İçeriğe atla

TQBF Problemi

Boolean Formülü içerisinde; boolean değişkenleri, sabitler {0,1} ve işlemler {, , } içeren formüllerdir. Bu formüller, (bütün hepsi) ve (en az bir) belirleyicilerinin eklenmesiyle daha genel bir yapıya sokulabilir. ifadesi bütün x değişkenleri için Q formülü doğrudur anlamı taşımaktadır. Benzer bir şekilde; ifadesi ise bazı x değişkenleri için Q formülü doğrudur anlamı taşımaktadır.

Örnek olarak, doğal sayılar kümesinde ifadesi doğrudur. Çünkü, bütün doğal sayıların bir fazlası sayının kendisinden büyüktür. Fakat, ifadesi doğal sayılar kümesi için yanlıştır. Çünkü; hiçbir doğal sayının iki katı 3'e eşit değildir. Ancak biz örek uzay olarak doğal sayıları değil de gerçek sayılar alınsaydı bu ifade doğru olurdu.

Boolean formüllerin belirleyicilerle gösterilmesine, belirleyici boolean formülü denir. Burada kullanılan uzay {0,1} den oluşur. Örnek olarak:

ifadesi bir belirleyici boolean formül dür. Burada Q ifadesi doğrudur. Fakat; ile ifadeleri yer değiştirseydi Q yanlış olurdu.

Eğer bir belirleyici boolean formülde bütün değişken isimleri belirleyici listesinde yer alırsa buna tamamen belirlenmiş boolean formül denir. Tamamen Belirlenmiş Boolean Formüllere cümle denir ve formülü işleme sokarsak daima doğru ya da yanlış sonuç üretir. Yukarıdaki örnek bir tamamen belirlenmiş boolean formüldür. Çünkü, bütün değişkenler (x,y) belirleyici olarak yer alır. Eğer ifadesini çıkarsaydık, yukarıdaki örnek tamamen belirlenmiş boolean formül olmazdı.

Problem Tanımı

TQBF problemi bir tamamen belirlenmiş boolen formül ün doğru ya da yanlış olduğunu belirleyebilmektir. Bunun için şöyle bir dil tanımlanır.

TQBF={ | Q bir doğru olan tamamen belirlenmiş boolen formül }

Teori

TQBF PSPACE-complete'dir.

Çözüm Önerisi

TQBF'in bir PSPACE-Complete olduğunu göstermek için, cümle içindeki değişkenlere değer atan bir formül bulup tekrarlayan bir şekilde değişken değerlerini inceleyip formülün doğru ya da yanlış olacağı bulunur.

PSPACE de tanımlı bütün A dillerinin TQBF e indirgendiğini göstermek için, polinomial yer ile sınırlı A ya ait bir Turing makinesi ile başlayacağız. Daha sonra, boolean formül ile kodlanarak ve A diline ait makina ile çalışacak bir kelime ile polynomial zamana indirgemeye çalışacağız. Şöyle ki, formül ancak ve ancak makina gönderilen kelimeyi kabul ederse doğru olacak.

Burada formülü oluştutmak için Savitch Teoremi kullanacağız. Yaratılacak yeni formül, ana formülü parçalara bölecek ve her bir belirleyiciyi formülde yerine koyarak daha küçük formüller yaratacak.

Çözüm

TQBF i belirleyen bir polinomsal yer algoritması oluşturacağız.

T= verisini kullanan bir tamamen belirlenmiş boolean formül.

  1. Q hiç belirleyici içemiyorsa, bu durumda Q sadece sabitlerden oluşur. Q yu işleriz eğer doğruysa kabul et. Yoksa reddet.
  2. Eğer ye eşitse, tekrarlarla T yi G üzerinde çalıştır. Önce x değişkeni yerine 0 koy, daha sonra da x değişkeni yerine 1 koy. Eğer iki sonuçtan biri doğruysa kabul et yoksa reddet.
  3. Eğer ye eşitse, tekrarlarla T yi Q üzerinde çağır. Önce x değişkeni için 0 koy sonra 1 koy. Eğer iki sonuçta doğruysa kabul et yoksa reddet.

T algoritması TQBF i belirler.

Bu algoritmanın yer karmaşıklığını analiz ettiğimizde şunu gözlemleriz: Formül, içerisindeki değişken sayısı kadar çağrılır. Her seviyede sadece bir değişken değerini tutarız. Bu yüzden toplam kullanılacak yer , m = toplam değişken sayısı, dır. Buradan T nin Lineer zamanda bittiğini gözlemleriz.

A, M Turing Makinesi tarafından polinomsal yerde tanımlanan bir dil olsun. Şimdi A'dan TQBF e Polinomsal zaman indirgemeye çalışacağız. Bu indirgeme için bir 'w' kelimesi kullanılsın. Söyle ki; Q ancak, M makinası 'w' yi kabul ettiğinde doğru olsun.

Q yu nasıl oluşturacağımızı göstermek için daha genel bir problemi çözülür. c1 ve c2 iki tane değişken listesi olsun. ve t>0 olan bir sayı. Öncelikle Qc1,c2,t formülü kurarız. Eğer c1 ve c2 yi doğru bir şekilde kurarsak; formül, M makinası c1 den c2 ye en fazla t stepte giderse doğru olur. Bu durumda, Qcstart,caccept,h, alırız. Böylece M n verisi üzerinde en fazla değişik konfigürasyona sahip olur. Burada ve t 2 nin katı olacak şekilde alalım.

Eğer t=1 ise, Qc1,c2,t kolayca oluşturulabilir. Böyle bir durumda, ya c1 c2 ye eşittir ya da c1 den c2 ye M makinasında bir step vardır.

Eğer t>1 ise, Qc1,c2,t formülü tekrarlarla kurulur. Şöyle ki:

Qc1,c2,t = m1[ Qc1,m1,t/2Qm1,c2,t/2 ]

m1 bu arada M ye ait bir konfigurasyonu temsil eder. m1: x1,......,xl in kısaca yazılmış halidir. ve x1,.....,xl m1 yi kodlayan değişkenlerdir. Qc1,c2,t nin yaratılması şunu belirtir: M makinası c1 den c2 ye en fazla t stepte gider. Ve eğer m1 ara stepi varsa, şöyle ki M c1 den m1 e t/2 stepte gidsin ve m1 dan c2 e t/2 stepde gidsin. Bu durumda, Qc1,m1,t/2 ve Qm1,c2,t/2 formülleri oluşturulabilir. Fakat bu şekilde genel formülü çıkarmaya kalkarsak, çıkacak formül çok uzun olur. Çünkü, her tekrarda biz formülü 2'ye bölüyoruz. Ve her step geçtikten sonra genel formül 2 ye katalanıyor. Başlangıçta t= aldığımız için exponential bir formül ortaya çıkar.

Formülün boyutunu kısaltmak için in yanına bir de ekleriz. Şöyle ki:

Qc1,c2,t = m1 (c3,c4) {(c1,m1), (m1,c2)} [Qc3,c4,t/2]

Yeni değikenlerin eklenmesi, iki tekrarlayan formülü teke indirdi. (c3,c4) {(c1,m1), (m1,c2)} ifadesiyle, c3 ve c4 değişkenleri sırasıyla c1,m1 veya m1,c2 değerleri alabilir. Ve Qc3,c4,t/2] her iki durumda da doğrudur.

Qcstart,caccept,h, nin uzunluğunu hesaplarken şunu söyleyebiliriz: tekrarlayan her step genel formüle bir eleman ekler bu yüzden formülün tamamı lineer uzunluktadır.

Toplam uzunluk ise: dır. Tekrarlardaki step sayısı: log(), dır. Bu yüzden sonuç formülü: O dır.

Kaynakça

  • Michael Sipser: "Introduction to the Theory of Computation" Course Technology Press Second Edition, 2005.

İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">Türev</span> Fonksiyonun grafiğine çizilen teğetin eğimini hesaplama tekniğidir.

Matematikte türev, bir fonksiyonun tanımlı olduğu herhangi bir noktada değişim yönünü veya hızını veren temel bir kavramdır. Tek değişkenli bir fonksiyonun tanım kümesinin belli bir noktasında türevi, fonksiyonun grafiğine bu noktada karşılık gelen değerde çizilen teğet doğrunun eğimidir. Teğet doğru, tanım kümesinin bu noktasında fonksiyonun en iyi doğrusal yaklaşımıdır. Bu nedenle türev genellikle anlık değişim oranı ya da daha açık bir ifadeyle, bağımlı değişkendeki anlık değişimin bağımsız değişkendeki anlık değişime oranı olarak tanımlanır. Bir fonksiyonun türevini teorik olarak bulmaya türev alma denilir. Eğer bir fonksiyonun tanım kümesindeki her değerinde hesaplanan türev değerlerini veren başka bir fonksiyon varsa, bu fonksiyona eldeki fonksiyonun türevi denir.

Matematiksel mantık, biçimsel mantığın matematiğe uygulanmasıyla ilgilenen bir matematik dalıdır. Metamatematik, matematiğin temelleri ve kuramsal bilgisayar bilimi alanlarıyla yakınlık gösterir. Matematiksel mantığın temel konuları biçimsel sistemlerin ifade gücünün ve biçimsel ispat sistemlerinin tümdengelim gücünün belirlenmesidir.

Fonksiyon, matematikte değişken sayıları girdi olarak kabul edip bunlardan bir çıktı sayısı oluşmasını sağlayan kurallardır. Fonksiyon, 17. yüzyılda matematiğin kavramlarından biri olmuştur. Fizik, mühendislik, mimarlık ve birçok alanda kullanılmaktadır. Galile, Kepler ve Newton hareketlerin araştırılmasında, zaman ve mesafe arasındaki durumu incelemek için fonksiyonlardan faydalanmıştır. Dört işlemden sonra gelen bir işlem türüdür.

Olasılık kuramı ve istatistik bilim dallarında varyans bir rassal değişken, bir olasılık dağılımı veya örneklem için istatistiksel yayılımın, mümkün bütün değerlerin beklenen değer veya ortalamadan uzaklıklarının karelerinin ortalaması şeklinde bulunan bir ölçüdür. Ortalama bir dağılımın merkezsel konum noktasını bulmaya çalışırken, varyans değerlerin ne ölçekte veya ne derecede yaygın olduklarını tanımlamayı hedef alır. Varyans için ölçülme birimi orijinal değişkenin biriminin karesidir. Varyansın karekökü standart sapma olarak adlandırılır; bunun ölçme birimi orijinal değişkenle aynı birimde olur ve bu nedenle daha kolayca yorumlanabilir.

Regresyon analizi, iki ya da daha çok nicel değişken arasındaki ilişkiyi ölçmek için kullanılan analiz metodudur. Eğer tek bir değişken kullanılarak analiz yapılıyorsa buna tek değişkenli regresyon, birden çok değişken kullanılıyorsa çok değişkenli regresyon analizi olarak isimlendirilir. Regresyon analizi ile değişkenler arasındaki ilişkinin varlığı, eğer ilişki var ise bunun gücü hakkında bilgi edinilebilir. Regresyon terimi için öz Türkçe olarak bağlanım sözcüğü kullanılması teklif edilmiş ise de Türk ekonometriciler arasında bu kullanım yaygın değildir.

Biricik, matematiksel mantıkta bir öğenin tek türlü, eşsiz olması anlamına gelen mantıksal bir işlemcidir. "belirlenen özelliği sağlayan en az iki öğenin birbirine eşit olma" durumunun kısaltması olarak tanımlanır. simgesi ile gösterilir. Matematiksel gösterimle

<span class="mw-page-title-main">Doğrusal denklem</span>

Doğrusal ya da lineer denklem terimlerinin her biri ya birinci dereceden değişken ya da bir sabit olan denklemlerdir. Böyle denklemlere "doğrusal" denmesinin nedeni içerdikleri terim ve değişkenlerin sayısına bağlı olarak (n) düzlemde ya da uzayda bir doğru belirtmesindendir. Doğrusal denklemlerin en yaygını bir ve değişkeni içeren aşağıdaki formdur:

Elektriksel gücün tanımı aşağıdaki gibidir.

Termodinamiğin(Isıldevinimin) ikinci yasası, izole sistemlerin entropisinin asla azalamayacağını belirtir. Bunun sebebini izole sistemlerin termodinamik dengeden spontane olarak oluşmasıyla açıklar. Buna benzer olarak sürekli çalışan makinelerin ikinci kanunu imkânsızdır.

<span class="mw-page-title-main">Geometrik dağılım</span>

Olasılık kuramı ve istatistik bilim dallarında geometrik dağılım şu iki şekilde ifade edilebilen ayrık olasılık dağılımıdır:

Olasılık kuramı ve istatistik bilim kollarında, çokdeğişirli normal dağılım veya çokdeğişirli Gauss-tipi dağılım, tek değişirli bir dağılım olan normal dağılımın çoklu değişirli hallere genelleştirilmesidir.

Olasılık kuramı ve istatistik bilim dallarında bir rassal değişken X için olasılık yoğunluk fonksiyonu bir reel sayılı sürekli fonksiyonu olup f ile ifade edilir ve şu özellikleri olması gereklidir:

İstatistik bilim dalında ağırlıklı ortalama betimsel istatistik alanında, genellikle örneklem, veri dizisini özetlemek için bir merkezsel konum ölçüsüdür. En çok kullanan ağırlıklı ortalama tipi ağırlıklı aritmetik ortalamadır. Burada genel olarak bir örnekle bu kavram açıklanmaktadır. Değişik özel tipli ağırlıklar alan özel ağırlıklı aritmetik ortalamalar bulunmaktadır. Diğer ağırlıklı ortalamalar ağırlıklı geometrik ortalama ve ağırlıklı harmonik ortalamadir. Ağırlıklı ortalama kavramı ile ilişkili teorik açıklamalar son kısımda ele alınacakdır.

Matematik ve istatistik bilim dallarında genelleştirilmiş f-ortalaması merkezsel konum ölçülerinden olan değişik ortalamalar için tek bir genel fonksiyon ve formül bulma ve kullanma çabaları sonucu ortaya çıkarılmıştır. Benzer çabalar biraz değişik diğer bir genelleştirilmiş ortalama formülünü vermiştir. Bu nedenle isim karışıklığını önlemek için f-ortalaması çeşitli diğer isimlerde de anılmaktadır. Bazen yarı-aritmetik ortalama adı kullanılmaktadır. Bu kavramı ve formülü ilk geliştiren Rus matematikçisi A.Kolmogorov adına atfen de bazen Kolmogorov ortalaması olarak isimlendirilmektedir.

Olasılık kuramı bilim dalında matematiksel beklenti veya beklenen değer veya ortalama birçok defa tekrarlanan ve her tekrarda mümkün tüm olasılıklarını değiştirmeyen rastgele deneyler sonuçlarından beklenen ortalama değeri temsil eder. Bir ayrık rassal değişkennin alabileceği bütün sonuç değerlerin olasılıklarıyla çarpılması ve bu işlemin bütün değerler üzerinden toplanmasıyla elde edilen değerdir. Bir sürekli rassal değişken için rassal değişken ile olasılık yoğunluk fonksiyonunun çarpımının aralığı belirsiz integralidir. Fakat dikkat edilmelidir ki bu değerin genel pratik anlamla rasyonel olarak beklenmesi pek uygun olmayabilir, çünkü matematiksel beklentiin olasılığı çok düşük belki sıfıra çok yakın olabilir ve hatta pratikte matematiksel beklenti bulunmaz. Ağırlıklı ortalama olarak da düşünülebilir ki değerler ağırlık katsayıları verilen olasılık kütle fonksiyonu veya olasılık yoğunluk fonksiyonudur.

SAT problemi bir NP-tam sınıfı problemidir.

<span class="mw-page-title-main">Basit harmonik hareket</span>

Basit harmonik hareket, geri çağırıcı kuvvet ile doğru orantılı olarak yer değiştiren periyodik bir hareket türüdür.

Goldwasser–Micali (GM) kriptosistemi 1982 yılında Shafi Goldwasser ve Silvio Micali tarafından geliştirilmiş bir asimetrik anahtar şifreleme algoritmasıdır. GM standart kriptografik varsayımlar altında güvenliği kanıtlanmış ilk probabilistik açık anahtar şifreleme yöntemidir. Bununla birlikte başlangıç düz metinden yüzlerce kez daha geniş olan şifreli metinler olduğundan verimli bir kriptosistem değildir. Kriptosistemin güvenlik özelliğini kanıtlamak için Shafi Goldwasser ve Silvio Micali anlamsal güvenliğin geniş alanda kullanılan bir tanımını önerdiler.

Matematikte, Green kuramı basit, kapalı bir C eğrisi etrafındaki çizgi integrali ile C eğrisinin sınırlandırdığı D düzlem bölgesi üzerindeki çift katlı integral arasındaki ilişkiyi verir. Teorem adını matematikçi George Green'den almıştır ve daha genel hâli olan Stokes teoreminin iki boyuttaki özel durumudur.