İçeriğe atla

Stonehenge

Koordinatlar: 51°10′44″K 1°49′34″B / 51.17889°K 1.82611°B / 51.17889; -1.82611
Stonehenge
Stonehenge, 2007
Harita
Koordinatlar51°10′44″K 1°49′34″B / 51.17889°K 1.82611°B / 51.17889; -1.82611
KonumWiltshire, İngiltere
TürAnıt
MalzemeSarsen, Bluestone
YükseklikHer dikey taş ortalama 4.1m uzunluğundadır
Tamamlanma tarihiTunç çağı
Websiteenglish-heritage.org.uk/stonehenge
TürKültürel
Kriteri, ii, iii
Belirleme1986 (10. oturum)
Referans no.373
Ülke İngiltere
BölgeAvrupa ve Kuzey Amerika

Stonehenge, İngiltere'nin Wiltshire kenti Salisbury Düzlüğü'nde bulunan, Amesbury'nin 3 km (2 mil) batısında yer alan tarih öncesi bir anıt. Yapı, her biri yaklaşık 4.1 m yüksekliğinde, 2.1 m genişliğinde ve yaklaşık 25 ton ağırlığında bir dikili taş halkasından oluşur. Taşlar, İngiltere'deki en yoğun Neolitik ve Tunç Çağı anıtları kompleksinin ortasında bulunmaktadır. Anıtın neden yapıldığı hâlâ tam olarak bilinmese de, eskiden çevresinde dini yapılar bulunduğu tespit edilmiştir.[1]

Arkeologlar, bu yapının MÖ 3000 ve MÖ 2000 arasında yapıldığına inanıyor. Anıtın en erken evresini oluşturan dairesel toprak set ve hendek, tahminlere göre MÖ 3100'de şekillendirilmiştir. Radyokarbon tarihleme yöntemi, ilk Bluestone'ların MÖ 2400 ile MÖ 2200 arasında bulunduğunu göstermektedir.[2] Fakat MÖ 3000 gibi erken bir tarihte de bulunmuş olabilme olasılıkları vardır. Birleşik Krallık'taki en popüler yapılardan biri olan Stonehenge, İngilizlerin kültürel simgesi olarak kabul edilir.[3] Tarihi anıtları koruma yasasının İngiltere'de ilk kez başarıyla yürürlüğe girdiği 1882'den beri yasal olarak korunan bir Antik Anıt olmuştur. Site ve çevresi 1986 yılında UNESCO'nun Dünya Mirası listesine eklendi. Stonehenge, Kraliyet'e aittir ve English Heritage tarafından yönetilmektedir; çevredeki arazi ise National Trust'a aittir.[4][5]

Etimoloji

Stonehenge, eski İngilizcedeki stān "taş" + hengan "asmak" kökenlerinden geldiği belirtilmektedir.[6]

Tarihçe

Stonehenge'den önce

Yakın bölgede bilinen en eski yapılar dört veya beş adet çukurun içinde bulunan, üçü MÖ 8500 ile 7000 yılları arasında Mezolitik dönemde dikilmiş büyük çam totem benzeri sütunlar olarak tahmin edilmekte.[7] Bu yapıların daha sonraki Stonehenge anıtıyla nasıl bir ilişkisi olduğu ise bilinmemektedir.

Şu anda, güney İngiltere'nin büyük bir kısmı ormanlık alanla kaplıyken, Stonehenge bölgesindeki kireç yaylası alışılmadık bir şekilde açık bir alandır.[8] Bu, erken dönem Neolitik sit alanının bu bölgede bulunmasının nedeni olabilir.

Bu sit alanında, Robin Hood's Ball'daki geçitli duvar alanı, iki cursus anıtı (Greater veya Stonehenge ve Lesser Cursus) ve tümü MÖ 3500 yıllarından kalma birkaç uzun höyük bulunmaktaydı. Bu anıtların varlığı muhtemelen Stonehenge'in yeri üzerinde etkili oldu.

En eski anıt

Heel Stone, 2009 "sağdaki yapı, zeminin erozyondan korunmasını sağlayan bir yürüme yoludur."

Heel Stone ve Kuzey Höyüğü olarak bilinen höyük gibi yapıların, Stonehenge'in ilk bileşenleri olması mümkündür,[9] ancak bilinen en eski büyük olay, M.Ö.3000 civarında iç ve dış setlere sahip dairesel bir hendek inşa edilmesidir. Bu yapılar, yaklaşık 100 metre çapında bir alanı çevrelemekte ve iki girişi vardı.[10]

Set ve hendeklerin içinde muhtemelen bazı ahşap yapılar vardı ve ayrıca setin içinde Aubrey Delikleri olarak bilinen 56 çukur bulunmaktaydı. Bu deliklerin ne için yapıldığı hakkında pek çok tartışma olmuştur: uzun yıllardır fikir birliği, deliklerin içine dik olarak ahşap direkler koyulduğu yönündedir, ancak son zamanlarda bazılarına ahşap yerine taş koyulmuş olabileceği fikri yeniden ortaya çıkmıştır.[11]

Aubrey Deliklerinin içinde ve çevresinde insanlar cenazelerini gömmüşlerdir. Bölgede yaklaşık 64 kremasyon bulunmuştur, 150 kadar kişinin ise Stonehenge'de gömüldüğü tahmin edilmekte ve bu da onu Britanya Adaları'ndaki en büyük Geç Neolitik mezarlık yapıyor.[12]

Taş tasarımları

Stonehenge'in tahmini yapım planı, 2004

MÖ 2500'lü yıllara gelindiğinde taşlar anıtın merkezinde dikili haldeydi. Stonehenge'de büyük sarsenler ve küçük bluestone'lar olmak üzere iki tip taş kullanılmıştır. İki çift sarsen taşı karşılıklı gelecek şekilde dikey olarak, bluestone'lar ise karşılıklı iki sarsen'in üstüne gelecek şekilde dizilmiştir.[13] Muhtemelen taşlar anıtın ortasına dikilirken, girişe yakın sarsenler, çevredeki dört İstasyon Taşı ile birlikte kaldırıldı.

Yaklaşık 200 veya 300 yıl sonra, merkezi bluestone'lar bir daire ve iç oval oluşturacak şekilde yeniden düzenlendi (daha sonra yine bir at nalı şeklinde değiştirildi). Stonehenge'i Avon nehrine bağlayan toprak yolda bu sırada inşa edildi.

Stonehenge'deki son tarih öncesi faaliyetlerden biri, Y ve Z delikleri olarak adlandırılan iki eş merkezli çukur halkasının taş dekorlarının etrafını kazmaktı. Bu faaliyet, bulunan boynuzlar sayesinde radyokarbon yöntemi ile MÖ 1800 ile 1500 arasına tarihlenmiştir. Bu çukurların asla tamamlanmayan taşların yeniden düzenlenmesi için tasarlanmış olabilecekleri düşünülmektedir.[14]

Stonehenge yapıldıktan sonra

Stonehenge'deki taşlar, büyük bir değişimin yaşandığı tarih öncesi bir zamanda inşa edilmişti, yeni "Beaker" tarzı çanak-çömlek stilleri ve metal işleme bilgisi ile birlikte bireylerin mezar eşyaları kıtadan gelmekteydi. Yaklaşık MÖ 2400'den itibaren Amesbury Okçusu gibi iyi döşenmiş Beaker mezarları anıt yakınlarında bulunmaktadır.[15]

Erken Tunç Çağı'nda, İngiltere'deki en büyük yuvarlak höyük topluluklarından biri Stonehenge çevresindeki alana inşa edildi. King Barrow Ridge ve Normanton Down mezarlığındaki özellikle zengin gömüler gibi pek çok el arabası grubu, Stonehenge'den görülebilen tepelerde kasıtlı olarak konumlandırılmış gibi görünmektedir.

Stonehenge'deki sarsenlerden dördü, balta başlarını ve birkaç hançeri tasvir eden yüzlerce oymayla süslenmiştir. Bunlar, MÖ 1750-1500 yıllarına tarihlenen Arreton Down tipi bronz baltalar gibi görünmektedirler. Bu baltalar, erken Tunç Çağı toplumunda bir güç veya statü sembolü veya bir şekilde yakınındaki yuvarlak höyüklerle ilişkilendirilmiş olabilirler.[16]

Geçmiş tarihi

Stonehenge'in 14. yüzyılın ikinci çeyreğinden kalma bilinen en eski tasviri " Bir dev, Merlin'in Stonehenge'i inşa etmesine yardım etmekte"

Orta Tunç Çağı'ndan itibaren, Stonehenge gibi anıtların inşasına ve tarlalar oluşturulması gibi faaliyetlere daha az ortak çaba harcandı.[17] Demir Çağı'nda, muhtemelen MÖ 700 civarında, daha sonra Vespasian Kampı olarak bilinen büyük bir hillfort, Stonehenge'in 1¼ mil doğusunda, Avon Nehri'ne bakan bir alanda inşa edildi.[18] Ayrıca Stonehenge, Roma döneminde (MS 43'ten itibaren) sık sık ziyaret edilmiş gibi görünmekte, çünkü burada birçok Roma nesnesi bulunmuştur.[19] Son zamanlarda yapılan kazılar, Stonehenge'in Romano-İngiliz halkının ritüeller gerçekleştirdiği bir yer olma olasılığını artırdı.[20]

Küçük Amesbury kasabasının, Avon üzerinden bir geçiş noktasında, MS 6. yüzyılda kurulmuş olması muhtemeldir. Sakson döneminde ise Stonehenge'e muhtemelen başı kesilmiş suçlu bir adam gömüldü.[21] Bu andan itibaren, koyun yetiştiriciliği Stonehenge çevresindeki açık araziye hakim olmuştur.[22] Stonehenge hakkında günümüze ulaşan en eski yazılı kaynaklar Orta Çağ döneminden kalmadır. 14. yüzyıldan itibaren ise Stonehenge'e, çizimlerine ve resimlerine artan kaynaklar vardır.

20. ve 21. yüzyılda Stonehenge

1822 ila 1898 yılları arasında Stonehenge
1920 restorasyonunun bir gazete tasviri

Savunma Bakanlığı, ordu eğitim tatbikatları için Salisbury Ovası'nda geniş bir arazi parçası satın aldığında, 1897'den beri ordunun faaliyetlerinin bölge üzerinde etkisi oldu; kışla, atış sahaları, sahra hastaneleri, hava limanları ve hafif demiryolları kuruldu.[23] Bunlardan Birinci Dünya Savaşı Stonehenge Havaalanı gibi bazıları çoktan yıkıldı, ancak erken dönem askeri havacılık tarihinde önemli yeri olan Larkhill Havaalanı hangarları gibi hâlâ ayakta olan yapılar da bulunmakta.[24] Paralı yollar ve Salisbury demiryolu, Stonehenge'e çok daha fazla ziyaretçi getirdi. 1880'lerden itibaren, çeşitli taşlar ahşap direklerle desteklenmişti, ancak 1900'de bir sarsıntıyla dikey sarsen taşlarının üstündeki yatay bluestone'lar düştüğünde, ziyaretçilerin güvenliği konusundaki endişeler arttı. Bölgenin o zamanki sahibi Edmund Antrobus, Society of Antiquaries'in yardımıyla, 1901'de en yüksek triliton'un yeniden dikilmesini organize etti. Bu, Stonehenge'i korumak ve restore etmek için bir dizi kampanyanın başlangıcıydı.[25]

Anıt, 1918 yılında yerel halktan biri olan Cecil Chubb tarafından Atrobus ailesinden satın alınana kadar özel mülkiyet idi. Chubb Stonehenge'i satın aldıktan sonra ulusa bağışladı,[26] ve bu andan itibaren Stonehenge'i koruma görevi devlete düştü. 1927'den itibaren National Trust, Stonehenge çevresindeki araziyi korumak ve otlak haline geri döndürmek için satın almaya başladı. Şu anda Stonehenge çevresindeki geniş alanlar onların mülkiyetindedir.

Yapım aşaması

Taşların taşınması

Taşların nasıl taşındığı hakkında bir canlandırma, Stonehenge ziyaretçi merkezi

Stonehenge'de iki tip taş kullanıldı; sarsen ve bluestone. Sarsen taşları, güney İngiltere'ye doğal olarak dağılmış halde bulunan bir tür silkret kayadır. Yıllardır arkeologların çoğu bu taşların 32 km uzaklıktaki Marlborough Downs'dan getirildiğine inanmakta. Bununla birlikte, yeni jeokimyasal yolları kullanan son araştırmalar, Marlborough Downs'un gerçekten taşların kaynağı olduğunu doğrulamakla kalmadı, aynı zamanda sarsenlerin büyük olasılıkla geldiği alanı da belirledi; Marlborough'nun güneybatısındaki West Woods olarak bilinen bölge.[27] Taşların her biri 25 ila 30 ton ağırlığındadır.

Bluestone, Stonehenge'deki daha küçük taşlara atıfta bulunmak için kullanılan terimdir. Mavi görünmeseler de, kırıldıklarında veya ıslandıklarında mavimsi bir ton alırlar. Mavi taşlar, çeşitli jeolojilere sahip olmalarına rağmen hepsinin güneybatı Galler'deki Preseli Tepeleri'nden getirildiği tespit edilmiştir. Taşların her biri 2 ila 5 ton ağırlığındadır.

Bazı insanlar ise, mavi taşların buzulların hareketiyle Salisbury Ovası'na getirilmiş olabileceğine inanıyor, ancak çoğu arkeolog, bunların insan çabasıyla taşındığını düşünüyor. Bu taşımanın 250 kilometreden daha uzun bir mesafede nasıl yapıldığı bilinmemektedir, ancak taşların hem su şebekeleri aracılığıyla hem de kara yolu ile taşınmış olması muhtemeldir.

Taşların şekillendirilmesi

Sarsen taşlarının birbirine geçirilmesi hakkında bir tasvir

Stonehenge'in kuzeyindeki alanda büyük miktarlarda sarsen ve bluestone artık malzemesi ve kırık çekiç taşları bulundu; bu alanda taşlara şekil verildiği düşünülmektedir. Stonehenge'de bulunan çeşitli boyutlarda arsen ve çakmaktaşı çekiç taşlarının daha büyük olanları, taşı kabaca yontmak ve kırmak için, daha küçük olanlar ise yüzeyleri şekillendirmek ve düzleştirmek için kullanıldı.

Taşların yakın zamanda yapılan lazer incelemesinin analizi, kullanılan farklı taş işleme yöntemlerini ortaya çıkardı ve özellikle, merkez triliton'ların kuzeydoğu tarafı ve iç yüzleri olmak üzere anıtın bazı bölümlerinin diğerlerinden daha dikkatli işlendiğini gösterdi.

Resimler

Ayrıca bakınız

Dış bağlantılar

Kaynakça

  1. ^ "Stonehenge'in esrarı çözülüyor". BBC News Türkçe. 10 Eylül 2014. 8 Ekim 2020 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 24 Eylül 2020. 
  2. ^ Morgan, James (21 Eylül 2008). "Dig pinpoints Stonehenge origins". BBC. 22 Eylül 2008 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 22 Eylül 2008. 
  3. ^ Scott, Julie; Selwyn, Tom, (Ed.) (2010). Thinking Through Tourism (İngilizce). Bloomsbury Publishing. s. 191. 
  4. ^ "History of Stonehenge". English Heritage. 10 Ekim 2018 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 15 Ekim 2020. 
  5. ^ "Stonehenge Landscape". National Trust (İngilizce). 20 Şubat 2012 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 15 Ekim 2020. 
  6. ^ "Stonehenge | Definition of Stonehenge by Oxford Dictionary on Lexico.com also meaning of Stonehenge". Lexico Dictionaries | English (İngilizce). 8 Ekim 2020 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 25 Eylül 2020. 
  7. ^ "Library". archaeologydataservice.ac.uk (İngilizce). 8 Ekim 2020 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 24 Eylül 2020. 
  8. ^ French, Charles; Scaife, Rob; Allen, Michael J.; Pearson, Mike Parker; Pollard, Josh; Richards, Colin; Thomas, Julian; Welham, Kate (Eylül 2019). "Durrington Walls to West Amesbury by way of Stonehenge: a major transformation of the Holocene landscape". The Antiquaries Journal (İngilizce). 92: 1-36. doi:10.1017/S0003581512000704. ISSN 0003-5815. 3 Ekim 2019 tarihinde kaynağından arşivlendi. 
  9. ^ "Research Department Reports". research.historicengland.org.uk. 18 Eylül 2015 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 24 Eylül 2020. 
  10. ^ J Last (2011). Introduction to Heritage Assets: Prehistoric Henges and Circles (İngilizce). English Heritage. 20 Eylül 2020 tarihinde kaynağından arşivlendi. 
  11. ^ Pearson, Mike Parker; Chamberlain, Andrew; Jay, Mandy; Marshall, Peter; Pollard, Josh; Richards, Colin; Thomas, Julian; Tilley, Chris; Welham, Kate (1 Mart 2009). "Who was buried at Stonehenge?". Antiquity (İngilizce). 83 (319): 23-39. doi:10.1017/S0003598X00098069. ISSN 0003-598X. 
  12. ^ "Lives before and after Stonehenge: An osteobiographical study of four prehistoric burials recently excavated from the Stonehenge World Heritage Site". Journal of Archaeological Science: Reports (İngilizce). 20: 692-710. 1 Ağustos 2018. doi:10.1016/j.jasrep.2018.06.008. ISSN 2352-409X. 25 Ocak 2019 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 24 Eylül 2020. 
  13. ^ Darvill, Timothy; Marshall, Peter; Pearson, Mike Parker; Wainwright, Geoff (Aralık 2012). "Stonehenge remodelled". Antiquity (İngilizce). 86 (334): 1021-1040. doi:10.1017/S0003598X00048225. ISSN 0003-598X. 
  14. ^ "English Heritage Archaeological Monographs". Archaeology Data Service. doi:10.5284/1028203. 2 Kasım 2014 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 25 Eylül 2020. 
  15. ^ "Amesbury (Wiltshire, England): Stonehenge", Northern Europe, Routledge, ss. 30-35, 28 Ekim 2013, ISBN 978-0-203-05915-9, erişim tarihi: 25 Eylül 2020 
  16. ^ "Laser scan reveals surface details of Stonehenge". Physics Today. 2012. doi:10.1063/pt.5.026424. ISSN 1945-0699. 
  17. ^ Greis, Gloria Polizzotti; Richards, Julian (1992). "The Stonehenge Environs Project". Journal of Field Archaeology. 19 (2): 222. doi:10.2307/529984. ISSN 0093-4690. 
  18. ^ LOCKYER, NORMAN (Mayıs 1902). "The Wiltshire Archaeological and Natural History Magazine The Wiltshire Archaeological and Natural History Magazine". Nature. 66 (1697): 25-27. doi:10.1038/066025a0. ISSN 0028-0836. 
  19. ^ "Supplementum Epigraphicum GraecumSivrihissar (in vico). Op. cit. Op. cit. 334, n. 19". Supplementum Epigraphicum Graecum. 14 Aralık 2019 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 25 Eylül 2020. 
  20. ^ Darvill, Timothy; Wainwright, Geoffrey (21 Nisan 2009). "Stonehenge excavations 2008". The Antiquaries Journal. 89: 1-19. doi:10.1017/s000358150900002x. ISSN 0003-5815. 
  21. ^ Reynolds, Andrew (26 Mart 2009), "The Geography of Deviant Burial in Anglo‐Saxon England", Anglo-Saxon Deviant Burial Customs, Oxford University Press, ss. 180-234, ISBN 978-0-19-954455-4, erişim tarihi: 26 Eylül 2020 
  22. ^ Whittle, Alasdair (1 Mart 2009). "Andrew J. Lawson. Chalkland: an archaeology of Stonehenge and its region. 2007. Salisbury: Hobnob; 978-0-946418-61-9 casebound £25; 978-0-946418-70-1 paperback £17.95". Antiquity. 83 (319): 227-228. doi:10.1017/s0003598x00098306. ISSN 0003-598X. 
  23. ^ Holbrook, Neil (23 Temmuz 2020). "A Romano-British Roadside Settlement at Beanacre, Wiltshire. By C. Mason. Wessex Archaeology Occasional Paper. Wessex Archaeology, Salisbury, 2018. Pp. ix + 107, illus. Price: £15.00. isbn9781911137085". Britannia: 1-1. doi:10.1017/s0068113x2000029x. ISSN 0068-113X. 
  24. ^ Aubrey, John; Britton, John (1847). The natural history of Wiltshire : written between 1656 and 1691 / edited and elucidated by notes by John Britton. London :: Printed by J.B. Nichols,. 
  25. ^ Adams Stein, Jesse (19 Kasım 2016), "The visual at work: oral history and institutional photographs", Hot Metal, Manchester University Press, ISBN 978-1-78499-434-1, erişim tarihi: 28 Eylül 2020 
  26. ^ Piggott, Stuart (Mart 1984). "Christopher Chippindale: Stonehenge complete. London, Thames & Hudson, 1983. 296 pp., 260 illustrations, 13 in colour. £12.50". Antiquity. 58 (222): 68-68. doi:10.1017/s0003598x00056052. ISSN 0003-598X. 
  27. ^ Nash, David J.; Ciborowski, T. Jake R.; Ullyott, J. Stewart; Pearson, Mike Parker; Darvill, Timothy; Greaney, Susan; Maniatis, Georgios; Whitaker, Katy A. (Temmuz 2020). "Origins of the sarsen megaliths at Stonehenge". Science Advances (İngilizce). 6 (31). doi:10.1126/sciadv.abc0133. ISSN 2375-2548. 27 Eylül 2020 tarihinde kaynağından arşivlendi. 

İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">Arkeoloji</span> Geçmişin, insanlık tarihinin maddi kültür yoluyla incelenmesi

Arkeoloji, arkeolojik yöntemlerle ortaya çıkarılmış kültürleri, sosyoloji, coğrafya, tarih, etnoloji, antropoloji, nümizmatik, filoloji, gibi birçok bilim dalından yararlanarak araştıran ve inceleyen bilim dalıdır. Türkçeye yanlış bir şekilde "kazıbilim" olarak çevrilmiş olsa da kazı, arkeolojik araştırma yöntemlerinden sadece bir tanesidir. Arkeoloji asıl olarak insanlığın kültürel geçmişini, kültürlerin değişimini ve birbirleriyle ilişkilerini inceler.

<span class="mw-page-title-main">Bira</span> arpanın mayalandırılmasıyla yapılan alkollü içki

Bira, dünyadaki en eski ve en yaygın alkollü içeceklerden biridir. Su ve çaydan sonra en popüler üçüncü içecek‘tir. Bira tahıldan üretilirː Yaygın olarak malt arpa kullanılır ama buğday, mısır ve pirinç de kullanılan ürünler arasındadır. Şıradaki(malt-su karışımı), nişasta şekerlerinin fermantasyonu birada etanol ve karbondioksiti açığa çıkarır ve köpüklü bira oluşur.

Bakır Taş Çağı, MÖ 5000-3000 yılları arasını kapsayan tarih öncesi dönemdir. Bakır Çağı'nın bir diğer adı Maden Taş Çağı'dır. Taş aletler yanında bakırın da kullanılmaya başlamasından dolayı Kalkolitik Çağ olarak adlandırılan bu dönem, Geç Neolitik Çağ'ın devamıdır. Bu çağda da, Neolitik Çağ'da olduğu gibi, bölgesel farklılıklar bulunmaktadır.

Ulucak Höyüğü, İzmir yakınlarında, Ankara yolu üzerinde, Kemalpaşa'nın 7 km kuzeybatısındaki Ulucak köyünde bulunan bir arkeolojik yerleşimdir. İzmir sınırları içinde bilinen ilk çiftçi köy yerleşimidir.

Orta Taş Çağı, Orta Taş Devri veya Mezolitik dönem, M.Ö. 22.000-10.000. Paleolitik ve Neolitik arası bir geçiş dönemidir. Taştan aletler daha çeşitlidir. Köpek ilk evcil hayvan olarak görülür. Gıda birikimine de başlanır. Mağara resimleriyle ilk resim sanatı ortaya çıkmıştır. Önemli bazı merkezler Samsun Tekkeköy, Karain ve Beldibi'dir.

<span class="mw-page-title-main">Beycesultan</span> Denizlinin Çivril ilçesine 5 km uzaklıkta yer alan ve Beycehöyük adıyla da anılan höyük

Beycesultan, Denizli'nin Çivril ilçesine 5 km uzaklıkta yer alan ve Beycehöyük adıyla da anılan höyükte 1954- 1959 yılları arasında İngiliz arkeologları Seton Lloyd ve James Mellaart tarafından ilk kazıları yapılan ve ikinci kazıları günümüzde Dr. Eşref Abay başkanlığındaki bir bilimsel kazı ekibi Ege Üniversitesi tarafından sürdürülen arkeolojik sit. Ayrıca höyüğün yakınında Beycesultan Türbesi yer almaktadır.

<span class="mw-page-title-main">Soli, Mersin</span> antik Kilikya şehri

Soli, Mersin'in Mezitli ilçesinde antik bir kenttir. Antik çağlarda Kilikya Bölgesi olarak adlandırılan bölgede, Dağlık ve Ovalık Kilikya olarak adlandırılan bölümlerin tam ortasında yer alır.

İzabe, maden cevherinin metal içeriğini yüksek sıcaklıkta indirgenme tepkimesi yardımıyla cevherin geri kalanından ayırma süreci. Pirometalurjinin yöntemlerinden biridir. Kimi metal oksitlerin indirgenmesi için yüksek sıcaklık yeterliyken pek çoğu için süreçte ısının yanında indirgeyici madde kullanılması da gerekir. Karbon genellikle kullanılan indirgeyicilerdendir.

<span class="mw-page-title-main">Minos Patlaması</span>

Minos patlaması aynı zamanda Thera Santorini patlaması olarak da bilinmektedir. Tarihte bilinen en geniş patlamalardan biridir. Patlama Thera Adası ve Minion yerleşiminde meydana gelmiştir. Girit kıyısındaki ada ve tarım alanlarını da kapsamaktadır. Patlama konusunda kesin bilgiler yoktur ama Yunan mitolojisinde geçtiği söylenmektedir. Mısır'daki gürültünün de bundan kaynaklandığı düşünülmektedir. Patlamanın eski kayıtları net olmamasına rağmen Mısır'daki Tempest Stele'sinde tarif edilen büyük fırtınanın bu olabileceği düşünülüyor. Çin Bambu yıllıklarında da volkanik kış ve belirtilen soğuk dalga ile bulgular çakışmaktadır. Platon'un Atlantis'inin de temel konularının da bu patlamadan oluştuğu iddia edilir.

<span class="mw-page-title-main">Savaş arabası</span>

Savaş arabası, hızlı hareket gücü sağlamak için genellikle atların kullanıldığı, bir savaş arabacısı tarafından sürülen bir araba türüdür. Bilinen en eski savaş arabaları, günümüz Rusya'sının Çelyabinsk Oblastı'nda bulunan ve MÖ 1950-1880 yıllarına tarihlenen Sintaşta kültürüne ait mezarlarda bulunmuş ve Orta Anadolu'da Kültepe'de bulunan ve MÖ 1900 yıllarına tarihlenen silindir mühürlerde tasvir edilmiştir. Hafif, atlı savaş arabalarının yapımını mümkün kılan en önemli buluş dişli tekerlektir.

<span class="mw-page-title-main">Newgrange</span>

Newgrange, İrlanda'nın Meath Kontluğu'ndaki Boyne Nehri'nin kuzey tarafındaki Drogheda'nın sekiz kilometre batısında yer alan tarih öncesi bir anıttır. M.Ö. 3200 civarında Neolitik Çağ'da inşa edilmiştir ve Stonehenge ve Mısır piramitlerinden daha yaşlıdır. Site, iç taş geçişli ve odalı geniş bir dairesel höyükten oluşmaktadır. Bu odalarda insan kemikleri ve olası mezar kalıntıları ya da adak sunuları bulundu. Höyük aynı zamanda bir taş daire ile çevrelenmiştir. Sitenin hangi amaçla kullanıldığı konusunda kesin bir tahmin yoktur, ancak dini amaçlarla kullanıldığı düşünülmektedir.

<span class="mw-page-title-main">Kurtarma arkeolojisi</span> Genellikle bir inşaat, yol ya da baraj inşası planlanırken tesadüfen bulunan buluntuların en kısa sürede belgelenerek kayda alınmasını amacıyla yürütülen, kâr amacı güden arkeolojik kazı çalışmaları.

Kurtarma arkeolojisi ya da diğer bilinen adlarıyla kurtarma kazıları, prevantif (önleyici) arkeoloji ya da ticari yahut sözleşmeli arkeoloji, devlet tarafından onaylanmış, kâr amacı güden arkeolojik kazı ve araştırmalara verilen addır. Bu tür kazılar bir inşaat, yol ya da baraj inşası planlanırken arazi çalışmaları sırasında tesadüfen bulunan buluntuların en kısa sürede belgelenerek kayda alınmasını amaçlamaktadır.

<span class="mw-page-title-main">Lene Hara Mağarası</span> Doğu Timordaki çözelti mağaraları sisteminin ana mağarası

Lena Hara Mağarası, Doğu Timor'un (Timor-Leste) doğu ucundaki Lautém Belediyesi'ndeki Tutuala köyüne yakın bir çözelti mağaraları sisteminin ana mağarasıdır. Diğerleri Ile Kére Kére ve Jerimalai'dir. Lene Hara, Timor'un günümüzden en az 35.000 yıldan beri insanlar tarafından mesken edildiğine dair kanıtlar sağlamıştır ve bu, insanların Sunda ve Sahul Pleistosen kıtaları arasındaki geçişi Wallacea sularını üzerinden geçtiklerinin kanıtıdır.

Matupi Mağarası, kuzeydoğu Zaire ile Kongo Demokratik Cumhuriyeti'ndeki Ituri Yağmur Ormanı'nın Hoyo Dağı masifi arasında yer alan ve arkeologların yaptığı araştırmalar sonucunda Geç Taş Çağı insanlarının 40.000 yıldan uzun süredir yerleşim gördüğüne dair kanıtların bulunduğu bir tarihöncesi mağaradır. Mağara, mikrolitik araç teknolojileri örneklerinin en eski kanıtlardan bazılarını içermektedir.

Njoro Nehri Mağarası, Kenya, Mau Escarpment'da yer alan, ilk olarak 1938'de Mary Leakey ve kocası Louis Leakey tarafından kazılan bir arkeolojik sit alanıdır. Kazılar sonucunda, Elmenteitan çobanlarının günümüzden yaklaşık 3350-3050yıl önce Pastoral Neolitik dönemde oluşturduğu bir toplu yakma alanını ortaya çıkarıldı. Kazılarda ayrıca çanak çömlek, boncuklar, taş kaseler, sepet işi, havaneli ve pullar ortaya çıkarıldı. Leakeys'in kazısı, bölgedeki antik boncukları ve aletleri ortaya çıkaran en eski kazıydı ve 1950'de daha sonra yapılan bir araştırma, Doğu Afrika'da radyokarbon tarihlemesini kullanan ilk araştırma oldu.

<span class="mw-page-title-main">Alepotrypa mağarası</span>

Alepotrypa mağarası, Mora yarımadasının Manya bölgesinde bulunan bir arkeolojik sit alanıdır. Sit alanı, ilk çiftçilerin yaşadığı bir yer olmasının yanı sıra, mezar alanı ve ibadet alanı olarak da kullanılmıştır. Arkeolojik kanıtlar, mağara alanının Avrupa'da günümüze kadar bulunan en büyük Neolitik mezar alanlarından biri olduğunu ortaya koydu. Bölgede MÖ 4. binyıla tarihlenen bir mezardan iki yetişkin insan iskeleti ve en az 170 ayrı kişiye ait kalıntılar bulundu. Arkeologlar, MÖ 2. binyıla tarihlenen ve Alepotrypa'da yeniden gömüldüğü anlaşılan bir Miken mezarını ortaya çıkardılar. Yeniden defin işleminin nedeni ortaya çıkarılamadı. Doğrudan bir kanıt bulunmamakla birlikte, mezar alanının Alepotrypa'yı klasik mitolojide Hades'in Tainaron'a giriş yaptığı kapıya bağladığına inanılmaktadır.

<span class="mw-page-title-main">Chertovy Vorota Mağarası</span>

Chertovy Vorota Mağarası, Rusya'nın Primorsky Krayı'ndaki Dalnegorsk şehrine 12 kilometre (7 mi) uzaklıkta, Sihote-Alin dağlarında yer alan bir Neolitik arkeolojik sit alanıdır. Karstik mağara kireç taşı bir uçurumun üzerinde bulunur ve Rudnaya Nehri'nin bir kolu olan Krivaya Nehri'nin yaklaşık 35 m (115 ft) üzerinde yer almaktadır. Chertovy Vorota, arkeolojik kayıtlara geçmiş, günümüze ulaşan en eski tekstil örneklerinden bazıları için güvenli kanıtlar sağlamaktadır.

<span class="mw-page-title-main">Divje Babe flütü</span>

Divje Babe flütü ya da Neandertal flütü, Slovenya Bilimler ve Sanatlar Akademisi Arkeoloji Enstitüsü tarafından yürütülen sistematik arkeolojik kazılar sırasında 1995 yılında Slovenya'nın kuzeybatısındaki Cerkno yakınlarındaki Divje Babe I'de ortaya çıkarılan, aralıklı deliklerle delinmiş bir mağara ayısı uyluk kemiğidir. Neandertaller tarafından bir tür müzik aleti olarak yapıldığı öne sürülmüş ve Neandertal flütü olarak tanınmıştır. Eser, Ljubljana'daki Slovenya Ulusal Müzesi'nde Neandertal flütü olarak halka açık bir şekilde sergilenmektedir. Bu haliyle, dünyanın bilinen en eski müzik aletidir.Neandertaller arasında sembolik davranışları ve gelişmiş bilişsel yetenekleri yansıtabilecek diğer birçok Orta Paleolitik (Musteryen) buluntu gibi, bu buluntu da bilim camiasının bir kısmı tarafından şiddetli eleştiri ile karşılanmıştır. Eserin bir flüt olarak yorumlanması tartışmalıdır; bazı araştırmalar deliklerin hayvan kaynaklı olduğunu, muhtemelen bir sırtlana ait diş izleri olduğunu öne sürmektedir.

Shahina Farid, Türkiye'deki Neolitik Dönem, Çatalhöyük kazılarında arkeolojik saha direktörü ve Proje Koordinatörü olarak yaptığı çalışmalarla tanınan bir İngiliz arkeologdur. Halen, Historic England bilimsel tarihleme çalışmalarında koordinatör olarak çalışmaktadır.

<span class="mw-page-title-main">Avebury</span>

Avebury, İngiltere'nin Wiltshire kontluğuna bağlı Avebury köyünün çevresinde bulunan üç taş daire içeren Neolitik bir henge anıtıdır. Britanya'nın en iyi bilinen tarih öncesi alanlarından biri olan bu bölge, dünyadaki en büyük megalitik taş çemberi içermektedir. Hem turistik bir cazibe merkezi hem de çağdaş paganlar için dini öneme sahip bir yerdir.