İçeriğe atla

Tümörü infiltre eden lenfositler

Bir kalın bağırsak kanseri olgusunda Hemotoksilen-Eozin ile boyalı, tümörü infiltre eden lenfositlerin mikroskop görüntüsü.

Tümörü infiltre eden lenfositler veya tümöre infiltre lenfositler(İngilizce: tumor-infiltrating lymphocytes), urun içine göçmüş ve kan dolaşımından ayrılmış akyuvarlardır. Bunlardan en çok bulunanı T hücreleri olup değişken oranlarda tek çekirdekli bağışık hücreleri, değişik türdeki karışık hücreler(T hücreleri, B hücreleri, doğal öldürücü hücreler, makrofajlar) de bunların içerisindedir.[1]

Bu hücreler sıklıkla stromada ve urun içerisinde bulunur.[1]

Tümörü infiltre eden lenfositler tümör hücrelerini öldürmede iş görür. Urlarda lenfosit varlığı sıklıkla daha iyi klinik sonuçlarla birliktelik gösterir.[2][3][4]

Saptama ve özellikler

Tümör hücreleri arasında tümörü infiltre eden lenfosit varlığı bulunduğunda, sayısız ur hücresini stromada hücreler çevrelemiştir.[5] Bu hücrelerin histolojik tanımlarının değişik olduğu göz önünde bulundurulmalıdır.

CD3, tümör örneklerinde lenfositleri belirlemede kullanılır.[4]

Kanser prognozlarıyla ilişkileri

Kalın Bağırsak Kanseri

Lynch sendromunda görülebileceği gibi mikrosatellit dengesizliği (instabilitesi) kanserleriyle ilişkilidir.[6]

Tümörü infiltre eden lenfositlere gastrointestinal kanserlerde kontrol noktası baskılama tedavisi için gerek duyulur.[4]

Melanom

Tümörü infiltre eden lenfositler, melanomda önemli bir prognostik (kestirimsel, önbilisel) etkendir ve yüksek düzeyleri daha iyi sonuçlarla birliktedir.[7][8]

Bir otolog hücre sağaltımında kullanımı

Bunlar, metastatik melanom için deneysel bir otolog hücre tedavisi (Contego) için anahtardır.[9]

Adoptif hücre aktarımında kullanımı

Geçmiş

Ulusal Kanser Kurumu(National Cancer Institute)'nda Dr. Steven Rosenberg'in öncülüğünde kanser tedavisinde adoptif hücre aktarımı sağaltımı olarak tümörü infiltre eden lenfositler(TİL'ler) kullanılmıştır. Otolog lenfositler hastanın tümöründen yalıtılıp in vitro ortamda büyük sayıda kültürü yapılmaktadır. Tümörü infiltre eden lenfosit sağaltımından önce hastalara, yerel lenfositlerin yanıtlarını baskılayıp onları tüketmek için iliği yok etmeyen kemoterapi yapılır. Bir kez lenfosit kurutulur, hastalara interlökin 2(IL-2) ile karıştırılmış TİL'ler verilir. Lion Biotechnologies, bir kanser tedavisi olarak TİL ile adoptif hücre aktarımını geliştirmektedir.

Melanom için

Bugünlerde değişik merkezlerde, Sheba Hastanesi'ndeki Ella Kurumunu(İsrail)[10] ve Herlev'de Kopenhag Üniversitesi'ni(Danimarka) kapsayan tümörü infiltre eden lenfositler ile melanom sağaltım yöntemi üzerine çalışılmaktadır.[11][12]

Klinik deneylerde metastatik melanomlu hastaları sağaltmak üzere tümörü infiltre eden lenfositleri kullanılmaktadır. Hastaların yaklaşık yarısında urda %50 veya %50'den daha çok azalış gözlemlenmiştir.[13][14][15][16] Kimi hastalarda sağaltımdan yıllar sonra saptanmamış ur artışı ile birlikte tümden yanıt deneyimlendi.[17]

Başka kanserler için

Klinik deneylerde, kolorektal kanser(Kalın bağırsak kanseri)'deki gibi sindirim yolu kanserlerinin[18] ve serviks kanserindeki gibi insan papillom virüsleri(HPV)'yle ilişkili kanserlerin[19] sağaltımında TİL'lerin kullanımı üzerinde durulmaktadır.

Meme, sidik torbası, yumurtalık, akciğer kanserlerini de kapsayan sağaltımlarda TİL'lerin kullanımı üzerinde araştırmalar yürütülmektedir.

Ayrıca bakınız

Kaynakça

  1. ^ a b "Breast Cancer Immunology". 11 Haziran 2016 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 9 Temmuz 2016. 
  2. ^ Vánky F, Klein E, Willems J, ve diğerleri. (1986). "Lysis of autologous tumor cells by blood lymphocytes tested at the time of surgery. Correlation with the postsurgical clinical course". Cancer Immunology, Immunotherapy. 21 (1). ss. 69-76. doi:10.1007/BF00199380. PMID 3455878. 
  3. ^ Zhang L, Conejo-Garcia JR, Katsaros D, ve diğerleri. (Ocak 2003). "Intratumoral T cells, recurrence, and survival in epithelial ovarian cancer". The New England Journal of Medicine. 348 (3). ss. 203-13. doi:10.1056/NEJMoa020177. PMID 12529460. 
  4. ^ a b c "Immunotherapy Doubts Fading in GI Cancers". 30 Nisan 2016 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 9 Temmuz 2016. 
  5. ^ Garg, K.; Soslow, RA. (Aug 2009). "Lynch syndrome (hereditary non-polyposis colorectal cancer) and endometrial carcinoma". J Clin Pathol. 62 (8). ss. 679-84. doi:10.1136/jcp.2009.064949. PMID 19638537. 18 Ocak 2013 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 3 Ekim 2020. 
  6. ^ Iacopetta, B.; Grieu, F.; Amanuel, B. (Dec 2010). "Microsatellite instability in colorectal cancer". Asia Pac J Clin Oncol. 6 (4). ss. 260-9. doi:10.1111/j.1743-7563.2010.01335.x. PMID 21114775. 
  7. ^ Spatz (2007). "Protective effect of a brisk tumor infiltrating lymphocyte infiltrate in melanoma: An EORTC melanoma group study". Journal of Clinical Oncology, 2007 ASCO Annual Meeting Proceedings Part I. Vol 25, No. 18S (June 20 Supplement), 2007: 8519. 8 Mart 2012 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 9 Temmuz 2016. 
  8. ^ Galon (2006). "Type, Density, and Location of Immune Cells Within Human Colorectal Tumors Predict Clinical Outcome". Science 29 September 2006: 313 (5795), 1960-1964. 15 Ağustos 2015 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 9 Temmuz 2016. 
  9. ^ "Genesis Biopharma expands clinical focus to develop Contego for Stage IV metastatic melanoma". Haziran 2011. 16 Temmuz 2020 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 9 Temmuz 2016. 
  10. ^ "Clinical Responses in a Phase II Study Using Adoptive Transfer of Short-term Cultured Tumor Infiltration Lymphocytes in Metastatic Melanoma Patients" (PDF). []
  11. ^ "Adoptive cell therapy with autologous tumor infiltrating lymphocytes and low-dose Interleukin-2 in metastatic melanoma patients". 24 Şubat 2015 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 9 Temmuz 2016. 
  12. ^ "Methods to Improve Adoptive T-Cell Therapy for Melanoma: IFN-γ Enhances Anticancer Responses of Cell Products for Infusion". 
  13. ^ Dudley ME, Yang JC, Sherry R, ve diğerleri. (Kasım 2008). "Adoptive cell therapy for patients with metastatic melanoma: evaluation of intensive myeloablative chemoradiation preparative regimens". Journal of Clinical Oncology. 26 (32). ss. 5233-9. doi:10.1200/JCO.2008.16.5449. PMC 2652090 $2. PMID 18809613. 
  14. ^ Radvanyi LG, Bernatchez C, Zhang M, ve diğerleri. (Aralık 2012). "Specific lymphocyte subsets predict response to adoptive cell therapy using expanded autologous tumor-infiltrating lymphocytes in metastatic melanoma patients". Clinical Cancer Research. 18 (24). ss. 6758-70. doi:10.1158/1078-0432.CCR-12-1177. PMC 3525747 $2. PMID 23032743. 
  15. ^ Pilon-Thomas S, Kuhn L, Ellwanger S, ve diğerleri. (Ekim 2012). "Efficacy of adoptive cell transfer of tumor-infiltrating lymphocytes after lymphopenia induction for metastatic melanoma". Journal of Immunotherapy. 35 (8). ss. 615-20. doi:10.1097/CJI.0b013e31826e8f5f. PMID 22996367. 
  16. ^ Besser MJ, Shapira-Frommer R, Treves AJ, ve diğerleri. (Mayıs 2010). "Clinical responses in a phase II study using adoptive transfer of short-term cultured tumor infiltration lymphocytes in metastatic melanoma patients". Clinical Cancer Research. 16 (9). ss. 2646-55. doi:10.1158/1078-0432.CCR-10-0041. PMID 20406835. 
  17. ^ Rosenberg SA, Yang JC, Sherry RM, ve diğerleri. (Temmuz 2011). "Durable complete responses in heavily pretreated patients with metastatic melanoma using T-cell transfer immunotherapy". Clinical Cancer Research. 17 (13). ss. 4550-7. doi:10.1158/1078-0432.CCR-11-0116. PMC 3131487 $2. PMID 21498393. 
  18. ^ Clinical trial number NCT01174121 29 Haziran 2016 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi. for "A Phase II Study Using Short-Term Cultured, CD8+-Enriched Autologous Tumor-infiltrating Lymphocytes Following a Lymphocyte Depleting Regimen in Metastatic Digestive Tract Cancers" at ClinicalTrials.gov
  19. ^ Clinical trial number NCT01585428 6 Mart 2016 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi. for "A Phase II Study of Lymphodepletion Followed by Autologous Tumor-Infiltrating Lymphocytes and High-Dose Adesleukin for Human Papillomavirus-Associated Cancers" at ClinicalTrials.gov

Dış bağlantılar

İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">Akciğer kanseri</span> Akciğer dokularında gelişen bir hastalık

Akciğer kanseri, akciğer dokularındaki hücrelerin kontrolsüz çoğaldığı bir hastalıktır. Bu kontrolsüz çoğalma, hücrelerin çevredeki dokuları sararak veya akciğer dışındaki organlara yayılmaları ile (metastaz) sonuçlanabilir. Dünya Sağlık Örgütünün (WHO) raporuna göre akciğer kanseri tüm dünyada kanser türleri arasında en sık ölüme neden olan kanser türüdür ve tüm dünyada her yıl yaklaşık 1,6 milyon ölüme neden olmaktadır.

<span class="mw-page-title-main">Kanser</span> DNA hasarı sonucu hücrelerin kontrolsüz şekilde çoğalması

Kanserler (Habis tümörler, Malign tümörler), genellikle sürekli ve hızlı büyüyen tümörlerdir. Kapsülleri yoktur, büyürken sınır tanımazlar, çevresindeki dokuların ve damarların içine girerler (invazyon, infiltratif büyüme). Sıklıkla metastaz yaparlar. Tedavi edilmeyen ya da tedavisi gecikmiş kanserler ölümcüldür.

<span class="mw-page-title-main">Bağışıklık sistemi</span> canlılarda hastalıklara karşı koruma sağlayan biyolojik savunma sistemi bütünü

Bağışıklık sistemi, bir canlıdaki hastalıklara karşı koruma yapan, patojenleri ve tümör hücrelerini tanıyıp onları yok eden işleyişlerin toplamıdır. Sistem, canlı vücudunda geniş bir çeşitlilikte, virüslerden parazitik solucanlara, vücuda giren veya vücutla temasta bulunan her yabancı maddeye kadar tarama yapar ve onları, canlının sağlıklı vücut hücrelerinden ve dokularından ayırt eder. Bağışıklık sistemi, çok benzer özellikteki maddeleri bile birbirinden ayırabilir, örneğin; bir amino asidi farklı olan proteinleri bile birbirinden ayırabilecek özelliğe sahiptir. Bu ayrım, patojenlerin konak canlıdaki savunma sistemine rağmen enfeksiyon yapmaları için yeni yollar bulmalarına, bazı uyumlar sağlamalarına neden olacak kadar karmaşıktır. Bu mücadelede hayatta kalmak için patojenleri tanıyan ve onları etkisizleştiren bazı mekanizmalar gelişmiştir. Doğadaki tüm canlılar kendilerinden olmayan doku, hücre ve moleküllere karşı savunma sistemlerine sahiptirler. Hatta bakteriler gibi basit tek hücreli canlılarda da onları viral enfeksiyonlara karşı koruyan enzim sistemleri bulunur. Yüksek canlılardaysa çok daha karmaşık bir bağışıklık sistemi vardır. Omurgalılarda bağışıklık sistemi özel işlevlere sahip çok sayıda farklı hücre ve molekül içermektedir.

<span class="mw-page-title-main">Lenfatik sistem</span> lenf damarları ve lenfatik organlar ile lenfodik dokudan oluşan bir organ sistemi

Lenfatik sistem veya lenfoid sistem, omurgalılarda dolaşım sistemi ve bağışıklık sistemi'nin bir parçası olan bir organ sistemi'dir. Geniş bir lenf ağından, lenfatik damarlardan, lenf düğümlerinden, lenfatik veya lenfoid organlardan ve lenfoid dokulardan oluşur. Damarlar lenf adlı berrak bir sıvıyı kalbe doğru taşır.

Pankreas kanseri, pankreastaki sağlıklı hücrelerin kontrolden çıkıp hızla çoğalmaları sonucu ortaya çıkan hastalık. Pankreasın normalde yağ ve proteinlerin sindirilmesine yardımcı olan enzimlerin üretilmesi ve aralarında insülinin de bulunduğu hormonları salgılamak gibi işlevleri bulunur. Anormal hücreler, pankreasta tümör oluştururlar. Bu kötü huylu hücreler vücudun başka bölgelerine yayılabilirler (metastaz).

<span class="mw-page-title-main">Cilt kanseri</span>

Cilt kanseri, deriden kaynaklanan kanserdir. Vücudun diğer kısımlarını istila etme veya yayılma yeteneğine sahip anormal hücrelerin türemesinden kaynaklanırlar. Bazal hücreli karsinom, Skuamöz hücreli karsinom ve melanom olmak üzere üç ana cilt kanseri türü vardır. İlk ikisi, daha az yaygın olan bir dizi cilt kanseri ile birlikte melanom dışı cilt kanseri olarak bilinir. Bazal hücreli kanser yavaş büyür ve etrafındaki dokuya zarar verebilir ancak uzak bölgelere yayılma veya ölümle sonuçlanma olasılığı düşüktür. Genellikle üzerinde küçük kan damarları bulunan parlak, ağrısız, kabarık bir cilt alanı olarak görülür veya ülserli kabarık bir alan olarak ortaya çıkabilir. Skuamöz hücreli cilt kanserinin yayılma olasılığı daha yüksektir. Genellikle üstü pullu sert bir yumru olarak ortaya çıkar ancak ülser de oluşturabilir. Melanomlar en agresif olanlardır. Belirtileri arasında boyutu, şekli, rengi değişen, düzensiz kenarları olan, birden fazla renge sahip, kaşıntılı veya kanayan bir ben yer alır.

İmmünoterapi veya biyolojik terapi, bağışıklık sistemini aktive ederek veya baskılayarak hastalığın tedavi edilmesidir. Bir immün yanıtı ortaya çıkarmak veya güçlendirmek için tasarlanan immünoterapiler aktivasyon immünoterapileri olarak sınıflandırılırken, azaltan veya baskılayan immünoterapiler baskılama immünoterapileri olarak sınıflandırılır. İmmünoterapi, çeşitli kanser türlerini tedavi etme potansiyeli açısından ön araştırma aşamasındadır.

<span class="mw-page-title-main">Melanom</span> melanositlerden kaynaklanan malign (kötü huylu) bir kanser türüdür.

Melanom,, melanositlerden kaynaklanan malign bir kanser türüdür. Melanositler koyu renkli bir pigment olan melanin üreten hücrelerdir ve cilt renginden sorumludurlar. Genellikle deride bulunurlar ancak bağırsaklar ve göz gibi vücudun diğer bölgelerinde de bulunabilirler. Bu yüzden Malign Melanom, melanosit içeren vücudun herhangi bir bölümünden kaynaklanabilir.

<span class="mw-page-title-main">Onkovirüs</span>

Onkovirüsler ya da tümör virüsleri, kansere neden olabilen virüsler için kullanılan genel bir terimdir. Bu terim 1950-60'lı yıllarda akut dönüşüm gösterebilen retrovirüslerle ilgili çalışmalarla birlikte kullanılmaya başlandı. Virüslerin genomu RNA içerdiğinden sıklıkla oncornavirüsler terimi kullanılmıştır. Günümüzde genomu DNA veya RNA içeren ve kansere neden olan herhangi bir virüs anlamına gelir ve "tümör virüsü" ya da "kanser virüsü" ile eşanlamlıdır. Bununla birlikte insan ve hayvan virüslerinin büyük çoğunluğu kansere neden olmaz.

<span class="mw-page-title-main">Tümör nekroz faktörü alfa</span>

Tümör nekroz faktörü ; sistemik inflamasyonda yer alan bir hücre sinyal proteinidir (sitokindir) ve akut faz reaksiyonunu oluşturan sitokinlerden biridir. CD4+ lenfositler, NK hücreleri, nötrofiller, mast hücreleri, eozinofiller ve nöronlar gibi diğer birçok hücre tipi tarafından üretilebilmesine karşın, esas olarak aktif makrofajlarca üretilir. TNF, homolog bir TNF alanına sahip çeşitli transmembran proteinlerden oluşan TNF süper ailesinin bir üyesidir.

Onkolojide metastazektomi, bir organdan başlayıp diğer organlara yayılan ikincil tümörler olan metastazların cerrahi olarak rezeksiyonudur.

<span class="mw-page-title-main">Rabdomyosarkom</span> iskelet kası progenitörlerinden kaynaklanan iskelet kası kanseri

Rabdomyosarkom (RMS), iskelet kası miyositlerinde tam olarak farklılaşamayan mezenkimal hücrelerden gelişen oldukça agresif bir kanser türüdür. Tümör hücreleri rabdomiyoblast olarak tanımlanır.

<span class="mw-page-title-main">Tümör mikro çevresi</span>

Tümör mikro çevresi (TME), tümörün etkileşim içerisinde olduğu hücresel ortamdır. Bu hücresel ortam; kanser hücrelerini, stromal dokuyu ve hücre dışı matriksi içeren dinamik bir ağı oluşturmaktadır. TME, tümördeki kanserli olmayan hücreleri ve bu hücreler tarafından ifade edilen, tümör büyümesine katkıda bulunan proteinleri içermektedir. Yapılan çalışmalar, tümör mikro çevresinin kanser tedavilerine direnci artıran kritik bir faktör olduğunu göstermektedir.

Moleküler onkoloji; tümörlerin moleküler düzeyde araştırıldığı ve kanser kimyası ile ilgilenen disiplinler arası bir daldır. Kanser riskinin öngörülmesinden kanserin tedavi edilmesine kadar birçok konuda önemli rol oynamaktadır.

Tıpta Nötrofil Lenfosit Oranı (NLR) belirti göstermemiş İnflamasyon belirteci olarak kullanılır.

<span class="mw-page-title-main">Testis kanseri</span>

Testis kanseri, erkek üreme sistemi’nin parçası olan testislerde oluşan kanser'dir. Belirtileri, testiste yumru veya testis torbası'nda şişlik veya ağrıyı içerebilir. Tedavi kısırlık ile sonuçlanabilir.

Terapötik aşı, bir hastalık veya enfeksiyon meydana geldikten sonra uygulanan bir aşıdır. Terapötik aşı, bir enfeksiyonla savaşmak için hastanın bağışıklık sistemini harekete geçirerek çalışır. Terapötik bir aşı, profilaktik bir aşıdan farklıdır; profilaktik aşılar bireylere enfeksiyon veya hastalıktan kaçınmak için bir önlem olarak uygulanırken, terapötik aşılar birey hastalık veya enfeksiyondan zaten etkilendikten sonra uygulanır. Terapötik aşı, vücudu gelecekteki hastalıklara ve enfeksiyonlara karşı korumak için bağışıklık kazandırmak yerine vücuttaki mevcut bir enfeksiyonla savaşır.

Kanser aşısı, mevcut kanseri tedavi eden ya da kanser gelişimini önleyen bir aşıdır. Mevcut kanseri tedavi eden aşılar, terapötik kanser aşıları veya tümör antijen aşıları olarak bilinir. Aşıların bazıları "otolog" olup, hastadan alınan örneklerden hazırlanır ve o hastaya özgüdür.

Lenfositopeni, kanda bulunan lenfosit adı verilen beyaz kan hücrelerinin normalden daha düşük seviyede olması durumudur. Lenfositler, bağışıklık sistemimizde önemli roller oynayan hücrelerdir. Bu duruma aynı zamanda lenfopeni de denir. Bunun zıttı ise, lenfositlerin aşırı derecede yüksek olduğu lenfositozdur.

<span class="mw-page-title-main">PD-1 ve PD-L1 inhibitörleri</span> ilaç sınıfı

PD-1 inhibitörleri ve PD-L1 inhibitörleri, hücrelerin yüzeyinde bulunan PD-1 ve PDL1 immün kontrol noktası proteinlerinin aktivitesini bloke eden bir grup kontrol noktası inhibitörü antikanser ilaçtır. İmmün kontrol noktası inhibitörleri, çeşitli kanser türleri için ön basamak tedavi olarak ortaya çıkmaktadır.