İçeriğe atla

Silivrikapı Hipojesi

Silivrikapı Hipojesi, (Yunanca : ‘υπογείον, Latince: hypogeum) Yunanca ‘‘altında’’ anlamına gelen ‘υπο ile ‘‘toprak’’ anlamına gelen γε kelimelerinin bileşimi olup arkeolojide yeraltı mezarı anlamına gelir.

Hipojelerde ölü yakma adetleri nedeniyle urnelerin [a] konulabileceği nişler [b] bulunabildiği gibi ölü gömme adetleri nedeniyle lahitler de yer alabilir.

İstanbul’da, Silivrikapı’nın [c] kuzeyinde, 36. ve 37. kuleler arasında yer alan Silivrikapı Hipojesi, Prof. Dr. Ümit Serdaroğlu tarafından Theodosius Surları’nın [d] 1988 yılındaki restorasyonu sırasında bulunmuştur.[1] Bizans Dönemi’ne ait bir aile mezarı olduğu düşünülen hipoje, M.S. 5. yüzyılın başlarına tarihlendirilir. İstanbul'da Geç Antik Çağ’ın hem plastik [e] hem resim örneği olarak yerinde bulunmuş ender eserlerinden biri olan Silivrikapı Hipojesi, kuzey-güney doğrultulu olarak inşa edilmiştir. Kireçtaşı levhalarla kaplı bir beşik çatıya sahip olan yapı, 7.70 m x 6.30 m ölçülerindedir.[1]

Hipoje, 4.50 m x 1.25 m ölçülerinde bir giriş ile 4.20 m x 3.90 m ölçülerinde bir mezar odası olmak üzere iki bölümden oluşur.[1] Mezar odasında, üzerinde İsa ile on iki havari, Musa’ya on emrin verilişi ve İsmail’in kurban edilişi gibi Tevrat ve İncil’den alınan konular ile bir mimari yapı içinde imparator ve imparatoriçenin betimlendiği kabartma levhaların yer aldığı beş lahit bulunmuştur.[2] Lahitlerden dördü kireçtaşından, biri antik çağda Prokonnesos olarak geçen Marmara Adası mermerinden yapılmıştır.[3] Mermer olan lahdin üzerinde şamdanlarla çevrili bir hristogram [f] yer alır. Lahitler, İstanbul’a özgü bir taş işçiliğinin ve heykel üslubunun olduğunu göstermesi açısından önemlidir.[4] Hipoje, içerdiği lahit kabartmalarının yanı sıra duvar resimleri açısından da önem taşır. Mezar odasının duvarlarında kır manzarası içerisinde insan figürlerinin de bulunduğu freskolar [g] yer alır.[5]

Hipoje, 1989 yılında İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından restore edilmiştir fakat daha sonra korumasız bırakıldığı için birçok kez yağmalanmıştır.[6] Tarihî eser kaçakçılarından kurtarılan kabartma levhalar İstanbul Arkeoloji Müzeleri’ne teslim edilmiştir. Restorasyonu yapılan kabartmaların orijinalleri İstanbul Arkeoloji Müzeleri’ndedir. Hipojeye ise orijinal kabartmaların mulajları [h] konmuştur.

Silivrikapı Hipojesi, 2021 yılında İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür Varlıkları Daire Başkanlığı tarafından başatılan Kara Surları Restorasyon Projesi kapsamında restore edilmektedir. Günümüzde [i] ziyarete açık değildir.

Notlar

  1. ^ Urne, yakılan ölülerin küllerinin konulduğu vazo türü kaptır.
  2. ^ Duvara oyulmuş bölmedir.
  3. ^ Eski adıyla Porta Pege, Silivri’ye giden yol bu kapı üzerinde olduğu için Silivrikapı adını almıştır.
  4. ^ İstanbul Kara Surları'nın diğer adıdır.
  5. ^ Heykel için kullanılan isimlerden biridir.
  6. ^ Hz. İsa’nın monogramıdır. Üzerinde Yunanca Khi ve Rho harfleri yer alır. Bir tür kişisel armadır. Padişah tuğrası gibi düşünülebilir.
  7. ^ Yaş sıva üzerine yapılan resim tekniğidir. Bu teknikle yapılan resimler de tekniğin adıyla anılır.
  8. ^ Mulaj, kalıp alınarak yapılan kopyadır.
  9. ^ Silivrikapı Hipojesi ile ilgili bilgi girişi 2022 yılı Şubat ayında yapılmıştır.

Kaynakça

  1. ^ a b c Deckers, Johannes; Serdaroğlu, Ümit (1993). Das Hypogäumbeim SilivriKapı in Istanbul. Jahrbuch für Antike und Christentum. s. 140-163. 
  2. ^ Konstantinopolis: Bizans İmparatorluğu’nun Başkenti : Bizantion’dan İstanbul’a Bir Başkentin 8000 Yılı. 2010. s. 194-195. 
  3. ^ Özgümüş, Ferudun; Dark, Ken (1999). “İstanbul İli Koca Mustafa Paşa ve Yedikule’de Yapılan Yüzey Araştırmaları”, 17. AST. s. 360. 
  4. ^ "Karasurları ve Çevresi Koruma Alanı". İstanbul Tarihi Alanları Alan Başkanlığı. 3 Şubat 2019 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 29 Ocak 2022. 
  5. ^ Özgümüş, Ferudun; Dark, Ken (1999). “İstanbul İli Koca Mustafa Paşa ve Yedikule’de Yapılan Yüzey Araştırmaları”, 17. AST. s. 357-365. 
  6. ^ Öztürk, Ferdanur (19 Ekim 2014). "Silivrikapı Hipojesi artık korunacak". Radikal. 2 Şubat 2022 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 29 Ocak 2021. 

İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">Pergamon</span> Günümüzdeki İzmir, Bergama ilçe merkezinin yerinde kurulmuş, UNESCO dünya mirası listesinde yer alan antik kent. (Pergamon)

Pergamon, günümüzde İzmir iline bağlı Bergama ilçesinin merkezinin yerinde kurulu antik kentin adıdır. Pergamon, eski çağlarda Misya bölgesinin önemli merkezlerinden biriydi. MÖ 282-133 arasında da Pergamon Krallığı'nın başkentiydi. Pergamon adı, bir söylence kahramanı olan Pergamos'tan gelir. Pergamos'un, Teuthrania kralını öldürdükten sonra kenti ele geçirdiği ve kendi adını verdiği sanılır. Başka bir söylenceye göre de Teuthrania Kralı Grynos savaşta Pergamos'tan yardım istemiş, zaferden sonra iki kent kurdurarak birine onun onuruna Pergamon, ötekine de Gryneion adını vermiştir.

M. Ümit Serdaroğlu,, Türk arkeolog. Restorasyon uzmanı mimar.

Pidasa, Muğla'nın Bodrum ilçesinde bulunan Roma dönemine ait antik yerleşimdir.

<span class="mw-page-title-main">Halikarnas Mozolesi</span> Antik Mezar

Halikarnas Mozolesi, Kral Mausolos adına karısı ve kız kardeşi Artemisia(en) tarafından Halikarnassos'ta yaptırılmış, Dünyanın Yedi Harikası'ndan biri sayılan, kolonlarıyla Yunan mimarisini, piramit şeklindeki çatısıyla da Mısır mimarisini andıran oldukça büyük boyutlardaki mezar. Bu öneminden dolayı kendinden sonra gelen, aynı stildeki tüm yapılara mozole denmiştir.

<span class="mw-page-title-main">Pınara</span> Seydikemer yakınlarındaki Likya antik kenti

Pınara. Seydikemer yakınlarındaki Likya antik kenti.

<span class="mw-page-title-main">Ksanthos</span> Türkiyedeki UNESCO Dünya Mirası listesinde bulunan Likya antik kenti

Ksantos, Kaş'ın Kınık köyündeki antik kent. Kaş kara yoluna 70 km uzaklıkta bulunmaktadır. Antik Çağda Likya'ya başkentlik yapmıştır. UNESCO tarafından ’Dünya Kültür Mirası’ listesine alınmıştır.

<span class="mw-page-title-main">Knidos</span> Muğlanın Datça ilçesinde bulunan, Karya dönemine ait antik yerleşim

Knidos, Muğla'nın Datça ilçesinde bulunan, Karya dönemine ait antik yerleşimdir.

<span class="mw-page-title-main">Fokaia</span>

Fokaia, İzmir'in Foça ilçesinin Antik Çağ'da ve Bizans Dönemi'ndeki adı. On iki İon kentinden biridir. Önceleri kentin kuruluşu MÖ 11. yüzyıl Aiol'ler tarafından gerçekleştiği, MÖ 9. yüzyılda ise kentin İon tarafına geçtiği düşünülüyordu. Fakat yapılan son araştırmalar kentin kuruluş tarihini MÖ 2000'e kadar geri götürüyor.

<span class="mw-page-title-main">Kanlıdivane</span> Mersinin Erdemli ilçesinde yer alan antik kent

Kanlıdivane, günümüzde Mersin'in Erdemli ilçesinde yer alan antik kent. MÖ 3. yüzyılda kurulan ve MS 4. yüzyılda adı Neapolis olarak değişen kentin Elaiussa Sebaste'nin sur dışında yer alan uzantısı olduğu tahmin edilmektedir.

<span class="mw-page-title-main">Kabartma</span>

Kabartma veya diğer adıyla rölyef, yüzey üzerine yapılan yükseltme ya da çökertmelere denir.

<span class="mw-page-title-main">Hierapolis</span> Denizlide bir antik Roma kenti

Hierapolis, Pamukkale (Denizli) yakınlarında bulunan ve Frigler döneminde ana tanrıça Kibele kültünün merkezlerinden biri olarak faaliyet göstermiş bir antik kenttir. Antik coğrafyacı Strabon ile Ptolemaios verdikleri bilgilerde, Karia bölgesine sınır olan Laodikeia ve Tripolis kentlerine yakınlığı ile Hierapolisin bir Frigya kenti olduğunu ileri sürülmektedir.

<span class="mw-page-title-main">Konstantinopolis Surları</span> Konstantinopolisin surları (modern İstanbul, Türkiye)

Konstantinopolis Surları, günümüzde İstanbul sınırları dahilinde olan Konstantinopolis'i çevreleyen ve Doğu Roma zamanında yapılmış şehir surlarıdır. Şehri çeviren surlar tarihte 5. yüzyıldan başlayarak inşa edilmiş, yıkılmalar ve yeniden yapmalarla dört defa elden geçmiştir. Son yapımı MS 408'den sonradır. II. Theodosius (408-450) zamanında İstanbul surları Sarayburnu'ndan Haliç kıyısı boyunca Ayvansaray'a bu taraftan ve Marmara kıyısı boyunca Yedikule'ye, Yedikule'den Topkapı'ya, Topkapı'dan Ayvansaray'a uzanıyordu.

<span class="mw-page-title-main">Sardis</span> Türkiyede bir antik kent

Sardis, Manisa'nın Salihli ilçesine bağlı Sart kasabası yakınlarında bulunan ve Lidya (Lydia) devletine başkentlik yapmış antik kent. MÖ 1300'de kurulup MS 1200'de yıkılmıştır. Salihli merkezine 9 km, İzmir'e 82 km uzaklıkta olup, İzmir-Ankara karayolunun iki yanına yayılmıştır.

Karadeniz Ereğli Müzesi, Zonguldak ilinin Karadeniz Ereğli ilçesinde yer alan müze.

<span class="mw-page-title-main">Mira (antik kent)</span> Türkiyenin Akdeniz kıyısında bulunan bir Likya antik kenti

Myra, günümüzde Antalya ilinin Demre ilçesinin bulunduğu yörede yer alan antik bir Likya kentidir. Alacadağ, Akdağlar (Massikytos) ve Ege Denizi arasında Demre Çayı (Myros) tarafından taşınan toprakla oluşmuş verimli alüvyon ovasına kurulmuştur.

<span class="mw-page-title-main">Assos</span> Ayvacıkda bir antik kent

Assos, Çanakkale'nin Ayvacık ilçesinin yaklaşık 17 km güneyindeki Behramkale Köyü'nde yer alan bir antik kent.

<span class="mw-page-title-main">Anastasius Suru</span>

Anastasius Suru, Bizans imparatoru I. Anastasios'un yaptırdığı İstanbul'u Trakya yönünden gelen akınlara karşı korumak üzere Karadeniz'den Marmara Denizine kadar uzanan sur.

<span class="mw-page-title-main">Lahit</span>

Lahit; özellikle Antik Çağ'da insanların ölülerini muhafaza ettikleri, genellikle yeryüzünde sergilenen ve çoğunlukla taştan oyulan, sandık şeklinde mezar. Günümüzde de hâlen özellikle bazı devlet büyüklerinin mezarlarında görülür.

<span class="mw-page-title-main">Gryneion</span>

Gryneion, Gryneia, Türkiye'nin İzmir ilinin Aliağa ilçesi sınırları içinde bulunan Yenişakran beldesi yakınlarındaki bir antik kenttir. Çandarlı Körfezi kenarındadır. 12 büyük Aiol kentinden biri sayılır. Kentin, denize bir dil gibi uzanan yarımadası üzerinde tanrı Apollon'un tapınağı vardı. Gryneion önemli bir kehanet merkeziydi.

<span class="mw-page-title-main">Ünye Kalesi</span> Ordu iline bağlı Ünye ilçesinde bir kale

Ünye Kalesi, Ordu'ya bağlı Ünye ilçesinde, Ünye kentinin 5 km güneydoğusunda eski çağlardan kalmış bir kaledir. Kaleköy'ün sınırları içindedir. Çaleoğlu Kalesi adıyla da bilinir.