
Türkçe ya da Türk dili, Güneydoğu Avrupa ve Batı Asya'da konuşulan, Türk dilleri dil ailesine ait sondan eklemeli bir dildir. Türk dilleri ailesinin Oğuz dilleri grubundan bir Batı Oğuz dili olan Osmanlı Türkçesinin devamını oluşturur. Dil, başta Türkiye olmak üzere Balkanlar, Ege Adaları, Kıbrıs ve Orta Doğu'yu kapsayan eski Osmanlı İmparatorluğu coğrafyasında konuşulur. Ethnologue'a göre Türkçe, yaklaşık 90 milyon konuşanı ile dünyada en çok konuşulan 18. dildir. Türkçe, Türkiye, Kuzey Kıbrıs ve Kıbrıs Cumhuriyeti'nde ulusal resmî dil statüsüne sahiptir.

Azerice, Azerbaycanca veya Azerbaycan Türkçesi, Türk dilleri dil ailesinin Oğuz grubu içerisinde yer alan ve bir Türk halkı olan Azerilerin ana dilini oluşturan dil. En çok konuşucusu İran Azerbaycanı'nda bulunan dil, Azerbaycan Cumhuriyeti'nin resmî dilidir. Rusya'ya bağlı özerk bir cumhuriyet olan Dağıstan'ın ise resmî dilleri arasında yer alır.

Ermenice, Ermeniler tarafından kullanılan Hint-Avrupa dil ailesinden bir dildir. Kendi alfabesi ve Doğu Ermenicesi ve Batı Ermenicesi olarak iki lehçesi vardır. Doğu Ermenicesi Ermenistan'ın resmî dilidir. Türkiye'de ve Ermeni diasporasında çoğunlukla Batı Ermenicesi kullanılır. Hint-Avrupa dil ailesi'nin bağımsız bir alt grubudur.

Macarca (kendi dilinde

Ukraynaca, Doğu Slav dillerine ait bir dil. Ukrayna'nın resmî dilidir. Türkçede bu dilin adı için Ukrain/Ukrayn millet adından hareketle Ukraince veya Ukraynca kullanımı da vardır.

Altuğ Taner Akçam, Türk tarihçi ve sosyolog.

Türk dilleri veya Türkî diller, Doğu Avrupa'dan Sibirya ve Çin'in batısına dek uzanan bir alana yayılmış ve içerisinde 35 yaşayan dil barındıran dil ailesi. Toplamda yaklaşık 180 ile 200 milyon kişi tarafından konuşulan Türk dillerinin en çok konuşulan lehçesi Türkçe olup tüm Türk dili konuşurlarının %40'ı bu dili konuşmaktadır. Bu dili Azerice, Özbekçe, Uygurca, Kazakça, Türkmence ve Tatarca takip etmektedir.
Türkiye Ermenileri, Türkiye sınırları içinde yaşayan ve Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan etnik azınlıktır. 1914-1921 yılları arasında 2 milyondan fazla olan Ermeni nüfusunun, günümüzde 40.000 ila 76.000 arasında olduğu tahmin edilmektedir. Bugün Türkiye Ermenilerinin ezici çoğunluğu İstanbul'da yaşamaktadır. Kendi gazetelerini, kiliselerini ve okullarını desteklemektedirler ve çoğunluğu Ermeni Apostolik inancına mensuptur ve Türkiye'deki Ermenilerin azınlığı Ermeni Katolik Kilisesi'ne veya Ermeni Evanjelik Kilisesi'ne mensuptur. Dört bin yıldan fazla bir süredir tarihi anavatanlarında yaşadıkları için Ermeni Diasporası'nın bir parçası olarak görülmemektedirler.
Şeybanîler, Cengiz Han'ın oğullarından Cuci'nin 5. oğlu ve Batu'nun kardeşi olan Şeyban'ın (Şiban) sülalesinden olup Özbekleri yöneten Ebu'l Hayr tarafından kurulmuş Türk veya Türk-Moğol sonradan Farslaşan hanlık.

Halaçça, İran'da konuşulan bir Türk dilidir. Yazı dili kimliği yoktur, ağız olarak konuşurlara sahiptir. 2017 sayımlarına göre 52.800 konuşanı vardır. Bu dil Alman türkolog Gerhard Doerfer'in dikkatini çekmesiyle o güne kadar dilleri açısından sıradan bir Türk halkı oldukları, Azericenin bir ağzını konuştukları düşünülen Halaçlar ve dilleri Türk dilbilim araştırmalarında önemli bir yere sahip oldu. Fakat daha sonra Halaçlar'ın bir Azeri halkı olmadığı gibi dilleri de Azericenin bir ağzı olmayıp Eski Türkçeden de özellikler gösteren bir Türk dili olduğu ortaya çıktı. Dil, günümüzde büyük ölçüde Farslaşmıştır. Dilde belirsiz kökenli yaklaşık 150 kelime vardır.

Tuvaca, Tuva Türkçesi, Tuva dili, Rusya'ya bağlı özerk Tuva Cumhuriyetinde Tuvalar tarafından konuşulan Sayan dilleri grubundan çağdaş Türk yazı dillerinden biridir. Tuva Cumhuriyeti'ndeki 250.000 civarındaki Tuva nüfusunun yanı sıra, kuzey-batı Moğolistan'da 27.000 kişi ve Çin'in adlandırmasıyla Sincan Uygur Özerk Bölgesi'ne Türk Dünyasındaki adlandırmayla Doğu Türkistan'a bağlı Altay İli'nde 2.400 kişi bu dili konuşmaktadır. Ayrıca Buryat Özerk Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti'nde ve Kazakistan'da az sayıda Tuvaca konuşanlar vardır.

Hemşince, arkaik bir Ermenice lehçesi olup Batı Ermenice içerisinde sınıflandırılır. Doğu Karadeniz'de kendilerini Hemşinliler olarak adlandıran kişilerce konuşulur.
Robert Dankoff, Chicago Üniversitesinde Türkçe ve İslâm ile ilgili araştırmalar yapan bir profesördür.

Hamidiye Katliamları veya bazı Türkçe olmayan kaynaklarda geçen adlarıyla 1894-1896 Ermeni katliamları ve Büyük Katliamlar, 1890'ların ortalarında Osmanlı İmparatorluğu hükûmeti tarafından ülkede yaşayan Ermenilere yapıldığı iddia olunan katliamlardır. Katliamlar sonucu ölenlerin sayısı 80.000 ile 300.000 arasında gösterilmekte, dönemin gazete haberlerine göre 50.000 çocuğun ise yetim kaldığı belirtilmektedir. Kırım, The New York Times 'ın Eylül 1895 tarihli makalesindeki başlıkta Ermeni Holokost olarak geçiyordu. Buna karşın Osmanlı kaynakları ise aksi iddia olarak böyle bir sayıda Ermeninin öldürülmediği Müslümanların katledildiği Ermeni Çetelere karşı operasyon yapılıp bu çetelerin ve isyanların bastırıldığı iddiasındadır.
Kuzeydoğu ağzı veya Toju ağzı Tuva Cumhuriyetinin kuzeydoğusunda, Biyhem akarsuyunun üst havzasında, Toju bölgesinde söyleşilen, Tuva ağzılarının arasında en sade, bozulmamış ve eski Tuva Türkçesine en yakın ağızdır. Toju bölgesinin ulusu Toju yerine Todu demektedirler. Tuva Cumhuriyetinde Toju ağzı günümüzde artık çok az kişi toplam 5000 kişi söyleşmektedir. Toora-hem, İy, Adır-Kejik yerleşimlerinde ve yaylaklarda yaşayanlar tarafından konuşulur. Halkı geyik (ivi) ve avcılık yapar. Tuva'nın öbür bölgelerinden çok uzak olan bu bölge diğer ağızlara göre biraz daha farklıdır. Tuva Türklerinden bazı araştırmacılar Toju ağzını da iki topluluğa ayırır. Akarsu boyu konuşması ve tayga (ormanlıktakilerin) konuşması.

Nikolay Mikhailovich Karamzin, Rus yazar, şair, tarihçi ve eleştirmen. Rus Devlet Tarihi adlı 12 ciltlik çalışmasıyla tanınmıştır. Bu eseri Rusya'da çok eski devirlerde yaşamış olan kavimlerden Kimmerler, İskitler ve Sarmatlar ile başlar. Karamzin Rusya'daki tutucu akımın kurucusu olarak bilinmektedir. Çalışmalarının en önemli özelliği, günlük dil ile edebi dili birbirine yaklaştırmasıdır. Bu çalışmalarının öncülüğünde, edebiyatta dilde sadeleşmeye gidilmiştir. Rusça, eski Slavcanın ağdalı dilinden arındırılmış; uzun ve karmaşık tümcelerin yerini daha sade bir sözdizimi almıştır. Çağdaşı ve kendisi gibi Rusçaya büyük katkılar sağlamış Lomonosov'un aksine kısa ve kolayca anlaşılabilen tümceler yazma taraftarıdır. Bunun yanında Rus dilinin kelime dağarcığını yeni sözcüklerle çeşitlendirmiştir. O dönemde edebi dil için kelime açısından yeniliğe ihtiyaç duyulmaktaydı. Bu yenilik ihtiyacını Karamzin karşılamıştır: Fransızcadan alınan birçok kelimeyi Rus diline kazandırarak Rus edebi dilini zenginleştirmeye oldukça önemli katkılar sağlamıştır. Sonuç olarak modern Rusçada dahi Karamzin'in günlük kullanıma kazandırdığı birçok kelime kullanılmaktadır. Bunun yanında yabancı dillerdeki kelimeleri Rusça dilbilgisinin gereklerine uyarlayarak büyük bir reform gerçekleştirmiştir. Bu kelimelere örnek olarak şunlar verilebilir: Serious: серьёзный, Moral: моральный, Aesthetic: эстетический Auditorium: аудитория, Harmony: гармония Enthusiasm: энтузиазм.

Ermeni Soykırımı'nın inkârı, Ermeni Kırımı'nın soykırım olarak tanımlanamayacağını savunan veya iddiaların bilimsel yollarla, belgelerle açıklanması gerektiğini savunan tezdir. Ermeni Soykırımı'nın inkârı, bazı ülkelerde tamamen yasaklanmışken bazı ülkelerde soykırım olduğunu ifade etmek hoş karşılanmamaktadır. Pek çok kaynakta ölen insanların sayısı soykırım olduğuna kanıt olarak gösterilmektedir. Ancak bazı araştırmacılara göre de bir soykırım söz konusu değildir. Bu yaklaşımda olanlar, zamanın hükûmetinin bir Ermeni Tehciri gerçekleştirdiğini, olumsuz şartlardan dolayı birçok insanın öldüğünü söylemektedir.

1915 ve 1917 yılları arasında en az 800.000 Ermeni'nin öldürüldüğü Ermeni Kırımı'nın tarihyazımı I. Dünya Savaşı'nın sonundan beri değişikliklere uğradı. Türkiye'nin dışındaki tarihçilerin çoğu Kırım'ın meydana geldiğini ve olayların bir soykırım olduğunu savunmaktadır, ancak bununla birlikte Kırım'ın sebepleri ve motivleri gibi bazı önemli hususların yorumlanmasında büyük farklılıklar vardır.
Kırım Tatar edebiyatı eserlerinin en eskileri, Altın Orda döneminde, altın çağı ise Kırım Hanlığı döneminde verilmiştir.

Ermeni - Azeri kültür ilişkileri, iki etnik grup arasındaki dil ve kültür ilişkileridir.