İçeriğe atla

Türkiye Rumları

Türkiye Rumları

Lefter KüçükandonyadisPatrik I. BartholomeosJosef ZisyadisStefanos Yerasimos
Önemli nüfusa sahip bölgeler
Türkiye Türkiye2.000-3.500[1][2][3][4]
Diller
Din

Türkiye Rumları ya da Türkiye Yunanları, Türkiye sınırları içinde yaşayan ve Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan etnik azınlıktır. Çoğunlukla İstanbul'da ve Çanakkale Boğazı'nın batı girişindeki Bozcaada ve Gökçeada'da yaşayan, Rumca konuşan Doğu Ortodoks Hristiyanlardan oluşan küçük bir nüfusu kapsamaktadır. Rumlar; Yahudiler, Ermeniler[5][6][7] ve Bulgarlarla birlikte 1923 Lozan Antlaşması ile Türkiye'de resmen tanınan dört etnik azınlıktan biridir.[8][9][10]

Bunlar, Anadolu ve Doğu Trakya'dan yaklaşık 1,5 milyon Rum'un ve Batı Trakya hariç tüm Yunanistan'dan yarım milyon Türk'ün zorla yerleştirilmesini içeren 1923 nüfus mübadelesinin ardından,[11] Rum ve Türk Nüfusların Mübadelesine İlişkin Sözleşme hükümleri uyarınca Türkiye'de kalmalarına izin verilen tahmini 200.000 Rum'dan kalanlardır. Varlık Vergisi ve 6-7 Eylül Olayları gibi azınlık karşıtı uygulamaların ve saldırıların ardından, Rumların İstanbul bölgesinden göçü büyük ölçüde hızlandı ve saldırıdan önce 119.822 olan Rum azınlık nüfusu, 1978'de yaklaşık 7.000'e düştü.[12][13] Türkiye Dışişleri Bakanlığı tarafından açıklanan 2008 rakamları, Yunan kökenli Türk vatandaşlarının mevcut sayısını 3.000-4.000 olarak vermektedir.[14] Ancak İnsan Hakları İzleme Örgütü'ne göre 2006 yılında Türkiye'deki Rum nüfusunun 2,500 olduğu tahmin edilmektedir. Türkiye'deki Rum nüfusu, göç, ölüm oranlarının doğum oranlarından çok daha yüksek olması ve devam eden ayrımcılık nedeniyle demografik olarak kendini idame ettiremeyecek kadar küçük bir topluluk haline geldiğinden çökmektedir.[15]

1924 yılından bu yana Türkiye'deki Rum azınlığın statüsü belirsizliğini korumaktadır. Türk hükûmeti, 1930'lardan itibaren birçok Rum'u göç etmeye zorlayan baskıcı politikalar uyguladı. İkinci Dünya Savaşı sırasında gayrimüslimlerden oluşturulan amele taburları ve aynı dönemde çoğunlukla gayrimüslimlerden alınan Varlık Vergisi bunlara örnektir. Bunlar birçok Rum için mali yıkım ve ölümle sonuçlandı. Eylül 1955'teki İstanbul Pogromu, binlerce Rum'un şehirden kaçmasına yol açarak göçü daha da hızlandırdı ve sonuçta Rum nüfusu 1978'de yaklaşık 7.000'e, 2006'da ise yaklaşık 2.500'e düştü. Birleşmiş Milletler'e göre bu rakam 2012'de çok daha azdı ve 2.000'e ulaştı. The Economist'e göre 2023 itibarıyla Türkiye'deki Rumlar yok olmanın eşiğindedir.[16]

Dil

  • Rumca: Bir kaynak Türkiye'deki Yunanca konuşan nüfusu 4.000 olarak vermektedir.[3][17] Fakat bu dili aktif olarak kullanan sayısı daha azdır. Aileler arasında bile Türkçe yaygınlaşmaktadır.[18] 1965 nüfus sayımında ise Yunancayı anadil olarak bilen sayısı 48.096 şeklinde çıkmıştır.[19] Rum nüfusun azalmasıyla beraber bu dili konuşan sayısı azalmıştır.
  • Pontus Rumcası: Resmî olarak Türkiye'de konuşan Rum yoktur. Karadeniz Rumları, mübadeleye dahil edilip, Yunanistan'a gönderilmiştir. Genel olarak Rum kimliği üzerine görüş bildirmeyen Doğu Karadeniz Müslümanlarıdır. Bu dili konuşan nüfus UNESCO'ya göre 300.000'dir. Fakat bunun büyük bölümü Yunanistandır.[20]
  • Kapadokya Rumcası: İç Anadolu Bölgesi'nde Kapadokya Rumlarınca konuşulan, günümüzde sadece Kayseri ve Niğde içlerinde sadece yaşlı Rum kesimin bildiği ve genç Rumların ise az oranda anlayabildiği, yok olmakla karşı karşıya olan bir dildir. Konuşanların Büyük Kısmı Müslümanlaşmış Rum'lardır. Ayrıca içerisinde bol miktarda Türkçe kelime barındırır.[20] (Kapadokya Rumcası, Karamanlılarca da konuşulan Türkçenin ağzı olan Karamanlıca ile karıştırılmamalıdır.)
  • İstanbul Rumcası

Din

Aya Triada Rum Ortodoks Kilisesi, Beyoğlu
  • İstanbul Rum Ortodoks Patrikhanesi

Bu listede faal olan ve ibadete açık olan kiliseler dahil edilmiştir. Müze veya harabe olan kiliseler dahil değildir.

Ayrıca, çok küçük bir cemaat olsa da Türk Ortodoks Patrikhanesi vardır. Kilise Karamanlı Türkler tarafından kurulmuştur.

Kültür

Genel dini kutlamalar dışında, azınlığın başlıca önemli kültürel aktiviteleri;

  • Doğu Ortodoks Kilisesi Yeni Yılı çerçevesinde düzenlenen, Haliç'te[] yapılan sudan haç çıkarma töreni
  • Paskalya bünyesinde düzenlenen, Gökçeada'daki "Meryem Ana Panayırı"
  • Türklerin de rağbet ettiği 23 Nisan günü kutlanan Aziz Yorgi (Katoliklerde George) günü. Kutlamanın yeri, Büyükadadaki Aya Yorgi Manastırıdır
  • İstanbullu Rumlar tarafından kurulan Apoyevmatini, Türkiye'de yayın yapan tek Rumca gazetedir.

Ayrıca bakınız

Dış bağlantılar

Kaynakça

  1. ^ "Ecumenical Federation of Constantionopolitans - Report on the Minoirty Rights of the Greek-Orthodox Community of Istanbul September 2008" (PDF). 4 Mart 2016 tarihinde kaynağından arşivlendi (PDF). Erişim tarihi: 5 Temmuz 2015. 
  2. ^ OSCE Human Dimension Implementation Meeting 2014 Rights of Persons Belonging to National Minorities - Warsaw 29 September 2014 4 Mart 2016 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi.
  3. ^ a b Hellenic Resources Network - Foreign Policy - Greece and Turkey - The Greek minority of Turkey 3 Mart 2016 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi. provided by the Ministry of Foreign Affairs of Greece
  4. ^ https://www.mfa.gr/en/issues-of-greek-turkish-relations/relevant-documents/the-greek-minority-and-its-foundations-in-istanbul-gokceada-imvros-and-bozcaada-tenedos.html 9 Eylül 2024 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi. []
  5. ^ Kaya, Nurcan (24 Kasım 2015). "Teaching in and Studying Minority Languages in Turkey: A Brief Overview of Current Issues and Minority Schools". European Yearbook of Minority Issues Online (İngilizce). 12 (1): 315-338. doi:10.1163/9789004306134_013. ISSN 2211-6117. 25 Kasım 2022 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 2 Mart 2024. Turkey is a nation–state built on remnants of the Ottoman Empire where non-Muslim minorities were guaranteed the right to set up educational institutions; however, since its establishment, it has officially recognised only Armenians, Greeks and Jews as minorities and guaranteed them the right to manage educational institutions as enshrined in the Treaty of Lausanne. [...] Private language teaching courses teach ‘traditionally used languages’, elective language courses have been introduced in public schools and universities are allowed to teach minority languages. 
  6. ^ Toktas, Sule (2006). "EU enlargement conditions and minority protection : a reflection on Turkey's non-Muslim minorities". East European quarterly (İngilizce). 40: 489-519. ISSN 0012-8449. 11 Ekim 2023 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 2 Mart 2024. Turkey signed the Covenant on 15 August 2000 and ratified it on 23 September 2003. However, Turkey put a reservation on Article 27 of the Covenant which limited the scope of the right of ethnic, religious or linguistic minorities to enjoy their own culture, to profess and practice their own religion or to use their own language. This reservation provides that this right will be implemented and applied in accordance with the relevant provisions of the Turkish Constitution and the 1923 Treaty of Lausanne. This implies that Turkey grants educational right in minority languages only to the recognized minorities covered by the Lausanne who are the Armenians, Greeks and the Jews. 
  7. ^ Phillips, Thomas James (16 Aralık 2020). "The (In-)Validity of Turkey's Reservation to Article 27 of the International Covenant on Civil and Political Rights". International Journal on Minority and Group Rights. 27 (1): 66-93. doi:10.1163/15718115-02701001. ISSN 1385-4879. 11 Ekim 2023 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 2 Mart 2024. The fact that Turkish constitutional law takes an even more restrictive approach to minority rights than required under the Treaty of Lausanne was recognised by the UN Committee on the Elimination of All Forms of Racial Discrimination (CERD) in its concluding observations on the combined fourth to sixth periodic reports of Turkey. The CERD noted that “the treaty of Lausanne does not explicitly prohibit the recognition of other groups as minorities” and that Turkey should consider recognising the minority status of other groups, such as Kurds. 50 In practice, this means that Turkey grants minority rights to “Greek, Armenian and Jewish minority communities while denying their possible impact for unrecognized minority groups (e.g. Kurds, Alevis, Arabs, Syriacs, Protestants, Roma etc.)”. 
  8. ^ Bayır, Derya (2013). Minorities and nationalism in Turkish law. Cultural Diversity and Law. Farnham: Ashgate Publishing. ss. 88-89, 203-204. ISBN 978-1-4094-7254-4. 22 Ocak 2023 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 2 Mart 2024. 
  9. ^ Toktas, Sule; Aras, Bulent (2009). "The EU and Minority Rights in Turkey". Political Science Quarterly. 124 (4): 697-720. ISSN 0032-3195. 8 Nisan 2023 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 2 Mart 2024. 
  10. ^ Köksal, Yonca (2006). "Minority Policies in Bulgaria and Turkey: The Struggle to Define a Nation". Southeast European and Black Sea Studies (İngilizce). 6 (4): 501-521. doi:10.1080/14683850601016390. ISSN 1468-3857. 12 Ekim 2023 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 2 Mart 2024. 
  11. ^ European Commission for Democracy through Law (2002). The Protection of National Minorities by Their Kin-State. Council of Europe. s. 142. ISBN 978-92-871-5082-0. Erişim tarihi: 2 Şubat 2013. In Turkey the Orthodox minority who remained in Istanbul, Imvros and Tenedos governed by the same provisions of the treaty of Lausanne was gradually shrunk from more than 200,000 in 1930 to less than 3,000 today. 
  12. ^ "Λέξεις – κλειδιά". www.demography-lab.prd.uth.gr. 9 Mayıs 2021 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 23 Mart 2021. 
  13. ^ Kilic, Ecevit (7 Eylül 2008). "Sermaye nasıl el değiştirdi?". Sabah. 12 Mart 2017 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 25 Aralık 2008. 6-7 Eylül olaylarından önce İstanbul'da 135 bin Rum yaşıyordu. Sonrasında bu sayı 70 bine düştü. 1978'e gelindiğinde bu rakam 7 bindi. 
  14. ^ "Foreign Ministry: 89,000 minorities live in Turkey". Today's Zaman. 15 Aralık 2008. 1 Mayıs 2010 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 15 Aralık 2008. 
  15. ^ İnsan Hakları İzleme Örgütü'ne göre, 2006 yılında Türkiye'deki Yunan nüfusunun 2.500 olduğu tahmin edilmektedir.
  16. ^ "The uncertain future of Greeks in Turkey". The Economist. ISSN 0013-0613. 13 Kasım 2023 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 13 Kasım 2023. 
  17. ^ www.ethnologue.com, Greek 7 Haziran 2013 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi.(01.08.2013)
  18. ^ "Nüfus Azalınca Rum Aileler Aralarında Bile Türkçe Konuşur Oldu" 6 Eylül 2013 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi. Bianet (01.08.2013)
  19. ^ Heinz Kloss & Grant McConnel, Linguistic composition of the nations of the world, vol,5, Europe and USSR, Québec, Presses de l'Université Laval, 1984, ISBN 2-7637-7044-4
  20. ^ a b UNESCO Tehlikedeki Diller Atlası 12 Ağustos 2014 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi.(01.08.2013)

İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">Ermenice</span> Hint-Avrupa dili

Ermenice, Ermeniler tarafından kullanılan Hint-Avrupa dil ailesinden bir dildir. Kendi alfabesi ve Doğu Ermenicesi ve Batı Ermenicesi olarak iki lehçesi vardır. Doğu Ermenicesi Ermenistan'ın resmî dilidir. Türkiye'de ve Ermeni diasporasında çoğunlukla Batı Ermenicesi kullanılır. Hint-Avrupa dil ailesi'nin bağımsız bir alt grubudur.

<span class="mw-page-title-main">Pontus Rumcası</span> Helencenin bir lehçesi

Pontus Rumcası, 1923 Türkiye-Yunanistan nüfus mübâdelesine değin Kandıra ile Batum arasında yaşayan Rumlar tarafından konuşulmuş, günümüzde Anadolu'da sadece Trabzon'a ve Rize'nin İkizdere ilçesine bağlı bazı köylerin yanı sıra, Yunanistan'a gönderilen Ortodoks Hristiyan mübâdillerin yaşadığı kentlerde konuşulmaya devam edilen Rumcanın bir lehçesidir. Pontus Rumcası, Pontiaka ve Karadeniz Rumcası adlarıyla da bilinmektedir. Osmanlı dönemi ve sonrasında Karadenizli Rumların göç ettiği Gürcistan, Kırım ve Stalin döneminde sürüldükleri Rusya ile Kazakistan'da Hristiyan Pontuslular tarafından hâlen konuşulmaktadır.

<span class="mw-page-title-main">Batı Trakya Türkleri</span> Yunanistanın Batı Trakya bölgesinde yaşayan Türk etnik azınlık

Batı Trakya Türkleri, günümüzde, Yunanistan sınırları içindeki Batı Trakya bölgesinde yaşayan ve Türkiye-Yunanistan Nüfus Mübadelesi çerçevesinin dışında tutulmuş Türk-Müslüman toplumu için ve bu toplum ile doğrudan bağları mevcut Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının memleketlerini ve/veya kökenlerini ifade etmek için de kullanılan tanımdır.

Türkiye Ermenileri, Türkiye sınırları içinde yaşayan ve Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan etnik azınlıktır. 1914-1921 yılları arasında 2 milyondan fazla olan Ermeni nüfusunun, günümüzde 40.000 ila 76.000 arasında olduğu tahmin edilmektedir. Bugün Türkiye Ermenilerinin ezici çoğunluğu İstanbul'da yaşamaktadır. Kendi gazetelerini, kiliselerini ve okullarını desteklemektedirler ve çoğunluğu Ermeni Apostolik inancına mensuptur ve Türkiye'deki Ermenilerin azınlığı Ermeni Katolik Kilisesi'ne veya Ermeni Evanjelik Kilisesi'ne mensuptur. Dört bin yıldan fazla bir süredir tarihi anavatanlarında yaşadıkları için Ermeni Diasporası'nın bir parçası olarak görülmemektedirler.

<span class="mw-page-title-main">Yunanlar</span> Güneydoğu Avrupada yaşayan bir halk

Yunanlar ya da Helenler, Yunanistan, Kıbrıs, Arnavutluk, İtalya, Türkiye, Mısır ve Doğu Akdeniz'i çevreleyen diğer ülkelerde yaşamış veya yaşayan, aynı zamanda da dünya çapına yayılmış ve diasporalar oluşturmuş bir etnik grup.

<span class="mw-page-title-main">Pontus Cumhuriyeti</span>

Pontus Cumhuriyeti, Karadeniz'in güney sahilinde kurulması önerilmiş bir Pontus Rum devletiydi. Ülke topraklarının Kuzey-doğu Anadolu'da yer alan tarihi Pontus Bölgesi ve günümüz Türkiye'sinin Karadeniz Bölgesi'nin bir kısmını da kapsaması düşünülmüştür. Bu önerilen ülke, 1919 Paris Barış Konferansı'nda tartışılmış fakat Eleftherios Venizelos yönetimindeki Yunan hükûmeti, böyle bir devletin güvence altında olamayacağından çekinmiştir. Böylece, daha geniş çapta önerilmiş bir ülke olan Wilson Ermenistanı'na dahil edilmiştir. En nihayetinde, iki ülke de var olamamıştır. Pontus Rum nüfusu katliama uğrayarak 1922'den sonra Türkiye'den sürgün edilmiş ve Sovyetler Birliği ya da Yunanistan'ın Makedonya bölgesine yerleştirilmiştir. Bu olaylar zinciri daha sonra 1923 yılında Yunanistan ile Türkiye arasında gerçekleşmiş olan nüfus mübadelesinin bir parçası olarak tanınacaktır. Günümüzde Yunan politik çevreleri, mübadeleyi Rum Kırımı'ndan ayrıştırılamaz olarak görmektedir.

<span class="mw-page-title-main">Türkiye'de konuşulan diller</span>

Türkiye'de konuşulan diller, Türkiye Cumhuriyeti'nde devletin anayasanın üçüncü maddesi uyarınca tek resmî eğitim ve konuşma dili Türkçedir. Ülkede azınlık (bölgesel) ve ülkeye göçler sonrası göçmenler tarafından konuşulan diller de bulunmaktadır.

<span class="mw-page-title-main">Rum Kırımı</span> Pontus Rumlarının tarihsel anayurtlarından sistematik olarak sürgün edilmesi

Rum Kırımı, Rum Soykırımı veya Pontus Soykırımı, I. Dünya Savaşı esnası ve sonrasında Osmanlı İmparatorluğu topraklarında yaşanan, hükûmetin ülkedeki Rum nüfusa karşı uyguladığı politikayla başlayan etnik temizliktir. Bu politika çerçevesinde çeşitli katliamlar, sürgünler ve hak ihlalleri gerçekleştirildi. Pontus olarak bilinen Karadeniz bölgesindeki Rumların bir kısmı kırım sonucunda Rusya'ya kaçtı. 1923 yılında, kırım sonrasında Türk Kurtuluş Savaşı sonucu Türkiye ve Yunanistan arasında yapılan mübadeleyle Anadolu Rumları Yunanistan'a gönderildi. Kırımın soykırım niteliği taşıyıp taşımadığı konusunda uluslararası akademik camiada fikir birliği yoktur.

<span class="mw-page-title-main">Müslüman Rumlar</span> Etnik grup

Müslüman Rumlar veya Müslüman Yunanlar, Osmanlı döneminde İslam’ı kabul eden Rum kökenli bir halktır. Özellikle yeniçerilerin soyundan gelenler ve Yunan Makedonyası, Girit, Kuzeydoğu Anadolu ve Pontus Alpleri bölgesinde bulunan halk İslam’ı kabul etmiştir. Günümüzde çoğunlukla Türkiye’nin batı kısmında ve kuzeydoğu kısmında bulunurlar. Ayrıca Yunanistan, Kıbrıs, Gürcistan, Lübnan ve Suriye'de de Müslüman Rum bulunur.

Türkiye'deki azınlıklar, etnik ve dinî azınlıklar olarak ikiye ayrılmaktadır. Türkiye birçok etnik grubu barındıran bir ülkedir. Nüfus sayımlarında 1965'ten bu yana etnik köken sorulmadığı için bir etnik kümenin nüfusunun ne kadar olduğunun tam olarak tespiti yapılamamaktadır. Bazı kişi ve gruplar tahminler yapsalar da genelde objektif kalmayı başaramamaktadırlar. Osmanlı İmparatorluğu gibi geniş topraklara yayılan ve yüzlerce yıl hüküm süren bir imparatorluğun 20. yüzyıl başında çöküşü sonrasında, imparatorluğun çeşitlilik gösteren demografik mirası içinden bazı etnik gruplar Türkiye'de yaşamaya devam etmişlerdir.

<span class="mw-page-title-main">Osmanlı Rumları</span>

Osmanlı Rumları Osmanlı Devletinde yaşayan Rumlara verilen isimdir. Kuruluşundan itibaren pek çok Rum topluluğu Osmanlı sınırları içindeki İç Anadolu (Kapadokya), Ege ve Karadeniz bölgelerinde yaşamıştır ve devletin son dönemlerine kadar önemli rol oynamışlardır. Bugün büyük çoğunluğu Rum Kırımı ve Mübadele'den dolayı Yunanistan'da yaşamaktadır.

<span class="mw-page-title-main">Türkiye'de ırkçılık</span>

Türkiye'de ırkçılık ve etnik ayrımcılık, ülkenin toplumunda tarih boyunca yaygın bir şekilde görülen ve Müslüman olmayan ya da Sünni olmayan azınlıklara karşı kurumsal bir hâle gelen olgu. Genellikle Türkler tarafından etnik kimliği Türk olmayan kişilere yönelik gerçekleşen olumsuz davranış ve eylemler şeklindedir. Ermeniler, Kürtler, Araplar, Rumlar, Süryaniler ve Zazalar gibi azınlıklar Türk olmadıkları için ayrımcılığa maruz kalırken Aleviler ve Şiiler ise Sünni olmadıkları için ayrımcılığa maruz kalmaktadır.

<span class="mw-page-title-main">Suriye'de din</span> Suriyedeki dinî inançlar

Suriye'de din, Suriye vatandaşları tarafından uygulanan çeşitli dinleri ifade etmektedir. Tarihsel olarak bölge, bu dini toplulukların her biri içinde bir dizi farklı mezhebin bulunduğu çeşitli inançların bir mozaiği olmuştur. Suriyelilerin çoğunluğunu Müslümanlar oluşturmaktadır; bunların arasında en kalabalık grubu Sünniler oluştururken, onları Şii gruplar ve Dürziler takip etmektedir. Ayrıca, çeşitli Hristiyan azınlıklar bulunmaktadır. Ayrıca küçük bir Yahudi ve Yezidi topluluğu da bulunmaktadır.

<span class="mw-page-title-main">Türkiye'de Hristiyanlık</span> Türkiyede Hristiyanlığa ve kiliselere genel bakış

Hristiyanlığın, Pavlus'un, Timoteos'un, Nikolaos'un, Polikarp'ın ve daha birçok kişinin olduğu çok sayıda Hristiyan havari ve azizlerin doğduğu yer olan Anadolu'da ve bir kısmı Türkiye sınırlarında kalan Ermeni Yaylası'nda uzun bir geçmişi vardır.

<span class="mw-page-title-main">Rum Ortodoks Kilisesi</span> Doğu Ortodoks Kilisesi içindeki kilise organı

Rum Ortodoks Kilisesi, geleneksel olarak Koini Yunancası'nı kullanan Doğu Ortodoks kiliseleri için kullanılan bir terimdir. Tarihsel olarak, Bizans İmparatorluğu'nun mirasına atıfta bulunmasından dolayı Rum Ortodoks terimi, genel olarak tüm Doğu Ortodoks Kiliseleri'ni tanımlamak için kullanılmıştır.

<span class="mw-page-title-main">Yunanistan'da İslam</span>

Yunanistan'da İslam, iki ayrı topluluk tarafından temsil edilmektedir; Osmanlı İmparatorluğu döneminden beri Yunanistan'da yaşayan Müslümanlar ve 20. yüzyılın son çeyreğinde, özellikle Atina ve Selanik'e gelmeye başlayan Müslüman göçmenler.

<span class="mw-page-title-main">İtalya'daki Yunanlar</span>

Yunanlar'ın İtalya'daki varlığı MÖ 8. yüzyılda eski Yunan diyasporasının göçleriyle başlar ve günümüze kadar devam eder. Güney İtalya'daki Calabria ve Puglia bölgelerinin, özellikle Salento yarımadasının, başka bir deyişle tarihi Magna Graecia bölgesinin yerlisi olan Yunanlar Griko adıyla anılmakta olup Yunancanın farklı bir şivesiyle konuşurlar. Grikoların yüzyıllardır İtalya'nın güneyine İlk Çağ'da ve Orta Çağ'da yerleşmiş Yunan topluluklarından kalanlar olduğu düşünülmektedir. Yunanların uzun süredir yaşamış olduğu Venedik, İtalya ve Malta'daki Rum Ortodoks Kilisesi'nin günümüzdeki başpiskoposluk merkezi olmasının yanı sıra Venedik, 10. yüzyıla kadar Bizans bölgesi olmuştur. Ayrıca tarihi Venedik Cumhuriyeti 17. yüzyıla dek Mora ve Girit'te toprak sahibi olarak Yunanlarla bağını korumuştur. Bunların dışında İtalya'da daha az da olsa Yunanistan'dan İtalya'ya modern zamanlarda göç etmiş bir gurbetçi topluluğu da yaşamaktadır. Günümüzde Güney İtalya'daki Yunanlar İtalyan gelenek ve kültürlerini takip etmekte ve asimilasyon yaşamaktadırlar.

Arnavutluk Yunanları, modern Arnavutluk'taki bölgelerde yaşayan veya buralardan gelen etnik Yunanlardır. Bunlar çoğunlukla ülkenin güneyinde, tarihi Epirus bölgesinin kuzey kesimindeki Avlonya, Ergiri, Görice ve Berat illerinde yoğunlaşmışlardır. Bölge aynı zamanda Kuzey Epir olarak da bilinir. Sonuç olarak, özellikle Güney Arnavutluk/Kuzey Epir'den gelen Yunanlar, yaygın olarak Kuzey Epirliler olarak bilinirler. Arnavutluk'un "azınlık bölgelerinde" yaşayan Yunanlar, Arnavutluk hükûmeti tarafından resmi olarak Arnavutluk Yunan Ulusal Azınlığı olarak tanınmaktadır.

Azerbaycan'da Hristiyanlık bir azınlık dinidir. 280.000 ila 450.000 arasında tahmin edilen Hıristiyanlar çoğunlukla Rus ve Gürcü Ortodoks ve Ermeni Apostoliktir. Ayrıca, büyük çoğunluğu Müslüman kökenli olan küçük bir Protestan Hristiyan topluluğu da bulunmaktadır.

<span class="mw-page-title-main">Çukurova Arapçası</span>

Kilikya Arapçası, Çukurova Arapçası veya Çukurova-Antakya Arapçası, Türkiye'de Doğu Akdeniz'in Hatay'dan Mersin ve Adana'ya kadar uzanan kıyı bölgesi Kilikya'nın jeo-kültürel bölgesinde yaşayan topluluklar tarafından konuşulan bir Levant Arapçası lehçesidir.