimar olarak görev yapan Mimar Sinan, yapıtlarıyla geçmişte ve günümüzde dünyaca tanınmıştır. Başyapıtı, "ustalık eserim" olarak tanımladığı, Edirne'deki Selimiye Camii'dir.

Divan edebiyatı, Türk kültürüne has süslü ve sanatlı bir edebiyat türüdür. Bu edebiyata genellikle "divan edebiyatı" adı uygun görülmekte olup bunun en büyük nedenlerinden birisinin şairlerin manzumelerinin toplandığı kitaplara "divan" denilmesi olduğu kabul edilmektedir. Öte yandan, divan edebiyatı gibi tabirlerin modern araştırmacılar tarafından geliştirildiğini ve halk-tekke-divan edebiyatları arasındaki ayrımların bazen oldukça muğlak olduğu ve bu edebiyatlar arasında ciddi etkileşimlerin de bulunduğu vurgulanmalıdır.

Nesir ya da düzyazı, edebiyatta bulunan bir sanattır. Dil kurallarından başka hiçbir ölçüye bağlı olmayan düz ve tabu anlatma yolu.

<span class="mw-page-title-main">Rüstem Paşa</span> 33. Osmanlı sadrazamı

Rüstem Paşa, Kanuni Sultan Süleyman saltanatı döneminde 28 Kasım 1544 - 6 Ekim 1553 ve 29 Eylül 1555 - 10 Temmuz 1561 tarihleri arasında sadrazamlık yapmış Osmanlı devlet adamıdır.

<span class="mw-page-title-main">Koca Sinan Paşa</span> 39. Osmanlı sadrazamı

Koca Sinan Paşa, Osmanlı padişahları III. Murad ve III. Mehmed'in saltanat dönemlerinde 5 defa olmak üzere toplam 8 yıl 5 ay sadrazamlık yapmış bir Osmanlı devlet adamıdır.

<span class="mw-page-title-main">Yusuf Kâmil Paşa</span> 188. Osmanlı sadrazamı

Yusuf Kâmil Paşa, Osmanlı İmparatorluğu'nda görev yapmış Türk devlet adamı.

Münşeat', divan edebiyatında nesir yazarlarının yazdıkları yazılara ve bu yazıların toplandığı mecmualara (dergilere) denir.

<span class="mw-page-title-main">Türk ve İslam Eserleri Müzesi</span> müze

Türk ve İslam Eserleri Müzesi, İstanbul'un Fatih ilçesinde bulunan, İslâm sanatı eserlerini topluca kapsayan ilk Türk müzesidir.

Seydi Ali Reis; 1498-1562 tarihlerinde yaşayıp Mısır Kapudanlığı da yapmış olan Türk amirali. Coğrafya, matematik, astronomi bilgini.

<span class="mw-page-title-main">Sinan Paşa Camii (Beşiktaş)</span> İstanbulda cami

Sinan Paşa Camisi İstanbul'un Beşiktaş ilçesinde yer alan Mimar Sinan tarafından inşa edilmiş bir Osmanlı camisidir. İlçenin merkezinde yer alan Sinanpaşa mahallesine adını vermiştir.

<span class="mw-page-title-main">Nişancı Mehmet Paşa Camii</span>

Nişancı Mehmet Paşa Camii, İstanbul'un Fatih ilçesinde Karagümrük semtinde Nişanca caddesindeki cami. 1584-1588 arasında Mimar Sinan tarafından yapılmıştır. Tezkiretülbünyan ve Tezkiretü’l-ebniye’de yer almamakla birlikte Tuhfetü’l-mi‘mârîn’de ona ait gösterilmektedir. Mimar Sinan'a ait olduğunu Evliya Çelebide yazar. Mimar Sinan 996’da (1588) ölmüş, cami ise ertesi yıl bitirilmiştir. Kaynaklarda genellikle Sinan tarafından başlanıp kalfalarından biri tarafından tamamlandığı belirtilen eser Aptullah Kur’an’a göre de Mimar Dâvud Ağa’nındır. Sinan’ın son zamanlarına rastlayan camiyi onun üslûbunu devam ettiren Dâvud Ağa’nın tamamlamış olması en güçlü ihtimaldir. Doğan Kuban’ın görüşleri de bu yöndedir. Câminin kapısı üzerinde, caminin inşâsına H.992 / M.1584'te başlanıp H.997 / M. 1589 tarihinde bitirildiğini gösteren nesir halinde bir kitâbesi vardır. Caminin giriş kapısı üstündeki III. Murat tuğrasının tasarımının Nişancı Mehmet Paşa tarafından yapıldığı bilinmektedir. Sultan III. Mustafa tuğralı kitabede Mehmet Paşa torunu Şükrullah Efendi tarafından caminin esaslı tamir edildiğini anlatılır. Kuzeydoğu tarafında Keskin Dede yatmaktadır. Zamanında bir külliye olarak tasarlanan imaretten sadece cami ve türbe kalmıştır. Caminin içinde bir hazire vardır. Pek bakımlı olmayan hazîrede, bâninin oğlu Eyüp Kadısı Mehmed Nutki Efendi’de medfûn bulunmaktadır.

Mehmet Nergisi, 17. yüzyılda yaşamış divan edebiyatı şairi ve yazarı.

Yemen İsyanı, II. Selim döneminde 1567'de Yemen'de çıkan bir isyandır. Zeydiler'in İmam Mutahhar önderliğinde ayaklanmasıyla başlayan isyan sonucunda Osmanlı Devleti, Aden, Taiz, San'a ve bunlara bağlı bölgeleri kaybetmiş ve Yemen üzerindeki hakimiyetini hemen hemen kaybetmiştir. 31 Aralık 1567'de isyanı bastırmak için o dönem Şam Beylerbeyi Lala Mustafa Paşa vezir rütbesiyle sefer serdarı, Özdemiroğlu Osman Paşa ise San'a Beylerbeyi olarak atanmıştır. İki paşanın anlaşmazlığa düşmesi üzerine 15 Ağustos 1568'de serdarlıktan azledilerek yerine Koca Sinan Paşa atanmıştır.

Hoca Sinan Paşa, 15. yüzyıl Osmanlı kelam alimi, matematikçi ve devlet adamı.

<i>Surname-i Vehbi</i>

Surname-i Vehbi, padişah III. Ahmed’in dört oğlunun 1720’de gerçekleşen ve 15 gün süren sünnet şenliklerini anlatan ve şair Seyyid Vehbi tarafından kaleme alınmış mensur eserdir.

<span class="mw-page-title-main">Hızır Çelebi</span> İstanbulun ilk kadısı

Hızır Çelebi, 15. yüzyılda yaşamış Osmanlı alimidir. İstanbul'un fethinden sonra yeni başkentin ilk kadısı olarak tayin edilmiştir. Arap ülkelerine gitmeden Arapçayı öğrenen Osmanlı âlimlerinden ve aynı zamanda Fahreddin er-Râzî'nin kelâm ekolünü devam ettirenlerden biridir. Zamanında Arapça, Farsça ve Türkçe şiirleriyle de tanınmıştır. Kaynaklarda ondan "İkinci İbn Sînâ", "ilim dağarcığı" ve "ilmin âlemi" şeklinde bahsedilir.

<span class="mw-page-title-main">Kurşunlu Cami (Kayseri)</span> Kayseri, Türkiyede bir cami

Kurşunlu Cami, Kayseri'de bulunan, Mimar Sinan'ın yaptığı Osmanlı mimarisinin yapıtlarından biridir. Caminin diğer adı Hacı Ahmet Paşa Camisi'dir. Merkezi kubbesinin kurşunla kaplı olmasından dolayı ismi Kurşunlu Cami konulmuştur. Kayseri'de 12 eser yapan Mimar Sinan'ın, Kayseri'de günümüze ulaşmış tek eseridir. Minberi, iç süslemeleri, şadırvanı ve kalem nakışları bakımından Osmanlı mimarisinin çizgilerini görmek mümkündür.

<span class="mw-page-title-main">Sahife-i Seccadiye</span>

eṣ-Ṣaḥîfetü’l-kâmiletü’s-Seccâdiyye veya Sahife-i Seccadiye, Şiilerin dördüncü imamı, Zeynelâbidîn lakabiyla meşhur olan Ali bin Hüseyin'in dua ve münacatlarını ihtiva eden bir kitaptır. Kitapta 54 dua yer almaktadır. “Al-i Muhammed’in Zebur’u”, “Ehlibeytin İncil’i” gibi isimlerle anılan bu eser, Kuran’dan sonra Nehсü'l Belâga gibi Şiilerin arasında önemli bir yere sahiptir.

İskandinav mitolojisinde Geri ve Freki tanrı Odin'e eşlik ettiği söylenen iki kurttur. 13.yüzyılda daha önceki geleneksel kaynaklardan derlenen bir epik şiir koleksiyonu olan Şiirsel Edda'da,13.yüzyılda Snorri Sturluson tarafından yazılan Düzyazı Edda'da ve Skald ozanlarının şiirlerinde kanıtlanmıştır.Yunan,Roma ve Vedik mitolojisinde bulunan benzer figürlerle karşılaştırıldı.Nesir Edda kitabı Gylfaginning'de, tahtta oturan Yüksek Olan, Odin'in sofrasındaki tüm yiyecekleri kurtları Geri ve Freki'ye verdiğini ve Odin'in yiyecek gerektirmediğini, çünkü şarabın onun için hem et hem de içecek olduğunu açıklar.YÜksek Olan, daha sonra yukarıda belirtilen kıtayı Grímnismál şiirinden destek olarak alıntılar.  Düzyazı Edda kitabı Skáldskaparmál'ın 75.bölümünde, hem Geri hem de Freki'yi içeren, warglar ve kurtlar için bir ad listesi verilmiştir.Şamanların erk hayvanları kurtların esrimeye giren Berserk savaşçılarıyla bağlantılı oldukları düşünülür.

<i>Zafernâme</i> (Ziya Paşa) Ziya Paşa eseri

Zafernâme, Tanzimat Dönemi yazarı Ziya Paşa tarafından Girit İsyanı’ndaki olaylar nedeniyle Âli Paşa’yı yermek amacıyla 1869 ilâ 1870 yılları arasında yazılan hiciv türündeki eserdir. Kaside, tahmis ve şerh olmak üzere nazım-nesir karışık üç bölümden oluşmaktadır. 66 beyitlik kaside Fazıl Paşa imzasıyla tarihsiz bir biçimde yayımlanmıştır. Sonrasında bu kasidenin tahmisi yine tarihsiz bir biçimde Hayri Efendi imzasıyla yayınlamıştır. Eserin nesir şerhi de Hüsnü Paşa imzasıyla yayımlamıştır. Bu üç isim Ali Paşa'nın en yakınında bulunan ve güvendiği kişilerdir. Ziya Paşa eseri Ali Paşa'nın en yakınlarının elinden çıkmış gibi göstererek ironik bir tavır sergilemiştir.