İçeriğe atla

Sızma Höyük

Arkeolojik Höyük
Adı:Sızma Höyük
il:Konya
İlçe:Selçuklu
Köy:Sızma
Türü:Höyük
Tahribat:Yapılaşma (yoğun)[1]
Tescil durumu:Tescilli[1]
Tescil No ve derece:1904 / 1,3
Tescil tarihi:02.03.2002
Araştırma yöntemi:Kazı

Sızma Höyük, Konya ili'nin Selçuklu İlçesi'nin kuzeyinde, Sızma Köyü'nün hemen kuzeyinde, Konya kent merkezinin 30 km.[2] kuzeybatısında yer alan bir höyüktür. Höyüğün kuzeybatısında Roma Dönemi'nden kalma Kurşunlu Kalesi, kuzeyinde ise yine aynı döneme ait Nevine Kalesi yer alır. Höyük, 150 x 150 boyutlarında olup 25 metre yüksekliktedir.[3]

Yazılı tarih öncesi çağlardan beri yerleşme gören bir bölge olduğu anlaşılmaktadır. Yerleşme yerinin MÖ 2. binyıldan itibaren Sızma ile Ladik arasındaki ulaşım hattı üzerinde bulunduğu bilinmektedir. Bölge, antik Lykaonia, Doğu Frigya ve Pisidia bölgeleri arasında yer almaktadır.[3] Asur Ticaret Kolonileri Çağı'nda Orta Anadolu ticaret ağının batı yönündeki açılımının, Aksaray / Acemhöyük'ten Konya / Eğribayat - Aşağı Pınarbaşı üzerinden Sızma Höyük'e ulaştığı düşünülmektedir.[4]

Ayrıca Sızma'nın Meter Zizimene (Zizima Ana) kültü merkezi olduğu ileri sürülmektedir. Bu kültle ilgili çanak çömlek buluntuları yanında Ana Tanrıça'ya ait birçok Roma Dönemi adakları ele geçmiştir. Ana Tanrıça adakları dışında çok sayıda Angdistis Epekoos, Helios, Zeus ve Ares adakları da vardır.[5] Muhtemelen bu nedenle höyüğün Eskiçağ'da Zizima ya da Zizime olarak bilindiği ifade edilmektedir.[3]

Kazılar

Höyükteki kazı çalışmaları 1924 yılında Michigan Üniversitesi adına D. M. Robinson tarafından yürütülmüştür. Daha sonra 1941 yılında Remzi Oğuz Arık başkanlığında yüzey araştırmaları yürütülmüştür. Kazılarda ele geçen ve Konya Arkeoloji Müzesi'ne verilen buluntular üzerinde 1996 yılında H. Bahar tarafından çalışmalar yapılmıştır.[3] Ayrıca 2007 yılında H. Bahar ve ekibi tarafından yürütülen Konya ve Karaman İlleri ve İlçeleri 2007 Yılı Arkeolojik Yüzey Araştırması sırasında da höyükte araştırma yapılmıştır.[5] Robinson tarafından yapılan kazı çalışmaları yerleşmede Ana Tanrıca Mitri Zizimene'ye ait bir tapınağı ortaya çıkarmak içindi. Dorymenes tarafından Zizimene'yle ilişkilendirilen Roma Yunancasıyla yazılmış bir kitabe bulunmasına ve sondajda 25 metreye kadar derine inilmesine karşın tapınak kalıntılarına ulaşılamamıştır. On sondajda yürütülen bu kazı çalışması tek ve önceden belirlenmiş bir hedefe yönelik olarak yapılmış görünmektedir. Bilimsel anlamda bir kazı çalışması olmadığı ileri sürülmektedir.[6]

Tabakalanma

Höyük ve çevresinde 1941 yılında Remzi Oğuz Arık başkanlığında yapılan yüzey toplamalarında Kalkolitik Çağ'dan başlayarak Klasik Çağlar'a kadar uzanan dönemlere ait çanak çömlek parçaları toplanmıştır. Malzeme ağırlıklı olarak Erken Tunç Çağı'na aittir. H. Bahar'ın çalışmalarında ise Kalkolitik Çağ, Erken Tunç Çağı, Geç Tunç Çağı, Erken ve Geç Demir Çağı, Helenistik Dönem ve Roma Dönemi çanak çömleği ve maden cürufları ele geçmiştir.[3]

Buluntular

Yüzey toplamalarında ele geçen maden cüruflarından yerleşmede Antik Dönemlerde bakır ve kurşun yataklarından maden üretimi yapıldığı anlaşılmaktadır.[5] Ayrıca yakınlardaki cıva yataklarının milattan önceki yıllara kadar eski dönemlerde de işletildiği tahmin edilmektedir.[7]

R. O. Arık toplamalarında ele geçen çanak çömlek parçalarının Alişar, Alacahöyük, Karaoğlan ve Ahlatlıbel buluntularıyla benzerlik gösterdiği belirtilmektedir.[8]

Çanak çömlek buluntuları biçim ve renk olarak Ege Uygarlıkları'ndan eski Girit Uygarlığı çanak çömleği grubuna girmektedir. Bu çerçevede MÖ 2500 – 3000 yılları önerilmektedir.[8] Hamur renkleri çeşitlilik göstermektedir. Açıktan koyuya kahverengi tonlar, kiremit rengi, değişik tonlarda gri renkli hamurla çalışılmıştır. Hamurlarında bolca mika, kum ve saman katkı kullanılmıştır. Hem el yapımı, hem de çark yapımı ve farklı pişme derecelerinde çanak çömlek buluntuları vardır. Bazılarının oldukça ince bir işçilik gösterdiği görülmektedir. Geniş bir biçim çeşitliliği vardır.[9]

Daha çok krem rengi astarlı olan kaplar siyah ve kahverengi paralel şeritler ve dalga bezekleriyle işlenmiştir. Renkli kaplar içinde ise gri çanak çömlek ağırlıklıdır. Bu kaplar Gordion kaplarıyla benzerlik gösterir. Bunların yanında kahverengi ve devetüyü renkte farklı biçimlerde kaplar da mevcuttur. Bu buluntular dolayısıyla yerleşme büyük ölçüde Batı, Güneybatı Anadolu ve Orta Anadolu ile ilişkilendirilmektedir.[10]

Kazı ve yüzey toplamalarında ele geçen buluntular içinde en önemlileri yerleşimdeki inanç sistemini yansıtan buluntulardır. "Ana Tanrıça Mitri Zizemene" ifadesi yer alan kitabe yanında Ana Tanrıça'yı betimleyen heykelcikler söz konusu buluntuları oluşturur. Sırma Höyük'te Zizimene adı altında Kibele'ya tapıldığı kabul edilmektedir.[11] İki yanında aslan figürü yer alan Tanrıça heykelcikleri, aslanlı tahtlarda oturur biçimde tasvirler edilen Tunç Çağı Mezopotamya'sının İnanna - İştar'ı ve Mısır inancındaki İsis - Sekhmet'i ile[12] Çatalhöyük'ün iki yanındaki leoparlarla betimlenen heykelcikleri arasındaki benzerlik dikkat çekicidir.[11]

Sızma Höyük 1960 yıllarda Pisidia Bölgesi'nde araştırmalar yapan James Mellaart tarafından Sultandağ Grubu olarak tanımlanan kültür grubu içinde değerlendirilmiştir. Yerleşmenin, MÖ 2500 – 3000 yıllarında büyük olasılıkla geniş bir siyasi birlik ve geniş bir ticaret ağı içinde yer aldığı düşünülmektedir.[13]

Dış bağlantılar

Kaynakça

  1. ^ a b "TAY – Yerleşme Ayrıntıları". 4 Mart 2016 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 21 Şubat 2013. 
  2. ^ Seher Özdemir, Sh.: 8
  3. ^ a b c d e "TAY –- Yerleşme Dönem Ayrıntıları". 4 Mart 2016 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 21 Şubat 2013. 
  4. ^ Seher Özdemir, Sh.: 14
  5. ^ a b c "TAY –- Yerleşme Dönem Ayrıntıları". 4 Mart 2016 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 21 Şubat 2013. 
  6. ^ Seher Özdemir, Sızmahöyük ve Tanrıça Zizimene Kültü 21 Şubat 2013 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi. Sh.: 4
  7. ^ Seher Özdemir, Sh.: 12
  8. ^ a b Seher Özdemir, Sh.: 5
  9. ^ Seher Özdemir, Sh.: 57
  10. ^ Seher Özdemir, Sh.: 5 - 6
  11. ^ a b Seher Özdemir, Sh.: 39
  12. ^ Seher Özdemir, Sh.: 18
  13. ^ Seher Özdemir, Sh.: 60

Kaynakça

İlgili Araştırma Makaleleri

Fikirtepe Höyüğü, İstanbul İli'nin Anadolu yakasında, Kadıköy İlçe merkezinin birkaç kilometre doğusunda, Fikirtepe Tepesi'nin doğu kenarında yer alan bir düz yerleşmedir. Denizden 26 metre yükseklikteki yayvan bir tepenin güney-güneydoğu kesiminde, Kalamış Koyu'nda Marmara Denizi'ne dökülen Kurbağalıdere'ye doğru uzanan yamaçta bulunmaktaydı. Günümüz yerleşiminin altında kalmış ve tümüyle tahrip olmuştur. Yerleşmenin Kalamış Koyu'na mesafesi 1.300 metre, Kadıköy Koyuna ise 2 km.dir. eski çağlarda çevrenin ormanlık olduğu, bu yüzden balıkçılık, avcılık ve sınırlı ölçüde de olsa tarım olanaklarına sahip olduğu düşünülmektedir.

<span class="mw-page-title-main">Demircihöyük</span>

Demircihöyük, Bilecik il merkezinin yaklaşık olarak 25 km. batısında, Çukurhisar ilçesinin kuzeybatısında yer alan bir höyüktür. Eskişehir Ovası'nın batı kenarındaki höyük 80 metre çapında, 5 metre yüksekliktedir. Yerleşim gördüğü dönemlerde genişlik ve yüksekliğinin çok daha fazla olduğu yapılan sondajlardan anlaşılmaktadır. Buluntular Eskişehir Arkeoloji Müzesi'nde sergilenmektedir.

Küllüoba Höyüğü, Eskişehir İl merkezinin 35 km. güneydoğusunda, Seyitgazi İlçesi'nin 15 km. kuzeydoğusunda, Yenikent Köyü'nün 1.300 metre güneyindedir. Tepe, 300 x 150 metre ölçülerinde, 10 metre yükseklikte bir tepedir. Frigya dağlık bölgesinin kuzeyinde, yukarı Sakarya ovalarının batısında yer almaktadır. Ankara, Konya ve Afyon civarından gelen tüm doğal ulaşım hatları Küllüoba'nın bulunduğu bölgede birleşmektedir ve buradan batıya, Eskişehir, İznik, İnegöl ovalarına uzanır. Bu batıya giden yollar, Kuzey Ege, Güney Marmara, dolayısıyla Balkanlar'a devam eder.

İmikuşağı Höyüğü, Elazığ İli, Baskil İlçesi, İmikuşağı Köyü'nün kuzeybatısında yer alan bir höyüktür. Fırat'ın doğu kıyısındadır. Tohma Çayı'nın Fırat'a döküldüğü bölgenin karşısındadır. Nehir yatağından 38 metre yüksekteki höyük 200 x 150 metre boyutlarındadır. Ovadan yüksekliği ise 20 metredir.

Zank Höyük, Nevşehir İl merkezinin kuzeydoğusunda, Avanos İlçesi'nin Sarılar kasabasının yaklaşık 4 km. kuzeybatısında yer alan bir höyüktür. Tepe yaklaşık 300 metre çapında ve 30 metre yüksekliktedir. Höyüğün 20 dönüm kadar bir alana yayılmış olduğu tahmin edilmektedir.

Karaoğlan Höyüğü, Ankara İl merkezinin 25 km. güneyinde, Mogan Gölü'nün güneydoğu ucunda yer alan bir höyüktür. Bulunduğu bölge Ankara bölgesinden güneydoğu ve güneybatı yönlerine uzanan ana ticaret yollarının kavşağı durumundaydı. Tepe, 260 x 180 metre boyutlarında ve 18-20 metre yüksekliğindedir. Höyük Ankara – Konya kara yolu üzerindedir.

Boyalı Höyük, Çorum İl merkezinin güneybatısında, Sungurlu İlçesi'nin kuzeybatısında, Yörüklü belde merkezinin 2 km. doğusunda yer alan bir höyüktür. Höyük, Yörüklü'nün genişlemesiyle artık bir mahallesi haline gelen eski Güloluk Köyü'nün 450 metre doğusundaydı. Yerleşmenin bulunduğu vadi, Delice Havzası ile Kaledere dağlık bölgesi arasında uzanmaktadır. Bölge, MÖ III. binyılda Hatti Kültürü'nün çekirdek bölgesi olarak görülmektedir. Bu nedenle Boyalı Höyük kazıları bölgesel bir çalışmanın odak noktasını oluşturmaktadır. Diğer yandan Hüseyindede Höyüğü ve Fatmaören Höyüğü'ne yaklaşık 7 km. mesafededir. Üç höyük de birer Hitit yerleşmesidir.

Fatmaören Höyüğü, Çorum'un Sungurlu İlçe'sinin Yörüklü beldesinin 500 metre batı kuzeybatısında yer alan bir höyüktür. Hüseyindede Höyüğü'ne kuş uçuşu 2,5 km. mesafededir. Höyük üç doğal yükselti üzerinde oluşmuştur. En yüksek noktasında tarla seviyesinden 25 metre yüksekliktedir. Fatmaören Tepesi olarak bilinen bu üç yükselti, çevrenin kurak ve çorak olmasına karşın sulak bir bölgede, adeta bir vaha görünümündedir. Boyalı Höyük, Hüseyindede Höyüğü ve Fatmaören, MÖ III. binyılda Hitit Kültürü'nün çekirdek bölgesi olarak görülmektedir.

Yassıhöyük, Denizli İl merkezinin güneydoğusunda, Acıpayam İlçe'sinin 8 km. kuzeyinde, günümüzde belde olan Yassıhöyük Köyü'nün hemen kuzeyinde yer alan bir höyüktür. Höyüğü oluşturan iki tepeden büyük olanı 350 x 200 metre boyutlarında, 14 metre yükseklikte, diğer ise 190 x 150 metre boyutlarında ve 5 metre yüksekliktedir. Kültür toprağı ova tabanından en az 4 metre daha derine uzanmaktadır. Denizli İli, Acıpayam ilçesinin Yassıhöyük Köyü yakınlarındaki aynı adla bilinen höyük, arkeoloji yazınında Yassıhöyük 1 olarak geçmektedir.

Karavelyan Höyüğü, Diyarbakır'ın doğusunda, Bismil İlçesi'nin 13 km. doğusunda, Bismil'in Tepe Beldesi, Merdan Köyü'nün yaklaşık 2 km. batısında, Karavelyan Düzünün kuzeydoğu ucunda yer alan bir höyüktür. Arkeoloji yazınında Karavelyan Tarlası 2 olarak da geçmektedir. Höyüğün çok yakınında Çeltikdüzü olarak bilinen bataklık bir alan vardır. Birbirine yakın iki hafif yüksek iki düzlük, yöre halkı tarafından Karavelyan ve Hınçıka olarak adlandırılır. Bu iki düzlükten batıdaki Karavenyan, devlet haritalarında Karaveyan Düzü olarak geçer. Tepe, 75 metre çapında olup 1-2 metre yüksekliktedir. Dicle'nin güney, Savur Çayı'nın batı kıyısındadır. Çevre, birikinti sekileri, yaz kış akan akarsularla verimli topraklara sahip olduğu gibi hayvancılık için uygun otlak alanları vermektedir. Yerleşme yeri olarak seçilmesinde bu çevresel özelliklerin belirleyici olduğu düşünülmektedir. Çok küçük bir höyük olup bir Halaf yerleşmesidir. Hınçıka Höyük yüzey araştırmalarında ulaşılan buluntulardan, Höyük'ün Orta Asur ve Geç Asur Dönemleri'nde iskan edildiği anlaşılmaktadır. Karavelyan Höyük'te iskanın MÖ 5700 yıllarında başladığı ileri sürülmektedir. Yerleşimin Halaf Dönemi'nden sonra terk edildiği, Orta Asur Dönemi'nde ise Karavelyan'ın değil 100 metre doğudaki Hınçıka Höyük'e yerleşildiği belirtilmektedir.

Girharrin Höyüğü, Mardin il merkezinin 11 km. güney-güneydoğusunda, Mardin - Nusaybin karayolunun hemen batısında, eski adı Girharrin olan Ortaköy Köyü'nün ortasında yer alan bir höyüktür. Bazı kaynaklarda Gülharrin olarak geçmektedir. Tepe, teraslarıyla birlikte 400 x 300 metre boyutlarında ve 40 metre yüksekliktedir. Navala Kutte Vadisi'nde yer alan ve Riji Deresi'nin batı tarafında olan höyük, bu vadinin kuzeydoğu yönünde doğal bir geçit sağlamaktadır. Asur Ticaret Kolonileri Çağı'nda Kültepe Karum'a uzanan ve Kral Yolu olarak bilinen ana ticaret hattının yerleşimden geçtiği bilinmektedir. Tepenin ve köyün eski adı olan Girharrin'in, gir (tepe) ve harrin (yol) sözcüklerine dayandığı ileri sürülmektedir. Diğer yandan Asur belgelerinde adı Huzirina olarak geçen kentin burası olduğu düşünülmektedir.

Çaltılar Höyüğü, Muğla İl merkezinin doğu-güneydoğusunda, Fethiye ilçesinin kuzeydoğusunda, Elmalı ilçesinin 30 km. kuzeybatısında, Çaltılar Köyü'nün yanında yer alan bir höyüktür. Orta büyüklükte bir höyüktür. Höyük'ün yaklaşık 3 hektarlık bir alana yayıldığı belirtilmektedir.

Arvalya Höyük, İzmir ili Selçuk ilçesinin ve antik Efes kentinin güneybatısında, Selçuk - Kuşadası kara yolunun hemen kenarında yer alan bir höyüktür. Gülhanım ya da Gül Hanım olarak bilinen bir tarlanın güney kesiminde bulunması nedeniyle bazı kaynaklarda bu adla geçmektedir. Yerleşimin iskan edildiği dönemlerde Ege Denizi kıyısında olduğu anlaşılmaktadır. Selçuk'a yaklaşık 4 km. mesafededir. Eski adı Kenchios olan Arvalya Çağı kenarında, Küçük Menderes Deltası'na açılan bir vadidedir.

Aharköy Höyük, Bilecik il merkezinin güneydoğusunda, eski adı Aharköy olan Yeşilyurt Köy'nün 2 km kadar güneybatısında yer alan bir höyüktür. Tepe, 100 metre çapında olup 4-5 metre yüksekliktedir. Bölgenin küçük höyüklerinden biridir. Bazı arkeolojik kaynaklarda Sarıket Mezarlığı olarak geçen Demircihöyük'ün 5 km kuzeyindedir. Doğalgaz hattı döşenmesi sırasında Höyük'ün batı kesimi kısmen tahrip edilmiştir.

Gavurtepe Höyük, Manisa İl merkezinin güneydoğusunda, Alaşehir İlçesi'nin güneybatısında, Gediz Ovası'nda Sarıkız Çayı'nın batı yakasında yer alan bir höyüktür. Yamaçları oldukça dik ve sarp bir tepedir. Bulunduğu yer olarak, hem batı kesimindeki yerleşimlerle, hem de Hitit topraklarının batı yerleşimleriyle ulaşım sağlayabilecek konumda görünmektedir. Öte yandan Gediz Vadisi üzerinden Balıkesir ve Denizli ulaşımları üzerindedir.

Bahçetepe Höyüğü, Aydın il merkezinin doğusunda, Sultanhisar İlçesinin 5 km. batısında yer alan bir höyüktür. Ova seviyesinden 8 metre yükseklikte oval bir tepedir. Çiftekahveler yol ayrımında Ayrancılar Mevkii'ndedir. Höyüğün güneyi, doğu batı yönünde uzanan İzmir – Aydın Demiryolu tarafından kesilmiştir. Üzerinde günümüzde harap durumda bir bağ evi bulunmaktadır. Batı tarafından da toprak çekilmiş olduğu belirtilmektedir. Tüm bunlara ilaveten yıllardır yürütülen tarımsal faaliyetler ve kaçak kazılar yüzünden tahrip olmuştur. Büyük Menderes Ovası'nda, nehrin kuzeyinde, Aydın Dağları'nın güneyinde yer almaktadır.

Aslanapa Höyüğü, Kütahya il merkezinin kuş uçumu 25 km. güneybatısında, Aslanapa İlçesi'nin 700 metre kadar güneyinde yer alan bir höyüktür. Tepe, 140 metre çapında olup günümüzde 5 metre yüksekliğindedir.

Kanlıtaş Höyük, Eskişehir il merkezinin kuzeyinde, Aşağıkuzfındık Köyü'nün 1 km. doğusunda, "Kanlıtaş Mevkii" olarak bilinen yörede yer alan bir höyüktür. Yerleşme, vadinin ortasındaki kayalık bir yükseltinin kuzey yamacındadır. Tepe, 30 metre çapında olup 4 - 7 metre yüksekliktedir.

Çerkeshöyük, Ankara ili sınırları içinde, İç Anadolu Bölgesi'nin orta büyüklükteki bir höyüküdür. Yer yer tahribata uğramıştır. Bazı yayınlarda Çerkez Höyük', bazı yayınlarda da Çerkes Höyük olarak geçmektedir.

Karayavşan Höyüğü, Ankara il merkezinin güneybatısında, Polatlı İlçesi'nin 20 km. doğusunda, Karayavşan Köyü'nün hemen yanında yer alan bir höyüktür. Polatlı – Haymana kara yolunun hemen kuzeyindedir. Tepe, 13 metre yükseklikte orta boy bir höyüktür.