İçeriğe atla

Tarafsız ön değerlendirme

Tarafsız ön değerlendirme (early neutral evaluation, ENE), tarafsız bir üçüncü kişi tarafından, tarafların içinde bulundukları uyuşmazlığın daha ilk safhalarında, uyuşmazlığın nasıl çıktığı, ne şekilde geliştiği ve gelecekte tarafların durumlarını nasıl etkileyebileceği konusunda, taraflardan alınan kısa bilgi ve ifadelere dayanılarak değerlendirme yapılan bir alternatif uyuşmazlık çözümüdür.

Tarafsız ön değerlendirmede izlenecek belirli bir prosedür yoktur. Bu yöntem ile uyuşmazlık çözüme kavuşturulabileceği gibi taraflara isterlerse uyabilecekleri bir görüş de verilebilir. Hatta tarafsız ön değerlendirmeci, tarafları diğer alternatif uyuşmazlık çözümü yollarıyla çözüm aramaya yönlendirebilir ya da uyuşmazlık konularının daraltılmasını sağlayarak gerek mahkemede gerekse diğer yöntemlerin uygulanması sırasında zaman kazanılmasını sağlayabilir. Bu yöntem adından da anlaşılacağı üzere, uyuşmazlığın başında çözüme kavuşması mümkün olmayan ve derinlemesine inceleme gerektiren uyuşmazlıklar için uygun değildir. Tarafsız ön değerlendirmeciler tecrübeli hukukçular olabileceği gibi konunun uzmanı kişiler de olabilirler. Bu yöntemle amaçlanan uyuşmazlıkların, erken bir aşamada ucuz ve gizli bir şekilde çözüme kavuşmasını sağlamaktır.[1][2][3][4][5]

Kaynakça

  1. ^ Demir, Şamil (Ocak 2014). Avukatın Uzlaşma Sağlama Yetkisi. Adalet. ISBN 9786051463179. 
  2. ^ Tanrıver, Süha: Hukuk Uyuşmazlıkları Bağlamında Alternatif Uyuşmazlık Çözüm Yolları ve Özellikle Arabuluculuk (TBBD 2006/64, s. 151‐ 177)
  3. ^ Ildır, Gülgün: Alternatif Uyuşmazlık Çözümü, s. 83.
  4. ^ Özbay, İbrahim: Avukatlık Hukukunda Uzlaştırma ve Uzlaştırma Tutanağının İlam Niteliği(EÜHFD 2004/3-4, s. 387-418)
  5. ^ Özbek, Mustafa Serdar: Dünya Çağında Adalete Ulaşma Hareketlerinin Ortaya Çıkardığı Gelişmeler ve Alternatif Uyuşmazlık Çözümü (AÜHFD 2002/2, s. 121-162)

İlgili Araştırma Makaleleri

Tahkim, taraflar arasında çıkan uyuşmazlıkların devletin resmi yargı organları yerine, kendileri tarafından belirlenen hakemlerce çözümlendiği bir uyuşmazlık çözüm yöntemidir. Kimi görüşlere göre bir alternatif uyuşmazlık çözümü yöntemi olan tahkim, kimilerine göre doğrudan yargısal bir faaliyettir.

Duruşma, yargılamalarda iddia ve savunma makamlarının delillere dayanarak tartıştıkları sürece denir. Ayrıca taraflar arasında doğan uyuşmazlıklar gene mahkemelerdeki duruşmalarda karara bağlanır.

Arabuluculuk hak ihlali veya hakkın ihlal edilme tehlikesiyle ortaya çıkan anlaşmazlıkların tarafsız bir üçüncü kişi yardımı ile mahkemeye gitmeden ya da mahkeme yönlendirmesiyle çözümünde alternatif bir yol olarak öne çıkar. Hak, hukuk düzenince tanınan bir menfaattir. Hakkın ihlali veya ihlal edilme tehlikesinin ortaya çıkması ile anlaşmazlık söz konusu olur. Dilekçe yazılması gibi yöntemlerle anlaşmazlık, her iki taraf için de açığa çıkarılarak bir uyuşmazlığa dönüşür. Devlet yargılaması haricinde arabuluculuk ve uzlaştırma gibi alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemleri aracılığıyla da belli şartlar altında aradaki uyuşmazlıklar mahkemeye başvurmaksızın sulh yoluyla sona erdirilebilir.

<span class="mw-page-title-main">Uyuşmazlık Mahkemesi</span> Türkiyedeki yargı yolu uyuşmazlıklarını çözmekle görevli yüksek mahkeme

Uyuşmazlık Mahkemesi, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nda düzenlenen bir yüksek mahkemedir. 1945'te kurulan mahkemenin temel görevi, adli ve idari yargı organları arasındaki görev ve hüküm uyuşmazlıklarını kesin olarak çözmektir.

<span class="mw-page-title-main">Türkiye'de yargı teşkilatı</span>

Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 9. maddesi uyarınca “Yargı yetkisi, Türk Milleti adına bağımsız ve tarafsız mahkemelerce kullanılır.” Ancak, 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev Ve Yetkileri Hakkındaki Kanun içinde yer alan bazı belirleyici hükümler haricinde tüm yargı teşkilatının görev ve yetkisini belirleyen kapsayıcı ve genel bir yasal düzenleme yapılmamıştır. Dolayısıyla, hangi durumda hangi mahkemenin yetkili olacağı çeşitli kanunlarda dağınık ve sistematikten uzak bir biçimde yer aldığından mevcut mevzuat konuya genel bir bakış sağlamaktan uzak bir görüntü sunmaktadır.

Aile hukuku, aileye ilişkin konularla ilgilenen, medeni hukukun kapsamı içinde yer alan bir hukuk dalıdır. Aile hukukunun başlıca konuları nişanlanma, evlenmenin koşulları ve hükümleri, boşanmanın koşulları ve sonuçları, mal rejimleri, aile konutu, soybağı, evlat edinme, velayet, çocuğun nafaka hakkı, vesayet, kayyımlık, yasal danışmanlık, yardım nafakasıdır. Kadın hakları ve çocuk hakları, başlı başına ayrı inceleme alanı oluştursa da aile hukukunun da ilgi alanı içindedir.

Alternatif uyuşmazlık çözümü, uyuşmazlıkların mahkeme dışı çözüm yollarıyla etkin, hızlı ve daha düşük maliyetle çözüme kavuşturulması için düşünülen çözüm yollarına verilen genel addır. İngilizce ifadesinin baş harflerinin kısaltması olan ADR kısatmasıyla bilinen alternatif uyuşmazlık çözüm yolları, mahkeme yargılamasına bir alternatif değil, makul bir seçenek ve tamamlayıcıdır. Günümüzde ADR'nin A'sının amicable (dostane), appropriate (uygun), accepted, olarak ifade edilmeye başlamıştır. ADR yollarına örnek olarak tahkim, arabuluculuk, uzlaştırma, tarafsız ön değerlendirme, vakaların saptanması (fact-finding), kısa duruşma (mini-trial), tahkim-arabuluculuk (med-arb), sulh (compromise), müzakere (negotiation) gibi çoğunluğu iyi bilinen ADR yolları gösterilebilir. Teknolojinin gelişmesi klasik ADR yollarından çevrimiçi uyuşmazlık çözümü (ODR) olarak ifade edilen yeni bir dalın ortaya çıkmasını sağlamıştır.

Uzlaştırma, bağımsız ve objektif üçüncü bir kişinin, uyuşmazlığın taraflarına, olayın özelliklerine göre şekillenecek çeşitli çözüm önerileri sunup onların bu çözüm önerilerini müzakere etmesini ve sunulan çözüm önerilerinden birisinde anlaşmalarını hedefleyen bir alternatif uyuşmazlık çözümü yöntemidir. Uzlaştırıcı, sürecin işleyişinde ve sonucun elde edilmesinde arabulucuya göre daha etkindir. Uzlaştırmacının asli işlevi, tarafların çıkarlarının korunmasını sağlayan ve hedefleyen çözüm seçenekleri üretip sunmaktır. Arabuluculuk yönteminin aksine uzlaştırmada hak ve haklılık temel alınır; gelecek değil, daha ziyade geçmişteki durum gözetilir. Uzlaştırma arabuluculuğa göre daha az esnek ve daha çok hukuk kurallarının gölgesinde gerçekleşir. Arabuluculuk, tarafsız üçüncü kişinin becerisi ile taraflar arasındaki farklılıkların ortadan kaldırılmasına yönelik bir süreç olduğu hâlde; uzlaştırma, ortaya bir karar çıkartılmasını hedefleyen daha statik ve daha kuralcı bir süreçtir.

Arabulucu, ara bulan kişi anlamında kulanılan bir kelimedir. Arabulucu, arabuluculuk mesleğini yapan bu konuda eğitim almış bağımsız kişidir. Arabulucu, kendisine başvuran tarafların arasındaki uyuşmazlıkları onları masada tutacak yöntemler kullanarak çözmelerine yardımcı olur. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na göre arabuluculuk; sistematik teknikler uygulayarak, görüşmek ve müzakerelerde bulunmak amacıyla tarafları bir araya getiren, onların birbirlerini anlamalarını ve bu suretle çözümlerini kendilerinin üretmesini sağlamak için aralarında iletişim sürecinin kurulmasını gerçekleştiren, uzmanlık eğitimi almış olan tarafsız ve bağımsız bir üçüncü kişinin katılımıyla ve ihtiyarî olarak yürütülen uyuşmazlık çözüm yöntemini, arabulucu ise arabuluculuk faaliyetini yürüten ve Adalet Bakanlığı tarafından düzenlenen arabulucular siciline kaydedilmiş bulunan gerçek kişiyi ifade eder.

Kısa duruşma tarafsız üçüncü kişiler ya da uyuşmazlığın taraflarının atadığı temsilciler kurulundan oluşan heyetlerin bir araya gelerek gizlilik içinde uyuşmazlığın çözümü için önerileri görüştükleri bağlayıcı olmayan bir alternatif uyuşmazlık çözümü yöntemidir. Genellikle ticari uyuşmazlıkların çözümünde iş çevreleri tarafından tercih edilen, büyük ölçekli ve çok taraflı karmaşık uyuşmazlıkların çözümünde başvurulan bir yöntemdir.

Vakaların saptanması yöntemi, atanmış bir tarafsız üçüncü kişi ya da kurul tarafından yürütülen, aksi kararlaştırılmadıkça bağlayıcı olmayan, araştırma yöntemleriyle uyuşmazlığı belirleyen ve açıklığa kavuşturan bir alternatif uyuşmazlık çözümü yöntemidir. tarafsız ön değerlendirme yönteminin aksine bu yönteme uyuşmazlığın ilerlemiş aşamalarında başvurulur. Vakıa saptayıcıların uyuşmazlığa doğrudan doğruya çözüm bulma sorumlulukları yoktur. Bu yöntemin amacı tarafların uyuşmazlık hakkında bilgi edinmelerini ve uyuşmazlığın sürmesi hâlinde karşılaşabilecekleri riskleri anlamalarını sağlamaktır. Bu özelliği nedeniyle vakıaların saptanması diğer alternatif uyuşmazlık çözümü yolları için tamamlayıcı rol oynayabilir. Vakıa saptayıcılar, taraflar arasındaki uyuşmazlığın esaslı unsurlarının tespitinde ve uyuşmazlıkla doğrudan ilgisi olmayan konuların elenmesinde rol oynarlar. Vakıa saptayıcılar çoğu zaman konunun uzmanı kişilerdir. Örneğin inşaat malzemelerinin kalitesi konusunda bir mühendis ya da sözleşmedeki yükümlülüklerin açıklığa kavuşturulması konusunda bir avukat bu işi üstlenebilir. Taraflar, bu yönteme sözleşmeyle kararlaştırarak ya da uyuşmazlığın ortaya çıkmasıyla birlikte başvurabilir ve vakıaları saptayacak kişileri kararlaştırabilirler.

Müzakere, birbirinden birtakım şeyler elde etmek isteyen kişilerin, kurumların, devletlerin, diğer tarafı ikna etmek ve etkilemek suretiyle, kendi istekleri gibi düşünmelerini ve taleplerini kabul etmelerini sağlamaya odaklanan bilgi ve hüner sergiledikleri bir iletişim ve karar verme sürecidir.

Sulh, kelime olarak barış ve uzlaşma anlamına gelir. Hukuki bir terim olarak sulh, ihtilaflı tarafların karşılıklı rıza ve fedakârlıklarıyla, aralarında bulunan hukuki ilişkiden kaynaklanan uyuşmazlık ya da tereddütlü duruma son vermek için yaptıkları sözleşmeyi ifade eder. Sulh sözleşmesini diğer sözleşmelerden ayıran en belirgin özellik, taraflar arasında daha önce var olan bir hukuki ilişkiye dayanmasıdır. Sulh sözleşmesinin genel olarak kısmi kabul ve kısmi feragatle gerçekleştiği düşünüldüğünde, içerisinde feragat ve kabul barındıran hukuki işlem ve ilişkilerin örtülü olarak sulh içerdiği kabul edilebilir. Karşılıklı fedakârlık, uygulamada bir edimde bulunmak şeklinde kendisini gösterir ki bu açıdan sulh; bir şeyi vermek, yapmak ya da yapmamak şeklinde ortaya çıkabilir.

Çevrimiçi uyuşmazlık çözümü (online dispute resolution, ODR), bir uyuşmazlık çözüm dalı olarak taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümünü kolaylaştırmak için teknoloji kullanır. ODR, öncelikli olarak uyuşmazlık çözüm yollarından arabuluculuk, müzakere ve tahkimi ya da üçünü bir arada barındırır. Bu bakımdan genellikle alternatif uyuşmazlık çözümünün çevrimiçi eşdeğeri olarak görülür. Fakat ODR yenilikçi teknolojiler kullanarak uyuşmazlıkların çözümünde kullanılan geleneksel yöntemleri güçlendirir.

Türkiye'de arabuluculuk, 22.06.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu (HUAK) ile bir "alternatif uyuşmazlık çözümü" yolu olarak uygulanmaya başlamıştır. 6325 sayılı Kanunla yeni bir serbest meslek ihdas edilmiş ve arabuluculuk mesleğini icra edecek kişilere "arabulucu" unvanını kullanma yetkisi tanınmıştır

<span class="mw-page-title-main">Birleşik Hakemler Kurumu</span>

Birleşik Hakemler Kurumu (CIArb), dünya çapında Alternatif uyuşmazlık çözümü alanında faaliyet gösteren uygulayıcıları temsil eden önde gelen bir mesleki birliktir. Dünyanın 133 ülkesinde yaklaşık 14.000 üyesi ve dünya çapında 37 şubesi bulunan kurum küresel olarak alternatif uyuşmazlık çözüm yollarının tanıtımını ve gelişimini desteklemektedir. Kurumun üyeleri üç ana alternatif uyuşmazlık çözüm yolunda uzmanlaşmıştır. Bunlar tahkim, inşaat uyuşmazlıklarında hakemlik ve arabuluculuktur.

Uyuşmazlık hukuku veya uyuşmazlık yargısı, bir davanın esasını çözümlemekle görevli mahkemenin tespit edilememesi veya farklı mahkemelerce esasa ilişkin çelişkili kararların verilmesi ve kararların kesinleşmesi fakat çelişki nedeniyle kararların icra edilememesi hallerinde, ortaya çıkan uyuşmazlığı çözümlemek için uygulanması gereken kuralları ve ilgili kurum ve kuruluşlara ilişkin usul ve esas kurallarını belirleyen bir hukuk dalıdır.

<span class="mw-page-title-main">Uluslararası Adalet Divanı’nın yargı yetkisi</span>

Uluslararası Adalet Divanı’nın yargı yetkisi iki yönlüdür: Devletler tarafından kendisine sunulan hukuki nitelikteki uyuşmazlıkları uluslararası hukuka uygun olarak karara bağlamak ve Birleşmiş Milletler organlarının, uzmanlık kuruluşlarının veya böyle bir talepte bulunmaya yetkili bir kuruluşun isteği üzerine hukuki sorunlar hakkında tavsiye niteliğinde danışma görüşleri vermektir. Uluslararası Adalet Divanı’nın gerçek bir zorunlu yargı yetkisi yoktur. Uluslararası Adalet Divanı Statüsü’ nün 38.maddesi gereğince Divan kendisine sunulmuş olan uyuşmazlıkları hukuka uygun olarak çözmektedir.

Hukuki şekilcilik ya da hukuki formalizm, hakimlerin yargılama sürecinde nasıl karar vermesi gerektiğini açıklayan teorilerden biri. Hukuki gerçekçilikten farklı olarak, hukuki şekilcilik, hukuki işlemlerin yasalarca öngörülen şekil kurallarına uygun olarak yapılması, hakların yasalarda belirlenen zaman aralıklarında kullanılması ve sonuçlarının kategorik ilkelerle belirlendiği sistemdir. Yapılmak istenen işlemin birtakım şekil şartlarına bağlı olarak yapılabilmesini, böylece işlemin yapılmasını güçleştirmeyi amaçlar. Böylece bu işlemi yapmak isteyenler, öncesinde bu işlemi yapmak isteyip istemediklerini değerlendirerek daha isabetli kararlar alabilecektir.

İstanbul Tahkim Merkezi (ISTAC), gerek Türkiye’deki gerekse yurtdışındaki ticari aktörler arasındaki uyuşmazlıkların çözümlenmesi için tahkim ve arabuluculuk hizmeti sunan, bağımsız, tarafsız ve özerk bir kurumdur. İstanbul Tahkim Merkezi, herhangi bir üyelik şartı aramaksızın uyuşmazlık çözümü konusunda tüm taraflara hizmet vermektedir.