İçeriğe atla

Türkiye'ye göçler

Birinci Balkan Savaşı sırasında Balkanlar’dan göçen muhacirler (İstanbul, 1912)

Türkiye'ye göçler üç başlık altında incelenebilir.[1]

  • Osmanlının son yıllarında ve cumhuriyetin başlarında gelen göçler.
  • 1960-70'li yıllarda Avrupa'ya çalışmaya giden işçilerin göçü.
  • 1990 sonrasında yakın coğrafyadan başta İstanbul olmak üzere büyük şehirlere göçen yeni göçmenler: transit göçmenler, sığınmacılar, yüksek vasıflılar, Avrupalı emekliler,

Türkiye tarih boyunca; hem göç veren, hem göç alan, aynı zamanda transit geçiş ülkesi olmuştur.

19. yüzyıl sonu - 20. yüzyıl başı

Osmanlı Devletinin son yılları önemli göç hareketlerine tanıklık etti. Kaybedilen topraklardaki Müslüman tebaa Anadolu'ya akın ederken, gayrı müslimler Anadolu'dan ayrıldılar. Muhacir olarak isimlendirilen bu grubun göçü cumhuriyetin ilanından sonra da devam etti. Türkiye Cumhuriyeti dışarıdan genel bu göçü devlet politikası olarak desteklemiştir. Nüfusun askerî güç olarak görüldüğü yıllarda, savaşlar sonrası azalan nüfusun artması amaçlanmıştır.

Anadolu'ya gelen ve giden göçmenler Osmanlı ve Türkiye devletlerinin etnik, kültürel ve toplumsal yapısında büyük değişikliklere neden olmuştur.[2]

1783'te Kırım'ın Rusya'nın eline geçmesiyle Anadolu'ya ilk büyük Müslüman göçü başlamıştır. Kırım kaybedilmeden önce küçük gruplar halindeki Kırım Tatar göçü kitlesel hale gelmiştir.

Osmanlı Devletinin Çerkes bölgelerini kaybetmesinin ardından, Anadolu'ya I. Dünya savaşına kadar sürede 2,5 milyon Çerkes göçmüştür. Büyük bir göçmen kitlesi (1 milyon) yolda ölmüştür.

Büyük göçlerden biri de Osmanlı Devleti'nin 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı'nın ardından Ruslara bıraktığı tarihsel Gürcü topraklarından Osmanlı ülkesine gerçekleşen göçtür. 1879 tarihli İstanbul Antlaşması uyarına başlayan göç, 1921'e kadar sürmüştür.

Azerbaycan'dan 19. yüzyıl başlarından itibaren başlayan göçler 93 Harbi ile artışa geçmiştir. Sadece Cihan Harbi sırasında 10 bin insan Anadolu'ya göçmüştür.

Arnavutlar ilk olarak Fatih Sultan Mehmet devrinde (1468) İstanbul'a getirilmiş, Arnavutköy'e yerleştirilmiştir. Balkanların kaybından sonra gelenlerle beraber günümüz Türkiye'sinde 5 milyon Arnavut yaşadığı tahmin edilmektedir.

Anadolu'ya Arap göçü İslamın yayılışı ve Osmanlı devrinde savaşlardan sonra geri dönmeyip burada kalanlarla başlamıştır. Baskı gören Arap Alevilerden bir kısmı Tarsus ve Adana çevresine yerleşmiştir. Şerif Hüseyin'in başlattığı Arap İsyanı neticesinde Mezopotamya, Hicaz ve Suriye çevresinden 5 bin aile Batı ve iç Anadolu'ya yerleştirilmiştir.

Bosnalı göçleri Bosna-Hersek'in Avusturya-Macaristan İmparatorluğu kontrolüne geçmesiyle (1878) başlamıştır. 1918 yılına kadar dört büyük göç dalgası olmuştur. Birinci göç Bosna'nın kaybedilmesinden hemen sonra olmuştur. İkinci göç 1882'de, üçüncüsü Dzabic hareketi nedeniyle 1900 yılında gerçekleşmiştir. 1908 yılında dördüncü göç dalgası gerçekleşmiştir.

Polonya'nın Rus topraklarına katıldığı 1830 yılından sonra göç eden 10 bin kişiden bir kısmı Osmanlı Devletine gelmiştir. Polonezköy bu muhacirlerin kurduğu yerleşim birimidir.

Cumhuriyet dönemi

Anadolu'ya göç hareketleri yoğunluğu azalsa da, Cumhuriyetin ilanından sonra da devam etmiştir.

Cumhuriyetten sonra ilk göç hareketi Yunanistan'dan olmuştur. Lozan anlaşmasının mübadele maddelerine dayalı olarak 1922-38 arası 384.000 kişi Türkiye'ye göçmüştür.

Makedonya'dan ilk göç hareketi 1924 yılında ülkedeki Türklerin Anadolu'ya göçü ile başlamıştır. İkinci göç dalgası 1936 yılında, üçüncü göç dalgası Türkiye-Yugoslavya arasında serbest göç anlaşması imzalandıktan sonra 1953 yılında gerçekleşmiştir.

Yugoslavya'dan 305.158 kişi (77.413 aile) Cumhuriyet devrinde Türkiye'ye göçmüştür. 14.494 kişiyi devlet iskan etmiş, kalanları serbest göçmen olarak kendileri Anadolu'ya yerleşmişlerdir.

Bulgaristan Türkiye'ye büyük kitlesel göç gönderen bir ülkedir. 1989'a kadar 800.000 kişi dört dalga halinde Anadolu'ya ulaşmıştır. Türkiye-Bulgaristan ikamet sözleşmesiyle (1925) 218.998 kişi 1949 yılına kadar göçmüştür. 1946'da Bulgaristan Halk Cumhuriyeti'nin ilanı ve 1949-1951 arasında 156.063 kişi Türkiye'ye göçmüştür. 1968-1979 arasında Türkiye-Bulgaristan arasındaki yeni göç anlaşması ile 116.521 kişi Türkiye'ye göçmüştür. 1989 yılında Bulgar devletinin Müslüman Türk vatandaşlarına yaptığı etnik baskıdan dolayı büyük bir göç dalgası yaşanmıştır.

Romanya'dan Türkiye'ye 1923-1949 arasında 79.287 kişi iskanlı göçmen, 43.271 kişi serbest göçmen olarak gelmiştir.

Balkanlardan 1923-45 arasında toplam 800.00 kişi Türkiye'ye göç ettirilmiştir.

1950 yılında bağımsız devlet olan Doğu Türkistan Cumhuriyeti, Çin işgaline uğradığında Türkiye'ye göç gerçekleşmiştir.

II. Dünya Savaşında Nazi birlikleri ile birlikte savaşa katılan Doğu lejyonlarından bazıları Türkiye'ye yerleşmiştir. Kazak, Kırgız, Özbek, Türkmen, Balkar, Karakalpak, Karaçay, Azeri, Çeçen, İnguş, Dağıstan gibi Müslüman kökenli insanlardan bir kısmı Anadolu'yu yeni yurt olarak seçmiştir.

1979 İran Devriminden sonra 1 milyon kişi (Azeri ve Fars) Türkiye'ye göç etmiştir.

Afganistan'ın Sovyet Rusya tarafından işgali ile birlikte Türk kökenli toplumlardan Özbek, Kazak, Uygur ve Kırgızlar Türkiye'ye göç etmiştir.

Suriye'den 1945, 1951, 1953 ve 1967 yıllarında toplu göçler olmuştur.İskenderun, Kırıkhan ve Adana şehirlerine iskan edilmiştir. 2011 yılında başlayan Suriye İç Savaşı sonucunda Türkiye'ye 2.733.784 mülteci kişi göç etmiştir.[3]

Irak'ta 1988 Halepçe katliamı sonrasında 51.542 kişi göç etmiştir. 1991'deki Körfez savaşında 467.489 kişi Türkiye'ye göç etmiştir.

Anadolu'ya son iki yüzyılda 6 milyon kişi göç etmiştir.

Ayrıca bakınız

Kaynakça

  1. ^ "TÜRKİYE VE GÖÇLER" (PDF). Göçler. Galatasaray Üniversitesi Sosyoloji Bölümü. 4 Mart 2016 tarihinde kaynağından (PDF) arşivlendi. Erişim tarihi: 8 Ekim 2016. 
  2. ^ "Kitlesel Akınlar". Göç İdaresi Genel Müdürlüğü. 2 Şubat 2015. 1 Mart 2016 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 8 Ekim 2016. 
  3. ^ "Başbakan Yardımcısı Akdoğan: Türkiye'deki Suriyeli göçmen sayısı 2 milyon 733 bin 784". Anadolu Ajansı. 10 Mart 2016. 13 Mart 2016 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 8 Ekim 2016. 

İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">Türkiye-Yunanistan nüfus mübadelesi</span> Türkiye ile Yunanistan arasında din esasına dayanılarak gerçekleştirilmiş zorunlu göç

Türkiye-Yunanistan nüfus mübadelesi, 1923 yılında Lozan Barış Antlaşması'na ek olarak yapılan sözleşme uyarınca Türkiye Cumhuriyeti ve Yunanistan Krallığı'nın kendi ülkelerinin yurttaşlarını din esası üzerine tehcir ve zorunlu göçe tabi tutmasına verilen addır. Göçe tabi tutulan kişilere ise mübadil denir.

<span class="mw-page-title-main">Köprülü, Kuzey Makedonya</span> Makedonyada şehir

Köprülü, Vardar Nehri üzerinde Kuzey Makedonya'nın orta kısmında bulunan şehir.

Osmanlı dağılma dönemi göç hareketleri. Osmanlı Devletinde görülen başlıca göç tarzı ele geçirilen yerleşim birimlerinin yeniden canlanması amacıyla buralara yapılan nüfus hareketleridir. Osmanlı devletinde nüfus hareketlerine devlet müdahalesi her zaman söz konusu olmuştur. Böylece Osmanlı Devletindeki göç hareketlerinin ağırlıklı olarak devlet eliyle planlandığı ve kontrol edildiği yönündeki belirleme haklı bir bakış açısı kazanmaktadır.

<span class="mw-page-title-main">Çveneburi</span> Türkiye’de yaşayan muhacir Gürcülerin kendilerini tanımladığı sözcük

Çveneburi, ataları 93 Harbi sonrasında Artvin ve Batum yöresinden Osmanlı İmparatorluğu'nun iç kısımlarına göç etmiş, Türkiye Gürcüleri içindeki Müslüman muhacir topluluğun kendi aralarında kullandıkları bir öz tanımlamadır. Bu tanım, Türkiye Gürcüleri içerisindeki tarihi Tao-Klarceti bölgesinin yerlisi olarak yaşayan Gürcüleri ve Gürcü Katoliklerini kapsamamaktadır.

<span class="mw-page-title-main">Batı Trakya Türkleri</span> Yunanistanın Batı Trakya bölgesinde yaşayan Türk etnik azınlık

Batı Trakya Türkleri, günümüzde, Yunanistan sınırları içindeki Batı Trakya bölgesinde yaşayan ve Türkiye-Yunanistan Nüfus Mübadelesi çerçevesinin dışında tutulmuş Türk-Müslüman toplumu için ve bu toplum ile doğrudan bağları mevcut Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının memleketlerini ve/veya kökenlerini ifade etmek için de kullanılan tanımdır.

<span class="mw-page-title-main">Türk askerî tarihi</span>

Türk askerî tarihi yaklaşık 2200 yıl öncesinden günümüze kadar süren dönem içinde ilk Türklerden günümüzdeki Türk Silahlı Kuvvetleri'ne kadarki askerî yapılanmayı ve savaşları içine alır. Türklerdeki askerî düzen siyasi düzen ile iç içe geçmiş ve tarih boyunca birlikte gelişmiştir. Orta Asya'da başlayan bu tarih tüm anakaralara yayılarak süregelmiştir.

<span class="mw-page-title-main">Bulgaristan'da İslam</span>

Bulgaristan'a İslam'ın girişi Anadolu'dan, henüz daha Osmanlı Devleti kurulmadan önce Sarı Saltuk Baba önderliğinde göç eden, göçebe Alevi-Türkmenlerin ülkeye girişiyle başlamıştır. Osmanlı Devleti'nin son dönemlerine kadar Alevi inancı yoğundur, 2. Mahmud ile birlikte Bektaşilik ve diğer Alevi tarikatler yasaklanmış, Anadolu'da olduğu gibi Balkanlar'da da Sünni İslam ve Sünni tarikatlar yayılmaya başlamıştır, günümüzde Sünni Müslümanlar sayıca üstündür. Aleviler toplam Müslümanların yaklaşık %15'ini oluşturmaktadırlar.

<span class="mw-page-title-main">Berlin Antlaşması (1878)</span> 13 Temmuz 1878de imzalanan barış antlaşması

Berlin Antlaşması, Osmanlı İmparatorluğu, Rus İmparatorluğu, Büyük Britanya, Alman İmparatorluğu, Avusturya-Macaristan İmparatorluğu, İtalya Krallığı ve Fransa arasında 13 Temmuz 1878 tarihinde Berlin'de imzalanan barış antlaşmasıdır.

<span class="mw-page-title-main">Priştine</span> Kosovanın başkenti ve en büyük şehri

Priştine Kosova'nın başkenti ve en büyük şehri.

<span class="mw-page-title-main">Prizren</span> Kosovada kent

Prizren, eskiden Pürzerrin, Kosova'nın güneybatısında bir şehir ve belediye merkezi.

<span class="mw-page-title-main">Muhacir</span>

Muhacir, Osmanlı Devleti tarafından kendi vatanlarındaki etnik temizlik veya savaş gibi sebeplerden dolayı Osmanlı İmparatorluğu'na göç eden Müslümanlara verilen genel isimdir. Türkçeye "Mekke'den Medine'ye göç eden" anlamındaki Arapça sözcükten geçmiştir.

<span class="mw-page-title-main">Birleşik Krallık'taki Türkler</span> Birleşik Krallıkta yaşayan Türk topluluğu

Birleşik Krallık'taki Türkler, ya Birleşik Krallık'ta doğup burada yaşamlarını sürdüren ya da bu ülke dışında doğmakla birlikte Birleşik Krallık'ta yaşayan, genel olarak Türkiye'den ve Kıbrıs'tan Birleşik Krallık'a göç eden Türklerdir.

<span class="mw-page-title-main">Bulgaristan-Türkiye ilişkileri</span>

Bulgaristan-Türkiye ilişkileri, Türkiye ile Bulgaristan'ın sürdürdüğü uluslararası politikaları içerir.

<span class="mw-page-title-main">Balkanlar tarihi</span> Balkanlar Bölgesinin Tarihi

Balkanlar, Avrupa kıtasının güneydoğu kesiminde, İtalya Yarımadası'nın doğusu, Anadolu'nun batısı ve kuzeybatısında yer alan coğrafi ve kültürel bölgedir. Bölge, sarsıntılı ve hareketli bir tarihe sahiptir.

<span class="mw-page-title-main">İtalya-Türkiye ilişkileri</span> İkili ilişkiler

İtalya-Türkiye ilişkileri 1856 yılında başlamıştır. İki ülkenin de Akdeniz'e sınırı vardır. Avrupa Birliği’nin kurucu üyeleri arasında bulunan İtalya, Türkiye'nin Avrupa Birliği üyelik sürecini desteklemektedir. İtalyan Hükûmetleri, Türkiye'nin jeopolitik konumu nedeniyle Avrupa Birliği'ne çok şey katacağını düşünmektedir.

<span class="mw-page-title-main">Osmanlı Rumları</span>

Osmanlı Rumları Osmanlı Devletinde yaşayan Rumlara verilen isimdir. Kuruluşundan itibaren pek çok Rum topluluğu Osmanlı sınırları içindeki İç Anadolu (Kapadokya), Ege ve Karadeniz bölgelerinde yaşamıştır ve devletin son dönemlerine kadar önemli rol oynamışlardır. Bugün büyük çoğunluğu Rum Kırımı ve Mübadele'den dolayı Yunanistan'da yaşamaktadır.

İnsan kaçakçılığı ya da göçmen kaçakçılığı, Türkiye Cumhuriyeti'nde 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 79'uncu maddesine göre "doğrudan, doğruya veya dolaylı olarak maddi menfaat elde etmek maksadıyla, yasal olmayan yollardan bir yabancının ülkeye sokulmasına veya ülkede kalmasına imkân sağlanması ile birlikte Türk vatandaşlarının ya da yabancıların yurt dışına çıkmasına imkân sağlanması" şekillerinde gerçekleşen bir suçtur. Amerika Birleşik Devletleri yasalarına göre ise "bir veya daha fazla ülkenin yasalarını ihlal ederek, uluslararası sınırlardan kişinin gizlice, sahte belgeler kullanarak aldatma yolu ile yasa dışı şekilde ülkeye girişi ya da bu girişimin kolaylaştırılması, ulaşımın sağlanması, taşınmaya teşebbüs edilmesi" durumlarında gerçekleşen bir suçtur.

Hint Müslüman Hareketi olarak da anılan Hint Hilâfet Hareketi (1919-1924), Sünni Müslümanların lideri kabul edilen Osmanlı halifesini etkin bir siyasi otorite haline getirmek amacıyla Şevket Ali, Muhammed Ali Cevher, Hakim Ecmel Han ve Ebul Kelam Azad liderliğindeki Britanya Hindistanı Müslümanları tarafından başlatılan pan-İslamcı bir siyasi protesto kampanyasıydı. Hareket, Türkiye'nin daha olumlu bir diplomatik mevki kazandığı ve laikliğe yöneldiği 1922 sonlarında çöktü. 1924'e gelindiğinde Türkiye halifenin rolünü ortadan kaldırdı.

<span class="mw-page-title-main">Hürriyet, Osmangazi</span>

Hürriyet, Bursa ilinin Osmangazi ilçesine bağlı bir mahalledir.

<span class="mw-page-title-main">Gürcü göçleri</span>

Gürcü göçleri, Osmanlı Devleti egemenliğindeyken 19. yüzyılda Rusya'nın eline geçen tarihsel Gürcü topraklarından bugünkü Tükiye sınırlarına yapılan göçlerdir. Göçmenlerin büyük bölümü Müslüman Gürcüler, küçük bölümü de Katolik Gürcülerden oluşuyordu. Müslüman Gürcülerin kitleler halindeki göçleri, 1828-1829 ve 1877-1878 savaşlarının ardından Osmanlı Devleti ile Rusya arasında imzalanan antlaşmalara bağlı olarak gerçekleşmiştir. Müslüman Gürcülerin göçü Gürcü literatüründe Muhaciroba (მუჰაჯირობა) olarak adlandırılmıştır. Muhaciroba, Arapça "muhacir" kelimesinden türemiş olup Türkçedeki "muhaceret" kelimesiyle karşılanabilir.