İçeriğe atla

Scipio Aemilianus

Publius Cornelius Scipio Aemilianus Africanus
DoğumMÖ 185
ÖlümMÖ 129
Eş(ler)iSempronia
BabasıLucius Aemilius Paullus Macedonicus

Scipio Aemilianus (Scipio Africanus Minor) (D. MÖ 185- Ö. MÖ. 129) Romalı devlet adamı, politikacı ve asker. Üçüncü Pön Savaşı ile Kartaca'yı tarihten silen ve hafızalara kazınan helenofil Romalı.[1]

İlk yılları

Scipio Aemilianus, Üçüncü Makedonya Savaşı'nın kahramanı Lucius Aemilius Macedonicus'un ikinci oğludur. Dedesi Lucius Aemilius Paullus (Macedonicus'un babası), İkinci Pön Savaşı'nın en büyük çarpışması Cannae Savaşı'nda yenilerek öldürülmüştür. Lucius Aemilius Macedonicus, iki kere konsül seçilmiş çarpıcı bir karakterdi. Romalı erdemlerine sahip olmakla birlikte Helenistik kültüre de yoğun ilgi duyuyordu. Scipio'nun doğumu sonrası Macedonicus, eşini boşamıştır ve babaları yeniden evlenince iki kardeş diğer patrici ailelerin gözetimine verilmiştir. Bu hem onların patrici ailelerin desteğini almalarını sağlıyor; hem de eğitimleri veriliyordu. Her iki kardeş de evlatlık verilseler bile babalarıyla ilişkileri yakın olarak devam etmiştir. Scipio Aemilianus'un abisi İkinci Pön Savaşı'nda diktatör de seçilen Quintus Fabius Maximus Cunctator'un torunu veya oğlu tarafından evlat edinilmişti. Scipio Aemilianus ise meşhur Scipio Africanus Major'un oğlu Publius Scipio tarafından evlat edinilmişti. Scipio Roma'nın iki etkin ve soylu ailesinin himayesinde olmuş oluyordu. Aynı anda iki büyük imperatora (Latince general) halef konumuna gelecekti. İlk yıllarına ilişkin bilgileri Plutarch'ın eserinden öğrenilmektedir. Klasik Roma anlayışı kadar Helenistik kültür dairesine de yakın bir eğitim görmesi sağlanmıştır, zira babası da iki dünyanın insanı bir soyluydu. Scipio büyürken etrafında filozof, bilim insanı, yazar kadar av uzmanı, asker ve müfettişler de vardı. Bu sıkı eğitim süreci ilerideki hayat vizyonunu oluşturacaktı. MÖ 168'de abisiyle beraber babasının hizmetinde olmak üzere Üçüncü Makedonya Savaşı'nda yer almışlardır. Özellikle Pydna Savaşı'nda bozguna uğrayan Makedon kuvvetlerini çılgınca bir cesaretle takip etmiş ve savaş meydanından çıkıp kaybolmuştu. O gün yazılanlara göre Roma ordugahı topyekun teyakkuza geçmiş, genç soyluyu aramaya başlamıştı. Lucius Aemilius Macedonicus da oldukça telaşlıydı. Genç adam kampın dışında kanlar içinde bulunmuştu, kanlar öldürdüğü düşmanların kanlarıydı. Babası savaş sonrası daha dikkatli savaşması ve fiziken gelişmesi için Makedonya Sarayı'ndaki eğitmenleri tuttu ve bu süreçte genç Aemilianus Antik Yunan'ın entelektüel dünyasına da girmişti.[1]

Dünya görüşü

Karakteri ve idealleri üzerindeki en büyük etki Grek tarihçi Polybius tarafından bırakılmıştı. Ahayalı bir bilge olan Polybius ülkesinden sürgün edilmişti ve İtalya'ya seyahat ettikten sonra mahkemesiz hapse atılmıştı. Helen kültürüne yakın ilgi duyan Scipio ve abisi bu düşünür için otoritelerle görüşmüşlerdi. Özgürlüğü ve Roma'da kalma izni için çaba sarf ettiler. Kısa sürede Scipio ile yakın arkadaşlık kuran Polybius Aemilianus'un mentörlüğüne soyunmuştu. Bu tip bir danışman scipio adına önemli kazançtı zira şaşırtmayacak bir baskıyla karşı karşıya olan Scipio olgun bir tavırla bu baskıyı kırmalıydı, zira hem Scipiones hem de Aemilii ailelerinin aynı anda reisi olmuştu. Bu Yunan bilge ile kariyer basamaklarını bir Romalı soyluya uygun olacak sırada aşacaktı. Onur, makam ve başarı gibi klasik Romalı ideallerini takip edecekti. Özellikle Makedonya ve Yunanistan'ın fethiyle daha derin bir kültürle karşılaşan Roma dünyası saf Roma kültürünü nispeten terk ediyordu, dönemin yazarları işi daha da ileriye götürerek Romalı soylu gençlerin köklerini unuttukları ve Yunan hayranı olarak zevk-ü sefa içinde sorumsuzca yaşadıklarını ifade etmiştir. Bu şartlar abartılı olsa da Roma'da ciddi bir kültür yozlaşması yaşandığı sırada hem Roma hem de Helen kültürünü hakkını vererek yaşayan ve görev bilincine sahip genç Aemilianus takdir topluyordu. Kısacası Scipio da babası gibi hem Roma hem de Helen uygarlığına ilgi duyuyordu.[1]

Askeri ve politika kariyeri

Genç yaşlarında entelektüel kimliği ile öne çıkan Scipio politik kariyere uzak duruyordu; ancak MÖ 152'de quaestor olarak ilk resmî görevine başladı. Kısa sürede senatoya da giren Scipio Aemilianus, siyasete ısınırken felsefi ve kültürel ilgisini kaybetmedi. Her iki kültür dünyasına da hakim bu genç politikacı bazı Romalı gençlerle beraber İtalya'yı ziyaret eden üç Atinalı filozofun konuşmalarına katılıyordu. MÖ 151'de disiplinli ve gönüllü çalışmaları nedeniyle övgü almıştır. Dönemin siyasi atmosferi esasında gergin ve şiddetliydi. Hispania üzerindeki seferler sonuçsuz kalıyor ve elde edilen topraklardan da kolaylıkla vergi toplanılamıyordu. Bu sebeplerle Romalı soylular Hispania'da görev almaktan kaçınıyorlar ve karmaşa çözülemiyordu. Bu noktada genç Aemilianus gönüllü olarak Hispania üzerine gönderilecek orduya yazıldı. Konsül Lucius Lucullus'un komutasına askeri tribün olarak katılan Scipio seferde büyük cesaret ve yararlılık göstermişlerdi. İntercatia şehri surlarına ilk tırmanan kişi olarak Corona Muralis ile ödüllendirildi, yine aynı yıl Hispanik bir kabileye karşı savaşta kabile şefini teke tek dövüşte öldürüp Spolia Opima adlı nişanı almaya hak kazandı. MÖ 150'de konsül Lucullus tarafından Afrika'ya savaş filleri alması için gönderilmişti. Bu süre zarfında Numidya kralı Masinissa ile Kartacalılar arasındaki sonuçsuz çatışmalara şahit olmuştu ve kendisine Masinissa tarafından arabuluculuk teklif edilmişti. Uğraşlarına rağmen sonuç alamayan Scipio Aemilianus Roma'ya geri dönmüştü. Daha sonra Polybius'un ricası üzerine Üçüncü Makedonya Savaşı sonunda İtalya'da alıkonan 300 Ahayalı vatandaşın salınması için yaşlı Kato'dan yardım istedi. MÖ 150 yılında Roma ile Kartaca arasında savaş sesleri yükselmeye başlamıştı. Nihayet gelecek yıl savaş patlak verdi ve Scipio Aemilianus askeri tribün olarak görev aldı. Bu görevi layığıyla yapıp çok yararlılık gösteren Aemilianus'a rağmen sefer sonuçsuz kalmıştır. Her iki konsül de kuşatmaya kara denizden katılmış olsa da bir süre sonra konsüllerden biri Roma'ya dönünce yalnız kalan konsül Manilius'un kampına Kartacalılar bir gece baskını düzenleyip Romalıları püskürttüler. Sonraki 2 sene sonuçsuz çarpışmalarla geçti ve Manilius'un komutası altında başarılı olunamadı. Bu sırada Scipio Masinissa ölüm döşeğindeyken Scipio'dan ülkesinin kendisinden sonraki düzenlemesini yapmasını istedi. Aemilianus bunun üzerine Masinissa'nın ülkesini üç oğlu arasında pay etti.

Scipio ve ölüm döşeğindeki Masinissa (C20)

Daha sonra başarısız seferin ardından da Roma'ya döndü. MÖ 148'de seçimlere girip Curule Aedile seçildi; ancak halk geçmiş başarıları ve atılganlığı hasebiyle Scipio'nun konsül seçilmesi ve Kartaca seferi için imperium yetkisini almasını dile getirmekteydi. Konsüllük için adaylığı kabul etti; ancak yaşı konsül adaylık yaşının 5 yaş altında çıktığı için reddedildi. Bunun üzerine bir halk tribünü Scipio'nun adaylığının kabul edilmemesi halinde konsüllük seçimlerini iptal edeceğini duyurdu. Senato bu beklentinin önünü açtı ve konsüllük yaşının tutmaması durumunu aşmak adına Scipio'yu istisnai tutacak yasanın çıkmasını teklif etti. Anayasal kısıtlama aşıldı ve MÖ 147'de konsül seçilip Kartaca seferinin komutasına atandı. Karataca'ya karşı yapılan savaşı sıcak çatışmadan ziyade engelleme (blockage) ve abluka olarak sürdürdü. Şehir açlık ve susuzlukla baş başa bırakıldı ve MÖ 146 baharında son bir saldırı yapıldı. Şehir 6 günlük sokak çatışmaları sonucu düştü. Yakılıp yıkıldı ve Kartaca şehri lanetlenip tüm şehir tarlaya dönüştürüldü. Sağ kalan halk köleleştirilip şehir fossa regina olarak ilan edildi. Scipio savaş sonrası harabe hale gelen şehirde dolaşmıştı ve gözleri doldu. Ağlamaya başlayıp Polybius'un elini tuttu ve Polybius'a göre şu sözleri söyledi: "Bu şanlı bir olay; ama içimde kötü bir his var. Bir zaman benzer bir olay bizim ülkemizin de başına gelecek." Kartaca'nın, Afrika'daki yeni Roma eyaleti olarak düzenlenmesinin ardından Roma'ya dönen Scipio Aemilianus bir zafer töreni ile ödüllendirildi ve Africanus cognomenini aldı. Bu nedenle Scipio Africanus Minor diye de bilinir. Ezeli düşman Kartaca'nın yok edicisi olarak halk kahramanı olarak anılan biri olsa da senatoda çokça muhalifi mevcuttu. MÖ 142'de ortağı Mummius ile censor olarak seçildiler. Katı bir censor olarak görev yapan Scipio'nun eylemleri yaşlı Kato'nun tavizsiz tutumuna benziyordu.[1]

Numantia kuşatması

Hayatının ileri yıllarında da ilk yıllarındaki gibi Hispania'ya yolu düşmüştü. Roma uzun yıllar boyunca Celtiberian kabilesiyle mücadele halindeydi ve bu halk üzerine gönderilen Roma ordusunu yenip püskürtmüştü. Konsül Mancinus ve Quaestor Tiberius Gracchus (Scipio Africanus Minor'un kuzeni ve kayın biraderi) başarısız olan sefer sonunda bir nevi çekilmek için Celtiberian kabilesiyle anlaşmışlardı. Bu anlaşma senato nezdinde geçersiz sayıldı ve Mancinus yargılandı, Tiberius Gracchus ise orduyu yıkımdan kurtardığı için yargılanmadı. Hispania'da yaşanan bu felaket sonucu senato, imperium yetkisini Scipio'ya verme eğiliminde bulunmuştur. İkinci kez konsül seçilmek için aday gösterildikten sonra Scipio sefer için hazırlığa başlamıştı, bu sürede adaylığının anayasa hale getirilmesi adına yasa geçirildi. Scipio nihayet MÖ 134'te ikinci kez konsül seçildi ve Numantia seferi için imperium yetkisi aldı. Sefer hazırlıklarına önem veren Scipio Africanus Minor, kişisel muhafız alayları, 500 kişilik yakın bağlaşıklar grubu ve gönüllüler olmak üzere çekirdek bir ekip kurmuştu. Bu seferdeki ilk görevini demoralize olan Hispania birliklerini yeniden düzenlemek ve disipline etmek adına uğraşmaktı. Celtiberik halklar dağlık bir arazide savunma savaşı vererek topoğrafyanın avantajını kullanıyorlardı. Başkentileri Numantia kuşatılmıştı, zira Scipio, yine sıcak çatışma yerine kuşatma, engelleme ve aç bırakma taktiklerini uyguladı. Sekiz aylık zorlu kuşatma sonunda kayıpların ardından Numantia teslim oldu, akabinde halk köle olarak satılıp şehir yıkıldı. MÖ 133'teki zaferden sonra Roma'ya dönen Scipio zafer töreni hakkı kazandı ve ismine Africanus unvanından sonra Numantinus unvanı getirildi. Numantinus ismi resmi olarak verilmemiştir.[1]

Son yılları

Hispania'da tüm bunlar yaşanırken roma anayasal bir krizle boğuşuyordu. Tiberius Gracchus'un fakir halka toprak dağıtımını öngören toprak reformunun yasalaşması adına çaba göstermesi hatta artık aristokratları rahatsız edecek sertliklere başvurması üzerine senato ve halk tribününün arası gerilmişti. Halkı da arkasına alan Tiberius'un sistemi kilitlemesi ve toprak reformu için soyluları kıstırması senato ileri gelenlerini çokça ürkütmüştü ve senato acilen toplanıp tribün ve yandaşlarını linç etmişti. Bu gerginlikte taraf seçmemesi konusunda Scipio'ya saygı duyulmuştu zira hem Hispania'da görevliydi hem de Tiberius akrabasıydı. Tiberius Gracchus ve eylemleri hakkında Scipio'nun ne düşündüğü konusunda çok net fikirlerini açıklamamasının sebeplerinden biri de yakın arkadaşı Gaius Laelius'un toprak reformu konusundaki ılımlı fikirlerini açıklaması olmuştur. Açıkçası yine de Scipio, Tiberius'un yöntemlerini ve fikirlerini çok tutmuyordu, zira bu konuda fikri sorulduğunda "Bir daha tekrar bunu yapan herkes mahvolsun..." cümlesini söylediği Polybius tarafından nakledilmiştir. Buradan yola çıkılarak Tiberius'un öldürülmeyi hak ettiğini düşündüğü anlaşılabilir. Tiberius Gracchus ve toprak reformu hakkındaki çekincesi nedeniyle popülarite kaybetmiştir.[1]

Mirası

Scipio Africanus Minor, güçler ayrılığı ve güçler dengesi üzerine kafa yoran ve siyasi ideallerini bu yönde kuran biriydi. Özellikle Polybius'un etkisiyle Yunan fikir dünyasının penceresinden Roma politik ortamına bakıyordu. Politik aşırılıkların devleti zedeleyeceğini düşünen Scipio, en etkili ve uzun ömürlü yönetimin denge içinde olan ve statükoyu koruyan bir demokrasi olduğunu savunmuştur. Roma üzerine de değerlendirmeler yapan Scipio, her devletin doğum, gelişme ve ölüm gibi merhalelerden geçtiği yönünde bir fikre sahipti ve Roma'nın Kartaca'yı tarihte gömmesiyle gücünün doruğuna çıktığını ve bundan sonra yaşanacak tek gelişmenin çöküş olacağını vurgulamıştır. Scipio'nun denge ve denetim sistemi vurgusu Cicero'nun da ilgisini çekmiş ve ünlü eserlerinde buna vermiştir. Bu görüş çağları aşıp Rönesans'taki bilgelerce araştırılmış ve onlara ilham kaynağı olmuştur. Roma'nın gücünün gelişimine ve sürüdürülmesine büyük katkısı olan Scipio Africanus Minor son yıllarında Roma'nın İtalyan bağlaşıklarının toprak reformu kaynaklı sorunlarına çözüm bulma amaçlı eğilmiştir. Müttefiklerle yapacağı toplantı için konuşmasını hazırladığı bir sabah aniden çalışma masasında ölü bulunmuştur (MÖ 129). Bu ölüm arkasında büyük bir gizem bırakmış olup birçok soylu Romalı bu ani ölümden dolayı şüphelere sahip olmuşlardı. Şüpheler de aynı zamanda Tiberius Gracchus'un kardeşi olan karısı Sempronia, Gaius Gracchus gibi isimlerin üstüne dönüktü. Cenaze konuşmasını en yakın arkadaşı Gaius Laelius hazırlamıştı. Orijinal metin bugüne kalmadıysa da konuşmasında onu aramızdan bir hastalık aldı cümlesinin geçtiği nakledilmiştir.[1]

Kaynakça

  1. ^ a b c d e f g Scullard, Howard Hayes. "Scipio Africanus the Younger". Encyclopædia Britannica. Encyclopædia Britannica, inc. 5 Eylül 2015 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 8 Mayıs 2020. 

İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">Publius Cornelius Scipio (MÖ 236'da doğan prokonsül)</span>

Publius Cornelius Scipio, bilinen adıyla Scipio Africanus, diğer adlarıyla Afrikalı Scipio, Scipio Africanus-Major, Yaşlı Scipio Africanus veya Büyük Scipio, İkinci Pön Savaşı sırasında general ve Roma Cumhuriyeti'nde bir devlet adamıdır. Birisi aynı adlı Publius Cornelius Scipio olan iki oğlu vardı ki, kendisi sağlık sorunları nedeniyle politik kariyer yapamamıştır, diğer oğluysa MÖ 174'te praetor olan Lucius'tur.

<span class="mw-page-title-main">Zama Muharebesi</span> zama muharebesi

Zama Muharebesi, MÖ 19 Ekim 202 tarihinde II. Pön Savaşının belirleyici muharebesidir.

Mago Barca, Kartacalı Hamilcar Barca’nın üçüncü oğlu, Barca ailesinin üyesi, 2.Pön Savaşlarında önemli rol oynayan; Hispania, Galya ve İtalya’daki Roma ordularına karşı savaşan Kartaca ordu komutanı.

<span class="mw-page-title-main">Hasdrubal Barca</span>

Hasdrubal Barca, Hamilcar Barca'nın ikinci oğlu ve II. Pön Savaşında Kartaca komutanlarından biridir. Hannibal ve Mago Barca'nın kardeşi.

<span class="mw-page-title-main">İkinci Pön Savaşı</span> M.Ö 218 ile 201 yılları arasında Roma ile Kartaca arasında gerçekleşen ikinci savaş

İkinci Pön Savaşı ya da diğer adlarıyla Hanibal Savaşı, Kartaca Savaşı MÖ 218 - MÖ 201 yılları arasında Roma ve Kartaca devletleri arasında batı ve Doğu Akdenizde meydana gelmiş büyük savaştır. Numidyalı ve Berberi kabilelerinin ve diğer Avrupa uluslarınında katılımıyla geniş çapta bölgeyi etkilemiştir. Pön Romalılar'ın Kartacalılara verdiği isimdir.

<span class="mw-page-title-main">Kartaca Kuşatması (y. 149-146 MÖ)</span>

Kartaca Muharebesi Kartaca ile Roma Cumhuriyeti arasında savaşılan Pön Savaşlarının üçüncüsünün tek ve son silahlı çatışmasıdır. MÖ 149 yılında bir kuşatma harekâtı şeklinde başlamış ve 146 yılında Kartaca şehri ve devletinin yıkılması ve bir daha ayağa kalkamayacak şekilde tamamen ortadan kaldırılmasıyla sonuçlanmıştır.

<span class="mw-page-title-main">Trebia Muharebesi</span>

Trebia Muharebesi, MÖ 218 ile 201 yılları arasında geçen İkinci Pön Savaşının MÖ 218 yılı Aralık ayında Hannibal’ın komuta ettiği Kartaca ile Roma Cumhuriyeti ordusu arasındaki ilk büyük çarpışması olup gündönümü zamanlarına tekabül etmektedir. Roma’nın ağır kayıplar verdiği savaş alanının kendi kısımlarında başarılı yaklaşık 2,5 lejyonunu Piacenza'ya geri çekmeyi başarmakla birlikte Roma’nın ağır kayıplarla büyük bir hezimete uğradığı çarpışmadır. Hannibal bu çarpışmada kendisini Roma’dan üstün bir duruma getiren dikkatli ve yenilikçi taktik yeteneğini uygulayarak büyük başarı ve ün kazandı. Aceleci ve dar görüşlü karşıt Roma komutanı Konsül Tiberius Sempronius Longus, kendisinin fiziksel koşulların uygun olmayışına rağmen cephe saldırısına tahrik edildiğini ve bir tuzağın içine çekildiğini fark etmekte başarısız oldu.

<span class="mw-page-title-main">Publius Cornelius Scipio (MÖ 211'de ölen konsül)</span>

Publius Cornelius Scipio, Roma Cumhuriyeti'nin bir general ve devlet adamı idi.

<span class="mw-page-title-main">Tiberius Gracchus</span>

Tiberius Sempronius Gracchus, Romalı komutan, politikacı ve tribün. Gracchus kardeşlerin büyüğü. Agrarian Reformu da denen toprak reformunun mimarı.

<span class="mw-page-title-main">Üçüncü Pön Savaşı</span>

Üçüncü Pön Savaşı, MÖ 149 - MÖ 146 döneminde eski Fenike kolonisi olan Kartaca Cumhuriyeti ile antik Roma Cumhuriyeti arasından yapılan üçüncü ve son savaştır.

Gaius Fannius Strabo, MÖ 122 yılında konsül seçilen ve Gaius Gracchus'un başlıca muhaliflerinden biri olan Romalı cumhuriyetçi bir politikacı idi. Aynı zamanda Scipio Çemberi üyesiydi.

<span class="mw-page-title-main">Lucius Aemilius Paullus Macedonicus</span>

Lucius Aemilius Paullus Macedonicus iki kez konsül seçilmiş olan Romalı devlet adamı ve politikacı. Ayrıca Antigonos hanedanı'na karşı Makedonya'nın hakimiyeti adına verilen Üçüncü Makedonya Savaşı'nı bitiren zaferi kazanmış başarılı bir askerdir.

Maharbal (Pönce: 𐤌‬𐤄‬𐤓𐤁‬𐤏𐤋, MHRBʿL ; mö.3. yüzyıl'da Hannibal komutasındaki süvari birliğinden sorumlu bir Numidya ordusu komutanı ve İkinci Pön Savaşı sırasında ikinci komutanıydı. Maharbal, Hannibal'in çok yakın arkadaşıydı ve ona büyük hayranlık duyuyordu. Kartaca'nın Roma'ya karşı savaş alanındaki başarısı için kritik bir komutandı. Hannibal, İtalyan seferi boyunca süvarilerde sayısal üstünlüğünü sürdürdü ve bu nedenle ordusuna bir avantaj sağlamak için onlara ve Maharbal'a güvendi.

Gnaeus Cornelius Scipio Asina, Birinci Pön Savaşı'nda savaşan Romalı bir general ve devlet adamıydı.

Publius Cornelius Pf pn Scipio, Scipio Africanus ve eşi Aemilia Paulla'nın en büyük oğluydu. MÖ 180'de augur seçildi. Yüksek makamların hiçbirine aday olmadığından veya kamuda önemli bir kariyere sahip olmadığı için, onun hakkında çok az bilgi günümüze geldi. Cicero, sağlığının kötü olduğunu, ayrıntılarından bahsetmeyi reddettiğini anlatıyor ve "onların (atalarının) kusurlarını ... yeniden üretmemeliyiz" diyor. Scipio kötü sağlığı nedeniyle genç yaşta öldü.

Lucius Cornelius Pf pn Scipio, büyük Romalı general ve devlet adamı Scipio Africanus'un eşi Aemilia'dan olan küçük oğluydu. Roma konsüllerinin oğlu ve torunuydu, ancak kendi kişisel yaşamı ve siyasal kariyeri, kötü alışkanlıkları ve olasılıkla devam eden sağlık sorunları nedeniyle bozuldu.

<span class="mw-page-title-main">Lucius Cornelius Scipio Asiaticus</span>

Lucius Cornelius Scipio Asiaticus Roma Cumhuriyeti'nin bir generali ve devlet adamıydı. Publius Cornelius Scipio'nun oğlu ve Scipio Africanus'un küçük erkek kardeşiydi. MÖ 190'da konsül seçildi ve o yıl sonrasında Roma kuvvetlerini Magnesia Savaşı'nda zafere taşıdı.

Lucius Aurelius Cotta, Romalı bir yargıç, MÖ 154 yılının plebler tribünü ve MÖ 144 yılının konsülüydü.

<span class="mw-page-title-main">Gaius Gracchus</span>

Gaius Sempronius Gracchus, MÖ 2. yüzyılda yaşamış reformist bir Romalı politikacı ve askerdi. En çok MÖ 123-122 yıllarında tribunus plebis olarak görev yaptığı dönemde, İtalya'nın dışında koloniler kurmayı, daha fazla arazi reformu yapmayı, toprak dağıtımını, yargı sistemini ve eyalet atamalarını reforme etmeyi ve Roma için sübvanse edilmiş bir tahıl tedariki oluşturmayı içeren geniş kapsamlı yasalar önermesiyle tanınmaktadır. Kardeşi, kendisi gibi reformist bir politikacı olan Tiberius Sempronius Gracchus'tur. İkisi Gracchus kardeşler olarak bilinir ve babaları, MÖ 177 ve 163 yıllarında konsül olan Sempronius Gracchus'tu.