İçeriğe atla

Sürüklenim Denklemi

Akışkanlar dinamiğinde, bir sıvı tarafından çevrelenmiş ve hareket halinde olan bir cisim tarafından hissedilen sürüklenim kuvvetini bulmak için sürüklenim denklemi kullanılır. Bu formül belli koşullar altında daha tutarlı sonuçlar verir:

•Cismin körelmiş bir formu olması gerekir

•Sıvının, cismin arkasında türbülans oluşturabilecek büyüklükte bir Reynold sayısına sahip olması gerekir. Bu denklem:

ile ifade edilir.

Fd = Akış hızının bileşeni olan çekim kuvveti

p = Sıvının özkütlesi

v = Sıvıya göre cismin hızı

A = Sistemin alanı

Cd = Sürüklenim katsayısı (cismin geometrik yapısına ve kayma kuvvetine bağlı olarak değişim gösterir)


Bu denklem Lord Rayleigh’e atıf edilmiştir çünkü A yerine L2 kullan kişidir.

A nın anlamı, bir cismin hareket yönüne dik olan bir düzlemdeki izdüşüm alanıdır. İçi boş olmayan basit cisimlerde (küre) bu tanım kesitsel alana eşittir. Başka cisimlerde (boru, bisikletçi) A, hareket yönüne dik olan herhangi bir düzlemin kesitsel alanından daha büyük çıkabilir.

Kanata profillerinde genellikle kanat genişliğinin karesi sistem alanı olarak kullanılır. Kanat profillerinin kanat genişlikleri genellikle 1 uzunluk birimi olarak kabul edilir ve sistem alanıda 1dir. Uçaklar kanat alanlarını, sistem alanı olarak kullanırlar bu da kaldırma kuvveti için basit bir kıyaslama sağlar.

Zeplinlerde ve dairesel hareket yapan cisimlerde sürüklenimin hacimsel sabiti kullanılır. Sistem alanı, zeplinin hacminin karesinin küp köküne eşit olur.

Bazen bir cisim için farklı sistem alanları verilebilir, bu durumlarda sürüklenim sabitinin eşit olduğu alanlar belirtilmelidir.

Sivri köşeli cisimler (kare silindirler) akış yönüne karşı sürüklenim gösterirler. Formülün bu durumlarda kullanılabilmesi için Reynold sayısının yaklaşık 1000 birimden fazla olması gerekirken sürüklenim sabitinin sabit bir değerde olması gerekir.

Düz cisimler için (yuvarlak silindir), Reynold sayısı on milyona yakın bir değer aldığı zaman direnç sabiti büyük oranda değişim gösterebilir.

Tartışma

Bu formül, bir sıvının sistem alanına çarpıp, yayılıp, durmasının ve durgunluk basıncı uygulaması durumu için kullanılır. Doğada hiçbir cisim bu durumu tamamen gerçekleştiremez. Cd, herhangi düzgün bir cismin sürüklenim miktarıdır. Pratikte, kaba bir cismin Cd miktarı 1 veya altında bir sayı olur. Pürüzsüz cisimlerin çok daha küçük Cd değerleri olabilir. Bu denklem tutarlı bir şekilde Cd değerini bulabilir ki bu değer Reynolds sayısına göre değişiklik gösterir (deneysel hesaplamalar ile).

Değinilmesi gereken bir diğer konuda sıvı sürükleniminin hızın karesi ile orantılı olarak artmasıdır. Hız iki katına çıkarıldığı zaman çarpan sıvı miktarı iki kat hızlı ve saniyede iki kat daha fazla kütle çarpar. Bu sebeple momentumdaki değişim dört kattır. Kuvvet, momentumun belirli bir zamandaki değişimine eşittir ancak katı-katı sürtünmeleriyle (hıza daha az bağımlıdır) çelişkiye düşer.

Denklemlerin Türetilmesi

Sürüklenim denklemleri çarpım sabiti ve boyutsal analizle türetilebilir. Hareket halindeki bir sıvı, bir cisimle karşılaştığı zaman cisme bir kuvvet uygular. Bu durumdaki bazı değişkenler şunlardır:

• Hız (u)

• Sıvı özkütlesi p

• Sıvının akışkanlığı v

• Cismin ön alanı A

• Sürüklenim kuvveti Fd


Buckingham π teorisi kullanılarak bu 5 değişken 2 tane boyutsuz parametreye dönüşür:

• Sürüklenim sabiti Cd

• Reynold sayısı Re


Bu değişkenler, denkleme Fd eklendiğinde:


durumuna gelir.


Bu denklem farklı bir gösterim şeklidir çünkü bire-bir bağıntısı aranmamaktadır. Bu denklemde Fa 5 adet bilinmeyeni olan bir fonksiyondur. Sağ taraf birimler açısından sıfırdır, bu sebeple Fa boyutsuz grubunda ifade edilebilir. Fa’nın içerdiği 5 değişkeni boyutsuz ifade edebilmenin birçok yolu var ancak Buckingham π teorisine göre sadece iki grup oluşur. Bunların en tutarlısı Reynold sayısını veren:

ve sürüklenim sabitini veren:

formülleridir.


Bu iki formül sayesinde 5 bilinmeyenli fonksiyon iki bilinmeyene indirgenir.

burada fb iki tane değişkenin işlevidir. Daha sonra ise verilen denklem ile eski yasa daha az bilinmeyen içeren yeni bir yasaya çevirilir. Çünkü yukarıda bilinmeyen tek değişken Fd (sürüklenim kuvveti) dir.

veya

   

   

Kuvvet basitçe ½ ρ A u2 bilinmeyen fc şeklinde Reynolds sayısının Re bağımlı bir işlevin çarpımından elde edilebilir. Bu durum başlangıçta bahsedilen beş değişkenli durumdan çok daha basittir.


Bu denklemde sürüklenim kuvveti, çarpım sabiti ve Fc nin çarpımı ile bulunur. İlk verilen denkleme göre daha basit bir çözüm yolu. Boyutsal analiz bu sebeple çok karışık olan bir problemi (5 bilinmeyen) daha kolay bir hale çevirir. Direnç kuvvetini tek bilinmeye ve Reynold sayısına bağlar.

Ayrıca, denklem bize diğer bilinmeyenlerin eşit olması halinde sürüklenim kuvvetinin sıvının özkütlesine orantılı olduğunu gösteriyor. Bu birçok yeni başlanılan projeler için hayati önem taşıyan bir bilgiydi.

Reynold sayısının denklemdeki önemini test edebilmek için sıvıların için büyük cisimler geçirmeye gerek yok, aynı testler daha küçük akışkan ve daha hızlı akan sıvılarda da denenebilir çünkü temelde sistemler aynıdır.

Kaynakça

• İngilizce vikipedi

• Batchelor, G.K. (1967). An Introduction to Fluid Dynamics. Cambridge University Press.

• Huntley, H. E. (1967). Dimensional Analysis. Dover.

İlgili Araştırma Makaleleri

Klasik mekanikte momentum ya da devinirlik, bir nesnenin kütlesi ve hızının çarpımıdır; (p = mv). Hız gibi, momentum da vektörel bir niceliktir, yani büyüklüğünün yanı sıra bir yöne de sahiptir. Momentum korunumlu bir niceliktir ; yani bu, eğer kapalı bir sistem herhangi bir dış kuvvetin etkisi altında değilse, o kapalı sistemin toplam momentumunun değişemeyeceği anlamına gelir. Momentum benzer bir konu olan açısal momentum ile karışmasın diye, bazen çizgisel momentum olarak da anılır.

<span class="mw-page-title-main">Yörünge</span> bir gökcisminin bir diğerinin kütleçekimi etkisi altında izlediği yola yörünge adı verilir

Gök mekaniğinde yörünge veya yörünge hareketi, bir gezegenin yıldız etrafındaki veya bir doğal uydunun gezegen etrafındaki veya bir gezegen, doğal uydu, asteroit veya lagrange noktası gibi uzaydaki bir nesne veya konum etrafındaki yapay uydunun izlediği kavisli bir yoldur. Yörünge, düzenli olarak tekrar eden bir yolu tanımlamakla birlikte, tekrar etmeyen bir yolu da ifade edebilir. Gezegenler ve uydular Kepler'in gezegensel hareket yasalarında tanımlandığı gibi, kütle merkezi elips biçiminde izledikleri yolun odak noktasında olacak şekilde yaklaşık olarak eliptik yörüngeleri takip ederler.

Fizikte, kütle, Newton'un ikinci yasasından yararlanılarak tanımlandığında cismin herhangi bir kuvvet tarafından ivmelenmeye karşı gösterdiği dirençtir. Doğal olarak kütlesi olan bir cisim eylemsizliğe sahiptir. Kütleçekim kuramına göre, kütle kütleçekim etkileşmesinin büyüklüğünü de belirleyen bir çarpandır (parametredir) ve eşdeğerlik ilkesinden yola çıkılarak bir cismin kütlesi kütleçekimden elde edilebilir. Ama kütle ve ağırlık birbirinden farklı kavramlardır. Ağırlık cismin hangi cisim tarafından kütleçekime maruz kaldığına göre ve konumuna göre değişebilir.

<span class="mw-page-title-main">Eylemsizlik momenti</span> dönmeye karşı gösterilen zorluk

Atalet momenti veya eylemsizlik momenti, dönmekte olan bir cismin, dönme hareketine karşı durmasına eylemsizlik momenti denir. Eylemsizlik momenti, toplam dönme hareket gücüne karşı direnç oluşturur ve bu yüzden cisim, tam verimde dönemez.

<span class="mw-page-title-main">Akışkanlar dinamiği</span> hareket halindeki akışkanların (sıvılar ve gazlar) doğal bilimi

Fizik, fiziksel kimya ve mühendislikte akışkanlar dinamiği, akışkanların akışını tanımlayan akışkanlar mekaniğinin bir alt disiplinidir. Aerodinamik ve hidrodinamik dahil olmak üzere çeşitli alt disiplinleri vardır. Akışkanlar dinamiğinin, uçaklardaki kuvvetlerin ve momentlerin hesaplanması, boru hatları boyunca petrolün Kütle akış hızının belirlenmesi, hava durumu modellerinin tahmin edilmesi, uzaydaki bulutsuların anlaşılması ve fisyon silahı patlamasının modellenmesi dahil olmak üzere geniş bir uygulama yelpazesi vardır.

<span class="mw-page-title-main">Navier-Stokes denklemleri</span> Akışkanların hareketini tanımlamaya yarayan denklemler dizisi

Navier-Stokes denklemleri, ismini Claude-Louis Navier ve George Gabriel Stokes'tan almış olan, sıvılar ve gazlar gibi akışkanların hareketini tanımlamaya yarayan bir dizi denklemden oluşmaktadır.

<span class="mw-page-title-main">Elektrostatik</span> durağan elektrik yüklerinin incelenmesi

Elektrostatik, duran veya çok yavaş hareket eden elektrik yüklerini inceleyen bir bilim dalıdır.

<span class="mw-page-title-main">Kütle merkezi</span>

Fizikte, uzaydaki ağırlığın dağılımının ağırlık merkezi, birbirlerine göre olan ağırlıkların toplamlarının sıfır olduğu noktadır. Ağırlık dağılımı, ağırlık merkezi etrafında dengelenir ve dağılan ağırlığın kütle pozisyon koordinatlarının ortalaması onun koordinatlarını tanımlar. Ağırlık merkezine göre formüle edildiği zaman mekanikte hesaplamalar basitleşir.

<span class="mw-page-title-main">Arşimet prensibi</span>

Arşimet prensibi, bir sıvı içindeki katı bir cismin, taşırdığı sıvının ağırlığına eşit bir batmazlık kuvveti ile yukarıya itildiğini belirtir. Ünlü bir deneyde Arşimet, aynı kütledeki altın bir taç ile bir altın külçesinin taşıracakları su miktarlarının aynı olması gerektiğini ileri sürmüş ve bunu doğrulayamayınca tacın saf altın olmadığını anlamıştır.

Fizikte akustik dalga denklemi, akustik dalgaların bir ortamda yayılımını düzenler. Denklemin biçimi ikinci dereceden kısmi diferansiyel denklemdir. Denklem, akustik basınç ve parçacık hızı u nun gelişimini, konum r ve zaman türünden fonksiyon olarak ifade eder. Denklemin basitleştirilmiş bir formu akustik dalgaları sadece bir boyutlu uzayda, daha genel formu ise dalgaları üç boyutta tanımlar.

Aerodinamik bölümünde bahsedilen aerodinamik sürüklenim, bir akışkan yönünde hareket halinde olan herhangi bir katı cisme etki eden akışkan sürüklenim kuvvetine denir. Cisim baz alındığında bu kuvvet cismin yüzeyine etki eden basınç dağılımlarından(Dp) ve cisme etki eden kayma kuvvetlerinden(akışkanlığın sonucu [Df]) meydana gelir. Akışın özelliklerine göre hesaplama yapıldığında sürüklenim kuvveti 3 temel birime bağlıdır : şok dalgaları, girdaplar ve akışkanlık.

Akışkanlar dinamiğinde, sürüklenim bir sıvı içerisinde hareket eden bir cismin hareket yönüne zıt yönde etki eden kuvvet topluluğuna denir. Bu kuvvet iki sıvı yüzeyi arasında veya bir katı ve bir sıvı yüzeyi arasında olabilir. Diğer durdurucu kuvvetler nazaran sürüklenim kuvveti hıza bağlıdır. Bir sıvının akış yönü hizasında bulunan katı bir cisme göre, sürüklenim kuvvetleri sıvının hızını her zaman azaltır.

Isıl ışınım maddedeki yüklü parçacıkların ısıl hareketiyle meydana gelmiş elektromanyetik ışınımdır. Isısı mutlak sıfırdan büyük olan her madde ısıl ışınım yayar. Isısı mutlak sıfırdan büyük olan maddelerde atomlar arası çarpışmalar, atomların ya da moleküllerin kinetik enerjisinde değişime neden olur.

Einstein-Hilbert etkisi genel görelilikte en küçük eylem ilkesi boyunca Einstein alan denklemleri üretir. Hilbert etkisi genel görelilikte yerçekiminin dinamiğini tarifleyen fonksiyonel işlemdir. metrik işaretiyle, etkinin çekimsel kısmı,

<span class="mw-page-title-main">Planck yasası</span> belirli bir sıcaklıkta termal denge durumunda bulunan bir kara cisim ışımasının yaydığı elektromanyetik radyasyonu ifade eden terim

Planck yasası belirli bir sıcaklıkta termal denge durumunda bulunan bir kara cisim ışımasının yaydığı elektromanyetik radyasyonu ifade eder. Yasa 1900 yılında Max Planck bu ismi önerdikten sonra isimlendirilmiştir. Planck yasası modern fiziğin ve kuantum teorisinin öncül bir sonucudur.

<span class="mw-page-title-main">Sürekli ortamlar mekaniği</span>

Sürekli ortamlar mekaniği, ayrı parçacıklar yerine tam bir kütle olarak modellenen maddelerin mekanik davranışları ve kinematiğin analizi ile ilgilenen mekaniğin bir dalıdır. Fransız matematikçi Augustin-Louis Cauchy, 19. yüzyılda bu modelleri formüle dökmüştür, fakat bu alandaki araştırmalar günümüzde devam etmektedir. 

<span class="mw-page-title-main">Sabit bir eksen etrafında dönme</span> dönme hareketinin özel bir durumu

Sabit bir eksen etrafında dönme dönme hareketinin özel bir durumudur. Sabit eksen hipotez yönünü değiştirerek bir eksen olasılığını dışlar ve salınım devinim gibi olguları tarif edemez. Euler’in dönme teoremine göre, Aynı zamanda, sabit eksenler boyunca eş zamanlı rotasyon imkânsızdır. Eğer iki rotasyona aynı anda kuvvet uygulanırsa, rotasyonun yeni ekseni oluşur.

<span class="mw-page-title-main">Terminal hızı</span>

Terminal hızı, bir nesnenin bir akışkanın içinde düşerken ulaşabileceği maksimum hızdır. Sürükleme kuvveti (Fd) ve kaldırma kuvvetinin toplamı, nesneye etki eden aşağı doğru yerçekimi kuvvetine (Fg) eşit olduğunda bu hıza ulaşılmaktadır. Cisim üzerindeki net kuvvet sıfır olduğundan, cismin ivmesi sıfırdır.

Viskoz akışkanlar dinamiği alanında, Arşimet sayısı (Ar), akışkanların yoğunluk farklılıklarından kaynaklanan hareketlerini değerlendirmek amacıyla kullanılan bir boyutsuz sayıdır ve bu sayı, antik Yunan bilim insanı ve matematikçi Arşimet'e atfen adlandırılmıştır.

<span class="mw-page-title-main">Sürükleme katsayısı</span> bir nesnenin hava veya su gibi sıvı bir ortam içinde sürtünmesi ya da direnç göstermesini nicelendirmek için kullanılan boyutsuz miktar

Akışkanlar dinamiği alanında, sürükleme katsayısı, bir nesnenin hava veya su gibi bir akışkan ortamında maruz kaldığı sürükleme veya direnç miktarını belirlemek için kullanılan bir boyutsuz niceliktir. Sürükleme denkleminde kullanılır ve daha düşük bir sürükleme katsayısı, nesnenin daha az aerodinamik veya hidrodinamik sürüklemeye sahip olacağını ifade eder. Sürükleme katsayısı her zaman belirli bir yüzey alanına bağlı olarak değerlendirilir.