
Lidya, Anadolu'da Tunç Çağı'nın sonlarından başlayarak MÖ 6. yüzyıla kadar hüküm süren Lidya medeniyetinin merkezini oluşturan tarihî bölge. Esas olarak Gediz Nehri ve Küçük Menderes vadilerini kapsayan, günümüzde yaklaşık olarak Manisa ve Uşak illerine denk gelen bölgedir. Lidya medeniyetinin tarih sahnesinden çekilmesinden sonra da Roma İmparatorluğu dönemine kadar bu isimle anılmıştır. Kuzeyinde Misya, güneyinde Karya, doğusunda Frigya, batısında ise İyonya bölgeleri bulunmaktadır.

Orhun Yazıtları, Göktürk Yazıtları ya da Köktürk Yazıtları, Eski Türkçe (𐰆𐰺𐰴𐰣∶𐰖𐰔𐱃𐰞𐰺𐰃) olan, Türklerin bilinen ilk alfabesi olan Orhun alfabesi ile II. Köktürk Kağanlığı döneminde Göktürkler tarafından yazılmış yapıtlardır. Birçok kişi ilk Türkçe yapıt olarak bilse de ilk Türkçe yapıt Çoyr Yazıtıdır. Orhun yazıtları Türkçenin tarihsel süreçteki gramer yapısı ve bu yapının değişimiyle ilgili bilgiler verdiği gibi Türklerin devlet anlayışı ile yönetimi, kültürel ögeleri, komşuları ile soydaşlarıyla olan ilişkileri ve sosyal yaşantısıyla ilgili önemli bilgiler içermektedir.

Alanya Arkeoloji Müzesi, Antalya ili Alanya ilçesinde bulunan müze.

Etrüskler, İtalya'nın Tiber ile Arno nehirleri arasında yer alan Etruria bölgesinde yaşamış ve MÖ 6. yüzyıla dek varlığını sürdürmüş bir halk olup Antik Romalılar tarafından Etrusci veya Tusci adlarıyla tanımlanmışken Yunanlar Tyrrhen, Tyrsen diye tanımlamıştır. Kendilerine Rasena diyen Etrüsk halkının bir kısmı ve kültürü zamanla Roma İmparatorluğu içinde erimiştir. Etrüskler İtalya'da dönemlerindeki diğer kavimlerden çok daha ileri bir uygarlık düzeyindeydiler. Roma uygarlığının, Etrüsk mitolojisindeki ilahlardan, hukukundan yol yapım tekniklerine kadar, kökünü hemen hemen tümüyle Etrüsk uygarlığından almış olduğu günümüzde saptanmış durumdadır. Etrüskler'in dini, Ciceronun değindiği gibi, vahyedilmiş bir dindi ve 12'li sistemi baz alan bir inisiyatik örgütlenmeleri vardı.

Karya, Anadolu'nun güneybatısında günümüzde Muğla kuzey kısımları Denizli güneyi ve içerideki bölgeye denk gelen coğrafyanın eski çağlardaki ismi. Bölgenin oluşumu Antik Yunan kavimlerinin Anadolu'nun Ege kıyılarında koloniler kurmaya başlamalarından öncesine dayanmaktadır ve bir uygarlık düzeyi yaratmış olan Karyalıların Anadolu'nun yerli halkı olduğu konusunda tarihçiler arasındaki mutabakat genişlemektedir.

Ahameniş İmparatorluğu ya da Hehamenişiler, MÖ 6. yüzyılda Büyük Kiros tarafından kurulan, tarihteki ilk Pers devletidir.

Sardis, Manisa'nın Salihli ilçesine bağlı Sart kasabası yakınlarında bulunan ve Lidya (Lydia) devletine başkentlik yapmış antik kent. MÖ 1300'de kurulup MS 1200'de yıkılmıştır. Salihli merkezine 9 km, İzmir'e 82 km uzaklıkta olup, İzmir-Ankara karayolunun iki yanına yayılmıştır.

Lidyalılar Anadolu grubunun ayırt edici Hint-Avrupa Lidya dilini konuşan, batı Anadolu bölgesindeki Lidya'da yaşayan Anadolu kökenli bir halktı. Dilleri, Hitit dili ile benzerlik gösterir.

Frigler, Antik Çağ'da Orta Anadolu'da yaşamış Hint-Avrupa kökenli bir halk. Hititlerin MÖ 1200 civarında yıkılmasından sonra muhtemelen Güneydoğu Avrupa'dan bölgeye gelmişlerdir. Herodot ve Strabon gibi antik yazarların verdikleri bilgiler, dilbilim bulguları ve Güneydoğu Avrupa halkları ile aralarındaki maddi kültür benzerlikleri nedeniyle Friglerin Avrupa kökenli oldukları düşünülmektedir. Makedonyalıların komşuları olan ve Avrupa'da oturdukları sırada Brigler adını taşıyan Frigler, Makedonya ve Trakya'dan Boğazlar yolu ile Anadolu'ya göç eden Trak boylarından biriydi.

Uşak Arkeoloji Müzesi, Uşak ilinde bulunan arkeolojik bir müzedir. 1967 yılında başlatılan müzenin inşaatı 1969 yılında bitirilmiştir. 23 Mayıs 1970 tarihinde teşhir tanzimi tamamlanan müze, Uşak Müze Müdürlüğü olarak hizmete açılmıştır. 2012 yılında tren istasyonu mevkiinde 14 bin 500 metrekare kapalı alana üzerine yeni bir müze binası inşasına başlamış ve dört yılın ardından 2016 yılında tamamlanmıştır. Yaklaşık 48 yıl boyunca aynı binada hizmet veren Arkeoloji Müzesi, yaklaşık 16 milyon liraya mal olan 3 katlı modern yeni müze binasının 2018 yılında teşhir ve tanzim çalışmalarının bitmesiyle tren istasyonu mevkiine taşınarak modern müzeler arasında yerini almıştır. Envanterinde yer alan 43.000 bin eser ve sikkeden 2.500'ü müze içerisinde sergilenmektedir.
Akmonya, Uşak'ın Banaz ilçesinin Ahat Köyü'nde bulunan bir antik yerleşim birimidir. Aynı zamanda Roma Katolik Kilisesi hiyerarşisi içerisinde Akmonya bir ünvansal piskoposluktur, yalnız Akmonya Piskoposluğu'na 1962 yılından beri herhangi bir atama yapılmamıştır.

Ksantos Yazıtı, günümüzde Türkiye'nin Kınık kasabası yakınlarında yer alan tarihi Likya şehri Ksantos'un akropolisinde ele geçirilmiş üç dilli bir stel. Stel, Likya bölgesi Pers Ahameniş İmparatorluğu kontrolü altındayken, bir İmparatorluk satrapının mezarı için yaklaşık MÖ 400 civarında oluşturulmuştur. Yazıtta yer alan üç dili Grekçe, Likçe ve Milyan dili oluşturur. Yazıtın eskiden sadece 2 dilli olduğu düşünülmüşse de, Milyan dili ve Likçenin farklı diller olduğunun anlaşılması ile üç dilli olduğu kabul görmüştür.
Lidce, Batı Anadolu'da, başlangıçta günümüzde Gediz Nehri havzasına denk gelen Lidya ülkesinin halkı olan Lidyalılar tarafından kullanılmış ve MÖ 7. yüzyıldan itibaren kayda geçmiş Anadolu dili.
Urartuca, günümüzde Türkiye'nin Doğu Anadolu Bölgesi'nde, Ermeni Yaylası adıyla da bilinen coğrafî bölgede, Van Gölü çevresinde yerleşmiş ve başkenti günümüz Van şehrinin yakınlarında kurulmuş Urartu Krallığı'nda yaşayanlar tarafından konuşulan dil. Ne coğrafi kökeni ne de çoğunluk dili olarak konuşulduğu bölge kesin olarak belirlenememekle birlikte muhtemelen Van Gölü çevresi ve Yukarı Zap Suyu Vadisi'nin yakınlarında baskın olarak konuşulmuştur.

Polonya pasaportu Polonya dışına seyahat için Polonya vatandaşlarına verilir. Avrupa Birliği içinde vizesiz seyahatin yanı sıra Norveç, İzlanda, Lihtenştayn, İsviçre, Vatikan, Monako, San Marino, Andorra, Hırvatistan ve Avrupa'da İngiltere'ye bağımlı olan bölgelerinede Polonya vatandaşları kendi ulusal kimlik kartlarını kullanarak seyahat edebirler. Polonya pasaportları 10 yıllık süre için verilir.
Karı Çor Tigin Yazıtı ya da Xi'an Yazıtı, 2010 yılında Zhang Du Yuan'lı bir köylü tarafından bulunmuş bir yazıttır. Bu köylü, bulduğu yazıtı Xi'an'daki bir pazarda satmaya çalışırken son anda Tang West Market Museum yetkilileri yazıtı fark etmiş ve yazıtı satın alarak müze envanterine kaydetmişlerdir. Karı Çor Tigin Yazıtı, Çin'in Shaanxi Eyaleti'nin merkezi; Çin'in tarihi başkentlerinden Xi'an'da bulunmuştur. Karı Çor Tigin Yazıtı ve Karı Çor Tigin'in mezarına ait işlemeli taş, pek çok Çince yazıt ve arkeolojik envanterle birlikte Çin'in ilk özel müzesi olma özelliği taşıyan Tang West Market Museum'da sergilenmektedir.

Behistun Yazıtı, Kirmanşah, İran yakınlarındaki Bisütun Dağının bir uçurumunda yer alan çok dilli bir yazıt ve büyük bir taş kabartma. Ahameniş İmparatoru I. Darius döneminde hazırlanmıştır ve I. Darius'un imparatorluğu genişletişinden bahseder. Eski Farsça, Elamca ve Babilce yazılmış, bilinen en uzun üç dilli çivi yazısı olduğu için çivi yazısının deşifre edilmesi açısından önemlidir.

Etrüsklerin kökeni, İtalya Yarımadasında ortaya çıkan Etrüsk kavminin hangi bölgeden göç ettiği ve etnik kökeninin hangi antik topluluklara dayandığıyla ilgili araştırmaları içerir. Bilim insanları görüş birliğine varamamışlardır. Etrüsklerin çağdaşı tarihçiler tarafından ortaya konulmuş kaynaklara dayanarak; Etrüsklerin İtalya Yarımadası'ndaki yerli arkeolojik kültürlerden türediği, bölgeye Lidya (Herodot) veya Teselya'dan göçmüş olmaları ve Alpler'in kuzeyinde yaşamış Retsiyalılara dayandıkları öne sürülmüştür.

Fethiye Müzesi, Muğla ilinin Fethiye ilçesinde bulunan bir müzedir. Dalaman, Fethiye, Ortaca, Köyceğiz ve Seydikemer'den gelen arkeolojik eser ve bulguların sergilendiği müze, 1962 yılında faaliyet göstermeye başladı. Fethiye Müzesi iki ana salondan oluşur ve sergilenen eserler kronolojik olarak sıralanmıştır. Eserler MÖ 3000 ile Geç Osmanlı Dönemi aralığını kapsar. Fethiye çevresinde bulunan arkeolojik bölgeler Fethiye Müzesi'ne bağlıdır.

Azatiwada yazıtı olarak da bilinen Karatepe yazıtları, Fenike ve Luvi metinlerinden oluşan ve Anadolu hiyerogliflerinin şifresinin çözülmesini sağlayan taş levhalar üzerine yazılmış iki dilli bir yazıttır. Eserler, 1946'da arkeologlar Helmuth Theodor Bossert (1889–1961) ve Halet Çambel (1916–2014) tarafından Türkiye'nin güneyindeki Karatepe'de keşfedildi.