
Sürdürülebilirlik daimi olma yeteneği olarak adlandırılabilir. 21. yüzyılda genel olarak biyosfer ve uygarlığın bu yeteneğine atfen kullanılır. Aynı zamanda, kaynakların sömürülmesi, yatırımların yönü, teknolojik gelişmenin yönlendirilmesi ve kurumsal değişimin uyum içinde olduğu ve insan ihtiyaçlarını ve isteklerini karşılayabilme potansiyelinin hem günümüzde hem de gelecek için korunduğu dengeli bir ortamda değişimin sağlanması olarak tanımlanabilir. Bu alanda çalışanların birçoğu için, sürdürülebilirlik birbirine bağlı şu etki alanları ile tanımlanır: çevre, ekonomik ve sosyal; ve bunlar Fritjof Capra'ya göre Sistemsel Düşüncenin prensiplerine dayanmaktadır. Sürdürülebilir gelişmenin alt etki alanları kültürel, teknolojik ve politik olarak kabul edilir. Bazıları için sürdürülebilir gelişme sürdürülebilirlik için ana prensip olmasına karşın diğerleri için bu iki terim paradoksaldır. Sürdürülebilir gelişme gelecek neslin ihtiyaçlarını karşılama yetisine zarar vermeden günümüzdeki ihtiyaçları karşılayabilen gelişmedir. Sürdürülebilir Gelişme terimi Çevre ve Gelişme Dünya Komisyonu için Brundtland Raporu (1987) tarafından ortaya atılmıştır.

Sulama, mahsullerin, peyzaj bitkilerinin ve çimenlerin büyümesine yardımcı olmak için toprağa kontrollü olarak su verilmesidir. Sulama, 5.000 yılı aşkın bir süredir tarımın ana özelliklerinden biri olmuştur ve dünya çapında birçok kültür tarafından geliştirilmiştir. Sulama, kuru alanlarda ve ortalamanın altında yağış alınan zamanlarda mahsullerin yetiştirilmesine, peyzajın korunmasına ve bozulmuş toprakların yeniden yeşillendirilmesine yardımcı olur. Bu kullanımlara ek olarak sulama, mahsulleri dondan korumak, tahıl tarlalarında yabani ot büyümesini engellemek ve toprak konsolidasyonunu önlemek için de kullanılır. Ayrıca hayvanları serinletmek, tozu azaltmak, kanalizasyon suyunu bertaraf etmek ve madencilik faaliyetlerini desteklemek için de kullanılır. Yüzey ve yüzey altı sularının belirli bir yerden uzaklaştırılmasını sağlayan drenaj ise genellikle sulama ile birlikte incelenir.

Hidrosfer, su küre demektir. Bir gezegenin veya doğal uydunun yüzeyinde, altında ve üstünde bulunan birleşik su kütlesine verilen isimdir. Dünya'nın hidrosferi yaklaşık 4 milyar yıldır var olmasına rağmen, şekil değiştirmeye devam etmektedir. Bu durum, deniz taban yayılması ve kara ile okyanusları yeniden düzenleyen kıt'aların kayması nedeniyle gerçekleşmektedir.

Su kirliliği; göl, nehir, okyanus, deniz ve yeraltı suları gibi su barındıran havzalarda görülen kirliliğe verilen genel addır. Her çeşit su kirliliği, kirliliğin bulunduğu havzanın çevresinde veya içinde yaşayan tüm canlılara zarar verdiği gibi, çeşitli türlerin ve biyolojik toplulukların yok olmasına ortam hazırlar. Su kirliliği, içinde zararlı bileşenler barındıran atık suların, yeterli arıtım işleminden geçirilmeksizin havzalara boşaltılmasıyla meydana gelir.

Tatlı su, içerisinde düşük derişimlerde çözünmüş tuzlar ve diğer toplam çözünmüş katı maddeler bulunan, doğal olarak oluşan herhangi bir sıvı veya donmuş sudur. Deniz suyu ve acı su, tatlı su teriminden hariç tutulmakla beraber demirli su kaynakları gibi tuzsuz ve mineral açısından zengin sular, tatlı su kapsamında değerlendirilir. Tatlı su; buz örtüleri, buz tabakaları, buzullar, kar alanları ve buzdağlarındaki donmuş ve eriyen suları; yağmur, kar yağışı, dolu/karla karışık yağmur ve grezil gibi doğal yağışları; sulak alanlar, göletler, göller, nehirler, akıntılar gibi iç su kütlelerini oluşturan yüzey akıntılarını; akiferlerde, yer altı nehirlerinde ve göllerde bulunan yeraltı sularını kapsayabilir. Tatlı su, insanlar en ihtiyaç duyduğu ve kullandığı su kaynağıdır.

Gri su, evlerden veya ofis binalarından gelen dışkı kontaminasyonu olmayan suları, yani tuvaletlerden gelen atık su hariç bütün evsel atık suları ifade eder. Gri su kaynakları arasında lavabolar, duşlar, küvetler, çamaşır makineleri ve bulaşık makineleri bulunur. Gri su, siyah sudan daha az patojen içerdiğinden, tuvalet sifonu, peyzaj, tarla sulama ve içme suyu dışındaki diğer kullanımlar için yerinde işlenmesi ve yeniden kullanılması genellikle daha güvenli ve kolaydır. Gri su, kirli giysilerin yıkanması, duş veya banyoda anal bölgenin temizlenmesi nedeniyle yine de bazı patojenlere sahip olabilir.

Su arıtma istenmeyen kimyasalları, biyolojik kirleticileri, askıda katı maddeleri(AKM) ve gazları sudan uzaklaştırma işlemidir. Amaç, belirli amaçlara uygun su üretmektir.

Biyoenerji, biyolojik kaynaklardan elde edilen malzemelerden sağlanan yenilenebilir enerjidir. Biyokütle, güneş ışığını kimyasal enerji şeklinde depolayan herhangi bir organik malzemedir. Yakıt olarak odun, odun atıkları, saman ve diğer mahsul artıkları, gübre, şeker kamışı ve çeşitli tarımsal işlemlerden elde edilen diğer birçok yan ürünü içerebilir.

Donmuş toprak veya permafrost, jeolojide iki veya daha fazla yıl suyun donma noktası veya altında yer alan topraktır. Sürekli olarak donmuş halde bulunan toprak ve/veya kayaçlardan müteşekkil zemini ifade etmek için kullanılan bir terim. Terim ilk kez 1947 yılında S.W. Muller tarafından ortaya atılmıştır. Permafrost alanlarının bir kısmında, donmuş olan zemin, yaz mevsiminde, süresi ve derinliği yerden yere değişmek üzere, üst kısmından çözülür, buzundan kurtulur. Bu tür permafrosta süreksiz permafrost adı da verilmektedir. Bunun tersi ise, sürekli permafrost olarak isimlendirilmektedir. Çoğu donmuş toprak yüksek enlemlerde yer alır, ancak alp permafrostu çok daha düşük enlemlerde yer alabilmektedir. Zeminde buz her zaman olmayabilir, ancak sık sık meydana gelir ve zemin malzemesinin potansiyel hidrolik doygunluğunu aşmayan miktarlarda olabilir. Donmuş topraklar yeryüzündeki toplam suyun %0.022'sini ve Kuzey Yarımküre'nin %24'ünü oluşturmaktadır.

Kompost tuvalet, insan dışkı ve idrarını kompostlama veya aerobik dekompostu yönetmek için ağırlıklı olarak aerobik bir yöntem kullanan bir tuvalet türüdür. Bu tuvaletler genellikle yıkama suyu kullanmazlar ve kuru tuvalet olarak da adlandırılırlar. Bu tasarımın bir varyasyonu, yıkama veya mikro-yıkama sistemi kullanabilen vermifilter tuvalettir.

Sürdürülebilir tarım, gelecek nesillerin ihtiyaçlarını karşılama yeteneğinden ödün vermeden toplumun mevcut gıda ve tekstil ihtiyaçlarını karşılayacak sürdürülebilir yollarla yapılan tarım anlamına gelir. Ekosistem hizmetleri anlayışına dayanabilir. Tarımın sürdürülebilirliğini artırmanın birçok yöntemi vardır. Sürdürülebilir gıda sistemleri içinde tarım geliştirirken, esnek iş süreci ve tarım uygulamalarının geliştirilmesi önemlidir.

Çevre kimyası, doğal yerlerde meydana gelen kimyasal ve biyokimyasal olayların bilimsel bir araştırmasıdır. Potansiyel kirliliği kaynağında azaltmaya çalışan yeşil kimya ile karıştırılmamalıdır. Hava, toprak ve su ortamlarındaki kimyasal türlerin kaynakları, reaksiyonları, taşınması, etkileri ve kaderlerinin incelenmesi; ve insan aktivitesinin ve biyolojik aktivitenin bunlara etkisi olarak tanımlanabilir. Çevre kimyası, atmosfer, su ve toprak kimyasını içeren, aynı zamanda analitik kimyaya büyük ölçüde güvenen, çevre bilimi ve diğer bilim alanlarıyla ilgili olan disiplinlerarası bir bilimdir.

Doğal kaynak yönetimi, yönetimin hem mevcut hem de gelecek nesiller için yaşam kalitesini nasıl etkilediğine özellikle odaklanarak, arazi, su, toprak, bitkiler ve hayvanlar gibi doğal kaynakların yönetimidir.

Su ayak izi, insanlar tarafından tüketime bağlı olarak su kullanım kapsamını gösterir. Bir bireyin, topluluğun veya işletmenin su ayak izi, birey veya topluluk tarafından tüketilen veya işletme tarafından üretilen mal ve hizmetleri üretmek için kullanılan toplam tatlı su hacmi olarak tanımlanır. Su kullanımı, birim zamanda tüketilen (buharlaştırılan) ve/veya kirlenen su hacmi olarak ölçülür. Su ayak izi herhangi bir iyi tanımlı tüketici grubu veya üreticiler için tek bir süreç veya herhangi bir ürün veya hizmet için de hesaplanabilir.
Maden atıkları, bir cevherin ekonomik olmayan kısmından değerli fraksiyonu ayırma işleminden sonra arta kalan malzemelerdir. Artıklar, bir cevher veya mineral gövdesinin üzerinde yer alan ve madencilik sırasında işlenmeden yer değiştiren atık kaya veya diğer malzemeler olan aşırı yükten farklıdır. Maden atıkları, insanlığın ürettiği en büyük atık miktarıdır.
Su kaynakları hukuku, suyun bir kaynak olarak mülkiyeti, kontrolü ve kullanımı ile ilgilenen hukuk dalıdır. Eşya hukuku ile en yakından ilgilidir ve su kalitesini yöneten kanunlardan farklıdır.

Kimyasal atık, çoğunlukla büyük fabrikalarda üretilen kimyasallardan açığa çıkan atıktır. Kimyasal atıklar çevreye zarar verebilir ve sağlık sorunlarına neden olabilir. Bu nedenle kimyasal atıklar Birleşik Krallık'taki COSHH veya ABD'deki Clean Water Act ve Resource Conservation and Recovery Act gibi yasal düzenlemelere tabi olabilirler. ABD'de, Çevre Koruma Ajansı (EPA), Mesleki Güvenlik ve Sağlık İdaresi (OSHA) ve eyalet yönetmelikleri ile yerel yönetmelikler de kimyasalların kullanımı ve bertarafını düzenlemektedir. Radyoaktif atıkların bertarafı ve yönetimi, radyasyonun çevre ve sağlık açısından riskleri ve emniyetli bir biçimde bertaraf etme zorlukları nedeniyle düzenleyici kurumların çalışmalarında odaklanılan noktalardan biridir.

Asit maden drenajı, asit ve metalik drenaj (AMD) veya asit kaya drenajı (ARD), asitli suyun metal madenlerinden veya kömür madenlerinden dışarı akışıdır.

Birleşmiş Milletler Genel Kurulu tarafından 2015 yılında belirlenen 17 Sürdürülebilir Kalkınma Hedefinden biri olan Sürdürülebilir Kalkınma Hedefi 6 "herkes için temiz su ve sanitasyon " ile ilgilidir. Birleşmiş Milletler'e göre amaç: "Herkes için su ve sanitasyonun kullanılabilirliğini ve sürdürülebilir yönetimini sağlamak." olarak belirlenmiştir. Hedefin 2030 yılına kadar ulaşılması gereken sekiz hedefi bulunmaktadır. Hedeflere doğru ilerleme on bir gösterge kullanılarak ölçülecektir.

"Sorumlu tüketim ve üretim" başlıklı Sürdürülebilir Kalkınma Amacı 12, Birleşmiş Milletler tarafından 2015 yılında oluşturulan 17 Sürdürülebilir Kalkınma Amaçlarından biridir. Sürdürülebilir Kalkınma Amacı 12'nin resmi ifadesi " Sürdürülebilir tüketim ve üretim kalıplarının sağlanması" şeklindedir. SKA 12, kaynakların iyi kullanımını sağlamak, enerji verimliliğini ve sürdürülebilir altyapıyı geliştirmek, temel hizmetlere erişim sağlamak, yeşil ve insana yakışır işler yaratmak ve herkes için daha iyi bir yaşam kalitesi sağlamak anlamına geliyor. SKA 12'nin en az 2030 yılına kadar ulaşılması gereken 11 hedefi bulunuyor ve bu hedeflere doğru ilerleme 13 gösterge kullanılarak ölçülüyor.