
Benito Amilcare Andrea Mussolini, Ulusal Faşist Parti'nin lideri olan İtalyan politikacı ve gazeteci. Kendini faşist olarak tanımlayan Mussolini, iktidara geldikten sonra Duce (Lider) olarak tanındı. Mussolini, faşizm ideolojisinin ilk örneği olan İtalyan faşizminin kurucusudur, bu sebepten dolayı faşizmin kurucusu olarak da kabul edilmektedir. 31 Ekim 1922 ve 25 Temmuz 1943 tarihleri arasında İtalya Krallığı'nın başbakanı, 23 Eylül 1943 ve 25 Nisan 1945 tarihleri arasında ise İtalyan Sosyal Cumhuriyeti'nin Ducesi olarak görev yaptı. II. Dünya Savaşı öncesinde ve savaş sırasında İtalyan siyasetinde önemli bir rol oynadı. Nisan 1945'te, Luftwaffe miğferi takıp bir Nazi konvoyu ile İsviçre'ye kaçmaya çalışırken, komünist İtalyan partizanlar tarafından fark edildi ve sevgilisi ile beraber kurşuna dizilerek infaz edildi. Ayrıca; Adolf Hitler, Francisco Franco ve António de Oliveira Salazar gibi aşırı sağ totaliter yöneticilere de ilham vermiştir.

Yatıştırma politikası uluslararası diplomaside savaşın önlenmesi için saldırgan bir devlete siyasal, maddi veya coğrafi ödünler verilmesini tarif eder. Terim çoğunlukla II. Dünya Savaşı'na giden 1935-1939 döneminde Nazi Almanyası ve Faşist İtalya karşısında bu siyaseti güden Birleşik Krallık hükûmetleri için kullanılır. Başbakanlar Ramsay MacDonald (1929-1935), Stanley Baldwin (1935-1937) ve son olarak Neville Chamberlain (1937-1940) bu siyasetle anılır. İngiltere'nin baskısı altında Fransa da Nazizm ve Faşizmi yatıştırma siyaseti gütmüştür.

Münih Antlaşması, Birleşik Krallık, Fransa, İtalya ve Almanya arasında yapılan ve Çekoslovakya'nın Südet bölgesinin Almanya'ya verilmesini öngören 29 Eylül 1938 tarihli antlaşmadır.

Mihver Devletleri, II. Dünya Savaşı'nda Müttefik Devletler bloğuna karşı temel olarak Almanya, İtalya ve Japonya'nın, bunun dışında Macaristan, Romanya, Bulgaristan, Finlandiya, Bağımsız Hırvatistan Devleti, Vichy Fransası, Arnavutluk, Habeşistan, Mançukuo, Tayland, Burmanya ve Irak'ın oluşturduğu blok. Ayrıca İran Şahı Rıza Pehlevi Almanya'dan yana tavır almış, İspanya ise Mihver güçlerin bir taraftarı olarak kalmıştır.

Alman-Sovyet Saldırmazlık Paktı veya Molotov - Ribbentrop Paktı, Nazi Almanyası ile Sovyetler Birliği arasında Doğu Avrupa'yı aralarında paylaşan bir saldırmazlık paktıydı. Pakt 23 Ağustos 1939'da Moskova'da Almanya Dışişleri Bakanı Joachim von Ribbentrop ve Sovyet Dışişleri Bakanı Vyaçeslav Molotov tarafından imzalandı ve resmi olarak Almanya ile Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği Arasında Saldırmazlık Antlaşması olarak biliniyordu. Gayri resmi olarak; Hitler-Stalin Paktı, Nazi-Sovyet Paktı veya Nazi-Sovyet İttifakı olarak da anıldı.

Ulusal Faşist Parti, Benito Mussolini'nin faşizmin politik ifadesi olarak 9 Kasım 1921 tarihinde Roma'da kurduğu siyâsî parti. Faşizmi bu zamandan önce Faşist Mücadele Birliklerinin İttifakı isimli teşkilata bağlı Fasci olarak bilinen gruplar temsil ediyordu. Partinin temel politikaları, milliyetçilik, vatanseverlik, cumhuriyetçilik, korporatizm ve popülizm üzerine kuruluydu. Cumhuriyetçi Faşist Parti ile birlikte şu anda İtalya'da anayasa tarafından yeniden kurulması yasaklanan iki partiden biridir.

Nazi Almanyası, Almanya’nın 1933 ile 1945 yılları arasında, Nasyonal Sosyalist Alman İşçi Partisi (NSDAP) idaresi altında, tek parti rejimine dayalı yönetim sistemiyle “Führer” unvanlı hükûmet (1933-1945) ve devlet başkanı (1934-1945) Adolf Hitler’in liderliğinde egemenlik sürdüğü döneme verilen isim. Alman tarihi içerisinde “Reich”ların üçüncüsüdür; bundan dolayı Üçüncü Reich ismiyle de nitelendirilir.

Yunanistan'ın işgâli, II. Dünya Savaşı sırasında Nazi Almanyası'nın Yunanistan Savaşı'nda ülkeye saldırması ile Nisan 1941'de başlamış ve Ekim 1944'te Almanya'nın ana topraklardan geri çekilmesi ile son bulmuştur. Geri çekilmenin ardından yine de Girit ve bazı önemli adalar 1945 Haziran'ına dek Alman askerî birliklerinin denetimi altında kalmıştır.

Wehrmacht, 1935 ile 1945 yılları arasında Nazi Almanyası'nın silahlı kuvvetleridir. "Waffenträger der Nation" olan Heer, Kriegsmarine ve Luftwaffe'den oluşmaktaydı.

İtalyan Sosyal Cumhuriyeti, II. Dünya Savaşı'nda Nazi Almanyası'nın desteği ile kurulmuş, İtalya'nın kuzeyindeki eski kukla devlettir. 1943-1945 yılları arasında varlığını sürdürmüştür. Kurucusu ve yöneticisi Benito Mussolini'dir.
Locarno Antlaşması, 5-16 Ekim 1925 tarihleri arasında İsviçre'nin Locarno kentinde müzakere edilen ve 1 Aralık 1925'te Londra'da imzalanan antlaşma.

Çelik Paktı, 22 Mayıs 1939 tarihinde Almanya ile İtalya arasında imzalanan ittifak antlaşmasıdır. Bu antlaşmaya göre her iki devlet birbirlerini ilgilendiren meselelerde birbirlerine yardım edecekler, antlaşmayı imzalayan devletlerden biri bir savaşa girerse diğer imzalayan devlet o devlete bütün gücüyle yardım edecekti. Ancak Almanya Münih Konferansı'nda verdiği tasarıda sadece "Kışkırtılmamış Savaş Hali" maddesi bulunmaktaydı. Buna karşın Benito Mussolini'nin bu anlaşmanın imzalanmasını çok istemesi hasebiyle Adolf Hitler maddeyi kaldırdı.
Versay Antlaşması'nın 231. Maddesi, Savaş Suçluluğu Maddesi olarak da geçen bu madde, Alman İmparatorluğu'nun I. Dünya Savaşı'nı kaybetmesiyle imzaladığı Versay Antlaşması ile İtilaf Devletleri'ne vermiş olduğu zararları ödemesini içeren bir tazminat maddesidir. 231. Madde en tartışmalı maddelerden bir tanesiydi. Madde; "İtilaf Devletleri, İlgili Hükümetler ve Almanya teyit ederki, Almanya ve müttefikleri'nin, İtilaf Devletleri'ne vermiş oldukları tüm kayıplar ve hasarların Almanya ve müttefikleri, tarafından karşılanacaktır." Madde her ne kadar diğer İttifak Devletleri'ni de kapsıyor olsa da anlaşmanın başka bir maddesinde "Almanya, savaşın tüm zararlarından sorumludur... " ibaresi vardı. Böylece bütün yük Almanların üstüne yıkılmak istenmiştir.

1930'lar, 1 Ocak 1930'da başlayan ve 31 Aralık 1939'da sona eren, Gregoryen takviminin içinde bulunan bir onyıldır.

22 Haziran 1940 Ateşkesi veya İkinci Compiègne Ateşkesi, II. Dünya Savaşı Batı Cephesindeki Fransa Muharebesinde Nazi Almanyası'nın Üçüncü Fransız Cumhuriyeti'ni mağlup etmesi üzerine saat 18:36'da imzalanmıştır. Ateşkes 25 Haziran geceyarısı itibarıyla yürürlüğe girmiştir.
Anton Harekâtı, II. Dünya Savaşı'ndaki Fransa Muharebesi sonucunda Nazi Almanyası'na yenilmiş olan Fransa'da kurulan kukla devlet olan Vichy Fransası'nın Almanya ve İtalya Silahlı Kuvvetleri tarafından 1942 yılı Kasım ayında işgal edilmesidir.
İtalya'da faşizmin sona ermesi veya 25 Temmuz Olayı 1943 yılının bahar aylarında başlayarak birbirinden bağımsız iki ayrı koldan Kont Dino Grandi ve Kral III. Vittorio Emanuele tarafından yürütülen, sonuçta da 24-25 Temmuz 1943 tarihli Büyük Faşizm Konseyi toplantısında Başbakan Benito Mussolini'nin güvensizlik oyu alarak görevden alınmasıdır. Kararın ardından Mussolini hapse atılmış, yeni bir hükûmet kurulmuş ve İtalya Krallığı'nda 21 yıl süren İtalyan faşizmi sona ermiştir.

Faşist İtalya (1922-1943) Benito Mussolini'nin İtalya Krallığı Başbakanı olduğu 1922-1943 yılları arasında Ulusal Faşist Parti iktidarı altındaki dönemi anlatır. Totaliter bir rejim kuran İtalyan faşizmi ekonomik kalkınma modeli benimsemişse de siyasal muhalefeti ortadan tamamen kaldıracak hamlelerde bulunmuş, geleneksel muhafazakâr değer yargılarını savunmuş Katolik Kilisesi'yle yakın işbirliği yapmıştır. Çeşitli farklı dönemlerden geçen rejim özellikle gerçekleştirdiği emperyalist hamlelerle II. İtalya-Habeşistan Savaşını çıkarmış, Milletler Cemiyeti'nden atılmıştır. Ayrıca Sovyetler Birliği'nde karşı Çelik Pakt'a katılmış, II. Dünya Savaşı'na gidişi hızlandıran hamlelerde bulunmuştur. Dahil olduğu Mihver Devletlerinin II. Dünya Savaşı'nda mağlup olması sürecinde alaşağı olmuştur.

Renanya'nın Yeniden Askerileştirilmesi, 7 Mart 1936'da Alman askerî güçlerinin Renanya'ya girmesiyle başladı ve bu durum Versay Antlaşması ve Locarno Antlaşmaları'nı doğrudan ihlal etti. Ne Fransa ne de İngiltere askeri bir karşılık vermeye hazır değildi, bu yüzden harekete geçmediler. 1939'dan sonra yorumcular sık sık 1936'da güçlü bir askeri hamlenin Hitler'in yayılmacı planlarını mahvedebileceğini söyledi. Ancak yakın dönem tarih yazımı, İngiltere ve Fransa'da hem kamuoyunun hem de elit kesimin askeri müdahaleye şiddetle karşı çıktığı ve her ikisinin de harekete geçmeye hazır bir orduya sahip olmadığı konusunda hemfikirdir.