İçeriğe atla

Sosyometrik Statü

Sosyometrik statü, kişinin bir grup olarak akranları tarafından sevilme veya sevilmeme derecesini belirlemeye yardımcı olan bir ölçüm sistemidir. Yetişkinler arasında sosyometrik statüyü inceleyen bazı çalışmalar olsa da, bu sistem, akran ilişkileri ve sosyal yeterlilik hakkında çıkarımlar yapmak için çoğunlukla çocuklar ve ergenlerde kullanılır.[1][2]

Gelişim Psikolojisi

Gelişim psikolojisinde bu sistem, çocukların akran gruplarındaki statüsünü, zaman içindeki istikrarını, onu belirleyen özellikleri ve akranları tarafından sevilen veya reddedilen kişinin uzun vadeli davranış durumlarını değerlendirmek için kullanılmıştır.

Metodoloji

Genellikle, sosyometrik statü çalışması yapılırken, akranlarından bireyin akran grubundaki statüsünü derecelendirmeleri istenir.. Bunun için kullanılan en yaygın yöntemlerden ikisi akran adaylığı ve akran derecelendirmesidir.[3][4] Akran derecelendirme yönteminde, katılımcılardan gruptaki diğer akranları ne kadar sevdiklerini sayısal olarak değerlendirmeleri istenir.[3] Daha sonra derecelendirmelerin ortalaması alınarak sosyometrik durum hesaplanır. Akran adaylığı tekniğinde ise çocuklardan gruptan en çok kimi sevip sevmediklerini seçmeleri istenir. Ardından, en çok sevilen ve en az sevilen derecelendirmeleri, çocukları sosyometrik değişkenlere göre tasnif etmek üzere yorumlanır. Başlangıçta, araştırmacılar yalnızca 2 kategori kullanmışlardır: kabul edilmiş ve reddedilmiş çocuklar.[5][6] Bununla birlikte, Coie, Dodge ve Coppotelli (1982), bu tür bir gruplamanın, sosyometrik statünün gerçek sonuçlarını tam manasıyla tespit edemediğini, çünkü iki düşük statülü grubu – devamlı reddedilen çocuklar ve sosyal olarak ihmal edilenler – birbirinden ayırmada başarısız olduğunu savundu.[5][6] Çocukların 5 gruba ayrılmasını önerdiler:

  • Popüler çocuklar : Çocuklar, birçok olumlu adaylık almaları halinde popüler olarak belirlenir.
  • Reddedilmiş çocuklar : Çok sayıda olumsuz ve az sayıda olumlu adaylık alan çocuklar reddedilmiş olarak tanımlanır.
  • İhmal edilmiş çocuklar : Çocuklar, çok az sayıda olumlu veya olumsuz aday gösterilirse ihmal edilmiş olarak tanımlanır. Bu çocuklar, akranları tarafından özellikle sevilmezler ve fark edilmeme eğilimindedirler.
  • Ortalama çocuklar : Çocuklar, hem olumlu hem de olumsuz adayların ortalama sayısını alırlarsa ortalama çocuk olarak tanımlanır.
  • Tartışmalı çocuklar : Çocuklar, çok sayıda olumlu ve çok sayıda olumsuz adaylık alırlarsa, tartışmalı olarak tanımlanırlar. Bu çocukların pek çok çocuk tarafından sevildiği, oldukça az sayıda çocuk tarafından sevilmediği söylenmektedir.

Akran derecelendirmeleri/adaylıkları sosyometrik durumu değerlendirmek için en sık kullanılan yöntem olsa da, bunlara genellikle öğretmen değerlendirmesi, gözlemler ve öz değerlendirmeler eşlik eder.[7]

Başlıca Sosyometrik Gruplar

Popüler Çocuklar

Popüler çocuklar, diğer gruplardan daha yüksek sosyal beceriler sergileme eğilimindedir ve genellikle işbirlikçi veya lider olarak tanımlanırlar.[6] Akranlarıyla etkileşim başlatmanın veya problemleri çözmenin etkili yollarını kolayca düşünebilirler ve diğer insanların duygularını daha iyi tanıyabilirler.[8][9] Pek çok çalışma, reddedilmiş veya tartışmalı çocuklara göre daha az saldırgan ve yıkıcı davranışlar sergilediklerini göstermektedir, ancak bunun doğuştan gelen bir özellik olmadığı öne sürülmüştür. Bazı popüler çocuklar saldırgan veya antisosyal özelliklere sahiptir, ancak yine de sevilir ve hatta örnek alınır.[10]

Reddedilmiş Çocuklar

Reddedilmiş çocuklar, sosyal yeterlilikte popüler çocuklara göre daha kötü puan alır. Akranlarına popüler çocuklarla aynı oranda hatta onlardan daha fazla yaklaşsalar da, temasa geçme girişimleri genellikle geri çevrilir.[5] Çoğu çalışma, diğer çocuk gruplarına göre daha saldırgan davranışlar sergilediklerini ve daha düşük iletişim becerilerine sahip olduklarını göstermektedir.[5][11] Ayrıca akademik olarak daha kötü performans gösterirler ve kendilerine verilen akademik görevlere odaklanmakta zorlanırlar.[5] Nihayetinde, reddedilmiş çocuklar diğer sosyometrik gruplara göre daha yüksek oranda kaygı ve depresyon yaşarlar.[11][12]

İhmal Edilmiş Çocuklar

İhmal edilmiş çocuklar genellikle en az toplum yanlısı olan gruptur ve sıklıkla utangaç olarak tanımlanır.[5] Bu nedenle, akranları tarafından özellikle sevilmezler. Ancak bu, onların ortalama çocuklardan daha yalnız oldukları anlamına gelmez.[13] Ayrıca, düşük sosyal becerilerine rağmen, akademik başarılarında diğerlerinden daha iyi performans göstermeyi başarırlar, daha yüksek motivasyon ve bağımsızlık seviyelerine sahiptirler.[14]

Tartışmalı Çocuklar

Popüler ve reddedilmiş profillerin özelliklerini bir arada gösteren tartışmalı çocuklar, bazı akranları tarafından çok sevilirken, diğerleri tarafından çoğunlukla beğenilmez. Görünür, aktif, iddialı, son derece sosyaldirler ve genellikle lider olarak algılanırlar.[6] Sıklıkla saldırgan, yıkıcı (çoğunlukla erkekler) veya kibirli (çoğunlukla kızlar) olarak tanımlanırlar.[7] Akademik performanslarının ardındaki kanıtlar -kesin olmamakla birlikte- bazı çalışmalar onları "okulda yavaş" olarak tanımlarken,[6] performanslarını iyi olarak değerlendiriyor.[7]

Sosyometrik Statünün Güvenilirliği

Sosyometrik statünün zaman içinde sabit kalıp kalmadığı önemlidir çünkü bir gruptaki gerçek akran ilişkilerinin ve sevme/beğenmeme mekanizmalarının istikrarını gösterir.

Yakın tarihli bir meta-analiz çalışmasının gösterdiği sonuçlara göre, sosyometrik statünün güvenilirliği yaşa, cinsiyete, ölçüm süreleri arasındaki aralığa ve çalışmanın yayınlanma yılına bağlıdır.[4]

Çocuklar büyüdükçe, akran gruplarındaki yapı da bir o kadar sağlamlaşır, böylece sosyometrik derecelendirmeleri daha sağlıklı sonuçlar verir.[4] Bukowski ve Newcomb (1985), ilkokuldan ortaokula geçiş nedeniyle grubun büyüklüğünde ve bileşiminde değişiklikler olsa bile okul çağındaki çocuklarda sosyometrik statünün sabit kaldığını ortaya koymuştur.[15] Öte yandan okul öncesi çocuklar, özellikle akran adaylığı tekniğini kullanırken, testlerinde güvenilirliklerinin daha az olduğu görülmüştür.[4][16] Bununla birlikte, sayısal derecelendirme ölçeği kullanıldığında güvenilirlik artar; ancak, bu yalnızca istatistiksel bir sonuç belirtir.[4][16]

Cinsiyet söz konusu olduğunda, gruptaki erkeklerde büyük oranda güvenilirlik düşer, ancak bu korelasyonun kesin mekanizması bilinmemektedir.[4]

Ölçüm noktaları arasındaki aralık arttıkça güvenilirlik de azalır.[4]

Son olarak, yayınlanma yılının üzerinden zaman geçtikçe, en azından ABD'de, çocukların beğenme tercihleri daha az güvenilir hale gelirken, beğenmeme tercihleri daha güvenilir hale geliyor.[4] Bu fenomenin olası bir açıklaması, son yıllarda Amerikalı çocukların kaygı düzeylerinde bir artış olmasıdır. Çocuklar zamanla daha kaygılı hale geldikçe kimi sevdiklerinden çok kimi sevmediklerine odaklanmaya başlamış olabilirler.[4]

Uzun Vadeli Etkiler

Bir çocuğun sosyometrik durumunun duygusal ya da davranışsal sonuçlarının çocuğu ergenliğe hatta yetişkinliğe kadar takip edip etmediği büyük önem taşıyan bir sorudur.

Görünen o ki, hem reddedilmiş hem de tartışmalı erkek çocukların (en saldırgan gruplar) ergenlik döneminde şiddet içeren veya içermeyen suçlar işleme olasılığı daha yüksek olduğundan, çocukların saldırganlık eğilimleri daha sonraki hayatlarına yansıyabilmektedir.[6][17]

Ayrıca, sosyal olarak dışlanmış çocukların ergenlik veya yetişkinlik döneminde ruh sağlığı sorunları geliştirme riskinin daha yüksek olduğu bilindiğinden, reddedilen çocukların sıklıkla karşılaştıkları kaygı ve depresyon belirtileri gelecek hayatlarına yansıyabilir.[18][19] Depresyonun ortaya çıkmasında yalnızca akran reddinin rol oynamadığı, aynı zamanda depresif semptomların da reddedilmeye yol açabileceği tartışılmaktadır.[20]

Bütün bunlar, sosyal kabulün kişinin sosyal ve duygusal uyumunda hayati bir rol oynadığı göstermektedir. Sosyal statüsü düşük olan çocuklar, sosyal becerilerini geliştirme fırsatından yoksun olabilir, bu da onların gelecekte daha da dışlanmalarına yol açar ve bunun kırılması zordur.[21] Bu nedenle, çocukların sosyal çevrelerine uyum sağlamalarına yardımcı olmak ve olası kötü sonuçları önlemek için sosyal beceri eğitim programları sıklıkla uygulanmaktadır. Sosyometrik statü, hem ihtiyacı olan çocukları belirlemek hem de bu programların etkililiğini değerlendirmek için kullanıldığından bu hususta oldukça faydalı bir ölçüttür.[5][21]

Ayrıca bakınız

Kaynakça

  1. ^ Eronen, S., & Nurmi, J. (2001). Sociometric status of young adults: Behavioural correlates, And cognitive-motivational antecedents and consequences. International Journal of Behavioral Development, 25(3), 203–213. DOI:10.1080/01650250042000212
  2. ^ Bot, S. M., Engels, R. C., Knibbe, R. A., & Meeus, W. H. (2007). Sociometric status and Social drinking: Observations of modelling and persuasion in young adult peer groups. Journal of Abnormal Child Psychology, 35(6), 929–941. DOI:10.1007/s10802-007-9144-1
  3. ^ a b Terry, R., & Coie, J. D. (1991). A comparison of methods for defining sociometric status among children. Developmental Psychology, 27(5), 867–880. DOI:10.1037/0012-1649.27.5.867
  4. ^ a b c d e f g h i Jiang, X. L., & Cillessen, A. H. (2005). Stability of continuous measures of sociometric status: A meta-analysis. Developmental Review, 25(1), 1–25. DOI:10.1016/j.dr.2004.08.008 Kaynak hatası: Geçersiz <ref> etiketi: "jiang" adı farklı içerikte birden fazla tanımlanmış (Bkz: )
  5. ^ a b c d e f g Dodge, K. A., Coie, J. D., & Brakke, N. P. (1982). Behavior patterns of socially rejected and neglected preadolescents: The roles of social approach and aggression. Journal of Abnormal Child Psychology, 10(3), 389–409. DOI:10.1007/bf00912329 Kaynak hatası: Geçersiz <ref> etiketi: "dodge6" adı farklı içerikte birden fazla tanımlanmış (Bkz: )
  6. ^ a b c d e f Coie, J. D., Dodge, K. A., & Coppotelli, H. (1982). Dimensions and types of social status: A cross-age perspective. Developmental Psychology, 18(4), 557–570. DOI:10.1037/0012-1649.18.4.557 Kaynak hatası: Geçersiz <ref> etiketi: "coie7" adı farklı içerikte birden fazla tanımlanmış (Bkz: )
  7. ^ a b c Hatzichristou, C., & Hopf, D. (1996). A Multiperspective comparison of Peer Sociometric status groups in childhood and adolescence. Child Development, 67(3), 1085. DOI:10.2307/1131881 Kaynak hatası: Geçersiz <ref> etiketi: "hopf" adı farklı içerikte birden fazla tanımlanmış (Bkz: )
  8. ^ Richard, B. A., & Dodge, K. A. (1982). Social maladjustment and problem solving in school-aged children. Journal of Consulting and Clinical Psychology, 50(2), 226–233. DOI:10.1037/0022-006x.50.2.226
  9. ^ Edwards, R., Manstead, A. S., & Macdonald, C. J. (1984). The relationship between children's sociometric status and ability to recognize facial expressions of emotion. European Journal of Social Psychology, 14(2), 235–238. DOI:10.1002/ejsp.2420140212
  10. ^ Rodkin, P. C., Farmer, T. W., Pearl, R., & Van Acker, R. (2000). Heterogeneity of popular boys: Antisocial and prosocial configurations. Developmental Psychology, 36(1), 14–24. DOI:10.1037/0012-1649.36.1.14
  11. ^ a b Van der Wilt, F., Van der Veen, C., Van Kruistum, C., & Van Oers, B. (2019). Why do children Become rejected by their peers? A review of studies into the relationship between Oral communicative competence and Sociometric status in childhood. Educational Psychology Review, 31(3), 699–724. DOI:10.1007/s10648-019-09479-z
  12. ^ Reijntjes, A., Kamphuis, J. H., Prinzie, P., & Telch, M. J. (2010). Peer victimization and internalizing problems in children: A meta-analysis of longitudinal studies. Child Abuse & Neglect, 34(4), 244–252. DOI:10.1016/j.chiabu.2009.07.009
  13. ^ Cassidy, J., & Asher, S. R. (1992). Loneliness and peer relations in young children. Child Development, 63(2), 350. DOI:10.2307/1131484
  14. ^ Wentzel, K. R., & Asher, S. R. (1995). The academic lives of neglected, rejected, popular, and controversial children. Child Development, 66(3), 754. DOI:10.2307/1131948
  15. ^ Bukowski, W. M., & Newcomb, A. F. (1984). Stability and determinants of sociometric status and friendship choice: A longitudinal perspective. Developmental Psychology, 20(5), 941–952. DOI:10.1037/0012-1649.20.5.941
  16. ^ a b Asher, S. R., Singleton, L. C., Tinsley, B. R., & Hymel, S. (1979). A reliable sociometric measure for preschool children. Developmental Psychology, 15(4), 443–444. DOI:10.1037/0012-1649.15.4.443
  17. ^ Broidy, L. M., Nagin, D. S., Tremblay, R. E., Bates, J. E., Brame, B., Dodge, K. A., Vitaro, F. (2003). Developmental trajectories of childhood disruptive behaviors and Adolescent delinquency: A six-site, cross-national study. Developmental Psychology, 39(2), 222–245. DOI:10.1037/0012-1649.39.2.222
  18. ^ Prinstein, M. J., & La Greca, A. M. (2004). Childhood peer rejection and aggression as predictors of adolescent girls' externalizing and health risk behaviors: A 6-Year longitudinal study. Journal of Consulting and Clinical Psychology, 72(1), 103–112. DOI:10.1037/0022-006x.72.1.103
  19. ^ Prinstein, M. J., & Aikins, J. W. (2004). Cognitive moderators of the longitudinal association between peer rejection and adolescent depressive symptoms. Journal of Abnormal Child Psychology, 32(2), 147–158. DOI:10.1023/b:jacp.0000019767.55592.63
  20. ^ Platt, B., Kadosh, K. C., & Lau, J. Y. (2013). The role of peer rejection in adolescent depression. Depression and Anxiety, 30(9), 809–821. DOI:10.1002/da.22120
  21. ^ a b Oden, S., & Asher, S. R. (1977). Coaching children in social skills for friendship making. Child Development, 48(2), 495. DOI:10.2307/1128645

İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">Otizm</span> Bilinçsel ve zihinsel rahatsızlık

Otizm, üç yaşından önce başlayan ve ömür boyu süren, sosyal etkileşime ve iletişime zarar veren, sınırlı ve tekrarlanan davranışlara yol açan beynin gelişimini engelleyen bir rahatsızlıktır. Bu belirtiler otizmi, Asperger sendromu gibi daha hafif seyreden otistik spektrum bozukluğundan (OSB) ayırır. Otizm kalıtımsal kökenlidir ancak kalıtsallığı oldukça karmaşıktır ve OSB'nin kökeninin çoklu gen etkileşimlerinden mi yoksa ender görülen mutasyonlardan mı kaynaklandığı çok açık değildir. Nadir vakalarda, doğum sakatlıklarına neden olan etmenlerle yakından bağlantılıdır. Diğer görüşlere göre ise çocuklukta yapılan aşılar gibi nedenler tartışmalıdır ve aşı kökenli varsayımların ikna edici bilimsel kanıtları yoktur. 2007 yılında yapılan araştırmalara göre otizmin prevalansını 1.000 kişiye bir ya da iki vaka olarak tahmin eder, aynı araştırmalardaki tahminlere göre OSB yaklaşık 1.000 kişide altı vakadır ve erkeklerde rastlanma oranı kadınlara göre 4,3 kat daha fazladır. 2022 yılı CDC verilerine göre otizmin görülme sıklığı 44 çocuktan 1'e yükselmiştir. Otizm vakalarının sayısı 1980'lerden beri oldukça fazla oranda artmıştır. Bunun nedeni kısmen tanı koyma yöntemlerindeki değişikliklerdir; gerçek prevalansın artıp artmadığı anlaşılamamıştır.

Otizm spektrum bozukluğu (OSB), yaygın sosyal etkileşim ve iletişim anomalileri ile şiddetli derecede sınırlı ilgi ve aşırı yineleyici davranış olarak görülen bir psikolojik durum spektrumudur.

<span class="mw-page-title-main">Akran denetimi</span> Çalışmanın, çalışmayı üretenlerle benzer yetkinliklere sahip bir veya daha fazla kişi tarafından değerlendirilmesi

Akran denetimi ya da hakem denetimi, bir yazarın akademik çalışmasını aynı alanda uzman olan kişilerin incelemesine sunma sürecidir. Akran denetimi olabilmesi için belli bir alanda ki bu çoğu zaman dar bir alandır, tarafsız denetim yapabilecek bir uzmanlar topluluğunun varlığı gerekir. Eğer konu yeterince dar bir sahaya ait değilse veya sahalar arası (interdisipliner) ise, denetimin tarafsızlığını sağlamak zor olabilir. Ayrıca bir fikrin önemi her zaman takdir edilemeyebilir. Akademik kalite için vazgeçilmez sayılsa da, akran denetimi, etkisiz ve yavaş olabilmesi nedeniyle eleştirilmiştir.

Zihin teorisi diğerlerinin bilgi, duygu, inanç, niyet ve zihinsel durumlarını anlama becerisidir. Başlangıçta şempanzelerin zihinsel durumlardan çıkarım yapmaları için kullanılsa da bugün genel olarak insanlar için kullanılmaktadır.

Sosyal fobi veya sosyal anksiyete bozukluğu (SAB), sosyal ortamlarda başkaları tarafından olumsuz değerlendirilmekten yoğun şekilde kaygı duyma ve korkulan durumlardan kaçınma eğilimi ile tanımlanabilecek bir anksiyete bozukluğudur. Bu korkular, başkalarından algılanan veya gerçekten yapılan bir gözlemleme ile tetiklenebilir. Sosyal anksiyete bozukluğu olan bireyler, diğer insanların onlar hakkında olumsuz bir şekilde düşünmelerinden korkarlar.

Çevre ve cinsel yönelim insanların cinsel yöneliminin gelişimindeki olası çevresel faktörleri konu alır. Bazı araştırmacılar çevresel faktörleri hormonal faktörlerden ayırırken diğerleri doğum öncesi hormonlar gibi biyolojik faktörleri çevresel faktörlerin bir parçası olarak görür.

Durumsal cinsel davranış, sosyal çevrenin bir şekilde izin vermesi, teşvik etmesi ya da zorlaması yüzünden kişinin normalde gösterdiği cinsel davranışlardan farklı cinsel davranış sergilemesidir..

Çocukluk amnezisi aynı zamanda bebeklik amnezisi yani unutkanlık olarak da bilinir. Yetişkinlerin 2-4 yaşına kadar olan dönemde olaysal belleklerinde bulunan belirli anılarının zamanını, mekânını, yaşadığı duyguyu ve kimle, nasıl, nerede olduğunu hatırlayamamalarıdır. Bunun yanı sıra 10 yaşından önceki süreçte de olması gerekenden daha az anıya sahip olmaları beklenir. Aynı zamanda bilişsel benlik gelişiminin de kodlama ve ilk anıların saklanması üzerinde etkisi olduğu düşünülür. Araştırmalara göre çocuklar 1 yaşından önce oluşan anılarını hatırlayabilir fakat büyüdükçe ve yaşlanmaya başladıkça bu anıların hatırlanma oranı azalmaya başlar. Çocukluk amnezisi psikologlar tarafından farklı şekillerde tanımlanmıştır. Bazılarına göre ilk anıların hatırlanmaya başlandığı 2-8 yaş aralığında oluşan anıları kodlama, saklama ve geri alma sırasında oluşan değişikliklerin çocukluk amnezisi için çok önemli olduğu düşünülür. Bu bellek yitiminin nedenleri konusunda başlıca üç teori ortaya atılmıştır. Psikanalistler bunun bastırmadan kaynaklandığını ileri sürerken; bilişsel psikologlar dilin gelişmesiyle birlikte bellek kodlamada ortaya çıkan değişikliklerin bu ilk anıların bellek izlerini canlandırmayı imkânsız kıldığını; nöro-psikologlar ise uzun süreli bellek için gerekli sinir mekanizmalarının bu ilk yıllarda işlevsel anlamda yeterince olgunlaşmamış olabileceğini savunmaktadır. Çocukluk amnezisi özellikle sahte anı durumlarında ve beynin erken yaşlardaki gelişimi açısından dikkate alınmalıdır. Çocukluk amnezisi için önerilen açıklamalar Freud’un delillerle desteklenmeyen ve genellikle güvenilmeyen travma teorisi, nörolojik gelişim, bilişsel benlik gelişimi, duygu gelişimi ve dil gelişimidir.

Sosyal karşılaştırma teorisi, 1954 yılında sosyal psikolog Leon Festinger tarafından geliştirilmiş bir sosyal psikoloji kuramı.

Nepotizm, kayırmacılık veya akraba kayırma, öznel ve adil olmayan şekilde yapılan ayrımcılık.

<span class="mw-page-title-main">Ekolojik sistemler teorisi</span>

Ekolojik sistemler teorisi, Urie Bronfenbrenner’in (1917-2005) 1940’lı yıllar boyunca çocukluk ve arkadaşlık örüntülerine dayanan çalışmalarından ortaya çıkmıştır. Ekolojik sistemler kuramı üzerinde, Sovyet gelişim psikoloğu Lev Vygotsky ve Alman doğumlu psikolog Kurt Lewin’in önemli etkileri bulunmaktadır. Kuram; hem gelişim psikolojisinde hem de kültür ve insan gelişiminin incelenmesinde ileri sürülen ekolojik-ortamsal yaklaşımlara temel olmuştur. Aktif bireyin; fiziksel, toplumsal ve kültürel çevre içerisinde karşılıklı etkileşimini temel alan dinamik bir modeldir. Çocuğun sosyalizasyonunu şekillendiren ekolojik bağlam; kişiler arası ilişkilere ve bu ilişkilerin bağlam ile ilişkisine vurgu yapmaktadır. Her bağlam, başarılı uyuma engel olan veya başarıyı sağlayan belirli riskler ve koruyucu faktörler içermektedir. Çocuk geliştikçe ortamındaki etkileşimler daha karmaşık hale gelmektedir. Bu karmaşıklık, çocuğun fiziksel ve bilişsel yapıları büyüdükçe ve olgunlaştıkça ortaya çıkabilir.

<span class="mw-page-title-main">Judith Rich Harris</span>

Judith Rich Harris, Amerikalı araştırmacı kadın psikolog ve yazardır. Ebeveynlerin çocuk gelişiminde en önemli faktör olduğu inancını eleştiren ve bu inanca aykırı deliller sunan kalem aldığı kitabı "The Nurture Assumption" ile bilinir.

Akran baskısı, akranları tarafından insanlar üzerinde uygulanan doğrudan etki veya etkilenen kişinin tutum, değer veya davranışlarını etkisi altında kaldıkları akranlara uyacak şekilde düzenlemesini teşvik eden etkidir. Bu baskı olumlu veya olumsuz bir etkiye veya her ikisine neden olabilir. Etkilenen toplumsal gruplar bireylerin resmi bire üye olduğu üyelik gruplarını veya üyeliğin açıkça tanımlanmış olmadığı klikleri içerebilir. Ancak, bir kişinin akran baskısından etkilenmek için üye olması veya bir gruba üye olması gerekmez. Akran baskısı kişinin güvenini azaltabilir.

<span class="mw-page-title-main">Prososyal davranış</span>

Prososyal davranışlar, olumlu sosyal davranışlar ya da başkalarına yarar sağlama niyeti; yardım etmek, paylaşmak, bağış yapmak, işbirliği yapmak ve gönüllülük gibi, diğer insanlara ya da bir bütün olarak topluma fayda sağlayan sosyal davranışlar bütünüdür. Bunlara ek olarak kurallara uymak ya da sosyal olarak kabul edilen davranışlarla uyum içinde olmak da prososyal davranışlar arasında sayılmaktadır.

Marshmallow deneyi ya da zevki erteleme becerisi testi, 1972 yılında Stanford'lu psikolog Walter Mischel tarafından uygulanan bir çalışmadır. Bu çalışmada, katılımcı çocuklara bir ödül sunulur, eğer bu ödülü o anda tüketmez de belirli bir süre beklerlerse aynı ödülden bir tane daha kazanacakları söylenir. Bu süre içinde, araştırmacı odayı terk eder ve 15 dakika sonra geri gelir. Ödül, çocuğun tercihine göre bir marshmallow ya da bir pretzeldir. Çalışmayı takiben yapılan uzun vadeli araştırmalarda, ikinci ödüle kadar bekleyebilen çocukların SAT puanlarına, eğitime devam etmelerine, vücut kitle endekslerine ve başka kriterlere bakılarak daha başarılı oldukları belirlenmiştir. Deney daha geniş katılımla yeniden yapıldığında, etkilerin ilk çalışmanın yarısı kadar olduğu görülmüştür. Yenilenen deney, iradenin açıklayamadığı diğer yarımın ekonomik temelden kaynaklanabileceğini göstermiştir.

Psikoloji temel bilimi, psikoloji alanında yapılan araştırmaların bazıları, uygulanan psikolojik disiplinlerde yapılan araştırmalardan daha "temel" dir ve doğrudan bir uygulaması yoktur. Psikoloji içerisindeki temel bilim yönelimini yansıttığı düşünülen alt disiplinler arasında biyolojik psikoloji, bilişsel psikoloji, nöropsikoloji vb. alt dallar sayılabilmektedir. Bu alt disiplinlerdeki araştırmalar, metodolojik titizlik ile karakterizedir. Psikolojinin temel bilim olarak kaygı, davranış, biliş ve duyguların altında yatan yasaları ve süreçleri anlamaktır. Temel bilim olarak psikoloji, uygulamalı psikoloji için bir temel sağlar. Uygulamalı psikoloji, aksine, temel psikolojik bilimlerin ortaya koyduğu psikolojik ilkelerin ve teorilerin uygulanmasını içerir; bu uygulamalar zihinsel ve fiziksel sağlık ayrıca eğitim gibi alanlarda sorunların üstesinden gelmeyi veya refahı artırmayı amaçlamaktadır.

<span class="mw-page-title-main">Dikkat kontrolü</span>

Dikkat kontrolü, bir bireyin neye dikkat edeceğini ve neyi göz ardı edeceğini seçtiği kapasitesidir. İç kaynaklı dikkat veya yönetici dikkat olarak da bilinir. Daha genel bir tabirle, dikkat kontrolü, bir bireyin konsantre olma becerisi olarak tarif edilebilir. Öncelikli olarak ön singulat korteksi de içeren frontal alanlar tarafından aracılık edilen dikkat kontrolünün, çalışma belleği gibi diğer yönetici işlevler ile yakından ilgili olduğu düşünülmektedir.

<span class="mw-page-title-main">Akran grubu</span> yaklaşık olarak aynı yaştaki ve genellikle benzer rütbe veya sosyal statüdeki ortaklar

Sosyolojide, bir akran grubu hem bir sosyal grup hem de benzer ilgi alanlarına (homofilik), yaşa, geçmişe veya sosyal statüye sahip birincil bir grup insandır. Bu grubun üyeleri, kişinin inançlarını ve davranışlarını etkileyebilir. Akran grupları hiyerarşiler ve farklı davranış kalıpları içerir. Örneğin bir lise ortamında, 18 yaşındakiler 14 yaşındaki bir akran grubudur çünkü okulda benzer ve paralel yaşam deneyimlerini birlikte paylaşırlar. Bunun aksine, öğretmenler öğrencileri bir akran grubu olarak paylaşmazlar çünkü öğretmenler ve öğrenciler iki farklı rol ve deneyime sahiptir.

Sosyal duygusal gelişim, çocuk gelişiminin bir alanını kapsamaktadır. Çocukların duyguları anlama, deneyimleme, ifade etme ve yönetme becerilerini içeren bir gelişim alanıdır. Başkalarıyla anlamlı ilişkiler geliştirmesi kendisini daha iyi tanıyabilmesi ve daha iyi kararlar verebilmesi sosyal duygusal gelişimiyle birlikte gelişen becerilerdir. Kapasiteleri doğrultusunda kazandıkları gelişim ögelerini aşamalı olarak hayatlarına geçirdikleri bütünleştirici bir süreçtir. Bununla birlikte sosyal duygusal gelişim birçok ögeyi içeren fakat bunlarla sınırlı olmayan çok çeşitli beceri ve yapıları kapsamaktadır. Bahsedilen bu ögelerden bazıları şunlardır: öz farkındalık, ortak dikkat, oyun, zihin teorisi, öz saygı, duygu düzenleme, arkadaşlıklar ve kimlik gelişimi.

<span class="mw-page-title-main">Üçgenleşme</span>

Üçgenleşme ya da İngilizce kullanımı ile Triangulation, psikolojide Bowen Aile Sistemleri Teorisi'nde kullanılan bir kavramdır.