
Hadis, Muhammed'e atfedilen ve onun sözleri, fiilleri, onaylamaları ve sıfatlarını içeren bilgilerdir. Hadis âlimleri buna sahabe ve tabiînin söz ve fiillerini de eklemişlerdir. Ancak bunlar kaynak olma bakımından Muhammed'in fiil ve sözleri ile aynı seviyede değildirler ve hadis ilmi içerisinde farklı şekilde isimlendirilirler.

Ahmedî divan şairi ve hekim.
Endâze, Osmanlı döneminde kullanılan bir ölçü birimidir. Metrik sisteme göre 65 santimetre uzunluğundadır. Genellikle çarşı ve pazarlarda kumaş ve benzeri ürünlerin ölçümünde kullanılmıştır. Çarşı arşını ve mimari arşın da olduğu gibi, şimşir, demir ve çelikten imâl edilirdi. Günümüzde Topkapı Sarayı'nda 3 adet endâze bulunmaktadır. Endâze, "rubu" denilen sekiz eşit bölüme ayrılırdı ve her rubu da iki eşit bölüme ayrılırdı. Bu iki bölüme de "girah" adı verilirdi.

Karamanoğulları Beyliği, Anadolu Selçuklu Devleti yıkılmadan önce Nureddin Bey tarafından temelleri atılan ve Kerimüddin Karaman Bey tarafından kurulan Larende merkezli beyliktir. Karamanoğlu Mehmet Bey, Türkçeyi beylik sınırları içerisinde konuşulacak dil ilan etmişti ancak zamanla beylikte Farsça resmî dil olmuştur. 13. yüzyılda Anadolu'daki en güçlü Türk beyliği kabul ediliyordu. Beylerinin Afşar boyuna veya Salur boyunun, Karamanlı oymağının, Begbölük uruğunun, Kallaklar tiresine bağlı olduğu belirtilmiştir. Beyliğin halk kitlesi ise çoğunlukla Salur ve Afşar boyuna bağlıdır.
Hâlidîlik, İslam'ın Sünnîlik mezhebine bağlı bir tarîkat olan Nakşibendîliğin en yaygın kollarından biridir. Kol, adını Kürt İslam âlimi Halid Bağdadî'den alır. Türkiye'de etkinlik gösteren Nakşibendî şeyhleri genellikle Halidî'dir.

Karamanoğlu Mehmed, Şemseddin Mehmed Bey ya da Karamanoğlu Mehmed Bey,, Karamanoğulları Beyliği'nin kurucusu Kamerüddin-ili'nin subaşısı Kerimüddin Karaman Bey'in en büyük oğludur.
III. Gıyaseddin Keyhüsrev, Anadolu Selçuklu Sultanı ve IV. Kılıç Arslan'ın oğludur.

Tâcü't-Tevârih ya da Hoca Tarihi, Hoca Sâdeddin Efendi'nin Osmanlı İmparatorluğu'nun kuruluşundan I. Selim'in ölümüne kadar geçen süreç içerisinde Osmanlı tarihini ele alıp yazdığı tarihi el yazması eser. Hoca Sadettin Efendi, I. Süleyman dönemini de eserine aktarmak istese de III. Murad'ın isteği üzerine çalışmasını temize çekerek 1584 yılında padişaha sunmuştur.
İbn Bîbî, 13. yüzyılda yaşamış İranlı yazar ve tarihçi.

Tevârih-i Âl-i Selçuk, Târîh-i Âli Selçûk, Selçuknâme ya da Oğuznâme, Yazıcıoğlu Ali tarafından Osmanlı Padişahı II. Murad'ın isteği üzerine kaleme alınmış bir tarih kitabıdır. Yazıcıoğlu Ali, Anadolu Selçuklu Devleti'nin tarih yazarı İbn Bîbî'nin el-Evâmirü'l-Alâiyye fi'l-umûri'l-Alâiyye adlı Farsça eserinin Türkçe çevirisini eklemiş, böylece Tevârih-i Al-i Selçuk'un en önemli bölümü oluşturmuştur. Ayrıca, Reşidüddin Hamedani'nin, Câmi'ut-Tevârîh adlı eserinden faydalanmakla birlikte, tarihi Oğuz efsanelerinden ve Uygurca Oğuznâme'den de istifade etmiştir.
Muhammed bin Ahmed el-Kurtubi,, Eserlerinde Ehl-i Sünnet'i savunan, başta Mu’tezile olmak üzere İmâmiye, Râfiziyye, Kerrâm’îyye gibi fırkaları eleştiren âmelde Malikî, i'tikatta Eş’ari olmakla birlikte, mezhep taassubuna karşı tavır takınan ve taklitçiliği bir metot olarak benimsemediğini dile getiren Endülüslü ve Arap, muhaddis, müfessir, fakih, dilci ve kıraat âlimi.
Alusi veya tam adıyla Ebu's Sena Şehabeddin Mahmud el-Alusi, Iraklı bilim insanı.
İbnü'r-Râvendî, Fars İslam âlimi, filozof ve yazardır. İslâm topraklarında yaşamış dehri filozoflardandır. Dehriyyun, İslâm felsefesindeki materyalizm anlayışıdır. Onun görüşlerine göre madde sonsuzdur. Yani yoktan var edilmemiştir. (Yaratılmamıştır) Her şey zaman içinde kendi kendine var olur. Dolayısı ile bir yaratıcı yoktur. Zamanın kendisi tanrıdır. Eleştirileri İsmâil’îyye ve Mu'tezile akımlarınca irdelenmiştir.
Kerimüddin Mahmud-i Aksarayî ya da gerçek adıyla Mahmud bin Muhammed, ne zaman ve nerede doğduğu ve öldüğü bilinmeyen Selçuklu memur ve yazar. Yazdığı Müsâmeretü'l-Ahbâr isimli eser günümüzde İbn Bîbî'nin el-Evâmirü'l-Alâiyye fi'l-umûri'l-Alâiyye'sinin ardından Selçuklu tarihi hakkındaki en önemli kaynak olarak kabul edilmektedir.

Müsâmeretü'l-Ahbâr ya da Tezkire-i Aksarâyî, İlhanlı Hanı Ebu Said Bahadır'ın tahta oturmasıyla Anadolu valisi tayin edilen Emir Çoban'ın oğlu Timurtaş adına Kerimüddin Mahmud-i Aksarayî tarafından Farsça yazılan eser. 1323 yılında tamamlanan eser günümüzde İbn Bîbî'nin el-Evâmirü'l-Alâiyye fi'l-umûri'l-Alâiyye'sinin ardından Selçuklu tarihi hakkındaki en önemli kaynak olarak kabul edilmektedir.

el-Evâmirü'l-Alâiyye fi'l-umûri'l-Alâiyye ya da Selçuknâme, İbn Bîbî tarafından Farsça olarak yazılan eser. 1277 ve 1282 yılları arasında yazılan eser Anadolu Selçuklu Devleti döneminin birincil kaynağı olarak kabul edilmektedir.

Behcetü't-Tevârîh, Şükrullâh'ın vezîriazam Veli Mahmud Paşa adına Farsça olarak yazdığı tarih kitabı. Bursa'da 1456 ve 1459 yılları arasında yazılan eser 13 bölümden oluşmaktadır. İlk 8 bölümde evrenin ve ilk insanın yaratılışından, Çin, Türk, Rum gibi kimi uluslardan, Muhammed ve tanınmış Müslüman kişilerden bahsedilmektedir. Yunan filozofları ve bazı din büyüklerinden bahsedilen bölümlerden sonra gelen 11. bölümde İran şahları, Müslüman ve gayrımüslim hükümdarlar; 12. bölümde Emevîler, Abbasiler, Aleviler ve Selçuklulara ayrılmıştır. Son bölümde ise Osmanlı tarihi anlatılmaktadır.

Tevârîh-i Âl-i Osman ya da Oruç Bey Tarihi, Oruç Bey tarafından II. Bayezid döneminde yazılan ve Osmanlı tarihini konu edinen eser. Halil İnalcık'a göre padişaha ithaf edilen eser sade bir dil ile yazılmıştır. İlk kez Şehrîzâde Mehmed Said tarafından kaynak olarak alınan eserden sonraları Tayyarzâde Atâ Bey de yararlanmıştır. Eserin tam olarak ne zaman yazıldığı bilinmese de 1503 yılına dek olan olayları anlattığından dolayı yazımının yine aynı yılda bittiği tahmin edilmektedir.
Eğil Beyliği veya Eğil Emirliği, Emir Mansur'un neslinden Pir Bedir tarafından, Mirdasi aşireti ile Diyarbakır yöresinde Zazalar ve bazı Kürt aşiretlerinin yardımıyla 1049 yılında kurulan ve günümüz Eğil ve çevresinde hüküm süren beyliktir.