İçeriğe atla

Siyasal toplum

Siyasal toplum devlet politikalarını şekillendirmeye çalışan ve iktidar mücadelesi veren toplum kesimlerini içerir. İç içe geçmiş halkalar düşünelim bu halkaların merkezinde olan devlettir. Yani hükümet, mahkemeler, ordu, sivil bürokrasi, resmi eğitim kurumları vb. devleti saran ikinci alan ise siyasal toplumdur. Bunlar da yerel yönetimler, siyasi parti ve grupları olarak sınıflandırılabilir. Bütün bunları saran alan ise Sivil toplumdur. Bunlar da dernek ve vakıflar, toplumsal yapılar, kayıt dışı otonom yapılar, entelektüel / kültürel yapılar ve medya şeklinde sınıflandırılabilir.

İşleyişi

Sivil toplum temsil ettiği kesimin durumunu iyi hale getirecek çalışmalar yapar. Sivil toplumun iktidara gelme gayesi yoktur. Durumunu iyi hale getirmeye çalıştığı kesimin siyasal toplumla ilişkisini sağlayarak siyasal toplumun bu kesime yardım etmesini sağlamaya çalışır. Bu halkaların en sonunda da günlük hayattaki örgütsüz kesimler yer almaktadır. Devletle sivil toplumun birbirine bağlanmasını sağlayan siyasal toplumdur. Siyasal toplum, sivil topluma yardım ederek, onların taleplerini siyasal projeler halinde devlet düzeninin bir parçası yapmaya çalışır. Siyasal toplum bir önderlik ile oluşturulabilecek olan toplumsal yapıdır. Siyasi önder aynı görüşteki insanları bir araya getirerek onların siyasi parti olmasını sağlar. Siyasi partiler kendi içinde bir rekabete girer, aralarında kim daha inandırıcı olursa insanlar daha çok ona bağlanma ihtiyacı duyarlar; bu da bir ideoloji olarak adlandırılabilir.[1]

Siyasal toplumsallaşma

Siyasal toplumsallaşma, bireyin siyasal bir tutumu benimsemesi ve toplum içindeki gerekli değerler hakkında bireyin bilgilendirilmesi sürecidir. Birey siyasal olarak kimlik kazanma sürecine aslında çok küçük yaşlardan itibaren taban oluşturularak başlar. Aile, çevre ve sosyokültürel faktörler bireyin siyasi kimlik kazanırken en çok etkilendikleri faktörlerin başında gelmektedir. Birey toplumu inceler, öğrenir, benimser ve toplumdaki yerine, beklentilerine göre siyasi bir kimlik kazanmaya çalışır. Bu süreçte sosyoekonomik koşullar göz önünde tutulabilir.[2]

Bir toplumun siyasal kültürü bir kuşaktan diğer kuşağa aktarılmaktadır. Bazen bireyler toplumsal olarak diğer kuşaktan aldıkları siyasi ideolojiyi benimserken bazen de kendileri bambaşka bir siyasi ideolojiyi benimseyebilirler.

Kaynakça

  1. ^ Karayel, Erol (30 Aralık 2013). "Devlet, siyasal ve sivil toplum". Kafkas Evi. 3 Ocak 2014 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 17 Ağustos 2020. 
  2. ^ Dilber, Fadime (2012). "Siyasal Toplumsallaşmada Seçmenlerin Siyasal Tercihine Sosyal Unsurlaın Etkisi; Karaman İli Seçmenleri Üzerine Bir Alan Araştırması". Akademik Bakış. Türk Dünyası Araştırmaları Vakfı (32). ISSN 1694-528X. 7 Temmuz 2020 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 17 Ağustos 2020. 

İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">Kültür</span> toplumun antropoloji içindeki yaşam tarzı

Kültür veya ekin, toplumların kendilerine özgü olan ve gelecek nesillere aktardıkları maddi veya manevi her şey.

<span class="mw-page-title-main">Toplumsal yapı</span> insan toplumlarının sosyal özelliklerine göre sosyolojik olarak sınıflandırılması

Toplumsal yapı, toplumda organize olmuş ilişkiler bütünüdür. Toplumun bir çerçevesini oluşturur ve bu çerçeve birey doğmadan önce kültürle korunmuş ve ilişkiler sistematik bir şekilde örgütlenmiştir. Toplumsal yapıyı oluşturan bileşenler, kültür, toplumsal sınıflar, statü, statüyle bağlaşık roller ve organik bütünlüğünün devam etmesi için gerekli olan kurumlardır. Toplumsal yapının bileşenleri bireyin toplumsallaşma sürecine de yoğun etkide bulunur; bireyin hangi kültüre bağlı olduğu, sınıfsal konumu, kendisine miras kalan edinilmiş statüsü, zamanla sahip olduğu kazanılmış statüleri, buna bağlı rolleri onun karakter ve kimliğinin oluşmasında birinci dereceden etkilidir. Böylece toplumsal yapı geçmişin mirasını bugüne taşımakla kalmaz, mirasın bugündeki hayat damarlarıdır ve gelecekte nasıl bir ilişkiler bütünü yaşayacağımızın da belirleyicisidir.

<span class="mw-page-title-main">Marksizm</span> Alman filozof Marxın düşüncelerine dayanan devrimci sosyalist akım

Marksizm, özgün bir siyasal felsefe akımı, tarihin diyalektik materyalist bir yorumuna dayanan ekonomik ve toplumsal bir dünya görüşü, kapitalizmin Marksist açıdan çözümlenmesi, bir toplumsal değişim teorisi, Karl Marx'ın ve Friedrich Engels'in çalışmalarından çıkarılan, insanın özgürleşmesiyle ilgili bir düşünce sistemidir.

<span class="mw-page-title-main">Cinsiyet</span>

Cinsiyet, erillik ve dişilik arasında farklılık gösteren özellikler aralığı veya bağlama göre, bu özellikler biyolojik cinsiyeti ve cinsiyete dayalı toplumsal yapıları kapsayabilir.

Siyaset veya politika, gruplar arasında kararların alındığı veya bireyler arasındaki güç ilişkilerinin, kaynakların dağıtımı veya statü gibi diğer etkileşim biçimlerinin ilişkilendirildiği bir dizi faaliyeti ifade eder. Siyaset ve hükümeti inceleyen sosyal bilim dalı ise siyaset bilimi olarak adlandırılır.

Temsili demokrasi, sınırları belirli bir alan içinde bulunan bireylerin, kendi iradeleriyle seçtikleri bir temsilci veya temsil grubunun aracılığıyla siyasi fikirlerini ve görüşlerini belirtmesi durumu.

Devlet, toprak bütünlüğüne bağlı olarak siyasal bakımdan örgütlenmiş millet veya milletler topluluğunun oluşturduğu tüzel varlıktır. Devlet siyasal bir birliktir. Bunun için her şeyden önce devleti kuran bireyler arasında kültürel bir birlik lazımdır. Ancak kültürel birlik devletin yaşaması için yeterli değildir. Tarihte görülen birçok iç savaş, kültürel birliğin devlet kurulmasında yeterli olmadığını göstermektedir. Amerikan İç Savaşı'nın anayasal düzenin kurulmasının ne kadar gerekli olduğunu ortaya koyması ve savaş kültürü yerine hukuk devlet ilişkisinin kavranması açısından önemi büyüktür.

Toplumsallaşma, sosyalizasyon ya da sosyalleşme, toplumun mevcut değer ve normlarının bireylere öğretilmesi süreci olarak tanımlanabilir. Bu süreç içerisinde birey ferdi olduğu toplum içerisinde nasıl davranacağını öğrenir. Aynı zamanda, bireyin sahip olduğu ya da toplum tarafından verilen rollerin ve sahip olunan statülerin gerektirdiği davranış biçimlerini, toplumun kendilerinden beklentilerini öğrenir. Toplumsallaşma sürecinde birey kendi toplumunun bir üyesi olmayı, toplumu tarafından kabul gören davranış örüntülerini, insanın davranışlarına yön veren, bunları belirleyip şekillendiren temel toplumsal ve kültürel değerleri (normları) öğrenir. Öğrenmekle de kalmayıp bunları içselleştirip kendisine mal eder ve bu değer ve normlar doğrultusunda davranmaya başlar. Daha öz bir anlatımla, birey toplumu ile bütünleşir ve toplumunun bir parçası haline gelir.

<span class="mw-page-title-main">Solculuk</span> toplumsal eşitliği ve eşitlikçiliği destekleyen siyasi ideolojiler, politik duruş

Solculuk, genellikle bir bütün olarak toplumsal hiyerarşiye veya belirli toplumsal hiyerarşilere karşı çıkarak, toplumsal eşitlik ve eşitlikçiliği destekleyen ve bunu sağlamaya çalışan siyasi ideolojiler yelpazesidir. Sol siyaset tipik olarak, taraftarlarının toplumda diğerlerine göre dezavantajlı olarak algıladıkları kişiler için endişe duymanın yanı sıra, uygulandıkları toplumun doğasını değiştiren radikal yollarla azaltılması veya ortadan kaldırılması gereken haksız eşitsizlikler olduğuna dair bir inancı da içerir.

<span class="mw-page-title-main">Hiyerarşi</span> birbirine bağlı birden çok seviyeye veya kademeye sahip elemanlar sistemi

Hiyerarşi ya da aşama sırası, oluşum açısından kelimesine dayanan, bir toplumdaki ya da kuruluştaki bireylerin belirli faktörlere bağlı olarak statü, görev, alt ve üst arası ilişkiler sınıflandıran ve bu sınıflara bağlı standartlar sunan yapı.

<span class="mw-page-title-main">Kosova Demokratik Türk Partisi</span> Kosova’da bir siyasi parti

Kosova Demokratik Türk Partisi, Kosova’daki siyasi partilerden biridir. Parti, Kosova Türklerinin siyasi kuruluşudur.

<span class="mw-page-title-main">Fransız Direnişi</span> II. Dünya Savaşı sırasında Fransanın Almanya tarafından işgal edilmesine karşı çıkan direniş

Fransa'da La Résistance (direniş) olarak da anılan Fransız Direnişi, II. Dünya Savaşı sırasında Fransa'nın Almanya tarafından işgal edilmesine karşı çıkan kaçak hareketler ve şebekeler topluluğuna; ve bu toplulukların 22 Haziran 1940 tarihinde ilan edilen ateşkes ile 1944 yılındaki kurtuluşa kadar geçen süredeki ortak eylemlerine verilen addır.

<span class="mw-page-title-main">Toplumsal tabakalaşma</span> bir toplumda benzer özelliklere sahip nüfus

Toplum biliminde ve diğer sosyal bilimlerde, toplumsal tabakalaşma kavramı hiyerarşik bir düzene ve toplum içerisindeki güç ve refahın bölümlenmesine, bireylerin bu bölümlenmedeki konumlarına atıfta bulunur. Kavram, sosyo-ekonomik bir içerik taşıyan sınıf kavramıyla ilişkilidir ve ekonomik, toplumsal, siyasi ve ideolojik eşitsizlikler ya da farklılıklar temelindeki sosyo-ekonomik koşulların farklı görüngüleri üzerine kuruludur.

Politik sinema ya da siyasal sinema, din, devlet, siyaset, birey başta olmak üzere bütün siyasi kavramları kullanır. Birçok filmde devletin işleyişi, bireyin devletle karşı karşıya gelmesi, ahlaki sorunlar, askerlik ve savaş, vatanseverlik, devlet içinde devlet, terör, totaliterlik, bağımsızlık mücadelesi işlenmiştir.

Sosyal kimlik kuramı, grup olgusunun analizinde iç grup dinamikleri, gruplar arası ilişkiler ve kolektif benliğe yönelik açıklamalar getiren bir sosyal psikoloji kuramıdır. Sosyal psikologlar Henri Tajfel ve John Turner tarafından geliştirilmiştir. Kişisel bilişsel süreçleri, kişiler arası etkileşimleri ve sosyolojik süreçleri bir arada ele alarak sosyal kimlik kavramının farklı analiz düzeylerinden incelenmesini mümkün kılmaktadır.

<span class="mw-page-title-main">Amerika'da Demokrasi</span>

Amerika'da Demokrasi, Alexis de Tocqueville’in 1830 yılında Gustave de Beaumont ile birlikte, cezaevi sistemini incelemek üzere gönderildiği Amerika’da edindiği gözlemlerden yararlanarak Amerikan demokrasi deneyimini incelediği kitabıdır. İki ciltten oluşan eser Fransızca olarak kaleme alınmış ve ilk olarak Paris’te yayınlanmıştır. Alexis de Tocqueville, Amerika’da Demokrasi ‘nin 1835 yılında yayınlanan ve çok ilgi gören birinci cildinde çoğunluğun tiranlığı kavramından bahsetmiş, 1840 yılında yayınlanan ikinci cildinde ise demokratik despotizm kavramını açıklamıştır. İlk cildi kadar ilgi görmeyen kitap hakkında John Stuart Mill, “demokrasi üstüne yazılmış ilk büyük siyaset felsefesi eseri” ifadesini kullanmıştır.

<span class="mw-page-title-main">Siyaset sosyolojisi</span>

Siyaset sosyolojisi, devlet ve sivil toplumdan aileye kadar uzanan politik fenomenlerin sosyolojik analizi, araştırması vatandaşlık, toplumsal hareketler ve sosyal güç kaynakları gibi konuları araştırmakla ilgilenen bir bilim disiplinidir. Siyaset sosyolojisinin konusu toplumsal bağlamı içinde iktidardır. 19. yüzyıl ile beraber genel olarak toplumsal ve özel olarak siyasal düşüncenin bilimselleşmeye başladığı görülmüştür. Teknoloji, sanayileşme gibi unsurlar kalabalıklaşmayı beraberinde getirmiş, kalabalıklaşma ise siyasal düşünceye yönelim sağlamıştır.

<span class="mw-page-title-main">Toplumsal cinsiyet sosyolojisi</span> sosyolojinin alt dalı

Toplumsal cinsiyet sosyolojisi, kadın ve erkek arasındaki farkılılıkların kültürel ve toplumsal olarak nasıl kurulduğunu, kadın ve erkeğin sosyal yapı içindeki durumlarını, kadınlık ve erkeklik kimliğinin oluşum sürecini inceleyen sosyoloji alt dalıdır.

<span class="mw-page-title-main">Kurumlar sosyolojisi</span>

Toplum, ortak bir coğrafi mekandan, kurumsallaşma davranış biçimleri sergileyen ve bir arada yaşayan bireylerden oluşmuş bir bütündür. Toplumu oluşturan bireyler arasında düzenli ilişkiler ve davranış kalıpları vardır. Davranış kalıpları, dil ve kültür sayesinde oluşur. Toplumun sahip olduğu bu davranış kalıpları zamanla değişebilir.

Siyasal kültür, Bir toplumun siyasetle ilgili düşünce, davranış, inanç ve geleneklerini belirleyen değerler sistemi, siyasal alanla ilgili hakim olan kültürel anlayıştır.