Zatürre, pnömoni ya da batar, akciğerde görülen yangılardır. Klasik pnömonilerde, akciğerlerin hava geçitlerindeki son bölüm ve hava kesecikleri (alveoller) etkilenir. İnterstisiyel pnömonilerde, hava kesecikleri (alveoller) arasındaki bölmeler yoğunlukla etkilenen alanlardır. Akciğerler günde 10.000 litre havayı süzer. Kan dolaşımına oksijen taşıyan solunum havasıyla birlikte çok sayıda katı ve sıvı partikül ile zararlı gazlar da akciğerlere ulaşır. Solunum havası içindeki zararlı etkilere verilen tepkilerin büyük bölümü canlı etkenlerden kökenli infeksiyon hastalıklarıdır. Toksik gazların ve sıvıların büyük bölümü “kimyasal pnömoniler” olarak nitelenir.

Akciğer kanseri, akciğer dokularındaki hücrelerin kontrolsüz çoğaldığı bir hastalıktır. Bu kontrolsüz çoğalma, hücrelerin çevredeki dokuları sararak veya akciğer dışındaki organlara yayılmaları ile (metastaz) sonuçlanabilir. Dünya Sağlık Örgütünün (WHO) raporuna göre akciğer kanseri tüm dünyada kanser türleri arasında en sık ölüme neden olan kanser türüdür ve tüm dünyada her yıl yaklaşık 1,6 milyon ölüme neden olmaktadır.

AIDS, ilk kez 1980'lerin başında Orta ve Güney Afrika'da gündeme gelen ve giderek ürkütücü boyutlara ulaşan, etkeni HIV (İngilizce: Human Immunodeficiency Virus / Türkçe: İnsan bağışıklık yetmezliği virüsü) olan bir enfeksiyon hastalığıdır. HIV, bağışıklık sistemindeki akyuvarların (özellikle CD4+ lenfositler) yapısını bozarak ve sayısını azaltarak vücudun enfeksiyonlara karşı direncini ortadan kaldırır.

Radyoterapi, iyonlaştırıcı ışın kullanarak kanser hastalığının tedavisidir. Hedef, tümör dokusunu komşu sağlıklı dokuları koruyarak yok edilmesidir. Bu konu ile ilgili anabilim dalına Radyasyon Onkolojisi adı verilir. İyonlaştırıcı ışınların biyolojik etkilerini Radyobiyoloji bilim dalı inceler. Radyoterapi kanser tedavisinde tek başına ya da cerrahi ve/veya kemoterapi ile birlikte kullanılabilir. Cerrahi tedavi ile benzer sonuçlar elde edilen hastalıklarda, organın koruyucu yaklaşım prensibi ile organ kaybı ve ilişkili fonksiyon kaybını önlediğinden tercih edilebilen tedavi yöntemidir.

Verem veya tüberküloz, bakteriyel ve bulaşıcı bir hastalık. Halk arasında ince hastalık olarak da bilinir. Mycobacterium tuberculosis mikrobunun neden olduğu uzun seyirli ve granülomatöz karakterde bakteriyel ve bulaşıcı bir enfeksiyon hastalığıdır. Bulaşma yolu, çoğu zaman, bir tüberküloz hastasının çevreye tükürdüğü balgamı ya da öksürdüğünde saçılan basil yüklü damlacıklarla olur.

Bacillus Calmette-Guérin aşısı veya verem aşısı. Albert Calmette ve Camille Guérin isimli iki Fransız araştırmacı 1920'li yıllarda BCG aşısını, bovin (sığır) tipi tüberküloz basillerini, 13 senelik bir süre içerisinde safralı ve gliserinli patates üzerinde 230 defa kültürden kültüre aktararak ürettiler. Yapılan çalışmalarda, bu şekilde üretilen basillerin insanlarda tüberküloz hastalığı yapmadığı fakat tüberküloz basiline karşı insanlarda bir bağışıklık oluşturduğu bulundu. Bu şekilde virulansı azaltılmış, canlı fakat hastalık yapmadan bağışıklık kazandıran basile, basilin ve bulan araştırmacıların soy isimlerinin baş harfleri alınarak kısaca BCG ismi verilmiştir.

Hastane ya da sayrılarevi, hasta ve yaralılara acil sağlık hizmetlerini ayakta veya yatarak veren tıp merkezi ve sağlık kurumu. Devlet hastaneleri, özel sağlık kuruluşları, vakıf hastaneleri ve üniversite hastaneleri gibi çok çeşitli sağlık kuruluşu işletme türleri vardır. Uzman sağlık bilimi ve yardımcı sağlık personeli ve tıbbi ekipman ile hasta tedavisi sağlar.

Bronşektazi, bronşların doğuştan ya da sonradan 'geri dönüşsüz' biçimde genişlemesidir. Bronş genişlemesine, çeşitli biçimlerde ve bronş ağacında değişken yaygınlıkta rastlanabilir. Doğumsal olduğu kadar, bronşlara yerleşen enfeksiyon etkenlerinden de kaynaklanabilen geri dönüşümsüz bir bozukluktur. İltihaplanma ilerlediğinde ilk kez iltihaba bağlı yüksek ateş, halsizlik, üşüme gibi belirtilerle enfeksiyon fark edilebilir.

Médecins Sans Frontières, savaş ve doğal afetler dolayısıyla zarar görmüş bölgelerde çalışan; gelişmekte olan ülkelerdeki endemik hastalıklara karşı projeler üreten, tarafsızlık prensibini benimsemiş, insani yardım amaçlı ve Nobel Barış Ödülü almış bir sivil toplum kuruluşudur. Fransa'da kurulmuştur ancak günümüzde merkezi Cenevre, İsviçre' dedir. Dünyanın çoğu yerinde orijinal Fransızca ismini veya MSF kısaltmasını kullanan kuruluş, Türkiye'de daha çok "Sınır Tanımayan Doktorlar" olarak anılır. 2015 yılında, bünyesindeki 30.000'den fazla doktor, hemşire, tıbbi elemanlar, ulaşım uzmanları, su ve sağlık alanında uzmanlaşmış mühendisleri, yöneticileri ve gönüllüleriyle birlikte, 70'ten fazla ülkeye tıbbi destek ve hizmet sağlamıştır. Özel bağışlar, kuruluşun gelirlerinin %89'unu oluştururken; geri kalan kısım hükûmetlerin ve şirketlerin yardımlarından sağlanır. Organizasyonun yıllık bütçesi yaklaşık olarak 1,066 milyon euro'dur.
Kistik fibrozis, akciğer, pankreas, bağırsak, ter bezleri dış salgı bezlerinde görülen, otozomal resesif kalıtımlı bir gen hastalığıdır. Kistik fibrozis hastalığı, aynı anda solunum sistemi, sindirim sistemi gibi vücudun birden çok sistem ve organını etkileyebilir. Doğumla birlikte görülen fibrozis, bu etkileme sonucu işlev bozukluklarına neden olur.
Verem Savaş Dispanseri Türkiye Cumhuriyeti Sağlık Bakanlığı Türkiye Halk Sağlığı Kurumuna bağlı, Türkiye'de verem ile mücadele etmek üzere kurulmuş sağlık kuruluşlarıdır.
Tüberküloz hastalığına yakalanmış ya da tüberküloz (verem) olduğu düşünülen ünlü ve tanınmış kişilerin listesidir.
Çok ilaca dirençli tüberküloz, ilk basamak anti-TB ilaçların en güçlü iki üyesi olan İzoniazid (INH) ve Rifampisin (R) antibiyotiklerinin her ikisine birden direnç geliştirmiş tüberküloz basilleri için kullanılan terimdir. Bu iki ilaçtan sadece birisine direnç geliştirmiş basiller bu grupta yer almazlar. Bunun yanında birlikte başka bir ilaç direnci de olabilir.
Bu liste Muğla ilindeki sağlık kurumlarını ve bu kurumlara ait bilgileri içerir.
Tedavinin, önlenebilir, hastaya belirgin veya belli olmayan zararlar veren yan etkilerine tıbbi hata denir. Tıbbi hata, hastalığın, sakatlığın, sendromun, davranışın, enfeksiyonun veya diğer hastalık durumlarının, eksik veya yanlış tanı ya da tedavilerini kapsar. Dünya çapında 1990 yılında 94,000 insan, 2013 yılında 142,000 insan tedavinin yan etkileri yüzünden ölmüştür.

Dispanser, ayakta tedavisi yapılabilecek durumdaki hastaların, ufak çapta tedavi edilerek, karşılığında ücret talep edilmeyen veya az ücret alınan bakım evi. Hastaneden başlıca farkı, dispanserlerde yatak bulunmaması hastaların yatmadan teşhis ve tedavi edilmeleridir. Gerekirse kan, idrar tahlili, aşı yapılır, röntgen filmi çekilir. Dispanserler, devlet dispanserleri, özel üniversiteler, dernekler, sigorta şirketleri tarafından ücretli veya ücretsiz olarak işletilirler. Geçmişte dini organizasyon ve gönüllüler tarafından verilen hasta hizmetleri günümüzde doktor, cerrah, hemşire, ebe, eczacı gibi sağlık profesyonelleri tarafından verilmektedir.

Tüberküloz stomatiti, Mycobacterium tuberculosis olarak tanımlanan bakterinin neden olduğu tüberküloz hastalığının ağız mukozasındaki lezyonlarıdır. Günümüzde anti-tüberküloz ilaçlara dirençli mikobakteri türlerinin ortaya çıkması, AIDS ve beslenme bozukluğu gibi vücut direncini kıran risk faktörlerinin etkisiyle yeni hasta sayısında artışlar görülmektedir.

Vietnam'da 2000 ile 2012 yılları arasında ortalama yaşam süresi erkekler ve kadınlar için iki yıl artış gösterdi. Bu, aynı zaman diliminde dünyanın diğer bölgelerinde ortalama yaşam beklentisindeki artışın yarısına eşittir.

Sağlık, sağlık hizmetleri veya sağlık hizmeti, insanlarda hastalık, rahatsızlık, yaralanma ve diğer fiziksel ve zihinsel bozuklukların önlenmesi, teşhisi, tedavisi yoluyla sağlığın korunması veya iyileştirilmesidir. Sağlık hizmetleri, sağlık profesyonelleri ve ilgili sağlık kuruluşları tarafından verilmektedir. Doktorlar ve diğer sağlık çalışanları bu sağlık hizmetinin bir parçasıdır. Diş hekimliği, eczacılık, diyetisyenlik, ebelik, hemşirelik, tıp, optometri, odyoloji, psikoloji, mesleki terapi, fizik tedavi, atletik eğitim ve diğer sağlık meslekleri sağlık hizmetlerinin bir parçasıdır. Birinci basamak, ikinci basamak ve üçüncü basamak sağlık hizmetlerinin yanı sıra halk sağlığında yapılan çalışmaları kapsar.
Doğrudan gözetimli tedavi, Tüberküloz hastalarının tedavi sürecinde, her bir ilaç dozunu gözetlemek ve kaydedilmesini sağlamak adına, görevli ya da sorumlu bir kişi nezaretinde ilaçların içilmesidir. Bu yöntem sayesinde, tüm tedavi süresince hastanın ilaçlarını düzenli ve doğru şekilde yönetiminin garanti altına alınması amaçlanır. Her hasta için özel olarak hazırlanan tedavi planı, yaşam koşulları, çalışma durumu, sosyal çevre gibi etkenleri göz önünde bulundurarak gerçekleştirilir. Ortaklaşa planlanan ilaç içme yeri ve saatiyle tüm sürecin daha düzenli yürütülmesi sağlanır.