İçeriğe atla

Simplegades

"Argonaut'lar Symplegades'den geçiyor", Bernard Picart, 1733

Symplegades veya Çarpışan Kayalar (veya Kara Kayalar), Yunan mitolojisinde Bosporos’un (İstanbul Boğazı) Pontos (Karadeniz) çıkışında karşılıklı konumda yer alan, aralarından geçmek isteyenlere izin vermeyen, geçmek isteyen olursa hızla kapanarak birbirlerine çarpışacak kertede yakınlaşan tehlikeli kayalardır.

Çarpışan Kayalar ve Argonautika

Charles Kingsley'in Heroes (Kahramanlar) adlı kitabı için Howard Davie'nin yaptığı çizim

Rodoslu Apollonios, hedefleri olan Kolkhis’e gitmek üzere Argo isimli gemileriyle Boğaz’dan geçmek zorunda olan kahramanların başından geçenleri anlattığı Argonautika isimli yapıtında Kayalar’ın hareketli olmalarının nedenini onların ‘derinlere inen köklerden yoksun oldukları’ şeklinde açıklar. Kahramanlar bir önceki duraklarında karşılaşmış oldukları bilici Phineus’un öğütlerine uyarak geçmeden önce Kayalar’ın arasından bir güvercin salarlar. Aldıkları öğüt, güvercinin geçememesi halinde yolculuktan vazgeçmeleri gerektiği yolundadır. Kayalar hızla kapanmaya başlar  ve güvercin sadece kuyruk tüylerini kaptırarak geçer. Onun ardından Kayalar açılırken hızla kürek çekerek geçmeye çalışan, fakat Kayalar’ın tekrar kapanmaya başlamasıyla oluşan akıntılar yüzünden hız kazanamayarak tehlikeyle karşı karşıya kalan kahramanlar tanrıça Hera’nın yardımıyla ölümden kurtulurlar. Bundan sonra Kayalar hareket etmez olur. Apollonios bu geçişi şöyle anlatıyor:[1]

Kahramanlar tüm güçlerini ortaya koyunca gemi olağandan iki misli hız kazandı; kürekleri yay gibi kıvrılıyordu. Tam o sırada gelen dev gibi bir dalga gemiyi alıp bir kütüğü sürükler gibi suların ortasına attı, anaforlu akıntılar da tekneyi Çarpışan Kayalar’ın ortasında tuttu. Kayalar iki yanda sarsılıp gürlüyor, geminin kalasları titriyordu. O zaman Athena sol eliyle Kayalar’dan birinin ilerlemesini engellerken sağ eliyle de gemiyi gideceği yöne doğru itti. Havada uçan kanatlı bir ok gibi hızla geçtiler. Bu arada kapanmayı sürdüren Kayalar geminin kıç tarafının ucundaki oymalı tahta süsü parçaladı. Kahramanların tehlikeyi atlattıklarını görünce Athena Olympos’a döndü. Kayalar da kutlu tanrıların emriyle kök saldılar ve aralarından geçenler için artık tehlike yaratmadılar.

Yerler ve isimler

Öreke Kayalıkları, Sarıyer

Boğaz’dan çıkışın Avrupa yakasındaki kayaların günümüzde Rumelifeneri’nin açıklarındaki Öreke Kayalıkları (veya adacıkları), Anadolu yakasındaki karşı tarafın da Anadolufeneri yakınındaki Yom Burnu açığındaki bir resif kayalığı olabileceği düşünülür.

Yazar ve mitolog Halikarnas Balıkçısı da Kayalar’ı günümüzdeki Rumeli ve Anadolu Kavakları’na konumlandırır.[2]

Symplegades ve Planktai

Argonaut’lar, Kolkhis’e gidiş yolunda karşılaştıkları Çarpışan Kayalar’ın benzerlerine dönüş yolunda da rastlarlar. Fakat bunlar Sicilya açıklarındadır. Kahramanlar Apollonios’un Planktai (Gezinenler) diye söz ettiği bu Kayalar’ın arasından yine tanrısal yardımla (Thetis ve eşlikçileri) geçip giderler.

Planktai Homeros’un Odysseia destanında da karşımıza çıkıyor. Troia Savaşı’ndan eve dönüş yolculuğu sırasında büyücü Kirke’nin yanından ayrılırken Kirke’nin aşağıdaki  sözlerine kulak veren Odysseus Gezinen Kayalar’ın arasından geçmeye cesaret edememişti.

Önünüzdeki iki yoldan birini seçmek zorundasın. Biri kutlu tanrıların Planktai diye andığı o dik ve sarp kayalara doğru gider. Orada çakır gözlü Amphitrite’nin dalgaları gürler. Hiçbir kuş, hatta Zeus’a ambrosia götüren güvercinler bile güvenle uçup geçemez oradan. .................... Geçmeyi başaran tek gemi, Aietes’in hüküm sürdüğü kıyılardan eve dönüş yolculuğuna başlayan Argo’dur. İason’u beğenen Hera’nın yardımı olmasaydı o da burada perişan olurdu.[3]

Symplegades ve Planktai sıfatlarıyla tanınan kayalar ortak nitelikleri (hareketli olmaları) nedeniyle birbirleriyle karıştırılabilmektedir. En belirgin ayrım Symplegades’in yalnızca Argo’nun gidiş yolculuğunun öyküsünde yer almasıdır.

Kaynakça

  1. ^ Argonautica, 2. Kitap. İngilizce çeviriler: Seaton ; Coleridge.
  2. ^ Halikarnas Balıkçısı, Anadolu Efsaneleri, Symplegad Kayaları bölümü.
  3. ^ Homeros, Odysseia, 12. Kitap. İng.çev. E.V. Rieu.

İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">Çanakkale Savaşı</span> I. Dünya Savaşında, 1915–1916 yıllarında Osmanlı İmparatorluğu ile İtilaf Devletleri arasında yapılan savaş

Çanakkale Savaşı veya Çanakkale Muharebeleri, I. Dünya Savaşı sırasında 1915-1916 yılları arasında Gelibolu Yarımadası'nda Osmanlı İmparatorluğu ile İtilaf Devletleri arasında yapılan deniz ve kara muharebeleridir. İtilaf Devletleri; Osmanlı İmparatorluğu'nun başkenti İstanbul'u alarak İstanbul ve Çanakkale boğazlarının kontrolünü ele geçirmek, Rusya ile güvenli bir erzak tedarik ve askeri ikmal yolu açmak, başkent İstanbul'u zapt etmek suretiyle Almanya'nın müttefiklerinden birini savaş dışı bırakarak İttifak Devletleri'ni zayıflatma amaçları ile ilk hedef olarak Çanakkale Boğazı'nı seçmişlerdir. Ancak saldırıları başarısız olmuş ve geri çekilmek zorunda kalmışlardır. Kara ve deniz savaşı sonucunda iki taraf da çok ağır kayıplar vermiştir.

<span class="mw-page-title-main">Troya</span> Anadolunun kuzeybatısında Homeros döneminden kalma antik kent

Truva, Kaz Dağı (İda) eteklerinde tarihî bir kenttir. Çanakkale il sınırları içinde, günümüzde Hisarlık olarak adlandırılan arkeolojik bölgede yer alır.

<span class="mw-page-title-main">İstanbul</span> Türkiyenin ve Avrupanın en kalabalık şehri

İstanbul, Türkiye'de Marmara Bölgesi'nde yer alan ve İstanbul ilinin merkezi olan şehirdir. Ekonomik, tarihî ve sosyo-kültürel açıdan önde gelen şehirlerden biridir. Şehir, iktisadi büyüklük açısından dünyada 34. sırada yer alır. Nüfuslarına göre şehirler listesinde belediye sınırları göz önüne alınarak yapılan sıralamaya göre Türkiye ve Avrupa'da birinci, dünyada ise altıncı sırada yer almaktadır.

<span class="mw-page-title-main">Helios</span> Güneşin Antik Yunan kişileştirmesi

Helios, eski Yunan dininde ve mitolojisinde Güneş Tanrısı ve Güneş'in kişileştirilmiş varlığıdır. Işık saçan bir taçla ve gökyüzünde dört atlı bir arabayla betimlenir. Yeminlerin bekçisi ve görme yetisinin de tanrısıdır.

<span class="mw-page-title-main">İstanbul Boğazı</span> Karadeniz ile Marmara Denizi arasındaki boğaz

İstanbul Boğazı ya da tarihî ismiyle Bosporus (Yunanca: Βόσπορος, romanize: Bosporos ), Asya ile Avrupa kıtalarını birbirinden ayıran ve Marmara Denizi ile Karadeniz'i birbirine bağlayan bir boğaz ve uluslararası su yoludur. Boğaz, genel olarak kuzeydoğu-güneybatı doğrultusunda uzanır ve İstanbul şehrini Avrupa Yakası ve Anadolu (Asya) Yakası olarak ikiye böler. Boğazın her iki yakasına yayılan yerleşim bölgesine Boğaziçi adı verilir.

<span class="mw-page-title-main">Lapseki</span> Çanakkalede bir ilçe

Lapseki, Çanakkale ilinin Anadolu yakasındaki bir ilçesidir.

<span class="mw-page-title-main">Çanakkale Savaşı deniz harekâtları</span> Çanakkale Savaşındaki deniz harekâtları

Çanakkale Savaşı deniz harekâtları, I. Dünya Savaşı'nda İtilaf Devletleri'nin Birleşik Filo ile savunmada kalan Osmanlı İmparatorluğu kara topçusu arasında 19 Şubat 1915'ten 18 Mart 1915'e kadar Çanakkale Boğazı'nda yapılan bir dizi deniz operasyonudur. Birleşik Filo'nun Çanakkale Boğazı'na karşı yaptığı 18 Mart tarihli en geniş kapsamlı saldırı, harekâtın son operasyonudur ve birçok kaynakta 18 Mart Deniz Savaşı olarak geçmektedir.

<span class="mw-page-title-main">Giresun Adası</span> Giresunda bir ada

Giresun Adası, Kefken Adası ile birlikte Karadeniz'de bulunan Türkiye'ye bağlı iki adadan biridir. Giresun Adası kıyıdan 1.6 km açıkta olup, 40.000 metrekare alana sahiptir. Adada özellikle Akdeniz defnesi ve Yalancı Akasya başta olmak üzere 71 tür doğal otsu ve odunsu bitki türü bulunmaktadır. Sonradan 10 adet ağaç türü daha ilave edilmiştir. Karadeniz'de karabatak ve martıların doğal olarak ürediği ada aynı zamanda göçmen kuşların uğrak ve dinlenme yeridir. Hakkında birçok efsaneler anlatılan, Amazonların ve birçok kavmin yaşadığı adada mitolojik çağlara ait birçok kalıntı bulunmaktadır. İkinci derece sit alanıdır. Yaz mevsiminde yerli ve yabancı turistlerin ilgi odağı olan ada günübirlik ziyaret edilerek piknik yapılmaktadır.

<span class="mw-page-title-main">Azra Erhat</span> Türk yazar, akademisyen ve çevirmen

Azra Erhat, Türk deneme ve inceleme yazarı, Eski Yunan ve Roma dilleri uzmanı, filolog, arkeolog, çevirmen ve düşünce insanı. Özellikle Eski Yunan klasiklerinden yaptığı çevirilerle tanınmıştır. A. Kadir ile birlikte gerçekleştirdiği İlyada ve Odissea çevirileri referans kabul edilir.

<span class="mw-page-title-main">Frigler</span> Antik Hint-Avrupa halkı

Frigler, Antik Çağ'da Orta Anadolu'da yaşamış Hint-Avrupa kökenli bir halk. Hititlerin MÖ 1200 civarında yıkılmasından sonra muhtemelen Güneydoğu Avrupa'dan bölgeye gelmişlerdir. Herodot ve Strabon gibi antik yazarların verdikleri bilgiler, dilbilim bulguları ve Güneydoğu Avrupa halkları ile aralarındaki maddi kültür benzerlikleri nedeniyle Friglerin Avrupa kökenli oldukları düşünülmektedir. Makedonyalıların komşuları olan ve Avrupa'da oturdukları sırada Brigler adını taşıyan Frigler, Makedonya ve Trakya'dan Boğazlar yolu ile Anadolu'ya göç eden Trak boylarından biriydi.

<span class="mw-page-title-main">Odisseia</span>

Odysseia ya da Odesa Homeros'un derlediği ünlü destanlarından biridir. Diğeri de İlyada'dır. Modern Batı kültürünü oluşturan temellerden biridir ve İlyada destanından sonra günümüze ulaşan ikinci en eski Batı edebiyatı örneğidir. Bilim adamları MÖ 8. yüzyılın sonlarında, Anadolu'nun bir kıyı kenti olan İyonya'da oluşturulduğunu tahmin etmektedir.

<span class="mw-page-title-main">İason</span> Mitolojik karakter

İason, Yunan mitolojisinde Altın Post’u ele geçirmek için Argo isimli, elli kürekli bir gemiyle Yunan anakarasından denize açılarak Karadeniz’in doğu ucundaki Kolkhis ülkesine doğru zorlu bir yolculuğa çıkan elli kahramanın (Argonaut’lar) önderidir. Altın Post’un öyküsü ile Argonaut’ların serüvenlerini muhtelif mit yazarları anlatır. Bunların önde gelenleri Bibliotheka isimli kitabıyla Apollodoros, Argonautika isimli kitabıyla da Rodoslu Apollonius’tur.

<span class="mw-page-title-main">Argonautika</span>

Argonautica Rodoslu Apollonios tarafından MÖ 3. yüzyılda yazılmış epik bir Yunan şiiridir.

<span class="mw-page-title-main">Truva Savaşı</span> Yunan mitolojisinde efsanevi savaş

Truva Savaşı, Yunan mitolojisinde M.Ö. 12. veya 13. yüzyıl civarında meydana gelen efsanevi bir çatışmadır. Savaş, Truvalı Paris'in Helen'i Sparta kralı kocası Menelaos'tan almasının ardından Akalar (Yunanlar) tarafından Truva şehrine karşı yürütülmüştür. Savaş Yunan mitolojisindeki en önemli olaylardan biridir ve başta Homeros'un İlyada'sı olmak üzere Yunan edebiyatının birçok eserinde anlatılmaktadır. İlyada'nın özü on yıl süren Truva kuşatmasının onuncu yılında dört gün iki gecelik bir dönemi anlatır; Odisseia ise savaşın kahramanlarından biri olan Odisseia'un eve dönüş yolculuğunu anlatır. Savaşın diğer bölümleri, fragmanlar halinde günümüze ulaşan epik şiirler döngüsünde anlatılır. Savaştan bölümler, Yunan tragedyası ve Yunan edebiyatının diğer eserleri ile Virgil ve Ovid gibi Romalı şairler için malzeme sağladı.

<span class="mw-page-title-main">Siren</span>

Sirenler ya da Seireneler, Yunan mitolojisinde Sirenum scopuli denen bir adada yaşadıklarına inanılan deniz yaratıklarıdır. Bazı farklı öykülerde ise Cape Pelorum'da ya da Anthemusa adasında yaşamış olduklarından, şimdi de Paestum'un yanındaki Sirenus adalarında ya da Capreae'de yaşadıklarından bahsedilir. Bu yerlerin tamamı uçurumlarla ve kayalıklarla çevrili olarak betimlenmiştir. Buralarda dolaşan denizciler, sirenlerin söylediği şarkılardan büyülenip gemilerini kayalıklara doğru sürmüşler ve sirenlere yem olmuşlardır.

<span class="mw-page-title-main">Altın Post</span>

Altın Post ya da Altın Pösteki, Yunan mitolojisinde zenginliği ve iktidarı sembolize eden postun adıdır. İason ve Altın Post hikâyesi Koç takım yıldızıyla ilişkilendirilir. Phrixus ve kız kardeşi Helle, Boeotya Kralı Athamas'ın çocuklarıdır. Karısı Nephele öldükten sonra üvey anneleri Ino çocuklara tahammül edemez ve tuzak kurarak tarlalara zararlı maddeler döktürüp ürünlerin zarar görmesini sağlar. Kral bu beladan nasıl kurtulacağını sordurmak için danışmanlarını Delfi'ye kutsal rahiplere gönderir. Kraliçe danışmanlara rüşvet vererek çocukların kurban edilmesi yanıtını krala vermelerini sağlar. Kral Athamas çocuklarını kurban etme konusunda tereddüte düşer fakat rahip danışmanlar kurban konusunda ısrar ederler. Çocuklarını kurban etmek üzere yakınlardaki dağa götürür, bu arada olup biteni cennetten seyreden öz anneleri Nephele tanrılardan çocuklarını korumak için altın postlu bir koç kurban (Aries) yollamalarını diler.

<span class="mw-page-title-main">Kirke</span> Yunan mitolojisinde bir tanrıça, Heliosun kızı

Kirke, Yunan mitolojisinde büyücü tanrıça. Tıpkı Kalypso gibi Odysseus'un maceralarında başlıca rolü olan kişilerdendir. Güneşin kendisini temsil eden Titan Helios ile Okeanos'un kızı olan Perseis'in kızıdır. Fakat bazı kaynaklarda Helios (Güneş) ile (Ay) Hekate'nin kızı olduğu ve büyücülüğü de ondan öğrendiği belirtilir. Kolkhis Kralı Aietes'in ve Giritli Minos'un karısı Pasiphae'nin kız kardeşidir.

<span class="mw-page-title-main">Çanakkale Savaşı'ndaki denizaltı faaliyetleri</span>

Çanakkale Savaşı'ndaki denizaltı faaliyetleri, I. Dünya Savaşı'nın bir parçası olan Çanakkale Savaşı çerçevesinde, çeşitli devletlerin denizaltıları tarafından Çanakkale Boğazı ve Marmara Denizi'nde sürdürülen faaliyetlerdir. Esas savaştan önce, Aralık 1914'te başlamış ve Aralık 1915'te sonlanmıştı. İtilaf Devletleri'ne bağlı denizaltıların Çanakkale Boğazı'nı geçerek Marmara Denizi'nde denizaltı operasyonları yapmalarının amacı, Gelibolu'yu savunan Osmanlı kuvvetlerinin lojistik durumunu sarsmak olarak görülür. Bununla birlikte İttifak Devletleri'nin bir üyesi olan Alman İmparatorluğu da Osmanlı'yı desteklemek amacıyla savaş sırasında birtakım denizaltı faaliyetleri yürütmüştü.

<span class="mw-page-title-main">Pelias</span> Yunan mitolojisinde bir kral

Pelias, Yunan mitolojisinde, Teselya'nın Magnesia yöresindeki Iolkos kentinin kralıydı. Üvey kardeşi Aeson'un oğlu İason'un krallıkta hak iddia etmesini önlemek için öleceği beklentisiyle onu tehlikelerle dolu bir deniz yolculuğuna sürükleyen kişidir. Bu deniz yolculuğunun öyküsünü Rodoslu Apollonios, Argonautika isimli kitabında anlatır.

<span class="mw-page-title-main">Friksos</span>

Phriksos, Yunan mitolojisinde ünlü Altın Post söylencesini başlatan kahraman olarak tanınır.