İçeriğe atla

Türkiye'de konuşulan diller

Türkiye'de konuşulan diller
ResmiTürkçe
AzınlıkKürtçe (Kurmançça)
Zazaca
Lazca
Arapça
Azerice
Pomakça
Çerkezce
Balkan Gagavuzcası
Gürcüce
Boşnakça
Ermenice
Rumca
İbranice
GöçmenAdigece
Arnavutça
Arapça
Kabardeyce
Kırım Tatarcası
Kazakça
Yabancıİngilizce
Almanca
Fransızca
Arapça
Rusça
İşaretTürk İşaret Dili
Mardin İşaret Dili
Orta Toroslar İşaret Dili
Osmanlı İşaret Dili (Eskiden)
Klavye düzeni
Türkçe F Klavye düzeni

Türkçe Q Klavye düzeni

Türkiye'de konuşulan diller, Türkiye Cumhuriyeti'nde devletin anayasanın üçüncü maddesi uyarınca tek resmî eğitim ve konuşma dili Türkçedir. Ülkede azınlık (bölgesel) ve ülkeye göçler sonrası göçmenler tarafından konuşulan diller de bulunmaktadır.

Türkiye'de başta ülkenin doğusunda bulunan etnik köken olan Kürtlerce konuşulan Kürtçe ve aynı şekilde ülkenin doğusunda başlıca bulunan Zazalar tarafından konuşulan Zazaca ülkedeki yaygın azınlık-bölgesel dillerdendir.

Ayrıca ülkede 24 Temmuz 1923'te imzalanan Lozan Antlaşması ile resmi statüdeki azınlık dilleri Ermenice, Rumca, Modern İbranice'dir.[1][2][3] 18 Ekim 1925'te imzalanan Türkiye ve Bulgaristan Arasındaki Dostluk Antlaşması ile Bulgarca da ülkede resmi azınlık dili olarak kabul edilmiştir.[4][5][6] Ankara 13. İdare Mahkemesi, 18.06.2013 tarih, 2012/1746 esas ve 2013/952 kararla, ilk kez Süryanilerin Lozan’da azınlıklar için tanınan haklardan istifade edebileceği kayıt altına alınmıştır.[7][8] Hükûmet 2014 yılından bu yana Süryanice eğitim veren okullar açtı.[9][10]

Tarihçe

Türkiye'nin mevcut sınırları içerisinde tarihsel olarak birçok nesli tükenmiş dil ve hala konuşulan diller bulunmaktadır. M.Ö. 2.bin yılda Çivi yazısı ile yazılan ve Hint-Avrupa dil ailesinin en eski dili olan Hititçe ülke topraklarındaki en eski dillerden kabul edilmektedir.[11] Ayrıca Anadolu tarihinde konuşulan diğer diller arasında Luvice, Palaca, Lidce ve Luvi grubu'da bulunan Likçe, Lidca ve Milyanca bulunmaktadır. Ancak bu diller günümüzde dönemin Yunanlaştırma ya da Helenleştirme sonucu bölgedeki yunanca ve lehçelerinin azınlıklara asimilasyon yapılması sonucu dillerin öldüğüne inanılıyor.

Ayrıca Doğu Anadolu'daki Van gölü ve çevresinde konuşulan Hurri-Urartu dilleri ailesinden olan Urartuca, bölgede kurulan Urartu Krallığı tarafından MÖ 9. yüzyıldan 6. yüzyıla kadar kullanılmıştır.

Ayrıca Osmanlı İmparatorluğu döneminde Tanzimat dönemi sonrasında eğitimli insanlar tarafından Fransızca insanlar arasında ortak bir dil haline geldi.[12]

Resmî dil

Anayasal olarak

Türkiye Cumhuriyeti'nde anayasanın üçüncü maddesinde uyarınca yalnızca Türkçe resmî dil olarak geçmektedir.[13] Türkçe ülkedeki kullanılan, konuşulan, yazılan resmî dildir. Devlet daireleri, Mahkemeler, Meclis ve diğer kamu kurumlarında anayasa hükmünce Türkçe kullanılmakta olup herhangi bir başka dilin anayasada belirtilmemesi nedeniyle konuşulması yasaktır.

Eğitim

Türkiye'de eğitim ve öğretim kurumlarında ana dil olarak yalnızca Türkçe öğretilmektedir. Ayrıca anayasanın 42. maddesi ile Türkçe dışında Türk vatandaşlarına anadil olarak başka herhangi bir dil öğretilemez fıkrası her düzeyde eğitim dilinin Türkçe olduğunu resmîleştirmektedir.[14] Azınlık-Bölgesel diller ülkedeki eğitim kurumlarında yalnızca seçmeli ders düzeyinde öğretilirken ülkedeki eğitim ve öğretim kurumlarının genelinde yabancı dil olarak başlıca İngilizce, Almanca, Fransızca, Arapça dilleri öğretilmektedir.

En yaygın diller

Türkiye'de konuşulan dillerin konuşur sayıları çeşitli anketlere ve araştırmalara göre farklılık göstermektedir. Cumhuriyet dönemindeki ilk nüfus sayımı olan 1927 nüfus sayımından kamuoyuna açıklanan son nüfus sayımı olan 1965 nüfus sayımına kadarki veriler aşağıdaki tabloda verilmiştir.

Diller 1927 1935 1945 1950 1955 1960 1965
Nüfus % Nüfus % Nüfus % Nüfus % Nüfus % Nüfus % Nüfus %
Türkçe11,778,810 86.42 13,899,073 86.02 16,598,037 88.34 18,254,851 87.15 21,622,292 89.85 25,172,535 90.70 28,175,579 89.76
Kürtçe1,184,446 8.69 1,480,246 9.16 1,476,562 7.9 1,680,043 8.02 1,679,265 6.98 1,847,674 6.66 2,219,599 7.07
Zazaca174,526 0.70 150,644 0.48
Arapça134,273 0.98 153,687 0.95 247,294 1.3 269,038 1.28 300,583 1.25 347,690 1.25 365,340 1.16
Çerkesçe95,901 0.70 91,972 0.57 66,691 0.4 75,837 0.36 77,611 0.32 63,137 0.23 58,339 0.19
Yunanca119,822 0.88 108,725 0.67 88,680 0.47 89,472 0.43 79,691 0.33 65,139 0.23 48,096 0.15
Ermenice64,745 0.48 57,599 0.36 47,728 0.3 52,776 0.25 56,235 0.23 52,756 0.19 33,094 0.11
Gürcüce- - 57,325 0.35 40,076 0.21 72,604 0.35 51,983 0.22 32,944 0.12 34,330 0.11
Lazca- - 63,253 0.39 39,323 0.21 70,423 0.34 30,566 0.13 21,703 0.08 26,007 0.08
diğerleri 251,491 1.85 227,544 1.41 185,783 0.99 207,618 0.99 166,537 0.69 151,242 0.54 280,403 0.89
Toplam 13,629.488 100 16,157,450 100 18,790,174 100 20,947,188 100 24,064,763 100 27,754,820 100 31,391,421 100
Kaynaklar:[15][16][17][18][19]

1927 Nüfus Sayımı

1935 Nüfus Sayımı

1965 Nüfus sayımı

KONDA

KONDA Araştırma ve Danışmanlık şirketi tarafından 2006 yılında hazırlanan "toplumsal yapı araştırması 2006" raporuna göre Türkiye'de konuşulan ana dil istatistikleri şu şekildedir:

  1. Türkçe – 58 milyon (%84,54)
  2. Kürtçe – 8 milyon (%11,97)
  3. Arapça – 947 bin (%1,38)
  4. Zazaca – 754 bin (%1,38)
  5. Ermenice – %0,07
  6. Yunanca – %0,06
  7. Yahudice – %0,01
  8. Balkan dilleri – %0,23
  9. Kafkas dilleri – %0,07
  10. Lazca – %0,12
  11. Çerkesce – %0,11
  12. Diğer Türk Dilleri – %0,28
  13. Kıptice – %0,01
  14. Batı Avrupa dilleri – %0,03
  15. Diğer diller – %0,12

Coğrafi Dağılım

Akdeniz Bölgesi

Türkiye'nin Akdeniz Bölgesi'nde nüfusun neredeyse tamamı anadil olarak Türkçe konuşmaktadır. Akdeniz Bölgesi'nin Adana Bölümü'nde başta Hatay ve Adana vilayetlerinde olmak üzere az sayıda Arapça anadilli nüfus da bulunmaktadır. Son 50 yılda meydana gelen iç ve dış göç hareketlenmeleri neticesinde Arapça anadilli nüfusun artış eğilimiyle birlikte bölgeye Kürtçe ve Rusça anadilinde konuşan nüfus da yerleşmiştir.

Doğu Anadolu Bölgesi

Türkiye'nin Doğu Anadolu Bölgesi'nde batı ve kuzeyde yer alan şehirlerde ağırlıklı olarak Türkçe anadil olarak konuşulurken bölgenin orta ve güneydoğusunda yaşayan halkın büyük bir kısmı ise Kürtçe, Arapça ve Zazaca konuşmaktadır. Bölgenin genel dil haritasına bakıldığında ise bölgede en çok Türkçenin anadil olarak konuşulduğu görülmektedir.[20]

Ege Bölgesi

Türkiye'nin Ege Bölgesi'nde nüfusun neredeyse tamamı Türkçe konuşmaktadır. Azınlık olarak ise Çerkesçe, Yunanca, Pomak, Boşnakça, Arnavutça, Kürtçe ve Yahudi İspanyolcası sonradan bölgeye göçenler tarafından konuşulmaktadır.

Güneydoğu Anadolu Bölgesi

Türkiye'nin Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde nüfusun büyük kısmı tarafından Türkçe konuşulmaktadır. Ancak Dicle Bölümü'nde azımsanmayacak sayıda nüfus tarafından Arapça, Kürtçe, Zazaca ve Süryanice dilleri konuşulmaktadır..[21]

İç Anadolu Bölgesi

Türkiye'nin İç Anadolu Bölgesi'nde nüfusun tamamına yakını tarafından Türkçe anadil olarak konuşulmaktadır. Ayrıca bölgeye göçlerle gelen kimseler tarafından Çerkesce ve Kürtçe konuşulmaktadır.

Marmara Bölgesi

Türkiye'nin Marmara Bölgesi'nde nüfusun neredeyse tamamı Türkçe konuşmaktadır. Bölgede ayrıca Yunanca, Arapça, Kürtçe, Ermenice, Gürcüce, Lazca, Pomakça, Boşnakça, Arnavutça konuşulmaktadır.

Karadeniz Bölgesi

Türkiye'nin Karadeniz Bölgesi'nde nüfusun neredeyse tamamı Türkçe konuşmaktadır. Bölgede ayrıca az sayıda Çerkesçe, Hemşince, Gürcüce ve Lazca konuşulmaktadır.

İşaret dili

Türkiye'de sözlü diller yanı sıra işaret dili de kullanılmaktadır. Tarihsel olarak Osmanlı döneminden başlayan ve o dönem Osmanlı işaret dili olarak geçen daha sonralarında cumhuriyetin ilanından itibaren ise Türk işaret diline geçilmiştir. Ülkede ayrıca Türk işaret dili harici Türkiye'nin Mardin ilinde konuşulan Mardin işaret dili ve Toros dağlarındaki köylerde kullanılan Orta Toroslar İşaret Dili diğer işaret dillerini oluşturmaktadır.

Türk İşaret Dili

Türk İşaret Dili (TİD) Türkiye'deki birçok işitme engelli bireyin ana dilidir. TUİK tarafından 2000 yılında yapılan araştırma sonucunda 89.000 kişi tarafından konuşulan işaret dilinde bilenlerin 54 bini erkek 35 bini kadındır.[22]

  • Mardin İşaret Dili: Türkiye'nin Mardin ilinde geliştirildi; Dilin tanınmasından sonra bölgede Mardin İşaret Dili kursları ve sertifikaları verilmeye başlandı.
  • Orta Toroslar İşaret Dili: Türkiye'deki Toros dağlarındaki birkaç köyde geliştirildi; Rabia Ergin tarafından keşfedilen bir dildir.

Ayrıca bakınız

Kaynakça

  1. ^ Akbulut, Mustafa; Özer, Zeynep Bağlan; Gürses, Reşide; Taşkın, Banu Karababachapter=TÜRKİYE ERMENİLERİNİN KÜLTÜREL KİMLİKLERİNİ KORUMASINI SAĞLAYAN FAKTÖRLER, (Ed.) (2011). 38. ICANAS (Uluslararası Asya ve Kuzey Afrika Çalışmaları Kongresi), 10-15 Eylül 2007, Ankara, Türkiye: bildiriler: kültürel değişim, gelişim ve hareketlilik =: International Congress of Asian and North African Studies 10-15 September 2007: papers: cultural change, growth and mobility (PDF). Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Yayınları. Ankara: Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu. ISBN 978-975-16-2433-8. 2 Ekim 2017 tarihinde kaynağından arşivlendi (PDF). Erişim tarihi: 7 Ekim 2023. The legal status of Armenians designed by the Treaty of Lausanne gave them the opportunity to establish their own schools, religious and secular organizations, to teach younger generations the Armenian language, to publish books and newspapers in Armenian, to worship in their churches etc. These regulations helped them to live as a community, to maintain their cultural values, i.e. to prolong Armenian identity. 
  2. ^ Kaya, Nurcan (24 Kasım 2015). "Teaching in and Studying Minority Languages in Turkey: A Brief Overview of Current Issues and Minority Schools". European Yearbook of Minority Issues Online (İngilizce). 12 (1): 315-338. doi:10.1163/9789004306134_013. ISSN 2211-6117. 25 Kasım 2022 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 7 Ekim 2023. 
  3. ^ Phillips, Thomas James (16 Aralık 2020). "The (In-)Validity of Turkey's Reservation to Article 27 of the International Covenant on Civil and Political Rights". International Journal on Minority and Group Rights. 27 (1): 66-93. doi:10.1163/15718115-02701001. ISSN 1385-4879. 11 Ekim 2023 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 10 Ekim 2023. The fact that Turkish constitutional law takes an even more restrictive approach to minority rights than required under the Treaty of Lausanne was recognised by the UN Committee on the Elimination of All Forms of Racial Discrimination (CERD) in its concluding observations on the combined fourth to sixth periodic reports of Turkey. The CERD noted that “the treaty of Lausanne does not explicitly prohibit the recognition of other groups as minorities” and that Turkey should consider recognising the minority status of other groups, such as Kurds. In practice, this means that Turkey grants minority rights to “Greek, Armenian and Jewish minority communities while denying their possible impact for unrecognized minority groups (e.g. Kurds, Alevis, Arabs, Syriacs, Protestants, Roma etc.)”. Thus, the Turkish reservation purports to grant Turkey the freedom to limit a right intended for all persons belonging to ethnic, religious, or linguistic minorities – in other words, a right which “establishes and recognises a right which is conferred on individuals belonging to minority groups” – to just one elevated subset of one category of minorities, namely particular non-Muslims. [...] Nothing in Turkey’s explanation indicates the level of importance that it attaches to the reservation. However, in its combined second and third periodic reports to the UN Committee on the Rights of the Child, Turkey highlights that the state’s “supreme interests” require minority rights to be used “as a sign of respect for ethnic, linguistic and religious diversity” rather than “as a tool for separatism and secessionism”. To that end, Turkey reports that “it is essential that current practices are sustained”. The report indicates that Turkey considers its current practices relating to minority rights essential to the avoidance of separatism and secessionism, and that its current practice is part of its supreme interests. 
  4. ^ Bayır, Derya (2013). Minorities and nationalism in Turkish law. Cultural Diversity and Law. Farnham: Ashgate Publishing. ss. 88, 203-204. ISBN 978-1-4094-7254-4. 22 Ocak 2023 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 8 Ekim 2023. 
  5. ^ Toktas, Sule; Aras, Bulent (2009). "The EU and Minority Rights in Turkey". Political Science Quarterly. 124 (4): 697-720. ISSN 0032-3195. 8 Nisan 2023 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 11 Ekim 2023. 
  6. ^ Köksal, Yonca (2006). "Minority Policies in Bulgaria and Turkey: The Struggle to Define a Nation". Southeast European and Black Sea Studies (İngilizce). 6 (4): 501-521. doi:10.1080/14683850601016390. ISSN 1468-3857. 12 Ekim 2023 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 11 Ekim 2023. 
  7. ^ Erdem, Fazıl Hüsnü; Öngüç, Bahar (30 Haziran 2021). "SÜRYANİCE ANADİLİNDE EĞİTİM HAKKI: SORUNLAR VE ÇÖZÜM ÖNERİLERİ". Dicle Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi. 26 (44): 3-35. ISSN 1300-2929. 30 Ekim 2023 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 21 Ekim 2023. 
  8. ^ Akbulut, Olgun (19 Ekim 2023). "For Centenary of the Lausanne Treaty: Re-Interpretation and Re-Implementation of Linguistic Minority Rights of Lausanne". International Journal on Minority and Group Rights. –1 (aop): 1-24. doi:10.1163/15718115-bja10134. ISSN 1385-4879. 24 Ekim 2023 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 21 Ekim 2023. 
  9. ^ Sabah, Daily (26 Ağustos 2019). "Last 17 years a golden era for minority communities, witnessing period of increased rights". Daily Sabah (İngilizce). 25 Ağustos 2019 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 21 Ekim 2023. 
  10. ^ "Cumhurbaşkanı Erdoğan: Nefret suçlarına göz yumanlar, farklı kültürlerin bir arada yaşama iradesini dinamitlemektedir". Anadolu Ajansı. 8 Ekim 2023 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 21 Ekim 2023. 
  11. ^ "Hitit Dili". corum.ktb.gov.tr. 29 Mayıs 2019 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 12 Eylül 2023. 
  12. ^ Strauss, Johann (2010). "A Constitution for a Multilingual Empire: Translations of the Kanun-ı Esasi and Other Official Texts into Minority Languages". Herzog, Christoph; Malek Sharif (Ed.). The First Ottoman Experiment in Democracy. Würzburg: Orient Enstitüsü- İstanbul. ss. 21-51. 11 Ekim 2019 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 12 Eylül 2023.  (info page on book 20 Eylül 2019 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi. at Martin Luther University)
  13. ^ "Türkiye Cumhuriyeti Anayasası (1982)/I Kısım - Vikikaynak". tr.wikisource.org. 4 Ekim 2022 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 12 Eylül 2023. 
  14. ^ "Türkiye Cumhuriyeti Anayasası (1982)/II. Kısım/III. Bölüm - Vikikaynak". tr.wikisource.org. 4 Ekim 2022 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 12 Eylül 2023. 
  15. ^ Dundar, Fuat. Türkiye Nüfus Sayimlarinda Azinliklar, 2001. 
  16. ^ "Arşivlenmiş kopya". unstats.un.org. 8 Haziran 2011 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 29 Ağustos 2024. 
  17. ^ http://kutuphane.tuik.gov.tr/pdf/0015557.pdf 2 Haziran 2021 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi. []
  18. ^ https://cdn.teyit.org/wp-content/uploads/2019/11/nufustahriri.pdf 22 Şubat 2023 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi. []
  19. ^ Guzgulu, Derya (1 Ocak 2019). "1950 Türkiye genel nüfus sayımının coğrafi analizi". 
  20. ^ sosyopolitik (10 Şubat 2020). "DOĞU VE GÜNEYDOĞU ANADOLU BÖLGE İLLERİNDE ANADİL KULLANIMI ARAŞTIRMASI - Sosyopolitik Saha Araştırmalar Merkezi". 4 Haziran 2023 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 12 Eylül 2023. 
  21. ^ Haber, Internet (4 Aralık 2005). "G.Doğu'da hangi dil konuşuluyor?". www.internethaber.com/gdoguda-hangi-dil-konusuluyor-1157876h.htm. 8 Ekim 2023 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 12 Eylül 2023. 
  22. ^ "..::Türkiye İstatistik Kurumu Web sayfalarına Hoş Geldiniz::." web.archive.org. 25 Şubat 2018. 25 Şubat 2018 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 12 Eylül 2023. 

Dış Bağlantılar

İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">Türkçe</span> Türk halkının Oğuz Türkçesi dili

Türkçe ya da Türk dili, Güneydoğu Avrupa ve Batı Asya'da konuşulan, Türk dilleri dil ailesine ait sondan eklemeli bir dildir. Türk dilleri ailesinin Oğuz dilleri grubundan bir Batı Oğuz dili olan Osmanlı Türkçesinin devamını oluşturur. Dil, başta Türkiye olmak üzere Balkanlar, Ege Adaları, Kıbrıs ve Orta Doğu'yu kapsayan eski Osmanlı İmparatorluğu coğrafyasında konuşulur. Ethnologue'a göre Türkçe, yaklaşık 90 milyon konuşanı ile dünyada en çok konuşulan 18. dildir. Türkçe, Türkiye, Kuzey Kıbrıs ve Kıbrıs Cumhuriyeti'nde ulusal resmî dil statüsüne sahiptir.

<span class="mw-page-title-main">Almanca</span> Batı Cermen dili

Almanca, Hint-Avrupa dil ailesine ait, ağırlıklı olarak Orta ve Batı Avrupa'da konuşulan bir Batı Cermen dili. Avrupa Birliği'nin resmî dillerinden biri ve en çok konuşulanıdır. Özellikle Almanya, Avusturya, Lihtenştayn, Lüksemburg, İsviçre'nin büyük bölümü, İtalya'nın Güney Tirol bölümü, Belçika'nın doğu kantonları, Polonya ve Romanya'nın kimi bölgeleri ve Fransa'nın Alsas-Loren bölgesinde konuşulmaktadır. Dünyanın yaygın lisanlarından biridir. Almanca içinde Fransız kelime kökenli sözcükler taşır.

<span class="mw-page-title-main">Farsça</span> Bir batı İran dili

Farsça ya da Persçe, Hint-Avrupa dillerinin İran dilleri koluna ait bir batı İran dilidir. Başta İran olmak üzere, kuzeyde Rusya ve Azerbaycan, doğuda Afganistan ve Tacikistan, Orta Asya'da Özbekistan ve Basra Körfezi üzerinde Kuveyt ve Irak gibi ülkelerde 100 milyonun üzerinde kişi tarafından konuşulmaktadır. Antik Pers halkının konuştuğu dilden türemiştir.

<span class="mw-page-title-main">Ermenice</span> Hint-Avrupa dili

Ermenice, Ermeniler tarafından kullanılan Hint-Avrupa dil ailesinden bir dildir. Kendi alfabesi ve Doğu Ermenicesi ve Batı Ermenicesi olarak iki lehçesi vardır. Doğu Ermenicesi Ermenistan'ın resmî dilidir. Türkiye'de ve Ermeni diasporasında çoğunlukla Batı Ermenicesi kullanılır. Hint-Avrupa dil ailesi'nin bağımsız bir alt grubudur.

<span class="mw-page-title-main">Arapça</span> Afroasya dilleri ailesinin Sami koluna mensup bir dil

Arapça, Afroasya dilleri ailesinin Sami koluna mensup bir dildir. Batıda Atlantik Okyanusu'ndan doğuda Umman Denizi'ne, kuzeyde Akdeniz'den güneydoğuda Afrika Boynuzu ve Hint Okyanusuna uzanan geniş bir coğrafyada konuşulmaktadır. Tüm lehçeleri ile birlikte 420 milyonu aşkın kişi tarafından konuşulduğu tahmin edilmektedir. Arap Birliği'ne üye 22 ülke ile Çad ve Mali dâhil olmak üzere 24 ülkede resmî dildir. Aynı zamanda kısmî olarak tanınan Sahra Demokratik Arap Cumhuriyeti, Somaliland ile Tanzanya'da (Zanzibar) resmî dil statüsündedir. Arap Birliği'nin ve Birleşmiş Milletler'in kabul edilen altı resmî dilinden biridir. Nijer, Senegal ve Kıbrıs Cumhuriyeti'nde ulusal/azınlık dili olarak tanınmıştır. Arapça İran, İsrail, Pakistan, Filipinler ve Güney Afrika Cumhuriyeti anayasalarında özel dil statüsüne sahiptir.

<span class="mw-page-title-main">Sırpça</span> Sırbistanın resmi dili

Sırpça, Slav dillerinin güney grubuna ait, çoğunlukla Sırplar tarafından konuşulan dil. Hırvatça, Karadağca ve Boşnakçanın da dahil olduğu Sırp-Hırvat dili'nin standart bir formu olarak kabul edilmektedir. Sırpça, Sırbistan'ın ve Kosova'nın resmî dilidir. Ayrıca Bosna-Hersek'in 3 resmî dilinden biridir. Dil aynı zamanda Karadağ, Hırvatistan, Makedonya, Romanya, Slovakya ve Çekya'da azınlık dili olarak tanınmaktadır. Yaklaşık 10 milyon Sırp tarafından konuşulmaktadır. Dil, Türkçeden kelimeler almıştır.

Kafkas dilleri, Kafkasya'da yaşayan halklarının konuştuğu dillere verilen genel addır. Kafkasya'nın yerli dilleri, birbirlerinden köken açısından bağımsız kabul edilen Kuzeydoğu, Kuzeybatı ve Güney Kafkas dil aileleridir. Buna ek olarak Hint-Avrupa, Türk, Moğol ve Sami dilleri de Kafkasya'da konuşulan diğer dil aileleridir.

<span class="mw-page-title-main">Kürt dilleri</span> Hint-İran dillerinin Kuzeybatı İran koluna giren dil

Kürt dilleri veya Kürtçe, Hint-Avrupa dil ailesine bağlı Hint-İran dillerinin Kuzeybatı İran koluna giren ve Türkiye'nin doğu ve güneydoğusu, Suriye'nin kuzeyi, Irak'ın kuzeyi ve kuzeydoğusu ile İran'ın batısında yaşayan Kürtler tarafından konuşulan bir dil koludur. Kürtçe Irak'ta, Irak'a bağlı Kürdistan Bölgesel Yönetimi'nde ve de facto özerk olan Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi'nde resmî dil statüsüne sahiptir. Kürt dillerinin yukarıda belirtilenler haricinde Ermenistan, Gürcistan, Türkmenistan, Lübnan, Afganistan, Rusya gibi ülkelerde az sayıda konuşanı bulunmaktadır.

Türkiye Ermenileri, Türkiye sınırları içinde yaşayan ve Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan etnik azınlıktır. 1914-1921 yılları arasında 2 milyondan fazla olan Ermeni nüfusunun, günümüzde 40.000 ila 76.000 arasında olduğu tahmin edilmektedir. Bugün Türkiye Ermenilerinin ezici çoğunluğu İstanbul'da yaşamaktadır. Kendi gazetelerini, kiliselerini ve okullarını desteklemektedirler ve çoğunluğu Ermeni Apostolik inancına mensuptur ve Türkiye'deki Ermenilerin azınlığı Ermeni Katolik Kilisesi'ne veya Ermeni Evanjelik Kilisesi'ne mensuptur. Dört bin yıldan fazla bir süredir tarihi anavatanlarında yaşadıkları için Ermeni Diasporası'nın bir parçası olarak görülmemektedirler.

Kırmançça veya Kırmancca veya Kırmanca Zazacanın bir diğer adıdır. Bu isimlendirme yeni kaynaklarda Zazacanın bir şivesi veya lehçesi olan Kuzey Zazaca için de kullanılmaktadır. Kırmançlar tarafından kullanılır. Alevice, Dersimce (Dersimki), So-Bê, Zonê Ma olarak da bilinir. Diğer yörelerde ise Dımıli/Dımılki, Kırdki ve Zazaki gibi isimler kullanılmaktadır.

<span class="mw-page-title-main">Türkiye Kürtleri</span> Türkiyede yaşayan Kürtler

Türkiye Kürtleri, Türkiye sınırları içinde yaşayan ve Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan en büyük ikinci etnik ve kültürel gruptur. Çeşitli tahminlere göre Kürtler, Türkiye nüfusunun %15 ila %20'sini oluşturmaktadırlar ve toplam sayıları 12,5 milyon ila 15 milyon arasındadır. Yoğun olarak Güneydoğu Anadolu Bölgesi ve Doğu Anadolu Bölgesi'nde olmakla birlikte, ülkenin çeşitli illerinde Kürtler yaşamaktadır. Bazı Kürtler tarafından bu bölgeler Kuzey Kürdistan olarak adlandırılsa da, bu adlandırma çeşitli tartışmalara sebep olmakta ve resmî olarak kabul edilmemektedir.

Türkiye'deki azınlıklar, etnik ve dinî azınlıklar olarak ikiye ayrılmaktadır. Türkiye birçok etnik grubu barındıran bir ülkedir. Nüfus sayımlarında 1965'ten bu yana etnik köken sorulmadığı için bir etnik kümenin nüfusunun ne kadar olduğunun tam olarak tespiti yapılamamaktadır. Bazı kişi ve gruplar tahminler yapsalar da genelde objektif kalmayı başaramamaktadırlar. Osmanlı İmparatorluğu gibi geniş topraklara yayılan ve yüzlerce yıl hüküm süren bir imparatorluğun 20. yüzyıl başında çöküşü sonrasında, imparatorluğun çeşitlilik gösteren demografik mirası içinden bazı etnik gruplar Türkiye'de yaşamaya devam etmişlerdir.

<span class="mw-page-title-main">Osmanlı İmparatorluğu'nda diller</span>

Osmanlı İmparatorluğu'nda devlet işlerinde ve sarayda kullanılan dil Osmanlı Türkçesi olmasına karşın imparatorluğun hâkimiyeti altındaki bölgelerde diğer diller de kullanılmaktaydı. Ekalliyet kendi cemaatleri içinde kendi dillerini kullanmak konusunda serbest idi ancak hükûmet ile resmî konularda devletin resmî dili olan Osmanlı Türkçesini kullanmak zorundaydı.

Türkiye Rumları ya da Türkiye Yunanları, Türkiye sınırları içinde yaşayan ve Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan etnik azınlıktır. Çoğunlukla İstanbul'da ve Çanakkale Boğazı'nın batı girişindeki Bozcaada ve Gökçeada'da yaşayan, Rumca konuşan Doğu Ortodoks Hristiyanlardan oluşan küçük bir nüfusu kapsamaktadır. Rumlar; Yahudiler, Ermeniler ve Bulgarlarla birlikte 1923 Lozan Antlaşması ile Türkiye'de resmen tanınan dört etnik azınlıktan biridir.

<span class="mw-page-title-main">Vatandaş Türkçe konuş!</span>

"Vatandaş, Türkçe konuş!", 13 Ocak 1928'de Türkiye'deki hukuk öğrencilerinin başlattığı, 1930'lar boyunca devam eden ve azınlıkların kendi dillerini konuşmalarını engellemeyi amaçlayan hükûmet destekli kampanya. Kampanya sırasında bazı ilçelerde Türkçe dışında başka bir dil konuşan insanlara çeşitli para cezaları verilmiştir. Bazı yazarlar, kampanyanın Türkiye'deki sosyopolitik Türkleştirme hareketine önemli bir şekilde katkı sunduğunu kabul etmektedir.

<span class="mw-page-title-main">Türkiye'de yerleşim isimlerinin değiştirilmesi</span> Vikimedya liste maddesi

Türkiye'de yerleşim isimlerinin değiştirilmesi, 1913'ten günümüze Türk hükûmetlerinin Türkçe olmayan yer isimlerine karşı devam ettirdiği bir politika. Osmanlı İmparatorluğu ve sonradan Türkiye Cumhuriyeti'ndeki binlerce yer ismi bu politikayla resmî kayıtlardan silindi ve Türkleştirme çabası sonucunda daha çok kullanılan tarihsel isimler terk edilerek bilinen veya yeni düzenlenmiş Türkçe isimlerle değiştirildi. Hükûmetler bu tür isimlerin "yabancı veya bölücü" olduğu iddiasıyla isim değişikliklerini gerçekleştirdi. Değiştirilen isimler genellikle Arapça, Bulgarca, Ermenice, Gürcüce, Kürtçe, Çerkesçe, Lazca, Süryanice, Yunanca ve Zazaca dillerindeydi.

<span class="mw-page-title-main">Türkiye'de ırkçılık</span>

Türkiye'de ırkçılık ve etnik ayrımcılık, ülkenin toplumunda tarih boyunca yaygın bir şekilde görülen ve Müslüman olmayan ya da Sünni olmayan azınlıklara karşı kurumsal bir hâle gelen olgu. Genellikle Türkler tarafından etnik kimliği Türk olmayan kişilere yönelik gerçekleşen olumsuz davranış ve eylemler şeklindedir. Ermeniler, Kürtler, Araplar, Rumlar, Süryaniler ve Zazalar gibi azınlıklar Türk olmadıkları için ayrımcılığa maruz kalırken Aleviler ve Şiiler ise Sünni olmadıkları için ayrımcılığa maruz kalmaktadır.

Türkiye'de Kürtlere yönelik insan hakları ihlâlleri, Türkiye'de yaşayan Kürtlere karşı işlenmiş olan insan hakkı ihlallerini incelemektedir.

<span class="mw-page-title-main">Ermenistan'da konuşulan diller</span>

Ermenistan'daki resmî dil Ermenicedir; ülkenin etnik açıdan homojen olmasından dolayı, burada yaşayan insanların çoğu Ermeniceyi anadil olarak konuşur.

Arapça, Suriye'nin resmi dilidir ve ülkede en çok konuşulan dildir. Günlük yaşamda, özellikle batıda Levanten ve kuzeydoğuda Mezopotamya olmak üzere birçok modern Arap lehçesi kullanılmaktadır. Arap Dili ve Dilbilin Ansiklopedisine göre, ülkede Arapça'ya ek olarak, konuşmacı sayısına göre şu diller konuşulmaktadır: Kürtçe, Türkçe, Aramice, Çerkesçe, Çeçence, Ermenice ve Yunanca. Bu dillerin hiçbiri resmi statüye sahip değildir.