İçeriğe atla

Türkiye'de tarım






Ekonomik sektörlerin istihdam içindeki payı (2014)[1]

  Tarım (%22.3)
  Sanayi (%20.1)
  Hizmet (%50.3)
  İnşaat (%7.4)






Ekonomik sektörlerin GSYİH içindeki payı (2014)[1]

  Tarım (%6)
  Sanayi (%28.3)
  Hizmet (%59.8)
  İnşaat (%6.0)
Osmaniye'deki bir sulama kanalı
90'lı yıllarda Ankara'daki bir tarla

Türkiye'de tarım, istihdam, ihracat ve ulusal gelire yaptığı katkı ile önemli bir sektördür.

Tarım sektörü 2022 yılında bir önceki yıla göre %15,3 artışla 34,2 milyar dolar ihracat yaptı.[2] Türkiye 2014 yılında 190 ülkeye, 18,7 milyar $ değerinde, 1707 tür tarım ürünü ihraç etmiştir.[3] 2023 yılında 213 ülke ve serbest bölgeye 12,4 milyar dolarlık hububat, bakliyat, yağlı tohumlar ve mamulleri ihracatı yapıldı.[4]

2011 yılında Tarım sektörü, 6,1 milyon istihdam, 62,7 milyar dolar gelir ile önemli bir ekonomik faaliyetti.

Tarımsal istihdam 1980 yılında %50,6 iken 2003'te %34,3, 2011'de %25,5 oranlarına inmiştir. Tarımda çalışanların sayısının azalması hizmet ve sanayi sektörlerinde çalışan insanların sayısının artması neticesinde oluşmuştur. Cumhuriyetin ilk yıllarında tarım sektörü GSMH içinde %42,8 paya sahipken, 1970'te %36, 1980'de %25, 1990'da %16, 2000'de %13,5, 2003'te %12,6, 2011'de %8,1'e düşmüştür. Tarım ürünlerinin ithalat içindeki oranı; 1980 yılında %0,6 iken 2011 yılında %7,3'e yükselmiştir.[5]

Tarımda çalışanların oranı yüksek olmasına rağmen ulusal gelirden aldıkları pay düşüktür. 1980'de nüfusun %50,6'sı tarımda çalışırken ulusal gelire katkıları %25 olmuştur. Gelişmiş ülkelerde tarımda istihdam edilen nüfusun oranı %3,5 gibi çok daha düşüktür.[6]

2002-2011 Yılları Türkiye tarım verileri[7]
Temel veriler Türkiye(2002) Tarım (2002) Tarımın payı(%)(2002) Türkiye(2011) Tarım (2011) Tarımın payı(%)(2011)
Nüfus(milyon)69,323,734,274,717,323,2
İstihdam(milyon)21,37,434,924,16,125,5
Milli gelir (milyar $)230,523,710,3772,362,78,1
Kişi başı gelir ($)3492106428,610444365335,0
İhracat(milyar$)36,04,011,2134,915,311,3
İthalat(milyar$)51,53,97,7240,817,67,3

Arazi ve iklim şartları

Türkiye arazisinin %55,9'u 1000 metreden fazla yükseltiye sahiptir. %15'ten fazla eğime sahip alanlar ülke topraklarının %62,5'ini oluşturur. 1. 2. ve 3. sınıf kaliteli topraklar %24,5 oranındadır ve bu arazilerin %90'nı tarım arazisidir. 77,9 milyon hektar Türkiye arazisinin 26,3 milyonu tarımda kullanılır.[]

Türkiye'de denize göre konum, enlem ve yükseltiye bağlı üç temel iklim tipi görülür: Karadeniz iklimi, Akdeniz iklimi, Karasal iklim. Bu iklim tipleri bölgeler içinde değişiklik gösterir ve alt tiplere ayrılır. Örneğin; İç Anadolu, Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde görülen karasal iklimler birbirinden kısmen farklıdır. Bu iklim çeşitliliği Türkiye'de pek çok farklı ürünün yetişmesine imkân vermiştir. Akdeniz Bölgesinde meyve-sebze, seracılık, turunçgiller, Ege Bölgesinde zeytin, tütün, turunçgiller, Trakya'da ayçiçeği, Güney Marmara'da sebze-meyve, Karadeniz'de fındık, çay, tütün, İç Anadolu Bölgesinde tahıllar ve şeker pancarı, Güneydoğu Anadolu'da pamuk, tahıllar yetiştirilmektedir.[]

Bölgelerin Türkiye tarımsal katma değerine katkısı 2000 yılında şu şekilde gerçekleşmiştir:[5] Ege %20,4, Akdeniz %17,65, İç Anadolu %15,32, Karadeniz %14,68, Marmara %14,97, Güneydoğu Anadolu %10,79, Doğu Anadolu %6,55.

Bölgelerin ekonomilerinde tarımın payı ise şu şekilde gerçekleşmiştir (2000 yılı): Marmara %5,30, İç Anadolu %12,18, Ege %16,07, Akdeniz %20,22, Karadeniz %21,71, Doğu Anadolu %26,90, Güneydoğu %28,38.[]

Üretim

2014 yılı için bazı ürünlerin üretim miktarları aşağıda verilmiştir.[8]

  • 32,7 milyon ton tahıl üretilmiştir. Tahıl üretiminde; 19 milyon ton buğday, 6,3 ton arpa, 5,9 ton mısır en çok üretilen ürünlerdir.
  • Yağlı tohumlardan, ayçiçeği 1,6 milyon ton, çiğit 1,4 milyon ton, soya 150 bin ton olmak üzere toplam 3,5 milyon ton üretilmiştir.
  • Kuru baklagiller, 1 milyon ton üretilmiştir. Üretimi 450 bin ton üretilen nohut, kırmızı mercimek, fasulye ve yeşil mercimek oluşturur.
  • Meyvelerden, üzüm 4,1 milyon ton üretilmiştir. Turunçgiller 3,8 milyon ton, zeytin 1,8 milyon ton, fındık 412 bin ton üretilmiştir.
  • Hayvancılıkta, 2014 yılında; 14,2 milyon büyükbaş, 31,1 milyon koyun, 10,3 milyon keçi yetiştirilmektedir. Aynı yıl; 17,1 milyar yumurta, 1,9 milyon ton kanatlı eti, 18,5 milyon ton süt, 27.000 ton keçi eti, 100.000 ton koyun eti, 882.000 ton sığır eti elde edilmiştir.
  • Süs bitkileri, 2002 yılında 22,3 milyon $ 2011 yılında 76 milyon $ ihracat yapılmıştır.[9] 2015 yılında 125 milyon $ ihracat hedeflenmektedir.
  • Balıkçılık: Türkiye'de balıkçılık sektörü, GSYİH'nın %0,3'ünü, toplam istihdamın %0,2'sini oluşturur. 2011'de 927,88 milyon $ üretim değerine ulaşmıştır.[10] 2014'te yapılan 537.345 ton üretimin; %43'ü avcılık, %43'ü yetiştiricilik, %6,7 iç su, %6,3 diğer deniz ürünlerinden elde edilmiştir.[11]

2023 yılı için bazı ürünlerin üretim miktarları aşağıda verilmiştir.[12]

  • Tahıl ürünleri üretimi 2022 yılına göre yüzde 9,1 artarak 42,2 milyon ton oldu. Buna göre buğday 22 milyon ton, arpa 9,2 milyon ton, çavdar 305 bin ton, yulaf 410 bin ton oldu.[12]
  • Yağlı tohumlardan, ayçiçeği 2,2 milyon ton, soya 137,5 bin ton üretildi.[12]
  • Kuru baklagillerden, 580 bin ton nohut, 424 bin ton kırmızı mercimek, 240 bin ton kuru fasulye üretimi gerçekleştirildi.[12]
  • Şeker pancarı, 2023 yılında 2022 yılına göre %22,1 artarak 23,5 milyon ton oldu.[12]
  • Kütlü pamuk bir önceki yıla göre %23,6 azalarak 2,1 milyon ton seviyesinde üretim yapıldı.[12]
  • Meyve üretimi ise 2022 yılına göre %2,3 artarak toplam 27,4 milyon ton oldu.[12]
  • Sebzelerde üretim miktarı bir önceki yıla göre %0,6 artarak 31,8 milyon ton oldu. Buna göre, kuru soğanda %10,6, kapya biberde %8,2, domateste %2,3 artış olurken; kavunda %11,6, karpuzda %7,3, salatalık %3,4 azalış oldu.[12]
  • Süs bitkileri, 2023 yılında 2022 yılına göre %4 oranında artış gösterdi.[12]

Sorunlar

Türkiye tarımının kronik sorunları verimsizliğe sebep olmaktadır. Tarım topraklarının miras yoluyla küçülmesi, sulamanın yaygın olmaması, doğal şartlara bağlı tarım yapılması, makine kullanımının yetersizliği, bu sorunların bazılarıdır. Girdi maliyetlerinin yüksek olması, yeni teknik ve teknolojilere uyum sorunları, çiftçinin eğitim yetersizliği, desteklemelerin etkisiz ve yetersiz olması, üretici-tüketici arasındaki aracıların fazla olması, tarım verilerinin düzenli toplanmaması diğer sorunlardır.[8]

Kaynakça

  1. ^ a b Yıllık Ekonomik Rapor 2014 4 Mart 2016 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi.. maliye.gov.tr
  2. ^ "Tarım sektörü 2022 yılını rekor ihracatla tamamladı". NTV. 4 Ocak 2023. 6 Ocak 2024 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 6 Ocak 2024. 
  3. ^ "2014 Faaliyet Raporu" (PDF). Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı. 2015. 27 Nisan 2016 tarihinde kaynağından arşivlendi (PDF). Erişim tarihi: 7 Kasım 2015. 
  4. ^ "Geçen yıl 12 milyar dolarlık hububat ve bakliyat ihracatı yapıldı". TRT Haber. 7 Ocak 2024. 8 Ocak 2024 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 8 Ocak 2024. 
  5. ^ a b "Türkiye'de Tarım" (PDF). Tarım ve Köyişleri Bakanlığı. 2005. 28 Aralık 2013 tarihinde kaynağından (PDF) arşivlendi. Erişim tarihi: 7 Kasım 2015. 
  6. ^ "CARÎ AÇIĞA KARŞI KOBİ'LER VE TARIM" (PDF). musiad.org.tr. Temmuz 2014. 22 Eylül 2015 tarihinde kaynağından (PDF) arşivlendi. Erişim tarihi: 7 Kasım 2015. 
  7. ^ "TÜRKİYE TARIM SEKTÖRÜ RAPORU" (PDF). tobb.org.tr. 2013. 4 Mart 2016 tarihinde kaynağından arşivlendi (PDF). Erişim tarihi: 7 Kasım 2015. 
  8. ^ a b TAŞYÜREK, Serdar. "Tarım Raporu" (PDF). esagev.org. 4 Mart 2016 tarihinde kaynağından (PDF) arşivlendi. Erişim tarihi: 7 Kasım 2015. 
  9. ^ "Doğu Marmara Süs Bitkileri Raporu" (PDF). Doğu Marmara Kalkınma Ajansı. 2013. 7 Mart 2016 tarihinde kaynağından (PDF) arşivlendi. Erişim tarihi: 7 Kasım 2015. 
  10. ^ "Karadeniz'in Türkiye sularında balıkçılık" (PDF). Türkiye Balıkçılık Mevcut Durum Raporu. south-stream-offshore.com. Erişim tarihi: 14 Kasım 2015. []
  11. ^ "Su Ürünleri, 2014". tuik.gov.tr. 26 Haziran 2015. 15 Kasım 2015 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 14 Kasım 2015. 
  12. ^ a b c d e f g h i "TÜİK, 2023 bitkisel üretim istatistiklerini yayınladı". BloombergHT. 29 Aralık 2023. 29 Aralık 2023 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 30 Aralık 2023. 

İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">Kırklareli</span> Kırklareli ilinin merkezi olan şehir

Kırklareli veya eski adıyla Kırkkilise, Kırklareli ilinin merkezi olan şehirdir.

<span class="mw-page-title-main">Karadeniz Bölgesi</span> Türkiyenin Karadeniz kıyısındaki coğrafi bölgesi

Karadeniz Bölgesi, ismini Karadeniz'den alan, Sakarya Ovası'nın doğusundan Gürcistan sınırına kadar uzanan Türkiye'nin yedi coğrafi bölgesinden biridir. Gürcistan, Doğu Anadolu Bölgesi, İç Anadolu Bölgesi, Marmara Bölgesi ve adını aldığı deniz ile komşudur. Türkiye'deki bölgeler arasında büyüklük bakımından üçüncü sırada yer almaktadır, ayrıca doğu batı genişliği ve yerel saat farkı en fazla olan bölgedir. Karadeniz Bölgesi'nin en büyük ve gelişmiş şehirleri sırasıyla 1.371.274 nüfusuyla Samsun, ardından Trabzon ve Ordu'dur.

<span class="mw-page-title-main">Ege Bölgesi</span> Türkiyenin Ege Denizi kıyısındaki coğrafi bölgesi

Ege Bölgesi, Türkiye'nin yedi coğrafi bölgesinden biridir. İsmini kıyısında olduğu Ege Denizi'nden alır. Ege ve İç Batı Anadolu olmak üzere iki bölüme ayrılır. Kuzeyde Marmara, doğuda İç Anadolu, güneyde Akdeniz bölgeleriyle ve batıda Ege Denizi'yle çevrilidir. Türkiye'nin en uzun kıyı şeridine sahip bölgesidir. Tarihi mekanlar çoktur. Efes Antik Kenti, Laodikya Antik Kenti, Sardis Antik Kenti, Stratonikenia Antik Kenti, Tralleis Antik Kenti, Blaundus Antik Kenti, Aizanoi Antik Kenti gibi birçok tarihi mekan vardır. Ege Bölgesi'nin iklimi Akdeniz İklimi'dir.

<span class="mw-page-title-main">İç Anadolu Bölgesi</span> Türkiyenin ortasındaki coğrafi bölgesi

İç Anadolu Bölgesi, Anadolu'nun orta kısmında yer alan, Türkiye'nin yedi coğrafi bölgesinden biridir. Türkiye'de gelişmiş bölgeler arasında yer alır. Konumu sebe­biyle bu bölgeye "Orta Anadolu" da denir. İç Anadolu Bölgesi'nin yüzölçümü 151.000 km² olup bu alan Türkiye topraklarının %21'ini kaplar. Yüzölçümü bakımından Doğu Anadolu'dan sonra ikinci büyük bölgedir. Güneydoğu Anadolu Bölgesi dışında diğer bölgelerin hepsiyle komşudur. Aynı zamanda Türkiye'nin "tahıl ambarı" olarak da anımsanır. İç Anadolu Bölgesi'nde toplam 13 il vardır.

<span class="mw-page-title-main">Pirinç</span> Buğdaygiller (Poaceae) familyasından otsu bir bitki türü

Pirinç, Buğdaygiller familyasından Oryza sativa veya daha az yaygın olarak Oryza glaberrima türüne ait bitki ve bu bitkinin tohumlarıdır. Yabani pirinç adı genellikle terim her ne kadar yabani ve evcilleştirilmiş olsa da Zizania ve Porteresia cinslerinin türleri için kullanılır ayrıca ilkel veya ekilmemiş Oryza çeşitleri için de kullanılabilir.

<span class="mw-page-title-main">Patlıcan</span> Amerika kökenli yeşillik türü

Patlıcan, bilimsel adıyla Solanum melongena, Solanaceae familyasına ait olup, ılık iklimlerde tek yıllık, tropik iklimlerde ise küçük bir ağaç şeklinde büyüyen çok yıllık bir kültür bitkisidir. Patlıcanın ilk yetiştiriciliği M.Ö. 5. yüzyılda Hindistan'da gerçekleştirilmiştir. Bu tarihten sonra Afrika'ya, sonra Doğu Akdeniz'e ve Avrupa'ya getirilmiştir. Avrupa'ya getirilmesi 16. yüzyılda İspanyollar tarafından gerçekleştirilmiştir.

<span class="mw-page-title-main">Türkiye'nin coğrafi bölgeleri</span> Türkiyenin fiziksel coğrafya esas alınarak belirlenmiş 7 coğrafi bölgesi

Türkiye'nin coğrafi bölgeleri, 6 Haziran-21 Haziran 1941 tarihleri arasında Ankara'da toplanan Birinci Coğrafya Kongresi tarafından belirlenmiştir. Kongre ilk, orta ve lise müfredat programları ile okul kitapları, coğrafya terimleri ve coğrafi isimlerin yazılması, Türkiye Coğrafyası'nın ana hatları ve yerlerin adlandırılması üzerinde çalışmalar yapmak amacıyla toplanmıştı. Bu çalışmanın sonucunda Türkiye'nin üç tarafının denizlerle çevrilmiş olması, dağların Anadolu'nun iç kesimlerini kıyılardan ayırması, iklim, ulaşım ve bitki örtüsü gibi kriterler dikkate alınarak Türkiye'nin coğrafi bölgeleri belirlenmiştir. İdari sınırları baz alan Türkiye'nin İBBS'si ile karıştırılmamalıdır.

<span class="mw-page-title-main">Türkiye'deki ormanlar</span> Türkiyedeki ormanlar ve yeşil alanlar

Türkiye'deki ormanlar, Türkiye Cumhuriyeti sınırları içerisindeki orman varlığıdır.

<span class="mw-page-title-main">Azorlar</span> Atlas Okyanusunun ortasında Portekize bağlı takımadalar topluluğu

Azorlar, Portekiz'e bağlı olan Atlas Okyanusu'nun ortasındaki takımadalar topluluğudur. Lizbon'a yaklaşık 1500 km uzaklıkta bulunan adalar, Kuzey Amerika'nın doğu sahilinden de yaklaşık 3900 km uzakta yer alır.

<span class="mw-page-title-main">Marmara Bölgesi</span> Türkiyenin Marmara Denizi çevresindeki coğrafi bölgesi

Marmara Bölgesi, Türkiye'nin 7 coğrafi bölgesinden biridir.

<span class="mw-page-title-main">Kültür balıkçılığı</span>

Kültür balıkçılığı, okyanus ve deniz sularında gıda veya diğer amaçlar için sucul canlıların yetiştirilmesi, okyanusların kapalı bölümlerinde, deniz suyunun doldurulduğu tanklar ve göletlerde yapılan özel yetiştiriciliktir. Tuzlu su havuzlarında balık ve karides gibi kabuklu su ürünleri, istiridye, deniz yosunu yetiştirme işi de kültür balıkçılığının bir türüdür.

<span class="mw-page-title-main">Türkiye'de balıkçılık</span> Meslek

Türkiye'de balıkçılık; Karadeniz, Ege Denizi ve Akdeniz'in Türk karasularında, Marmara Denizi ve boğazlar ile iç sularda yapılmaktadır.

<span class="mw-page-title-main">Türkiye'de sanayi</span> Türkiye ekonomisinin sektörlerinden biri

Türkiye'de sanayi günümüzde GSYİH'nın %27'sini, ihracatın yaklaşık %93'ünü oluşturmaktadır. Sanayinin Osmanlı'nın son zamanlarında temelleri atılmış, bu günlere kadar gelişerek devam etmiştir.

Türkiye'de ormancılık, 300.000 istihdama ve 19 milyar dolar ekonomik büyüklüğe sahiptir. 4,3 milyar $'lık ihracatla, 152,5 milyar $'lık 2012 ihracatındaki payı %2,8 olmuştur.

Türkiye'de yetiştirilen tarım ürünleri, Cumhuriyetin ilk yıllarında Türkiye'deki nüfusun büyük çoğunluğu tarım sektöründe çalışmaktaydı. Ancak bu dönemdeki tarım anlayışı daha çok geleneksel yöntemler eşliğinde yapılıyordu. Tarımın bu şeklide yapılmasında ülkenin yeni kurulmuş olması ve farklı dönemlerde farklı devletlerle topyekün savaşlar yapmasından kaynaklanan ekonomik darlıktır. İlerleyen dönemlerde devletin tarım politikaları değişmiş ve daha farklı tarım yöntemleri uygulanmıştır. Bu farklı yöntemlerle birlikte tarımda makineleşme de artmıştır. Tarımda makineleşmenin artmasına paralel olarak da göçler yaşanmıştır. 1950-1960 yılları arasında uygulanan ekonomi politikası ile çiftçiye verilen tarım kredileri artmıştır ve tarım ürünleri için yüksek fiyat politikası izlenmiştir. Genel olarak 1950'li yıllardan sonra Türkiye'de tarım arazilerinin genişletilmesi, makine kullanımının artması ile sulama ve gübreleme gibi çalışmalar hızlanmıştır. Türkiye'de tarımsal faaliyetler ve buna bağlı olarak da yetiştirilen tarımsal ürünler bölgeden bölgeye göre farklılıklar göstermektedir. Bu farklılıkların temel sebepleri arasında Türkiye'nin eğimli ve yüksek bir arazi yapısına sahip olması başta gelmektedir. Türkiye'nin özel ve matematik konumu tarımsal faaliyetleri kısıtlamasına sebep olduğu gibi çeşitli olmasına da katkı sağlamaktadır. Türkiye'nin orta kuşakta bulunması ve dört mevsimi yaşaması da tarımsal çeşitliliği arttıran etmenlerdendir. Türkiye'de aktif nüfusun 1/4'ü tarım sektöründe çalışmakta ve milli gelirin yüzde 10'u tarımsal faaliyetlerden sağlanmaktadır. Türkiye'de ekili dikili alanlarda en fazla tahıllar, daha sonra ise endüstri bitkileri ile sebze ve baklagiller gelmektedir. Türkiye'de yetiştirilen fındık, fıstık, incir, üzüm, tütün ve çeşitli sebze meyveler ihracatta pay sahibidir. Ayrıca Türk sanayisi de çoğunluklu olarak ham maddesi tarımsal faaliyetlere dayanan ürünlerden oluşmaktadır. Türkiye'de tarımı destekleyen kayda değer kuruluşlara Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü, Toprak Mahsulleri Ofisi ve Ziraat Bankası örnek verilebilir.

Alata Bahçe Kültürleri Araştırma Enstitüsü turunçgil ve diğer subtropikal meyveler, ılıman iklim meyveleri, üzümsü meyveler, bağcılık, sebzecilik, iç ve dış mekan süs bitkileri, tıbbi ve aromatik bitkiler ile arıcılık konularında uygulamalı tarımsal araştırmalar yapmakta olan Tarım ve Orman Bakanlığına bağlı bir kamu kurumudur.

<span class="mw-page-title-main">Azerbaycan'da tarım</span>

Azerbaycan'da tarım, Azerbaycan ekonomisinin sektörlerinden birisi. 2006 yılında toplam istihdam edilen nüfusun % 39,1'i tarım sektöründe yoğunlaşmıştır. GSYİH'nın % 5,7'si (2012). tarımın sektörüne ait. Tarımın ülkenin GSYİH'sındaki payı 2014 yılında % 5,3 iken 2015 yılında bu oran % 6,2'dir. 2015 yılında gayri safi tarımsal üretimin gerçek fiyatlarla değeri 5635,3 milyon manat olmuştur. 2015 yılında yaklaşık 2999,0 bin ton tahıl üretildi. Bu rakam, 2014 yılının aynı dönemine göre yüzde 25,8 daha fazla. Ayrıca 2015 yılında 839,8 bin ton veya yüzde 2,5 daha fazla patates, 1273,3 bin ton veya yüzde 7,2 daha fazla sebze, 484,5 bin ton veya bir önceki yıla göre yüzde 9,9 daha fazla kavun ürünlerde 886.3 bin ton veya yüzde 4.2 daha fazla meyve ve çilek, 578.9 ton veya yüzde 22.1 daha fazla yeşil çay yaprağı, 157.0 bin ton veya yüzde 6.3 daha fazla üzüm hasat edildi.

<span class="mw-page-title-main">Kırgızistan'da tarım</span>

Tarım, Kırgızistan'da ekonomi için önemli bir sektördür.The World Factbook'a göre toplam GSYİH'nin %18'ini ve toplam işgücünün %48'ini oluşturuyor. Arazinin %6,8'i ekim için kullanılırken; %44'ü hayvancılık amaçlı mera olarak kullanılıyor. Kırgızistan'ın dağlık yapısı, hayvancılığı tarım ekonomisinde önemli bir yerde tutuyor.

<span class="mw-page-title-main">Balık yetiştiriciliği</span>

Balık yetiştiriciliği, binlerce yıldan beri bilinen, bir tarım koludur. Dünyada en çok sazan ve alabalık yetiştiriciliği yapılmaktadır. Türkiye'de son 10 yılda Balık yetiştiriciliği 2 kat artmıştır.

<span class="mw-page-title-main">Kazakistan'da tarım</span>

Kazakistan'da tarım, Kazakistan ekonomisinin küçük ölçekli bir sektörüdür. Tarımın GSYİH'ya katkısı %10'un altında; %6,7 olarak kaydedilmiştir ve emeğin yalnızca %20'sini kapsamaktadır. Diğer taraftan Kazakistan topraklarının %70'inden fazlasında tarım ve hayvancılıkla uğraşılmaktadır. Kuzey Amerika ile karşılaştırıldığında, toprağın nispeten küçük bir yüzdesi tarım için kullanılır. Tarım arazilerinin %70'i kalıcı meralardır.