İçeriğe atla

Sözlükbilim

Sözlükbilim, leksikografi veya sözlükçülük, sözlüklerin düzenlenmesi, derlenmesi veya yazılması işine veya bu sanata[1] verilen isim olmakla[2] birlikte, teorik olarak sözlükbilim bir dil sözlüğündeki kelimelerin dizilimsel ve pragmatik ilişkilerini inceleyen, sözlüklerde birbirleri ile ilgili bilgilerin veya bileşenlerin ya da yapıların teorilerini geliştiren, belirli durumlar için kullanıcılar tarafından ihtiyaç duyulan bilgileri düzenleyen ve basılı veya elektronik sözlüklere veri ekleyerek kullanıcılar tarafından erişilmesini sağlayan, tüm bunları semantik açıdan açıklayarak bilimsel olarak tarif eden bir bilim dalıdır.[3][4] Bazen bu bilim dalı "metaleksikografi" olarak da isimlendirilebilir. Ayrıca bu bilim ile uğraşan kişilere de "leksikograf" (leksikolog) veya "sözlükbilimci" ya da "sözlükçü" adı verilir.[5]

Sözlükbilimciler veya leksikograflar, genel olarak bir dilin tanımlanmasına yarayan sözlüklerin tasarımını, derlemesini, kullanımının nasıl olacağını ve tüm bunların değerlendirmesini yaparlar. Bu tür sözlüklere genel sözlük veya LGP (Genel Amaçlı Dil) sözlüğü adı verilir. Bir veya daha fazla konuda uzmanlaşmış olan leksikograflar örneğin yasal sözlükler gibi ihtisas gerektiren sözlüklerin tasarımını, derlemesini, kullanımının nasıl olacağını ve tüm bunların değerlendirmesini yaparlar (örn. Nielsen 1994). Bu tür sözlüklere ise LSP (Dile Özel Amaçlar) sözlüğü adı verilir. Ayrıca bu tür sözlükler tek bir alana özel veya alt alanlarını içeren sözlükler olabilir.

Sözlükbilim terimi üzerinde günümüzde bazı anlaşmazlıklar bulunmaktadır. Teorik olarak bazıları sözlükbilim ile sözcükbilimi eş anlamlı olarak kullanırlarken, bazıları sözlükbilimi belirli bir dildeki kelime envanteri ile ilgili bilim dalı olarak yorumlarlar.

Günümüzde sözlükbilim yaygın bir biçimde kendi başına disipline bir bilim dalı değil de, leksikografi eğitimi için kullanılan başlıca sözlüklerde (örneğin Bergenholtz/Nielsen/Tarp 2009 gibi) olduğu gibi, uygulamalı dilbiliminin bir alt dalı olarak kabul edilmektedir.

Etimoloji

Leksikografi Yunanca "λεξικόν" (lexicon) kelimesinden türetilen "λεξικογράφος" (lexikographos), "lexicographer",[6] neut ile "λέξις" (lexis) kelimesinden türetilen "λεξικός" (lexikos), "kelimeler" veya benzer anlamdaki,[7] "konuşma", "kelime",[8] (sırasıyla "λέγω" – lego, "söylemek", "konuşmak"[9]) + "γράφω" (grapho), "çizmek, kazımak, yazmak".[10] kelimelerinden türemiş ve 1860 yılında İngilizceye kazandırılmıştır.

Ayrıca bakınız

  • Leksikograflar listesi
  • Sözcükbilim
  • Lûgat
  • Vocabulary
  • Ansiklopedik sözlük
    • Çeviri sözlüğü
    • Tek dilli öğrenci sözlüğü
    • Özel sözlük
    • Sözlük
  • Deyim sözlüğü
  • Terminoloji

Kaynakça

  1. ^ Stanley 1994: 2174b
  2. ^ TDK 2009:1806
  3. ^ Crystal 2001: 197
  4. ^ Robert Dankoff, James Kelly (1982). Türk şiveleri lügati: dīvānü luġāt-it-türk (1982 bas.). s. 71. Kâşgarlı Mahmud: "Sözlüğü kullanan aradığı sözcüğü doğru yerde bulsun, arayan belirlenmiş sırasında görebilsin diye her sözcüğü hece harfleri (abece) sırasında düzenledim; mensur ve manzum cümlelerle, atasözleriyle, hikmetli sözlerle ve zarif bir dille donattım." 
  5. ^ "Sözcük Bilimi ve Sözlükçülük - Türk Dili Dil ve Edebiyatı Dergisi" (PDF). Türk Dili Dil ve Edebiyatı Dergisi. s. 164. 3 Nisan 2016 tarihinde kaynağından (PDF) arşivlendi. Erişim tarihi: 8 Ekim 2015. 
  6. ^ λεξικογράφος 16 Temmuz 2014 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi., Henry George Liddell, Robert Scott, A Greek–English Lexicon, on Perseus Digital Library
  7. ^ λεξικός 10 Mayıs 2017 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi., Henry George Liddell, Robert Scott, A Greek–English Lexicon, on Perseus Digital Library
  8. ^ λέξις 15 Temmuz 2014 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi., Henry George Liddell, Robert Scott, A Greek–English Lexicon, on Perseus Digital Library
  9. ^ λέγω 14 Temmuz 2014 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi., Henry George Liddell, Robert Scott, An Intermediate Greek–English Lexicon, on Perseus Digital Library
  10. ^ γράφω 8 Kasım 2013 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi., Henry George Liddell, Robert Scott, A Greek–English Lexicon, on Perseus Digital Library

Dış bağlantılar

Topluluklar:

İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">Melankoli</span> depresyondan kaynaklanan duygu bozukluğu ve üzüntü

Kara sevda, melankoli ya da mâl-i hülyâ, günümüzde yaygın olarak kişinin az hareketli ve normalden daha heyecansız bir hayat tarzını sürdürdüğü depresyondan kaynaklanan bir duygudurum bozukluğu anlamında kullanılır.

<span class="mw-page-title-main">Stereo</span>

Stereo ses ya da kısaca stereo, insan işitme duyusunun doğasına uygun, hoş bir izlenim vermek amacıyla sesin, farklı yönlerde ve simetrik olarak yerleştirilerek iki veya daha fazla bağımsız ses kanalına bağlanmış hoparlörler yardımıyla tekrar üretilmesidir.

<span class="mw-page-title-main">Mısır hiyeroglifleri</span>

Mısır hiyeroglif yazısı, birbirinden kolaylıkla ayırt edilebilecek yüzlerce sembolden oluşur. Her işaret belli bir sesi veya nesneyi temsil eder. Bu yazı soldan sağa veya sağdan sola ya da yukarıdan aşağı yazılabilir, okumak için ölçüt sembollerdeki insan ya da hayvan figürlerinin baktıkları yöndür. Mısır hiyerogliflerinde 700'den fazla işaret bulunmaktadır. Bu yüzden de okuma yazma oranı düşüktür. Çünkü hiyeroglif bir harf yazısı değildi. Bunlar için yazıcı adlı bir meslek vardı. Bu insanlar uzun bir eğitimden geçerlerdi. Ayrıca hiyeroglif öyle zor bir yazıydı ki sanat halini almıştı.

<span class="mw-page-title-main">Kitonik</span>

Kitonik, tanrılara ait olmak, ilahi, yer altı ruhlarına ait olmak, özellikle Antik Yunan Dini bağlamında.

Melissa veya Melisa bir kıza verilen isimdir. İsim, Yunanca μέλισσα (melissa), "Bal Arısı"ndan gelmektedir. Bu kelime ise μέλι (meli), "bal"dan gelmektedir. İrlanda'da bazen bir feminen formu olarak da kullanılır. Kelt dilinde erkek ismi olarak kullanılan benzer Maoilíosa ise, İsa'nın kulu anlamına gelir.

<span class="mw-page-title-main">Nimonik</span> hafızaya yardımcı bir öğrenme tekniği

Nimonik hafızaya yardımcı bir öğrenme tekniğidir. Bir takım hatırlatıcılarla bilgilerin hafızadan daha kolay çağrılması hedeflenmiştir. Özellikle uzun süreli hafızayı geliştirmede ve öğrenmeyi kolaylaştırıcı bir teknik olarak kullanılır. Bu teknik sayesinde hatırlama sürecinin etkinliği artar ve bilgiler kısa süreli hafızadan uzun süreli hafızaya daha kolay bir şekilde taşınır. Nimonik tekniği genellikle sözlü bilgilerin hatırlanmasında kullanılır. Örneğin bir şiirin ezberlenmesinde ya da bir listenin akılda tutulmasında kullanılabilir. Bunun yanında nimonik görsel, işitsel ya da kinestetik olarak da kullanılabilir. Bu teknik hatırlanması zor olan şeyleri, hatırlanması kolay şeylerle ilişkilendirip daha etkin bir şekilde hafızadan geri çağırma yöntemi olarak özetlenebilir. Yapılan araştırmalarda insan zihninde rastgele dizilere göre; mekansal, kişisel, şaşırtıcı, fiziksel, cinsel, esprili ya da başka anlamlı bilgilerin çok daha kolay bir şekilde hatırlandığı gözlemlenmiştir.

Polemik, belirli bir inanç ile ilgili gerçeğin ortaya çıkartılması veya tam aksine inanç kurmaya, oluşturmaya yönelik tartışılan argümandır. Polemik genellikle siyasi, bilimsel, edebi konularda sert tartışma, zıtlaşma ve münazara şeklinde gerçekleşir. Bu tür yargılama sanatı veya uygulamalara da polemik denilir. Sıkça polemik yazı yazan yazarlar ve konuşanlara ise polemist veya polemikçiler denilmektedir.

Yankı ya da eko, akustikte bir sesin belli bir süre sonra duyulan yansıması. Yankının tipik örnekleri bir kuyunun içinden, bir binadan ya da boş bir odanın duvarlarından gelen yansıma sesidir. Gerçek yankı, bir ses için alınan bir tek yansımadan oluşur. Yankıya sebep olan yüzeyin uzaklığı, ses ile yankı arasındaki zaman farkının ses hızıyla çarpılmasıyla bulunabilir. Yankı için batı dillerinden kullanılan eko isminin kaynağı Yunan mitolojisinde yer alan, adını Yunanca ses kelimesinden alan Ekho karakteridir.

Teknofobi Teknolojik aygıtların ve karmaşık aygıtların, özellikle bilgisayarlara karşı olan korku ya da nefret duygusudur. Teknofobinin sayısız farklı yorumlanması olmasına rağmen, teknoloji gelişmeye devam ettikçe bu tanım karmaşıklaşıyor. Terim genellikle mantıksız bir korku anlamında kullanılır, ancak bir grup korkuların haklı olduğu görüşündedir. Fobi, Sibrofobi ile alakalı ve technophilia'nın tam tersidir. Dr. Larry Rosen, araştırma psikoloğu, bilgisayar eğiticisi ve Kaliforniya Devlet Üniversitesi profesörü, "rahatsız edici kullanıcılar", "bilişsel bilgisayar bulmacaları" ve "endişeli bilgisayar işaretleri" olmak üzere üç ana kategoride teknofobi olduğunu iddia etmektedir. İlk önce Sanayi Devrimi sırasında yaygın olarak dikkat çeken teknofobinin, dünyadaki çeşitli toplumları ve toplulukları etkilediği gözlemlendi. Bu, bazı grupların ideolojilerini korumak için bazı modern teknolojik gelişmelere karşı durmalarına neden oldu. Bu durumların bazılarında yeni teknolojiler, basitlik ve mütevazı yaşam biçimlerini kişisel değerleri gibi belirleyen inançlarla çelişmektedir. Teknofobik fikirlerin örnekleri, Frankenstein gibi edebi eserlerden Metropolis gibi filmlere kadar birçok sanat eserinde bulunabilir. Bu çalışmaların birçoğu teknofobik olarak algılanan teknolojinin daha karanlık tarafını tasvir etmektedir. Teknoloji gittikçe daha karmaşık hale gelip, anlaşılması güçleştiğinden, modern teknolojileri kullanmak ile ilgili endişelerin yayılması olasıdır.

Jinefobi veya feminofobi kadınlara karşı olan anormal korkudur, özel bir sosyal fobi türüdür. Geçmişte bu fobi latin bir terim olan horror feminae ile betimlenmekteydi.

Gymnophobia veya gimnofobi çıplaklık korkusu. kelimelerinden türemiştir.

<span class="mw-page-title-main">Stereoskopi</span>

Stereoskopi, bir görüntüdeki derinlik yanılsamasını, binoküler görüntünün stereopsisi vasıtasıyla oluşturmak veya cismin birbirine benzer iki görüntüsünü birleştirerek, ona üç boyut kazandırması için kullanılan bir tekniktir. Stereoskopi kelimesi Yunancada katı anlamına gelen στερεός (stereos) ve görmek için anlamına gelen σκοπέω (skopeō) kelimelerinin birleşiminden oluşmaktadır. Herhangi bir stereoskopik görüntüye stereogram denir. Başlangıçta, stereogram bir stereoskop kullanılarak görüntülenebilen bir çift stereo görüntü anlamına gelmekteydi.

<span class="mw-page-title-main">Mizofobi</span>

Verminofobi, germofobi, germafobi, bakillofobi veya bakteriyofobi olarak da bilinen mizofobi, kontaminasyon ve mikropların patolojik korkusudur. Terim, 1879'da William A. Hammond tarafından defalarca ellerini yıkayarak sergilenen bir obsesif-kompulsif bozukluk vakasını (OKB) tarif ederken icat edildi. Mizofobi uzun zamandan beri zorlayıcı el yıkama ile ilgilidir. Doğrudan anormal kir ve pislik korkusuyla ilgili isimler arasında, molopobi veya molizofobi, ripofobi ve rupofobi yer alır; oysa bakteri fobisi ve bakteriyofobi terimleri, genel olarak bakteri ve mikrop korkusu anlamına gelir.

<span class="mw-page-title-main">Sholarhes</span>

Skholarkhes, Antik Yunanistan'daki okullardan birinin başında bulunan kişiydi. Terim, özellikle Akademia gibi felsefe okulları için kullanılmıştır. İlk skholarkhes da hem kurucu hem de mülk sahibi olması bakımından Platon'dur. Bu görevi kırk yıl kadar yürüttükten sonra yeğeni Speusippos'a devretti. Daha sonra skholarkhesleri Akademia'nın üyeleri seçti.

Sözlükçe, lügatçe veya leksikon, bir dilin şubesini oluşturan söz varlığı, şube bilgisi ve ek sözlüktür. Dilbilimde bir dilin sözlük birimlerinin envanteridir. Leksikon sözcüğü Koini Grekçesinde "sözcükler için" anlamına gelen "λεξικός" sözcüğünden türemiştir.

Nozokomefobi, aşırı hastane korkusuna verilen isimdir. Nozokomefobi, Yunanca νοσοκομεῖον (nosokomeion), "hastane" ve φόβος (phobos), "korku" sözcüklerinden gelir.

İhtiyofobi veya balık korkusu, balık yeme korkusu, çiğ balığa dokunma korkusu veya ölü balık korkusu gibi kültürel fenomenlerden irrasyonel korkuya kadar değişir. Selakofobi veya galeofobi ise, köpekbalıklarına özel gelişen korkudur.

<span class="mw-page-title-main">Oread</span>

Yunan mitolojisinde Oread veya Orestiad dağ nemfidir. Meskenlerine göre birbirlerinden ayrılırlar: Idaeae, İda Dağı'ndan, Peliades Pelion Dağı'ndan vb. Artemis ile ilişkilendirildiler, çünkü tanrıça avlanmaya çıktığında dağları ve kayalık uçurumları tercih etti.

<span class="mw-page-title-main">Sebastian (isim)</span>

Sebastian hem verilen bir isim hem de bir soyadıdır. Şu anda Türkiye'nin orta kesiminde yer alan ve şimdi Sivas olarak bilinen şehrin adı olan "Sebastia'dan" (Σεβάστεια) anlamına gelen Yunanca Sebastianos (Σεβαστιανός) adından gelmektedir; Batı Avrupa'da isim Latinleştirilmiş aracı Sebastianus'tan geliyor. Şehrin adı Yunanca σεβαστός (sebastos), "muhterem" kelimesinden türetilmiştir, σέβας (sebas), "huşu, saygı, korku", σέβομαι (sebomai) fiilinden sırayla "huşu hissedin, vicdan azabı çekin, utanın". Sebastos, Roma imparatorları için kullanılan Augustus adlı Yunan kalkasıydı. Sebastian, üçüncü yüzyılda bir Hıristiyan şehidi olan Aziz Sebastian'ın adı olduğu için yaygın olarak kullanılan bir isim haline geldi.

<span class="mw-page-title-main">Katolik (terim)</span> Hristiyanlık terimi

Katolik kelimesi, Grekçe evrensel anlamına gelen καθολικός sıfatından gelen Geç Latincedeki "catholicus"dan türemiştir. Kelime Grekçe: καθόλου ifadesinden gelir ve bu Grekçe: κατά ve ὅλος kelimelerinin birleşimidir. "Katolik" kelimesinin bilinen ilk kullanımı kilise babası Antakyalı Aziz Ignatius'un İzmirlilere Mektup'undadır. Hristiyan dini bilimi bağlamında zengin bir tarihe ve çeşitli kullanıma sahiptir.