İçeriğe atla

Sibirya histerisi

Sibirya Histerisi, Piblokto da denilen, Kuzey Kutup Bölgesi'nde İnuit halkında gözlemlenmektedir.[1] Kültüre bağlı bir sendrom olup, kadınlarda daha fazla gözlemlenmektedir. Bu sendrom sırasında kişi nedensiz ve tehlikeli davranışlarda bulunabilir bu davranışları hafıza kaybı izler. Sibirya histerisinin İnuit kadınlarının duygularını baskı altında tutması ile ilgili ortaya çıktığı düşünülmektedir. Genellikle kış aylarında Sibirya histerisi vakalarına rastlanmaktadır.[2] Mental Bozuklukların Tanısal ve Sayımsal El Kitabı IV (Diagnostic and Statistical Manual of Mental Disorders IV)’a göre Sibirya histerisi kültüre bağlı sendromların altında kategorize edilmiştir.

Tarihi

Sibirya histerisine ilk defa 1982 yılında bütün Kuzey Kutup Bölgesi’nde rastlanılmıştır. Sibirya histerisi Amiral Peary ve ekibi tarafından fark edilmiştir. Amiral Peary kadınların çığlık atarak kıyafetlerini parçaladığını anlatmıştır. Siberya histerisi bazen dakikalarca bazen ise bir saatten fazla olacak şekilde sürmektedir. Amiral Peary Sibirya histerisi geçiren birine kişi bir silaha veya başka birine zarar vermeyi denemediği sürece müdahalede bulunulmadığını gözlemlemiştir.[3]

Kökeni

Bilinen ilk Sibirya histerisi vakaları Kuzey Kutup Bölgesi’nde İnuit halkında görülmüştür. Dünyada çoğunlukla Grönland, Kanada ve Alaska’ya diğer İnuit halkı ise Amerika Birleşik Devletleri, Danimarka ve Rusya’ya dağılmış 150,000 – 200,000 arası Inuit ırkından insan olduğu tahmin edilmektedir. Kadınlar erkeklere göre daha fazla oranda yetişkinler ise çocuklara kıyasla daha fazla Sibirya histerisine maruz kalmaktadır. Sibirya histerisi genellikle kış aylarında daha fazla yaşanmaktadır.[4]

Semptomları

Sibirya histerisi’nin dört aşaması bulunmaktadır:

  1. Asabiyet ve sosyal olarak geri çekilme
  2. Aşırı coşku
  3. Sarsılma ve sersemlik
  4. Toparlanma

Asabiyet ve sosyal geri çekilme saatlerce hatta günlerce sürülebilir. Aşırı coşku kısmında kişi kıyafetlerini yırtabilir, çığlık atmaya başlayabilir, çevresindeki eşyaları fırlatabilir ve soğuğa karşı duyarsızlık geliştirebilir. Bu aşama genellikle 30 dk sürmektedir. Sarsılma ve sersemlik aşamasında kişi önce sarsılma nöbetleri sonrasında aşırı coşkunun neden olduğu tükenmişlik yüzünden yoğun ağırlık çökmesi ya da koma durumu yaşayabilir. Ve son aşamada, toparlanma, kişi fark edilir bir iyileşme gösterir. Hafıza kaybı Sibirya histerisi’nin bitiminde gözlenmektedir.[4] Ayrıca bazı vakaların kaprofaji yaşadıkları da belirtilmiştir.[1]

Nedenleri

Sibirya histerisine nedenleri üzerine birçok teori bulunmaktadır.

İlki biyolojik nedenlere bağlı olan A vitaminin fazlalığıdır.[5] A vitamini yağda çözülen vitaminlerden biri olup yeşil yapraklı bitkilerde rastlanmaktadır. A vitamini bazen zehirlenmeye neden olabilir. Kutup ayısı karaciğeri ve fok karaciğeri yüksek oranlarda A vitamini barınmaktadır ve zehirli olarak bilinmektedir.[4] Ayrıca yaşadıkları bölgede güneş ışınlarının azlığı D vitamini azlığına yol açmaktadır. D vitamini eksikliğinin de Sibirya histerisi’ne neden olduğu düşünülmektedir.[2] İkinci olarak psikolojik ve sosyal faktörlerin de Sibirya histerisini tetiklediği düşünülmektedir. Sibirya histerisinin geçen kışlarda yaşanan avcılık kazaları ve aç kalma ihtimallerinin yarattığı travmalar yüzünden meydana geldiği hipotezi bulunmaktadır.[4] İnuit kadınlarının ayrılık sonrası yaşadıkları büyük stresin de Sibirya histerisine yol açtığı düşünülmektedir.[6] Sibirya histerisinde kişinin yaptığı davranışlar “drum song” ritüelindeki davranışlarla parallellik göstermektedir. Bu ritüel esnasında histerik gülmeler, kontrol edilemeyen hıçkırarak ağlamalar, kolların delicesine hareket etmesini takip eden tükenme durumu yaşanır. Bu ritüel sinir ve kinin dışa vurumu olarak düşünülmektedir.Bu açıdan bakıldığında Sibirya histerisi de kişisel stresin katarsisi olarak görülmektedir.[4]

Kaynakça

  1. ^ a b Griffiths, M. (n.d.). Klüver-Bucy Syndrome. Retrieved from dmarkgriffiths: https://drmarkgriffiths.wordpress.com/tag/kluver-bucy-syndrome 23 Mayıs 2015 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi.
  2. ^ a b Sue Taylor, N. S. (1972). Nutrional Ecology : A New Perspective. Lambda Alpha Journal of Man, 47-59.
  3. ^ Brill, A. A. (1913). Piblokto or Hysteria Among Peary's Eskimos. Journal of Nervous & Mental Disease, 514-520.
  4. ^ a b c d e Encyclopedia of Immigrant Heatlh. (2012). London: Springer Science + Business Mediia.
  5. ^ Landy, D. (1985). Pibloktoq (hysteria) and Inuit nutrition: possible implication of hypervitaminosis A. Social Sciences & Medicine, 173-85.
  6. ^ Efron, S. (2003, July/August). Arctic Hysteria. Retrieved from Saraf Efron|Journalist: http://www.sarahefron.com/stories/arctichysteria.shtml/ 7 Eylül 2015 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi.

İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">Zekâ geriliği</span> nörogelişimsel bozukluk

Zihin yetersizliği veya mental retardasyon, zihinsel işlev kapasitesi, normal kabul edilen sınırların anlamlı ölçüde altında olan ve uyumsal davranışlarda yetersizlikleri olan bireyleri tanımlamak için kullanılır. Zihinsel işlevlerde görev alan beyin bölgelerinin, sinir hücrelerinin ve beyin ağında meydana gelen bir sapma veya zihinsel işlevlerde görev alan beyin bölgelerinde meydana gelebilecek bir zedelenme sonucu oluşan ve 18 yaşından önce gelişim dönemlerinde farklılık olarak kendisini gösteren Nörogelişimsel bir bozukluktur.

<span class="mw-page-title-main">Otizm</span> Bilinçsel ve zihinsel rahatsızlık

Otizm, üç yaşından önce başlayan ve ömür boyu süren, sosyal etkileşime ve iletişime zarar veren, sınırlı ve tekrarlanan davranışlara yol açan beynin gelişimini engelleyen bir rahatsızlıktır. Bu belirtiler otizmi, Asperger sendromu gibi daha hafif seyreden otistik spektrum bozukluğundan (OSB) ayırır. Otizm kalıtımsal kökenlidir ancak kalıtsallığı oldukça karmaşıktır ve OSB'nin kökeninin çoklu gen etkileşimlerinden mi yoksa ender görülen mutasyonlardan mı kaynaklandığı çok açık değildir. Nadir vakalarda, doğum sakatlıklarına neden olan etmenlerle yakından bağlantılıdır. Diğer görüşlere göre ise çocuklukta yapılan aşılar gibi nedenler tartışmalıdır ve aşı kökenli varsayımların ikna edici bilimsel kanıtları yoktur. 2007 yılında yapılan araştırmalara göre otizmin prevalansını 1.000 kişiye bir ya da iki vaka olarak tahmin eder, aynı araştırmalardaki tahminlere göre OSB yaklaşık 1.000 kişide altı vakadır ve erkeklerde rastlanma oranı kadınlara göre 4,3 kat daha fazladır. 2022 yılı CDC verilerine göre otizmin görülme sıklığı 44 çocuktan 1'e yükselmiştir. Otizm vakalarının sayısı 1980'lerden beri oldukça fazla oranda artmıştır. Bunun nedeni kısmen tanı koyma yöntemlerindeki değişikliklerdir; gerçek prevalansın artıp artmadığı anlaşılamamıştır.

<span class="mw-page-title-main">Şizofreni</span> bir akıl hastalığı

Şizofreni, benzer belirtilere sahip birtakım ruhsal hastalıklardır.

<span class="mw-page-title-main">Eşcinsellik</span> Aynı cinsiyetteki insanlar arasındaki romantiklik, cinsel çekim ya da cinsel davranış

Eşcinsellik veya homoseksüellik, aynı cinsiyetteki insanlar arasındaki romantizm, cinsel çekim ya da cinsel davranıştır. Eşcinsellik, bir yönelim olarak “kişiyi ağırlıklı olarak ya da tümüyle kendisiyle aynı cinsiyette olan kişilere karşı romantik ya da cinsel çekimleri yaşamaya yönlendiren kalıcı kişisel nitelik” olarak ifade edilir. Aynı zamanda kişiyi bu çekimlere dayanan davranışlarla ilişkili kimlik hissi ve bu çekimleri paylaşan diğer kişilerden oluşan topluluğa olan üyeliğini de tanımlar.

<span class="mw-page-title-main">Gut</span>

Gut veya damla hastalığı,, ayırt edici özelliği tekrarlayan akut enflamatuvar artrit—kırmızı renkli, hassas, sıcak, eklem şişliği— olan bir tıbbi durumdur. En sık etkilenen bölge, ayak başparmağının tabanındaki tarak kemiği-parmak kemiği eklemidir. Bununla birlikte kireçlenme, böbrek taşı veya ürat nefropati şeklinde de var olabilir. Gutun sebebi kanda ürik asit düzeylerinin yükselmesidir. Ürik asit kristalleşir ve kristaller eklemlerde, tendonlarda ve çevre dokularda birikir.

Dikkat eksikliği/hiperaktivite bozukluğu nörogelişimsel bir bozukluktur. DEHB dikkat, dürtüsellik ve öz düzenlemeyle ilgili sorunlarla kendini gösterir ; Bazen şiddetli fiziksel huzursuzluk da ortaya çıkabilir.

<span class="mw-page-title-main">Bipolar bozukluk</span> Depresyon dönemlerine ve anormal derecede yüksek ruh haline neden olan zihinsel bozukluk

Bipolar bozukluk veya İki uçlu duygudurum bozukluğu, her biri günlerden haftalara kadar süren depresif ve manik periyotlar ile karakterize edilen, bireyin tamamıyla sağlıklı bir duygudurum (ötimik) vaziyetine de girebildiği, bir duygudurum bozukluğudur. Yaşanan bu iki dönemin ortak özelliği, kişilerin duygudurumunda olağan seyrinden farklı özellikte ve süreklilik arz eden bir yaşantısı olmasıdır. Bu farklılıklar depresif dönemde yaşanan hüzünlü, özgüveni düşük ruh halindeki artış (disfori) ve bununla birlikte manik dönem olarak nitelendirilen neşedeki artıştır (öfori).

<span class="mw-page-title-main">Obsesif kompulsif bozukluk</span> istenmeyen ve tekrarlanan düşünceler, duygular, fikirler (obsesyonlar) veya bir şey yapmaya itici hissettiren davranışları (kompulsiyonlar) içeren anksiyete bozukluğu

Obsesif-kompulsif bozukluk (OKB), bireyin rahatsız edici düşüncelere sahip olduğu ve/veya belirli rutinleri, sıkıntıya yol açacak veya genel işlevi bozacak ölçüde tekrar tekrar yapma ihtiyacı hissettiği zihinsel ve davranışsal bir bozukluktur. Adından da anlaşılacağı gibi, OKB'nin birincil belirtileri obsesyonlar ve kompulsiyonlardır. Obsesyonlar, endişe, iğrenme veya rahatsızlık duyguları yaratan, kalıcı, istenmeyen düşünceler, zihinsel görüntüler veya dürtülerdir. Yaygın obsesyonlar arasında bulaşma korkusu, simetri takıntısı, din, cinsiyet ve zarar hakkında zorlayıcı düşünceler yer alır. Kompulsiyonlar, obsesyonlara yanıt olarak ortaya çıkan, tekrarlayan eylem veya rutinlerdir. Yaygın kompulsiyonlar arasında aşırı el yıkama, temizlik, bir şeyleri düzenleme, sayma, güvence arama ve bir şeyleri kontrol etme sayılabilir. OKB'li birçok yetişkin, kompulsiyonlarının bir anlam ifade etmediğinin farkındadır, ancak obsesyonların neden olduğu sıkıntıyı gidermek için yine de bunları gerçekleştirirler. Kompulsiyonlar o kadar sık meydana gelir ki, tipik olarak günde en az bir saat sürer ve kişinin yaşam kalitesini bozar.

<span class="mw-page-title-main">Eskimo halkları</span> Eski bir kuzey dünya topluluğu

Eskimolar ya da İnuit ve Yupikler, Arktik bölgedeki dört ülkeye dağılmış olarak, Doğu Sibirya, Alaska, Kanada ve Grönland'da yaşayan ve Eskimo - Aleut dillerini konuşan Eskimo - Aleut halklarının en büyük grubunu oluşturan avcı ve toplayıcı halk.

<span class="mw-page-title-main">Anksiyete bozukluğu</span> günlük durumların aşırı, mantıksız bir kaygıya sebep olduğu bilişsel bozukluk

Anksiyete bozuklukları, belirgin ve kontrol edilemeyen anksiyete ve korku duyguları ile karakterize edilen bir grup zihinsel bozukluklardır. Bu durumlar, bireylerin sosyal, mesleki ve kişisel işlevselliğini önemli ölçüde bozar. Anksiyete, huzursuzluk, alınganlık, kolay yorulma, konsantrasyon güçlüğü, kalp hızında artış, göğüs ağrısı, karın ağrısı gibi fiziksel ve bilişsel belirtilere yol açabilir ve belirtiler bireyler arasında değişiklik gösterebilir.

<span class="mw-page-title-main">İnyupikler</span> Alaskanın kuzey ve kuzeybatısında yaşayan, İnuit kolundan olan bir Eskimo halkı

İnyupikler, Amerika Birleşik Devletlerine bağlı Alaska eyaletinin kuzey ve kuzeybatısında yaşayan İnuit kolundan bir Eskimo halkıdır. Alaska'daki tek İnuit halkı olduğu için Alaska İnuitleri adı da verilmektedir. Kendilerini iñuk («insan») kelimesi ile -piaq («gerçek») ekinden türettikleri Iñupiaq adıyla ifade ederler. Dillerini ise Iñupiatun olarak adlandırırlar. Alaska Yerli Dil Merkezine göre Alaska yerlileri içinde 25.000 nüfuslu Yupiklerden sonra 15.700 kişilik nüfuslarıyla ikinci en büyük halktır ve ancak 2.144 kadarı dilini konuşabilmektedir. İngilizce bilmeyen Alaska yerlileri içinde 1993 yılında ilk sırayı %42'lik oranla Yupikler, ikinci sırayı da %20'lik oranla İnyupikler çeker. Şamanist inançlı avcı ve toplayıcıdırlar. Kültürel açıdan deniz sahiline yakın yaşayıp balina, fok, mors gibi deniz memelilerini avlayan Taġiuġmiut ile denizden uzak içbölgede rengeyiği avlayan Nunamiut olmak üzere iki ana gruba ayrılırlar. Bazen, iki ayrı dil ve halk olarak ele alındığı da olur ve Seward Yarımadasındakiler Qawiaraq adıyla, North Slope ile Northwest Arctic ilçelerindekiler ise Inupiaq adı altında toplanır. İnyupiklerin Kanada'da yaşayan ırkdaşları (Uummarmiut) siyasi ve idari kaygılarla Batı Kanada İnuitleri ile birlikte Inuvialuit adı altında toplanırlar. Eskimolar içinde en uzun boylular Kuzey Alaska'daki İnyupiklerdir ve Kanada İnuitlerinden 10 cm daha uzundurlar. Kobuk İnyupikleri doğu komşuları ve ticari ortakları olan Atabasklardan Koyukon Kızılderilileriyle sınır bölgelerinde evlilik de yapmışlardır. Beyaz Avrupalıların kültürleriyle en geç tanışan Eskimolar 1890 yılından sonra Hristiyanlıkla tanışan Kuzey Alaska İnyupikleridir.

<span class="mw-page-title-main">Sibirya Yupikleri</span> Eskimo halkı

Sibirya Yupikleri ya da Yuitler, Rusya'ya bağlı Çukçi Yarımadası ile ABD'deki Alaska eyaletine bağlı St. Lawrence Adası'nda yaşayan Yupik kolundan bir Eskimo halkı. Alaska Yerli Dil Merkezine göre Alaska'daki 1.400 kişilik nüfustan 1.000 kadarı, Rusya'daki 900 kişilik nüfustan ise ancak 300 tanesi anadillerini konuşabiliyor.

<span class="mw-page-title-main">Naukan Yupikleri</span>

Naukan Yupikleri, Rusya'ya bağlı Çukotka Özerk Okrugunda Naukan ile Dejnyov adlı iki köyde yaşayan ve soyu tükenmek üzere olan Yupik kolundan bir Eskimo halkıdır.

<span class="mw-page-title-main">Katatoni</span> Psikoloji

Katatoni, psikomotor belirtilerle karakterize bir klinik tablo. İlk kez 1874 yılında, Karl Ludwig Kahlbaum tarafından tanımlanmıştır. Psikiyatrik bozukluklar dışında başka çeşitli tıbbi nedenlerle de ortaya çıkabilir.

<span class="mw-page-title-main">Kuzey Grönland İnuitleri</span>

Kuzey Grönland İnuitleri ya da Kutup Eskimoları, Danimarka'ya bağlı özerk Grönland'ın kuzeyinde Avannaa bölgesindeki Qaanaaq (Thule) yöresinde yaşayan İnuit kolundan Grönland İnuitlerine bağlı Eskimo halkı. Dünyanın en kuzey ucunda yaşayan halktır. 2010 yılı itibarıyla nüfusları 800 kişidir ve Grönland nüfusunun % 1 ini oluştururlar.

<span class="mw-page-title-main">Doğum öncesi hormonlar ve cinsel yönelim</span>

Doğum öncesi hormonal teori, belli hormonların fetüsün cinsiyet farklılaşmasında rol oynaması gibi kişinin cinsel yönelimine de etki ettiğini söyler. Doğum öncesi hormonlar cinsel yönelimin ana belirleyicisi olabilir ya da genler, biyolojik faktörler, çevresel ve sosyal durumlarla birlikte yardımcı bir faktör olabilir.

Gaslighting, bir psikolojik manipülasyon ve taciz yöntemidir. Bireyi kendi hafıza, algı ve akıl sağlığını sorgulayıp irdelemeye iten bir çeşit kötü yönlendirmedir. Bireyde veya seçilen grupta şüphe uyandırma, kalıcı inkâr, çelişki ve yalan yoluyla peyderpey dikte edilir ve fark edilmesi kimi zaman güçtür. Terimin adı, Gas Light adlı 1938 yapımı bir oyundan gelmektedir. Oyundaki erkek karakter eşini deli olduğuna ikna etmeye çalışır ve gaz lambasını söndürdüğünde eşi bunun gerçek değil uydurulmuş bir şey olduğunun farkına varır.

<span class="mw-page-title-main">COVID-19</span> SARS-CoV-2nin neden olduğu bulaşıcı hastalık

Koronavirüs hastalığı 2019 (COVID-19) şiddetli akut solunum sendromu koronavirüsü 2 (SARS-CoV-2)'nin neden olduğu bulaşıcı bir hastalıktır. İlk vaka ile Çin'in Hubei eyaletinin Wuhan şehrinde Kasım 2019 tarihinde karşılaşılmıştır. O zamandan bu yana yayılmaya devam etmiş ve dünya genelinde pandemiye neden olmuştur. Ancak bu pandemi geçtiğimiz yıl birçok ülkede sona ermiştir. 3 Mart 2020 itibarıyla dünya çapında ölüm oranı %3,4 olup, 12 Nisan 2024 tarihi itibarıyla Dünya'da 704.753.890 onaylanmış vaka, 675.619.811 iyileşen varken virüs nedeniyle 7.010.681 hasta öldü.

Cinsiyet kimliği, kişinin kendi cinsiyetine ilişkin kişisel duygusudur. Cinsiyet kimliği, bir kişinin atanmış cinsiyetiyle ilişkili olabilir veya ondan farklı olabilir. Çoğu bireyde, cinsiyetin çeşitli biyolojik belirleyicileri, bireyin cinsiyet kimliğiyle uyumludur ve tutarlıdır. Cinsiyet ifadesi tipik olarak bir kişinin cinsiyet kimliğini yansıtır, ancak bu her zaman böyle değildir. Bir kişi, belirli bir toplumsal cinsiyet rolüyle tutarlı davranışlar, tutumlar ve görünümler ifade etse de, bu tür ifadeler mutlaka cinsiyet kimliklerini yansıtmayabilir. Cinsiyet kimliği terimi, 1964 yılında psikiyatri profesörü Robert J. Stoller tarafından icat edildi ve psikolog John Money tarafından popüler hale getirildi.

<span class="mw-page-title-main">Kadın histerisi</span>

Kadın histerisi, bir zamanlar anksiyete, nefes darlığı, bayılma, sinirlilik, cinsel istek, uykusuzluk, ödem, karında ağırlık, yeme ve cinselliğe dair iştahsızlık, "sorun çıkarma eğilimi" gibi çok çeşitli semptomlar ile ilişkilendirilen, bu semptomları gösteren kadınlara konulan yaygın bir tıbbi tanıydı. Artık tıp otoriteleri tarafından tıbbi bir rahatsızlık olarak kabul edilmemektedir. Geçmişte, Batı Avrupa'da tanı ve tedavisi yüzlerce yıldır rutin bir iş olan bir rahatsızlıktı.