
Homofobi, eşcinsellere veya eşcinselliğe karşı duyulan nefret, önyargı, hoşnutsuzluk, korku veya ayrımcılıktır. Geniş manası ile diğer cinsel yönelimlere sahip olan LGBT kişileri de içerir. Sıfat olarak, homofobisi olan kişiler homofobik olarak anılır. Homofobik davranış ilkelerini sergileyen kişinin gerçekleştirdiği eylemler bütünü "homofobi" sadece psikiyatrik bir kavram değildir. Her 48 saatte bir, eşcinsel bir kişinin homofobiyle bağlantılı şiddete maruz kalarak öldürüldüğü tahmin edilmektedir. Uluslararası Af Örgütü'ne göre yaklaşık 70 ülkede eşcinsellere şiddet uygulanmaktadır ve 8 ülkede eşcinsellere idam cezası verilmektedir.

Cinayet, bir kimsenin başka bir kimseyi bilerek öldürmesi eylemidir. Çoğu ülkede müebbet hapis ya da idam cezasıyla sonuçlanmaktadır. Hukuken öldürme veya kasten öldürme olarak nitelenir. Öldüren kişiye katil denir.

Fort Worth, ABD'nin Teksas eyaletinin büyük kentlerinden biridir. Fort Worth nüfusa göre yapılan listelemede Amerika Birleşik Devletleri içinde on yedinci sırada ve Teksas eyaleti içinde ise on beşinci en geniş şehir olarak yer alır. Kuzey Teksas içinde konumlanır ve batıya kültürel bir geçiş kapısıdır. Şehir hemen hemen Tarrant, Parker ve Denton illerinde 300 square mil (780 km²) alan kaplar. 2009 yılı tahminlerine göre şehir 720.250 kişilik bir nüfusa sahiptir. Şehir Dallas–Fort Worth–Arlington'ın ikinci en geniş kültürel ve ekonomik merkezidir. Fort Worth ve etrafını çeviren Metroplex alan çeşitli iş olanakları ve bir dizi geniş atraksiyonlar sunar.
Ölüm cezası olarak da bilinen ve daha önce adli cinayet olarak adlandırılan idam cezası, bir suçun cezası olarak bir kişinin öldürülmesinin devlet tarafından onaylanmış uygulamasıdır ve genellikle kişinin söz konusu cezayı gerektiren normları ihlal etmekten sorumlu olduğu sonucuna varmak için yetkili, kurallarla yönetilen bir süreci takip eder. Bir suçlunun bu şekilde cezalandırılmasını emreden hüküm, ölüm cezası olarak bilinir ve cezanın yerine getirilmesi eylemi infaz olarak adlandırılır. Ölüm cezasına çarptırılan veya infaz edilmeyi bekleyen mahkumlara "idam mahkumu" denir. Etimolojik olarak idam terimi, kafa kesme yoluyla infaz anlamına gelir, ancak infazlar asma, vurma, zehirli iğne, taşlama, elektrik verme ve gaz verme gibi birçok yöntemle gerçekleştirilir.
Ev hapsi, nispeten hafif suçlarda mahkemelerce verilen hapis cezalarının kişinin kendi konutunda geçirmesini ifade eder. Mahkeme tarafından ev hapsi ile cezalandırılan kişi hapis cezası sonuna kadar konutundan dışarıya çıkamaz. Cezasını çekeceği konuttan çıkıp çıkmadığı ise Amerika Birleşik Devletleri'ndeki uygulamalarda elektronik kelepçe sistemi ile sağlanır. Ev hapsi kavramının Türkiye'de bilinen ilk uygulaması Eski Başbakan Necmettin Erbakan'ın kayıp trilyon davasında belgede sahtecilik suçundan aldığı 11 aylık cezadır. Erbakan bu ceza sırasında evden izinle ayrılabildi ve üçüncü dereceye kadar akrabaları ve sosyal çevresiyle görüşebildi ancak görüştüğü kişiler Denetimli Serbestlik Kurumunca sınırlanabildi.
Programlanmış hücre ölümü, herhangi bir hücrenin, hücre içi bir programla ölmesinin planlaması ve gerçekleştirilmesidir.

"Candy Shop", Amerikalı rapçi 50 Cent tarafından, ikinci stüdyo albümü The Massacre için kaydedilen bir şarkıdır. Yazarlığını 50 Cent ve Scott Storch; yapımcılığını Scott Storch'un üstlendiği parçada, Olivia vokalleri de bulunmaktadır. Parçanın altyapısında bir The Salsoul Orchestra parçası olan "Love Break" örnekleri kullanılmıştır.

Soykırım Suçunun Önlenmesi ve Cezalandırılması Sözleşmesi, Aralık 1948'de Birleşmiş Milletler Genel Kurulu tarafından kabul edilmiş ve Ocak 1951'de yürürlüğe girmiştir. Sözleşme, avukat Raphael Lemkin tarafından Simele Katliamı, Holokost ve Ermeni Kırımına atfedilen soykırım terimini yasal olarak tanımlamaktadır. Sözleşmeye taraf ülkeler, soykırım suçunu önlemek ve cezalandırmakla yükümlüdürler. Sözleşmeyi şu ana dek onayan ülke sayısı 140'tır.
Nate Dogg ya da doğum adıyla Nathaniel Dwayne Hale, Grammy'ye aday gösterilmiş Amerikalı R&B/hip hop şarkıcısıdır. Snoop Dogg, Brandy Norwood, Butch Cassidy ve Lil' Half Dead'in de kuzenidir.
Simpsonlar'ın 11. sezonu, ABD'de Fox televizyonunda 26 Eylül 1999 ve 21 Mayıs 2000 tarihleri arasında yayınlandı. Sezonun show runner'ı Mike Scully oldu. Sezonda önceki sezondan ertelenmiş dört bölüm de yayınlandı.
Simpsonlar'ın 10. sezonu, ABD'de Fox televizyonunda 23 Ağustos 1998 ve 16 Mayıs 1999 tarihleri arasında yayınlandı. Yirmi üç bölüm yayınlanan ve "Lard of the Dance" bölümüyle başlayan sezon; normalden daha önce başladı. 10. sezon DVD'si 7 Ağustos 2007'de 1. Bölge'de, 10 Eylül 2007'de 2. Bölge'de ve 26 Eylül 2007'de 4. Bölge'de satışa sunuldu.

İbne, aktif eşcinsel erkek anlamında argo bir söz, pasif içinse "puşt" sözü kullanılır. Eşcinsel olmayan erkek bireylere hakaret olarak da kullanılır. Bununla birlikte, LGBT toplulukta sıkça kullanılan bir LGBT argosudur.

Stuttgarter Kickers, Almanya Regionalliga'da yer alan bir futbol kulübü.
Amerika Birleşik Devletleri'nde ölüm cezası, ülke genelinde federal düzeyde, 27 eyalette ve Amerikan Samoası'nda yasal bir cezadır. Ayrıca bazı askeri suçlar için de yasal bir cezadır. İdam cezası, 23 eyalette ve federal başkent Washington, D.C.'de kaldırılmıştır. Genellikle ağırlaştırılmış cinayet gibi sadece en ciddi suçlar için uygulanmaktadır. Her ne kadar 27 eyalette yasal bir ceza olsa da, 20 eyalet ölüm cezalarını infaz etme yetkisine sahiptir, diğer yedi eyalet ve federal hükûmet ise farklı moratoryum türlerine tabidir. Amerika Birleşik Devletleri'nde idam cezasının varlığı erken sömürge dönemi Virginia'sına kadar uzanmaktadır. Japonya, Singapur ve Tayvan ile birlikte Amerika Birleşik Devletleri dört gelişmiş demokrasiden biri ve ölüm cezasını düzenli olarak uygulayan tek Batı ülkesidir. Dünya çapında bu cezayı uygulayan 54 ülkeden biridir ve o zamandan bu yana beş ülke tarafından daha benimsenen bir infaz yöntemi olarak zehirli iğneyi ilk geliştiren ülkedir. Filipinler o zamandan beri infazları kaldırdı ve Guatemala da bunu sivil suçlar için yaptı. Hangi yöntem kullanılırsa kullanılsın, idamdan önce hükümlülere sakinleştirici verilmesi yaygın bir uygulamadır.
Bu listede ölüm cezasına hükmedilip ölüm sırasına alındıktan sonra suçsuz olduğu anlaşılan kişiler yer almaktadır. Listedeki bazı isimlerin itibarı öldükten sonra iade edilmiştir.

Bazı ülkelerde uyuşturucu maddelerin yasa dışı ithali, ihracı, taşınması, satışı veya bulundurulması ölüm cezasını gerektiren suçlar teşkil edebilmektedir. Hindistan’da bulunan sivil toplum kuruluşu Lawyers Collective’in 2011 tarihli makalesine göre 32 ülke narkotik uyuşturucular ve psikotrop maddelerle ilgili suçlarda ölüm cezası öngörmektedir." Harm Reduction International’ın 2012 tarihli raporuna göre ise 13’ünde kesin hüküm olmak üzere 33 ülke ve bölgede uyuşturucuya ilişkin suçlara ölüm cezası uygulanmaktadır."

Ölüm sırası, ölüm cezası uygulanan ülkelerde genellikle cezaevinin bir bölümünde bulunan ve idam cezasının infazını bekleyen hükümlülerin tutulduğu bölümdür. Özel bir bina veya ayrı bir ünite olmayan yerlerde de idamı bekleme durumunu belirttiği için söz konusu terim mecazi olarak kullanılmaktadır. Sanık eylemi nedeniyle suçlu bulunduktan ve ölüm cezası ile cezalandırıldıktan sonra temyiz ve habeas corpus aşamaları devam ederken de ölüm sırasında kalmaktadır.
Bu listede Amerika Birleşik Devletleri'nde ölüm sırasında bulunan kadınlar listelenmektedir. Ölüm sırası hükümlülerinin sayısı; yeni hüküm giymeler, temyiz kararları, af kararları, ölümler ve suçsuzluğun ortaya çıkması gibi sebeplerle günlük olarak değişebilir. Söz konusu değişkenlerle birlikte gecikmeler ve yargı çevreleri arasında hükümlü bildirimi usulü konusundaki tutarsızlıklar nedeniyle mevcut listedeki bilgiler güncel olmayabilir. Ölüm sırasında geçirilen sürenin hesaplanması, hükümlünün ölüm sırasına ilk konduğu günden itibaren başlar. Hüküm açıklanana dek tutuklu geçirilen süre hesaplamaya dahil değildir. Eski hale getirmeden önce ölüm cezası kararının bozulması halinde cezaevinde ölüm sırası dışında geçirilen süre de hesaplamadan düşülmemiştir.

Japonya'da ölüm cezası, Japonya'da uygulanan bir ölüm cezasıdır. Japonya, Amerika Birleşik Devletleri, Güney Kore, Singapur ve Tayvan ile birlikte gelişmiş ülkelerde ölüm cezasının bulunduğu beş ülkeden biridir.
Amber McLaughlin, 2003 yılında eski kız arkadaşı Beverly Guenther'e tecavüz edip öldürmek suçundan Missouri'de idam edilen Amerikalı transseksüel kadın. Cinayeti işlediği dönemder erkek olan McLaughlin, hapise girince cinsiyet değiştirerek kadın olmuştur. McLaughlin, Amerika Birleşik Devletleri'nde idam edilen ilk transseksüel kişi olarak tarihe geçti. Yasal adı doğum adı olan Scott A. McLaughlin olarak kaldı ve ölüm emri ile hapishane kayıtlarına böyle tanımlandı.