Etik veya ahlak felsefesi, doğru davranışlarda bulunmak, iyi bir insan olmak ve insani değerler hakkında düşünme pratiğidir. Etik sözcüğü Yunanca "kişilik, karakter" anlamına gelen "ethos" sözcüğünden türemiştir.

Immanuel Kant, Prusya kökenli Alman filozof. Alman felsefesinin kurucu isimlerinden biri olmuş, Aydınlanma Çağı ve felsefe tarihinin kendisinden sonraki dönemini belirgin olarak etkilemiştir. Bugün Rusya topraklarında bulunan Königsberg'de doğan Kant'ın epistemoloji, metafizik, etik ve estetik alanlarındaki kapsamlı ve sistematik çalışmaları, onu modern Batı felsefesinin en etkili isimlerinden biri hâline getirmiştir.

Feminizm, kadınların haklarını tanıyarak bu hakların korunması amacıyla eşitsizliklerin ortadan kaldırılmasına yönelik çeşitli ideolojiler, toplumsal hareketler ve kitle örgütlerinden oluşan hareket. Sözcüğün köken olarak Latince "femina" ve onun Fransızca türevi olan "féminisme" sözcüğünden geldiği ve Türkçe eş anlamlısının hatunculuk olduğu belirtilmektedir. Kadın hareketi doğrudan kadınları ilgilendiren ve dolaylı olarak kültürü ilgilendiren konularda bilinç uyandırır. Feminizmin temel amaçları; eğitim, iş, çocuk bakımı, yönetim gibi konularda eşit haklara sahip olmaktan, yasal kürtaj hakkından, kadın sağlığı konusunda ilerlemelere, tacizin ve tecavüzün engellenmesinden lezbiyen haklarına kadar uzanır.

Mehmet Hilmi Ziya Ülken, Türk düşünce yaşamında ve Türkiye'de bir felsefe geleneğinin oluşmasında büyük etkisi olmuş bir filozof ve sosyologdur.
İhsan Fazlıoğlu, Türk felsefe ve bilim tarihçisi, yazar.
Nurettin Topçu, Türk yazar, akademisyen ve fikir adamıdır.

İskenderiyeli Klement, gerçek adı Titus Flavius Klemens olan Hristiyan düşünür.

Feminist eleştiri’nin etkileşimli ya da çelişkili farklı okulları ve akımları söz konusudur. Marksist feminizm, radikal feminizm, psikanalitik feminizm, postyapısalcı feminizm söz konusu olduğundan, feminist eleştiri çok genel bir başlık olarak bütün bu eleştiri geleneklerini içermektedir demek gerekir. Özellikle 1960'lardan sonra Fransa, Amerika ve İngiltere'de ortaya çıkan ve güçlenen yeni kuramsal akımlarla ve disiplinlerle feminist hareket de toplumsal ve siyasal bir savaşım olarak canlanma gösterir.
Vehbi Hacıkadiroğlu, 1919'da Alanya'da doğdu. Çok sayıda felsefe metni üretmiş ve bunlarla özellikle bilgi konusu başta olmak üzere birçok felsefi/kavramsal soruna dair kendine özgü felsefi açılımlar geliştirmiş bir felsefecidir. Yayımlanmış pek çok makale ve çevirileri de vardır. Vehbi Hacıkadiroğlu meslekten felsefeci değildir ve felsefeye geç bir yaşta başlamıştır, ancak bununla birlikte filozof ismini hak edecek şekilde felsefeyle ilgili olmuş ve felsefi metin üretmek anlamında en yetkin ve zengin isimlerin başında yer almıştır. Tamamen kişisel bir gayretle 1987 yılından itibaren çıkarmaya başladığı Felsefe Tartışmaları adlı felsefe dergisi ile Türkiye'de felsefenin kendisine alan bulmasına katkı sağlamış, uzun yıllar bu dergi aracılığıyla felsefecilerin buluşmasını, tartışmasını, düşünce alışverişini mümkün kılmıştır. Bu katkıları dolayısıyla Türkiye Felsefe Kurumu tarafından 1988 yılında ve Muğla Üniversitesi tarafından 2000 yılında onur plaketi verilmiştir. Doğan Özlem, Hayrettin Ökçesiz, Ahmet İnam, Kaan H. Ökten, Cemal Yıldırım ve Şükrü Argın gibi isimler tarafından derlenen "Vehbi Hacıkadiroğlu Armağanı:Felsefe Tartışmaları" adlı kitap onun düşünürlüğünü irdelemekte ve anmaktadır. 22 ocak 2007 tarihinde aramızda ayrıldı.
“Das Unbehagen der Geschlechter” kitabının yazarı Judith Butler’ın öncülüğünde eşitlik feminizmi üzerine kurulmuş; ancak bir adım daha da ileriye giderek “toplum cinsiyeti” ve “biyolojik cinsiyet” olmak üzere iki cinsiyetten bahsetmiştir. Cinsiyet kimliklerinin ortak kabul edilebilmesi, cinsiyetler arasındaki farklılıkların daha az güçlü olmasıyla bağlantılıdır.

Akademik disiplinlere genel bir bakış ve güncel bir rehber olarak aşağıda ana hatlar verilmiştir:

Felsefe veya düşünbilim; varlık, bilgi, değerler, gerçek, doğruluk, zihin ve dil gibi konularla ilgili soyut, genel ve temel problemlere ilişkin yapılan sistematik çalışmalardır. Felsefe ile uğraşan kişilere filozof denir.
Ofelia Schutte, 2004 yılından bu yana Felsefe Profesörü olarak, 1999'dan 2004 yılına kadar da Kadın Çalışmaları Profesörü olarak görev yaptığı Güney Florida Üniversitesi'nden emekli felsefe profesörüdür. Schutte birçokları tarafından kıdemli bir Latin feminist filozof olarak görülmektedir ve Latin Amerika Felsefesi alanını Amerika Birleşik Devletleri'nde başlatmakta önemli bir rol üstlenmiştir.
Ann Cudd, Boston Üniversitesi Sanat ve Bilim Fakültesi dekanıdır. Daha önce başkan yardımcısı ve lisans dekanlığının yanı sıra Kansas Üniversitesinde felsefe profesörüydü. Ayrıca kadınlar, cinsiyet ve cinsellik çalışmaları programına bağlı bir öğretim üyesidir. Analitik Feminizmin kurucularından biri olan Cudd, Analitik Feminizm Derneğinin kurucu üyelerindendi ve 1995-1999 yılları arasında bu derneğin başkanı olarak da görev yaptı.

Virginia Potter, liderlik ahlakı, sosyal-politika ve feminizm üzerinde çalışmış filozoftur.

Tina Fernandes Botts, Kaliforniya Eyalet Üniversitesi, Fresno'da yardımcı doçenttir. Hukuksal yorumlama, kesişimsellik, feminist felsefe ve ırk felsefesi hakkındaki çalışmalarıyla bilinir. Amerikan Felsefe Topluluğu'nun Siyah Felsefeciler Statüsüne ilişkin Komite'nin eski başkanıdır (2013-2016).
Marilyn Ann Friedman, Amerikalı filozof, Vanderbilt Üniversitesi Felsefe W. Alton Jones başkanlığını yapmaktadır.
Joan Callahan, Amerikalı feminist filozof. Kentucky Üniversitesi Felsefe Bölümü ile Kadın Araştırmaları Programı ve Cinsiyet Direktörü de dahil olmak üzere çeşitli bölümlerde hizmet etmiştir. Callahan'ın araştırmaları, feminist kuram, eleştirel ırk teorisi, etik, sosyal ve politik felsefe, hukuk felsefesi ve bu konuların kesişim noktalarına odaklanmıştır.
Feminist etik, geleneksel etik teorilerinin, çoğunlukla erkek egemenliğinde olduğu için, kadının ahlaki deneyimine az değer verildiği inancına dayanan bir etik yaklaşımdır ve bu nedenle etiği dönüştürmek için bütüncül bir feminist yaklaşımla yeniden şekillendirmeyi seçer.
Kimya felsefesi, kimya biliminin temelindeki varsayımları ve metodolojiyi inceler. Kimya felsefesi, filozoflar, kimyagerler ve filozof kimyacılar tarafından araştırılmıştır. Tarihin büyük bölümünde bilim felsefesi büyük oranda fizik felsefesinden oluşmaktaydı fakat kimya kaynaklı felsefi sorular 20. yüzyılın ikinci yarısından itibaren artan düzeyde ilgi görmüştür.