İçeriğe atla

Siddharameshwar Maharaj

Shri Siddharameshwar Maharaj

Advaita Vedanta okulunun Navnath Sampradaya koluna mensup Hint maneviyat önderi.

Sri Siddharameshwar Maharaj (Kanada) (1888 - 1936) gurusu Shri Bhauseheb Maharaj tarafından Navnath Sampradaya'nın bir kolu olarak kurulan Inchegeri Sampradaya'nın gurularından biridir. Kendisi tanınmış Advaita Vedanta okuluna mensup Sri Nisargadatta Maharaj, Sri Ranjit Maharaj ve Sri Kadsiddheshwar Maharaj gibi guruların da gurusudur.

Alıntılar

  • Manevi ilim "Ben Brahmanım" ifadesine ilişkin aralıksız araştırmadır.
  • Manevi pratikler yalnızca düşünmeyi (Chitta) saflaştırma amacına hizmet eder böylelikle zihin daha şeffaflaşır (subtle). Ayrım görme eğiliminizi arttırarak beden bilincini besleyen zihinsel alışkanlıklarınızı terkedin.
  • Cehaletten doğan boş gurur kolaylıkla ve çabucak yok olur ancak bilgiden kaynaklanan gururun üstesinden gelmek çok daha zordur. Bilginin doğan gurur, cehaletten doğan grurdan çok daha kötüdür... Bilgiden doğan gurur tehlikeli şekilde inatçı ve belirsizdir... Ayrıca gurur veya ego mevcut olduğu sürece ayrımlar yaratmaya devam edecektir.
  • Benliğin Lütfuna ancak düşüncenin dolambaçlı yollarından kurtulduktan ve geride hiçbir iz kalmadıktan sonra ulaşılabilir. Bu haddizatında hakiki Yogadır.
  • Görünümlerden/masivadan (appearances) uzaklaşıldığı ölçüde Benliğin Lütfu artar.
  • Hazlara bağımlılık esarettir. "Hiçbir şeye ihtiyacım yok" dediğinizde tüm problemler son bulur. "İstiyorum" diyen kişi hiçbir şey edinemez. "İstemiyorum" diyen her şeyi elde eder. Aslan bağımlılığı sebebiyle tuzağa düşer, fil de yiyeceğe bağımlığı olduğu için esaret altına girer. Bu illüzyondur (maya). Buna esaret denir. Erkek kadına bağımlılığı sebebiyle acınacak duruma düşer. Günlerce haz arzusu yandığı için cazibenin tuzağına düşer ve haz onun ihtiyacı haline gelir. Bağlılığının büyüsü arttığında zincire vurulmuş bir köle gibi olur... Bu arzu arzusuzlukla yer değiştirdiğinde esaret zincirleri kırılır.
  • Kişi başkalarından bağımlılığın kötü etkilerini duymakla arzulardan uzaklaştığında bu bağımsızlığa "Tamasik Arzusuzluk" denir. Eğer bir şey Benlik-bilgisini kazanmak amacıyla feda edilirse bağımsızlık durumuna Rajaların niteliğinden doğmuş denir. Zihin tüm nesnelerin gerçekdışılığına ikna olduğunda buna "Satvik Arzusuzluk" denir. Saf "Satvik Arzusuzluk" durumunda kişi bir şeyi bırakma düşüncesine tebessümle karşılık verir. Çünkü bırakılması gereken bir esaret gerçekten mevcut muydu ki? Kendinizi iplerle bağlamış olduğunuz bir durum mevcut değildir. Zincirlerinizi bıraktığınızı söyleyebilirsiniz, zaten sizin olmayan bir şeyi sıkı sıkıya tutmaktaydınız. Sizin olan şey neydi? Neyi bıraktınız? Gerçek, saf Satvik zühd denilen şey de budur.

Kitaplar

Sri Siddharameshwar Maharaj'ın dört tane İngilizce ve iki tane de Marathi dilinde kitabı vardır.

  • 'Adhyatma Dnyanacha Yogeshwar' (Vol I & II) written by Nisargadatta Maharaj. 130 talks of Siddharameshwar Maharaj (Marathi), November, 1961.
  • Master of Self Realization, An English translation of Adhyatma Dnyanacha Yogeshwar written by Nisargadatta Maharaj, a collection of 130 Talks by Siddharameshwar Maharaj, which also includes a newly revised edition of "Master Key to Self-Realization" which was written by Shri Siddharameshwar Maharaj himself.
  • Amrut Laya I, Includes "Master Key to Self-Realization" & talks by Shri Siddharameshwar Maharaj on the spiritual classic "Dasbodh" of Samartha Ramdas.
  • Amrut Laya II, talks by Shri Siddharameshwar Maharaj to his disciples, 1930s
  • Golden Day, an Introduction to the teachings of Shri Siddharameshwar Maharaj
  • Master Key to Self Realization, Siddharameshwar Maharaj

Ayrıca bakınız

Dış bağlantılar

İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">Tıp</span> hastalıkların teşhisi, tedavisi ve önlenmesi için çalışma alanı

Tıp, bir hastaya bakma, teşhis, prognoz, önleme, tedavi, yaralanma veya hastalıklarının palyasyonunu yönetme ve sağlığını geliştirme bilimi ve uygulamasıdır. Tıp, hastalıkların önlenmesi ve tedavisi yoluyla sağlığı korumak ve iyileştirmek için geliştirilen çeşitli sağlık uygulamalarını kapsar. Çağdaş tıp, yaralanma ve hastalıkları teşhis etmek, tedavi etmek ve önlemek için biyomedikal bilimleri, biyomedikal araştırmaları, genetiği ve tıbbi teknolojiyi, tipik olarak farmasötikler veya cerrahi yoluyla, ancak aynı zamanda psikoterapi, harici ateller ve traksiyon, tıbbi cihazlar, biyolojikler ve iyonlaştırıcı radyasyon gibi çeşitli tedaviler yoluyla uygular.

<span class="mw-page-title-main">Japonya</span> Doğu Asyada bir ada ülkesi

Japonya, Doğu Asya'da yer alan bir ada ülkesidir. Büyük Okyanus'un kuzeybatısında konumlanan ülke; Japon Denizi'nden Çin, Kuzey Kore, Güney Kore ve Rusya'nın doğusuna; kuzeyde Ohotsk Denizi'nden güneyde Doğu Çin Denizi ve Tayvan'a kadar uzanır. De facto başkenti ve en büyük şehri Tokyo'dur. Adını oluşturan kanji karakterler, "güneş" ve "köken" anlamına geldiğinden "Doğan Güneşin Ülkesi" olarak adlandırılır.

<span class="mw-page-title-main">Nauru</span> Büyük Okyanusta bir ada devleti

Nauru (

<span class="mw-page-title-main">Budizm</span> Bir din ve hayat felsefesi

Budizm, bugün dünya üzerinde yaklaşık 500 milyonu aşkın inananı bulunan bir dindir. İlk önce Hindistan’da ortaya çıkmış, daha sonra zaman içinde Güneydoğu ve Doğu Asya’da yayılmıştır.

<span class="mw-page-title-main">Charles Darwin</span> İngiliz biyolog ve doğabilimci (1809-1882)

Charles Robert Darwin evrimsel biyolojiye yaptığı katkılarla tanınan İngiliz doğa bilimci, jeolog ve biyologdur. Tüm yaşam türlerinin ortak bir atadan türediği yönündeki önermesi günümüzde genel kabul görmekte ve bilimde temel bir kavram olarak kabul edilmektedir. Alfred Russel Wallace ile ortak bir yayında, evrimin bu dallanma modelinin, var olma mücadelesinin seçici üremede yer alan yapay seçilime benzer bir etkiye sahip olduğu doğal seçilim adını verdiği bir süreçten kaynaklandığına dair bilimsel teorisini ortaya koymuştur. Darwin insanlık tarihinin en etkili isimlerinden biri olarak tanımlanmış ve Westminster Abbey'e gömülerek onurlandırılmıştır.

<span class="mw-page-title-main">Londra</span> Birleşik Krallıkın başkenti

Londra, İngiltere'nin ve Birleşik Krallık'ın başkenti ve en kalabalık şehridir. Büyük Britanya adasının güneydoğusundaki Thames Nehri üzerinde duran Londra, iki bin yıldır büyük bir yerleşim yeri olmuştur. Londra, Londra Belediye Başkanı ve Londra Meclisi tarafından yönetilmektedir.

<span class="mw-page-title-main">Frithjof Schuon</span>

Frithjof Schuon, Perennelialist veya Gelenekselci düşünce okuluna ait, Alman asıllı İsviçreli bir metafizikçiydi. Metafizik, maneviyat, dini fenomen, antropoloji ve sanat üzerine İngilizceye ve diğer birçok dile çevrilmiş yirmiden fazla Fransızca eserin yazarıydı. Aynı zamanda ressam ve şairdi.

<span class="mw-page-title-main">Perennial felsefe</span> Daimicilik, tüm insanlar için geçerli ve daimi olan gerçeğin ilkelerinin varlığını savunur

Perennial Felsefe ya da perennializm (daimicilik), evrensel hakikat ilkelerinin insanlık tarihi boyunca tüm kültürlerde ve ruhsal geleneklerde ortak olarak mevcut olduğuna ilişkin felsefi düşünüş.

<span class="mw-page-title-main">Mastürbasyon</span> cinsel organın uyarılması

Mastürbasyon, sürtünme yoluyla cinsel ilişki olarak, cinsel organın genellikle orgazm oluncaya kadar uyarılması eylemidir. Tek başına, kendi kendine veya başka biri tarafından el yoluyla ve parmaklama), ayak yoluyla ya da cinsel ilişkiye girmeden vücudun başka kısımlarıyla veya seks oyuncağıyla yapılabilir. Karşılıklı mastürbasyon, bir cinsel partnerle yapılan mastürbasyondur ve bir partnerin cinsel organlarının elle uyarılmasını içerebilir veya penetratif olmayan bir seks biçimi olarak kullanılabilir.

<span class="mw-page-title-main">Ölüm</span> yaşamsal fonksiyonların kalıcı olarak durması

Ölüm, bir organizmayı ayakta tutan tüm biyolojik işlevlerin geri döndürülemez bir şekilde sona ermesidir. Beyni olan organizmalar için ölüm, beyinsapı da dahil olmak üzere tüm beynin işlevinin geri döndürülemez bir şekilde sona ermesi olarak da tanımlanabilir ve beyin ölümü bazen ölümün yasal tanımı olarak kullanılır. Eski bir organizmanın kalıntıları normalde ölümden kısa bir süre sonra çürümeye başlar. Ölüm, önünde sonunda tüm organizmalarda meydana gelen kaçınılmaz bir süreçtir. Turritopsis dohrnii gibi bazı organizmalar biyolojik olarak ölümsüzdür. Ancak yine de yaşlanma dışında başka nedenlerle de ölebilirler.

<span class="mw-page-title-main">Fil</span> hortumlu bir memeli hayvan

Fil, hortumlular takımının filgiller (Elephantidae) familyasını oluşturan memeli bir hayvandır. Geleneksel olarak Asya fili ve Afrika fili olmak üzere iki türü tanınır; ancak bazı kanıtlara dayanarak Afrika savan fili ile Afrika orman filinin de iki ayrı tür olduğu öne sürülür. Filler, Sahra altı Afrika ile Güney ve Güneydoğu Asya'da bulunur. İçinde mamutlar ve mastodonlar gibi soyu tükenmiş türleri de barındıran hortumlular takımından günümüzde soyunu sürdüren bir tek filler kalmıştır. Karada yaşayan en büyük hayvan olan Afrika filinin erkeği 4 m boya ve 7.000 kg ağırlığa ulaşabilir. Fillerin dikkat çekici ve ayırt edici özellikleri arasında, nesneleri yakalamak gibi çeşitli amaçlar için kullanılan uzun hortumları başta gelir. Uzun ve sivri olan kesici dişlerini nesneleri taşımak, yeri kazmak için kullanırlar. Fildişinin kaynağı olan bu kesici dişler aynı zamanda dövüşürken silah olarak da kullanılır. Filin büyük ve geniş kulakları vücut ısısını kontrol etmeye yarar. Afrika fillerinin kulakları daha büyük olur ve sırtları içbükeydir. Asya fillerinin ise kulakları daha küçük olur ve sırtları dışbükey ya da düzdür.

<span class="mw-page-title-main">Ruh</span> yaşayan bir varlığın manevi özü

Ruh, can ya da tin; din ve felsefede, insan varlığının fiziksel olmayan yönü ya da özü olarak tanımlanır ve genellikle bireysellikle eşanlamlı olarak ele alınır. Teolojide ruh kişinin tanrısallığa ortak olan kısmı olarak tanımlanır ve genellikle bedenin ölümünden sonra kişinin varlığını sürdüren kısmı olarak ele alınır.

<span class="mw-page-title-main">Aşk</span> aşırı sevgi ve bağlılık duygusu

Aşk, kişilerarası ilişki veya bir başka varlığa duyulan derin sevgidir. Bunun daha derini ise TDK sözlüğüne göre "güçlü sevgi, güçlü aşk" veya aşırı ve güçlü tutku, istek anlamına gelen hem ruhen hem de bedenen aşık olmayı kapsadığı düşünülen "sevda"dır. Bunun umutsuz, güçlü ve insanı hasta edecek derecede saplantılı haline ise "kara sevda" adı verilmektedir. Çeşitli kültürlerde aşk, en yüce erdem veya iyi alışkanlıktan, en derin kişiler arası sevgiden en basit zevke kadar bir dizi güçlü, olumlu duygusal ve zihinsel durumları kapsar. Cinsel veya romantik bir ilişki olursa, partnerlere aşıklar/sevgililer de denir. Bununla birlikte aşk ile ilgili tam bir evrensel tanıma kültürel farklılıklar nedeniyle ulaşılamakta zorlanılmaktadır. En yaygın olarak aşk, güçlü bir çekim ve duygusal bağlanma hissi anlamına gelir.

<i>Avatar</i> (film) 2009 yapımı Amerikan filmi

Avatar, 2009 ABD yapımı destansı bilimkurgu filmi. Filmin senaryosunu Titanik, Yaratık 2, Terminatör filmlerinin yönetmeni James Cameron yazmış ve filmi yönetmiştir. Üç boyutlu (3D) sinema tekniği ile çekilmiştir. 18 Aralık 2009 tarihinde gösterime girmiştir. Aynı zamanda tüm zamanların en çok hasılat yapan film rekorunu elinde bulunduruyor.

<span class="mw-page-title-main">Nisargadatta Maharaj</span> Hint filozof, ruhsal önder

Sri Nisargadatta Maharaj, Hint filozof, ruhsal önder. Advaita okuluna mensup olan Nisargadatta Hint maneviyatının Navnath Sampradaya tarikatının Inchgiri koluna mensuptur.

Ramesh S. Balsekar. Sri Nisargadatta Maharaj'nın müridi ve Advaita üstadı. Nisargadatta ile tanışmadan önce Advaita ve özellikle Ramana Maharshi ve Wei Wu Wei'nin öğretilerine yakınlık duydu. Bank of India başkanlığı yapan Ramesh Balsekar 20'den fazla kitap yazdı ve ölümünden kısa bir süre öncesine kadar evinde talebelerine ve sevenlerine konuşmalarıyla öğretisini aktarmaya devam etti.

<span class="mw-page-title-main">Adi Şankara</span> 8. yüzyılda yaşamış Hint filozof ve teolog

Adi Şankara, Hint filozof, mistik ve teolog. Śaṅkara Bhagavatpādācārya ve Ādi Śaṅkarācārya adlarıyla bilinen Hint filozof Vedanta'nın bir alt kolu olan Advaita Vedanta öğretisinin tarihteki en ünlü temsilcilerinin başında gelir.

<span class="mw-page-title-main">Hayvan bilişi</span> insan olmayan hayvanların zekası

Hayvan bilişi, insan-olmayan hayvanların zihinsel kapasitelerini kapsayan bir alandır. Bu alanda kullanılan hayvan koşullandırma ve öğrenim çalışmaları, karşılaştırmalı psikolojiden geliştirilmiştir. Aynı zamanda etoloji, davranışsal ekoloji ve evrimsel psikolojinin etkisinde kalmıştır; bazen bu alandan bilişsel etoloji adıyla da bahsedilir. Hayvan zekası terimiyle ilişkilendirilen pek çok davranış aynı zamanda hayvan bilişinin de kapsamındadır.

Ödül sistemi ; teşvik edicilik özelliği, çağrışımsal öğrenme ve pozitif değere sahip duygulardan sorumlu bir grup nöral yapıdır. Ödül, bir uyaranın iştah (yaklaşma) ve tüketme davranışlarına yol açan çekici ve güdüsel özellikleridir. Ödüllendirici bir uyaran şu şekilde tanımlanmaktadır: "Bizi ona yaklaşmaya ve onu tüketmeye yöneltme potansiyeli olan her uyaran, nesne, olay, aktivite veya durum; tanımı gereği bir ödüldür". Edimsel koşullamada ödüllendirici uyaranlar, olumlu pekiştireç olarak işlev görürler fakat bu ifadenin tersi de doğrudur; olumlu pekiştireçler ödüllendiricidir.

Neo-Advaita, klasik Advaita Vedanta anlayışını modern dönemde yeniden yorumlayan tinsel bir yaklaşım ve hareket. Satsang hareketi veya Satsang ağı olarak da bilinmektedir.