
Sineperver Valide Sultan Çeşmesi ya da Kanlı Çeşme, İstanbul'un Fatih ilçesindeki bir çeşmedir. Ayşe Sineperver Sultan tarafından 1825 ya da 1826'da yaptırıldı. 1994 yılı itibarıyla suyu akmayan çeşme, 2009'daki restorasyonu sonucunda işlevsel hâle getirildi. Musluğunun tahrip edilmesinin ardından 2015 itibarıyla bir kez daha işlevini yitirse de 2018'deki restorasyonuyla birlikte tekrar faaliyete geçti.

Hasan Rıza Paşa Çeşmesi ya da Rıza Paşa Çeşmesi, İstanbul'un Kadıköy ilçesindeki bir çeşmedir. Hasan Rıza Paşa tarafından 1845 ya da 1846 yılında yaptırıldı. 1970'lerden itibaren tahrip edilmeye başlayan çeşme, işlevini de yitirdi. 2014'te tamamlanan restorasyon çalışmasıyla birlikte tekrar faaliyete geçti.

Horhor Çeşmesi ya da Horhor Acı Çeşmesi, Türkiye'nin İstanbul ilinin Fatih ilçesinde yer alan bir çeşmedir. Kaynaklar, I. Süleyman tarafından yaptırıldığı ya da daha öncesindeki döneme ait olduğuna dair farklı görüşler öne sürer. Üzerindeki onarım kitabesine göre 27 Mart 1876 tarihi civarında onarım gördü. Muslukları olmasa da 1966'ya kadar suyu akan çeşmenin tepesinde 2008 yılında yıkılana kadar ahşap bir ev vardı.
Türkiye'nin İstanbul ilinin Kadıköy ilçesindeki kayda değer çeşmeler şu şekildedir:

Mısırlı Osman Ağa Çeşmesi ya da kısaca Osman Ağa Çeşmesi, İstanbul'un Kadıköy ilçesinde yer alan bir çeşmedir. Üzerindeki kitâbesine göre Bâbüssaâde Ağası Mısırlı Osman Ağa tarafından 1621 ya da 1622'de yaptırılsa da bu kitâbenin bu çeşmeye ait olmayabileceği ihtimali de ortaya atılmıştır. Bir müddet sonra teknesi çukurda kalan ve işlevini de yitiren çeşme, 1980'lerde yapılan çalışmayla imar hattına taşındı ve kot farkı giderildi. Zaman içerisinde ön cephesine, dinlenme taşları ile onları birbirine bağlayan tekne ağzı taşı eklendi. 2020'de yapılan restorasyon çalışmasıyla birlikte tekrar faaliyete geçti.

Yoğurtçu Çeşmesi ya da Yoğurtçu Parkı Çeşmesi, Türkiye'nin İstanbul ilinin Kadıköy ilçesinde yer alan bir çeşmedir.
Hasan Rıza Paşa Çeşmesi ya da Rıza Paşa Çeşmesi, Türkiye'nin İstanbul ilinin Kadıköy ilçesinde yer alan bir çeşmedir. Hasan Rıza Paşa tarafından 1852 ya da 1853 yılında yaptırılan çeşme; 1986'da Kadıköy Belediyesi, 1994-1995 yıllarında ise Mühürdar Lions Kulübü tarafından onarıldı.
Türkiye'nin İstanbul ilinin Beyoğlu ilçesindeki kayda değer çeşmeler şu şekildedir:

Kethüda Yahya Ağa Çeşmesi, Yahya Ağa Çeşmesi ya da Hatipzâde Yahya Paşa Çeşmesi, Türkiye'nin İstanbul ilinin Beyoğlu ilçesinde yer alan bir çeşmedir. O dönem, Osmanlı Sadrazamı Hekimoğlu Ali Paşa'nın kâhyası Yahya Ağa tarafından 1732 ya da 1733 yılında yaptırıldı.
Seyyid Mustafa Efendi Çeşmesi ya da Mustafa Efendi Çeşmesi, Türkiye'nin İstanbul ilinin Kadıköy ilçesinde yer alan eski bir çeşmedir. Erenköy'de, Sahrayıcedid'den Merdivenköy'e giden yol üzerinde yer alıyordu.

Hasköy Çeşmesi ya da Yasef Çeşmesi, İstanbul'un Beyoğlu ilçesindeki bir çeşmedir. 1524 ya da 1525 yılında Yasef adlı bir Yahudi tarafından yaptırılmıştır. Beyoğlu'nda tarihi tespit edilen ve günümüzde varlığını sürdüren en eski çeşmedir. Suyunun akmadığının kaydedildiği 1940'ların başından beri işlevsizdir.
Mahmud Efendi Çeşmesi ya da Mahmud Ağa Çeşmesi, İstanbul'un Beyoğlu ilçesindeki bir çeşmedir. 1538 ya da 1539 yılında yaptırılmıştır.
Abdi Kaptan Çeşmesi ya da Gedik Abdi Kaptan Çeşmesi, İstanbul'un Beyoğlu ilçesindeki bir çeşmedir. 1622 ya da 1623 yılında yaptırılmıştır.

Yahya Efendi Çeşmesi, İstanbul'un Beşiktaş ilçesindeki bir çeşmedir. 1557 ya da 1558 yılında yaptırılmıştır.

Kayışdağı Suyu Çeşmesi, İstanbul'un Kadıköy ilçesindeki bir çeşmedir.

Kayışdağı Suyu Çeşmesi, İstanbul'un Kadıköy ilçesinde bulunan bir çeşmedir.
Kayışdağı Suyu Çeşmesi, İstanbul'un Kadıköy ilçesinde bulunan bir çeşmedir.

Galib Paşa Camii Çeşmesi, İstanbul'un Kadıköy ilçesinde bulunan bir çeşmedir.
Güzelce Ali Paşa Çeşmesi ya da Ali Paşa Çeşmesi, İstanbul'un Beyoğlu ilçesinde bulunan bir çeşmedir.

İshak Ağa Çeşmesi, Terazibaşı Çeşmesi ya da Terazi Çeşmesi; İstanbul'un Beykoz ilçesindeki bir çeşmedir. Eski İstanbul Gümrük Emini İshak Ağa tarafından 1749 ya da 1750 yılında yaptırıldı. Önceleri dört cephesinde de birer lüle ve tekne varken, ilerleyen dönemde iki cephesindeki lüleleri kapatıldı ve bu cephelerdeki tekneleri dolduruldu. 1970'te yapılan kanalizasyon çalışmaları esnasında çeşmenin suyu kesilse de 1972'de kitâbesinin olduğu cephesinin toprak seviyesinin altına indirilmesiyle tekrar işlevsel hâle geldi. Bu çalışmanın ardından çeşmeye, yapılan bir merdivenden inilerek ulaşılmaya başlanmıştı. 2005'teki restorasyonla bu kot farkı giderilerek çevre düzenlemesi ile bu cephedeki teknesi yapıldı. 2014'te ön cephesindeki lülenin bir muslukla değiştirildiği çeşme, günümüzde işlevseldir.