Din, nadiren de olsa ilmet, genellikle doğaüstü, transandantal ve cansal unsurlarla ilişkilendirilmiş, çeşitli ayinler ve uygulamaları içeren, ahlak, dünya görüşleri, kutsal metinler ve yerler, kehanetler, etik kuruluşlarından oluşan bir sosyo-kültürel sistemdir.

Eric Arthur Blair veya daha bilinen takma adıyla George Orwell 20. yüzyıl İngiliz edebiyatının önde gelen kalemleri arasında yer alan İngiliz romancı, gazeteci ve eleştirmen. En çok, dünyaca ünlü Bin Dokuz Yüz Seksen Dört adlı romanı ve bu romanda yarattığı Big Brother kavramı ile tanınır. Eserlerinde yer alan netlik, zeka, toplumsal adaletsizliğe karşı farkındalık ve totalitarizme karşı duruşu onun imzası niteliğindedir. Eserlerinde totalitarizmin hakim olduğunu söylediği komünist parti politikalarının ve SSCB'deki Stalin rejiminin eleştirisi ağırlıklı bir yer tutarken, Troçkizmi benimsememiş, hatta onu da eleştirmiş, demokratik sosyalizmden yana olduğunu belirtmiştir.

Hinduizm, çok kapsamlı inanç ve yaşam felsefesinin toplamıdır. Özellikle Hindistan, Nepal ve Bangladeş'te yaygındır. Günümüzde yaklaşık 1.25 milyar izleyeni ile Hristiyanlık ve İslam'dan sonra üçüncü sırada yer alan Hinduizm inancının neredeyse tüm takipçileri Hindistan ve çevresinde bulunmaktadır. Budizm ve Zen Budizmi gibi çeşitli ekoller Hinduizm'den kaynaklanıp ayrılmıştır.

Kitâb-ı Mukaddes, Mukaddes Kitap veya Kutsal Kitap, Eski Ahit ve Yeni Ahit'i kapsayan, Hristiyan inanışının temelini oluşturan ve Hristiyanlarca kutsal sayılan kitaptır.

Takıyyüddin ibn Teymiyye, özellikle Selefileri ve Vehhabîleri fıkıh, şeriat ve diğer İslamî görüşler konusunda etkilemiş olan İslam alimi. Kendinden sonra gelen çeşitli ve ağırlıklı olarak Hanbeli mezhebini benimseyen İslâm âlimlerini ve akımlarını da etkilemiştir. İbn Teymiyye'nin etkilediği isimlerin en önemlilerinden birisi de Muhammed bin Abdülvehhâb'dır.
Dogmatizm, A priori ilkeler, çeşitli öğretiler ve asla değişmeyeceği kabul edilen mutlak değerleri kabul eden, bu bilgilerin mutlak hakikat olduğunu, inceleme, tartışma yahut araştırmaya ihtiyacın olmadığını savunan anlayışa verilen isimdir. Bu tür savlara, öğretilere ve inançlara ise dogma veya nas denir.

Peyami Safa, Türk yazar ve gazeteci. Dokuzuncu Hariciye Koğuşu, Matmazel Noraliya'nın Koltuğu ve Yalnızız gibi psikolojik türdeki eserleriyle Cumhuriyet dönemi Türk edebiyatında ön plana çıktı. Yaşamı ve fikrî hayatındaki değişimlerini eserlerine de yansıttı. Server Bedi takma adıyla birçok roman kaleme aldı. Cingöz Recai tiplemesini Fransız yazar Maurice Leblanc'ın Arsen Lüpen karakterinden esinlenerek yarattı. Aynı zamanda çeşitli kurumlarda gazetecilik mesleğini sürdürdü ve ağabeyi İlhami Safa ile birlikte Kültür Haftası gibi çeşitli dergiler çıkardı.
Yahudi İspanyolcası veya Ladino, Hint-Avrupa dil ailesinin Latin koluna bağlı Eski İspanyolca kökenli bir dildir. Yahudiler tarafından konuşulduğu için "Judeo- (Yahudi)" öntakısını almış olan dil, bazı filologlarca Standart İspanyolcanın tarihi bir varyantı olarak da değerlendirilmektedir.

Brahma, Hindu dininde yaratılışın tanrısıdır. Vişnu ve Şiva ile birlikte Trimurti denilen tanrı üçlemesini teşkil eder. Brahma Purana'ya göre Manu'nun babasıdır. Manu, kendisinden bütün insanların türediği kişidir. Ramayana'da ve Mahabharata'da Brahma bütün insanların ilk ceddi olarak geçer. Brahma, Hindu Vedanta felsefesinde bütün varlıkları kapsayıcı üstün ruh olarak kabul edilen ve cinsiyetten münezzeh Brahman ile karıştırılmamalıdır. Brahma'nın eşi Saraswati'dir, ayrıca Sávitri veya Gáyatri adıyla da anılır. Saraswati, Vedaların Annesi anlamında Vedamáta denilen vedik tanrıçadır. Brahma ise vedik tanrı Pracápati ile özdeşleştirilir. Vák Devi olarak bilinen Saraswati'nin eşi olmakla Brahma, Vágiş olarak da anılır.
İbnü'n-Nedîm ya da tam adıyla Ebü'l-Ferec Muhammed bin Ebî Ya'kūb İshâk bin Muhammed bin İshâk en-Nedîm, 935- 990 yılları arasında yaşamış Arap bibliyografya bilgini, Fihrist adlı kitabın yazarı.

"Imagine", John Lennon tarafından yazılmış ve seslendirilmiş ütopik bir şarkının adıdır. Şarkı sanatçının 1971 tarihli Imagine isimli albümünde yer almaktaydı. Her ne kadar çeşitli versiyonları yapılmış olsa ve zaman içinde birçok farklı sanatçı şarkıyı seslendirmiş olsa da hâlâ en çok sevilen ve beğenilen versiyonu orijinal olanıdır.

Raymond Aron, 1905-1983 yılları arasında yaşamış olan ünlü Yahudi kökenli Fransız sosyolog ve filozof. Temel eserleri arasında Aydınların Afyonu, Endüstri Toplumu, Topyekün Savaş, Demokrasi ve Totalitarizm, Büyük Tartışma, Özgürlük Üzerine Bir Deneme, Şiddetin Tarihi ve Diyalektiği, Tarih Felsefesine Giriş gibi kitaplar bulunan Aron, kariyerinin başlarında ünlü varoluşçu filozof Jean-Paul Sartre'ın yakın çalışma arkadaşı olmuştur. Ancak, Aron daha sonra Sartre'la Marksistleri şiddetle eleştirmiştir. Kendisinin Siyasal Düşüncenin Evreleri adlı bir çalışması daha bulunmaktadır. Aron burada Marx'la ilgili bir makale de yazmıştır. Raymond Aron, insanın kendi düşünme gücüne egemen olabileceğine, zorbalığın insanlık tarihinin geçmişinde kaldığına inanmış, bu görüşünü kanıtlamaya çalışmıştır. Pek çok kitabı, pek çok yazısı vardır. 78 yaşında hayata gözlerini yummuştur.
Ulusalcılık, Kemalist ve milliyetçi bir ideolojidir. Ulusalcılık sözcüğü aynı zamanda Atatürk milliyetçiliğinin bir diğer ismi olarak da kullanılmıştır. Günümüz siyasetinde ortak bir tanımı olmayıp, çoğunlukla sol pozisyonda yer alan milliyetçi görüşe sahip Kemalistleri tanımlamakta kullanılmıştır. Türk Dil Kurumu tarafından ise "ulusalcılık" ve "milliyetçilik" sözcükleri eş anlamlı olarak tanımlanmıştır.

Paul Karl Feyerabend, Avusturyalı filozof ve bilim felsefecisi. Karl Popper'ın öğrencisidir, ancak daha sonra tamamen Popper'a karşıt bir kuramsal konumda düşüncelerini temellendirmiştir. 20. yüzyıl felsefesinde ve özellikle bilim felsefesi alanında Karl Popper, Thomas Kuhn ile birlikte en önemli üçüncü isimdir. Kuhn'un görelikçi kuramına yakın ancak bilimin hem teorik hem de toplumsal statüsüne dair radikal bir kuramsal reddiye konumuna sahiptir. "Anarşist bilgi kuramının" en önemli isimlerinden biridir.
Şablon:Unutulmuş Diyarlar-karakter Calimport sokaklarındaki sayısız lonca içerisindeki sayısız suikastçı içindeki en korkulanıdır. Disiplin ve kararlılığını tekniği ile birleştirmiştir. Birçok kez Drizzt Do'Urden ile karşı karşıya gelmiştir fakat dövüşleri hiçbir zaman son bulmaz. En sonunda Entreri'nin normal hayatında geri dönmesi için Jarlaxle Drizzt ile Entreri'yi karşı karşıya getirmiştir. Dövüş sonunda Entreri Jarlaxle'ın da hilesiyle Drizzt'i öldürdüğünü sanmaktaydı. Bundan sonra Jarlaxle ile beraber maceralara atıldılar. Drizzt'le sadece karşılıklı savaşmamış, bazı zamanlarda da yan yana savaşmışlardır, yan yanayken gerçekten dünyanın en büyük savaşçılarından olmuşlardır ve birbirlerini mükemmel tamamlamışlardı. Zamanın akması Artemis için büyük bir tehlikeydi, zira drowlar uzun süre yaşarken insan ırkının mensubu olan Artemis Entreri eski çevikliğini yavaş yavaş yitirmiştir. Savaşlarda kılıç ve hançer kombinasyonuyla savaşmıştır. Acımasız bir katildir. Jarlaxle ile maceraları gerçekten okunmaya değerdir, o bölümlerde Entreri'nin birçok özelliği gözler önüne getirilmiştir. Artemis Entreri yaşlandıkça, şöhret edinme ve en iyi olma arzusu azalmıştır. Entreri'nin geçmişi ise üstü kapalı bir şekilde sezdirilmişse de Türkçe basımı çıkan kitaplarda bu konu hakkında yeterli bilgi yoktur. Artemis çoğu drow tarafından bile tehlikeli görülmüştür ve kendisi son kitaplarda paralı asker Jarlaxle ile birliktedir. Silah olarak Kohrin Soulez'in tanınmış kılıcı Charon'un Pençesi ile adeta kendiyle özdeşleşmiş olan mücevherli hançerini kullanmıştır. Artemis Entreri mükemmeliyeti sayesinde etrafında uyandırdığı huşu ile tasvir edilir. Öyle ki bu korku duygusu nedeniyle karşısına fazla düşman çıkmaz. Onun sıradan savaşçılarla olan savaşlarına kitaplarda neredeyse hiç yer verilmez. Çünkü, zaten bu tür insanlar Entreri'den ölesiye korkarlar. Artemisin Drizzt'le sürüp giden savaşının asıl sebebi en iyi olma savaşı değildi. Her ne kadar Entreri en iyi olmak istediğini düşünse de, o aslında hayatta hem duygularına yer veren, hem de mükemmeliyeti yakalamış olan Drizzt'in hatalarını açığa çıkarmak istemiştir. Artemis soğukkanlı bir katildir, herkesin saygısını ve korkusunu kazanmıştır ancak bunun için duygularından, insaniyetinden vazgeçmiştir.
Bir Millet Uyanıyor, Attilâ İlhan'ın yönetiminde hazırlanan kitaplar dizisi.

Hazar Yazışmaları, 950'ler veya 960'larda, Córdoba halifesi III. Abdurrahman'ın dışişlerinden sorumlu sekreteri Hasday bin Şaprut ile Hazar kağanı Yosef arasında gerçekleşen mektuplaşmalardır. Hazarlar tarafından yazılıp da günümüze kadar gelen az sayıdaki belgelerden biri olup Hazar tarihi hakkında bilgi sunan ender kaynaklardandır. Bu mektuplaşmalardan hem Hazarların din değiştirmesiyle ve gelecek nesillerde yarattığı getirisi ile ilgili hem de güçlü bir ordusu olup diğer devletlerden vergi toplamasına rağmen bir nesil içinde 969'da devletin çöküşüyle ilgili bilgi toplamak mümkündür.
Şah ve Sultan, İskender Pala tarafından 2010'da yazılmış tarihî bir romandır. Yayımlanmasının hemen ardından çok satanlar listesine girmiş ve 2010 yılının en çok satan kitabı olmuştur. Kitapta, Osmanlı padişahı Yavuz Sultan Selim ile Safevî hükümdarı Şah İsmail arasındaki ikili rekabete ve Sünni-Şii meselesine değinilmiştir.
Işıkçılar Cemaati veya Işıkçı Cemaati, Kaşgarî Dergâhı'nın müridi Hüseyin Hilmi Işık'ın yolunda giden bir cemaattir.

Mustafa Kemal Atatürk'ün dinî inancı tartışma konusu olmuştur. Kimi araştırmacılar onun dine ilişkin söylemlerinin dönemsel olduğunu vurgulamakta ve bu konuyla alakalı olumlu görüşlerinin 1920'lerin başlarıyla kısıtlı olduğunu belirtmektedirler. Atatürk'ün dinî inancı hakkında farklı kaynaklar, farklı çıkarımlarda bulunmuştur. Bazı kaynaklar Müslüman olduğunu iddia ederken, bazı kaynaklar deist veya ateist ya da agnostik olduğunu iddia etmektedir.