İçeriğe atla

Somali sanatı

Somali sanatı, Somali halkının hem tarihi hem de çağdaş sanatsal kültürüdür. Bunlar çömlekçilik, müzik, mimari, ahşap oymacılığı ve diğer türlerdeki sanatsal gelenekleri içerir. Somali sanatı, kısmen Somalililerin İslamiyet öncesi mitolojisinin körelmiş etkisiyle her yerde bulunan Müslüman inançlarıyla birleşiminin sonucu olan anikonizmiyle karakterize edilir. Bununla birlikte, geçmişte Mogadişu'nun kanopilerindeki altın kuşlar, Somaliland'daki antik kaya resimleri ve Somali'deki dini mezarlardaki bitki süslemeleri gibi canlıları temsil eden sanatsal tasvirlerin örnekleri olmuştur, ancak bunlar nadir olarak görülür. Bunun yerine karmaşık desenler ve geometrik tasarımlar, cesur renkler ve anıtsal mimari normdu.

Tarihçe

Bir deveyi tasvir eden antik bir kaya resmi.

Somali topraklarındaki en eski sanat eseri, tarih öncesi kaya resimleridir. İnsanların eşlik ettiği tören kıyafetleri içindeki inekleri temsil eden Laas Geel kaya resimlerinin, Afrika'daki en iyi korunmuş eserlerden biri olduğu düşünülüyor. İneklerin boyunlarında bir tür plastron vardır, bazı inekler de dekoratif giysiler giymiş olarak tasvir edilmiştir. Resimler sadece inekleri değil, aynı zamanda evcilleştirilmiş köpekleri, birkaç köpekgili ve bir zürafayı da tasvir eder.[1]

Eski Somali mimarisi ve sanatının yönleri, özellikle Mogadişu altın çağı ve Ajura İmparatorluğu döneminde (özellikle mimarlık alanında) İslam altında gelişen çeşitli Somali medeniyetlerinde görülebilir. Erken modern ve çağdaş çağda, şiir ve tiyatro girişimleri günümüzün Somali sanat kültürünün çoğunu şekillendirdi.

Oymacılık

Somalicede qoris olarak bilinen oymacılık, Somali'de hem tarihi hem de modern zamanlarda çok saygı duyulan bir meslektir. Orta Çağ sırasında pek çok zengin şehirli, evlerinin iç ve dış mekanları üzerinde çalışmak için düzenli olarak Somali'deki en iyi ahşap ve mermer oymacılarını çalıştırırdı. Eski Somali camilerinin mihraplarındaki ve sütunlarındaki oymalar, Afrika'daki en eskilerden bazılarıdır. Sanatsal oymacılık, Somali tekstil endüstrisinin esas olarak bir kadın işi olmasına benzer şekilde bir erkek işi olarak görülüyordu. Göçebeler arasında oymacılık, özellikle ahşap işçiliği yaygındı ve kaşık, tarak ve kase gibi en temel nesnelerde görülebiliyordu, ancak taşınabilir göçebe evleri olan aqal'lar gibi daha karmaşık yapıları da içeriyordu. Son birkaç onyılda pencerelerin, kapıların ve mobilyaların geleneksel oymacılığı, aynı sonuçları çok daha kısa sürede veren elektrikli makineler kullanan atölyelerin ortaya çıkmasıyla arka planda kaldı.[2]

Tekstil

Somali'nin tekstil kültürü çok eskidir ve Mogadişu'daki tekstil merkezi, en azından 13. yüzyıldan 19. yüzyılın sonlarına kadar Hint Okyanusu'ndaki ana tekstil merkezlerinden biri olarak kabul edilirdi. Somali tekstili, iç pazarda ve Mısır ve Suriye gibi dış ülkelerde Hintler ve daha sonra Amerikalılarla rekabet etti.[3]

Metal işçiliği

Kentsel şehirlerin kuyumcuları ve demircileri, meslekleri nedeniyle genellikle baskın göçebe kültür tarafından dışlansalar da, şehir sakinlerinin geleneksel zenginlik ve güç gösterilerini kadınlar için takılar gibi süs eşyaları veya erkekler için karmaşık desenlere sahip hançerler (toraay) aracılığıyla biçimlendirdiler.

Mimari

Almnara Kulesi, Mogadişu

Somali mimarisi, Somali'de antik, orta ve yeni çağlarda taş şehirler, kale ve iç kaleler, hisarlar, camiler, tapınaklar, su kemerleri, deniz fenerleri, kuleler ve mezarlar gibi çok sayıda farklı inşaat türünün mühendisliği ve tasarımı konusunda zengin ve çeşitli bir gelenek ve yanı sıra Somali-İslam mimarisinin çağdaş zamanlarda Batı tasarımlarıyla birleşimidir.

Eski Somali'de taalo olarak bilinen piramitsel yapılar, bugün ülkenin dört bir yanına dağılmış bu kuru taş anıtların yüzlercesinin gösterdiği gibi popüler bir mezar tarzıydı. Evler, Eski Mısır'dakilere benzer şekilde kesme taştan yapılıyordu[4] ve yerleşim yerlerini çevreleyen Wargaade Duvarı gibi avlu ve büyük taş duvar örnekleri bulunur.

Somalililerin erken Orta Çağ döneminde İslam'ı benimsemesi, Somali mimarisinde kuru taş ve diğer ilgili malzemelerden mercan taşına, kerpice ve kireçtaşının yaygın kullanımına geçişi teşvik eden Arabistan ve İran'dan İslam mimarisinin etkilerini getirdi. Camiler gibi yeni mimari tasarımların çoğu, eski yapıların kalıntıları üzerine inşa edildi ve bu sonraki yüzyıllar boyunca devam eden bir geleneğe dönüştü.[5]

Görsel sanatlar, Somalililer için yeni bir şey değildir. Görsel sanatlar, yani resimler, kırsal manzaralara ve kültürel yaşamın renkli resimlerine odaklanır. Bilinen görsel sanatçılardan bazıları, becerilerini Somali web sitelerindeki varlıklarıyla sergiler. Görsel sanat, Somali kültür tarihinde yeni bir bölüm olarak ortaya çıkmaktadır. Bazıları için görsel sanat, bir insanın bedensel yaratımını içerdiği için din karşıtı olarak yorumlanır. Günümüzde, Somalili görsel sanatçıların sayısı azdır ve genel olarak Afrika sanatında fazla temsil edilmezler.

Kaynakça

  1. ^ The Journal of African Archeology Volume 1.2 (2003) Chapter 3
  2. ^ Culture and customs of Somalia By Mohamed Diriye Abdullahi pg 97
  3. ^ Mohamed Diriye Abdullahi(2001) pg 100
  4. ^ Man, God and Civilization pg 216
  5. ^ Diriye, p.102

İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">Heykel</span> taş, tunç, bakır, kil, alçı vb. maddelerden yontularak, kalıba dökülerek veya yoğrulup pişirilerek biçimlendirilen eser, yontu

Heykel ya da yontu, sanatsal bakış açısıyla meydana getirilmiş üç boyutlu formlara denir. Heykel temelde mekânın kapsanması, kavranması ve mekân ile ilişki kurulması ile ilgilenir.

<span class="mw-page-title-main">Tümülüs</span>

Tümülüs, Latince bir sözcük olup, bir mezar ya da mezarlık içeren, toprak yığılarak oluşturulmuş tepeciklere verilen addır. Höyük ve kurgan da denilen tümülüs yapma geleneğine sahip ulusların sayısı fazla değildir. Bunlara en çok Anadolu'da, Trakya'da, Orta Asya'da, Rusya'da ve Meksika'da rastlanır.

<span class="mw-page-title-main">İshak Paşa Sarayı</span> Tarihî saray

İshak Paşa Sarayı; Ağrı'nın Doğubayazıt ilçesinde bulunan bir saraydır. Yapımına 1685 yılında başlanan ve 1784'te tamamlanan saray; içinde barındırdığı cami, türbe, kütüphane, mahzenler, koğuşlar, harem ve selamlık bölümleri ile büyük bir yapı kompleksidir. Osmanlı İmparatorluğu döneminde inşa edilmesine karşın genel olarak Selçuklu mimarisinden izler taşıyan İshak Paşa Sarayı'nda; Batı kökenli barok, gotik, rokoko ve ampir gibi sanat akımlarının etkileri de gözlemlenir. 2000 yılından beri UNESCO'nun Dünya Mirası Geçici Listesi'nde bulunmaktadır.

<span class="mw-page-title-main">Mezopotamya mimarisi</span>

Mezopotamya sözcüğü Grekçe Potamos (nehirler) ve Mezos (arası)sözcüklerinin birleşiminden doğmuştur ve bu yeni sözcük genel anlamda Fırat ve Dicle nehirlerinin Anadolu'yu terk ettiği bölgeden başlayıp iki nehrin birleşerek Basra körfezine döküldüğü noktaya dek uzanan nehirler arasındaki geniş alanı kapsar.

<span class="mw-page-title-main">Kabartma</span>

Kabartma veya diğer adıyla rölyef, yüzey üzerine yapılan yükseltme ya da çökertmelere denir.

<span class="mw-page-title-main">İslam sanatı</span>

İslam sanatı, İslâm kültürünün büyük bir bölümünü oluşturur. İslamî sanat(lar) terimi görece yeni bir terimdir ve genel olarak modern bir kavram olarak ele alınabilir. Terim ile kastedilen İslam topraklarında üretilen, İslam kültürünün izini taşıyan sanat eserleridir; eserlerin illâ ki Müslüman için veya Müslümanlar tarafından yapılmış olması gerekmez. Nitekim birçok Hindu, Hristiyan ve Yahudi sanatçılar İslamî sanat eserleri verdikleri gibi, Müslümanlar tarafından yapılan bazı sanat eserlerinin alıcıları, sahipleri gayri müslimdir. Zaman zaman tarihi İslamî sanat eserleri ve sanatçılar çağdaş zamanlarda dinîden ziyade millî sanat açısından değerlendirilmiştirler; bununla birlikte bu genelde yanlış bulunur zira İslamî sanatlarda tarih boyunca ortak olan değer ve vurgu İslamdır ve sanatlar birçok etnik grubun katkısının sonucu olarak ortaya çıkmışlardır. Nitekim o dönemlerde İslam topraklarında bulunan vatandaşların da ayırıcı özelliği etnik gruplarından ziyade dinleriydi ve bu sebeple de bugün birçok tarihî İslamî sanatçının yaşadığı toprağa bakarak etnik kökenini bilmek çok zordur.

<span class="mw-page-title-main">Vitray</span> Renklendirilmiş cam ile yapılmış eser ve sanat dalı

Vitray, hem renkli camların birleşmesiyle oluşturulan yapıyı hem de bunu yapma sanatını ifade etmek için kullanılır. Camilerde revzen ya da elvan pencere adı altında bilinmektedir.

<span class="mw-page-title-main">Hekimoğlu Ali Paşa Camii</span>

Hekimoğlu Ali Paşa Camii, İstanbul'un Fatih ilçesinde, Cerrahpaşa mahallesinde Kızılelma caddesi ile Hekimoğlu Ali Paşa caddesi kavşağında Osmanlı dönemi, 18. yüzyıla özgü bir camidir. Külliyesi ile birlikte klasik Türk mimarisinin son eseri olarak kabul edilir. 1734-1735 yılları arasında inşa edilmiştir. Üç kere sadrazamlık yapmış olan Hekimoğlu Ali Paşa adına yapılmıştır. Mimarları Çuhadar Ömer Ağa ile Hacı Mustafa Ağa'dır.

<span class="mw-page-title-main">Haçkar</span>

Haçkar veya K(h)açkar genellikle Ermenistan'da bulunan, Ermeni kültüründe önemli bir yere sahip işlenmiş anıtsal taşlardır.

<span class="mw-page-title-main">Ali Paşa Camii (Tokat)</span>

Ali Paşa Camii, Tokat şehir meydanın da bulunan ve aynı ildeki en uzun geçmişi olan Camii olarak bilinir. II. Selim zamanında 1572 yılında yaptırılan caminin önünde asırlık bir ağaç bulunmaktadır. Caminin bitmesine yakın Ali Paşa'nın vefat etmesi üzerine ortaya çıkan maddi sorunlar sebebiyle, doğu ve batı tarafındaki duvar kalıntılarından anlaşıldığı üzere son cemaat yerinin dıştan ikinci bir kademe ile kapatılması planlandığı halde bundan vazgeçilmiştir. Ayrıca aynı sebeple avluya dönemin imkanlarına göre daha mütevazi olan ahşap şadırvan yapılmış bu sebeple Tokat XVI. yüzyıldan günümüze orijinal süslemeleri ile ulaşan tek ahşap şadırvana sahip bir yer olmuştu Ayrıca bölge halkı arasında Meydan Camiinin kapısı Ali Paşa Camiinin yapısı da Camii için denilmektedir. Camii'nin tek kubbesi vardır. Osmanlı komutanın ismini aldığı Ali Paşa'nın oğlu mustafa bey ve eşinin mezarı da bulunmaktadır.

<span class="mw-page-title-main">Bizans mimarisi</span> Doğu Roma mimarisine genel bakış

Bizans mimarisi, Bizans İmparatorluğu mimarisidir. İmparatorluk, Büyük Konstantin, Roma İmparatorluğu başkentini Roma'dan Byzantion'uma doğuya taşıdığı 330 yılından sonraki Roma İmparatorluğu'nun sanatsal ve kültürel varlığını adresler. Byzantion, "Yeni Roma", sonradan Konstantinopolis ismini almıştır, bugün İstanbul olarak adlandırılmaktadır. İmparatorluk, bir Milenyumdan fazla yaşamış, Avrupa'da Orta Çağ ve Rönesans mimarlığını etkin şekilde etkilemiş, 1453 yılında İstanbul'un fethinden sonra Osmanlı mimarisini etkilemiştir.

<span class="mw-page-title-main">Emevî Camii</span> Şamda bir cami, İslamda en kutsal dördüncü yer

Emevi Camii, Şam Ulu Cami olarak da bilinen yapı, Şam'ın eski şehir kısmında yer alır ve dünyanın en büyük ve en eski camilerinden birdir.

<span class="mw-page-title-main">Türk sanatı</span> türk tarihinden sanatlar

Türk sanatı, Orta Çağ'da Türklerin Türk coğrafyası olan Anadolu topraklarına gelişlerinden itibaren, günümüze kadar geçen süre içerisinde bu coğrafi bölgede oluşturdukları tüm görsel sanat eserlerini tanımlamak amacıyla kullanılan bir terimdir. Türkiye yani Anadolu toprakları, Türklerden önce de Hititliler, Eski Yunanlar ve Bizanslılar da dahil olmak üzere, pek çok medeniyete ev sahipliği yapmış, bu kültürlerinde ürettiği pek çok sanat eserini barındırmış ve barındırmaktadır.

Sanatın tarihi, insanlar tarafından yapılmış herhangi bir sayıda olabilen manevi, anlatısal, felsefi, sembolik, kavramsal, belgesel, dekoratif, işlevsel vs. amaçlar için yapılan ve görsel estetiğin ön planda olduğu nesnelere odaklanır. Görsel sanatlar, güzel sanatlar ve uygulamalı sanatlar gibi çeşitli şekillerde sınıflandırılabildiği gibi insan yaratıcılığının olduğu veya mimari, heykel, resim, film, fotoğraf ve grafik sanatlar gibi farklı medya formlarına odaklanan alanlarda bu kapsam içerisinde yer almaktadır. Son yıllardaki teknolojik gelişmeler ile video sanatı, bilgisayar sanatı, performans sanatı, animasyon, televizyon ve video oyunları gibi yeni sanat formlarının oluşmasına yol açmıştır.

<span class="mw-page-title-main">Bizans sanatı</span>

Bizans sanatı genel olarak 4. yüzyıl ile 15. yüzyıl arasında varlığını sürdüren Bizans İmparatorluğu döneminde yapılan sanata verilen addır. Bunun dışında Bizans sanatından etkilenen Yakın Doğu, Kafkasya, Balkan, Hazar denizi ve Rusya gibi komşu bölgelerde de etkisini göstermiştir. İstanbul'un Fethi'nden sonra da devam eden Bizans sanatı etkisi Karolenj ve Otto dönemi sanatı ve mimarisini de etkilemiştir. Bizans sanatı daha çok dini sanat olarak da ele alınabilir. Mozaik, kitap sanatları, ikonalar, freskler vb. başlıca inceleme alanı arasındadır.

<span class="mw-page-title-main">Mahmut Bey Camii</span> Kastamonu merkez ilçesinde bir cami

Kasabaköy Mahmutbey Camii (halk arasında Çivisiz Cami olarak bilinir) Kastamonu'ya 18 km uzaklıktaki Kasaba Köyü'nde bulunan 1366 tarihli cami.

<span class="mw-page-title-main">Çin sanatı</span>

Çin sanatı, Çin'de yapılan ya da Çinli sanatçıların yaptığı görsel sanattır. Erken "taş devri sanatı" M.Ö. 10.000 yıllarına dayanır ve çoğunlukla basit çömlekçilik ve heykeller içerir. Bu erken dönemin ardından Çin sanatı, Çin tarihiyle olduğu gibi çoğunlukla yüzlerce sene süren çok sayıda hanedanlık dönemiyle karakterize edilir.

<span class="mw-page-title-main">Ulusal Hazine (Japonya)</span>

Ulusal Hazine, Japonya'nın Kültür İşleri Ajansı tarafından belirlenen en değerli Maddi Kültür Varlıklar'dır. Maddi Kültür Varlıklar, "yapılar" ya da "güzel sanatlar ve el sanatları" olarak sınıflandırılan tarihi ya da sanatsal değere sahip olduğu kabul edilen varlıklardır. Bir varlığın Ulusal Hazine sayılabilmesi için mükemmel işçilik ve dünya kültür tarihi için yüksek bir değer taşıması gerekmektedir.

Azerbaycan sanatı, Azerbaycan ve İran Azerbaycanı'nın eski tarihi boyunca gelişmiştir. Azeriler, büyük bir bölümü uygulamalı sanat eserleri olan zengin ve farklı bir kültür ortaya koymuşlardır. Köklerini eski çağlardan alan bu sanat biçimi, mücevher yapımı, metal üzerine kazıma, ahşap, taş ve kemik oymacılığı, halı yapımı, bağlama, desen dokuma ve baskı, örgü ve nakış gibi çok çeşitli el sanatları ile temsil edilmektedir. Azerbaycan milletinin kültür ve hatıralarının temsili olan bu süsleme sanatlarının her biri oldukça popülerdir. Azerbaycan'da sanat ve zanaatın gelişmesiyle ilgili birçok ilginç gerçek, buraları farklı zamanlarda ziyaret eden çok sayıda tüccar, seyyah ve diplomat tarafından nakledilmiştir.

<span class="mw-page-title-main">Magura Mağarası</span>

Magura Mağarası, Bulgaristan'ın Vidin ilinde yer alan bir mağaradır. Magura'nın tarih öncesi duvar resimleri, olağanüstü ifade ve sanatsal derinliğe sahip olan ve Avrupa Post-Paleolitik dönemin en önemli sanat eserleri olarak kabul edilen İtalya'daki Grotta dei Cervi resimleriyle büyük benzerlik göstermektedir.