İçeriğe atla

Seçmen maliyeti

Uluslararası ilişkiler teorisinde seçmen maliyeti, liderlerin bir dış politika krizini tırmandırmaları ve daha sonra geri adım attıklarının görülmesi durumunda seçmenlerinden maruz kaldıkları iç siyasi maliyettir.[1][2][3] Demokratik barış teorisi için potansiyel mekanizmalardan birisi olarak kabul edilir. Uluslararası ilişkilerde rasyonel seçim okulu ile ilişkilidir.

Seçmen maliyetinin anlamı, seçmen maliyetine maruz kalan liderlerin diğer devletlere yönelik tehditlerinin inandırıcı görülme olasılığının daha yüksek olması ve dolayısıyla bu devletlerin tehditte bulunan liderin taleplerini karşılamasına yol açmasıdır.[4][5]

Demokratik Barış Teorisi

Terim, James Fearon tarafından 1994 yılında yayınlanan ve demokrasilerin otoriter devletlere kıyasla daha fazla seçmen maliyeti taşıdığını ve bu nedenle de devletlerarası anlaşmazlıklarda niyetlerini daha iyi ifade edebildiklerini savunduğu akademik bir makalede popüler hale gelmiştir.[6][7][8] Demokratik barış teorisinin mekanizmalarından birisidir.

Fearon’un anlaşmazlıklarda demokratik devletlerin güvenilirliğine ilişkin argümanı uluslararası ilişkiler akademisyenleri arasında tartışma konusu olmuştur. 2001 yılında MID ve ICB veri setleri kullanılarak yapılan iki çalışma, demokrasilerin etkili tehditlerde bulunma olasılığının daha yüksek olduğu fikrine ampirik destek sağlamıştır.[9][10] Anket deneyi verileri, belirtilen tehditlerin seçmen maliyetlerine neden olduğunu doğrulamaktadır,[11][12][13] ancak diğer veriler karışık bulgulara[14] ve nüanslı bulgulara sahiptir.[15] 2019’da yapılan bir araştırma, partizan bölünmüşlüğün karşısındaki seçmenlerin Trump, Obama ve “Başkan”ı tehditler savurduktan sonra geri adım attıkları için cezalandırdığını ancak aynı zamanda başkanların geri adım atmayı ABD’nin ulusal çıkarına uygun olarak gerekçelendirerek seçmen maliyetlerini azaltabileceğini ortaya koymuştur.[16] Erik Gartzke ve Yonatan Lupu, seçmen maliyetinin doğası gereği (bir etki değil bir mekanizmadır) ampirik olarak tespit edilmesinin zor olduğunu savunmaktadır.[17] Kenneth Schultz da seçmen maliyetinin ampirik olarak değerlendirilmesindeki metodolojik zorluklara dikkat çekmiştir.[18] Seçmen maliyetinin değerlendirilmesindeki en büyük sorun, liderlerin tipik olarak zaman, yer, tehdidi tetikleyen spesifik eylem ve yanıtın niteliği açısından belirsiz tehditlerde bulunmalarıdır.[19] Seçmen maliyetleri için kesin bir kanıt, halkın askerî harekâta karşı çıkması ancak daha sonra askerî harekâta girişme tehdidini yerine getirmediği için bir lideri cezalandırması durumu olacaktır.[19]

Branislav Slantchev, Matthew Baum ve Philip Potter, özgür medyanın varlığının seçmen maliyetlerinin önemli bir bileşeni olduğunu ileri sürmüşlerdir.[20][21] Matthew S. Levendusky ve Michael C. Horowitz’e göre liderler seçmenlerine bir tehditten neden geri adım attıklarına dair gerekçeler sunabilir ve seçmen maliyetini azaltabilirler.[22]

Roseanne McManus, seçmen maliyetinin varlığına destek olmakla birlikte, bir tehdidin inandırıcılığının zorunlu olarak tehdit edenin askerî gücüne, yerel veto oyuncularının şahinliğine ve liderlerin görevdeki güvenliğine de bağlı olduğunu savunmaktadır.[23]

Eleştiriler

Alexander B. Downes ve Todd S. Sechser tarafından 2012 yılında yapılan bir çalışma, mevcut veri setlerinin demokratik devletlerin daha etkili tehditlerde bulunup bulunmadığına dair herhangi bri sonuca varmak için uygun olmadığını ortaya koymuştur.[4] Özellikle devletlerarası askeri tehditler ve sonuçları için kendi veri setlerini oluşturmuşlar ve rejim tipi ile etkili tehditler arasında bir ilişki bulamamışlardır.[4] MID veri setindeki kusurları yeniden kodlayan 2017 tarihli bir çalışma, nihayetinde “anlaşmazlıkların karşılık görmesinde rejim temelli farklılıklar olmadığını ve önceki bulguların büyük ölçüde kötü kodlanmış verilere dayanıyor olabileceği” sonucuna varmıştır.[24] Diğer akademisyenler, demokratik güvenilirlik argümanına itiraz etmiş ve argümanın nedensel mantığını ve ampirik geçerliliğini sorgulamıştır.[19] Jack Snyder ve Erica Borghard, 1945 sonrası krizlerin hiçbirinde seçmen maliyetine dair bir kanıt olmadığını, liderlerin nadiren açık tehditlerde bulunduğunu, halkın politikanın içeriğine önem verdiğini (liderin söylem ve eylem tutarlılığına değil) ve halkın ülkenin onuruna önem verdiğini (liderin açık bir tehditte bulunup bulunmadığına değil) savunmaktadır.[19] Seçmen maliyetinin gözlemlendiği durumlarda, bunun sıklıkla kamuoyunun şahin olduğu ve liderleri sert tutum ve eylemler benimsemeye ittiği durumlarda gerçekleştiğini de iddia etmişlerdir. Bu vakalardaki iç maliyetlerin, liderlerin blöf yaparken yakalanmaktan korkmalarından mı yoksa şahin bir kamuoyuna meydan okumak istememelerinden mi kaynaklandığı belirsizdir.[19]

2021 yılında yapılan bir çalışma Amerikalıların demokrasileri krizlerde geri adım atmaya daha yatkın olarak algıladıklarını ortaya koymuştur ki bu da seçmen maliyeti literatürünün beklentileriyle çelişmektedir.[25] 2011 yılında yapılan bir çalışma demokratik devletlerdeki yerel seçmenlerin liderleri geri adım attırdıkları için cezalandırmaya daha az muktedir olduklarını çünkü demokratik liderlerin daha büyük “kazanan koalisyonlara” sahip olduklarını ileri sürmüştür.[26] Marc Trachtenberg tarafından 2012 yılında yapılan bir düzine büyük güç krizini analiz eden bir çalışma bu krizlerde seçmen maliyetinin varlığına dair bir kanıt bulamamıştır.[27]

Biçimsel dil kuramının kullanıldığı 2005 tarihli bir çalışmada, her iki tarafın da kamuya açık tehditlerde bulunduğu durumlarda “her iki tarafın da karşılanamayacak yüksek kamusal taleplerde bulunduğu ve her iki müzakerecinin de kamuya açık taleplerde bulunmamayı taahhüt etmeleri halinde daha iyi durumda olacakları bir mahkum ikilemi yaratıldığı” tespit edilmiştir.[28]

Jayme R. Schlesinger ve Jack S. Levy tarafından 2021 yılında yapılan bir araştırmaya göre, liderler seçmen maliyetinin farkında olmayabilir. Seçmen maliyetinin işe yaradığı ölçüde, bu uluslararası politikanın tutarlı ve zamansız özelliğinden ziyade öğrenilmiş bir uygulama olabilir.[5]

Jessica Weeks tarafından yapılan araştırma, bazı otoriter rejim türlerinin demokratik devletlerdekine benzer seçmen maliyetine sahip olduğunu ileri sürmüştür.[29][30] Jessica Chen Weiss tarafından yapılan araştırma, Çin rejiminin kararlılık sinyali vermek için Çin’deki milliyetçi (ya da yabancı karşıtı) protestoları kışkırttığını veya bastırdığını ileri sürmüştür. Milliyetçi protestoları kışkırtmak ya da bunlara izin vermek, protestocuların rejime karşı dönmesinden korkan Çin rejiminin bir dış politika krizinde geri adım atmasını zorlaştırdığı için seçmen maliyeti doğurmaktadır.[31]

Gizli müzakereler

Bazı akademisyenler gizli müzakereler ile seçmen maliyeti arasındaki ilişkiyi ele almışlardır. Shuhei Kurizaki,[32] Austin Carson,[33] Keren Yarhi-Milo[34] ve Leventoğlu ile Tarar[28] gizli görüşmelerin, tehditlerin ve anlaşmaların, liderleri diplomasinin kamuoyu önünde yürütülmesi halinde oluşacak iç tepkilerden izole ederek savaşa kasıtsız tırmanmayı azaltabileceğini savunmuşlardır. Austin Carson, gizli görüşmelerin devletlerin savaşa girme riski olmadan dış politika çıkarlarını takip etmelerine olanak sağladığını savunmaktadır. Görüşmeleri gizli tutarak devletler iç kamuoylarının görüşmenin asıl amaçlarının ötesine tırmandırma baskısından kaçınır ve hasımlarına görüşmeyi sınırlı tutma niyetlerini iletirler.[33] Keren Yarhi-Milo, düşmanlar arasındaki gizli anlaşmaların, başlatan tarafın da anlaşma şartlarına karşı iç muhalefetle karşılaşması halinde kalıcı barışa yol açabileceğini savunur. Diğer devletin anlaşmanın şartlarını kamuoyuna açıklayabilmesi, anlaşmayı başlatan tarafın maliyetli bir niyet sinyali verdiği anlamına gelmektedir.[34]

Diğer bağlamlarda

Devletler, seçmen maliyeti nedeniyle ittifak taahhütlerini yerine getirmeye daha yatkın olabilirler.[35]

Joshua A. Schwartz ve Christopher W. Blair tarafından 2020 yılında yapılan bir araştırmaya göre, kadın liderler tehditler savurduktan sonra geri adım attıkları için daha ağır bir şekilde cezalandırıldıklarından liderler hakkındaki toplumsal cinsiyet klişeleri seçmen maliyetlerine yol açmaktadır.[36]

Todd Allee ve Paul Huth tarafından 2006 yılında yapılan bir çalışma, liderlerin gönüllü olarak müzakere edilen anlaşmalar için seçmen maliyetinden kaçınmaya çalıştıklarını, bunun yerine liderlerin olumsuz sonuçlar için suçlayabilecekleri uluslararası bir mahkeme veya tahkim organı tarafından verilen kararları kullandıklarını ortaya koymuştur.[37]

John Harden tarafından 2020 yılında yapılan bir çalışma, narsist liderler ile seçmen maliyeti teorisi arasındaki bazı bağlantıları araştırmıştır. Narsist liderler bazı durumlarda, kamuoyunu etkileyerek işbirliği yapmayan hükûmet organlarını harekete geçmeye zorlamak için seçmen maliyetlerini kullanabilirler.[38]

Kaynakça

  1. ^ "Audience Costs and the Credibility of Commitments", International Relations (İngilizce), Oxford University Press, 2021, doi:10.1093/obo/9780199743292-0305, ISBN 978-0-19-974329-2, 3 Ekim 2022 tarihinde kaynağından arşivlendi, erişim tarihi: 5 Şubat 2024 
  2. ^ James Fearon (7 Eylül 2013). "'Credibility' is not everything but it's not nothing either". The Monkey Cage. 18 Mayıs 2015 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 8 Ocak 2014. I'm drawing here on arguments about what the IR literature usually calls 'audience costs', which are domestic political costs a leader may pay for escalating an international dispute, or for making implicit or explicit threats, and then backing down or not following through. 
  3. ^ Trager, Robert F. (2016). "The Diplomacy of War and Peace". Annual Review of Political Science (İngilizce). 19 (1). ss. 205-228. doi:10.1146/annurev-polisci-051214-100534. ISSN 1094-2939. 
  4. ^ a b c Downes, Alexander B.; Sechser, Todd S. (2012). "The Illusion of Democratic Credibility". International Organization. 66 (3). ss. 457-489. doi:10.1017/S0020818312000161. ISSN 0020-8183. JSTOR 23279964. 25 Ekim 2022 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 5 Şubat 2024. 
  5. ^ a b Schlesinger, Jayme R.; Levy, Jack S. (2021). "Politics, audience costs, and signalling: Britain and the 1863–4 Schleswig-Holstein crisis". European Journal of International Security (İngilizce). 6 (3). ss. 338-357. doi:10.1017/eis.2021.7. ISSN 2057-5637. 
  6. ^ Fearon, James D. (September 1994). "Domestic Political Audiences and the Escalation of International Dispute". American Political Science Review. 88 (3). ss. 577-592. doi:10.2307/2944796. JSTOR 2944796. 
  7. ^ Schultz, Kenneth A. (2012). "Why We Needed Audience Costs and What We Need Now". Security Studies. 21 (3). ss. 369-375. doi:10.1080/09636412.2012.706475. ISSN 0963-6412. 
  8. ^ Tomz, Michael (2007). "Domestic Audience Costs in International Relations: An Experimental Approach". International Organization. 61 (4). ss. 821-40. CiteSeerX 10.1.1.386.7495 $2. doi:10.1017/S0020818307070282. ISSN 0020-8183. The seminal article is Fearon 1994. 
  9. ^ Schultz, Kenneth A. (2001). Democracy and Coercive Diplomacy. Cambridge Studies in International Relations. Cambridge: Cambridge University Press. doi:10.1017/cbo9780511491658. ISBN 978-0-521-79227-1. 2 Ekim 2023 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 5 Şubat 2024. 
  10. ^ Gelpi, Christopher F.; Griesdorf, Michael (2001). "Winners or Losers? Democracies in International Crisis, 1918–94". American Political Science Review (İngilizce). 95 (3). ss. 633-647. doi:10.1017/S0003055401003148. ISSN 0003-0554. 24 Ekim 2022 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 5 Şubat 2024. 
  11. ^ Trager, Robert F.; Vavreck, Lynn (2011). "The Political Costs of Crisis Bargaining: Presidential Rhetoric and the Role of Party". American Journal of Political Science (İngilizce). 55 (3). ss. 526-545. doi:10.1111/j.1540-5907.2011.00521.x. ISSN 1540-5907. 5 Şubat 2024 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 5 Şubat 2024. 
  12. ^ Levy, Jack S.; McKoy, Michael K.; Poast, Paul; Wallace, Geoffrey P. R. (2015). "Backing Out or Backing In? Commitment and Consistency in Audience Costs Theory". American Journal of Political Science (İngilizce). 59 (4). ss. 988-1001. doi:10.1111/ajps.12197. ISSN 1540-5907. 5 Şubat 2024 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 5 Şubat 2024. 
  13. ^ Tomz, Michael (2007). "Domestic Audience Costs in International Relations: An Experimental Approach". International Organization (İngilizce). 61 (4). ss. 821-840. doi:10.1017/S0020818307070282. ISSN 1531-5088. 5 Şubat 2024 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 5 Şubat 2024. 
  14. ^ Kertzer, Joshua D.; Brutger, Ryan (2016). "Decomposing Audience Costs: Bringing the Audience Back into Audience Cost Theory". American Journal of Political Science (İngilizce). 60 (1). ss. 234-249. doi:10.1111/ajps.12201. ISSN 1540-5907. 5 Şubat 2024 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 5 Şubat 2024. 
  15. ^ Brutger, Ryan; Kertzer, Joshua D. (2018). "A Dispositional Theory of Reputation Costs". International Organization (İngilizce). 72 (3). ss. 693-724. doi:10.1017/S0020818318000188. ISSN 0020-8183. 5 Şubat 2024 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 5 Şubat 2024. 
  16. ^ Evers, Miles M.; Fisher, Aleksandr; Schaaf, Steven D. (2019). "Is There a Trump Effect? An Experiment on Political Polarization and Audience Costs". Perspectives on Politics (İngilizce). 17 (2). ss. 433-452. doi:10.1017/S1537592718003390. ISSN 1537-5927. 5 Şubat 2024 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 5 Şubat 2024. 
  17. ^ Gartzke, Erik; Lupu, Yonatan (2012). "Still Looking for Audience Costs". Security Studies. 21 (3). ss. 391-397. doi:10.1080/09636412.2012.706486. ISSN 0963-6412. 
  18. ^ Schultz, Kenneth A. (2001). "Looking for Audience Costs". The Journal of Conflict Resolution. 45 (1). ss. 32-60. doi:10.1177/0022002701045001002. ISSN 0022-0027. JSTOR 3176282. 5 Şubat 2024 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 5 Şubat 2024. 
  19. ^ a b c d e Snyder, Jack; Borghard, Erica D. (2011). "The Cost of Empty Threats: A Penny, Not a Pound". American Political Science Review. 105 (3). ss. 437-456. doi:10.1017/s000305541100027x. ISSN 0003-0554. 
  20. ^ Slantchev, Branislav L. (2006). "Politicians, the Media, and Domestic Audience Costs". International Studies Quarterly. 50 (2). ss. 445-477. doi:10.1111/j.1468-2478.2006.00409.x. ISSN 0020-8833. JSTOR 3693618. 5 Şubat 2024 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 5 Şubat 2024. 
  21. ^ Potter, Philip B. K.; Baum, Matthew A. (2014). "Looking for Audience Costs in all the Wrong Places: Electoral Institutions, Media Access, and Democratic Constraint". The Journal of Politics. 76 (1). ss. 167-181. doi:10.1017/S0022381613001230. ISSN 0022-3816. 4 Aralık 2023 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 5 Şubat 2024. 
  22. ^ Levendusky, Matthew S.; Horowitz, Michael C. (2012). "When Backing Down Is the Right Decision: Partisanship, New Information, and Audience Costs". The Journal of Politics. 74 (2). ss. 323-338. doi:10.1017/S002238161100154X. ISSN 0022-3816. 26 Aralık 2022 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 5 Şubat 2024. 
  23. ^ McManus, Roseanne W. (2017). Statements of Resolve: Achieving Coercive Credibility in International Conflict. Cambridge University Press. doi:10.1017/9781316756263. ISBN 978-1-107-17034-6. 5 Şubat 2024 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 5 Şubat 2024. 
  24. ^ Gibler, Douglas M.; Miller, Steven V.; Little, Erin K. (1 Aralık 2016). "An Analysis of the Militarized Interstate Dispute (MID) Dataset, 1816–2001". International Studies Quarterly (İngilizce). 60 (4). ss. 719-730. doi:10.1093/isq/sqw045. ISSN 0020-8833. 
  25. ^ Kertzer, Joshua D.; Renshon, Jonathan; Yarhi-Milo, Keren (2021). "How Do Observers Assess Resolve?". British Journal of Political Science (İngilizce). 51 (1). ss. 308-330. doi:10.1017/S0007123418000595. ISSN 0007-1234. 13 Ocak 2024 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 5 Şubat 2024. 
  26. ^ Brown, Jonathan N.; Marcum, Anthony S. (2011). "Avoiding Audience Costs: Domestic Political Accountability and Concessions in Crisis Diplomacy". Security Studies. 20 (2). ss. 141-170. doi:10.1080/09636412.2011.572671. ISSN 0963-6412. 
  27. ^ Trachtenberg, Marc (2012). "Audience Costs: An Historical Analysis". Security Studies. 21 (1). ss. 3-42. doi:10.1080/09636412.2012.650590. ISSN 0963-6412. 
  28. ^ a b Levenotoğlu, Bahar; Tarar, Ahmer (2005). "Prenegotiation Public Commitment in Domestic and International Bargaining". American Political Science Review (İngilizce). 99 (3). ss. 419-433. doi:10.1017/S0003055405051750. hdl:10161/2534. ISSN 1537-5943. 5 Şubat 2024 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 5 Şubat 2024. 
  29. ^ Weeks, Jessica L. (2008). "Autocratic Audience Costs: Regime Type and Signaling Resolve". International Organization. 62 (1). ss. 35-64. doi:10.1017/S0020818308080028. ISSN 0020-8183. JSTOR 40071874. 
  30. ^ Weeks, Jessica L. P. (2014). Dictators at War and Peace. Cornell University Press. ISBN 978-0-8014-5296-3. JSTOR 10.7591/j.ctt1287f18. 3 Nisan 2023 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 5 Şubat 2024. 
  31. ^ Weiss, Jessica Chen (2014). Powerful Patriots: Nationalist Protest in China's Foreign Relations (İngilizce). Oxford University Press. ISBN 978-0-19-938757-1. 
  32. ^ Kurizaki, Shuhei (2007). "Efficient Secrecy: Public versus Private Threats in Crisis Diplomacy". American Political Science Review (İngilizce). 101 (3). ss. 543-558. doi:10.1017/S0003055407070396. ISSN 1537-5943. 5 Şubat 2024 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 5 Şubat 2024. 
  33. ^ a b Carson, Austin (2018). Secret Wars: Covert Conflict in International Politics (İngilizce). Princeton University Press. ISBN 978-0-691-18176-9. 
  34. ^ a b Yarhi-Milo, Keren (2013). "Tying Hands Behind Closed Doors: The Logic and Practice of Secret Reassurance". Security Studies. 22 (3). ss. 405-435. doi:10.1080/09636412.2013.816126. ISSN 0963-6412. 
  35. ^ Morrow, James D. (2000). "Alliances: Why Write Them Down?". Annual Review of Political Science (İngilizce). 3 (1). ss. 63-83. doi:10.1146/annurev.polisci.3.1.63. ISSN 1094-2939. 
  36. ^ Schwartz, Joshua A.; Blair, Christopher W. (2020). "Do Women Make More Credible Threats? Gender Stereotypes, Audience Costs, and Crisis Bargaining". International Organization (İngilizce). 74 (4). ss. 872-895. doi:10.1017/S0020818320000223. ISSN 0020-8183. 28 Aralık 2022 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 5 Şubat 2024. 
  37. ^ Allee, Todd L.; Huth, Paul K. (2006). "Legitimizing Dispute Settlement: International Legal Rulings as Domestic Political Cover". American Political Science Review (İngilizce). 100 (2). ss. 219-234. doi:10.1017/S0003055406062125. ISSN 1537-5943. 5 Şubat 2024 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 5 Şubat 2024. 
  38. ^ Harden, John P. (2021). "All The World's a Stage: US Presidential Narcissism and International Conflict". International Studies Quarterly (İngilizce). 65 (3). ss. 825-837. doi:10.1093/isq/sqab048. ISSN 1094-2939. 

İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">Diktatörlük</span> tek bir lider tarafından yönetilen otokratik hükümet biçimi

Diktatörlük, bir diktatör tarafından kontrol edilen bir hükümet biçimidir. Bir diktatörlükte siyaset, diktatör tarafından kontrol edilir ve danışmanlar, general ve diğer üst düzey yetkililerden oluşan bir iç çember aracılığıyla kolaylaştırılır. Diktatör, iç çevreyi etkileyerek ve onları memnun ederek kontrolünü sürdürürken, rakip siyasi partiler, silahlı direniş veya sadakatsiz parti üyeleri gibi herhangi bir olası muhalefeti baskı altına alır. Diktatörlükler, askeri darbeyle gücü ele geçiren önceki hükûmeti zorla deviren bir şekilde veya seçilmiş liderlerin yönetimlerini kalıcı hale getirdiği bir darbeyle oluşturulabilir. Diktatörlükler otoriter veya totaliter olup askeri diktatörlükler, tek parti diktatörlükleri veya mutlak monarşiler olarak sınıflandırılabilir.

<span class="mw-page-title-main">Darbe</span> ani, yasa dışı ve genellikle şiddet kullanarak iktidarı ele geçirmek

Darbe, ordu veya diğer hükümet elitleri tarafından görevdeki lideri görevden almak için yapılan yasa dışı ve açık bir girişimdir. Kendi kendine darbe, yasal yollarla iktidara gelen bir liderin yasa dışı yollarla iktidarda kalmaya çalışmasıdır. Askerî darbe, görevden almanın askerîye tarafından gerçekleştirilmesidir.

<span class="mw-page-title-main">Siyasi parti</span> politik hayatın en önemli ögesi olan ve belli bir siyasi görüşü temsil eden siyasal örgüt

Siyasi parti, belirli bir ülkenin seçimlerinde yarışacak adayları koordine eden bir örgütlenmedir. Bir parti üyelerinin genellikle politika konusunda benzer fikirlere sahip olması yaygındır ve partiler belirli ideolojik veya politika hedeflerini destekleyebilir.

Muhalefet, bir veya daha fazla siyasi parti veya diğer örgütlü gruplardan oluşur ve bir şehir, bölge, devlet, ülke veya diğer siyasi birimde siyasi kontrolü elinde tutan hükûmete, partiye veya gruba, öncelikle ideolojik olarak karşı çıkar. Karşıtlık derecesi siyasi koşullara göre değişir. Örneğin, otoriter ve demokratik sistemlerde, karşıtlık sırasıyla baskılanabilir veya istenen bir durum olabilir. Bir muhalefetin üyeleri genellikle diğer partilere karşı antagonistik roller üstlenir.

<span class="mw-page-title-main">Demokratikleşme</span> Bir toplumda demokratik normlara doğru eğilim

Demokratikleşme, daha demokratik bir siyasi rejime doğru demokratik bir geçişi ifade eder ve demokratik yönde gerçekleşen önemli siyasi değişiklikleri içerir. Demokratikleşme süreci, otoriter bir rejimden tam anlamıyla demokrasiye, otoriter bir siyasi sistemden yarı-demokrasiye veya hibrit bir siyasi sistemden demokratik bir siyasi sisteme geçişi içeren bir durum olabilir.

<span class="mw-page-title-main">Nassau Kontluğu</span>

Nassau Kontluğu, Kutsal Roma İmparatorluğu içerisinde yer alan bir Alman devletiydi ve daha sonra Alman Konfederasyonu'nun bir parçasıydı. Erkek soyu tükenmiş iktidar hanedanı Nassau Hanedanı'na ait bir devletti.

Anokrasi veya yarı demokrasi, kısmen demokrasi ve kısmen diktatörlük veya "demokrasiyi otokratik özelliklerle harmanlayan bir rejim" olarak tanımlanan bir hükûmet biçimidir. Başka bir tanım, anokrasiyi "muhalif davranışlara bazı katılım araçlarıyla izin veren, ancak şikayetleri gidermek için mekanizmaların eksik olduğu bir rejim" olarak sınıflandırır. Araştırmacılar ayrıca anokrasileri otokrasilerden ve demokrasilerden; otoriteyi, siyasi dinamikleri ve politika gündemlerini sürdürme yetenekleriyle ayırt eder. Benzer şekilde, rejimlerin nominal miktarlarda rekabete izin veren demokratik kurumları vardır.

Yeşim Arat, özellikle cinsiyet politikası, Türkiye siyaseti, Türk siyasetinde kadınlar, Türkiye'deki kadın hareketleri üzerine çalışan bir Türk siyaset bilimcidir. Boğaziçi Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü'nde profesördür.

<span class="mw-page-title-main">Erkeğe yönelik şiddet</span>

Erkeğe yönelik şiddet, erkeklere veya oğlanlara karşı işlenen şiddettir. Erkekler hem şiddetin mağduru hem de failleri olarak sık sık görülmektedir. Erkeklere yönelik cinsel şiddet, çoğu toplumda kadınlara yönelik olandan farklı muamele görmekte ve uluslararası hukuk tarafından büyük ölçüde tanınmamaktadır. Erkeklere yönelik şiddet hem erkekler hem de kadınlar tarafından gerçekleştirilirken, ABD Adalet İstatistikleri Bürosu verilerine göre erkeklerin erkekleri öldürdüğü cinayetler, toplam cinayetlerin %65,3'ünü oluşturmaktadır.

Siyaset biliminde, demokrasi dalgaları tarihte meydana gelen demokratik rejim sayısında görülen büyük demokrasi dalgalanmalarını ifade eder. Bu terimin litetarürde ilk olarak 1887'ye kadar dayanan bir geçmişi olsa da günümüz literatüründe siyaset bilimci Samuel P. Huntington'ın, Journal of Democracy'de yayınladığı makalesi ve daha sonra 1991 tarihli The Third Wave: Democratization in the Late Twentieth Century kitabında genişlettiği çalışmaları ile popülerlik kazanmıştır. Demokratikleşme dalgaları, kapsamlı yerel reformlar başlatmaya kolaylık sağlayan bir ortam yaratması ve bunları teşvik etmesi nedeniyle, büyük güçler arasında güç dağılımındaki ani değişimlerle de ilişkilendirilmiştir.

Sorumluluk veya hesap verebilirlik, etik ve yönetim açısından cevap verebilirlik, suçlanabilirlik, sorumluluk ve hesap verme beklentisidir.

<span class="mw-page-title-main">Jun-Muk Hwang</span> Güney Koreli matematikçi

Jun-Muk Hwang, cebirsel geometri ve karmaşık diferansiyel geometri konusunda uzmanlaşmış Güney Koreli bir matematikçidir.

Negatif partizanlık, bazı seçmenlerin siyasi görüşlerini öncelikli olarak sevmedikleri siyasi partilere karşı oluşturdukları eğilimi ifade eder. Geleneksel partizanlık, kendi partisinin politika pozisyonlarını desteklemeyi içerirken, negatif partizanlık ise sevmedikleri bir partinin bu pozisyonlarına karşı çıkmayı ifade eder. Amerikan siyasetinde şiddetli kutuplaşmanın nedeni olduğu iddia edilmiştir. Ayrıca, Kanada, Avustralya ve Yeni Zelanda gibi ülkelerde de incelenmiştir. Uluslararası çalışmalar, negatif partizanlığın halkın demokrasiye olan memnuniyetini zayıflattığını ve demokratik istikrarı tehdit ettiğini göstermektedir. Öte yandan, geleneksel partizanlar ülkenin demokrasisini destekleme eğilimindedir ve bu da demokratik istikrarı teşvik eder.

<i>Demokratik geçiş</i> siyasi sistemde belirli bir aşama

Demokratik geçiş, bir ülkenin siyasi sisteminde otoriter bir rejimden demokratik bir sisteme doğru devam eden bir değişiklik sürecini tanımlar. Bu süreç, demokratikleşme olarak bilinir, süreç içerisinde politik değişiklikler demokratik bir yönde ilerler. Demokrasi dalgaları, büyük güçler arasındaki güç dağılımında ani değişikliklerle ilişkilendirilmiştir, bu da geniş kapsamlı içsel reformları tanıtmak için açılışlar ve teşvikler yaratmıştır. Hibrit rejimler daha fazla iç huzursuzluk yaşasa da, uzun yıllar boyunca geçiş aşamasında oldukları için istikrarlı olarak kabul edilebilirler. Soğuk Savaş'ın sona ermesinden bu yana, hibrit rejimler en yaygın hükûmet biçimi haline gelmiştir. Akademisyenler, demokratik kurumların göstermelik olma seviyesini irdeleyerek, demokratik gerilemeyle beraber, otoriterliğe geçiş sürecinde modern hibrit rejimlerin en yaygın hükûmet biçimi sonucuna varmıştır.

Uluslararası ilişkiler teorisinde anarşi kavramı, dünyanın herhangi bir üst otoriteden veya egemenden yoksun olduğu fikrine dayanır. Anarşik bir devlette anlaşmazlıkları çözebilecek, hukuku uygulayabilecek veya uluslararası politika sistemini düzenleyebilecek hiyerarşik olarak üstün, zor kullanma tekeline sahip bir güç yoktur. Uluslararası ilişkilerde de anarşi, teorinin başlangıç noktası olarak kabul edilir.

Uluslararası Politika Teorisi, Kenneth Waltz’un uluslararası ilişkileri açıklamak için yapısal realist bir teori olan neorealizmi oluşturduğu 1979 tarihli uluslararası ilişkiler teorisi kitabıdır. Waltz, neoklasik ekonomi teorisini dikkate alarak uluslararası siyasi sistemin temel “düzenleyici ilkesinin” anarşi olduğunu ve bunun da “işlevsel olarak farklılaşmamış”, “üstlük ve astlık ilişkilerinden” yoksun, yalnızca farklı yetenekleriyle ayırt edilen bireysel devlet aktörlerinin varlığıyla tanımlandığını ileri sürmüştür.

Uluslararası ilişkilerde konstrüktivizm ya da inşacılık, uluslararası ilişkilerin önemli yönlerinin düşünsel faktörler tarafından şekillendirildiğini ileri süren bir sosyal teoridir. En önemli düşünsel faktörler kolektif olarak sahip olunanlardır, kolektif olarak sahip olunan bu inançlar aktörlerin çıkarlarını ve kimliklerini inşa eder.

<span class="mw-page-title-main">Saavedra Lamas Antlaşması</span>

Saavedra Lamas Antlaşması olarak da bilinen Saldırmazlık ve Uzlaşma Antlaşması 10 Ekim 1933'te Rio de Janeiro'da imzalanan bir Amerikan devletlerarası antlaşmasıdır. Arjantin dışişleri bakanı Carlos Saavedra Lamas'ın önerisiyle oluşturulmuştur. Arjantin, Brezilya, Şili, Meksika, Paraguay ve Uruguay temsilcileri tarafından imzalanmıştır. Amerika Birleşik Devletleri hükûmeti 10 Ağustos 1934'te antlaşmaya katılmıştır. Antlaşma 13 Kasım 1935'te yürürlüğe girmiştir. 28 Kasım 1935'te Milletler Cemiyeti Antlaşmalar Serisine kaydedilmiştir.

Liberal kurumsalcılık, devletler arasında uluslararası işbirliğinin mümkün ve sürdürülebilir olduğunu ve bu işbirliğinin çatışma ve rekabeti azaltabileceğini savunan bir uluslararası ilişkiler teorisidir. Neoliberalizm, liberalizmin gözden geçirilmiş bir versiyonudur. Neorealizm ile birlikte liberal kurumsalcılık, uluslararası ilişkilere yönelik en etkili iki çağdaş yaklaşımdan biridir.

Ulusal çıkar, egemen bir devletin hedefleri ve hırslarıdır ve hükûmetin amacı olarak kabul edilir.