İçeriğe atla

Türkiye'de Kürtlere yönelik insan hakları ihlalleri

Tarafsız Bakış AçısıBu maddede belli bir etnik grubun bakış açısının ağırlıkta olduğu bir tür sistemik yanlılık sorununun bulunduğu düşünülmektedir.
Maddenin evrenselleştirilmesi ve uygun hâle getirilmesi için lütfen tartışmaya katılınız.
Şablonu maddeden çıkarmadan önce şablonun yardım sayfasını lütfen inceleyiniz.
Evrenselleştirme


Türkiye'de Kürtlere yönelik insan hakları ihlâlleri, Türkiye'de yaşayan Kürtlere karşı işlenmiş olan insan hakkı ihlallerini incelemektedir.

Arka plan

Osmanlı idaresinden beri süregelen çeşitli Kürt ayaklanmaları Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşu sonrası da devam etmiş ve yaşananlar önemli bir tartışma konusunu oluşturmuştur. 1926 ve 1930 yıllarında Ağrı dolaylarında görülen ayaklanmalarda binlerle ifade edilen silahlı Kürt güçlere karşı Türk hükûmeti bölgeye çok sayıda asker yığmış ve 1930'da yaşanan olaylar için çeşitli kaynakların anlatımına göre Ağrı'da 1.500 ila 15.000 arasında Kürt öldürülmüştür.[1] Ayaklanmalara müdahale eden Türk tarafı da kayıplar vermişti. Bazı yabancı kaynaklara göre mücadelelerini düzenli olmayan savaş yöntemiyle sürdürerek bağımsızlık için çabalayan Kürtler,[2] ayaklanma boyunca 2.000 Türk askerini öldürmüştür.[3]

Çeşitli Türk raporlarında Kürtleşme eğilimde oldukları anlatılan ve önemli bölümü Zazaca konuşan Dersimliler ise Osmanlı yönetiminden miras kalmış bir sorun olarak görülmekteydi.[1] Zaman zaman bulunduğu bölgeye de sindirmeye çalışan, askerle çatışan silahlı bazı Dersim aşiretleri, merkezi devlet otoritesini güçlendirmeye çalışan Türkiye tarafından önemli bir geri kalmışlık sorunu olarak sayılıyor ve reformlar gündeme getiriliyordu.[1] Böylece 1937-38 yıllarında merkezi Türk hükûmetiyle yedi aşiret karşı karşıya geldi ve önemli kayıplar veren yedi aşiret mağlup oldu. Kaynaklar ölü sayısı ile ilgili farklı tahminler yapmaktadır. 11 bin Dersimli'nin ölümüyle sonuçlandığı tahmin edilen Dersim'deki olaylarda sert önlemlerin başvurulması dolayısıyla yaşananlar katliam boyutuyla ele alındı. Ayrıca Dersimliler, Türk çevrelerce sık sık "Dağ Türkü" olarak anıldılar.

Kürt dili, kıyafetleri, folkloru ve Kürtçe isimlerin kullanımı yasaklandı ve Kürt yerleşim bölgeleri 1946'ya kadar sıkıyönetim altında kaldı.[4] "Kürtler", "Kürdistan" veya "Kürtçe" kelimeleri Türk hükûmeti tarafından resmen yasaklandı.[5] 1980 askeri darbesinin ardından Kürtçe resmi ve özel hayatta resmen yasaklandı.[6] Kürtçe konuşan, yayın yapan veya şarkı söyleyen birçok kişi tutuklandı ve hapsedildi.[7] 1991'de yasağın kaldırılmasından bu yana Türkiye'deki Kürtler, Kürtçenin devlet okullarında bir ders olmanın yanı sıra eğitim dili olarak da ele alınmasını uzun süredir istemektedir. Günümüzde Kürtçe, özel ve devlet okullarında ana eğitim dili olarak kullanmak yasadışı olsa da Kürtçe dersi eğitimi veren okullar vardır.[8][9][10]

1990'ların başında yapılan bazı çalışmalarda Kürt sorununun demokratik yollardan çözülmesi gerektiği fikri öne çıktı.[11] Özgürlükçü söylem yalnızca hazırlanan raporlara değil, kimi Türk siyasetçilerin ve liderlerin konuşmalarında da yer tuttu.[11] SHP'nin 1990'daki Kürt raporunda “Kürtçe televizyon ve radyo yayını yapılmasının önündeki yasaklar kaldırılmalıdır.[11] Anadil yasağı kaldırılmalı, Kürtler kendilerini hayatın her alanında özgürce ifade edebilmelidir” denildi.[11]

Adnan Kahveci'nin raporunda “Kürt realitesi, Kürt kimliği ve dili kabul edilerek Kürtlerin siyasal hakları verilmelidir” denildi. "Demokrasi Türk ve Kürtlerin hakkıdır" denilen ANAP raporunda ise Kürtlerin kendilerini anlatabilecekleri düzenlemelere gidilmesi gerektiği görüşü anlatıldı. CHP'nin 1999 yılındaki raporunda ise demokratik yaklaşımın sorunları çözebileceğine dikkat çekildi.[11]

Türkiye-PKK çatışması sırasında Kürt nüfuslu köylere ve kasabalara gıda ambargosu uygulandı.[12][13] Birçok Kürt, Türk güvenlik güçleri tarafından köylerinden zorla sınır dışı edildi.[14] Birçok köyün yakıldığı veya yıkıldığını bildirildi.[14][15] 1990'lar boyunca ve 2000'lerin başında, Kürtlerin çıkarlarını temsil etmeyi savunan siyasi partiler yasaklandı.[5] 2013'te Türk hükûmeti ile PKK arasında silah bırakma 2015'e kadar etkili bir biçimde şiddeti sona erdirdi fakat Türkiye-IŞİD çatışmasıyla ve 22 Temmuz 2015'te Ceylanpınar'da 2 polisin PKK militanları tarafından öldürülmesiyle iki taraf arasındaki çatışma yeniden ortaya çıktı. Kürt toplumunun taleplerini savunduğunu iddia eden Halkların Demokrat Partisi'nin şubeleriyle genel merkezleri, çeşitli saldırılara maruz kaldı.[16]

Türkiye-PKK çatışması boyunca; Güneydoğu ve Doğu Anadolu bölgelerinde yaşanan bazı olaylardan ötürü, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi; bu bölgelerde çeşitli insan hakları ihlalleri gerçekleştiği nedeniyle Türkiye'yi suçlamaktadır.[17][18] Birçok hüküm Kürt sivillere karşı gerçekleştirilen sistematik infaz,[19] işkence,[20] zorla yerinden edilme,[21] köylerinin yok edilmesi,[22][23][24] Kürt gazetecileri, aktivistleri ve siyasetçilerinin keyfi tutuklanması,[25] öldürülmesi ve ortadan kaybolması[26] hakkındadır.

Sorunlar

Eğitim

Türkiye'de eğitim sistemindeki tek eğitim dili Türkçedir ve kamu eğitim sisteminde Kürtçe ana dil olarak kabul edilmemektedir.[27] Türkiye'deki Kürtler, Kürtçenin devlet okullarında bir ders olmanın yanı sıra eğitim dili olarak da ele alınmasını uzun süredir istemektedir. Deneme amaçlı açılan özel Kürtçe öğreten okullar, yerel halkın ekonomik durumunun kötü olması nedeniyle 2004'te kapatıldı.[28] Günümüzde Kürtçe eğitim veren çok sayıda onaylanmamış özel okul mevcuttur.[8][9][10]

Kürtçe, üniversitelerde ders olarak okutulmaktadır.[29] Birkaç özel kurs da Kürtçe öğretim gerçekleştirilmektedir.[30] Bununla beraber, Kürtçe seçmeli bir ders olarak bazı ortaokul ve liselerde okutulmaktadır.

Çok kültürlülük ve asimilasyon

Türkiye Kürtlerinin yoğun nüfusuna bağlı olarak yönetime gelen hükûmetler, PKK'nın 1984'te başlattığı silahlı isyandan bu yana Kürt kimliği ifadesini Türk birliği açısından bir tehdit olarak görmüştür. Kültürel asimilasyonun ana suçlamalarından biri, devletin Kürt dilini tarihsel olarak bastırmasıyla ilgilidir. 1960'larda ve 1970'lerde yayımlanan Kürt yayınları çeşitli yasal bahanelerle kapatıldı.[31] 1980 askeri darbesinin ardından, Kürt dili resmi kurumlarda resmen yasaklandı.[6]

ABD Kongre üyesi Bob Filner, "Kürtçe olarak bilinen bir yaşam tarzının endişe verici bir oranda kaybolduğunu" vurgulayarak "kültürel soykırım"dan bahsetti.[32] Mark Levene, asimilasyon uygulamaları kültürel asimilasyonla sınırlı olmadığını ve 19. yüzyılın sonlarındaki olayların 1990 yılına kadar devam ettiğini öne sürdü.[33]

Farklı bir görüşü savunan ABD'li devlet görevlisi Paul Henze ise 1999 yılında şöyle der: "Kürtler'in, modern Türkiye gibi, nispeten istikrarlı bir ülkede yaşama avantajı yerine, başka yerde olsalardı ne durumda olurlardı sorusunu düşünmeleri gerekir. Çünkü dil ve müzik gibi alanlardaki gereksiz sınırlamalara rağmen Kürtler, Türkiye içinde serbestçe hareket etme özgürlüğüne sahipler."[34]

Bazı akademisyenler,[] art arda gelen Türk hükûmetlerinin Kürtlere karşı sürdürülebilir bir soykırım programını benimsediğini ve bunların da asimilasyona yönelik olduğunu iddia etti.[35] Bununla birlikte soykırım hipotezi, tarihçiler arasında azınlık bir bakış açısı olmaya devam etmekte ve hiçbir ulus veya büyük kuruluş tarafından desteklenmemektedir. De Montfort Üniversitesi'nde kıdemli öğretim görevlisi Desmond Fernandes, Türk makamlarının politikasını aşağıdaki kategorilere ayırmıştır:[36]

  1. Kürt dilinin yasaklanmasını ve Kürtlerin Türkiye'nin Kürt olmayan bölgelerine göçünü zorunlu kılan zorunlu asimilasyon programı.
  2. Birinci kategoriye muhalefet eden herhangi bir kuruluşun yasaklanması.
  3. Herhangi bir Kürt direnişinin şiddetli bir şekilde baskılanması.

Kültürel ifade

1983-1991 yılları arasında Türkiye'nin diplomatik ilişki içinde olduğu ülkenin ilk resmi dili olmadıkça Türkçe dışındaki herhangi bir dilde tanıtım yapmak, eser basmak ya da televizyon yayını yapmak yasaktı.[37] Bu yasak teknik olarak herhangi bir dile uygulanmasına rağmen Kürtçe üzerinde en büyük etkiye sahipti ve Kürtçe, Kürdistan bölgesinde yaygın olarak konuşulmasına rağmen hiçbir ülkenin ilk resmi dili değildi.[38]

Haziran 2004'te Türkiye'nin devlet televizyon kanalı TRT yarım saatlik bir Kürtçe program yayımlamaya başladı[39] ve 8 Mart 2006'da Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) iki televizyon kanalının (Gün TV ve Söz TV) ve bir radyo kanalının (Medya FM) Kürtçe olarak sınırlı bir yayın yapmasına izin verdi. Bu mevzuat, Avrupa Birliği'nin Türkiye'yle müzakerelerinde üyelik şartlarından birini yerine getirme çabası olarak yürürlüğe girmiştir.[40] Yeni düzenleme, haftada beş saatlik radyo yayını ve dört saatlik televizyon yayına müsaade etti. Ocak 2009'da TRT, tamamen Kürtçe yayın yapan kendisine bağlı ilk televizyon kanalı olan TRT Kurdî'yi kurdu.[41]

Bu reformlara rağmen, kamusal alanda ve devlet kurumlarında Kürtçenin kullanımı birkaç yıl öncesine kadar kısıtlıydı. 14 Haziran 2007'de İçişleri Bakanlığı, Abdullah Demirbaş'ı belediye başkanı olduğu Diyarbakır'ın Sur ilçesindeki görevinden aldı. Ayrıca belediye meclisinin seçilmiş üyeleri de görevlerinden alındı. Danıştay, bakanlığın kararını onaylayarak "Türkçe dışındaki dillerde kültür, sanat, çevre, şehir temizliği ve sağlık gibi çeşitli belediye hizmetleri hakkında bilgi vermenin Anayasa'ya aykırı" olduğuna hükmetti.[42]

Bir başka olayda, Diyarbakır Belediye Başkanı Osman Baydemir, benzer bir dizi sorgulamaya ve yargı sürecine maruz kaldı. Baydemir'in TBMM başkan ve üyeleri ile çeşitli devlet erkanına "Sersala We Piroz Be" (Yeni yılınız kutlu olsun) yazılı yeni yıl kutlama tebriği göndermesi iddiaları üzerine İçişleri Bakanlığı Mülkiye Başmüfettişleri'nce soruşturma açıldı. Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderilen raporda "2006 yılına ait yeni yıl kutlama tebriğinde 'Sersala We Piroz Be' (Yeni yılınız kutlu olsun) şeklinde Kürtçe cümle kullandığı ve resmi belediye başkanı sıfatı ile gönderilen yılbaşı kutlama kartında kullanılan Kürtçe sözcüklerinin Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 3. maddesinde yer alan 'Türkiye devleti, ülkesi ve milletiyle bölünmez bir bütündür. Dili Türkçedir' şeklindeki düzenlemelere açıkça aykırı olduğu ve yine Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir'in 1353 sayılı Türk Harflerinin Kabul ve Tatbiki Hakkında Kanun, 805 sayılı İktisadi Müesseselerde Mecburi Türkçe Kullanılması Hakkında Kanun ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'na aykırı hareket ettiği gerekçesi ile genel hükümlere göre yargılanması için ilgili başsavcılıkça işlem yapılması gerekmektedir denildi.[42][43]

Günümüzde ise bu sorunlar bir süre için çözümlenmiş durumda. Belediyenin resmi web sitesi Türkçe, Kürtçe, Zazaca ve İngilizce yayın yapmaktadır.[44]

Siyasi temsil

Türkiye'de yasaklanan Kürt partileri[45]
Parti Yasaklanma yılı
Halkın Emek Partisi (HEP)
1993
Özgürlük ve Demokrasi Partisi (ÖZDEP)
1993
Demokrasi Partisi (DEP)
1994
Halkın Demokrasi Partisi (HADEP)
2003
Demokratik Toplum Partisi (DTP)
2009

Türkiye Anayasası, siyasi partilerin kurulurken etnik kimliğe dayanmasını yasaklamaktadır. PKK'yı desteklediği gerekçesiyle pek çok Kürt siyasi partisi Türkiye Anayasa Mahkemesi tarafından kapatıldı. 2012'de Halkların Demokratik Partisi kuruldu ve Kasım 2015 seçimlerinden sonra mecliste 50 sandalye alarak günümüzde hâlâ faaliyetine devam etmektedir.[46]

Türkiye'de 2014 yılından sonra isminde "Kürdistan" geçen Türkiye Kürdistan Demokrat Partisi (PDK-T), Kürdistan Sosyalist Partisi (PSK), Kürdistan Özgürlük Partisi (PAK) ve Kürdistan Komünist Partisi (KKP) kurulmuştur. Ancak Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından, isimlerinde Kürdistan ibaresi bulunduğu ve programlarında Kürt ve Kürdistan sorununun çözümüne ilişkin önerilerinin Anayasa'ya aykırı olduğu gerekçesiyle 2019 yılında KKP, PAK, PSK ve PDK-T hakkında kapatma davası açılmıştır.[47][48][49]

Tarih

Osmanlı dönemi

20. yüzyılın başlarında meydana gelen Jön Türk Devrimi ve Türk milliyetçiliğinin ortaya çıkışıyla azınlıkların (özellikle Ermeniler, Süryaniler ve Kürtler) yok edilmesi veya asimilasyonu yinelenen bir durum olmuştur.[33]

Türkiye Cumhuriyeti dönemi

1980'lerde ve 1990'larda Türkiye, Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde bulunan binlerce köyü boşaltmış; burada yaşayan insanları Türkiye'nin diğer bölgelerine göç ettirerek Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nin kırsal alanlarında yaşayan çok sayıda vatandaşı bölgede yaşanan Türkiye-PKK çatışmasından dolayı yerinden etmiştir.[50] Türk hükûmeti, yaşanan bu zorunlu yer değiştirmelerin Kürtleri, Kürt militan örgütü PKK'dan koruma amaçlı olduğunu iddia etmektedir.[14][51][52]

Türkiye ile PKK arasındaki çatışmalar, ABD Dışişleri Bakanlığı tarafından hazırlanan bir rapora göre yaklaşık 30 bin insanın hayatını kaybetmesi ile sonuçlanmıştır.[53]

Ayrıca bakınız

Kaynakça

  1. ^ a b c Şimşir, Bilal. Kürtçülük II (1924-1999). Bilgi Yayınları. ISBN 9789-752-20273-3. 
  2. ^ Tunçay, Mete (1981). Türkiye Cumhuriyeti'nde Tek-Parti Yönetiminin Kurulması (1923-1931). Yurt Yayınları. s. 128. 
  3. ^ Nergiz, Bilal (2009). Devletin Kürt Politikası ve Kürt Hareketi (1945-1960). s. 38. 
  4. ^ H. Hannum, Autonomy, Sovereignty, and Self-determination, 534 ss., University of Pennsylvania Press, 1996, 0-8122-1572-9, 978-0-8122-1572-4 (bkz. s. 186).
  5. ^ a b Baser, Bahar (2015). Diasporas and Homeland Conflicts: A Comparative Perspective. Ashgate Publishing. s. 63. ISBN 1-4724-2562-6. 13 Nisan 2016 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 1 Temmuz 2019. 
  6. ^ a b Toumani, Meline. Minority Rules 23 Ağustos 2019 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi., New York Times, 17 Şubat 2008
  7. ^ Aslan, Senem (2014). Nation Building in Turkey and Morocco. Cambridge University Press. s. 134. ISBN 1-107-05460-5. 31 Mart 2019 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 1 Temmuz 2019. 
  8. ^ a b "Kürtçe okulda Kürtçe karne". Al Jazeera Turk – Ortadoğu, Kafkasya, Balkanlar, Türkiye ve çevresindeki bölgeden son dakika haberleri ve analizler. 7 Ocak 2020 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 19 Nisan 2018. 
  9. ^ a b "Cizre'de Kürtçe eğitim verilen okulda öğrenciler karne aldı". CNN Türk. 1 Temmuz 2019 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 19 Nisan 2018. 
  10. ^ a b "İlk Kürtçe Karneler Verildi". Bianet – Bagimsiz Iletisim Agi. 1 Kasım 2018 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 19 Nisan 2018. 
  11. ^ a b c d e Şark Meselesinden Demokratik Açılıma Türkiye'nin Kürt Sorunu Hafızası (PDF). SETA, Hüseyin Yayman. s. 36. 14 Aralık 2020 tarihinde kaynağından arşivlendi (PDF). 
  12. ^ Olson, Robert (1996). The Kurdish Nationalist Movement in the 1990s: Its Impact on Turkey and the Middle East. Lexington, Ky.: University Press of Kentucky. s. 16. ISBN 0-8131-0896-9. 11 Ocak 2020 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 1 Temmuz 2019. 
  13. ^ Shaker, Nadeen. "After Being Banned for Almost a Century, Turkey's Kurds Are Clamoring to Learn Their Own Language". Muftah. 1 Temmuz 2019 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 1 Temmuz 2019. 
  14. ^ a b c Güneş, Cengiz (2013). The Kurdish National Movement in Turkey: From Protest to Resistance. Routledge. s. 130. ISBN 1-136-58798-5. 7 Ocak 2020 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 1 Temmuz 2019. 
  15. ^ Ibrahim, Ferhad (2000). The Kurdisch Conflict in Turkey: Obstacles and Chances for Peace and Democracy. Münster: New York, N.Y.: Lit ; St. Martin's press. s. 182. ISBN 3-8258-4744-6. 11 Ocak 2020 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 1 Temmuz 2019. 
  16. ^ "'Lynching Campaign' Targets Kurds in Turkey, HDP Offices Attacked". Armenian Weekly. 9 Eylül 2015. 10 Eylül 2015 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 1 Temmuz 2019. 
  17. ^ "EUROPEAN COURT OF HUMAN RIGHTS: Turkey Ranks First in Violations in between 1959–2011". Bianet – Bagimsiz Iletisim Agi. 20 Ocak 2016 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 29 Aralık 2015. 
  18. ^ "Annual report" (PDF), The European Court of Human Rights. 2014. 16 Eylül 2020 tarihinde kaynağından arşivlendi (PDF). Erişim tarihi: 29 Aralık 2015. 
  19. ^ "The European Court of Human Rights: Case of Benzer and others v. Turkey" (PDF), Mass execution of Kurdish villagers. 24 Mart 2014. s. 57. 3 Haziran 2020 tarihinde kaynağından arşivlendi (PDF). Erişim tarihi: 29 Aralık 2015. 
  20. ^ "The prohibition of torture" (PDF), Torturing. 2003. ss. 11, 13. 2 Haziran 2020 tarihinde kaynağından arşivlendi (PDF). Erişim tarihi: 29 Aralık 2015. 
  21. ^ Human Rights Watch. Human Rights Watch. 1998. s. 7. 17 Ekim 2019 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 1 Temmuz 2019. 
  22. ^ McKiernan, Kevin (2006). The Kurds: A People in Search of Their Homeland (1. bas.). New York: St. Martin's Press. s. 130. ISBN 0-312-32546-0. 17 Ekim 2019 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 1 Temmuz 2019. 
  23. ^ Neuberger, Benyamin (2014). Bengio, Ofra (Ed.). Kurdish Awakening: Nation Building in a Fragmented Homeland. [S.l.]: Univ of Texas Press. s. 27. ISBN 0-292-75813-8. 17 Ekim 2019 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 1 Temmuz 2019. 
  24. ^ Güneş, Cengiz; Zeydanlioğlu, Welat (2014). The Kurdish question in Turkey : new perspectives on violence, representation, and reconciliation. Hoboken: Taylor and Francis. s. 98. ISBN 1-135-14063-4. 26 Nisan 2020 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 1 Temmuz 2019. 
  25. ^ "Police arrest and assistance of a lawyer" (PDF). 12 Şubat 2020 tarihinde kaynağından arşivlendi (PDF). Erişim tarihi: 1 Temmuz 2019. 
  26. ^ "Justice Comes from European Court for a Kurdish Journalist". 3 Ekim 2020 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 1 Ocak 2016. 
  27. ^ "Turkey 2006 Progress Report" (PDF). European Commission. 4 Mart 2016 tarihinde kaynağından (PDF) arşivlendi. Erişim tarihi: 28 Aralık 2006. 
  28. ^ Schleifer, Yigal (12 Mayıs 2005). "Opened with a flourish, Turkey's Kurdish-language schools fold". Christian Science Monitor. 28 Eylül 2020 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 17 Aralık 2006. 
  29. ^ "Kurdish to be offered as elective course at universities". Today's Zaman. 6 Ocak 2009. 24 Aralık 2017 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 5 Ocak 2009. 
  30. ^ "Class time for a 'foreign language' in Turkey". Hürriyet Daily News. 12 Ekim 2010. 15 Aralık 2010 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 12 Ekim 2010. 
  31. ^ Helen Chapin Metz, ed. Kurds 27 Eylül 2006 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi., Turkey: A Country Study. Washington: GPO for the Library of Congress, 1995.
  32. ^ Meho, Lokman I (2004). "Congressional Record". The Kurdish Question in U.S. Foreign Policy: A Documentary Sourcebook. Praeger/Greenwood. s. 400. ISBN 0-313-31435-7. 
  33. ^ a b Levene, Mark (1998). "Creating a Modern 'Zone of Genocide': The Impact of Nation- and State-Formation on Eastern Anatolia, 1878–1923". Holocaust and Genocide Studies. 12 (3). ss. 393-433. doi:10.1093/hgs/12.3.393. The persistence of genocide or near-genocidal incidents from the 1890s through the 1990s, committed by Ottoman and successor Turkish and Iraqi states against Armenian, Kurdish, Assyrian, and Pontic Greek communities in Eastern Anatolia, is striking. ... the creation of this "zone of genocide" in Eastern Anatolia cannot be understood in isolation, but only in light of the role played by the Great Powers in the emergence of a Western-led international system.
    In the last hundred years, four Eastern Anatolian groups—Armenians, Kurds, Assyrians, and Greeks—have fallen victim to state-sponsored attempts by the Ottoman authorities or their Turkish or Iraqi successors to eradicate them. Because of space limitations, I have concentrated here on the genocidal sequence affecting Armenians and Kurds only, though my approach would also be pertinent to the Pontic Greek and Assyrian cases.
     
  34. ^ Türkiye ve Atatürk'ün Mirası kitabının tanıtımında yaptığı konuşmada (24 Ocak 1999)
  35. ^ Skutnabb-Kangas, Tove; Fernandes, Desmond (Nisan 2008). "Kurds in Turkey and in (Iraqi) Kurdistan: a Comparison of Kurdish Educational Language Policy in Two Situations of Occupation". Genocide Studies and Prevention. Cilt 3. s. 43. doi:10.3138/gsp.3.1.43. 
  36. ^ "Kurdish and Armenian Genocides Focus of London Seminar". 22 Ekim 2020 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 1 Temmuz 2019. 
  37. ^ "Institut Kurde de Paris". 21 Temmuz 2015 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 1 Temmuz 2019. 
  38. ^ "Kürtçe yabancı dil mi?". Evrensel. 15 Nisan 2003. 27 Eylül 2007 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 8 Temmuz 2007. 
  39. ^ "Kurdish broadcast ends Türkçe TV taboo". ABC News Online. 10 Haziran 2004. 31 Ekim 2007 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 12 Eylül 2007. 
  40. ^ "Yerel kanallarda Kürtçe Mart'ta". NTV-MSNBC. 21 Şubat 2006. 31 Ekim 2007 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 12 Eylül 2007. English summary: Private Channels to Broadcast in Kurdish in March 
  41. ^ "TRT'nin Kürtçe kanalı TRT 6 yayına başladı". Hürriyet. 26 Ekim 2019 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 19 Nisan 2018. 
  42. ^ a b Lagendijk, Joost (28 Haziran 2007). "Kurdish: A different language". Today's Zaman. 30 Eylül 2007 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 12 Eylül 2007. 
  43. ^ Gazetesi, Evrensel. "DTP'ye üç koldan dava". Evrensel.net. 1 Temmuz 2019 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 1 Temmuz 2019. 
  44. ^ "Archived copy". 31 Ağustos 2014 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 24 Haziran 2014. 
  45. ^ Aslan, Senem (2014). Nation-Building in Turkey and Morocco: Governing Kurdish and Berber Dissent. Cambridge University Press. ISBN 1-316-19490-6. 27 Mayıs 2020 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 1 Temmuz 2019. 
  46. ^ YSK. "Nov. 2015 Election Results" (PDF). 1 Temmuz 2019 tarihinde kaynağından (PDF) arşivlendi. 
  47. ^ "4 Kürt partisi hakkında kapatma davası". Sputnik. 22 Şubat 2019. 22 Şubat 2019 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 29 Ocak 2021. 
  48. ^ "Kürdistan isimli partilerin kapatılması davasına karşı 400 kişilik ortak bildiri". Rûdaw. 14 Mayıs 2020. 8 Şubat 2021 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 29 Ocak 2021. 
  49. ^ "Closure Case for Parties Which Have 'Kurdistan' in Their Names". Bianet. 11 Şubat 2019. 11 Şubat 2019 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 29 Ocak 2021. 
  50. ^ "Turkey: "Still critical": Introduction". www.hrw.org. 6 Şubat 2019 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 22 Ekim 2018. 
  51. ^ "Foreign Terrorist Organizations List". United States Department of State. 17 Kasım 2017 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 1 Temmuz 2019. 
  52. ^ "PKK 'behind' Turkey resort bomb". BBC News. 5 Mart 2016 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 1 Temmuz 2019. 
  53. ^ "Terrorist Group Profiles". United States Department of State. 22 Haziran 2010 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 1 Temmuz 2019. 

İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">PKK</span> Kürt milliyetçisi ayrılıkçı silahlı örgüt

PKK veya tam adı ile Partiya Karkerên Kurdistanê, Türkiye'nin doğu ve güneydoğusu, Irak'ın kuzeyi, Suriye'nin kuzeydoğusu ve İran'ın kuzeybatısını kapsayan bölgede öz yönetim kurmayı amaçlayan ve bu amaçla söz konusu topraklara sahip olabilmek için askerî hedeflere, köy korucularına ve sivillere karşı saldırılar düzenleyen yasa dışı ayrılıkçı silahlı örgüt. PKK; Avrupa Birliği ülkeleri, NATO, Amerika Birleşik Devletleri, Avustralya, Japonya, Kanada, Kazakistan ve bölgedeki Türkiye, Suriye, Irak ve İran'ın da aralarında bulunduğu çeşitli ülke ve uluslararası kuruluşlar tarafından terör örgütü olarak tanınmaktadır. Rusya, Çin, Hindistan, İsviçre, Mısır, İsrail, Tunus, Suudi Arabistan, Ukrayna, Birleşik Arap Emirlikleri ise PKK'yı terör örgütü olarak kabul etmeyen ülkelerden bazılarıdır.

Kürtler, doğuda Zagros Dağları'ndan batıda Toros Dağları'na ve güneyde Hemrin Dağları'ndan kuzeyde Kars–Erzurum platolarına kadar uzanan coğrafi bölgede yoğun yaşayan, 2017 yılı tahminlerine göre dünyada yaklaşık 36–45 milyon nüfusa sahip olan İranî bir halktır. Bugün dünyadaki en büyük Kürt nüfusu, 15–20 milyon civarı ile Türkiye'de bulunurken; İran, Irak ve Suriye'de de sayıları 3 ila 12 milyon arasında değişen önemli Kürt nüfusları bulunmaktadır. Gerek Orta Doğu'daki siyasi ve sosyal karmaşalar ve sorunlar, gerekse diğer sebepler dolayısıyla özellikle 20. yüzyılın ikinci yarısında oluşan göçler sonucunda Batı Avrupa başta olmak üzere Kuzey Amerika ve Orta Asya gibi farklı bölgelere yerleşmiş bir Kürt diasporası da mevcuttur.

<span class="mw-page-title-main">HPG (örgüt)</span> PKK’nin askerî gücü

HPG tam adı ile Halk Savunma Güçleri, PKK'nın amacı ve stratejisi doğrultusunda Türkiye'de sivillere, polis karakollarına ve askerî hedeflere karşı intihar saldırıları, silahlı ve bombalı saldırılar düzenleyen PKK'nın askerî kanadı. Çeşitli kaynaklarda örgütün savaş stratejisi olarak gerilla savaşı yöntemlerini kullandığı iddia edilmiştir.

<span class="mw-page-title-main">PJAK</span> Silahlı ve siyasî hareket

PJAK, tam adı ile Kürdistan Özgür Yaşam Partisi, İran ve Irak'ta faaliyet gösteren Kürt milliyetçisi silahlı örgüt. PJAK; Türkiye, İran, Amerika Birleşik Devletleri ve Japonya tarafından terör örgütü olarak tanımlanmaktadır. Kürdistan İşçi Partisinin (PKK) üyesi olduğu Kürdistan Topluluklar Birliğinin (KCK) üyesidir.

Almanya'daki Kürtler, Almanya'ya yakın tarihte göç eden Kürtlerdir.

<span class="mw-page-title-main">Türkiye Kürtleri</span> Türkiyede yaşayan Kürtler

Türkiye Kürtleri, Türkiye sınırları içinde yaşayan ve Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan en büyük ikinci etnik ve kültürel gruptur. Çeşitli tahminlere göre Kürtler, Türkiye nüfusunun %15 ila %20'sini oluşturmaktadırlar ve toplam sayıları 12,5 milyon ila 15 milyon arasındadır. Yoğun olarak Güneydoğu Anadolu Bölgesi ve Doğu Anadolu Bölgesi'nde olmakla birlikte, ülkenin çeşitli illerinde Kürtler yaşamaktadır. Bazı Kürtler tarafından bu bölgeler Kuzey Kürdistan olarak adlandırılsa da, bu adlandırma çeşitli tartışmalara sebep olmakta ve resmî olarak kabul edilmemektedir.

<span class="mw-page-title-main">Türkiye-PKK çatışması</span> PKK ve TSK arasında 1984ten beri süren savaş

Türkiye-PKK çatışması, PKK ve Türk Silahlı Kuvvetleri arasında örgütün 1978'de yılında kurulması ile beraber başlayan ve hâlen devam eden çatışmaları kapsamaktadır. 1984 yılına kadar küçük ölçekli silahlı çatışmalar yaşanmışsa da Türk güvenlik güçleri ve PKK mensupları arasındaki topyekün silahlı mücadele 1984 yılında PKK'nın gerçekleştirdiği Eruh ve Şemdinli saldırıları ile başlamıştır.

<span class="mw-page-title-main">Kürt milliyetçiliği</span> siyasal ideoloji

Kürt milliyetçiliği, Kürtlerde, halk olma bilincinin kültürel ve siyasal eyleme yönlendirilmesini ifade eden kavramdır. Kürtlerin çoğunluk olduğu toprakları Kürdistan olarak tanımlayan ve bağımsız bir Kürt devleti kurulmasını savunan siyasi hareket olmakla birlikte, Kürtlerin yaşadıkları topraklarda diğer etnik gruplar ile eşit haklara sahip olmasını, Kürtçenin resmî dil ve eğitim dili olmasını savunan siyasi görüştür.

<span class="mw-page-title-main">Kürdistan Demokrat Partisi/Kuzey</span> yasa dışı parti

Kürdistan Demokrat Partisi/Kuzey (PDK/Bakur), Türkiye'de yasa dışı siyasi partiler listesinde bulunan, Türkiye Kürtlerinin bağımsızlığını savunan Kürt milliyetçisi parti.

<span class="mw-page-title-main">Suriye Kürdistanı</span> Suriyenin kuzeydoğusunda yer alan özerk bölge

Suriye Kürdistanı, Batı Kürdistan veya Rojava, Suriye'nin kuzeyinde ve doğu kesiminde çoğunlukla Kürtler olmak üzere Arap, Çerkes, Süryani ve Türkmenlerin yaşadığı bölge. Orta Doğu coğrafyasında Kürtlerin yoğun olarak yaşadığı Kürdistan'ın, Suriye sınırları içinde kalan kısmını tanımlar. PYD tarafından bölgede Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi ilan edilmiş; fakat Suriye hükûmeti veya diğer ülkeler tarafından tanınmamıştır.

<span class="mw-page-title-main">Demokratik konfederalizm</span> ideoloji ve hükûmet yapısı

Kürt komünalizmi veya Apoculuk olarak da bilinen demokratik konfederalizm, İmralı Cezaevi'nde PKK lideri Abdullah Öcalan tarafından teorize edilen ve devletsiz bir topluma dayanan siyasi paradigmadır. Özerklik, doğrudan demokrasi, siyasi ekoloji, feminizm, çok kültürlülük, öz savunma, öz yönetim kooperatif ekonomisi unsurlarına dayanan konfederasyon özelliklerine sahip bir demokratik öz örgütlenme sistemine ilişkin siyasi bir kavramdır. Toplumsal ekoloji, özgürlükçü belediyecilik, Orta Doğu tarihi ve genel devlet teorisinden etkilenen Öcalan, bu konsepti Kürt ulusal özlemlerinin yanı sıra sınıflı topluma kök salmış bölge ülkelerindeki diğer temel sorunlara siyasi bir çözüm ve dünyanın dört bir yanındaki halklar için özgürlük ve demokratikleşmeye giden bir yol olarak sunmaktadır.

<span class="mw-page-title-main">Kürtlerin kökeni</span> Kürtlerin kökeni hakkında genel bakış

Kürtlerin kökeni, Orta Doğu'da yaşayan bir etnik grup olan Kürtlerin oluşumu. Akademisyenler, Kürt sözcüğünün kökeni için farklı teoriler ortaya atmışlardır. Bir teoriye göre, Orta Farsçada "göçebe; çadır-satıcısı" terimi olan 𐭪𐭥𐭫𐭲 kwrt- olarak kullanıldığı öne sürülmüştür. Kürt sözcüğü en az 17. yüzyıla kadar bir kolektif kimlik terimi (etnonim) olarak kullanılmamıştır. Sözcük, bundan ziyade Kürtçe konuşan nüfusa, komşu popülasyonlarca verilen bir isimdi. Bölgede yaşayan kitle için bu kimliğin ana belirteci klan ve aşiretlerinin belirledikleri mensubiyetleri olmuştur. Kürtler, Hint-Avrupa göçü öncesi bölgede bulunan gruplar dahil olmak üzere, birden çok kabile ve etnik grubun birleştiği heterojen kökenlere sahiptir.

<span class="mw-page-title-main">Suriye Kürtleri</span> Etnik grup

Suriye Kürtleri, Suriye'de doğmuş veya ikamet eden Kürtlerdir. Kürtler, Uluslararası Azınlık Hakları Grubu, CIA The World Factbook ve hükûmet yanlısı kaynaklara göre ülke nüfusunun %10 ila %15'ini oluşturan Suriye'deki en büyük etnik azınlıktır. Suriye Kürtleri, hükûmet tarafından rutin bir ayrımcılığa ve zorbalığa maruz kaldılar.

Kürt karşıtlığı veya Kürdofobi, Kürt diline, Kürt kültürüne ve Kürt halkına karşı duyulan nefret, ön yargı, düşmanlık, aşağılama ve benzeri duygulardan beslenen ırkçılıktır. Kürt halklarının yaşadığı Türkiye, İran, Irak ve Suriye gibi yoğunluklu olarak Kürt azınlığa ev sahipliği yapan belli başlı ülkelerin yürüttüğü yasak ve asimilasyon politikalarında ve bu politikalara bağlı olarak medyada ve günlük yaşamda Kürt karşıtlığına rastlanması şeklinde tanımlanır.

Jineoloji, kadın bilimi olarak da anılan, PKK lideri Abdullah Öcalan'ın teorize ettiği feminizm ve cinsiyet eşitliğini içeren doktrin. Kürtçe kadın anlamına gelen "jin" kelimesinden türetilen jineoloji 'kadın bilimi' olarak tarif edilir. Çeşitli kaynaklarda "Kürt feminizmi" olarak anılır. Öcalan, bölgesel toplumlarda yaşayan kadınları baskı altına alan namus temelli din ve kabile kuralları temelinde “kadınların özgür olmadığı sürece bir ülkenin özgür olamayacağını” ve "kadın özgürlüğünün toplumdaki özgürlük düzeyini belirlediğini" ifade eder.

Kürt kültürü, Kürtler tarafından uygulanan farklı kültürel özellikleri ifade eder. Kürt kültürü, modern Kürtleri ve toplumlarını şekillendiren eski halkların mirası niteliğindedir.

<span class="mw-page-title-main">Kürt güneşi</span> Kürtlerin sembolü olan altın renkli güneş

Kürt güneşi, Kürtlerin sembolü olan altın renkli güneştir. Eski çağlardan beri kullanılan sembolün Kürt milleti için dinî ve kültürel önemi mevcuttur. Ayrıca güneş, Kürdistan bayrağında da bulunur.

Devrimci Doğu Kültür Ocakları, Türkiye'de ağırlıklı olarak Kürt öğrencilerin oluşturduğu bir dernekti. 1969 yılında kuruldu ve 1971 Muhtırası'ndan sonra kapatıldı.

İstanbul'daki Kürtler, Türkiye'nin İstanbul ilinde yaşayan Kürtleri tanımlar. İstanbul'daki toplam Kürt sayısının 2 ile 4 milyon arasında olduğu tahmin edilmektedir. Kürtler, Araplar ile birlikte şehirdeki en büyük azınlık gruplarını oluşturmaktadır. İstanbul'da yaşayan Kürtlerin büyük çoğunluğu Türk vatandaşı olup, 20. yüzyılın ortasından itibaren başlamış köyden kente göç olgusunun özellikle 80'li yıllarda hızlanmasıyla İstanbul Kürt nüfusu artmıştır. Doğu illerindeki TSK-PKK çatışması da şehre göçte rol oynamıştır. 2008 yılında İstanbul'da yaşayan Kürtlerin %88'inin İstanbul'a dışarıdan gelmiş olduğu, %12'sinin ise İstanbul doğumlu olduğu tespit edilmiştir. Tüm Kürt göçleri içerisinde tüm göçlerin üçte birinin İstanbul'a yapıldığı rapor edilmiştir. Ayrıca Suriye İç Savaşı sonucunda İstanbul'a gelen Suriyeliler içerisinde de önemli bir Kürt azınlık bulunmaktadır.

Türkiye'de Kürtlerin inkârı, Kürtlerin bir halk olduğunu reddeden ve bunun yerine Türklerin bir alt grubu olduklarını iddia eden Türkiye hükümetlerininin onlarca yıldır resmi devlet politikasıydı ve Kürt ve Kürdistan kelimeleri devlet kurumları tarafından yasaklanmıştı.